Konusunu Oylayın.: Alevi bir kimse hanefi bir kimse ile evlenebilir mi ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Alevi bir kimse hanefi bir kimse ile evlenebilir mi ?
  1. 10.Kasım.2011, 02:56
    1
    ahmetyuksel
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Haziran.2008
    Üye No: 22789
    Mesaj Sayısı: 6
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Alevi bir kimse hanefi bir kimse ile evlenebilir mi ?






    Alevi bir kimse hanefi bir kimse ile evlenebilir mi ? Mumsema kimsenin kalbini kırmak veya üzmek gibi bir niyetim yok sadece kulak misafiri olup ta merak uyandırdığım için sizlerle bu konuyu paylaşıyorum ..alevi bir kardeşimiz hanifi mezhebinden bir bayanla evlene bilirmi veya caiz mi bi çok olay ve günümüze kadar gelenlere bakılırsa hayır ama kafamızı karıştıran bir çok olay bir örnek mum söndü yü örnek göstere bilirim ama gerisini söylemek bile beni korkutuyor tekrar özür dileyerek cevaplarınızı bekliyor ve affınıza sığınıyorum


  2. 10.Kasım.2011, 02:56
    1



    kimsenin kalbini kırmak veya üzmek gibi bir niyetim yok sadece kulak misafiri olup ta merak uyandırdığım için sizlerle bu konuyu paylaşıyorum ..alevi bir kardeşimiz hanifi mezhebinden bir bayanla evlene bilirmi veya caiz mi bi çok olay ve günümüze kadar gelenlere bakılırsa hayır ama kafamızı karıştıran bir çok olay bir örnek mum söndü yü örnek göstere bilirim ama gerisini söylemek bile beni korkutuyor tekrar özür dileyerek cevaplarınızı bekliyor ve affınıza sığınıyorum


    Benzer Konular

    - Hanefi bayan bir alevi gençle evlenebilir mi caiz midir bilgi verir misiniz?

    - Ölen bir kimse adına yetkili olan kimse onun kefenini güzelinden yapsın

    - Sünni bir hanım alevi bir kimse ile evlenebilir mi ?

    - En alçak kimse en mutlu kimse oluncaya kadar kıyamet kopmayacaktır

    - İhramlı kimse evlenebilir mi?

  3. 10.Kasım.2011, 03:21
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: yardımcı olursanız sevinirim ?




    Konu hakkında detaylı bilgi için
    Ahmet Şahin'in yazısını okursanız
    kafanıza takılanlara yanıt bulmaya yardımcı
    olacaktır İnşaAllah kardeşim
    Hayırlarla...


    ___________________


    Müslüman bir hanım ancak Müslüman bir kimse ile evlenebileceğinden önce Müslümanı tanıtmamız lazımdır. Müslüman, İslâm dininin bütün kesin hükümlerini kabul edip hiç birisini reddetmeyen kimsedir. Yani namaz, oruç, zekât, hac, abdest, gusül ve benzeri emirleriyle; zina, içki, faiz ve benzeri nehiyleri kabul edip onlara inanan kimsedir. Ama zikredilen şeylerin tümünü veya bir kısmını kabul etmeyen kimse Müslüman sayılmadığı gibi onunla evlenmek de caiz değildir. Evlenme vaki olduğu takdirde evlilik hayatı gayri meşrudur. Bunun adı ister Sünni olsun, ister Şii olsun fark etmez.

    Demek ki evlenmenin ölçüsü İslâm'dır.
    Maalesef bugün yurt içinde veya dışında birçok Müslüman hanım, durumu sormadan ve İslâm'ın hükmünü öğrenmeden Müslüman olmayan kimse ile evlenir ve kendini kıyamete kadar Allah'ın lanetine müstahak eder. (Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar II. 119)

    Bu konuda bir süreden beri sualler sorulmakta, cevaplar beklenmektedir. Önce bir hususa işarette bulunmak istiyorum.

    Biz Alevî-Sünnî ihtilafını körükleyip ayrılık gayrılık meydana getirmeye taraftar değiliz. Birlik ve beraberlikten yanayız. İhtilâfları körüklemekten, farklı anlayışları alevlendirip birliğimizi bozmaktan hiç kimseye fayda gelmez, ancak hepimize zarar gelir. Bunu böyle biliyor, böyle de inanıyoruz.

