Konusunu Oylayın.: ALLAH ım sanki beni sevmiyor beni sevmesi için ne yapmalım:(

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
ALLAH ım sanki beni sevmiyor beni sevmesi için ne yapmalım:(
  1. 13.Kasım.2011, 23:32
    1
    ordeall
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Kasım.2009
    Üye No: 66427
    Mesaj Sayısı: 444
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 25

    ALLAH ım sanki beni sevmiyor beni sevmesi için ne yapmalım:(






    ALLAH ım sanki beni sevmiyor beni sevmesi için ne yapmalım:( Mumsema Namaz kılıyorum dikkat etmeye çlşyrm düzgün kılmaya ama dşnceler sarıyor işte oldumu olmadımı diye ya vesvese dglde gerçekse diyorum ALLAH ım sanki beni sevmiyor gbi hissedyrm ya buda vesvese degilse gerçekse Rabbimim beni sevmesi için ne yapmam lazım kafamın içinde hep bu düsünceler var


  2. 13.Kasım.2011, 23:32
    1
    ordeall - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Namaz kılıyorum dikkat etmeye çlşyrm düzgün kılmaya ama dşnceler sarıyor işte oldumu olmadımı diye ya vesvese dglde gerçekse diyorum ALLAH ım sanki beni sevmiyor gbi hissedyrm ya buda vesvese degilse gerçekse Rabbimim beni sevmesi için ne yapmam lazım kafamın içinde hep bu düsünceler var


    Benzer Konular

    - Sevdiğimin beni sevmesi için dua

    - Beni sevmeyen birinin beni sevmesi için nasıl dua etmeliyim?

    - Sevdiğim beni sevmiyor çok kızgın bana beni sevmesi için dua

    - Allah beni sevmiyor hissi var

    - Kayınvalidem beni istemiyor beni sevmiyor

  3. 13.Kasım.2011, 23:48
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: ALLAH ım sanki beni sevmiyor beni sevmesi için ne yapmalım:(




    kardeşim vesveselerden kendini kurtara bilirsin bunun yolları vardır muhakkak.

    Alıntı
    ALLAH ım sanki beni sevmiyor gbi hissedyrm ya buda vesvese degilse gerçekse Rabbimim beni sevmesi için ne yapmam lazım kafamın içinde hep bu düsünceler var
    örnek olarak: teşbihte hata yok, normal hayatta birinin kendinizi sevmesi için ona yakın onun dediklerini yapmanız ve isteklerini yerine getirmeniz gerekirki sizi sevsin öyle demi,
    Allah cc nünde sizi sevmesi için emirlerini ve yasaklarını yerine getirmelisiniz ki Allah ta sizi sevsin ve size yakın olsun zor anlarınızda yardımınıza koşsun ve bunu çoğalta biliriz nafile namazlar,oruç vs...


    okumanı tavsiye ediyorum

    VESVESE


    Fısıltı, hışırtı ve fışırtı gibi gizli ses, fiskos. Kalpte meydana gelen şüphe, tereddüt, vehim, kuruntu, iç üzüntüsü, nefis ve şeytanın meydana getirdiği iç karışıklığı anlamları için kullanır.

    Zıddı tereddütsüz, kararlı, emin ve azimli olmak demektir (el-İsfahanî, el-Müfredât, İstanbul,1986, 819, vesvese mad).

    Vesvese kelimesi Kur'ân'da dört yerde geçmektedir. Şeytanın Cennette bulunan û‚dem (a.s) ve Havva validemize nasıl vesvesede bulunduğu Yüce Allah tarafından şöyle haber verilmiştir:

    "Derken Şeytan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı (vesvesede bulundu): - Rabbiniz başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedi kalıcılardan olursunuz diye sizi bu ağaçtan menetti" (el-A'raf, 7/20).

    Bu âyette geçen vesvese kelimesi, fısıldama şeklinde anlaşılmakta ve tercüme edilmektedir.

    Bir de şeytanın Cennete nasıl girdiği ve û‚dem (a.s) ile Havva validemize nasıl vesvesede bulunduğu hususunda, alimlerin farklı yorumları vardır. Bu hususta çeşitli görüşler ileri sürülmüştür (Geniş bilgi için bk. el-Maverdî, en-Nuketü ve'l-Uyun, Beyrut 1992, II, 210).
    Kur'ân'ın başka bir yerinde, Tâhâ sû»resinin 120. âyetinde de şeytanın û‚dem (a.s) ve Havva validemize yaptığı bu vesvese dile getirilmiştir.

