Konusunu Oylayın.: Ben bir Eşcinsel(d)im : (

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ben bir Eşcinsel(d)im : (
  1. 15.Kasım.2011, 23:51
    1
    Cedd
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2011
    Üye No: 91509
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Ben bir Eşcinsel(d)im : (






    Ben bir Eşcinsel(d)im : ( Mumsema Öncelikle bu konuda bilgisi olan kardeşlerimden büyük bir yardım istiyorum. Bu, benim hayat sorunum.

    Konuyu açarken, hele de böyle bir yerde çok utandım. Fakat ilmin ışığına, dinin gereğine de ihtiyacım var, zor durumdayım. Öncelikle bu halimi; kendi içinde duygularını bastırmış, saklamış, histen öteye gitmeyen, artık dışarıya çıkmayan bir duruma getirmek için çok uğraştım. Çok düştüm ve sanırım tam olmasa da içime kitledim bu duygularımı.

    Yetiştirilme tarzımda absürt bir durum olmamasına karşın sanırım çok küçük yaştan beri bende var olan bir şey. Şu anki halimden daha cahil olduğum, namaza başlamadığım önceki dönemlerim ve bazı şeyleri yeterince idrak etmek için çaba sarfetmediğim dünyevi yaşamımda bu kimliğime uygun yaşıyordum. Ergenlik döneminde zorlandığım oldu; fakat bu içime işlemiş durumdan kurtulmam mümkün gözükmüyordu. Zaman geldi geçti ve ben durumuma alıştım. Bazen böyle mi sınanıyorum acaba deyip bu kimliğime hiç yanıt veremeden yaşayıp gitmek için çok kez çabaladım; ama pes etmem kısa sürmedi. Bilirsiniz, bir erkek bir kıza uygun olsa da olmasa da aşk besliyorsa ben de her ne kadar utansam da karşı koyamadan, doğamda olan duygularımdan dolayı bunu taşıyordum. Dışarıya dönük, kimliğimle ilgili çok fazla eylemde bulunmadım diğerlerine göre. Duygumu da, ilgimi de içimde yaşadım birçok kez. Bu bana iki türlü de acı verdi. Bir, o büyük günahı ve engel olacak gücümün olmaması iki, bu duygularıma istediğini verememek ve rahat yaşayamamak.

    Gelin görün ki hem acı çektim hem de pek bir şey yaşamadım bununla ilgili. İçimde var olan; ama sönük bir şekilde kalan oldu. İslam bunu yasak eder, bu sapıklıktır, yoldan çıkmadır. Ama ben bunu seçmedim. İnanın ben bunu seçmedim. Keşke normal olsaydı duygularım, keşke. Değiştirme gücüm olsaydı bunu düşünmeden yapardım. Ne acı ki karşı cinse hiçbir ilgi duymuyorum.

    Biz insanız, bir yerde nefis konusunda çok zorlanırız. Hele ki daha hamsak eyvahlar olsun. Böyle büyük bir günahta halimiz ne olur diye düşünüyorum. En hassas olduğum konulardan birinden sınanıyorum herhalde. Ama ben seçmedim bunu ve içimde yaşamaktansa duyguları, duygusal hisler hissetmek istemiyorum. İç geçirmek haset etmek istemiyorum ben niye yaşamıyorum o güzel duyguları diye. Zaten duygusal bir yapım var. Bu iki türlü de canımı yakıyor. Rabbimin aşkı da acısı da her şeyden öte iken, ben bunları yaşamak istemiyorum. Bunları düşünmek bu eksiliğin acısını çekmek, doğam gereği de bunun ihtiyacını hissetmek istemiyorum.

    Ve tüm bu duygulara cevap verememek. Bu iki arada, boşlukta, bir yanda namaza başlamış ve birçok şeyden geçmiş, buna zor da olsa razı olup dünyevi şeylerden yarı sıyrılmış birisi olarak acı çekiyorum. İki tarafa da direnmekle geçiyor hayatım. Bir erkeğe benzemeye zıt düşecek pek bir yanım yok. Ben bir erkeğim.

    Küçük düşünüyorum şuan belki de. Her ne kadar söndürmüşsem de bu kimliğimi, içimdeki varlığını görmezden gelemem, çünkü acı çekiyorum. Hani eyleme geçirmedikçe günah almazsınız denir ya kimi zaman. Ben de yapacağım en son şeyi böyle yapmış oldum. Ne yapmalıyım, nasıl kurtulmalıyım. Bir kıza duygular beslesem ya da bir kızla duygusal bir şey yaşayamadım diye üzülsem yine tamam. Ama bu başka, ne yaşayabiliyorum ne yok edebiliyorum. Yanlış anlaşılmak istemiyorum burada. Buradaki olgunluğa ve imanlı kucaklamaya çok güveniyorum. Doğru yol için hizmete de öyle. O yüzden bu biraz cesaret verdi.

    Birisinin yüzüne de söyleyemem bunu. Bu site bunun için de bir şans. Özür diliyorum kardeşlerim. Ama ben sadece içimdeki bu duygularımdan kurtulmak istiyorum. Beni ölçerken, bana yardım edecekseniz de ederken, bilgilendirirken şunu mutlaka dikkate alınız;

    Düşünün ki siz erkekler, karşı cinse besleyebileceğiniz bütün o normal duyguları tam tersine değiştirmek için yardım istiyorsunuz. Siz böyle bir durumda nasıl zorlanırsanız ben de sizinle aynı durumdayım. Lütfen durumu bu açıdan inceleyin ve kendinizi yerime koyarak inşallah bana bir yol gösterin.

    Keşke demek istemiyorum, düşünüyorum, an geliyor düşünüyorum. Gönlüm kayıyor o duygulara. Keşke demek istemiyorum, Allah'a (cc) şu zamanlarda daha fazla yönelmişken bu bile ağır geliyor.

    Allah (cc) hepimizle olsun.


  2. 15.Kasım.2011, 23:51
    1
    Cedd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Öncelikle bu konuda bilgisi olan kardeşlerimden büyük bir yardım istiyorum. Bu, benim hayat sorunum.

    Konuyu açarken, hele de böyle bir yerde çok utandım. Fakat ilmin ışığına, dinin gereğine de ihtiyacım var, zor durumdayım. Öncelikle bu halimi; kendi içinde duygularını bastırmış, saklamış, histen öteye gitmeyen, artık dışarıya çıkmayan bir duruma getirmek için çok uğraştım. Çok düştüm ve sanırım tam olmasa da içime kitledim bu duygularımı.

    Yetiştirilme tarzımda absürt bir durum olmamasına karşın sanırım çok küçük yaştan beri bende var olan bir şey. Şu anki halimden daha cahil olduğum, namaza başlamadığım önceki dönemlerim ve bazı şeyleri yeterince idrak etmek için çaba sarfetmediğim dünyevi yaşamımda bu kimliğime uygun yaşıyordum. Ergenlik döneminde zorlandığım oldu; fakat bu içime işlemiş durumdan kurtulmam mümkün gözükmüyordu. Zaman geldi geçti ve ben durumuma alıştım. Bazen böyle mi sınanıyorum acaba deyip bu kimliğime hiç yanıt veremeden yaşayıp gitmek için çok kez çabaladım; ama pes etmem kısa sürmedi. Bilirsiniz, bir erkek bir kıza uygun olsa da olmasa da aşk besliyorsa ben de her ne kadar utansam da karşı koyamadan, doğamda olan duygularımdan dolayı bunu taşıyordum. Dışarıya dönük, kimliğimle ilgili çok fazla eylemde bulunmadım diğerlerine göre. Duygumu da, ilgimi de içimde yaşadım birçok kez. Bu bana iki türlü de acı verdi. Bir, o büyük günahı ve engel olacak gücümün olmaması iki, bu duygularıma istediğini verememek ve rahat yaşayamamak.

