Konusunu Oylayın.: Şu büyü olayını aklım almıyor?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Şu büyü olayını aklım almıyor?
  1. 05.Eylül.2011, 23:41
    1
    ordeall
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Kasım.2009
    Üye No: 66427
    Mesaj Sayısı: 444
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 25

    Şu büyü olayını aklım almıyor?






    Şu büyü olayını aklım almıyor? Mumsema Şimdi bir büyücüye gidiyorsunuz ve işte örnek falanca kocasından ayrılsın yada falanca bana aşık olsun diyorsunuz o orda ne gibi şeyler yapıyorda oluyor öyle şeyler bi bakıyorsunuz mutlu mesut olan karı koca düşman kesiliyorlar birbirlerine buna ALLAH (C.C) nasıl izin veriyor yani bu büyü olayı nasıl oluyor kafam almıyor yani peygamber efendimize bile öyle bir büyü yapmışlarki dagı patlatacak kadar etkilimi öyle birşeyler duydum yanlışım varsa düzeltin hani bu konuda aydınlatın beni gerçekten çok düşündüm ama işin içindne çıkamadım


  2. 05.Eylül.2011, 23:41
    1
    ordeall - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Şimdi bir büyücüye gidiyorsunuz ve işte örnek falanca kocasından ayrılsın yada falanca bana aşık olsun diyorsunuz o orda ne gibi şeyler yapıyorda oluyor öyle şeyler bi bakıyorsunuz mutlu mesut olan karı koca düşman kesiliyorlar birbirlerine buna ALLAH (C.C) nasıl izin veriyor yani bu büyü olayı nasıl oluyor kafam almıyor yani peygamber efendimize bile öyle bir büyü yapmışlarki dagı patlatacak kadar etkilimi öyle birşeyler duydum yanlışım varsa düzeltin hani bu konuda aydınlatın beni gerçekten çok düşündüm ama işin içindne çıkamadım


    Benzer Konular

    - Bir insana büyü yapıldığını nasıl anlarız ve büyü bozmak için ne yapmamız gerekir

    - Büyü (sihir) yapmanın hükmü nedir, büyü yapan şirke girer mi?

    - Büyücüler gercekten büyü yapabiliyorlar mı ve yaptıkları büyü kişiyi etkiliyor mu?

    - Hayvan kesen bir dini aklım almıyor diyen birisi dinden çıkar mı ?

    - Havasn iki çeşit olduğu birinin büyü iyi olanın büyü olmadığı

  3. 05.Eylül.2011, 23:52
    2
    rukyail
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Temmuz.2011
    Üye No: 88869
    Mesaj Sayısı: 117
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 31

    Cevap: şu büyü olayını aklım almıyor?




    Kardeş şeytan insana düşmandır ve şeytani cinler birinin digerine kötülük yapması için uygulama yapıldıgı zaman bu allahın insanlara bir imtihanı oldugu için seve seve yardıma koşarlar bir cinin taaruzuna maaruz kaldım beyne telepatik yolla vesvese veriyorlar ve nefret ettirebiliyorlar bu yöntemle bunu yapabiliyorlar tabi bu tamamen insanına baglı bazısı hiç tınlamayadabilir bazısı etkilenebilir


  4. 05.Eylül.2011, 23:52
    2
    rukyail - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Kardeş şeytan insana düşmandır ve şeytani cinler birinin digerine kötülük yapması için uygulama yapıldıgı zaman bu allahın insanlara bir imtihanı oldugu için seve seve yardıma koşarlar bir cinin taaruzuna maaruz kaldım beyne telepatik yolla vesvese veriyorlar ve nefret ettirebiliyorlar bu yöntemle bunu yapabiliyorlar tabi bu tamamen insanına baglı bazısı hiç tınlamayadabilir bazısı etkilenebilir


  5. 05.Eylül.2011, 23:55
    3
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,512
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: şu büyü olayını aklım almıyor?

