Konusunu Oylayın.: Bütün peygamberler neden hep peygamber soyundan diger milletlere bir şey düşmüyor mu ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Bütün peygamberler neden hep peygamber soyundan diger milletlere bir şey düşmüyor mu ?
  1. 12.Kasım.2011, 13:15
    1
    semaver
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ağustos.2011
    Üye No: 89769
    Mesaj Sayısı: 87
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 32

    Bütün peygamberler neden hep peygamber soyundan diger milletlere bir şey düşmüyor mu ?






    Bütün peygamberler neden hep peygamber soyundan diger milletlere bir şey düşmüyor mu ? Mumsema Bütün peygamberler neden hep peygamber soyundan diger milletlere bir şey düşmüyor mu ? Diyelim adamın biri amerikada yaşıyor ama peygamber şam tarafından gönderilmiş onlara bir şey düşmüyor mu veya bizde türk ulusu olarak bir peygamberde bizden çıksa sadece peygamberin oglu mu peygamber olabiliyor başka bir yerden çıkmıyor mu ?


  2. 12.Kasım.2011, 13:15
    1
    semaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Bütün peygamberler neden hep peygamber soyundan diger milletlere bir şey düşmüyor mu ? Diyelim adamın biri amerikada yaşıyor ama peygamber şam tarafından gönderilmiş onlara bir şey düşmüyor mu veya bizde türk ulusu olarak bir peygamberde bizden çıksa sadece peygamberin oglu mu peygamber olabiliyor başka bir yerden çıkmıyor mu ?


    Benzer Konular

    - Hz.Yusufun soyundan Peygamberler geldimi?

    - Peygamberler seçilmiş insanlar mıdır, Hz. Muhammed neden en son Peygamber olarak gönderilmiştir?

    - Allah (c.c) kainattdaki diger gezegenleri neden yarattmistir?

    - Bütün peygamberler hac yapmış mı?

    - Bütün peygamberler 40 yaşındamı peygamber olmuştur

  3. 12.Kasım.2011, 13:31
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,654
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Bütün peygamberler neden hep peygamber soyundan diger milletlere bir şey düşmüyor mu ?




    Alıntı
    Bütün peygamberler neden hep peygamber soyundan diger milletlere bir şey düşmüyor mu ? Diyelim adamın biri amerikada yaşıyor ama peygamber şam tarafından gönderilmiş onlara bir şey düşmüyor mu veya bizde türk ulusu olarak bir peygamberde bizden çıksa sadece peygamberin oglu mu peygamber olabiliyor başka bir yerden çıkmıyor mu ?
    Allah, her millete bir peygamber göndermiştir. Peygamberler insanlara hak ve hakikatı kendi dilleriyle açık bir şekilde anlatmışlardır: "Biz her millet içinde, 'Allah'a kulluk edin, tâğuttan kaçının' diye bir elçi gönderdik. Onlardan kimine Allah hidâyet etti, kimine de sapıklık hak oldu. İşte yeryüzünde gezin de bakın, yalanlayanların sonu nasıl olmuş" (en-Nahl, 16/36).
    Alıntı
    36. “Andolsun ki, her ümmete: “Allah'a kulluk edin, azdırıcılardan kaçın” diyen peygamber göndermişizdir. Allah içlerinden kimini doğru yola eriştirdi kimi de sapıklığı hak etti. Yeryüzünde gezin; peygamberleri yalanlayanların sonlarının nasıl olduğunu görün.”

    Biz her bir ümmet için, her bir toplum için mutlaka bir peygam-ber göndermişizdir. Kendilerine elçi gönderilmemiş bir tek toplum yoktur. Kendilerine vahiy ulaştırılmamış bir tek ümmet yoktur. Rabbimi-zin toplumlara gönderdiği elçilerinin ortak özellikleri de bakın şuy-muş: Bu elçilerin tamamı gönderildikleri toplumlara şunu söylemişler: Ey insanlar, sadece Allah’a kulluk edin. Hayatınızın her bir bölümünde sadece Allah’ı dinleyin. Hayatınızda hakim varlık sadece Allah olsun. Sadece Allah yasalarını uygulayın. Sadece Allah’ın istediği kulluğu yaşayın.