    Gelin görün ki hem acı çektim hem de pek bir şey yaşamadım bununla ilgili. İçimde var olan; ama sönük bir şekilde kalan oldu. İslam bunu yasak eder, bu sapıklıktır, yoldan çıkmadır. Ama ben bunu seçmedim. İnanın ben bunu seçmedim. Keşke normal olsaydı duygularım, keşke. Değiştirme gücüm olsaydı bunu düşünmeden yapardım. Ne acı ki karşı cinse hiçbir ilgi duymuyorum.

    Biz insanız, bir yerde nefis konusunda çok zorlanırız. Hele ki daha hamsak eyvahlar olsun. Böyle büyük bir günahta halimiz ne olur diye düşünüyorum. En hassas olduğum konulardan birinden sınanıyorum herhalde. Ama ben seçmedim bunu ve içimde yaşamaktansa duyguları, duygusal hisler hissetmek istemiyorum. İç geçirmek haset etmek istemiyorum ben niye yaşamıyorum o güzel duyguları diye. Zaten duygusal bir yapım var. Bu iki türlü de canımı yakıyor. Rabbimin aşkı da acısı da her şeyden öte iken, ben bunları yaşamak istemiyorum. Bunları düşünmek bu eksiliğin acısını çekmek, doğam gereği de bunun ihtiyacını hissetmek istemiyorum.

    Ve tüm bu duygulara cevap verememek. Bu iki arada, boşlukta, bir yanda namaza başlamış ve birçok şeyden geçmiş, buna zor da olsa razı olup dünyevi şeylerden yarı sıyrılmış birisi olarak acı çekiyorum. İki tarafa da direnmekle geçiyor hayatım. Bir erkeğe benzemeye zıt düşecek pek bir yanım yok. Ben bir erkeğim.

    Küçük düşünüyorum şuan belki de. Her ne kadar söndürmüşsem de bu kimliğimi, içimdeki varlığını görmezden gelemem, çünkü acı çekiyorum. Hani eyleme geçirmedikçe günah almazsınız denir ya kimi zaman. Ben de yapacağım en son şeyi böyle yapmış oldum. Ne yapmalıyım, nasıl kurtulmalıyım. Bir kıza duygular beslesem ya da bir kızla duygusal bir şey yaşayamadım diye üzülsem yine tamam. Ama bu başka, ne yaşayabiliyorum ne yok edebiliyorum. Yanlış anlaşılmak istemiyorum burada. Buradaki olgunluğa ve imanlı kucaklamaya çok güveniyorum. Doğru yol için hizmete de öyle. O yüzden bu biraz cesaret verdi.

    Birisinin yüzüne de söyleyemem bunu. Bu site bunun için de bir şans. Özür diliyorum kardeşlerim. Ama ben sadece içimdeki bu duygularımdan kurtulmak istiyorum. Beni ölçerken, bana yardım edecekseniz de ederken, bilgilendirirken şunu mutlaka dikkate alınız;

    Düşünün ki siz erkekler, karşı cinse besleyebileceğiniz bütün o normal duyguları tam tersine değiştirmek için yardım istiyorsunuz. Siz böyle bir durumda nasıl zorlanırsanız ben de sizinle aynı durumdayım. Lütfen durumu bu açıdan inceleyin ve kendinizi yerime koyarak inşallah bana bir yol gösterin.

    Keşke demek istemiyorum, düşünüyorum, an geliyor düşünüyorum. Gönlüm kayıyor o duygulara. Keşke demek istemiyorum, Allah'a (cc) şu zamanlarda daha fazla yönelmişken bu bile ağır geliyor.

    Allah (cc) hepimizle olsun.


    Benzer Konular

    - Eşcinsel miyim? Ne yapmalıyım?

    - Eşcinsel olmanın günahı nedir

    - Eşcinsel zina affolur mu

    - Eşcinsel kayıp genç

    - İslam ve eşcinsel kavramı

  3. 16.Kasım.2011, 00:20
    2
    ^^SiNeM^^
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Kasım.2009
    Üye No: 63326
    Mesaj Sayısı: 812
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 27

    Cevap: Ben bir Eşcinsel(d)im : (




    Kardeşim bu ayıplanacak birşey değil.Bilimde bunun mümkün olduğunu zaten ıspatlıyor.Asıl ayıplanacak olan şey bu durumun olması yada farkına varman değil, farkına vardıktan sonraki yaşam tarzındır.Bu noktada imtihan olduğunu düşünüp sabretmen sana ahireti ve en önemlisi Allah'ın rızasını kazandıracaktır.
    Benimde söylemek istediklerim bu yazıda çok güzel ifade edilmiş,oku inşallah.Rabbim imanını arttırsın ve yanlış yollara kaymaktan muhafaza etsin,yar ve yardımcın olsun.

    Sizin bu durumunuz fıtri ve yaratılış olarak her insanda ve erkekte olabilir. Bu da insan için imtihan vesilesidir. Yani bir insan için karşı cinsten birisiyle nikahsız ilişki yasaklandığı gibi, aynı cinsten olanlar içinde, beraberlik yasaklanmıştır. Şeriat, bunların tadil edilmesi yolunda bazı tavsiyelerde bulunmaktadır. Bunlar şöyle sıalayabiliriz:
    1. Evlenmek,
    2. Oruç tutmak,
    3. Bol bol Kur’an okumak veya zikir çekmek,
    4. Kur’an tefsiri veya İslami kitap okumak,
    5. Allah’ı bol bol hatırlamak
    6. Ölümü hatırdan çıkarmamak.

    Bu noktada dikkat çekici olan, çoğumuzun üzerinde konuşmayı bile ayıp saydığı bu konuda Kur’ân’da o derece çok ve açık ifadelerin bulunmasıdır. Kur’ân, Lût kavmi örneğinde kendisine temas ettiğine göre, demek ki, bu problem ‘Lût kavmi kadar eski, yok farz edilmeyecek kadar önemli, zinadan bile çirkin, ama herhangi bir insanî yanılgı kadar da konuşulabilir’ imiş.

    Peki, neden böyle bir şey oluyor? Böylesi bir cinsel sapma neden ve nasıl yaşanıyor?

    Önce biyolojik-genetik faktörlerle başlayalım:

    Aslında hepimizin vücudunda karşı cinsin hormonları da az miktarda bulunur. Zaten, öyle olmasa, bütün erkekler aşırı sert ve maço, bütün kadınlar ise aşırı kırılgan olurlardı ve cinslerin birbirini anlayıp hissetmesi pek de mümkün olmazdı. Ancak normalde var olan bu minimal yönelimler, genetik ve hormonal bozulmalar sonucu, bazı kişilerde ileri düzeylere varabiliyor. Ve ortaya doğuştan eşcinselliğe yatkın bireyler çıkabiliyor.