    BÜYÜ



    Din ile ilgisi olmayan dualar ve hareketlerle ruh üzerine tesir yapmak. Buna Arapça'da "sihir" adı da verilir. Bir insanı istenilen şeyi yapmağa sevk eden gizli kuvvet, tabiata aykırı haller vücuda getiren etkiler. Bunları yapanlara "büyücü" denilir. Büyüyü şöyle tarif etmek mümkündür. Herhangi bir çıkar uğruna başkasına zarar vermeye yönelik meşru olmayan yollarla bir takım gizli kuvvetleri yönlendirerek yapılan ve gerçeğe uymayan gözbağcılık, düzenbazlık, oyunculuk şeklindeki işler. Gözbağcılık, düzenbazlık gibi oyunlarla insanları aldatan kişiye büyücü, bu kişilerin yaptığı işe büyü, bu işin meslek haline getirilmesine de büyücülük denir. Büyücülük, İslâm'dan önce Araplar'da, Rumlar'da, Hintliler'de, Mısırlılar'da yaygın idi. Özellikle Hz. Musa zamanında büyücülük itibarlı bir meslek idi. Hz. Süleyman zamanında da yaygındı. Büyünün kendine göre özellikleri ve çeşitleri vardır.

    Kara büyü: Asıl sihir bu olup bazı kimseler, perilerin ve özellikle şeytanların müdahalesiyle, tabiatüstü bir takım fiiller yapabilecekleri iddiasındadırlar.

    Mecaz yoluyla büyü: Anlaşılamaz, akıldan hariç şey demektir.

    Beyaz yahut (tabii) büyü: Zahiren acaip, fakat aslında tabii sebeplerle meydana gelmiş bir takım fiiller yapmak sanatıdır. Hokkabaz kuleleri gibi.

    Büyü, muhtelif kavimlerde mevcuttu. Keldânîler'de, Keldânî büyüsü, her yere dağılmış olan perilerin tabiat hadiselerini vücuda getirdikleri itikadına dayanıyordu. Bazı yaratıklar şeytanî bir kuvvetle mücehhez idiler. Bununla beraber, bu kuvvet erkekten ziyade kadında bulunuyordu. Cadılar ve şeytanlar insanların bedenine girmek gücüne sahip idiler.

    Mısır'da, Musa (a.s.)'dan evvel Mısırlılar, kanunen caiz olan bir büyü kabul ediyorlardı. Bununla beraber kanunen yasak olan büyünün her türlü icra usullerini daha az bilmez değillerdi. Sihirbazların hayata ve ölüme tasarruf ettiklerine, iyi veya kötü cinleri yardım için çağırma gücüne sahip olduklarına ve tabiat kuvvetlerini diledikleri gibi kullanabileceklerine inanıyorlardı.

    Uzak Şark'ta büyüye gelince: Çinliler büyünün her türlüsüne karşı derin bir alâka besliyorlardı. Konfüçyüs'ten önceki dönemlerde Wu denilen bir tür cadı, devletin sosyal yapısında resmi bir mevki sahibi idi. Büyü usulleri arasında geleceği bilerek geleceğe ait hususları söylemeye, cinleri uzaklaştırmaya çalışıyorlardı.

    Yunan-Roma büyücülüğü de şöyle idi: Görünmez kuvvetleri beşerin iradesine mahkûm kılmak sanatı, Yunan-Roma medeniyetinde Şark'ta olduğundan daha az rağbet bulmuş değildi. Yunan sihirbazları daha çok kendilerine hizmet edebilecekleri ümidiyle yabancı ilâhlara müracaat ediyorlardı. Tesalya kıtası gizli sanatlara mensup en meşhur adamları yetiştirmekle meşhurdu. Büyü, imparator Ogüstüs zamanında, büyük bir ehemmiyet kazanmıştı.

    Yahudilik'te sihre itikat pek revaçta idi. Perileri davet etmek, şeytanları insanın iradesine mahkûm kılmak, her türlü harikalar, hulâsa medeniyette şöhret bulmuş itikatların bütünü Yahudilik'te mevcuttu. Yahudiler büyü formüllerinde, eski zamanlardaki geleneklerden yahut yabancı dinlerden gelen cin ve peri isimlerini almışlardır.

