Konusunu Oylayın.: Allahtan kötü şeyler istersek istediğimiz şeyleri verirmi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Allahtan kötü şeyler istersek istediğimiz şeyleri verirmi
  1. 14.Kasım.2011, 20:19
    1
    Ferhat1991
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2009
    Üye No: 58064
    Mesaj Sayısı: 704
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 26

    Allahtan kötü şeyler istersek istediğimiz şeyleri verirmi






    Allahtan kötü şeyler istersek istediğimiz şeyleri verirmi Mumsema demek istediğim şey şu bu dünya için bir şey istersek günah olan şeyleri istersek verirmi genede


  2. 14.Kasım.2011, 20:32
    2
    ordeall
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Kasım.2009
    Üye No: 66427
    Mesaj Sayısı: 444
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 25

    Cevap: Allahtan kötü şeyler istersek istediğimiz şeyleri verirmi




    Herkes iyi şeyler ister sen kötü şeyler istiyorsun


  3. 14.Kasım.2011, 20:32
    2
    ordeall - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Herkes iyi şeyler ister sen kötü şeyler istiyorsun


  4. 14.Kasım.2011, 20:35
    3
    tekturk
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Ekim.2009
    Üye No: 61589
    Mesaj Sayısı: 779
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Yaş: 39
    Bulunduğu yer: Tilburg/Hollanda

    Cevap: Allahtan kötü şeyler istersek istediğimiz şeyleri verirmi

    Kotu seyler derken??


  5. 14.Kasım.2011, 20:35
    3
    Devamlı Üye
    Kotu seyler derken??


  6. 14.Kasım.2011, 20:35
    4
    KulBarış
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Kasım.2011
    Üye No: 91417
    Mesaj Sayısı: 29
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Allahtan kötü şeyler istersek istediğimiz şeyleri verirmi

    bir söz var arayan belasınıda bulur mevlasınıda diye
    Rabbim dünyalık isteyene dünyalık ahretlik isteyene ahretlik vereceğini iletmiştir.

    bir dua derki : " Rabbim bizlere istemesekte üzerimize hayırlısıysa ver,ve istediğimiz halde bize hayırsız ise verme" diye.


  7. 14.Kasım.2011, 20:35
    4
    bir söz var arayan belasınıda bulur mevlasınıda diye
    Rabbim dünyalık isteyene dünyalık ahretlik isteyene ahretlik vereceğini iletmiştir.

    bir dua derki : " Rabbim bizlere istemesekte üzerimize hayırlısıysa ver,ve istediğimiz halde bize hayırsız ise verme" diye.


  8. 14.Kasım.2011, 20:48
    5
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Allahtan kötü şeyler istersek istediğimiz şeyleri verirmi

    Dua bir ubudiyettir. Duanın ilk mükafatı: insanın aczini hissedip kudret ve kuvvet sahibi bir zata yönelmesidir. Bu durumda kendisi sahipsiz ve başıboş olmadığını, hem onun aczi ve fakrı zillet ve hakaret sebebi olmadığını, aksine aczi ve fakrı kendisini Allah’a yaklaştırdığını hissetmesidir. “beni benden daha iyi bilen ve merhamet eden bir rabbim var” fikrini her dua edişte hisseder.

    Madem bir insanın aczini hissedip kendisine yalvarmasını Cenab-ı Hak istiyor. Ve madem “vermek istemeseydi istemek vermezdi” hakikati var. Yani, Allah bize istediğimizi vermek istemeseydi isteme duygusunu da vermezdi. Öyleyse elimizin yetişmediği her türlü meşru ve müspet şeyi Allah’tan isteyebiliriz. Ama bu isteklerimizin de ibadete dönüşmesini istiyorsak niyetimizi de tashih etmek durumundayız. Yani, mal ve mülk isterken niyetimizde fakir fukarayı gözetmek ve din-i islam’a bu yolla hizmet etmeyi murat etmek gerektir. Ta ki isteklerimiz elimize geçse de geçmezse de bu duamız ibadet olsun. Tabi dua sadece dil ile yapılmaz. Fakat asıl tesirli olan dua, fiili dua dediğimiz çalışmaya dayanan duadır.