    Allah karşıtı tanrılık iddiasında bulunan her bir tâğuttan, her bir azgından da uzaklaşın. Allah’ın dini karşısında din iddiasında bulunan, Allah’ın yasaları karşısında yasa belirlemeye kalkışan, insanları Allah’a kulluktan koparıp kendisine, kendi yasalarına itaate çağıran her bir azgın tâğuttan, o tâğutlara itaatten vaz geçin. O azgınları asla muhatap kabul etmeyin.

    İşte Rabbimiz Hazreti Adem aleyhisselâm’dan bu yana elçi gönderdiği tüm toplumlara bu yasasını ulaştırmıştır. İşte gönderdiği son elçisine de emrini veriyordu. Ey peygamberim, sen insanları sadece Bana kulluğa dâvet et. Sen ve senin dâvetini kabul edenler Be-nim karşıtım azgın tâğutlardan uzak durun. Hayatınızın hiçbir bölümünde tâğutlara karışma alanı bırakmayın. Benimle birlikte tağutların yasalarını da uygulamaya kalkışarak şirke düşmeyin.

    Şimdi Rabbimiz tüm elçilerine böyle buyurmuşken, son elçisine de bunu emretmişken, tüm peygamberler tarih boyunca insanları yalnız Allah’ı dinlemeye, Allah karşıtı tâğutları reddetmeye çağırıp dururlarken tâğutlara itaat eden, putları Allah’a ortak koşan ve de eğer Allah istemeseydi biz bu suçları asla işleyemezdik diyerek küfür ve şirklerinin faturasını Allah’a kesmeye çalışan bu müşriklere ne demek lâzım? Bu durumda Allah’ı bırakarak, Allah’a kulluğu bırakarak, Allah’ın dinini terk ederek tâğutların dinini uygulamaya çalışan bu insanlar kendilerini nasıl mazur gösterebilirler?
    İşte onlardan bazılarına Allah hidâyet edip doğru yolunu göstermiştir. Onlardan kimilerine de dalâlet isâbet etti. Kimileri Allah’a kulak verdiler, Allah’ın kitaplarına, Allah’ın elçilerine kulak verdiler, tevhide inandılar, Allah yoluna gittiler, müslümanca bir hayat yaşadılar. Kimileri de Allah’tan, Allah’ın kitabından, Allah’ın dininden habersiz sapık bir hayat yaşadılar, hevâ ve heveslerine tabi oldular, tağutların yolundan gittiler.

    Öyleyse şimdi sizler ey insanlar, arzda gezip dolaşın. Bir bakın ki yalancıların âkıbetleri nice olmuş? Allah’ı yalanlayanların, Allah’ın âyetlerini yalan sayanların, Allah’ın elçilerini yok farz ederek bir hayat yaşayanların âkıbetleri nasıl olmuş bir bakıverin. Âd kavmine, Hûd kavmine, Nuh kavmine, Lût kavmine, Semûd’a bir bakmaz mısınız? Ne âlemde şimdi onlar? O görkemli vücutlar, cüsseler, o görkemli şehirler, medeniyetler, o görkemli ordular, o görkemli egemenlikler nerede şimdi? Nerede o yeryüzünü titreten kralların haykırışları? Hepsi yıkılıp gitmediler mi? Hepsi yok olup gitmediler mi? Yerlerinde baykuşlar ötmüyor mu? Tarihten hiç ibret almıyor musunuz? Onlar gittiler de siz bâkî mi kalacaksınız? Onlar öldüler de siz ölmeyecek misiniz? Sizin saltanatınız bitmeyecek mi? Unutmayın ki bir gün bu dünya, bu hayat, bu güneş, bu yıldızlar ve her şey bitecek
    "Biz her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik ki onlara (emredildikleri şeyleri) açıklasın. (Peygamberin açıklamasından) sonra Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. O azîzdir, hikmet sahibidir" (İbrahim, 14/4).