    "E, sonra?" diyorsanız, şu sohbeti dinleyin:

    Geçenlerde bir psikiyatrist arkadaşım beni telefonla aradı. Kısa bir girişten sonra, "Baksana!" dedi, "Biliyorsun; son araştırmalar eşcinselliğin bazı durumlarda neredeyse önlenemez olduğunu gösteriyor. İşin doğuştan gelen genetik bir boyutu da olduğu tesbit edildi; sen de okumuşsundur. Yani, bu kişilerin en azından bir kısmı, yaratılışlarında var olan meyil dolayısıyla o yöne gidiyorlarmış; bu açık artık. Oysa biz İslâmî yönden bunun kabul edilemez bir yönelim olduğunu, hatta ceza gerektirdiğini okuyoruz. Nasıl çözüyorsun bu ikilemi?"

    Ona, "Belki garip bir örnek olacak ama" dedim, "Biliyorsun, meselâ çok eşlilik de erkekler için neredeyse genetik ve tabiî bir meyildir." "Evet?" dedi. "Peki sen çok-eşli misin?" diye sordum. "Tabiî ki hayır" dedi. "Neden?" diye üsteledim. "İçinde böyle bir meyil yok mu? Açık konuş lütfen." "Var aslında" dedi, "Ama hem eşim buna izin vermez, hem toplumsal kurallar, kanunlar vs. bir yığın engel var; biliyorsun. Üstelik günaha girmiş olurum. O yüzden düşünmem bile."

    "Kendi sorunun cevabını kendin vermiş oldun işte." dedim. "Eşcinsel meyiller de bazı kişiler için genetik bir temelden kaynaklanan, neredeyse zorunlu bir yönelim olabilir; ama o kişilerin de bu anormal yönelimlerini kontrol etmeleri beklenir, bunu becerebilirler de aslında."

    "Bu yönden düşünmemiştim" dedi arkadaşım.

    Ardından, kısa bir düşünme sonrası, "Ama" dedi, "meselâ, bilirsin, beyindeki bazı bozukluklar, örneğin temporal epilepsi gibi hastalıklar, kontrolü güç saldırganlıklara yol açabiliyor. Böyle bir hastalığın da etkisiyle, diyelim ki bilincinde olmadan birini öldüren bir şahıs ceza görür mü? Görmez. Bünyesel hastalığın etkisiyle bu suçu işlediği tesbit edilirse Türk Ceza Kanununun 46. veya 47. maddesine göre cezası ya hafifletilir ya da tamamen affedilir. Buna ne diyeceksin?"

    "Peki," dedim, "O hasta, cezası affedildikten sonra, bir cinayet daha işlesin diye serbest mi bırakılır? Yoksa hastalığı düzelene kadar tedaviye alınıp sonra da uzun süre izlenip kontrol mü edilir?"

    Arkadaşım, "Yine haklısın" dedi.

    Ergenliğe geçiş döneminde sırf meraktan bu tür bir ilişkiyi (kısmen) denemiş gençler de olabilir. Nerdeyse ne yaptığını bilmeden, ‘doktorculuk’ oynarcasına.

    "Çocukça bir hata" bile denebilir belki. Ancak, esas önemli olan, bundan sonrasıdır. Bu tür bir olayın ardından, bazen yıllar sonra, "Eyvah, ben ne yapmışım?" muhasebesi yaşanır genellikle. Bu dönemde bunalımını paylaşmayıp kendi kendini yiyip bitirmek; kendini aşırı suçlayıp "Yoksa ben ‘gay’dım mı?" sorgulamasına dalmak, bazen genci tam zıt bir sonuca götürebilir. "Battı balık yan gider" durumu gerçekleşir. Gerçekte öyle olmayan genç, gerçekte öyle olmadığı halde kendisini öyle zannettiği için, gerçekten öyle olur!

    Traji-komik bir örnek anlatayım: Bir eşcinsel hastam vardı. İlkokul yıllarında bağırsak paraziti problemi varmış. Bilen bilir; bu parazit anüs kaşıntısı yapar. Belki inanmazsınız ama, bu kaşıntı gitgide delikanlıyı "Yoksa ben?.." kuşkusuna götürmüş. Sonuç maalesef kötü! Üstelik, anlattığım tek değil. Literatürde, sadece ve sadece bağırsak paraziti yüzünden cinsel tercihi bozulan birçok vak’a var. Yani? Utanıp konuşmamak, gurur yüzünden anlatmamak, yardım istemeyip kendi kendini yemek yok mu? İşte bu şey o kadar çok yerde ayaklara dolanıyor ki! Sırf bu yüzden ne hayatlar kayıyor, bilemezsiniz.

    Şimdi, gelelim konunun bizi esas ilgilendiren kısmına:

    1. Bu tür hassas konuları ne yok farz etmeli, ne de kaşınmayan yeri kaşımalı. Uyanık bir sessizlik ve dengeli bir müdahale gerek.

    2. Küçük yaşlardan itibaren giyim, oyuncak gibi konularda cinsiyeti vurgulayacak ve cinsel kimlik oluşmasına yardım edecek yönlendirmeler yapılmalı. Meselâ, cinsiyete göre giydirmek, uygun oyuncaklar almak gibi.

    3. Çocuk, normal gelişimi içinde, özellikle belli dönemlerde, cinselliği çok merak eder; onu doğru bilgilendirmek gerekir. Eşcinselliği anlatın demiyorum. Normal, doğal, insanî merakların doyurulması ilerisi için sağlam bir temel olacaktır diyorum. Bu konularda çekinip utanmayın lütfen: Siz doğrudan utanıyorsunuz ama, birileri yanlıştan bile utanmıyor. Ve hiç unutmayın: "Çocuklar öğrenmeye hazır olmadıkları konuları zaten sormazlar." Çocuk birşeyi soruyorsa mutlaka cevap vermeniz gerekir—elbette, usulünce!

    4. Özellikle ergenlik çağında gençlerin kendi cinslerinden ebeveynlerle, yani babayla daha fazla vakit geçirip paylaşım içinde olması şarttır. Bunu vurguluyorum; tâ ki, "İşten eve, evden işe," ‘pijama-terlik-televizyon,’ "Hanım, sen ilgileniver, ben çok yorgunum" hastalıklarına yakalanmış babaların kulakları çınlasın!

    5. Aile içinde erkeğin hafif başat ve saygın konumunun korunması lazım. Yoksa, meselâ evde kadın bariz biçimde baskın, erkekse pasif ise -ki, neredeyse ahirzaman alameti olarak çoğu evde mevcut durum maalesef budur- erkek çocuk için kadın konumu imrenilecek bir durum kazanabilir.

    6. Bu tür bir problemle karşılaşıldığında aşırı tepki ve açıklamasız yasaklar merakı artırır sadece. Konuş(tur)masanız bile, gencin aklındaki soru işaretleri artarak devam eder.

    7. Darda kalırsanız bir psikiyatristten yardım isteyin.

    Not: Eşcinsellik aslında sadece erkeklere has bir durum değil. Kadınlar arasında da bu problem hatırı sayılır biçimde yaşanıyor. Yalnız, bayanlardaki şekli daha belirsiz seyrediyor ve pek de dirençli, devamlı olmuyor. Normal bir cinsel hayat ve mutlu bir evlilik, problemi çözmeye yetiyor genellikle. Yine de, özellikle bayanların toplu kaldığı yerlerde dikkatli olmak gerekiyor.