    Peygamberimiz (a.s.m), dünyevi şeyleri istememesi onların kötü olduğu anlamına gelmez. Çünkü ümmetinin sıkıntı çekmemesi yönünde de duaları vardır. Hem bir Müslüman dünyayı kesben değil kalben terk etmesi gerekir. Yani çok çalışıp kazanacağız. Yüksek makamlara geleceğiz. Ama bunları kalbimize koymayacağız. Kalbimiz Allah ile beraber, ahiret aşkıyla dopdolu olacaktır. Yoksa –Allah muhafaza- dünyayı kalbimize koyup her şeyimizi mal - mülk bilsek, o zaman kazandığımız şeyler bizi Allah’tan uzaklaştırır.

    İmkansız olan şeyleri istemek iki şekilde olur.

    1- Bizim açımızdan imkansız olan ancak dünya da olabilmesi Allahın adetullah kanuna aykırı olmayan şeylerdir ki bunları istemek caizdir.

    2- Bu dünyada olmasını istediğimiz şey Allahın kainata koyduğu kurallara zıt olmasıdır ki böyle bir şeyin olması mümkün olmadığı gibi istemek de doğru değildir.

    3- Allah her şeye kadir olduğu gibi her şeyi bir hikmet ve maslahata binaen yaratıyor. Bir şeyi en güzel şekilde yaratması gibi isimleri vardır. Bu nedenle bir şeyden en güzel istifade nasıl olacaksa öyle yaratması onun hikmet, adalet, rahmet ve merhametinin neticesidir. Bununla beraber bir şeydan her şey yaratma ve her şeyden bir şey yaratmak gibi fiillerini de görmekteyiz. Böyle olduğu halde hiç bir şeyde bir karışıklık görülmüyor. Örneğin bir tek su damlası olan insan suyundan bütün azaları yaratmak, bir tek ruha sevgi, korku, ümit, inat, endişe, huzur gibi sayılamayacak kadar özellikleri takmak onun en çok gördüğümüz fiilleridir. Demek ki yarattığı her şeyde değişik özellikler olmasına rağmen hiç birinde bir abes yoktur.

    Eğer Allah dediğiniz anlamda bir şeyde sadece kudretini izhar etseydi ve hikmeti tecelli etmeseydi o zaman kulaklarımız sürekli büyür ve maslahatsız olurdu. Demek ki kudret ve iradesi hikmet ve maslahata göre yaratıyor. Allah kadir olduğu gibi hakimdir ve adildir de.

    Güneşin ışığını gösteren bir aynada bütün güneşin ışığı içinde olabilir mi diye bir soru sorulsa, aynanın bu kabiliyeti yoktur diye cevap verirdik. Çünkü ayna ancak ayna kadar ışık alma kabiliyetindedir. Yani eşyanın kabiliyeti ne kadar ise Allah o kadar yaratıyor.

    Bu nedenleden dolayı bir şeyin aynı anda hem kare hem de daire olarak yaratılması hikmetsiz olurdu. Demek ki dualarımızda istediğimiz şeyler hikmete uygun olmalıdır.

    Sorularla İslamiyet


  9. 14.Kasım.2011, 20:48
    5
    Özel Üye
    Dua bir ubudiyettir. Duanın ilk mükafatı: insanın aczini hissedip kudret ve kuvvet sahibi bir zata yönelmesidir. Bu durumda kendisi sahipsiz ve başıboş olmadığını, hem onun aczi ve fakrı zillet ve hakaret sebebi olmadığını, aksine aczi ve fakrı kendisini Allah’a yaklaştırdığını hissetmesidir. “beni benden daha iyi bilen ve merhamet eden bir rabbim var” fikrini her dua edişte hisseder.