    Vesvese ile ilgili diğer bir âyetin meali de şöyledir: "Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesvese verdiğini (fısıldadığını) biliriz. (Çünkü) biz ona şah damarından daha yakınız" (Kaf 50/16).

    Bu âyette de Yüce Allah'ın kudretine işâret buyurulmaktadır. O, insanı yaratan, yoktan var edendir. İnsanların gizli ve açık her şeylerinden haberdardır. İnsanın kalbinden geçirdiği vesvese ve düşüncelerin tamamına vakıftır. Nitekim Hz. Muhammed (s.a.s) bu âyetin tefsiri mahiyetinde açıklamada bulunurken; "Şüphesiz Yüce Allah, ümmetimden olan kişilerin kalbinden geçirdikleri şeyleri, söylemedikleri ve işlemedikleri takdirde affeder; günah olarak saymaz" diye buyurmuştur (Buharî, Itk, 6; İmân, 15; Neseî, Talâk, 22; İbn Mâce, Talâk, 16).

    Başka bir âyette ise, vesvese hakkında şu bilgiler verilmiştir: "De ki: Sığınırım ben, insanların Rabb'ine insanların padişahına, insanların ilâhına. İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden. O ki, insanların göğüslerine (kötü düşünceleri) fısıldar. Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allah'a sığınırım)" (en-Nas, 114/1-6).

    Burada geçen "vesvâs" kelimesi, şeytan için kullanılmıştır. Yani bununla şeytan kastedilmektedir ve vesvese de onun eseridir. İnsana vesvese veren şeytan iki türlüdür. Biri cinlerden ve diğeri de insanlardan olan şeytanlardır. Bu şeytanlar, insanların kalbinde vesveseyi meydana getirecek akıl ve fikirlerini çeler, onları kötü emeller işlemeye sevkeder. Allah yoluna gitmekten, insanlık gayesine ermekten alıkor. Nihayet din ve imandan çıkarır, ebedi helâke sürükler. İnsanların kalbine fısıldayıp duran, onları gaflete düşüren, her şerrin başı olan vesveseyi meydana getiren herşey, "hannâs" ve "vesvas" olarak kabul edilir (ez-Zemahşerî, el-Keşâf, Mısır 1977, VI, 265 vd).

    Hiç şüphesiz, şeytanın verdiği vesvese insanı imandan ve ibâdetten uzaklaştırır; fert, aile ve toplumun hayatında çeşitli sıkıntıların meydana gelmesine sebep olur. Medine çevresinde badiyede yaşayan Müslümanlar, koyun ve sığır kesip etini satmak üzere şehre getiriyorlarmış. Bu eti yemekten çekinen bazı Müslümanlar Hz. Muhammed (s.a.s)'e giderek;
    "Ya Rasû»lAllah! Bazı badiye halkı bize et getirip satıyorlar. Bunların, hayvanı keserken besmeleyi söyleyip söylemediklerini bilmiyoruz" diye sormuşlar. Bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.s) şu cevabı vermiştir:
    "Bismillah deyiniz ve sonra bu eti yeyiniz" (ez-Zebidî, Sahihi Buhârî Muhtasarı Tecridi Sarih Tercemesi, trc. Kamil Miras, Ankara 1974, VI, 354 vd).

    Rasû»lüllah (s.a.s) bununla vesveseden uzak durmaya işaret buyurmuştur.

    Başka bir konu ile ilgili olarak Hz. Muhammed (s.a.s)'e şöyle sormuşlar:
    "Ya Rasû»lAllah! Birisi namaz kılarken abdestim bozuldu diye gönlünde bir vesvese hissederse, bu kişinin namazı bozulur mu, bozulmaz mı? Hz. Muhammed (s.a.s) bu soruya şu cevabı vermiştir:
    "Hayır. Bir yellenme sesi veya bir kokuyu duymadıkça namazı bozmaz" (ez-Zebidî, a.g.e. VI, 355).

    Burada da Rasû»lüllah (s.a.s) vesveseden uzak durmayı, abdestin bozulduğuna dair kanaat hasıl olmadıkça namazı bozmamayı tavsiye etmiştir.