    Alıntı
    4. “Kendilerine apaçık anlatabilsin diye, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik. Allah dilediğini saptırır ve dilediğini de doğru yola eriştirir; güçlü olan, Hakim olan O'dur.”

    Biz her bir peygamberi kendilerine gönderilen vahyimizi onlara apaçık anlatsın diye, onları apaçık bir şekilde yolumuza dâvet etsinler diye o kavmin diliyle konuşur olarak gönderdik. Evet her bir peygamberi kendilerine gönderilen kavimlerin diliyle konuşur olarak gönderdik ki gönderileni onlara açıklasın, beyan etsin, onları Benim apaydınlık yoluma, İslâm yoluma dâvet etsin. Bütün peygamberler kavimlerinin lisânıyla gönderilmiştir.

    İşte Rabbimiz önceki âyetlerinde Rasulullah efendimizin de gönderiliş gayesini açıklamıştı. İnsanlığı bu kitapla, Allah’ın izni ve yardımıyla karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için görevlendirildiğini ortaya koymuştu. Peki şimdi bu iş bu âyetle birlikte düşünüldüğü zaman nasıl olacak? Tüm insanlık için gönderilmiş, tüm insanlığı dâvet göreviyle görevlendirilmiş bir peygamber, ama gerek onun gönderildiği dönemde, gerekse şu anda insanlar bir tek dil konuşmuyorlar. Yeryüzünde insanlar çok farklı diller konuşuyorlar. Rasulullah efendimizin gönderildiği toplum ise Arapça konuşuyordu. Rasulullah efendimiz de Arapça bir dille konuşuyordu. Ona gönderilen bu kitabın dili de Arapça idi. Peki acaba kıyâmete kadar bu dil problemi nasıl çözümlenecek?

    Evet şu anda dünyada Arapça konuşan bir kitap ve Arapça konuşan bir peygamber Sünneti, bir peygamber örneği, bir peygamber yolu ve uygulamaları var. Allah’ın izniyle doğusundan batısına tüm dünyaya bu kitabın ve bu peygamberin mesajı ulaştırılacaktır. Tüm insanlar bu iki temel kaynağı, bu iki kulluk yasasını kendilerine aktaracaklar, kendi dillerine kazandıracaklar, çeviride bulunacaklar. Kendi dilleriyle kitabı ve Sünneti anlamaya çalışacaklar. Kendi dillerinin anlatımıyla bu mesajı toplumlarına sunacaklar. Bu mesajla toplumlarını uyaracaklar. Hem Arapça hem de kendi dilleriyle bunun eğitimini yapacaklar. Müslümanlar kitaplarının ve peygamberlerinin dili olan Arapça’yı da öğrenmeye çalışacaklar. Böylece bu kitabın ve kitabın pratiği olan peygamberin mesajını güzel bir şekilde anlayabilmenin yoluna girecekler.

