Konusunu Oylayın.: Ey İnsanlar! Rabbiniz birdir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ey İnsanlar! Rabbiniz birdir
  1. 17.Kasım.2011, 22:28
    1
    konya442
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ekim.2010
    Üye No: 80028
    Mesaj Sayısı: 646
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Ey İnsanlar! Rabbiniz birdir






    Ey İnsanlar! Rabbiniz birdir Mumsema EsSelamu Aleykum

    Allah Resûlü (asm) Vedâ Hutbesinde: "Ey İnsanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, Ondan en çok korkanınızdır. Arabın Arap olmayana takvâdan başka üstünlüğü yoktur"


  2. 17.Kasım.2011, 22:28
    1
    Emekli



    EsSelamu Aleykum

    Allah Resûlü (asm) Vedâ Hutbesinde: "Ey İnsanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, Ondan en çok korkanınızdır. Arabın Arap olmayana takvâdan başka üstünlüğü yoktur"


    Benzer Konular

    - Semavi dinler temelde birdir ile ilgili ayetler

    - Allah birdir Allahtan başka ilah yoktur

    - Akıl için tarik (yol) birdir atasözünün anlamı

    - Allah birdir ve tektir.

    - Peygamberimizin (s.a.v) yaptığı ibadet birdir.

  3. 17.Kasım.2011, 22:31
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Ey İnsanlar! Rabbiniz birdir




    kardeş açacağımız konu başlıklarına dikkat edelim.tek kelimeden oluşmamasına özen lütfen.


  4. 17.Kasım.2011, 22:31
    2
    Özel Üye



    kardeş açacağımız konu başlıklarına dikkat edelim.tek kelimeden oluşmamasına özen lütfen.


  5. 17.Kasım.2011, 22:41
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ey İnsanlar! Rabbiniz birdir

    Buyur konya 442 kardeşim konu ile ilgili
    hutbeyi okuyun faydalı olacağını düşünüyorum



    -------------------------------



    “Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz.”

    Aziz mü’minler, Allah Resülü (asm) böyle seslenmişti Veda Hutbesinde.

    Bugün bu seslenişteki manalara ne kadar çok muhtaç olduğumuz aşikârdır.

    Allah Resulü (asm), ırkçılıktan şiddetle men etmiş; hepimizi kardeşliğe, birlik ve beraberliğe davet etmişti.

    Ve bunları söylerken de şüphesiz Hucurat Suresi’nde yer alan şu âyet-i kerimeleri de nazara veriyordu aslında:

    “Muhakkak ki mü’minler kardeştirler; siz de kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki rahmete erişesiniz” ve yine:

    “Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık; sonra da birbirinizi tanıyıp kaynaşasınız ve aranızdaki münasebetleri bilesiniz diye sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katından en şerefliniz, Ondan en çok korkanınızdır. Muhakkak ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden hakkıyla haberdardır.” (Hucurat: 13)

    Görülmektedir ki, Rabbimizin bizi farklı milletler olarak yaratmasının hikmeti birbirimizi tanımak ve kaynaşmaktır.

    Tarih boyunca farklı kavim ve milletler birbirleriyle sosyal ve ekonomik anlamda çeşitli münasebetler kurmuşlar, yardımlaşmışlardır. Fakat ne hazin ki, sırf ırkçılık sebebiyle, birbirlerini ezdikleri, zulmettikleri, birbirleriyle savaştıkları da vaki olmuştur.

    Halbuki âyet-i kerime, insanoğlunun farklı kavim ve milletler olarak yaratılmasının hikmetini, aralarındaki münasebetleri bilmeleri, birbirlerini tanımaları ve aralarında yardımlaşma ve dayanışmayı esas kılmaları olarak nazara veriyordu.

    Her zaman olduğu gibi, bugün de bu manalara çokça muhtacız.

    Şüphesiz birlik ve beraberliğin tesisi, kardeşliğin pekiştirilmesi ise, ferdi ve içtimai pek çok zararın def’ine sebeptir.

    Milletlerin huzur ve barış içerisinde yaşaması, bu kardeşlik düsturunun tesisine bağlıdır.

    Bu açıdan Allah Resulü’nün (asm) veda hutbesindeki “Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız” ifadesi ve seslenişine, millet olarak hepimiz kulak vermeliyiz.

    İslâm medeniyeti, asırlardır “İslâm ve insanlık ortak paydasında” birbirleriyle barış ve huzur içerisinde yaşamayı bilmiş örnek tablolarla doludur. Ve işte bu huzur ve sükûnet ortamıdır ki, İslâmın da en güzel şekliyle yayılmasına ve nicelerin gönlünü fethederek hidayete kavuşmasına vesile olmuştur.

    Ne ki, bunu hazmedemeyenler her asırda var olagelmiş, nice fitne ve fesat tohumları ekerek bu kardeşlik atmosferini baltalamaya çalışmışlardır.

    Mü’minler olarak bize düşen; bu gibi emellere ve ortamlara fırsat vermemek, kardeşliğimizi daha da pekiştirmektir, kuvvetlendirmektir.

    Zira biz ehl-i tevhidiz. Vahdetle mükellefiz. Birlik ve beraberliğin tesisiyle vazifeliyiz.

    Bu cümleden olarak Rabbimizden niyaz ediyoruz ki, milletimizi ve bütün İslam âlemini her türlü fitne ve fesat hareketlerinden muhafaza ederek, birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.
    İsmail Tezer



  6. 17.Kasım.2011, 22:41
    3
    Silent and lonely rains
    Buyur konya 442 kardeşim konu ile ilgili
    hutbeyi okuyun faydalı olacağını düşünüyorum



    -------------------------------



    “Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz.”

    Aziz mü’minler, Allah Resülü (asm) böyle seslenmişti Veda Hutbesinde.

    Bugün bu seslenişteki manalara ne kadar çok muhtaç olduğumuz aşikârdır.

    Allah Resulü (asm), ırkçılıktan şiddetle men etmiş; hepimizi kardeşliğe, birlik ve beraberliğe davet etmişti.

    Ve bunları söylerken de şüphesiz Hucurat Suresi’nde yer alan şu âyet-i kerimeleri de nazara veriyordu aslında:

    “Muhakkak ki mü’minler kardeştirler; siz de kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki rahmete erişesiniz” ve yine:

    “Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık; sonra da birbirinizi tanıyıp kaynaşasınız ve aranızdaki münasebetleri bilesiniz diye sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katından en şerefliniz, Ondan en çok korkanınızdır. Muhakkak ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden hakkıyla haberdardır.” (Hucurat: 13)

    Görülmektedir ki, Rabbimizin bizi farklı milletler olarak yaratmasının hikmeti birbirimizi tanımak ve kaynaşmaktır.

    Tarih boyunca farklı kavim ve milletler birbirleriyle sosyal ve ekonomik anlamda çeşitli münasebetler kurmuşlar, yardımlaşmışlardır. Fakat ne hazin ki, sırf ırkçılık sebebiyle, birbirlerini ezdikleri, zulmettikleri, birbirleriyle savaştıkları da vaki olmuştur.

    Halbuki âyet-i kerime, insanoğlunun farklı kavim ve milletler olarak yaratılmasının hikmetini, aralarındaki münasebetleri bilmeleri, birbirlerini tanımaları ve aralarında yardımlaşma ve dayanışmayı esas kılmaları olarak nazara veriyordu.

    Her zaman olduğu gibi, bugün de bu manalara çokça muhtacız.

    Şüphesiz birlik ve beraberliğin tesisi, kardeşliğin pekiştirilmesi ise, ferdi ve içtimai pek çok zararın def’ine sebeptir.

    Milletlerin huzur ve barış içerisinde yaşaması, bu kardeşlik düsturunun tesisine bağlıdır.

    Bu açıdan Allah Resulü’nün (asm) veda hutbesindeki “Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız” ifadesi ve seslenişine, millet olarak hepimiz kulak vermeliyiz.

    İslâm medeniyeti, asırlardır “İslâm ve insanlık ortak paydasında” birbirleriyle barış ve huzur içerisinde yaşamayı bilmiş örnek tablolarla doludur. Ve işte bu huzur ve sükûnet ortamıdır ki, İslâmın da en güzel şekliyle yayılmasına ve nicelerin gönlünü fethederek hidayete kavuşmasına vesile olmuştur.

    Ne ki, bunu hazmedemeyenler her asırda var olagelmiş, nice fitne ve fesat tohumları ekerek bu kardeşlik atmosferini baltalamaya çalışmışlardır.

    Mü’minler olarak bize düşen; bu gibi emellere ve ortamlara fırsat vermemek, kardeşliğimizi daha da pekiştirmektir, kuvvetlendirmektir.

    Zira biz ehl-i tevhidiz. Vahdetle mükellefiz. Birlik ve beraberliğin tesisiyle vazifeliyiz.

    Bu cümleden olarak Rabbimizden niyaz ediyoruz ki, milletimizi ve bütün İslam âlemini her türlü fitne ve fesat hareketlerinden muhafaza ederek, birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.
    İsmail Tezer






+ Yorum Gönder