    İslâm toplumlarında sihir: Müslümanlardan bazıları büyüde Yahudilerden, Suriyeliler'den, İranlılar'dan, Keldânîler'den ve Yunanlılar'dan ders almışlardır. Tütsü, tılsım, muska, cadılık, fala bakmak vs. hep oralardan gelmiştir. Müslümanlar cinlere inandıkları için bu inanç sihre inanmaya da yolaçabiliyordu. Rasûlullah (s.a.s.) "isabet-i ayn"a, yılan sokması ve genellikle hastalıklara karşı rukyayı yani duayı caiz görmüştür. Fakat büyü ile Hz. Peygamber'in (s.a.s.) duası arasında hiçbir ilişki yoktur. Bir takım fal kitapları vardır ki kelime ve harflerin suretiyle geleceği bilmeye çalışırlar.

    Batı dünyasında büyü: Bütün milletlerin arşivleri tetkik olununca, büyüye müteallik bu türlü inançlara rastlanır. Keltler, Tötonlar, İskandinavlar, Finler, Doğu milletleriyle bu konuda bir çok esaslı benzerlikler göstermektedirler. Bugün akıl ve mantığın ilerlemesiyle büyünün ortadan kalktığına inanmak pek cesur bir davranıştır.

    Büyü ve büyücülük İslâm'da yasaklanmıştır. Kur'an-ı Kerîm'de büyücülerin iflah olmayacağı (Tâhâ, 20/69) belirtilmiştir. Kâfirler, kendilerini haklı çıkarabilmek, Allah'ın elçilerini yalanlamak için onları büyücülükle, büyü yapmakla suçlamışlardır. Büyücülükle suçlananlar arasında Hz. İsa (es-Sâf, 61/6); Hz. Musa (ez-Zuhruf, 43/49); (ez-Zâriyat, 51/39), Hz. Süleyman (el-Bakara, 2/102), Hz. Muhammed (el-Hicr, 15/6) zikredilmektedir. Başka bir ayette, inanmayan kişilerin bütün peygamberleri büyücülükle suçladıkları görülmektedir (ez-Zâriyat, 51/52). Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadisinde yedi şeyden sakınınız" buyururken ikinci sırada "sihir yapmayı" zikretmiştir. (Buhârî, Iiasâya 23; Müslim, İman,144). Başka bir hadiste büyü yapan kişinin küfre girdiğini belirtmiştir. Muhabbet için efsun yapmanın, ipliğe okumanın, büyü yapmanın şirk olduğunu da belirtmiştir (Nesâî, Tahrim 19). Büyüye inanan kişinin Cennet'e giremeyeceği de (Ahmed İbn Hanbel, II, 83; IV, 399) belirtilmiştir.

    Başka bir hadiste de büyücüye, müneccime, gaibden haber veren kimseye inanan kişinin Kur'an'ı inkâr etmiş olduğu belirtilmektedir. (Ebû Davûd, Tıp, 21).

    Şâmil İA


  6. 05.Eylül.2011, 23:55
    3
    Üye
    BÜYÜ



    Din ile ilgisi olmayan dualar ve hareketlerle ruh üzerine tesir yapmak. Buna Arapça'da "sihir" adı da verilir. Bir insanı istenilen şeyi yapmağa sevk eden gizli kuvvet, tabiata aykırı haller vücuda getiren etkiler. Bunları yapanlara "büyücü" denilir. Büyüyü şöyle tarif etmek mümkündür. Herhangi bir çıkar uğruna başkasına zarar vermeye yönelik meşru olmayan yollarla bir takım gizli kuvvetleri yönlendirerek yapılan ve gerçeğe uymayan gözbağcılık, düzenbazlık, oyunculuk şeklindeki işler. Gözbağcılık, düzenbazlık gibi oyunlarla insanları aldatan kişiye büyücü, bu kişilerin yaptığı işe büyü, bu işin meslek haline getirilmesine de büyücülük denir. Büyücülük, İslâm'dan önce Araplar'da, Rumlar'da, Hintliler'de, Mısırlılar'da yaygın idi. Özellikle Hz. Musa zamanında büyücülük itibarlı bir meslek idi. Hz. Süleyman zamanında da yaygındı. Büyünün kendine göre özellikleri ve çeşitleri vardır.

    Kara büyü: Asıl sihir bu olup bazı kimseler, perilerin ve özellikle şeytanların müdahalesiyle, tabiatüstü bir takım fiiller yapabilecekleri iddiasındadırlar.