    Fıkıh usulünde de vesvese kötü bir şey olarak kabul edilmiştir. Her şeyde tereddüt ve vesvese ile hareket edenin sözüne itibar edilmemiştir. Hz. Muhammed (s.a.s) vesvese ile hareket edenin talâkının geçerliliğini kabul etmemiştir (Buharî, Talâk, 11). Yani hanımını boşayıp boşamadığını veya söylediği sözler hakkında vesvese içinde olan bir kişinin talâkı (boşaması) geçerli kabul edilmemiştir.

    Görüldüğü gibi, Kur'ân ve sünnette vesvese tasvib edilmemiştir. Bilhassa vesvese ile ilgili bütün âyetlerde, vesvesenin şeytandan geldiğine işaret buyurulmuştur. Buna göre İslâm vesveseden sakınmayı istemiştir. Çünkü vesvese faydalı değil, zararlı olan bir şeydir. Vesveseye kapılan insan, ibadetlerinde yanılır, çeşitli hatalara düşer ve haz almaz. Vesvese insanı yanlış ve batıl yollara saptırır. Hatta vesvesenin neticesinde insan akli dengesini bile kaybedebilir.

    Nureddin TURGAY


  4. 13.Kasım.2011, 23:48
    2
    Özel Üye



    kardeşim vesveselerden kendini kurtara bilirsin bunun yolları vardır muhakkak.

    Alıntı
    ALLAH ım sanki beni sevmiyor gbi hissedyrm ya buda vesvese degilse gerçekse Rabbimim beni sevmesi için ne yapmam lazım kafamın içinde hep bu düsünceler var
    örnek olarak: teşbihte hata yok, normal hayatta birinin kendinizi sevmesi için ona yakın onun dediklerini yapmanız ve isteklerini yerine getirmeniz gerekirki sizi sevsin öyle demi,
    Allah cc nünde sizi sevmesi için emirlerini ve yasaklarını yerine getirmelisiniz ki Allah ta sizi sevsin ve size yakın olsun zor anlarınızda yardımınıza koşsun ve bunu çoğalta biliriz nafile namazlar,oruç vs...


    okumanı tavsiye ediyorum

    VESVESE


    Fısıltı, hışırtı ve fışırtı gibi gizli ses, fiskos. Kalpte meydana gelen şüphe, tereddüt, vehim, kuruntu, iç üzüntüsü, nefis ve şeytanın meydana getirdiği iç karışıklığı anlamları için kullanır.

    Zıddı tereddütsüz, kararlı, emin ve azimli olmak demektir (el-İsfahanî, el-Müfredât, İstanbul,1986, 819, vesvese mad).

    Vesvese kelimesi Kur'ân'da dört yerde geçmektedir. Şeytanın Cennette bulunan û‚dem (a.s) ve Havva validemize nasıl vesvesede bulunduğu Yüce Allah tarafından şöyle haber verilmiştir:

    "Derken Şeytan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı (vesvesede bulundu): - Rabbiniz başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedi kalıcılardan olursunuz diye sizi bu ağaçtan menetti" (el-A'raf, 7/20).

    Bu âyette geçen vesvese kelimesi, fısıldama şeklinde anlaşılmakta ve tercüme edilmektedir.

    Bir de şeytanın Cennete nasıl girdiği ve û‚dem (a.s) ile Havva validemize nasıl vesvesede bulunduğu hususunda, alimlerin farklı yorumları vardır. Bu hususta çeşitli görüşler ileri sürülmüştür (Geniş bilgi için bk. el-Maverdî, en-Nuketü ve'l-Uyun, Beyrut 1992, II, 210).
    Kur'ân'ın başka bir yerinde, Tâhâ sû»resinin 120. âyetinde de şeytanın û‚dem (a.s) ve Havva validemize yaptığı bu vesvese dile getirilmiştir.

    Vesvese ile ilgili diğer bir âyetin meali de şöyledir: "Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesvese verdiğini (fısıldadığını) biliriz. (Çünkü) biz ona şah damarından daha yakınız" (Kaf 50/16).