    Madem bir insanın aczini hissedip kendisine yalvarmasını Cenab-ı Hak istiyor. Ve madem “vermek istemeseydi istemek vermezdi” hakikati var. Yani, Allah bize istediğimizi vermek istemeseydi isteme duygusunu da vermezdi. Öyleyse elimizin yetişmediği her türlü meşru ve müspet şeyi Allah’tan isteyebiliriz. Ama bu isteklerimizin de ibadete dönüşmesini istiyorsak niyetimizi de tashih etmek durumundayız. Yani, mal ve mülk isterken niyetimizde fakir fukarayı gözetmek ve din-i islam’a bu yolla hizmet etmeyi murat etmek gerektir. Ta ki isteklerimiz elimize geçse de geçmezse de bu duamız ibadet olsun. Tabi dua sadece dil ile yapılmaz. Fakat asıl tesirli olan dua, fiili dua dediğimiz çalışmaya dayanan duadır.

    Peygamberimiz (a.s.m), dünyevi şeyleri istememesi onların kötü olduğu anlamına gelmez. Çünkü ümmetinin sıkıntı çekmemesi yönünde de duaları vardır. Hem bir Müslüman dünyayı kesben değil kalben terk etmesi gerekir. Yani çok çalışıp kazanacağız. Yüksek makamlara geleceğiz. Ama bunları kalbimize koymayacağız. Kalbimiz Allah ile beraber, ahiret aşkıyla dopdolu olacaktır. Yoksa –Allah muhafaza- dünyayı kalbimize koyup her şeyimizi mal - mülk bilsek, o zaman kazandığımız şeyler bizi Allah’tan uzaklaştırır.

    İmkansız olan şeyleri istemek iki şekilde olur.

    1- Bizim açımızdan imkansız olan ancak dünya da olabilmesi Allahın adetullah kanuna aykırı olmayan şeylerdir ki bunları istemek caizdir.

    2- Bu dünyada olmasını istediğimiz şey Allahın kainata koyduğu kurallara zıt olmasıdır ki böyle bir şeyin olması mümkün olmadığı gibi istemek de doğru değildir.

    3- Allah her şeye kadir olduğu gibi her şeyi bir hikmet ve maslahata binaen yaratıyor. Bir şeyi en güzel şekilde yaratması gibi isimleri vardır. Bu nedenle bir şeyden en güzel istifade nasıl olacaksa öyle yaratması onun hikmet, adalet, rahmet ve merhametinin neticesidir. Bununla beraber bir şeydan her şey yaratma ve her şeyden bir şey yaratmak gibi fiillerini de görmekteyiz. Böyle olduğu halde hiç bir şeyde bir karışıklık görülmüyor. Örneğin bir tek su damlası olan insan suyundan bütün azaları yaratmak, bir tek ruha sevgi, korku, ümit, inat, endişe, huzur gibi sayılamayacak kadar özellikleri takmak onun en çok gördüğümüz fiilleridir. Demek ki yarattığı her şeyde değişik özellikler olmasına rağmen hiç birinde bir abes yoktur.

    Eğer Allah dediğiniz anlamda bir şeyde sadece kudretini izhar etseydi ve hikmeti tecelli etmeseydi o zaman kulaklarımız sürekli büyür ve maslahatsız olurdu. Demek ki kudret ve iradesi hikmet ve maslahata göre yaratıyor. Allah kadir olduğu gibi hakimdir ve adildir de.

    Güneşin ışığını gösteren bir aynada bütün güneşin ışığı içinde olabilir mi diye bir soru sorulsa, aynanın bu kabiliyeti yoktur diye cevap verirdik. Çünkü ayna ancak ayna kadar ışık alma kabiliyetindedir. Yani eşyanın kabiliyeti ne kadar ise Allah o kadar yaratıyor.

    Bu nedenleden dolayı bir şeyin aynı anda hem kare hem de daire olarak yaratılması hikmetsiz olurdu. Demek ki dualarımızda istediğimiz şeyler hikmete uygun olmalıdır.

    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder