Konusunu Oylayın.: Cehennemin Kanıtları Neye Dayanıyor?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Cehennemin Kanıtları Neye Dayanıyor?
  1. 23.Eylül.2011, 07:42
    1
    Hiss1
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Haziran.2011
    Üye No: 87987
    Mesaj Sayısı: 298
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cehennemin Kanıtları Neye Dayanıyor?






    Cehennemin Kanıtları Neye Dayanıyor? Mumsema
    Alıntı
    arapça şifreler barındıran bir dil olduğu için çevirilerde sorun yaşanıyor. harfler durumlarına göre şekil değiştiriyoe arapçada. bu nedenle çeviriler sağlıklı olmuyor ve belirli şeyler gizli kalıyor. bizim hocalarımız (sözde din bilginlerimiz) eskiden yapılan çevirilere binbir türlü ayrıntı katıp bize sunuyor. oysa kuran öyle yazılmıştır ki okuyan herkes farklı anlar. zaman mekan ve kişiye (kişinin farkındalığına) göre biçim değiştirebilir. arapça bu nedenle zordur ve kuran çevirileri çelişkiler yaratır. bu nedenle en iyisi mesnevi okumaktır. birde şu var ki kuranda çok fazla betimleme ve benzetme vardır. mesela ben cehenneme inanmam. bence en büyük cehennem dünyadır ve insan cezasını takrar tekrar dünyaya sürülerek çeker. bu nedenle orda burda yazan çevirilerden anlamaya çalışmayınız. eğer enlamak isteyenler varsa mealleri değil mevlana nın mesnevisini öneririm...
    Bu ileti sizin benim gibi bir müslümana ait. Onunla biraz konuştum da, bana bu kanıtların neye dayandığını sordu. Ben de merak edip buraya yazdım. İnşallah onu da aydınlatacağım sizin yardımınızla. Cehennemin ahirette olduğunun kanıtları nereye dayanıyor? Benzetme olanağı falan olmayan, kesin güvenilir bir kaynak var mı?


  2. 23.Eylül.2011, 07:42
    1
    Devamlı Üye



    Alıntı
    arapça şifreler barındıran bir dil olduğu için çevirilerde sorun yaşanıyor. harfler durumlarına göre şekil değiştiriyoe arapçada. bu nedenle çeviriler sağlıklı olmuyor ve belirli şeyler gizli kalıyor. bizim hocalarımız (sözde din bilginlerimiz) eskiden yapılan çevirilere binbir türlü ayrıntı katıp bize sunuyor. oysa kuran öyle yazılmıştır ki okuyan herkes farklı anlar. zaman mekan ve kişiye (kişinin farkındalığına) göre biçim değiştirebilir. arapça bu nedenle zordur ve kuran çevirileri çelişkiler yaratır. bu nedenle en iyisi mesnevi okumaktır. birde şu var ki kuranda çok fazla betimleme ve benzetme vardır. mesela ben cehenneme inanmam. bence en büyük cehennem dünyadır ve insan cezasını takrar tekrar dünyaya sürülerek çeker. bu nedenle orda burda yazan çevirilerden anlamaya çalışmayınız. eğer enlamak isteyenler varsa mealleri değil mevlana nın mesnevisini öneririm...
    Bu ileti sizin benim gibi bir müslümana ait. Onunla biraz konuştum da, bana bu kanıtların neye dayandığını sordu. Ben de merak edip buraya yazdım. İnşallah onu da aydınlatacağım sizin yardımınızla. Cehennemin ahirette olduğunun kanıtları nereye dayanıyor? Benzetme olanağı falan olmayan, kesin güvenilir bir kaynak var mı?


    Benzer Konular

    - Rüyada Cin görmek neye yorumlanır, neye işaret eder

    - Efendimiz'in soyu türklere de dayanıyor mu?

    - Kur’an’ın korunmuşluğu nun kanıtları nelerdir?

    - Tasavvuf, Kabala ve Hinduizm’e mi dayanıyor?

    - Bazı hadislerde Cehennemin sıcaklığı bizim ateşimizden yetmiş kat daha sıcak olduğu ifade edilmekted

  3. 23.Eylül.2011, 15:26
    2
    Hiss1
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Haziran.2011
    Üye No: 87987
    Mesaj Sayısı: 298
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Cehennemin Kanıtları Neye Dayanıyor?




    Kimse cevap vermeyecek mi?


  4. 23.Eylül.2011, 15:26
    2
    Devamlı Üye



    Kimse cevap vermeyecek mi?


  5. 23.Eylül.2011, 15:31
    3
    Öksüz
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Nisan.2011
    Üye No: 86556
    Mesaj Sayısı: 37
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: Uzak Diyarlardan

    Cevap: Cehennemin Kanıtları Neye Dayanıyor?

    Alıntı
    ysa kuran öyle yazılmıştır ki okuyan herkes farklı anlar. zaman mekan ve kişiye (kişinin farkındalığına) göre biçim değiştirebilir. arapça bu nedenle zordur ve kuran çevirileri çelişkiler yaratır
    O geri zekalı arkadaşına söyle Kuranı kerimde çelişki olan bir tane ayet göstersin...
    Belli ki senin beynini yıkamak istiyor.


  6. 23.Eylül.2011, 15:31
    3
    Üye
    Alıntı
    ysa kuran öyle yazılmıştır ki okuyan herkes farklı anlar. zaman mekan ve kişiye (kişinin farkındalığına) göre biçim değiştirebilir. arapça bu nedenle zordur ve kuran çevirileri çelişkiler yaratır
    O geri zekalı arkadaşına söyle Kuranı kerimde çelişki olan bir tane ayet göstersin...
    Belli ki senin beynini yıkamak istiyor.


  7. 23.Eylül.2011, 16:04
    4
    mustafaocak61
    Kabristana Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Eylül.2008
    Üye No: 31817
    Mesaj Sayısı: 315
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Bulunduğu yer: Kabristan

    Cevap: Cehennemin Kanıtları Neye Dayanıyor?

    Alıntı
    İnkâr edenlere de ki: "Yakında yenilgiye uğratılacaksınız ve toplanıp cehenneme sürüleceksiniz" Ne kötü yataktır o (3/12)

    Bazı yüzlerin ağaracağı, bazı yüzlerin de kararacağı gün Yüzleri kapkara-kesilecek olanlara: "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyleyse inkar etmenize karşılık olarak azabı tadın" (denilir) (3/106)

    Ayetlerimize karşı inkâra sapanları şüphesiz ateşe sokacağız Derileri yanıp döküldükçe azabı tadmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz Gerçekten Allah güçlü ve üstün olandır hüküm ve hikmet sahibidir (4/56)

    Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: "Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık" (6/27)

    Rablerinin karşısında durdurulduklarında onları bir görsen: (Allah "Bu, gerçek değil mi?" dedi Onlar: "Evet, Rabbimiz hakkı için" dediler (Allah "Öyleyse inkâr edegeldikleriniz nedeniyle azabı tadın" dedi (6/30)

    Onların tümünü toplayacağı gün: "Ey cin topluluğu insanlardan çoğunu (ayartıp kendinize kullar) edindiniz" (diyecek) İnsanlardan onların dostları derler ki: "Rabbimiz kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tesbit ettiğin süreye ulaştık" (Allah) Diyecek ki: "Allah'ın dilediği dışta olmak üzere ateş sizin içinde süresiz kalacağınız konaklama yerinizdir" Şüphesiz Rabbin hüküm ve hikmet sahibi olandır bilendir (6/128)

    (Allah) diyecek: "Cinlerden ve insanlardan sizden önce geçmiş ümmetlerle birlikte ateşe girin" Her bir ümmet girişinde kardeşini (kendi benzerini) lanetler Nitekim hepsi birbiri ardınca orada toplanınca en sonra yer alanlar en önde gelenler için: "Rabbimiz, işte bunlar bizi saptırdı; öyleyse, ateşten kat kat arttırılmış bir azab ver diyecekler (Allah da "Hepsi için kat kattır Ancak siz bilmezsiniz" diyecek (7/38)

    (Bu sefer) Önde gelenler, sonda yer alanlara diyecekler ki: "Sizin bize göre bir üstünlüğünüz yoktur kazandıklarınıza karşılık olarak azabı tadın" (7/39)

    Şüphesiz, ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenler onlar için göğün kapıları açılmaz ve halat (ya da deve) iğnenin deliğinden geçinceye kadar cennete girmezler Biz suçlu-günahkarları işte böyle cezalandırırız (7/40)

    Onlar için, cehennemden yataklar ve üstlerine örtüler vardır Biz zulme sapanları işte böyle cezalandırırız (7/41)

    Cennet halkı, ateş halkına (şöyle) seslenecekler: "Bize Rabbimizin vadettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar da: "Evet" derler Bundan sonra içlerinden seslenen biri (şöyle) seslenecektir: "Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun" (7/44)

    Gözleri cehennem halkından yana çevrilince: "Rabbimiz bizi zalimler topluluğuyla birlikte kılma" derler (7/47)

    Burcun üstündeki adamlar kendilerini yüzlerinden tanıdıkları (ileri gelen birtakım) adamlara seslenerek derler ki: "Ne (güç ve servet) toplamış olmanız ne büyüklük taslamanız (istikbarınız) size bir yarar sağlamadı" (7/48)

    Ateşin halkı cennet halkına seslenir: "Bize biraz sudan ya da Allah'ın size verdiği rızıktan aktarın" Derler ki: "Doğrusu Allah bunları inkâr edenlere haram (yasak) kılmıştır" (7/50)

    Onlar dinlerini bir eğlence ve oyun (konusu) edinmişlerdi ve dünya hayatı onları aldatmıştı Onlar bu günleriyle karşılaşmayı unuttukları ve bizim ayetlerimizi 'yok sayarak tanımadıkları' gibi biz de bugün onları unutacağız (7/51)

    Gerçek şu ki inkâr edenler (insanları) Allah'ın yolundan engellemek için mallarını harcarlar; bundan böyle de harcayacaklar Sonra bu onlara yürek acısı olacaktır sonra bozguna uğratılacaklardır İnkâr edenler sonunda cehenneme sürülüp toplanacaklardır (8/36)

    Bu Allah'ın murdar olanı temizden ayırdetmesi; murdarı bir kısmını bir kısmı üzerinde kılıp tümünü biriktirerek cehenneme atması içindir İşte bunlar hüsrana uğrayanlardır (8/37)

    Bunların üzerlerinin cehennem ateşinde kızdırılacağı gün onların alınları böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak (ve "İşte bu kendiniz için yığıp-sakladıklarınızdır; yığıp-sakladıklarınızı tadın" (denilecek) (9/35)

    (Böylesinin) Önünde cehennem vardır ve (orada) irinli sudan içirilecektir (14/16)

    Yutkunmaya çabalayacak ve boğazından geçirmeyi başaramıyacak ona her yandan ölüm gelecek oysa ölmeyecek de Ardından daha katı bir azab olacak (14/17)

    Azabın kendilerine geleceği gün (ile) insanları uyarıp-korkut ki (o gün) zulmedenler şöyle diyecekler: "Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki Senin çağrına cevap verelim ve elçilere uyalım" Oysa daha önce kendiniz için hiç zeval yoktur diye and içenler sizler değil miydiniz? (14/44)

    Ve hiç şüphe yok onların tümünün buluşma yeri cehennemdir (15/43)

    Onun yedi kapısı vardır; onlardan her bir kapı için bir grup ayrılmıştır (15/44)

    Ki melekler kendi nefislerinin zalimleri olarak onların canlarını aldıklarında "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diye teslim olurlar Hayır şüphesiz Allah sizin neler yaptığınızı bilendir (16/28)

    Öyleyse içinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin Büyüklük taslayanların konaklama yeri ne kötüdür (16/29)

    Kim çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse orada istediğimiz kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız sonra ona cehennemi (yurt) kılarız; ona kınanmış ve kovulmuş olarak gider (17/18)

    Ve de ki: "Hak Rabbinizdendir; artık dileyen iman etsin dileyen inkâr etsin Şüphesiz biz zalimlere bir ateş hazırlamışız onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır Eğer onlar yardım isterlerse katı bir sıvı gibi yüzleri kavurup-yakan bir su ile yardım edilirler Ne kötü bir içkidir o ve ne kötü bir destektir" (18/29)

    Biz o gün bir kısmını bir kısmı içinde dalgalanırcasına bırakıvermişiz Sur'a da üfürülmüştür artık onların tümünü bir arada toparlamışız (18/99)

    Ve o gün cehennemi inkâr edenlere tam bir sunuşla sunmuşuz (18/100)

    İnkâr edenler Beni bırakıp kullarımı veliler edindiklerini mi sandılar? Gerçekten Biz cehennemi kafirler için bir durak olarak hazırlamışız (18/102)

    De ki: "Kim sapıklık içindeyse Rahman ona süre tanıdıkça tanır; kendilerine va'dedileni -ya azabı veya kıyamet saatini- gördükleri zaman artık kimin yeri (makam mevki) daha kötü kimin askeri- gücü daha zayıfmış öğreneceklerdir" (19/75)

    Suçlu-günahkarları susamışlar olarak cehenneme süreceğiz (19/86)

    Gerçekten siz de Allah'ın dışında taptıklarınız da cehennemin odunusunuz siz ona varacaksınız (21/98)

    Orda kendileri için 'kemikleri çatırdatan inlemeler' vardır Onlar orda işitmezler de (21/100)

    İşte bunlar çekişen iki gruptur Rableri konusunda çekiştiler İşte o inkâr edenler onlar için ateşten elbiseler biçilmiştir; başları üstünden de kaynar su dökülür(22/19)

    Ne zaman ordan sarsıcı-üzüntüden çıkmak isterlerse oraya geri çevrilirler ve (onlara "Yakıcı azabı tadın" (denir) (22/22)

    Artık kimin tartısı ağır basarsa işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir (23/102)

    Kimin tartısı hafif gelirse işte onlar da kendi nefislerini hüsrana uğratanlar, cehennemde de ebedi olarak kalacak olanlardır (23/103)

    Ateş onların yüzlerini yalayarak yakar da onun içinde onlar (etleri sıyrılmış olarak sırıtan) dişleriyle kalıverirler (23/104)

    Ayetlerim size okunuyorken yalanlayanlar sizler değil miydiniz? (23/105)

    Dediler ki: "Rabbimiz mutsuzluğumuz bize karşı üstün geldi biz sapan bir topluluk imişiz" (23/106)

    "Rabbimiz bizi (ateşin) içinden çıkar eğer yine (inkâra) dönersek artık gerçekten zalim kimseler oluruz" (23/107)

    Der ki: "Onun içine sinin ve benimle söyleşmeyin" (23/108)

    Hayır onlar kıyamet-saatini yalanladılar; biz kıyamet saatini yalan sayanlara çılgınca yanan bir ateş hazırladık (25/11)

    (Ateş) Onları uzak bir yerden gördüğünde onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler (25/12)

    Elleri boyunlarına bağlı olarak sıkışık bir yerine atıldıkları zaman orada yok oluşu isteyip-çağırırlar (25/13)

    Bugün bir yok oluşu çağırmayın birçok (kere) yok oluşu isteyip-çağırın (25/14)

    De ki: "Bu mu daha hayırlı yoksa takva sahiplerine va'dedilen ebedi cennet mi? Ki onlar için bir mükafat ve son duraktır" (25/15)

    İşte (ilahlarınız) sizin söylediklerinizi yalanladılar; bundan böyle (azabı) ne geri çevirmeye gücünüz yetebilir ne de bir yardıma Sizden kim zulmederse ona büyük bir azab taddırırız (25/19)

    Melekleri görecekleri gün suçlu-günahkarlara bir müjde yoktur Ve o gün (melekler onlara) derler ki: "(Size sevinçli haber) Yasaktır yasak" (25/22)

    Onların yaptıkları her işin önüne geçtik böylece onu savurulmuş toz zerreleri kılıverdik (25/23)

    O yüzükoyun cehenneme doğru sürülüp-toplanacak olanlar; işte onlar yer bakımından çok kötü yol bakımından sapmış olanlardır (25/34)

    (İbrahim) Dedi ki: "Siz gerçekten Allah'ı bırakıp dünya hayatında aranızda bir sevgi-bağı olarak putları (ilahlar) edindiniz Sonra kıyamet günü kiminiz kiminizi inkar edip-tanımayacak ve kiminiz kiminize lanet edeceksiniz Sizin barınma yeriniz ateştir ve hiçbir yardımcınız yoktur" (29/25)

    Ancak inkâr edip ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlar ise; artık onlar da azab için hazır bulundurulurlar (30/16)

    Fasık olanlar içinse artık onların da barınma yeri ateştir Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler ve onlara: "Kendisini yalanladığınız ateş azabını tadın" denir (32/20)

    İnkar edenlere gelince onlar için de cehennem ateşi vardır Onlar için ne karar verilir ki böylece ölüversinler ne de kendilerine onun azabından (bir şey) hafifletilirİşte biz her nankör olanı böyle cezalandırırız (35/36)

    İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: "Rabbimiz bizi çıkar yaptığımızdan başka salih bir amelde bulunalım" Size orda (dünyada) öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyaran da gelmişti Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur (35/37)

    Kıyamet günü o kötü azabtan kendini yüzü ile kim koruyabilecek? Ve zalimlere "Kazandığınızı tadın" denmiştir (39/24)

    Kıyamet günü Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün Büyüklenenler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok? (39/60)

    İnkâr edenler cehenneme bölük bölük sevkedildiler Sonunda oraya geldikleri zaman kapıları açıldı ve onlara (cehennemin) bekçileri dedi ki: "Size Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugünle karşılaşacağınızı (söyleyip) sizi uyaran elçiler gelmedi mi?" Onlar: "Evet" dediler Ancak azab kelimesi kâfirlerin üzerine hak oldu(39/71)

    Dediler ki: "İçinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından (içeri) girin Büyüklüğe kapılanların konaklama yeri ne kötüdür" (39/72)

    İçinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin Artık mütekebbirlerin konaklama yeri ne kötüdür (40/76)

    "Girin ona; artık ister sabredin ister sabretmeyin Sizin için birdir Siz ancak yaptıklarınızla cezalandırılıyorsunuz" (52/16)

    İşte bu suçlu-günahkarların kendisini yalanladıkları cehennemdir (55/43)

    Onlar kendisiyle alabildiğine kaynar hale getirilmiş su arasında dönüp-dolaşırlar (55/44)

    İşte bu onların din (hesap ve ceza) gününde şölenleridir (56/56)
    5078 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Yaktiginiz ateş var ya, bu, cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir cüzdür!" buyurmuştu. (Yanindakiler):

    "Zaten bu ateş, vallahi (âsileri cezalandirmaya ahirette) yeterliydi" dediler. Aleyhissalâtu vesselâm:

    "Cehennem ateşi öbürüne altmişdokuz kat üstün kilindi. Her bir kat'in harareti, bunun mislindedir."

    Buhari, Bed'ü'l-Halk 10; Müslim, Cennet 29, (2843); Muvatta, Cehennem 1, (2, 994); Tirmizi,

    Cehennem 7, (2592).

    5079 - Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Cehennem ateşi bin yil yakildi. Öyle ki kipkirmizi oldu. Sonra bin yil daha yakildi, öyle ki beyazlaşti. Sonra bin yil daha yakildi. Şimdi o siyah ve karanliktir."

    Tirmizi, Cehennem 8, (2594); Muvatta, Cehennem 2, (2, 994). Metin Tirmizi'ye aittir.

    5080 - Ebu Saidi'l-Hudri radiyallahu anh anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Cehennemi kuşatan surun dört (ayri) duvari vardir. Her duvarin kalinligi kirk yillik yürüme mesafesi kadardir."

    Tirmizi, Cehennem 4, (2587).

    5081 - Hasan Basri rahimehullah anlatiyor: "Utbe ibnu Gazvân radiyallahu anh, Basra'da minberde (hutbe esnasinda) dedi ki:

    "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize şöyle buyurmuşlardi: "Cehennemin kiyisindan büyük bir taş birakildi. Bu taş yetmiş yil aşagi dogru düştü de henüz dibe ulaşmadi."

    (Utbe ibnu Gazvân, devamla) der ki: "Hz. Ömer radiyallahu anh: "Ateşi cok zikredip hatirlayin. Zira onun harareti pek şiddetlidir; derinligi cok fazladir, cengelleri demirdendir" buyurdu."

    Tirmizi, Cehennem 2, (2578).

    5082 - Ebu Said el-Hudri radiyallahu anh anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Veyl, cehennemde bir vadidir. Kâfir orada, kirk yil batar da dibine ulaşamaz."

    Tirmizi, Tefsir, Enbiya, (3164).

    5083 - ibnu Abbas radiyallahu anhüma anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Eger zakkûmdan, dünyaya tek damla damlatilacak olsa, bu dünya ehlinin yiyeceklerini ifsad ederdi. Öyleyse, yiyecek ve icecegi zakkum olan cehennemligin hali ne olur (anlayin)!"

    irmizi, Cehennem 4, (2588).

    5084 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Cehennem, Rabbine şikayet ederek: "Ey Rabbim! Bir parcam diger bir parcami yemektedir" dedi. bununn üzerine, Allah Teâla hazretleri ona, iki nefes almaya izin verdi: Bir nefes kişta, bir nefes de yazda. (Yazdaki nefesi) sizin rastladiginiz en şiddetli sicaktir. (Kiştaki nefesi de) sizin rastladiginiz en şiddetli (soguk olan) zemherirdir."

    Buhari, Bed'ü'l-Halk 10; Müslim, Mesacid 185, (617); Tirmizi, Cehennem 9, (2595).

    5085 - Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Kiyamet günü, ateşten bir parca, boyun şeklinde uzanir. Bunun, gören iki gözü, işiten iki kulagi, konuşan bir dili vardir. Der ki: "Ben üc takim (insani cezalandirmak) icin vazifelendirildim: Allah'la birlikte bir başka ilaha dua eden kimse, bile bile zulmeden cebbâr, tasvirciler."

    Tirmizi, Cehennem 1, (2577).

    5086 - ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Kiyamet günü cehennem, yetmişbin yulari oldugu halde getirilir. Her yularinda, onu ceken yetmişbin melek vardir."

    Müslim, Cennet 29, (2842); Tirmizi, Cehennem 1, (2576).

    5087 - Mücahid anlatiyor: "ibnu Abbâs radiyallahu anhüma bana: "Cehennemin genişligi ne kadardir, biliyor musun?" diye sordu. Ben: "Hayir!" deyince: "Dogru, Allah'a yemin olsun, bilemezsin!" dedi ve ilave etti: "Bana Hz. Aişe radiyallahu anha dedi ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm 'a:

    "Kiyamet günü Arz toptan O'nun bir kabzasidir (tam tasarrufundadir). Gökler de O'nun sag eliyle dürülmüşlerdir" (Zümer 67) âyetinden sormuş ve:

    "Bu sirada insanlar nerede olurlar (ey Allah'in Resûlü)" demiştim. Aleyhissalatu vesselam: "Cehennem köprüsünde!" cevabini verdi."

    Tirmizi, Tefsir, Zümer, (3242).


    Öksüz kardeşim sen sakin ol bizim işimiz hakaret değil. Elbet ALLAH, bir gün açıklar ona gerçeği...


  8. 23.Eylül.2011, 16:04
    4
    Kabristana Üye
    Alıntı
    İnkâr edenlere de ki: "Yakında yenilgiye uğratılacaksınız ve toplanıp cehenneme sürüleceksiniz" Ne kötü yataktır o (3/12)

    Bazı yüzlerin ağaracağı, bazı yüzlerin de kararacağı gün Yüzleri kapkara-kesilecek olanlara: "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyleyse inkar etmenize karşılık olarak azabı tadın" (denilir) (3/106)

    Ayetlerimize karşı inkâra sapanları şüphesiz ateşe sokacağız Derileri yanıp döküldükçe azabı tadmaları için onları başka derilerle değiştireceğiz Gerçekten Allah güçlü ve üstün olandır hüküm ve hikmet sahibidir (4/56)

    Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: "Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık" (6/27)

    Rablerinin karşısında durdurulduklarında onları bir görsen: (Allah "Bu, gerçek değil mi?" dedi Onlar: "Evet, Rabbimiz hakkı için" dediler (Allah "Öyleyse inkâr edegeldikleriniz nedeniyle azabı tadın" dedi (6/30)

    Onların tümünü toplayacağı gün: "Ey cin topluluğu insanlardan çoğunu (ayartıp kendinize kullar) edindiniz" (diyecek) İnsanlardan onların dostları derler ki: "Rabbimiz kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tesbit ettiğin süreye ulaştık" (Allah) Diyecek ki: "Allah'ın dilediği dışta olmak üzere ateş sizin içinde süresiz kalacağınız konaklama yerinizdir" Şüphesiz Rabbin hüküm ve hikmet sahibi olandır bilendir (6/128)

    (Allah) diyecek: "Cinlerden ve insanlardan sizden önce geçmiş ümmetlerle birlikte ateşe girin" Her bir ümmet girişinde kardeşini (kendi benzerini) lanetler Nitekim hepsi birbiri ardınca orada toplanınca en sonra yer alanlar en önde gelenler için: "Rabbimiz, işte bunlar bizi saptırdı; öyleyse, ateşten kat kat arttırılmış bir azab ver diyecekler (Allah da "Hepsi için kat kattır Ancak siz bilmezsiniz" diyecek (7/38)

    (Bu sefer) Önde gelenler, sonda yer alanlara diyecekler ki: "Sizin bize göre bir üstünlüğünüz yoktur kazandıklarınıza karşılık olarak azabı tadın" (7/39)

    Şüphesiz, ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenler onlar için göğün kapıları açılmaz ve halat (ya da deve) iğnenin deliğinden geçinceye kadar cennete girmezler Biz suçlu-günahkarları işte böyle cezalandırırız (7/40)

    Onlar için, cehennemden yataklar ve üstlerine örtüler vardır Biz zulme sapanları işte böyle cezalandırırız (7/41)

    Cennet halkı, ateş halkına (şöyle) seslenecekler: "Bize Rabbimizin vadettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar da: "Evet" derler Bundan sonra içlerinden seslenen biri (şöyle) seslenecektir: "Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun" (7/44)

    Gözleri cehennem halkından yana çevrilince: "Rabbimiz bizi zalimler topluluğuyla birlikte kılma" derler (7/47)

    Burcun üstündeki adamlar kendilerini yüzlerinden tanıdıkları (ileri gelen birtakım) adamlara seslenerek derler ki: "Ne (güç ve servet) toplamış olmanız ne büyüklük taslamanız (istikbarınız) size bir yarar sağlamadı" (7/48)

    Ateşin halkı cennet halkına seslenir: "Bize biraz sudan ya da Allah'ın size verdiği rızıktan aktarın" Derler ki: "Doğrusu Allah bunları inkâr edenlere haram (yasak) kılmıştır" (7/50)

    Onlar dinlerini bir eğlence ve oyun (konusu) edinmişlerdi ve dünya hayatı onları aldatmıştı Onlar bu günleriyle karşılaşmayı unuttukları ve bizim ayetlerimizi 'yok sayarak tanımadıkları' gibi biz de bugün onları unutacağız (7/51)

    Gerçek şu ki inkâr edenler (insanları) Allah'ın yolundan engellemek için mallarını harcarlar; bundan böyle de harcayacaklar Sonra bu onlara yürek acısı olacaktır sonra bozguna uğratılacaklardır İnkâr edenler sonunda cehenneme sürülüp toplanacaklardır (8/36)

    Bu Allah'ın murdar olanı temizden ayırdetmesi; murdarı bir kısmını bir kısmı üzerinde kılıp tümünü biriktirerek cehenneme atması içindir İşte bunlar hüsrana uğrayanlardır (8/37)

    Bunların üzerlerinin cehennem ateşinde kızdırılacağı gün onların alınları böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak (ve "İşte bu kendiniz için yığıp-sakladıklarınızdır; yığıp-sakladıklarınızı tadın" (denilecek) (9/35)

    (Böylesinin) Önünde cehennem vardır ve (orada) irinli sudan içirilecektir (14/16)

    Yutkunmaya çabalayacak ve boğazından geçirmeyi başaramıyacak ona her yandan ölüm gelecek oysa ölmeyecek de Ardından daha katı bir azab olacak (14/17)

    Azabın kendilerine geleceği gün (ile) insanları uyarıp-korkut ki (o gün) zulmedenler şöyle diyecekler: "Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki Senin çağrına cevap verelim ve elçilere uyalım" Oysa daha önce kendiniz için hiç zeval yoktur diye and içenler sizler değil miydiniz? (14/44)

    Ve hiç şüphe yok onların tümünün buluşma yeri cehennemdir (15/43)

    Onun yedi kapısı vardır; onlardan her bir kapı için bir grup ayrılmıştır (15/44)

    Ki melekler kendi nefislerinin zalimleri olarak onların canlarını aldıklarında "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diye teslim olurlar Hayır şüphesiz Allah sizin neler yaptığınızı bilendir (16/28)

    Öyleyse içinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin Büyüklük taslayanların konaklama yeri ne kötüdür (16/29)

    Kim çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse orada istediğimiz kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız sonra ona cehennemi (yurt) kılarız; ona kınanmış ve kovulmuş olarak gider (17/18)

    Ve de ki: "Hak Rabbinizdendir; artık dileyen iman etsin dileyen inkâr etsin Şüphesiz biz zalimlere bir ateş hazırlamışız onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır Eğer onlar yardım isterlerse katı bir sıvı gibi yüzleri kavurup-yakan bir su ile yardım edilirler Ne kötü bir içkidir o ve ne kötü bir destektir" (18/29)

    Biz o gün bir kısmını bir kısmı içinde dalgalanırcasına bırakıvermişiz Sur'a da üfürülmüştür artık onların tümünü bir arada toparlamışız (18/99)

    Ve o gün cehennemi inkâr edenlere tam bir sunuşla sunmuşuz (18/100)

    İnkâr edenler Beni bırakıp kullarımı veliler edindiklerini mi sandılar? Gerçekten Biz cehennemi kafirler için bir durak olarak hazırlamışız (18/102)

    De ki: "Kim sapıklık içindeyse Rahman ona süre tanıdıkça tanır; kendilerine va'dedileni -ya azabı veya kıyamet saatini- gördükleri zaman artık kimin yeri (makam mevki) daha kötü kimin askeri- gücü daha zayıfmış öğreneceklerdir" (19/75)

    Suçlu-günahkarları susamışlar olarak cehenneme süreceğiz (19/86)

    Gerçekten siz de Allah'ın dışında taptıklarınız da cehennemin odunusunuz siz ona varacaksınız (21/98)

    Orda kendileri için 'kemikleri çatırdatan inlemeler' vardır Onlar orda işitmezler de (21/100)

    İşte bunlar çekişen iki gruptur Rableri konusunda çekiştiler İşte o inkâr edenler onlar için ateşten elbiseler biçilmiştir; başları üstünden de kaynar su dökülür(22/19)

    Ne zaman ordan sarsıcı-üzüntüden çıkmak isterlerse oraya geri çevrilirler ve (onlara "Yakıcı azabı tadın" (denir) (22/22)

    Artık kimin tartısı ağır basarsa işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir (23/102)

    Kimin tartısı hafif gelirse işte onlar da kendi nefislerini hüsrana uğratanlar, cehennemde de ebedi olarak kalacak olanlardır (23/103)

    Ateş onların yüzlerini yalayarak yakar da onun içinde onlar (etleri sıyrılmış olarak sırıtan) dişleriyle kalıverirler (23/104)

    Ayetlerim size okunuyorken yalanlayanlar sizler değil miydiniz? (23/105)

    Dediler ki: "Rabbimiz mutsuzluğumuz bize karşı üstün geldi biz sapan bir topluluk imişiz" (23/106)

    "Rabbimiz bizi (ateşin) içinden çıkar eğer yine (inkâra) dönersek artık gerçekten zalim kimseler oluruz" (23/107)

    Der ki: "Onun içine sinin ve benimle söyleşmeyin" (23/108)

    Hayır onlar kıyamet-saatini yalanladılar; biz kıyamet saatini yalan sayanlara çılgınca yanan bir ateş hazırladık (25/11)

    (Ateş) Onları uzak bir yerden gördüğünde onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler (25/12)

    Elleri boyunlarına bağlı olarak sıkışık bir yerine atıldıkları zaman orada yok oluşu isteyip-çağırırlar (25/13)

    Bugün bir yok oluşu çağırmayın birçok (kere) yok oluşu isteyip-çağırın (25/14)

    De ki: "Bu mu daha hayırlı yoksa takva sahiplerine va'dedilen ebedi cennet mi? Ki onlar için bir mükafat ve son duraktır" (25/15)

    İşte (ilahlarınız) sizin söylediklerinizi yalanladılar; bundan böyle (azabı) ne geri çevirmeye gücünüz yetebilir ne de bir yardıma Sizden kim zulmederse ona büyük bir azab taddırırız (25/19)

    Melekleri görecekleri gün suçlu-günahkarlara bir müjde yoktur Ve o gün (melekler onlara) derler ki: "(Size sevinçli haber) Yasaktır yasak" (25/22)

    Onların yaptıkları her işin önüne geçtik böylece onu savurulmuş toz zerreleri kılıverdik (25/23)

    O yüzükoyun cehenneme doğru sürülüp-toplanacak olanlar; işte onlar yer bakımından çok kötü yol bakımından sapmış olanlardır (25/34)

    (İbrahim) Dedi ki: "Siz gerçekten Allah'ı bırakıp dünya hayatında aranızda bir sevgi-bağı olarak putları (ilahlar) edindiniz Sonra kıyamet günü kiminiz kiminizi inkar edip-tanımayacak ve kiminiz kiminize lanet edeceksiniz Sizin barınma yeriniz ateştir ve hiçbir yardımcınız yoktur" (29/25)

    Ancak inkâr edip ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlar ise; artık onlar da azab için hazır bulundurulurlar (30/16)

    Fasık olanlar içinse artık onların da barınma yeri ateştir Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler ve onlara: "Kendisini yalanladığınız ateş azabını tadın" denir (32/20)

    İnkar edenlere gelince onlar için de cehennem ateşi vardır Onlar için ne karar verilir ki böylece ölüversinler ne de kendilerine onun azabından (bir şey) hafifletilirİşte biz her nankör olanı böyle cezalandırırız (35/36)

    İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: "Rabbimiz bizi çıkar yaptığımızdan başka salih bir amelde bulunalım" Size orda (dünyada) öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyaran da gelmişti Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur (35/37)

    Kıyamet günü o kötü azabtan kendini yüzü ile kim koruyabilecek? Ve zalimlere "Kazandığınızı tadın" denmiştir (39/24)

    Kıyamet günü Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün Büyüklenenler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok? (39/60)

    İnkâr edenler cehenneme bölük bölük sevkedildiler Sonunda oraya geldikleri zaman kapıları açıldı ve onlara (cehennemin) bekçileri dedi ki: "Size Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugünle karşılaşacağınızı (söyleyip) sizi uyaran elçiler gelmedi mi?" Onlar: "Evet" dediler Ancak azab kelimesi kâfirlerin üzerine hak oldu(39/71)

    Dediler ki: "İçinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından (içeri) girin Büyüklüğe kapılanların konaklama yeri ne kötüdür" (39/72)

    İçinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin Artık mütekebbirlerin konaklama yeri ne kötüdür (40/76)

    "Girin ona; artık ister sabredin ister sabretmeyin Sizin için birdir Siz ancak yaptıklarınızla cezalandırılıyorsunuz" (52/16)

    İşte bu suçlu-günahkarların kendisini yalanladıkları cehennemdir (55/43)

    Onlar kendisiyle alabildiğine kaynar hale getirilmiş su arasında dönüp-dolaşırlar (55/44)

    İşte bu onların din (hesap ve ceza) gününde şölenleridir (56/56)
    5078 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Yaktiginiz ateş var ya, bu, cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir cüzdür!" buyurmuştu. (Yanindakiler):

    "Zaten bu ateş, vallahi (âsileri cezalandirmaya ahirette) yeterliydi" dediler. Aleyhissalâtu vesselâm:

    "Cehennem ateşi öbürüne altmişdokuz kat üstün kilindi. Her bir kat'in harareti, bunun mislindedir."

    Buhari, Bed'ü'l-Halk 10; Müslim, Cennet 29, (2843); Muvatta, Cehennem 1, (2, 994); Tirmizi,

    Cehennem 7, (2592).

    5079 - Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Cehennem ateşi bin yil yakildi. Öyle ki kipkirmizi oldu. Sonra bin yil daha yakildi, öyle ki beyazlaşti. Sonra bin yil daha yakildi. Şimdi o siyah ve karanliktir."

    Tirmizi, Cehennem 8, (2594); Muvatta, Cehennem 2, (2, 994). Metin Tirmizi'ye aittir.

    5080 - Ebu Saidi'l-Hudri radiyallahu anh anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Cehennemi kuşatan surun dört (ayri) duvari vardir. Her duvarin kalinligi kirk yillik yürüme mesafesi kadardir."

    Tirmizi, Cehennem 4, (2587).

    5081 - Hasan Basri rahimehullah anlatiyor: "Utbe ibnu Gazvân radiyallahu anh, Basra'da minberde (hutbe esnasinda) dedi ki:

    "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize şöyle buyurmuşlardi: "Cehennemin kiyisindan büyük bir taş birakildi. Bu taş yetmiş yil aşagi dogru düştü de henüz dibe ulaşmadi."

    (Utbe ibnu Gazvân, devamla) der ki: "Hz. Ömer radiyallahu anh: "Ateşi cok zikredip hatirlayin. Zira onun harareti pek şiddetlidir; derinligi cok fazladir, cengelleri demirdendir" buyurdu."

    Tirmizi, Cehennem 2, (2578).

    5082 - Ebu Said el-Hudri radiyallahu anh anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Veyl, cehennemde bir vadidir. Kâfir orada, kirk yil batar da dibine ulaşamaz."

    Tirmizi, Tefsir, Enbiya, (3164).

    5083 - ibnu Abbas radiyallahu anhüma anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Eger zakkûmdan, dünyaya tek damla damlatilacak olsa, bu dünya ehlinin yiyeceklerini ifsad ederdi. Öyleyse, yiyecek ve icecegi zakkum olan cehennemligin hali ne olur (anlayin)!"

    irmizi, Cehennem 4, (2588).

    5084 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Cehennem, Rabbine şikayet ederek: "Ey Rabbim! Bir parcam diger bir parcami yemektedir" dedi. bununn üzerine, Allah Teâla hazretleri ona, iki nefes almaya izin verdi: Bir nefes kişta, bir nefes de yazda. (Yazdaki nefesi) sizin rastladiginiz en şiddetli sicaktir. (Kiştaki nefesi de) sizin rastladiginiz en şiddetli (soguk olan) zemherirdir."

    Buhari, Bed'ü'l-Halk 10; Müslim, Mesacid 185, (617); Tirmizi, Cehennem 9, (2595).

    5085 - Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Kiyamet günü, ateşten bir parca, boyun şeklinde uzanir. Bunun, gören iki gözü, işiten iki kulagi, konuşan bir dili vardir. Der ki: "Ben üc takim (insani cezalandirmak) icin vazifelendirildim: Allah'la birlikte bir başka ilaha dua eden kimse, bile bile zulmeden cebbâr, tasvirciler."

    Tirmizi, Cehennem 1, (2577).

    5086 - ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Kiyamet günü cehennem, yetmişbin yulari oldugu halde getirilir. Her yularinda, onu ceken yetmişbin melek vardir."

    Müslim, Cennet 29, (2842); Tirmizi, Cehennem 1, (2576).

    5087 - Mücahid anlatiyor: "ibnu Abbâs radiyallahu anhüma bana: "Cehennemin genişligi ne kadardir, biliyor musun?" diye sordu. Ben: "Hayir!" deyince: "Dogru, Allah'a yemin olsun, bilemezsin!" dedi ve ilave etti: "Bana Hz. Aişe radiyallahu anha dedi ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm 'a:

    "Kiyamet günü Arz toptan O'nun bir kabzasidir (tam tasarrufundadir). Gökler de O'nun sag eliyle dürülmüşlerdir" (Zümer 67) âyetinden sormuş ve:

    "Bu sirada insanlar nerede olurlar (ey Allah'in Resûlü)" demiştim. Aleyhissalatu vesselam: "Cehennem köprüsünde!" cevabini verdi."

    Tirmizi, Tefsir, Zümer, (3242).


    Öksüz kardeşim sen sakin ol bizim işimiz hakaret değil. Elbet ALLAH, bir gün açıklar ona gerçeği...


  9. 24.Eylül.2011, 17:23
    5
    Hiss1
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Haziran.2011
    Üye No: 87987
    Mesaj Sayısı: 298
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Cehennemin Kanıtları Neye Dayanıyor?

    Selamun aleyküm yine geldim. Mustafaocak61 kardeşimin sunduğu ayet ve hadisleri ona örnek olarak gösterdim ancak şöyle bir şeyle karşılaştım:
    Alıntı
    hiss1 Nickli Üyeden Alıntı
    Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: "Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık" (6/27)
    daha birçokları var fakat en çok gözüme batan bu oldu. ayetlerin değiştirilmesiyle söylemek istediğim de buydu zaten. parantezin içindeki kelime insanların soradan eklemeleridir. yalın haliyle okuyanlar farkındalık ve gelişim durumuna vede kişiliğine göre farklı farklı anlamlar çıkarırlar. eğer biri tutar ve herkes in kendi anladığını anlaması için oraya onu yazarsa işte söyleiğime gelir yani ayet bozulur... ve bizim sorıklı sakallı hocalarımız kendi bildiğinde direttiklerinden birçok ayet bozulmuştur. kuran yoruma açıktır. okuyan zaman mekan ve kişiye göre farklılık gösterir. senin anladığını ben anlamayabilirim. benim anladığımı da belki sen anlamazsın... yine de araştırma için saol. bence onlar hala benzetmeler ve ben onlara bakınca kendi inancımı hatırlıyor ve doğru olduğunu düşünüyorum...
    Alıntı
    işte kötülük yaptı diyelim adam hayatında öldü yeniden dünyaya gönderildi. bu sefer açlığın oratasında kaldı. çocukları ailesi açlıktan günden güne ölüyür... veya ülkesinde savaş var yine aynı durum
    Alıntı
    cehennem konusuna gelince çok soyut bi kavram dediğin gibi yaptığımızın cezasını anında gerek vijdan azabıyla gerek yaşamımızla ödediğimiz için tekrar canımızı acıtmaya çalışsalarda yanmaz. Şahsen şöyle söyleyim ben bi konuda hatam olduğunu biliyosam canımı yaksalarda üzülmem çnkü suç benim.
    Bir müminin suç işledikten sonra cezasını dünyada çektiğini, cehenneme gerek kalmadığını savunuyorlar. Onlara "düşüncelerinizi değiştirmek için uğraşacağım" dedim. Bir, hatta birden fazla kardeşimin kayıp gitmesine izin veremem. Hiçbirimiz veremeyiz arkadaşlar Allah rızası için bir yardım edin...


  10. 24.Eylül.2011, 17:23
    5
    Devamlı Üye
    Selamun aleyküm yine geldim. Mustafaocak61 kardeşimin sunduğu ayet ve hadisleri ona örnek olarak gösterdim ancak şöyle bir şeyle karşılaştım:
    Alıntı
    hiss1 Nickli Üyeden Alıntı
    Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: "Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık" (6/27)
    daha birçokları var fakat en çok gözüme batan bu oldu. ayetlerin değiştirilmesiyle söylemek istediğim de buydu zaten. parantezin içindeki kelime insanların soradan eklemeleridir. yalın haliyle okuyanlar farkındalık ve gelişim durumuna vede kişiliğine göre farklı farklı anlamlar çıkarırlar. eğer biri tutar ve herkes in kendi anladığını anlaması için oraya onu yazarsa işte söyleiğime gelir yani ayet bozulur... ve bizim sorıklı sakallı hocalarımız kendi bildiğinde direttiklerinden birçok ayet bozulmuştur. kuran yoruma açıktır. okuyan zaman mekan ve kişiye göre farklılık gösterir. senin anladığını ben anlamayabilirim. benim anladığımı da belki sen anlamazsın... yine de araştırma için saol. bence onlar hala benzetmeler ve ben onlara bakınca kendi inancımı hatırlıyor ve doğru olduğunu düşünüyorum...
    Alıntı
    işte kötülük yaptı diyelim adam hayatında öldü yeniden dünyaya gönderildi. bu sefer açlığın oratasında kaldı. çocukları ailesi açlıktan günden güne ölüyür... veya ülkesinde savaş var yine aynı durum
    Alıntı
    cehennem konusuna gelince çok soyut bi kavram dediğin gibi yaptığımızın cezasını anında gerek vijdan azabıyla gerek yaşamımızla ödediğimiz için tekrar canımızı acıtmaya çalışsalarda yanmaz. Şahsen şöyle söyleyim ben bi konuda hatam olduğunu biliyosam canımı yaksalarda üzülmem çnkü suç benim.
    Bir müminin suç işledikten sonra cezasını dünyada çektiğini, cehenneme gerek kalmadığını savunuyorlar. Onlara "düşüncelerinizi değiştirmek için uğraşacağım" dedim. Bir, hatta birden fazla kardeşimin kayıp gitmesine izin veremem. Hiçbirimiz veremeyiz arkadaşlar Allah rızası için bir yardım edin...





+ Yorum Gönder