    Mecaz yoluyla büyü: Anlaşılamaz, akıldan hariç şey demektir.

    Beyaz yahut (tabii) büyü: Zahiren acaip, fakat aslında tabii sebeplerle meydana gelmiş bir takım fiiller yapmak sanatıdır. Hokkabaz kuleleri gibi.

    Büyü, muhtelif kavimlerde mevcuttu. Keldânîler'de, Keldânî büyüsü, her yere dağılmış olan perilerin tabiat hadiselerini vücuda getirdikleri itikadına dayanıyordu. Bazı yaratıklar şeytanî bir kuvvetle mücehhez idiler. Bununla beraber, bu kuvvet erkekten ziyade kadında bulunuyordu. Cadılar ve şeytanlar insanların bedenine girmek gücüne sahip idiler.

    Mısır'da, Musa (a.s.)'dan evvel Mısırlılar, kanunen caiz olan bir büyü kabul ediyorlardı. Bununla beraber kanunen yasak olan büyünün her türlü icra usullerini daha az bilmez değillerdi. Sihirbazların hayata ve ölüme tasarruf ettiklerine, iyi veya kötü cinleri yardım için çağırma gücüne sahip olduklarına ve tabiat kuvvetlerini diledikleri gibi kullanabileceklerine inanıyorlardı.

    Uzak Şark'ta büyüye gelince: Çinliler büyünün her türlüsüne karşı derin bir alâka besliyorlardı. Konfüçyüs'ten önceki dönemlerde Wu denilen bir tür cadı, devletin sosyal yapısında resmi bir mevki sahibi idi. Büyü usulleri arasında geleceği bilerek geleceğe ait hususları söylemeye, cinleri uzaklaştırmaya çalışıyorlardı.

    Yunan-Roma büyücülüğü de şöyle idi: Görünmez kuvvetleri beşerin iradesine mahkûm kılmak sanatı, Yunan-Roma medeniyetinde Şark'ta olduğundan daha az rağbet bulmuş değildi. Yunan sihirbazları daha çok kendilerine hizmet edebilecekleri ümidiyle yabancı ilâhlara müracaat ediyorlardı. Tesalya kıtası gizli sanatlara mensup en meşhur adamları yetiştirmekle meşhurdu. Büyü, imparator Ogüstüs zamanında, büyük bir ehemmiyet kazanmıştı.

    Yahudilik'te sihre itikat pek revaçta idi. Perileri davet etmek, şeytanları insanın iradesine mahkûm kılmak, her türlü harikalar, hulâsa medeniyette şöhret bulmuş itikatların bütünü Yahudilik'te mevcuttu. Yahudiler büyü formüllerinde, eski zamanlardaki geleneklerden yahut yabancı dinlerden gelen cin ve peri isimlerini almışlardır.

    İslâm toplumlarında sihir: Müslümanlardan bazıları büyüde Yahudilerden, Suriyeliler'den, İranlılar'dan, Keldânîler'den ve Yunanlılar'dan ders almışlardır. Tütsü, tılsım, muska, cadılık, fala bakmak vs. hep oralardan gelmiştir. Müslümanlar cinlere inandıkları için bu inanç sihre inanmaya da yolaçabiliyordu. Rasûlullah (s.a.s.) "isabet-i ayn"a, yılan sokması ve genellikle hastalıklara karşı rukyayı yani duayı caiz görmüştür. Fakat büyü ile Hz. Peygamber'in (s.a.s.) duası arasında hiçbir ilişki yoktur. Bir takım fal kitapları vardır ki kelime ve harflerin suretiyle geleceği bilmeye çalışırlar.

    Batı dünyasında büyü: Bütün milletlerin arşivleri tetkik olununca, büyüye müteallik bu türlü inançlara rastlanır. Keltler, Tötonlar, İskandinavlar, Finler, Doğu milletleriyle bu konuda bir çok esaslı benzerlikler göstermektedirler. Bugün akıl ve mantığın ilerlemesiyle büyünün ortadan kalktığına inanmak pek cesur bir davranıştır.

