Konusunu Oylayın.: Kıyamete yakın duhan adında bir duman çıkacakmış bilgi verimisiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kıyamete yakın duhan adında bir duman çıkacakmış bilgi verimisiniz?
  1. 19.Kasım.2011, 12:22
    1
    sorularla islam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Şubat.2009
    Üye No: 46770
    Mesaj Sayısı: 467
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Kıyamete yakın duhan adında bir duman çıkacakmış bilgi verimisiniz?

  2. 19.Kasım.2011, 12:51
    2
    mslmn
    Hak din İslam'dır...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Temmuz.2011
    Üye No: 88988
    Mesaj Sayısı: 445
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 29

    Cevap: Kıyamete yakın duhan adında bir duman çıkacakmış bilgi verimisiniz?




    Arapça’da “tütmek, dumanı çıkmak” mânâsındaki (دخن) “da ha ne” kökünden isim olan (دخان) “duhân”; “duman” anlamına gelmektedir.[1] “Duhân” kelimesi Kur’ân-ı Kerim’de iki yerde geçmekte ve “duman” anlamında kullanılmaktadır.[2] Kitab-ı Mukaddes’te ise, dünyanın sonunda vukû bulacak bir alâmet olarak zikredilmektedir.[3] İslâmî literatüre, kıyâmetin büyük alâmetlerinden biri olarak geçen “duhân”a, Kitab-ı Mukaddes’in benzer anlam ifâde eden pasajlarında rastlanılmış olması dikkatleri çekmektedir.

    Kur’an’da kıyâmetin yaklaştığını haber veren âyetlerin olması, Müslümanlar arasında yakın bir gelecekte kıyâmetin kopacağı, öncesinde de kıyâmet alâmetlerinin zuhûr edeceği inancını doğurmuş, konuyla ilgili Hz. Peygamber’e nispet edilen rivâyetler de bu inancın pekişmesini sağlamıştır. Bunların gaybî rivâyetler olmaları nedeniyle de, bu konularda bağlayıcı yorum ve tahminlerde bulunulmaktan kaçınılmış, “duhân”ın zuhûruna inanılması gereken bir “kıyâmet alâmeti” olduğu belirtilmekle yetinilmiştir.[4]

    Ancak bu konuda ortak bir kanaate de ulaşılamamıştır. Nitekim, “duhân” ile ilgili başlıca iki yorum mevcut olup, birinci yoruma göre âyette bahsedilen “duhân”, Hz. Peygamber’in duası sonucu gerçekleşen ve inkarcıları sıkıntıya sokan kıtlık ve kuraklıktır. Mekkeli müşriklerin kıtlık yıllarında, açlık ve bitkinlikten dolayı ufka baktıklarında her yeri dumanlı görmeleri sebebiyle bu şekilde bir yorum yapılmıştır.[5]

    Diğer yorum ise, “kıyâmet alâmetleri”nden biri olduğuna inanılan “duhân”dır.[6] “Duhân”ın “kıyâmet alâmeti” olarak algılanmasına bazı rivâyetlerin büyük oranda etki ettiği düşünülmektedir. Örnek verecek olursak, kaynaklarda geçen şu rivâyet “duhân”ın nasıl “kıyâmet alâmeti” olarak görüldüğü hakkında bir fikir vermektedir. Huzeyfe b. el-Yemân’dan rivâyet olunduğuna göre, Hz. Peygamber şöyle buyurmuşlardır: “Kıyâmet alâmetlerinin ilki, “duhân”, Meryem oğlu Îsâ’nın inmesi ve (Yemen’in şehirlerinden) Aden taraflarından çıkacak bir ateştir ki, insanları mahşer yerine sevk edecektir.” Huzeyfe: “Ya Rasûlellah, bu ‘duhân’ nedir?” diye sormuş, Hz. Peygamber onun bu sorusuna karşılık olarak duhân sûresinin 10. âyetini okumuş ve: “(Bu duman) doğu ile batı arasını dolduracak; kırk gün kırk gece duracak; mü’min nezleye tutulmuş gibi olacak; kâfirler sarhoş gibi olacak; (bu duman) kâfirlerin burunları, kulakları ve arkalarından çıkacak” buyurmuşlardır.[7]



  3. 19.Kasım.2011, 12:51
    2
    Hak din İslam'dır...