    Bu çok zor da değildir. İşte şu anda bizler Türkçe konuşan bir anadan babadan dünyaya geldiğimiz halde kitabımızın dilini anlıyoruz. Allah’ın bir lütfu olarak her dilde bu kitabın ve peygamberin an-laşıldığını görüyoruz. Fransızca konuşan bir Fransız’ın, Almanca ko-nuşan bir Almanın, İngilizce konuşan bir Amerikalının bu kitabın dilini anladığını görüyoruz. Ve gâyet güzel bir şekilde kendi dillerinde top-lumlarına bu kitabın âyetlerini anlattıklarını görüyoruz.
    Allah dilediğini saptırır ve dilediğini de doğru yola eriştirir. Güçlü olan, Azîz olan ve Hakîm olan O’dur. Evet işte böyle yeryüzünde herkesin ulaşabileceği, herkesin anlayabileceği bir Kur’an’la, bir peygamberle karşı karşıya kalan insanları kendi tercihlerine göre, kendi seçimlerine göre Rabbimiz hidâyete ve dalâlete sevk ediyor. Hür iradeleriyle hidâyeti tercih edenleri hidâyete sevk ederken, dalâleti, sapıklığı tercih edenlerin de dalâletlerini onaylamaktadır. Hidâyet konusunda da, dalâlet konusunda da büyük irade sahibi Allah’tır. Güç kuvvet sahibi, yetki sahibi O’dur. Hidâyet isteyenler için hidâyet onayı da, dalâlet isteyenler için de dalâlet onayı O’na aittir. Hidâyet isteyenler de, dalâleti tercih edenler de Allah’ın onayı olmadan ne hidâyeti ne de sapıklığı bulamazlar. Allah Azîzdir, intikam sahibidir, izzet ve şeref sahibidir. Kendi dinini, kendi yolunu tercih edenleri de izzet ve şerefe ulaştırandır, yaptığı her şeyi belli bir hikmetle yapandır.



  4. 12.Kasım.2011, 13:31
    2
    Moderatör



    Alıntı
    Bütün peygamberler neden hep peygamber soyundan diger milletlere bir şey düşmüyor mu ? Diyelim adamın biri amerikada yaşıyor ama peygamber şam tarafından gönderilmiş onlara bir şey düşmüyor mu veya bizde türk ulusu olarak bir peygamberde bizden çıksa sadece peygamberin oglu mu peygamber olabiliyor başka bir yerden çıkmıyor mu ?
    Allah, her millete bir peygamber göndermiştir. Peygamberler insanlara hak ve hakikatı kendi dilleriyle açık bir şekilde anlatmışlardır: "Biz her millet içinde, 'Allah'a kulluk edin, tâğuttan kaçının' diye bir elçi gönderdik. Onlardan kimine Allah hidâyet etti, kimine de sapıklık hak oldu. İşte yeryüzünde gezin de bakın, yalanlayanların sonu nasıl olmuş" (en-Nahl, 16/36).
    Alıntı
    36. “Andolsun ki, her ümmete: “Allah'a kulluk edin, azdırıcılardan kaçın” diyen peygamber göndermişizdir. Allah içlerinden kimini doğru yola eriştirdi kimi de sapıklığı hak etti. Yeryüzünde gezin; peygamberleri yalanlayanların sonlarının nasıl olduğunu görün.”

    Biz her bir ümmet için, her bir toplum için mutlaka bir peygam-ber göndermişizdir. Kendilerine elçi gönderilmemiş bir tek toplum yoktur. Kendilerine vahiy ulaştırılmamış bir tek ümmet yoktur. Rabbimi-zin toplumlara gönderdiği elçilerinin ortak özellikleri de bakın şuy-muş: Bu elçilerin tamamı gönderildikleri toplumlara şunu söylemişler: Ey insanlar, sadece Allah’a kulluk edin. Hayatınızın her bir bölümünde sadece Allah’ı dinleyin. Hayatınızda hakim varlık sadece Allah olsun. Sadece Allah yasalarını uygulayın. Sadece Allah’ın istediği kulluğu yaşayın.

    Allah karşıtı tanrılık iddiasında bulunan her bir tâğuttan, her bir azgından da uzaklaşın. Allah’ın dini karşısında din iddiasında bulunan, Allah’ın yasaları karşısında yasa belirlemeye kalkışan, insanları Allah’a kulluktan koparıp kendisine, kendi yasalarına itaate çağıran her bir azgın tâğuttan, o tâğutlara itaatten vaz geçin. O azgınları asla muhatap kabul etmeyin.

