Konusunu Oylayın.: Şafii Mezhebinde rükunun şartları nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Şafii Mezhebinde rükunun şartları nelerdir?
  1. 19.Kasım.2011, 00:25
    1
    sorularla islam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Şubat.2009
    Üye No: 46770
    Mesaj Sayısı: 467
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Şafii Mezhebinde rükunun şartları nelerdir?






    Şafii Mezhebinde rükunun şartları nelerdir? Mumsema Şafii Mezhebinde rükunun şartları nelerdir?


  2. 19.Kasım.2011, 00:36
    2
    maydın
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Mayıs.2007
    Üye No: 761
    Mesaj Sayısı: 1,165
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 13
    Bulunduğu yer: iskenderun

    Cevap: Şafii Mezhebinde rükunun şartları nelerdir?




    Rükû'nun Şartları


    Rükû'nun sahih olması için namaz kılan kişinin aşağıdaki hususlara riayet etmesi gerekir:
    a. Avuçlar diz kapaklarına değecek kadar eğilmelidir.
    Ebu Humeydî es-Saidî 'Hz. Peygamber rükû'ya vardığı zaman avuç­larıyla dizlerini tutardı1 demiştir.[7]
    b. Rükû niyetiyle eğilmelidir.
    Eğer kişi başka bir nedenden dolayı eğilip de bunu rükû sayarsa, bu, rükû olmaz. Ayakta dimdik dururken rükû'ya gitmeyi kasdederek eğilmelidir.
    c. Rükû'ya gittikten sonra bütün bedeni subhane rabbiye'Uazİm diye­cek kadar mutmain (sakin, yatışmış) olmalıdır.
    Bu rükû'nun en azıdır. Bunun delili daha önce geçen hadîste Hz. Peygamber'in 'Rükû'ya gittiğinde bütün bedenin mutmain olmalıdır' de-mesidir. Yine Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    En kötü hırsız namazından çalandır. Sahabîler 'Ey Allah'ın Rasûlü! Kişi namazından nasıl çalar?' diye sorduklarında, Hz. Peygamber 'Rükû ve secdesini tam yapmaz' buyurdu.[8]
    Huzeyfe şöyle demektedir: Hz. Peygamber rükû ve secdesini tam yapmayan bir kişi görünce şöyle dedi: 'Sen namaz kılmadın. Eğer bu du­rumda ölürsen Allah'ın Muhammed'i üzerinde yarattığı fıtrat üzerinde öl­memiş olursun'.[9]
    Bu hadîsin anlamı 'Senden istenen namazı eda etmemiş, Muhammed'in yolunda ölmemiş olursun' demektir. Yoksa bu 'Sen kâfir olarak ölmüş olursun' anlamına gelmez.
    Rükû'nun en mükemmel şekli ise sırt ve ense aynı hizada dümdüz, dizler dimdik, eller de diz kapaklarını tutmuş vaziyette olduğu halde üç defa subhane rabbiye'1-azim diyecek kadar sakin bir şekilde durmaktır.
    Huzeyfe şöyle diyor: "Bir gece Hz. Peygamber ile beraber namaz kıldım. Bakara sûresini okumaya başladı. Sonra rükû'ya varıp subhane rabbiye'l-azim dedi. Sonra semiallahu îimen hamideh dedi. Sonra rükû'una yakın derecede ayakta durdu. Sonra secde edip subhane rab-biye'î-a'İa dedi. Secdesi de kıyamına yakındı".[10]
    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Sizden biriniz rükû'ya varınca rükû'da üç defa subhane rabbiye'U azim derse rükûu tamam olur ve bu en azıdır.[11]
    Ebu Humeydî'nin rivayet ettiği daha önce geçen hadîste şu ibare vardır: 'Sonra sırtını meylettirip yere doğru eğildi1.


    6. Rükû'dan sonra itidal


    İtidal rükû ile secde arasını ayıran bir sakinliktir. İtidâl'in delili, Hz. Aişe'nin şu rivayetidir: 'Hz. Peygamber başını rükû'dan kaldırdığında dümdüz dikilmedikçe secde'ye gitmezdi1.[12]
    Namazın erkanına riayet etmeyen bir kişiye Hz. Peygamber şöyle demiştir:
    Sonra başını rükû'dan kaldır ve dimdik ayakta duruncaya kadar secde'ye gitme.[13]
    İtidâl'in Şartlan
    İtidâl'in sahih olması için aşağıdaki hususlara riayet edilmesi şarttır:
    a. Rükû'dan doğrulduğunda ibadetten başka birşey kasdetmemelidir.
    b. İtidâl'i fazla uzatmamahdır.
    İtidal müddeti, Fatiha'yi okuyacak kadar bir zamanı geçmemelidir. Çünkü itidal uzun değil, kısa bir rükûn'dur. Onu fazla uzatmak caiz ol­maz.