    Bu âyette de Yüce Allah'ın kudretine işâret buyurulmaktadır. O, insanı yaratan, yoktan var edendir. İnsanların gizli ve açık her şeylerinden haberdardır. İnsanın kalbinden geçirdiği vesvese ve düşüncelerin tamamına vakıftır. Nitekim Hz. Muhammed (s.a.s) bu âyetin tefsiri mahiyetinde açıklamada bulunurken; "Şüphesiz Yüce Allah, ümmetimden olan kişilerin kalbinden geçirdikleri şeyleri, söylemedikleri ve işlemedikleri takdirde affeder; günah olarak saymaz" diye buyurmuştur (Buharî, Itk, 6; İmân, 15; Neseî, Talâk, 22; İbn Mâce, Talâk, 16).

    Başka bir âyette ise, vesvese hakkında şu bilgiler verilmiştir: "De ki: Sığınırım ben, insanların Rabb'ine insanların padişahına, insanların ilâhına. İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden. O ki, insanların göğüslerine (kötü düşünceleri) fısıldar. Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allah'a sığınırım)" (en-Nas, 114/1-6).

    Burada geçen "vesvâs" kelimesi, şeytan için kullanılmıştır. Yani bununla şeytan kastedilmektedir ve vesvese de onun eseridir. İnsana vesvese veren şeytan iki türlüdür. Biri cinlerden ve diğeri de insanlardan olan şeytanlardır. Bu şeytanlar, insanların kalbinde vesveseyi meydana getirecek akıl ve fikirlerini çeler, onları kötü emeller işlemeye sevkeder. Allah yoluna gitmekten, insanlık gayesine ermekten alıkor. Nihayet din ve imandan çıkarır, ebedi helâke sürükler. İnsanların kalbine fısıldayıp duran, onları gaflete düşüren, her şerrin başı olan vesveseyi meydana getiren herşey, "hannâs" ve "vesvas" olarak kabul edilir (ez-Zemahşerî, el-Keşâf, Mısır 1977, VI, 265 vd).

    Hiç şüphesiz, şeytanın verdiği vesvese insanı imandan ve ibâdetten uzaklaştırır; fert, aile ve toplumun hayatında çeşitli sıkıntıların meydana gelmesine sebep olur. Medine çevresinde badiyede yaşayan Müslümanlar, koyun ve sığır kesip etini satmak üzere şehre getiriyorlarmış. Bu eti yemekten çekinen bazı Müslümanlar Hz. Muhammed (s.a.s)'e giderek;
    "Ya Rasû»lAllah! Bazı badiye halkı bize et getirip satıyorlar. Bunların, hayvanı keserken besmeleyi söyleyip söylemediklerini bilmiyoruz" diye sormuşlar. Bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.s) şu cevabı vermiştir:
    "Bismillah deyiniz ve sonra bu eti yeyiniz" (ez-Zebidî, Sahihi Buhârî Muhtasarı Tecridi Sarih Tercemesi, trc. Kamil Miras, Ankara 1974, VI, 354 vd).

    Rasû»lüllah (s.a.s) bununla vesveseden uzak durmaya işaret buyurmuştur.

    Başka bir konu ile ilgili olarak Hz. Muhammed (s.a.s)'e şöyle sormuşlar:
    "Ya Rasû»lAllah! Birisi namaz kılarken abdestim bozuldu diye gönlünde bir vesvese hissederse, bu kişinin namazı bozulur mu, bozulmaz mı? Hz. Muhammed (s.a.s) bu soruya şu cevabı vermiştir:
    "Hayır. Bir yellenme sesi veya bir kokuyu duymadıkça namazı bozmaz" (ez-Zebidî, a.g.e. VI, 355).

    Burada da Rasû»lüllah (s.a.s) vesveseden uzak durmayı, abdestin bozulduğuna dair kanaat hasıl olmadıkça namazı bozmamayı tavsiye etmiştir.

    Fıkıh usulünde de vesvese kötü bir şey olarak kabul edilmiştir. Her şeyde tereddüt ve vesvese ile hareket edenin sözüne itibar edilmemiştir. Hz. Muhammed (s.a.s) vesvese ile hareket edenin talâkının geçerliliğini kabul etmemiştir (Buharî, Talâk, 11). Yani hanımını boşayıp boşamadığını veya söylediği sözler hakkında vesvese içinde olan bir kişinin talâkı (boşaması) geçerli kabul edilmemiştir.

    Görüldüğü gibi, Kur'ân ve sünnette vesvese tasvib edilmemiştir. Bilhassa vesvese ile ilgili bütün âyetlerde, vesvesenin şeytandan geldiğine işaret buyurulmuştur. Buna göre İslâm vesveseden sakınmayı istemiştir. Çünkü vesvese faydalı değil, zararlı olan bir şeydir. Vesveseye kapılan insan, ibadetlerinde yanılır, çeşitli hatalara düşer ve haz almaz. Vesvese insanı yanlış ve batıl yollara saptırır. Hatta vesvesenin neticesinde insan akli dengesini bile kaybedebilir.