    Maalesef biz toplum olarak kadın-erkek mahremiyetine ‘çok’ dikkat ederken, mahremiyetin erkek-erkek ve kadın-kadın arasındaki biçimlerini bazı zamanlar sanırım ihmal ediyoruz. Her iki cins açısından, problemin bir sebebi de bu. Bu noktada, biraz kitap karıştırıp erkeğin erkeğe, kadının kadına karşı mahremiyet ve tesettür ölçüsünü öğrenmeye ne dersiniz?


  4. 16.Kasım.2011, 00:20
    2
    Devamlı Üye



    Kardeşim bu ayıplanacak birşey değil.Bilimde bunun mümkün olduğunu zaten ıspatlıyor.Asıl ayıplanacak olan şey bu durumun olması yada farkına varman değil, farkına vardıktan sonraki yaşam tarzındır.Bu noktada imtihan olduğunu düşünüp sabretmen sana ahireti ve en önemlisi Allah'ın rızasını kazandıracaktır.
    Benimde söylemek istediklerim bu yazıda çok güzel ifade edilmiş,oku inşallah.Rabbim imanını arttırsın ve yanlış yollara kaymaktan muhafaza etsin,yar ve yardımcın olsun.

    Sizin bu durumunuz fıtri ve yaratılış olarak her insanda ve erkekte olabilir. Bu da insan için imtihan vesilesidir. Yani bir insan için karşı cinsten birisiyle nikahsız ilişki yasaklandığı gibi, aynı cinsten olanlar içinde, beraberlik yasaklanmıştır. Şeriat, bunların tadil edilmesi yolunda bazı tavsiyelerde bulunmaktadır. Bunlar şöyle sıalayabiliriz:
    1. Evlenmek,
    2. Oruç tutmak,
    3. Bol bol Kur’an okumak veya zikir çekmek,
    4. Kur’an tefsiri veya İslami kitap okumak,
    5. Allah’ı bol bol hatırlamak
    6. Ölümü hatırdan çıkarmamak.

    Bu noktada dikkat çekici olan, çoğumuzun üzerinde konuşmayı bile ayıp saydığı bu konuda Kur’ân’da o derece çok ve açık ifadelerin bulunmasıdır. Kur’ân, Lût kavmi örneğinde kendisine temas ettiğine göre, demek ki, bu problem ‘Lût kavmi kadar eski, yok farz edilmeyecek kadar önemli, zinadan bile çirkin, ama herhangi bir insanî yanılgı kadar da konuşulabilir’ imiş.

    Peki, neden böyle bir şey oluyor? Böylesi bir cinsel sapma neden ve nasıl yaşanıyor?

    Önce biyolojik-genetik faktörlerle başlayalım:

    Aslında hepimizin vücudunda karşı cinsin hormonları da az miktarda bulunur. Zaten, öyle olmasa, bütün erkekler aşırı sert ve maço, bütün kadınlar ise aşırı kırılgan olurlardı ve cinslerin birbirini anlayıp hissetmesi pek de mümkün olmazdı. Ancak normalde var olan bu minimal yönelimler, genetik ve hormonal bozulmalar sonucu, bazı kişilerde ileri düzeylere varabiliyor. Ve ortaya doğuştan eşcinselliğe yatkın bireyler çıkabiliyor.

    "E, sonra?" diyorsanız, şu sohbeti dinleyin:

    Geçenlerde bir psikiyatrist arkadaşım beni telefonla aradı. Kısa bir girişten sonra, "Baksana!" dedi, "Biliyorsun; son araştırmalar eşcinselliğin bazı durumlarda neredeyse önlenemez olduğunu gösteriyor. İşin doğuştan gelen genetik bir boyutu da olduğu tesbit edildi; sen de okumuşsundur. Yani, bu kişilerin en azından bir kısmı, yaratılışlarında var olan meyil dolayısıyla o yöne gidiyorlarmış; bu açık artık. Oysa biz İslâmî yönden bunun kabul edilemez bir yönelim olduğunu, hatta ceza gerektirdiğini okuyoruz. Nasıl çözüyorsun bu ikilemi?"

    Ona, "Belki garip bir örnek olacak ama" dedim, "Biliyorsun, meselâ çok eşlilik de erkekler için neredeyse genetik ve tabiî bir meyildir." "Evet?" dedi. "Peki sen çok-eşli misin?" diye sordum. "Tabiî ki hayır" dedi. "Neden?" diye üsteledim. "İçinde böyle bir meyil yok mu? Açık konuş lütfen." "Var aslında" dedi, "Ama hem eşim buna izin vermez, hem toplumsal kurallar, kanunlar vs. bir yığın engel var; biliyorsun. Üstelik günaha girmiş olurum. O yüzden düşünmem bile."

    "Kendi sorunun cevabını kendin vermiş oldun işte." dedim. "Eşcinsel meyiller de bazı kişiler için genetik bir temelden kaynaklanan, neredeyse zorunlu bir yönelim olabilir; ama o kişilerin de bu anormal yönelimlerini kontrol etmeleri beklenir, bunu becerebilirler de aslında."

    "Bu yönden düşünmemiştim" dedi arkadaşım.

    Ardından, kısa bir düşünme sonrası, "Ama" dedi, "meselâ, bilirsin, beyindeki bazı bozukluklar, örneğin temporal epilepsi gibi hastalıklar, kontrolü güç saldırganlıklara yol açabiliyor. Böyle bir hastalığın da etkisiyle, diyelim ki bilincinde olmadan birini öldüren bir şahıs ceza görür mü? Görmez. Bünyesel hastalığın etkisiyle bu suçu işlediği tesbit edilirse Türk Ceza Kanununun 46. veya 47. maddesine göre cezası ya hafifletilir ya da tamamen affedilir. Buna ne diyeceksin?"

    "Peki," dedim, "O hasta, cezası affedildikten sonra, bir cinayet daha işlesin diye serbest mi bırakılır? Yoksa hastalığı düzelene kadar tedaviye alınıp sonra da uzun süre izlenip kontrol mü edilir?"

    Arkadaşım, "Yine haklısın" dedi.

    Ergenliğe geçiş döneminde sırf meraktan bu tür bir ilişkiyi (kısmen) denemiş gençler de olabilir. Nerdeyse ne yaptığını bilmeden, ‘doktorculuk’ oynarcasına.

    "Çocukça bir hata" bile denebilir belki. Ancak, esas önemli olan, bundan sonrasıdır. Bu tür bir olayın ardından, bazen yıllar sonra, "Eyvah, ben ne yapmışım?" muhasebesi yaşanır genellikle. Bu dönemde bunalımını paylaşmayıp kendi kendini yiyip bitirmek; kendini aşırı suçlayıp "Yoksa ben ‘gay’dım mı?" sorgulamasına dalmak, bazen genci tam zıt bir sonuca götürebilir. "Battı balık yan gider" durumu gerçekleşir. Gerçekte öyle olmayan genç, gerçekte öyle olmadığı halde kendisini öyle zannettiği için, gerçekten öyle olur!

    Traji-komik bir örnek anlatayım: Bir eşcinsel hastam vardı. İlkokul yıllarında bağırsak paraziti problemi varmış. Bilen bilir; bu parazit anüs kaşıntısı yapar. Belki inanmazsınız ama, bu kaşıntı gitgide delikanlıyı "Yoksa ben?.." kuşkusuna götürmüş. Sonuç maalesef kötü! Üstelik, anlattığım tek değil. Literatürde, sadece ve sadece bağırsak paraziti yüzünden cinsel tercihi bozulan birçok vak’a var. Yani? Utanıp konuşmamak, gurur yüzünden anlatmamak, yardım istemeyip kendi kendini yemek yok mu? İşte bu şey o kadar çok yerde ayaklara dolanıyor ki! Sırf bu yüzden ne hayatlar kayıyor, bilemezsiniz.