    İşte Rabbimiz Hazreti Adem aleyhisselâm’dan bu yana elçi gönderdiği tüm toplumlara bu yasasını ulaştırmıştır. İşte gönderdiği son elçisine de emrini veriyordu. Ey peygamberim, sen insanları sadece Bana kulluğa dâvet et. Sen ve senin dâvetini kabul edenler Be-nim karşıtım azgın tâğutlardan uzak durun. Hayatınızın hiçbir bölümünde tâğutlara karışma alanı bırakmayın. Benimle birlikte tağutların yasalarını da uygulamaya kalkışarak şirke düşmeyin.

    Şimdi Rabbimiz tüm elçilerine böyle buyurmuşken, son elçisine de bunu emretmişken, tüm peygamberler tarih boyunca insanları yalnız Allah’ı dinlemeye, Allah karşıtı tâğutları reddetmeye çağırıp dururlarken tâğutlara itaat eden, putları Allah’a ortak koşan ve de eğer Allah istemeseydi biz bu suçları asla işleyemezdik diyerek küfür ve şirklerinin faturasını Allah’a kesmeye çalışan bu müşriklere ne demek lâzım? Bu durumda Allah’ı bırakarak, Allah’a kulluğu bırakarak, Allah’ın dinini terk ederek tâğutların dinini uygulamaya çalışan bu insanlar kendilerini nasıl mazur gösterebilirler?
    İşte onlardan bazılarına Allah hidâyet edip doğru yolunu göstermiştir. Onlardan kimilerine de dalâlet isâbet etti. Kimileri Allah’a kulak verdiler, Allah’ın kitaplarına, Allah’ın elçilerine kulak verdiler, tevhide inandılar, Allah yoluna gittiler, müslümanca bir hayat yaşadılar. Kimileri de Allah’tan, Allah’ın kitabından, Allah’ın dininden habersiz sapık bir hayat yaşadılar, hevâ ve heveslerine tabi oldular, tağutların yolundan gittiler.

    Öyleyse şimdi sizler ey insanlar, arzda gezip dolaşın. Bir bakın ki yalancıların âkıbetleri nice olmuş? Allah’ı yalanlayanların, Allah’ın âyetlerini yalan sayanların, Allah’ın elçilerini yok farz ederek bir hayat yaşayanların âkıbetleri nasıl olmuş bir bakıverin. Âd kavmine, Hûd kavmine, Nuh kavmine, Lût kavmine, Semûd’a bir bakmaz mısınız? Ne âlemde şimdi onlar? O görkemli vücutlar, cüsseler, o görkemli şehirler, medeniyetler, o görkemli ordular, o görkemli egemenlikler nerede şimdi? Nerede o yeryüzünü titreten kralların haykırışları? Hepsi yıkılıp gitmediler mi? Hepsi yok olup gitmediler mi? Yerlerinde baykuşlar ötmüyor mu? Tarihten hiç ibret almıyor musunuz? Onlar gittiler de siz bâkî mi kalacaksınız? Onlar öldüler de siz ölmeyecek misiniz? Sizin saltanatınız bitmeyecek mi? Unutmayın ki bir gün bu dünya, bu hayat, bu güneş, bu yıldızlar ve her şey bitecek
    "Biz her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik ki onlara (emredildikleri şeyleri) açıklasın. (Peygamberin açıklamasından) sonra Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. O azîzdir, hikmet sahibidir" (İbrahim, 14/4).

    Alıntı
    4. “Kendilerine apaçık anlatabilsin diye, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik. Allah dilediğini saptırır ve dilediğini de doğru yola eriştirir; güçlü olan, Hakim olan O'dur.”

    Biz her bir peygamberi kendilerine gönderilen vahyimizi onlara apaçık anlatsın diye, onları apaçık bir şekilde yolumuza dâvet etsinler diye o kavmin diliyle konuşur olarak gönderdik. Evet her bir peygamberi kendilerine gönderilen kavimlerin diliyle konuşur olarak gönderdik ki gönderileni onlara açıklasın, beyan etsin, onları Benim apaydınlık yoluma, İslâm yoluma dâvet etsin. Bütün peygamberler kavimlerinin lisânıyla gönderilmiştir.