    Nureddin TURGAY


  5. 14.Kasım.2011, 01:48
    3
    Cedd
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2011
    Üye No: 91509
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: ALLAH ım sanki beni sevmiyor beni sevmesi için ne yapmalım:(

    Namaz kılmaya yeni başladığım için son zamanlarda bir takıntı halinde; neden layıkıyla kılamıyorum, namaz böyle olmamalı, daha aşkla daha kendinden geçmiş olmalı diyordum.

    Yoksa Allah kalbimi geçmişteki cahilliğim ve günahlarımdan mühürledi mi bile dedim. Namaz sırasında kendimi sürekli kalbimde aşk duymaya zorlar oldum. Ve haliyle namazdan haz gitmeye başlamıştı; çünkü kendimi suçluyordum. Çok kez namazda duraksız ağladım. Kendime yandım, neden böyleyim neden Allah'ın sevgili kulu değilim dedim. Namazda içten duaları okuyarak yalvarıyodum Allah'a.Namaza başladığımda bambaşka olmalıyım, her vakit her an namazı kılmalıyım dedim. Fakat bu bile bende yok diye kendimi doldurup durmuşum.

    Kendinden emin olamıyorsun, ya kabul değilse diyorsun. Engel olamadığım, korkudan dolayı öğrenilmiş bir takıntı var bende de. Eğer aklından geçirdiğin bir şey günah ise, o düşünülmemeli ise o düşünce mutlaka geçer olmuştu aklımdan. Yapılmaması gereken değil, düşünülmemesi gereken bir şey varsa beynim onu düşünüyor. Çünkü korku var, telaş var, günaha girereceğim vs.

    Namazda bile! Hiçbir his taşımaksızın, katılmaksızın boş boş geçerdi aklımdan. Ama geçerdi işte! Hasta olduğumu düşünmeye bile başlamıştım. Engel olamıyordum çünkü. Kontrol bende değilmiş gibi. Bunlar işte beni dolduruyordu, içimi parçalıyordu. Gerçekten çok yıpranıyordum.

    Bir yandan da sabret bu sınav diyordum ve tatmin oluyordum. Böyle gidip geliyordu. Birkaç gündür şükür ki rahatım, endişe duymuyorum. En aşkla, en güzel namazı kılmak kılıfına girmek için kendimi zorlamıyorum. Kalbimde aşk olsun diye sancılar çekmiyorum namazda. Şu, şu insanlar gibi aşk içinde kılayım demiyorum.

    Allah hayrını verir diyorum. Başlangıçta kulluk vazifemi, gerektirenleri yapmalıyım diyorum. Çok aşk ya da az aşk diye kendimi parçalamamaya çalışıyorum; ama hala parçalıyorum o ayrı : )

    Bununla ilgili yardım isteyecektim yakın zamanda.
    Aslında bu açıklama bir yerde faydalı oldu bana da.
    Tabi bendeki bazı durumlar da vesvese sayılıyor mu bilmiyorum.
    Emeğin için Allah razı olsun Galus.

    Eğer benim için de ekleyeceğin bir şey olursa bu konuda mutlaka beklerim.



  6. 14.Kasım.2011, 01:48
    3
    Cedd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Namaz kılmaya yeni başladığım için son zamanlarda bir takıntı halinde; neden layıkıyla kılamıyorum, namaz böyle olmamalı, daha aşkla daha kendinden geçmiş olmalı diyordum.

    Yoksa Allah kalbimi geçmişteki cahilliğim ve günahlarımdan mühürledi mi bile dedim. Namaz sırasında kendimi sürekli kalbimde aşk duymaya zorlar oldum. Ve haliyle namazdan haz gitmeye başlamıştı; çünkü kendimi suçluyordum. Çok kez namazda duraksız ağladım. Kendime yandım, neden böyleyim neden Allah'ın sevgili kulu değilim dedim. Namazda içten duaları okuyarak yalvarıyodum Allah'a.Namaza başladığımda bambaşka olmalıyım, her vakit her an namazı kılmalıyım dedim. Fakat bu bile bende yok diye kendimi doldurup durmuşum.