    Şimdi, gelelim konunun bizi esas ilgilendiren kısmına:

    1. Bu tür hassas konuları ne yok farz etmeli, ne de kaşınmayan yeri kaşımalı. Uyanık bir sessizlik ve dengeli bir müdahale gerek.

    2. Küçük yaşlardan itibaren giyim, oyuncak gibi konularda cinsiyeti vurgulayacak ve cinsel kimlik oluşmasına yardım edecek yönlendirmeler yapılmalı. Meselâ, cinsiyete göre giydirmek, uygun oyuncaklar almak gibi.

    3. Çocuk, normal gelişimi içinde, özellikle belli dönemlerde, cinselliği çok merak eder; onu doğru bilgilendirmek gerekir. Eşcinselliği anlatın demiyorum. Normal, doğal, insanî merakların doyurulması ilerisi için sağlam bir temel olacaktır diyorum. Bu konularda çekinip utanmayın lütfen: Siz doğrudan utanıyorsunuz ama, birileri yanlıştan bile utanmıyor. Ve hiç unutmayın: "Çocuklar öğrenmeye hazır olmadıkları konuları zaten sormazlar." Çocuk birşeyi soruyorsa mutlaka cevap vermeniz gerekir—elbette, usulünce!

    4. Özellikle ergenlik çağında gençlerin kendi cinslerinden ebeveynlerle, yani babayla daha fazla vakit geçirip paylaşım içinde olması şarttır. Bunu vurguluyorum; tâ ki, "İşten eve, evden işe," ‘pijama-terlik-televizyon,’ "Hanım, sen ilgileniver, ben çok yorgunum" hastalıklarına yakalanmış babaların kulakları çınlasın!

    5. Aile içinde erkeğin hafif başat ve saygın konumunun korunması lazım. Yoksa, meselâ evde kadın bariz biçimde baskın, erkekse pasif ise -ki, neredeyse ahirzaman alameti olarak çoğu evde mevcut durum maalesef budur- erkek çocuk için kadın konumu imrenilecek bir durum kazanabilir.

    6. Bu tür bir problemle karşılaşıldığında aşırı tepki ve açıklamasız yasaklar merakı artırır sadece. Konuş(tur)masanız bile, gencin aklındaki soru işaretleri artarak devam eder.

    7. Darda kalırsanız bir psikiyatristten yardım isteyin.

    Not: Eşcinsellik aslında sadece erkeklere has bir durum değil. Kadınlar arasında da bu problem hatırı sayılır biçimde yaşanıyor. Yalnız, bayanlardaki şekli daha belirsiz seyrediyor ve pek de dirençli, devamlı olmuyor. Normal bir cinsel hayat ve mutlu bir evlilik, problemi çözmeye yetiyor genellikle. Yine de, özellikle bayanların toplu kaldığı yerlerde dikkatli olmak gerekiyor.

    Maalesef biz toplum olarak kadın-erkek mahremiyetine ‘çok’ dikkat ederken, mahremiyetin erkek-erkek ve kadın-kadın arasındaki biçimlerini bazı zamanlar sanırım ihmal ediyoruz. Her iki cins açısından, problemin bir sebebi de bu. Bu noktada, biraz kitap karıştırıp erkeğin erkeğe, kadının kadına karşı mahremiyet ve tesettür ölçüsünü öğrenmeye ne dersiniz?


  5. 16.Kasım.2011, 00:30
    3
    find
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Mayıs.2007
    Üye No: 802
    Mesaj Sayısı: 732
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: Ben bir Eşcinsel(d)im : (

    Alıntı
    Cedd
    Eşcinsellik günah mı. Bu duygu nasıl kontrol altına alınabilir?

    Eşcinsellik, erkeğin erkeğe ilgi duyması durumunda, alınması gereken tedbirler nelerdir? Eşcinsellikle ilgili dini hüküm nedir?

    bu iki soruya kardeşimiz cevap vermiş.
    inşallah yararlı olmuştur.

    ________________________________
    Eşcinsellikten dolayı tedavi olmak

    Soru

    Bir insanın yaradılışı gereği kendi cinsine ilgi duyması halinde ya da hareketleri sebebiyle diğer insanlar tarafından alay edilmesi durumunda cinsel tercih yapıp ameliyat olması caiz midir. Caiz değilse bunun sabrı nasıl kolay olacaktır?

    Alıntı
    Eşcinsellik Kur'an da nasıl anlatılıyor? Cinsiyet değiştirmek günah mı?

    Yazar: Ahmed Şahin 2009-10-27

    “Cinsellik konusundaki sınırsız tahrik ve teşhirler bazı kimselerde duygu sapması meydana getiriyor.

    Bu yüzden kadına değil de kendi cinsi olan erkeğe ilgi duymaya başlayan erkekler olduğu gibi, erkeğe değil de kendi cinsi olan kadına ilgi duyan kadınlar da görülüyor ortalıkta. Bu insanlardaki duygu sapmasına nasıl bakılabilir, ne denebilir? Bunlar yaratılışlarına bakmadan sonradan meydana gelen bu duygularının gereği ne ise onu mu yapmalılar? Yoksa yaratışlarının gereği olan duygu ne ise ona mı bağlı kalmalı, ona kuvvet verip onu mu beslemeliler? Yani kadınsa kadın duygusunda, erkekse erkek duygusunda kalmayı mı esas almalı, bu duygularını mı geliştirmeliler?”

    Efendim, bu konuda farklı yaklaşımlar olabilir. Ancak bizim tespitlerimize göre, insanlar yaratılışlarının gereği olan duygu ne ise onda sabit kalmalı, sonradan meydana gelen yaratılışları zıddına bir duygu sapmasına yönelmeyi makul ve meşru saymamalılar. Yani yaratılışında erkek olan, giyimi, kuşamı ve her türlü davranışlarıyla yine erkek olarak kalmayı esas almalı; kadın olan da her haliyle yine kadın olarak kalmayı vazgeçilmezi olarak bilmeli, sonradan meydana gelebilen bir duygu sapmasının peşine düşüp de cinsiyet değiştirmek gibi bir eğilime girmemeliler...

    Bilindiği üzere şahsın kimliğini yaratılıştaki cinsel organı ispat eder. İşte bu organın gereği ne ise onda kalmalı, sonradan bunun aksi duygu duymayı bir gerekçe olarak görüp de zıt duyguya yönelmemeliler. Şayet gerçekten de bir duygu sapması oluyor da erkek olduğu halde kadınsı duygu duyuyor; kadın olduğu halde erkeksi duygu taşıyorsa bunun çaresi, bu duyguya uymak değil, bunu geriye atıp yaratılışının gereği olan duyguya kuvvet kazandırmak, o duyguyu öne almak, onun için gerekli olan ortamı sağlayıp gerekiyorsa tedaviye yönelmektir. Şu ya da bu telkinle sonuçsuz cinsiyet değiştirme eğilimine girmemektir.