    İşte Rabbimiz önceki âyetlerinde Rasulullah efendimizin de gönderiliş gayesini açıklamıştı. İnsanlığı bu kitapla, Allah’ın izni ve yardımıyla karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için görevlendirildiğini ortaya koymuştu. Peki şimdi bu iş bu âyetle birlikte düşünüldüğü zaman nasıl olacak? Tüm insanlık için gönderilmiş, tüm insanlığı dâvet göreviyle görevlendirilmiş bir peygamber, ama gerek onun gönderildiği dönemde, gerekse şu anda insanlar bir tek dil konuşmuyorlar. Yeryüzünde insanlar çok farklı diller konuşuyorlar. Rasulullah efendimizin gönderildiği toplum ise Arapça konuşuyordu. Rasulullah efendimiz de Arapça bir dille konuşuyordu. Ona gönderilen bu kitabın dili de Arapça idi. Peki acaba kıyâmete kadar bu dil problemi nasıl çözümlenecek?

    Evet şu anda dünyada Arapça konuşan bir kitap ve Arapça konuşan bir peygamber Sünneti, bir peygamber örneği, bir peygamber yolu ve uygulamaları var. Allah’ın izniyle doğusundan batısına tüm dünyaya bu kitabın ve bu peygamberin mesajı ulaştırılacaktır. Tüm insanlar bu iki temel kaynağı, bu iki kulluk yasasını kendilerine aktaracaklar, kendi dillerine kazandıracaklar, çeviride bulunacaklar. Kendi dilleriyle kitabı ve Sünneti anlamaya çalışacaklar. Kendi dillerinin anlatımıyla bu mesajı toplumlarına sunacaklar. Bu mesajla toplumlarını uyaracaklar. Hem Arapça hem de kendi dilleriyle bunun eğitimini yapacaklar. Müslümanlar kitaplarının ve peygamberlerinin dili olan Arapça’yı da öğrenmeye çalışacaklar. Böylece bu kitabın ve kitabın pratiği olan peygamberin mesajını güzel bir şekilde anlayabilmenin yoluna girecekler.

    Bu çok zor da değildir. İşte şu anda bizler Türkçe konuşan bir anadan babadan dünyaya geldiğimiz halde kitabımızın dilini anlıyoruz. Allah’ın bir lütfu olarak her dilde bu kitabın ve peygamberin an-laşıldığını görüyoruz. Fransızca konuşan bir Fransız’ın, Almanca ko-nuşan bir Almanın, İngilizce konuşan bir Amerikalının bu kitabın dilini anladığını görüyoruz. Ve gâyet güzel bir şekilde kendi dillerinde top-lumlarına bu kitabın âyetlerini anlattıklarını görüyoruz.
    Allah dilediğini saptırır ve dilediğini de doğru yola eriştirir. Güçlü olan, Azîz olan ve Hakîm olan O’dur. Evet işte böyle yeryüzünde herkesin ulaşabileceği, herkesin anlayabileceği bir Kur’an’la, bir peygamberle karşı karşıya kalan insanları kendi tercihlerine göre, kendi seçimlerine göre Rabbimiz hidâyete ve dalâlete sevk ediyor. Hür iradeleriyle hidâyeti tercih edenleri hidâyete sevk ederken, dalâleti, sapıklığı tercih edenlerin de dalâletlerini onaylamaktadır. Hidâyet konusunda da, dalâlet konusunda da büyük irade sahibi Allah’tır. Güç kuvvet sahibi, yetki sahibi O’dur. Hidâyet isteyenler için hidâyet onayı da, dalâlet isteyenler için de dalâlet onayı O’na aittir. Hidâyet isteyenler de, dalâleti tercih edenler de Allah’ın onayı olmadan ne hidâyeti ne de sapıklığı bulamazlar. Allah Azîzdir, intikam sahibidir, izzet ve şeref sahibidir. Kendi dinini, kendi yolunu tercih edenleri de izzet ve şerefe ulaştırandır, yaptığı her şeyi belli bir hikmetle yapandır.



  5. 12.Kasım.2011, 14:33
    3
    KulBarış
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Kasım.2011
    Üye No: 91417
    Mesaj Sayısı: 29
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Bütün peygamberler neden hep peygamber soyundan diger milletlere bir şey düşmüyor mu ?

    Ümmet-i Muhammed olduğumuz için şükretmemiz lazım.Cennet ehlinin çoğu Peygamber efendimiz Hz.Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) dendir.

    Rabbim bizleride cehenneme uğramadan cennetle müjdelenenlerden eylesin


  6. 12.Kasım.2011, 14:33
    3
    Ümmet-i Muhammed olduğumuz için şükretmemiz lazım.Cennet ehlinin çoğu Peygamber efendimiz Hz.Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) dendir.

    Rabbim bizleride cehenneme uğramadan cennetle müjdelenenlerden eylesin


  7. 12.Kasım.2011, 15:35
    4
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Bütün peygamberler neden hep peygamber soyundan diger milletlere bir şey düşmüyor mu ?

    neden İbrahim Aleyhisselam ile Eyyub Aleyhisselam ın babası aynı degil.

    isa ALeyhisselam ile Yahya ALeyhisselamın babası aynı degil. zaten hz isanın babası yok.

    hemde aynı dönemde yaşamışlardır.

    daha birçok örnek verebiliriz. kardeş eğerki dersen geriye gidersek babaları birleşiyor. ona bakarsan bizlerinde geriye gidersek babalarımız birleşiyor. 124 000 peygamber gelmiştir. kimler nereye gitmiş fazla bilgi verilmemiş. Rabbimden başka kim bilir. Hepsininde babası 1 değil. aynı babadan gelenlerde var. gelmeyenlerde var. Harun ALeyhisselam , Musa Aleyhiiselam kardeşlerdir. , ishak ALeyhisselam ile ismail Aleyhisselam kardeşlerdir. babalarıda 1 dir.


  8. 12.Kasım.2011, 15:35
    4
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    neden İbrahim Aleyhisselam ile Eyyub Aleyhisselam ın babası aynı degil.

    isa ALeyhisselam ile Yahya ALeyhisselamın babası aynı degil. zaten hz isanın babası yok.

    hemde aynı dönemde yaşamışlardır.

    daha birçok örnek verebiliriz. kardeş eğerki dersen geriye gidersek babaları birleşiyor. ona bakarsan bizlerinde geriye gidersek babalarımız birleşiyor. 124 000 peygamber gelmiştir. kimler nereye gitmiş fazla bilgi verilmemiş. Rabbimden başka kim bilir. Hepsininde babası 1 değil. aynı babadan gelenlerde var. gelmeyenlerde var. Harun ALeyhisselam , Musa Aleyhiiselam kardeşlerdir. , ishak ALeyhisselam ile ismail Aleyhisselam kardeşlerdir. babalarıda 1 dir.


  9. 12.Kasım.2011, 16:53
    5
    xmonte
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ekim.2009
    Üye No: 62698
    Mesaj Sayısı: 15
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Bütün peygamberler neden hep peygamber soyundan diger milletlere bir şey düşmüyor mu ?

    Sonuçta hepimizin soyu Hz. Adem'den gelmekte hal böyle olunca hepimiz peygamber soyundan sayılırız.


  10. 12.Kasım.2011, 16:53
    5
    xmonte - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Sonuçta hepimizin soyu Hz. Adem'den gelmekte hal böyle olunca hepimiz peygamber soyundan sayılırız.





+ Yorum Gönder