    Kendinden emin olamıyorsun, ya kabul değilse diyorsun. Engel olamadığım, korkudan dolayı öğrenilmiş bir takıntı var bende de. Eğer aklından geçirdiğin bir şey günah ise, o düşünülmemeli ise o düşünce mutlaka geçer olmuştu aklımdan. Yapılmaması gereken değil, düşünülmemesi gereken bir şey varsa beynim onu düşünüyor. Çünkü korku var, telaş var, günaha girereceğim vs.

    Namazda bile! Hiçbir his taşımaksızın, katılmaksızın boş boş geçerdi aklımdan. Ama geçerdi işte! Hasta olduğumu düşünmeye bile başlamıştım. Engel olamıyordum çünkü. Kontrol bende değilmiş gibi. Bunlar işte beni dolduruyordu, içimi parçalıyordu. Gerçekten çok yıpranıyordum.

    Bir yandan da sabret bu sınav diyordum ve tatmin oluyordum. Böyle gidip geliyordu. Birkaç gündür şükür ki rahatım, endişe duymuyorum. En aşkla, en güzel namazı kılmak kılıfına girmek için kendimi zorlamıyorum. Kalbimde aşk olsun diye sancılar çekmiyorum namazda. Şu, şu insanlar gibi aşk içinde kılayım demiyorum.

    Allah hayrını verir diyorum. Başlangıçta kulluk vazifemi, gerektirenleri yapmalıyım diyorum. Çok aşk ya da az aşk diye kendimi parçalamamaya çalışıyorum; ama hala parçalıyorum o ayrı : )

    Bununla ilgili yardım isteyecektim yakın zamanda.
    Aslında bu açıklama bir yerde faydalı oldu bana da.
    Tabi bendeki bazı durumlar da vesvese sayılıyor mu bilmiyorum.
    Emeğin için Allah razı olsun Galus.

    Eğer benim için de ekleyeceğin bir şey olursa bu konuda mutlaka beklerim.



  7. 05.Kasım.2014, 00:25
    4
    yasemin
    Mum Ve Merhem Olabilmek..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2014
    Üye No: 104691
    Mesaj Sayısı: 1,411
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15
    Bulunduğu yer: Allah'ıma Seferdeyim..

    Cevap: ALLAH ım sanki beni sevmiyor beni sevmesi için ne yapmalım:(

    Allah beni sevmiyor diyen kişi , kendine bakmalı
    Çünkü bu sorunun cevabı kendisinde saklı . Ne kadar düşünüyor Rabbini ?, Ne kadar Onun rızasını kazanmak için çalışıyor ?, Ne kadar Mevlayla alakalı işlerde bulunuyor? , Ne kadar madde düşkünü ??


  8. 05.Kasım.2014, 00:25
    4
    Mum Ve Merhem Olabilmek..
    Allah beni sevmiyor diyen kişi , kendine bakmalı
    Çünkü bu sorunun cevabı kendisinde saklı . Ne kadar düşünüyor Rabbini ?, Ne kadar Onun rızasını kazanmak için çalışıyor ?, Ne kadar Mevlayla alakalı işlerde bulunuyor? , Ne kadar madde düşkünü ??


  9. 06.Kasım.2014, 14:56
    5
    mucahid84
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ağustos.2014
    Üye No: 104432
    Mesaj Sayısı: 10
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: ALLAH ım sanki beni sevmiyor beni sevmesi için ne yapmalım:(

    Bu bir savaş kardeşim devam et kazanan sen olursun inşeallah...


  10. 06.Kasım.2014, 14:56
    5
    mucahid84 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Bu bir savaş kardeşim devam et kazanan sen olursun inşeallah...


  11. 23.Kasım.2016, 13:17
    6
    Misafir

    Yorum: ALLAH ım sanki beni sevmiyor beni sevmesi için ne yapmalım:(

    Allah herkezi sever sen namaz kılıyosun yapamıyorum diyip tekrar tekrar deniyorsan Allah seni tekrar tekrar denediğin için daha çok sever sakın böyle düşünme


  12. 23.Kasım.2016, 13:17
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah herkezi sever sen namaz kılıyosun yapamıyorum diyip tekrar tekrar deniyorsan Allah seni tekrar tekrar denediğin için daha çok sever sakın böyle düşünme





+ Yorum Gönder