    Bundan dolayı da çocukluk günlerinden itibaren tedbir alınır, erkeğe erkek giyim kuşamında, kızlara da kız giyim kuşamında ısrarlı olunur ki; duygu sapmasına zemin hazırlayacak bir ortam oluşmasın. Bu sebeple kadın kadın gibi giyinir, kuşanır, kadın gibi davranır; erkek de erkek gibi giyinir, kuşanır erkekçe davranır, kadına benzeyecek davranışlardan uzak durur. Yani erkekler erkeklik duygusunu besleyip korumalı, kadınlar da kadınlık duygusunu besleyip korumalıdırlar. Ameliyat olarak kadının erkek olması, yahut da erkeğin kadın olması olayı bir çare olmamıştır. Sonunda ilk yaratılışı ne ise ona dönmek söz konusu olmuştur... Her cinsin kendi özelliğini korumada ısrarlı olması tespitimizi arz ettikten sonra gelelim yaratılışta var olabilecek her iki organ sahiplerinin durumlarını nasıl tespit edecekleri konusuna.

    Bir insanda hem erkeklik hem de kadınlık organı birlikte bulunsa, yani yaratılışında iki cinsin de işareti mevcut olsa bunlar durumlarını işaretlere bakarak tespit ederler? Göğsü büyümüyor, sakalı uzuyorsa, erkeklik organından idrar yapıyorsa; bunlar erkeklik yönünün geliştirilmesine işaret olur. Aksi ise aksine işaretlemiş sayılır. Kestirilemiyorsa etkili olan duygusunun gereği geçerli olur.

    Sözün özü: Yaratılış esastır. Sapan duygular tedavi ile yaratılışa uygun hale getirilir, sapmalara normaldir diyerek teşvikte bulunulmaz.






  6. 16.Kasım.2011, 00:30
    3
    Devamlı Üye
    Alıntı
    Cedd
    Eşcinsellik günah mı. Bu duygu nasıl kontrol altına alınabilir?

    Eşcinsellik, erkeğin erkeğe ilgi duyması durumunda, alınması gereken tedbirler nelerdir? Eşcinsellikle ilgili dini hüküm nedir?

    bu iki soruya kardeşimiz cevap vermiş.
    inşallah yararlı olmuştur.

    ________________________________
    Eşcinsellikten dolayı tedavi olmak

    Soru

    Bir insanın yaradılışı gereği kendi cinsine ilgi duyması halinde ya da hareketleri sebebiyle diğer insanlar tarafından alay edilmesi durumunda cinsel tercih yapıp ameliyat olması caiz midir. Caiz değilse bunun sabrı nasıl kolay olacaktır?

    Alıntı
    Eşcinsellik Kur'an da nasıl anlatılıyor? Cinsiyet değiştirmek günah mı?

    Yazar: Ahmed Şahin 2009-10-27

    “Cinsellik konusundaki sınırsız tahrik ve teşhirler bazı kimselerde duygu sapması meydana getiriyor.

    Bu yüzden kadına değil de kendi cinsi olan erkeğe ilgi duymaya başlayan erkekler olduğu gibi, erkeğe değil de kendi cinsi olan kadına ilgi duyan kadınlar da görülüyor ortalıkta. Bu insanlardaki duygu sapmasına nasıl bakılabilir, ne denebilir? Bunlar yaratılışlarına bakmadan sonradan meydana gelen bu duygularının gereği ne ise onu mu yapmalılar? Yoksa yaratışlarının gereği olan duygu ne ise ona mı bağlı kalmalı, ona kuvvet verip onu mu beslemeliler? Yani kadınsa kadın duygusunda, erkekse erkek duygusunda kalmayı mı esas almalı, bu duygularını mı geliştirmeliler?”

    Efendim, bu konuda farklı yaklaşımlar olabilir. Ancak bizim tespitlerimize göre, insanlar yaratılışlarının gereği olan duygu ne ise onda sabit kalmalı, sonradan meydana gelen yaratılışları zıddına bir duygu sapmasına yönelmeyi makul ve meşru saymamalılar. Yani yaratılışında erkek olan, giyimi, kuşamı ve her türlü davranışlarıyla yine erkek olarak kalmayı esas almalı; kadın olan da her haliyle yine kadın olarak kalmayı vazgeçilmezi olarak bilmeli, sonradan meydana gelebilen bir duygu sapmasının peşine düşüp de cinsiyet değiştirmek gibi bir eğilime girmemeliler...

    Bilindiği üzere şahsın kimliğini yaratılıştaki cinsel organı ispat eder. İşte bu organın gereği ne ise onda kalmalı, sonradan bunun aksi duygu duymayı bir gerekçe olarak görüp de zıt duyguya yönelmemeliler. Şayet gerçekten de bir duygu sapması oluyor da erkek olduğu halde kadınsı duygu duyuyor; kadın olduğu halde erkeksi duygu taşıyorsa bunun çaresi, bu duyguya uymak değil, bunu geriye atıp yaratılışının gereği olan duyguya kuvvet kazandırmak, o duyguyu öne almak, onun için gerekli olan ortamı sağlayıp gerekiyorsa tedaviye yönelmektir. Şu ya da bu telkinle sonuçsuz cinsiyet değiştirme eğilimine girmemektir.

    Bundan dolayı da çocukluk günlerinden itibaren tedbir alınır, erkeğe erkek giyim kuşamında, kızlara da kız giyim kuşamında ısrarlı olunur ki; duygu sapmasına zemin hazırlayacak bir ortam oluşmasın. Bu sebeple kadın kadın gibi giyinir, kuşanır, kadın gibi davranır; erkek de erkek gibi giyinir, kuşanır erkekçe davranır, kadına benzeyecek davranışlardan uzak durur. Yani erkekler erkeklik duygusunu besleyip korumalı, kadınlar da kadınlık duygusunu besleyip korumalıdırlar. Ameliyat olarak kadının erkek olması, yahut da erkeğin kadın olması olayı bir çare olmamıştır. Sonunda ilk yaratılışı ne ise ona dönmek söz konusu olmuştur... Her cinsin kendi özelliğini korumada ısrarlı olması tespitimizi arz ettikten sonra gelelim yaratılışta var olabilecek her iki organ sahiplerinin durumlarını nasıl tespit edecekleri konusuna.

    Bir insanda hem erkeklik hem de kadınlık organı birlikte bulunsa, yani yaratılışında iki cinsin de işareti mevcut olsa bunlar durumlarını işaretlere bakarak tespit ederler? Göğsü büyümüyor, sakalı uzuyorsa, erkeklik organından idrar yapıyorsa; bunlar erkeklik yönünün geliştirilmesine işaret olur. Aksi ise aksine işaretlemiş sayılır. Kestirilemiyorsa etkili olan duygusunun gereği geçerli olur.

    Sözün özü: Yaratılış esastır. Sapan duygular tedavi ile yaratılışa uygun hale getirilir, sapmalara normaldir diyerek teşvikte bulunulmaz.






  7. 16.Kasım.2011, 00:34
    4
    Cedd
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2011
    Üye No: 91509
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Ben bir Eşcinsel(d)im : (

    Sinem kardeşim;

    Benim için evlilik en zoru olur, en zoru! Diğerlerini en kısa sürede bol bol yapacağım inşallah. Gerisi de dilerim ki gelsin. Allah razı olsun.


    find kardeşim;

    Allah senden de razı olsun. Ama ben erkek gibi giyiniyorum ve erkek gibi davranıyorum, şükür ki böyle bir sorunum daha yok. Bilgilendirmek için paylaştığını biliyorum; fakat açıklamak istedim. Ben seçmedim, aklım eriyordu da ben zevkime uygun seçim yaptım diyemem. Çok küçük yaşta olan bir şey. Az da olsa hatırlayabiliyorum. Kendi rızam ile sapmadım, eğer ki buna değinerek paylaştıysan.