    Aslında bir Müslüman’ın veya bir tarikatın Hz. Ali (ra) muhabbetini meslek ve meşrebine esas almasının dinen hiçbir mahzuru yoktur. Diğer sahabelere tecâvüz etmemek, Kur'an ve Sünnet'in ışığında namazını kılmak, orucunu tutmak ve diğer sorumluluklarını yerine getirmek kaydı ile, Hz. Ali (ra) ve Ehl-i Beyt muhabbetini rehber edinmenin hiçbir mahzuru yoktur. Gerçek şu ki, Kitap ve Sünnet'i bilen ve gereği gibi yaşayan hakikî bir Alevî, ancak Allah Teâlâ'yı ma'bûd olarak tanır. Kendisini, İslâmîyet’in bir ferdi olarak bilir, Peygamberimizi (asm), en son peygamber, Kur'ân-ı Kerîm'i de son semavî kitap kabul eder.

    Bu sun’î ayrılığın ortadan kalkmasının tek yolu, Kur'an'ın ışığı altına girmek ve O'nu yegâne ölçü kabul etmektir. Nitekim Cenâb-ı Hak Kur'ân-ı Kerim'de, “Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılınız ve ayrılmayınız.” buyurmakla, bütün Müslümanların Kur'an etrafında toplanmasını emretmektedir.

    Bu anlayış içinde sualin cevabını vermeye çalışacalım.

    Önce Alevîliğin ne olduğunu belirlememiz gerekir ki, hüküm vermekte isabet edelim. Gerçekten de Alevîlik nedir? Evet, cevabını aradığımız soru budur. Alevîliğin ne olduğunu belirleyebilsek mesele biter, "Evlenmek uygundur, yahut da değildir." diye cevap verebiliriz. Ne var ki, ülkemizdeki Alevîlik anlayışı tek ve net değildir. Bazı Alevî temsilcilerinin Alevîlik anlayışlarını dinledim Samanyolu Televizyonu'nda...

    Şayet Alevîlik böyleyse dinen evlenmek de isabetli, akraba olmakla da fayda vardır. Tanışırız, anlaşırız. Bu dedeler diyorlar ki:

    - Alevilik Kur'ân'ın dışında olamaz. Sünnetin zıddına anlaşılamaz. Peygamber Efendimiz (asm)'in yaşayışına ters şekilde yorumlanamaz, Alevîlik'te namaz, oruç, hac, zekât gibi dinî emirlerin hepsi de vardır ve mevcuttur. Aksini iddia edenler Alevîliği kendi maksatlarına âlet etmek isteyenlerdir. Onların oyununa gelinmemeli, Aleviliği İslâm'ın dışında göstermek isteyenlere itibar edilmemelidir...

    Alevîlik böyleyse bir diyeceğimiz olmaz. Din kardeşi anlayışı içinde bakarız kendilerine, hatta bir kısım kusur ve noksanlarını da görmezlikten geliriz. Çünkü hepimizde vardır kusur ve amel eksikleri...

    Ancak böyle değil de, alevîlik bazılarının iddia ettikleri gibi ise... Yani:

    - Namaz, oruç, zekât yoksa; ibadetlerini sadece bir kalb, gönül meselesi telâkki ediyor, beş vakit namazı inkarda bulunuyorlarsa: Resulüllah (asm)'ın raşid halifelerine hürmetsizliği esas alıyor, bazı tarihî olayları günümüze taşıyarak düşmanlığı canlı tutmayı düşünüyorlarsa; bilhassa farz olan guslü kabul etmiyor, cünüblükten sonra yıkanmayı uygun bulmuyorlarsa... Bunları kabul etmeyenle edenin bir arada huzurlu bir yuva kurmaları, sevgi içinde mutlu ve bahtiyar olmaları aklen mümkün olmadığı gibi naklen de uygun olmaz. Aynı kültürü paylaşanların bile huzur içinde geçinmelerinde zorluk çıktığı günümüzde, ayrı kültürde olanların huzur içinde mutlu bir aile hayatı sürdüreceklerini sanmak, ne derece gerçekçi olur, düşünülsün. Bunun için diyorum ki: “Alevîliği taraflar nasıl anlıyorlar, önce bunu tesbite ihtiyaç vardır!”

    Kur'ân'ı kutsal kitabımız olarak esas alıyorlarsa, Kur'ân'ın mânâsının sünnette açıklandığını kabul ediyorlarsa, Resulüllah (asm)'ın ve Ehl-i Beytin yaşayışını örnek biliyorlarsa, aramızda temelde ayrılık yok demektir. Diğer farklılıkları hoşgörmek mümkün olabilir.

    Farzları kabul eden kimse mü'mindir; kabul etmeyen ise inkarcı konumundadır. Bunu tesbit ise, görüşüp konuşmakla mümkün olur. Görüşüp konuşmadan kestirip atmak peşin hükümlülük olur.

    Bir mühim noktaya daha işaret etmek gerekir:

    Alevîliği İslâm'ın içinde yorumlayan din (kardeşimiz), dışında anlayan da (vatandaşımız)dır. Biz vatandaşımızla da karşılıklı saygı içinde yaşamak isteriz. Bu, bizim Müslümanlığımızın da gereğidir.

    Ahmet Şahin[



  4. 10.Kasım.2011, 03:21
    2
    Silent and lonely rains



    Konu hakkında detaylı bilgi için
    Ahmet Şahin'in yazısını okursanız
    kafanıza takılanlara yanıt bulmaya yardımcı
    olacaktır İnşaAllah kardeşim
    Hayırlarla...


    ___________________


    Müslüman bir hanım ancak Müslüman bir kimse ile evlenebileceğinden önce Müslümanı tanıtmamız lazımdır. Müslüman, İslâm dininin bütün kesin hükümlerini kabul edip hiç birisini reddetmeyen kimsedir. Yani namaz, oruç, zekât, hac, abdest, gusül ve benzeri emirleriyle; zina, içki, faiz ve benzeri nehiyleri kabul edip onlara inanan kimsedir. Ama zikredilen şeylerin tümünü veya bir kısmını kabul etmeyen kimse Müslüman sayılmadığı gibi onunla evlenmek de caiz değildir. Evlenme vaki olduğu takdirde evlilik hayatı gayri meşrudur. Bunun adı ister Sünni olsun, ister Şii olsun fark etmez.

    Demek ki evlenmenin ölçüsü İslâm'dır.
    Maalesef bugün yurt içinde veya dışında birçok Müslüman hanım, durumu sormadan ve İslâm'ın hükmünü öğrenmeden Müslüman olmayan kimse ile evlenir ve kendini kıyamete kadar Allah'ın lanetine müstahak eder. (Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar II. 119)

    Bu konuda bir süreden beri sualler sorulmakta, cevaplar beklenmektedir. Önce bir hususa işarette bulunmak istiyorum.

    Biz Alevî-Sünnî ihtilafını körükleyip ayrılık gayrılık meydana getirmeye taraftar değiliz. Birlik ve beraberlikten yanayız. İhtilâfları körüklemekten, farklı anlayışları alevlendirip birliğimizi bozmaktan hiç kimseye fayda gelmez, ancak hepimize zarar gelir. Bunu böyle biliyor, böyle de inanıyoruz.

    Aslında bir Müslüman’ın veya bir tarikatın Hz. Ali (ra) muhabbetini meslek ve meşrebine esas almasının dinen hiçbir mahzuru yoktur. Diğer sahabelere tecâvüz etmemek, Kur'an ve Sünnet'in ışığında namazını kılmak, orucunu tutmak ve diğer sorumluluklarını yerine getirmek kaydı ile, Hz. Ali (ra) ve Ehl-i Beyt muhabbetini rehber edinmenin hiçbir mahzuru yoktur. Gerçek şu ki, Kitap ve Sünnet'i bilen ve gereği gibi yaşayan hakikî bir Alevî, ancak Allah Teâlâ'yı ma'bûd olarak tanır. Kendisini, İslâmîyet’in bir ferdi olarak bilir, Peygamberimizi (asm), en son peygamber, Kur'ân-ı Kerîm'i de son semavî kitap kabul eder.

    Bu sun’î ayrılığın ortadan kalkmasının tek yolu, Kur'an'ın ışığı altına girmek ve O'nu yegâne ölçü kabul etmektir. Nitekim Cenâb-ı Hak Kur'ân-ı Kerim'de, “Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılınız ve ayrılmayınız.” buyurmakla, bütün Müslümanların Kur'an etrafında toplanmasını emretmektedir.

    Bu anlayış içinde sualin cevabını vermeye çalışacalım.

    Önce Alevîliğin ne olduğunu belirlememiz gerekir ki, hüküm vermekte isabet edelim. Gerçekten de Alevîlik nedir? Evet, cevabını aradığımız soru budur. Alevîliğin ne olduğunu belirleyebilsek mesele biter, "Evlenmek uygundur, yahut da değildir." diye cevap verebiliriz. Ne var ki, ülkemizdeki Alevîlik anlayışı tek ve net değildir. Bazı Alevî temsilcilerinin Alevîlik anlayışlarını dinledim Samanyolu Televizyonu'nda...

    Şayet Alevîlik böyleyse dinen evlenmek de isabetli, akraba olmakla da fayda vardır. Tanışırız, anlaşırız. Bu dedeler diyorlar ki:

    - Alevilik Kur'ân'ın dışında olamaz. Sünnetin zıddına anlaşılamaz. Peygamber Efendimiz (asm)'in yaşayışına ters şekilde yorumlanamaz, Alevîlik'te namaz, oruç, hac, zekât gibi dinî emirlerin hepsi de vardır ve mevcuttur. Aksini iddia edenler Alevîliği kendi maksatlarına âlet etmek isteyenlerdir. Onların oyununa gelinmemeli, Aleviliği İslâm'ın dışında göstermek isteyenlere itibar edilmemelidir...

    Alevîlik böyleyse bir diyeceğimiz olmaz. Din kardeşi anlayışı içinde bakarız kendilerine, hatta bir kısım kusur ve noksanlarını da görmezlikten geliriz. Çünkü hepimizde vardır kusur ve amel eksikleri...

    Ancak böyle değil de, alevîlik bazılarının iddia ettikleri gibi ise... Yani:

    - Namaz, oruç, zekât yoksa; ibadetlerini sadece bir kalb, gönül meselesi telâkki ediyor, beş vakit namazı inkarda bulunuyorlarsa: Resulüllah (asm)'ın raşid halifelerine hürmetsizliği esas alıyor, bazı tarihî olayları günümüze taşıyarak düşmanlığı canlı tutmayı düşünüyorlarsa; bilhassa farz olan guslü kabul etmiyor, cünüblükten sonra yıkanmayı uygun bulmuyorlarsa... Bunları kabul etmeyenle edenin bir arada huzurlu bir yuva kurmaları, sevgi içinde mutlu ve bahtiyar olmaları aklen mümkün olmadığı gibi naklen de uygun olmaz. Aynı kültürü paylaşanların bile huzur içinde geçinmelerinde zorluk çıktığı günümüzde, ayrı kültürde olanların huzur içinde mutlu bir aile hayatı sürdüreceklerini sanmak, ne derece gerçekçi olur, düşünülsün. Bunun için diyorum ki: “Alevîliği taraflar nasıl anlıyorlar, önce bunu tesbite ihtiyaç vardır!”

    Kur'ân'ı kutsal kitabımız olarak esas alıyorlarsa, Kur'ân'ın mânâsının sünnette açıklandığını kabul ediyorlarsa, Resulüllah (asm)'ın ve Ehl-i Beytin yaşayışını örnek biliyorlarsa, aramızda temelde ayrılık yok demektir. Diğer farklılıkları hoşgörmek mümkün olabilir.

    Farzları kabul eden kimse mü'mindir; kabul etmeyen ise inkarcı konumundadır. Bunu tesbit ise, görüşüp konuşmakla mümkün olur. Görüşüp konuşmadan kestirip atmak peşin hükümlülük olur.

    Bir mühim noktaya daha işaret etmek gerekir:

    Alevîliği İslâm'ın içinde yorumlayan din (kardeşimiz), dışında anlayan da (vatandaşımız)dır. Biz vatandaşımızla da karşılıklı saygı içinde yaşamak isteriz. Bu, bizim Müslümanlığımızın da gereğidir.

    Ahmet Şahin[



  5. 10.Kasım.2011, 14:26
    3
    melle
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2008
    Üye No: 20559
    Mesaj Sayısı: 2,084
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21

    Cevap: yardımcı olursanız sevinirim ?

    soru yanlış yerde


  6. 10.Kasım.2011, 14:26
    3
    Devamlı Üye
    soru yanlış yerde


  7. 10.Kasım.2011, 17:05
    4
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Alevi bir kimse hanefi bir kimse ile evlenebilir mi ?

    kardeş Alevilik mezhep değil Hz Ali yi sevmektir. iş itikata bakmaktadır. İslamda nelere inanacan nelere inanmayacan konusuna. Hanifi gider Hz Adem (Aleyhisselam) ın Peygamberligini kabul etmese. oda dinden çıkar. aynı durum Aleviler içinde geçerlidir. ilk başta evlenilecek kişinin inançlarını araştırmak gerek. Alevi tanıdıklarım var. çoğu hanifiden Daha çok ibadet ederler. veya Adam Hanifi mezhebindeyim diyor. İslamda çok şeyi inkar ediyor. işte öyle adama zaten hanifide olsa alevide olsa kız verilmez.


  8. 10.Kasım.2011, 17:05
    4
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    kardeş Alevilik mezhep değil Hz Ali yi sevmektir. iş itikata bakmaktadır. İslamda nelere inanacan nelere inanmayacan konusuna. Hanifi gider Hz Adem (Aleyhisselam) ın Peygamberligini kabul etmese. oda dinden çıkar. aynı durum Aleviler içinde geçerlidir. ilk başta evlenilecek kişinin inançlarını araştırmak gerek. Alevi tanıdıklarım var. çoğu hanifiden Daha çok ibadet ederler. veya Adam Hanifi mezhebindeyim diyor. İslamda çok şeyi inkar ediyor. işte öyle adama zaten hanifide olsa alevide olsa kız verilmez.


  9. 10.Kasım.2011, 22:40
    5
    ahmetyuksel
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Haziran.2008
    Üye No: 22789
    Mesaj Sayısı: 6
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Alevi bir kimse hanefi bir kimse ile evlenebilir mi ?

    mezhep olamdığını biliyorum belki sruyu yanlış yazmış veya icrak edememiş olabilirim yinede affınıza sığınıyorum bana bu konuda yardımcı olaursanız sevinirim hepinizden allah razı olsun..


  10. 10.Kasım.2011, 22:40
    5
    mezhep olamdığını biliyorum belki sruyu yanlış yazmış veya icrak edememiş olabilirim yinede affınıza sığınıyorum bana bu konuda yardımcı olaursanız sevinirim hepinizden allah razı olsun..


  11. 11.Kasım.2011, 00:49
    6
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Alevi bir kimse hanefi bir kimse ile evlenebilir mi ?

    Alıntı
    mezhep olamdığını biliyorum belki sruyu yanlış yazmış veya icrak edememiş olabilirim yinede affınıza sığınıyorum bana bu konuda yardımcı olaursanız sevinirim hepinizden allah razı olsun
    Kardeşim İslam'a uymayan her türlü sapıklıktan
    uzak durmak gerekir,Şii mezhebinin çok azı haricinde
    birçok sapkın kolu olduğu bilinmektedir,sizin bahsettiğiniz şeyleri
    yani sapıklıkları hiçbir mezhepte ve dinde yeri yoktur.
    bu şekilde sapıklığa düşmüş adı her ne ise kişi
    ile evlenmek caiz değildir,fakat böyle bir batıl yaşam
    tarzında yetişen bir bayan İslami şartları kabul edip
    düzelmek isterse İslami ölçülerde hayatını idame ettirmeye
    karar verirse o zaman evlenmekte bir sakınca olmaz
    Nitekim önceden yahudi kadını olan Hz. Safiye annemizin
    Müslüman olarak Peygamberimiz (s.a.v) ile evlenmesi Müslümanlar
    için örnek teşkil eder.
    Hayırlarla...



  12. 11.Kasım.2011, 00:49
    6
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    mezhep olamdığını biliyorum belki sruyu yanlış yazmış veya icrak edememiş olabilirim yinede affınıza sığınıyorum bana bu konuda yardımcı olaursanız sevinirim hepinizden allah razı olsun
    Kardeşim İslam'a uymayan her türlü sapıklıktan
    uzak durmak gerekir,Şii mezhebinin çok azı haricinde
    birçok sapkın kolu olduğu bilinmektedir,sizin bahsettiğiniz şeyleri
    yani sapıklıkları hiçbir mezhepte ve dinde yeri yoktur.
    bu şekilde sapıklığa düşmüş adı her ne ise kişi
    ile evlenmek caiz değildir,fakat böyle bir batıl yaşam
    tarzında yetişen bir bayan İslami şartları kabul edip
    düzelmek isterse İslami ölçülerde hayatını idame ettirmeye
    karar verirse o zaman evlenmekte bir sakınca olmaz
    Nitekim önceden yahudi kadını olan Hz. Safiye annemizin
    Müslüman olarak Peygamberimiz (s.a.v) ile evlenmesi Müslümanlar
    için örnek teşkil eder.
    Hayırlarla...






+ Yorum Gönder