    [7] Buharİ/794

    [8] İmam Ahmed, Taberanî ve başka muhaddisler

    [9] Buharî/758

    [10] Müslim/772


    [11] Tirmizt/261; Ebu Dâvud/886 ve başka muhaddisler, (İbn Mes'ud'dan)

    [12] Müslim/498

    [13] Buharı/724; Müslim/397



  3. 19.Kasım.2011, 00:36
    2
    Özel Üye



    Rükû'nun Şartları


    Rükû'nun sahih olması için namaz kılan kişinin aşağıdaki hususlara riayet etmesi gerekir:
    a. Avuçlar diz kapaklarına değecek kadar eğilmelidir.
    Ebu Humeydî es-Saidî 'Hz. Peygamber rükû'ya vardığı zaman avuç­larıyla dizlerini tutardı1 demiştir.[7]
    b. Rükû niyetiyle eğilmelidir.
    Eğer kişi başka bir nedenden dolayı eğilip de bunu rükû sayarsa, bu, rükû olmaz. Ayakta dimdik dururken rükû'ya gitmeyi kasdederek eğilmelidir.
    c. Rükû'ya gittikten sonra bütün bedeni subhane rabbiye'Uazİm diye­cek kadar mutmain (sakin, yatışmış) olmalıdır.
    Bu rükû'nun en azıdır. Bunun delili daha önce geçen hadîste Hz. Peygamber'in 'Rükû'ya gittiğinde bütün bedenin mutmain olmalıdır' de-mesidir. Yine Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    En kötü hırsız namazından çalandır. Sahabîler 'Ey Allah'ın Rasûlü! Kişi namazından nasıl çalar?' diye sorduklarında, Hz. Peygamber 'Rükû ve secdesini tam yapmaz' buyurdu.[8]
    Huzeyfe şöyle demektedir: Hz. Peygamber rükû ve secdesini tam yapmayan bir kişi görünce şöyle dedi: 'Sen namaz kılmadın. Eğer bu du­rumda ölürsen Allah'ın Muhammed'i üzerinde yarattığı fıtrat üzerinde öl­memiş olursun'.[9]
    Bu hadîsin anlamı 'Senden istenen namazı eda etmemiş, Muhammed'in yolunda ölmemiş olursun' demektir. Yoksa bu 'Sen kâfir olarak ölmüş olursun' anlamına gelmez.
    Rükû'nun en mükemmel şekli ise sırt ve ense aynı hizada dümdüz, dizler dimdik, eller de diz kapaklarını tutmuş vaziyette olduğu halde üç defa subhane rabbiye'1-azim diyecek kadar sakin bir şekilde durmaktır.
    Huzeyfe şöyle diyor: "Bir gece Hz. Peygamber ile beraber namaz kıldım. Bakara sûresini okumaya başladı. Sonra rükû'ya varıp subhane rabbiye'l-azim dedi. Sonra semiallahu îimen hamideh dedi. Sonra rükû'una yakın derecede ayakta durdu. Sonra secde edip subhane rab-biye'î-a'İa dedi. Secdesi de kıyamına yakındı".[10]
    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Sizden biriniz rükû'ya varınca rükû'da üç defa subhane rabbiye'U azim derse rükûu tamam olur ve bu en azıdır.[11]
    Ebu Humeydî'nin rivayet ettiği daha önce geçen hadîste şu ibare vardır: 'Sonra sırtını meylettirip yere doğru eğildi1.


    6. Rükû'dan sonra itidal


    İtidal rükû ile secde arasını ayıran bir sakinliktir. İtidâl'in delili, Hz. Aişe'nin şu rivayetidir: 'Hz. Peygamber başını rükû'dan kaldırdığında dümdüz dikilmedikçe secde'ye gitmezdi1.[12]
    Namazın erkanına riayet etmeyen bir kişiye Hz. Peygamber şöyle demiştir:
    Sonra başını rükû'dan kaldır ve dimdik ayakta duruncaya kadar secde'ye gitme.[13]
    İtidâl'in Şartlan
    İtidâl'in sahih olması için aşağıdaki hususlara riayet edilmesi şarttır:
    a. Rükû'dan doğrulduğunda ibadetten başka birşey kasdetmemelidir.
    b. İtidâl'i fazla uzatmamahdır.
    İtidal müddeti, Fatiha'yi okuyacak kadar bir zamanı geçmemelidir. Çünkü itidal uzun değil, kısa bir rükûn'dur. Onu fazla uzatmak caiz ol­maz.

    [7] Buharİ/794

    [8] İmam Ahmed, Taberanî ve başka muhaddisler

    [9] Buharî/758

    [10] Müslim/772


    [11] Tirmizt/261; Ebu Dâvud/886 ve başka muhaddisler, (İbn Mes'ud'dan)

    [12] Müslim/498

    [13] Buharı/724; Müslim/397






+ Yorum Gönder