    Allah (cc) yardımcımız olsun.


  8. 16.Kasım.2011, 00:34
    4
    Cedd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Sinem kardeşim;

    Benim için evlilik en zoru olur, en zoru! Diğerlerini en kısa sürede bol bol yapacağım inşallah. Gerisi de dilerim ki gelsin. Allah razı olsun.


    find kardeşim;

    Allah senden de razı olsun. Ama ben erkek gibi giyiniyorum ve erkek gibi davranıyorum, şükür ki böyle bir sorunum daha yok. Bilgilendirmek için paylaştığını biliyorum; fakat açıklamak istedim. Ben seçmedim, aklım eriyordu da ben zevkime uygun seçim yaptım diyemem. Çok küçük yaşta olan bir şey. Az da olsa hatırlayabiliyorum. Kendi rızam ile sapmadım, eğer ki buna değinerek paylaştıysan.

    Allah (cc) yardımcımız olsun.


  9. 16.Kasım.2011, 00:37
    5
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,762
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Ben bir Eşcinsel(d)im : (

    Alıntı
    Benim için evlilik en zoru olur, en zoru! Diğerlerini en kısa sürede bol bol yapacağım inşallah. Gerisi de dilerim ki gelsin. Allah razı olsun.
    Allah seni normal bir haline kavuştursun kardeş


  10. 16.Kasım.2011, 00:37
    5
    Üye
    Alıntı
    Benim için evlilik en zoru olur, en zoru! Diğerlerini en kısa sürede bol bol yapacağım inşallah. Gerisi de dilerim ki gelsin. Allah razı olsun.
    Allah seni normal bir haline kavuştursun kardeş


  11. 16.Kasım.2011, 00:39
    6
    ^^SiNeM^^
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Kasım.2009
    Üye No: 63326
    Mesaj Sayısı: 812
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 27

    Cevap: Ben bir Eşcinsel(d)im : (

    Alıntı
    Sinem kardeşim;

    Benim için evlilik en zoru olur, en zoru! Diğerlerini en kısa sürede bol bol yapacağım inşallah. Gerisi de dilerim ki gelsin. Allah razı olsun.
    Amin kardeşim cümlemizden razı olsun Rabbim.
    Aklından ölümü çıkarma inşallah.3 günlük dünyada nefsine zevki sefa yaşatma.Mutluluk imanda emin ol.Sen Yaradana sığın o sana kolaylık sağlar.
    En güzele emanet ol..


  12. 16.Kasım.2011, 00:39
    6
    Devamlı Üye
    Alıntı
    Sinem kardeşim;

    Benim için evlilik en zoru olur, en zoru! Diğerlerini en kısa sürede bol bol yapacağım inşallah. Gerisi de dilerim ki gelsin. Allah razı olsun.
    Amin kardeşim cümlemizden razı olsun Rabbim.
    Aklından ölümü çıkarma inşallah.3 günlük dünyada nefsine zevki sefa yaşatma.Mutluluk imanda emin ol.Sen Yaradana sığın o sana kolaylık sağlar.
    En güzele emanet ol..


  13. 16.Kasım.2011, 00:48
    7
    Cedd
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2011
    Üye No: 91509
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Ben bir Eşcinsel(d)im : (

    Son günlerde zaten ölüm hep aklımda. Her şey çok güzel gidiyordu. Ahireti, azabı, cenneti ve cehennemi; her şeyden önemlisi Allah'ın (cc) akıl almaz yüceliğini ve Allah (cc) aşkını düşünüyordum sadece. Hala da öyle; fakat şeytan geldi, duygusal, hassas yerimden dürttü beni. Yine başladım üzülmeye. Oysa dünya o kadar ki boş geliyordu.

    Müziği bile geçtiğimiz haftalarda dinim için bıraktım. Mesleğimdi, çocukluktan beri insalara iyi örnek olacak şekilde bir meslek olarak hayal ettim, çabaladım. Okul okudum ve dinim için bu uyanma döneminde müziği bıraktım. O kadar ki bağlıyken müziğe sadece bir anda bıraktım. Boşluğa düştüm, o dönemi de atlattım. Kendime şaşırıyorum bazen nasıl oldu diye; fakat yaptım.

    Ahir zaman gerçekten zor. Gerçekten imanı kalbinde duraksız tutmak bir avucunda ateş tutmak gibi oluyor bazen. Rabbim her açıdan dayanma gücü ve boşluğa düşmeme gücü versin.

    Şu güzele dönme, sevgiliye dönme yolunda daima bizlere güç versin.
    Allah sizden razı olsun.
    Sonra da benden.


  14. 16.Kasım.2011, 00:48
    7
    Cedd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Son günlerde zaten ölüm hep aklımda. Her şey çok güzel gidiyordu. Ahireti, azabı, cenneti ve cehennemi; her şeyden önemlisi Allah'ın (cc) akıl almaz yüceliğini ve Allah (cc) aşkını düşünüyordum sadece. Hala da öyle; fakat şeytan geldi, duygusal, hassas yerimden dürttü beni. Yine başladım üzülmeye. Oysa dünya o kadar ki boş geliyordu.

    Müziği bile geçtiğimiz haftalarda dinim için bıraktım. Mesleğimdi, çocukluktan beri insalara iyi örnek olacak şekilde bir meslek olarak hayal ettim, çabaladım. Okul okudum ve dinim için bu uyanma döneminde müziği bıraktım. O kadar ki bağlıyken müziğe sadece bir anda bıraktım. Boşluğa düştüm, o dönemi de atlattım. Kendime şaşırıyorum bazen nasıl oldu diye; fakat yaptım.

    Ahir zaman gerçekten zor. Gerçekten imanı kalbinde duraksız tutmak bir avucunda ateş tutmak gibi oluyor bazen. Rabbim her açıdan dayanma gücü ve boşluğa düşmeme gücü versin.

    Şu güzele dönme, sevgiliye dönme yolunda daima bizlere güç versin.
    Allah sizden razı olsun.
    Sonra da benden.


  15. 16.Kasım.2011, 01:03
    8
    xİmamHatipLee
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ekim.2009
    Üye No: 60758
    Mesaj Sayısı: 47
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 25

    Cevap: Ben bir Eşcinsel(d)im : (

    Kardeşim öncelikle Allah(c.c) hepimizin Yar ve yardımcısı olsun İnş.

    Hepimiz bu dünyaya bir imtihan uğruna geldik. Ve hepimiz farklı farklı sınavlarla sınanıyoruz.
    Yapmamız gereken Elimizden gelenin en iyisini yapmak. Allah Kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez. Acıyı vermişse ilacınıda verir. Bence evlenmeyi bir düşün. Aşık olmana gerek yok çünkü evlenmekdeki asıl amaç aşk değildir Huyunun suyunun uyduğu ömrünün geri kalanını paylaşabileceğin bir Allah dostu olmasıdır asıl önemli olan. Ki zaten Ancak Allaha Aşk olunur.
    Evlenme seni bu durumdan biraz uzak tutacakdır Üstünde bir sorumluluk duygusu oluşacak Allah nasip ederse çoluk çocuklarında olacak. ben inanıyorum kardeşim bu sorunu halledeceksin İnş.
    şunuda hatırlatmak istiyorum asla utanma! Böyle bir sınavla sınandığın ve bu sınavdan başarılı olarak çıkdığın İçin kendinden GURUR DUY! Çünkü biz seninle gurur duyuyoruz..
    Allah (c.c) Hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Kaldıramayacağımız yükten ancak O'na sığınırız.


  16. 16.Kasım.2011, 01:03
    8
    Kardeşim öncelikle Allah(c.c) hepimizin Yar ve yardımcısı olsun İnş.

    Hepimiz bu dünyaya bir imtihan uğruna geldik. Ve hepimiz farklı farklı sınavlarla sınanıyoruz.
    Yapmamız gereken Elimizden gelenin en iyisini yapmak. Allah Kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez. Acıyı vermişse ilacınıda verir. Bence evlenmeyi bir düşün. Aşık olmana gerek yok çünkü evlenmekdeki asıl amaç aşk değildir Huyunun suyunun uyduğu ömrünün geri kalanını paylaşabileceğin bir Allah dostu olmasıdır asıl önemli olan. Ki zaten Ancak Allaha Aşk olunur.
    Evlenme seni bu durumdan biraz uzak tutacakdır Üstünde bir sorumluluk duygusu oluşacak Allah nasip ederse çoluk çocuklarında olacak. ben inanıyorum kardeşim bu sorunu halledeceksin İnş.
    şunuda hatırlatmak istiyorum asla utanma! Böyle bir sınavla sınandığın ve bu sınavdan başarılı olarak çıkdığın İçin kendinden GURUR DUY! Çünkü biz seninle gurur duyuyoruz..
    Allah (c.c) Hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Kaldıramayacağımız yükten ancak O'na sığınırız.


  17. 16.Kasım.2011, 02:06
    9
    Cedd
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2011
    Üye No: 91509
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Ben bir Eşcinsel(d)im : (

    İnşallah, Allah'ım (cc) inşallah.

    Kurban olduğum Allah'a (cc) sığınıyorum. Allah benden daha çok zorluk çeken herkesin yardımcısı olsun. Bu dünyada mutluluk beklemekte bir yerde boş aslında.
    Allah aşkı içinde acı, acı, acı. Acı çekmek, çile çekmek gerekiyor diye söylemiş ya Mevlana.

    Kısaca şuna sabır ve nefsi terbiye diyelim.
    Allah hepinizden razı olsun.

    Allahumme salli âlâ seyyidina Muhammedin Nebiyyil ümmiyyi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim.


  18. 16.Kasım.2011, 02:06
    9
    Cedd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    İnşallah, Allah'ım (cc) inşallah.

    Kurban olduğum Allah'a (cc) sığınıyorum. Allah benden daha çok zorluk çeken herkesin yardımcısı olsun. Bu dünyada mutluluk beklemekte bir yerde boş aslında.
    Allah aşkı içinde acı, acı, acı. Acı çekmek, çile çekmek gerekiyor diye söylemiş ya Mevlana.

    Kısaca şuna sabır ve nefsi terbiye diyelim.
    Allah hepinizden razı olsun.

    Allahumme salli âlâ seyyidina Muhammedin Nebiyyil ümmiyyi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim.


  19. 16.Kasım.2011, 02:20
    10
    BEYAZ_gul
    yasam

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Temmuz.2011
    Üye No: 88754
    Mesaj Sayısı: 1,010
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Bulunduğu yer: viyana

    Cevap: Ben bir Eşcinsel(d)im : (

    cok üzüldüm okurken Rabbim yardimciniz olsun..!

    Kardes hic bu konuda bir uzmana danistinizmi?
    Annemin arkadasinin oglu da sizin durumunuzdaydi hata daha kotu
    Tedavi oldu cok sukur simdi evli eski hayatindan eser kalmadi.

    Sen tekbirini al takdiri ALLAH verir.
    Ihmal etme kimseyde.soylemek zorunda degilsin(ailene ,yakinlarina tedavi oluyorum diye) git tedavini ol kardesim.

    Rabbim.sagligina kavusmani nasip etsin.


  20. 16.Kasım.2011, 02:20
    10
    yasam
    cok üzüldüm okurken Rabbim yardimciniz olsun..!

    Kardes hic bu konuda bir uzmana danistinizmi?
    Annemin arkadasinin oglu da sizin durumunuzdaydi hata daha kotu
    Tedavi oldu cok sukur simdi evli eski hayatindan eser kalmadi.

    Sen tekbirini al takdiri ALLAH verir.
    Ihmal etme kimseyde.soylemek zorunda degilsin(ailene ,yakinlarina tedavi oluyorum diye) git tedavini ol kardesim.

    Rabbim.sagligina kavusmani nasip etsin.


  21. 16.Kasım.2011, 02:27
    11
    Cedd
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2011
    Üye No: 91509
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Ben bir Eşcinsel(d)im : (

    BEYAZ_gul kardeşim;

    Bu tedavi ne derecede bilmiyorum. Dini açıdan da ne kadar sağlıklı onu da bilmiyorum; fakat şuan sana tek söyleyeceğim şey bu nasıl oldu. Tedaviyle benim gibi birisi düzeldi ve evlendi öyle mi?

    Bu büyük bir nimet. Ben bunu istiyorum!
    Beni daha ayrıntılı aydınlatırsan çok sevinirim.

    Allah (cc) razı olsun.


  22. 16.Kasım.2011, 02:27
    11
    Cedd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    BEYAZ_gul kardeşim;

    Bu tedavi ne derecede bilmiyorum. Dini açıdan da ne kadar sağlıklı onu da bilmiyorum; fakat şuan sana tek söyleyeceğim şey bu nasıl oldu. Tedaviyle benim gibi birisi düzeldi ve evlendi öyle mi?

    Bu büyük bir nimet. Ben bunu istiyorum!
    Beni daha ayrıntılı aydınlatırsan çok sevinirim.

    Allah (cc) razı olsun.


  23. 16.Kasım.2011, 02:39
    12
    BEYAZ_gul
    yasam

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Temmuz.2011
    Üye No: 88754
    Mesaj Sayısı: 1,010
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Bulunduğu yer: viyana

    Cevap: Ben bir Eşcinsel(d)im : (

    Vallahi oyledi ama dedigim gibi cok daha kotuydu.
    Kendisi bayan harektleri yapiyordu hisslerini acik acik karsisindakine soylerdi.
    Aileside doktora goturdu ve tedavi oldu simdi evli yanilmiyorsam 1de cocuklari var.

    Nerde tedavi oldugunu bilmiyorum malesef ben viyanada oturuyorum onlar Turkiyede.
    googleden arastir derim yada bilen biri varsa yazar INSALLAH.
    Rabbim tekrar yardimciniz olsun.


  24. 16.Kasım.2011, 02:39
    12
    yasam
    Vallahi oyledi ama dedigim gibi cok daha kotuydu.
    Kendisi bayan harektleri yapiyordu hisslerini acik acik karsisindakine soylerdi.
    Aileside doktora goturdu ve tedavi oldu simdi evli yanilmiyorsam 1de cocuklari var.

    Nerde tedavi oldugunu bilmiyorum malesef ben viyanada oturuyorum onlar Turkiyede.
    googleden arastir derim yada bilen biri varsa yazar INSALLAH.
    Rabbim tekrar yardimciniz olsun.





+ Yorum Gönder
Git 12 Son