    Arapça’da “tütmek, dumanı çıkmak” mânâsındaki (دخن) “da ha ne” kökünden isim olan (دخان) “duhân”; “duman” anlamına gelmektedir.[1] “Duhân” kelimesi Kur’ân-ı Kerim’de iki yerde geçmekte ve “duman” anlamında kullanılmaktadır.[2] Kitab-ı Mukaddes’te ise, dünyanın sonunda vukû bulacak bir alâmet olarak zikredilmektedir.[3] İslâmî literatüre, kıyâmetin büyük alâmetlerinden biri olarak geçen “duhân”a, Kitab-ı Mukaddes’in benzer anlam ifâde eden pasajlarında rastlanılmış olması dikkatleri çekmektedir.

    Kur’an’da kıyâmetin yaklaştığını haber veren âyetlerin olması, Müslümanlar arasında yakın bir gelecekte kıyâmetin kopacağı, öncesinde de kıyâmet alâmetlerinin zuhûr edeceği inancını doğurmuş, konuyla ilgili Hz. Peygamber’e nispet edilen rivâyetler de bu inancın pekişmesini sağlamıştır. Bunların gaybî rivâyetler olmaları nedeniyle de, bu konularda bağlayıcı yorum ve tahminlerde bulunulmaktan kaçınılmış, “duhân”ın zuhûruna inanılması gereken bir “kıyâmet alâmeti” olduğu belirtilmekle yetinilmiştir.[4]

    Ancak bu konuda ortak bir kanaate de ulaşılamamıştır. Nitekim, “duhân” ile ilgili başlıca iki yorum mevcut olup, birinci yoruma göre âyette bahsedilen “duhân”, Hz. Peygamber’in duası sonucu gerçekleşen ve inkarcıları sıkıntıya sokan kıtlık ve kuraklıktır. Mekkeli müşriklerin kıtlık yıllarında, açlık ve bitkinlikten dolayı ufka baktıklarında her yeri dumanlı görmeleri sebebiyle bu şekilde bir yorum yapılmıştır.[5]

    Diğer yorum ise, “kıyâmet alâmetleri”nden biri olduğuna inanılan “duhân”dır.[6] “Duhân”ın “kıyâmet alâmeti” olarak algılanmasına bazı rivâyetlerin büyük oranda etki ettiği düşünülmektedir. Örnek verecek olursak, kaynaklarda geçen şu rivâyet “duhân”ın nasıl “kıyâmet alâmeti” olarak görüldüğü hakkında bir fikir vermektedir. Huzeyfe b. el-Yemân’dan rivâyet olunduğuna göre, Hz. Peygamber şöyle buyurmuşlardır: “Kıyâmet alâmetlerinin ilki, “duhân”, Meryem oğlu Îsâ’nın inmesi ve (Yemen’in şehirlerinden) Aden taraflarından çıkacak bir ateştir ki, insanları mahşer yerine sevk edecektir.” Huzeyfe: “Ya Rasûlellah, bu ‘duhân’ nedir?” diye sormuş, Hz. Peygamber onun bu sorusuna karşılık olarak duhân sûresinin 10. âyetini okumuş ve: “(Bu duman) doğu ile batı arasını dolduracak; kırk gün kırk gece duracak; mü’min nezleye tutulmuş gibi olacak; kâfirler sarhoş gibi olacak; (bu duman) kâfirlerin burunları, kulakları ve arkalarından çıkacak” buyurmuşlardır.[7]






+ Yorum Gönder