    Büyü ve büyücülük İslâm'da yasaklanmıştır. Kur'an-ı Kerîm'de büyücülerin iflah olmayacağı (Tâhâ, 20/69) belirtilmiştir. Kâfirler, kendilerini haklı çıkarabilmek, Allah'ın elçilerini yalanlamak için onları büyücülükle, büyü yapmakla suçlamışlardır. Büyücülükle suçlananlar arasında Hz. İsa (es-Sâf, 61/6); Hz. Musa (ez-Zuhruf, 43/49); (ez-Zâriyat, 51/39), Hz. Süleyman (el-Bakara, 2/102), Hz. Muhammed (el-Hicr, 15/6) zikredilmektedir. Başka bir ayette, inanmayan kişilerin bütün peygamberleri büyücülükle suçladıkları görülmektedir (ez-Zâriyat, 51/52). Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadisinde yedi şeyden sakınınız" buyururken ikinci sırada "sihir yapmayı" zikretmiştir. (Buhârî, Iiasâya 23; Müslim, İman,144). Başka bir hadiste büyü yapan kişinin küfre girdiğini belirtmiştir. Muhabbet için efsun yapmanın, ipliğe okumanın, büyü yapmanın şirk olduğunu da belirtmiştir (Nesâî, Tahrim 19). Büyüye inanan kişinin Cennet'e giremeyeceği de (Ahmed İbn Hanbel, II, 83; IV, 399) belirtilmiştir.

    Başka bir hadiste de büyücüye, müneccime, gaibden haber veren kimseye inanan kişinin Kur'an'ı inkâr etmiş olduğu belirtilmektedir. (Ebû Davûd, Tıp, 21).

    Şâmil İA


  7. 05.Eylül.2011, 23:57
    4
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: şu büyü olayını aklım almıyor?

    Nazar haktır, birileri hakkında nazar olmuş olabilir ifadesini kullanmak keramet değildir Zira herkes için bu ihtimal var yani herkes için nazar olmuş olabilir denilir sonuçta ihtimalli bir söz Şeytanın bu iki nişanlıyla uğraştığını söylemekte de bir keramet yok Çünkü şeytan yalnızca bu iki kişiyle değil herkesle uğraşıyor Sonuçta bahsettiğiniz durumda olğanüstü olan hiçbir şey yok Bu sözleri herkes ifade edebilir Bunları söylemek için bir şeylere dayanmaya gerek yok

    Maalesef bu tür konular çokça suistimal edilmektedir Bu tür hadiselere itibar etmemek gerekir Bazı insanlar bu manada metafizik varlıkların isimlerini alet ederek menfaat sağlamaya çalışmaktadır Tavsiye ettiği şeyler yapıldığında insanlar fayda göreceğine inanırsa psikolojik bir rahatlama hissediyor ve bu rahatlığı da bunu tavsiye eden kimseye malediyor


    Büyü çözmek için büyücüye gitmek:

    Büyü çözmek için büyücüye gitmek caiz değildir Bu konuda okunması greken sure ve dualar vardır Konu hakkında malumatı olan bir din aliminden bu konuda bilgi alınabilir

    Meşhur ata sözümüzdür Denize düşen yılana sarılır, denmiştir Biz de bazen öyle oluyoruz galiba Çaresini bulamadığımız, teşhisini koyamadığımız sıkıntılarımızda çareyi büyüde, sihirde görüyor; hemen hükmünü veriyoruz

    – Büyü yaptılar, geçimimizi bozup huzurumuzu yok ettiler Ya da kısmetimizi kapatıp olan işimizi olmaz hale getirdiler – Öyle ise çare nedir?

    – Çare; büyücülere, sihircilere, falcılara gitmektir…

    Maşaallah büyü bozucular, sihir çözücüler de düzinelerle

    Yeter ki sen paradan haber ver…

    Bana öyle geliyor ki, parayı kesin, ortalıkta ne büyücü kalır ne de sihirci…

    Aslında ben büyünün, yani sihrin varlığını kabul ediyorum Ancak bunun tarihte kalan bir ilim dalı olduğunu, nasıl yapılıp nasıl çözüldüğüne dair bir ilmin günümüze kadar gelmediğini düşünüyorum Bu yüzden de şurada burada büyü yapan yahut da bozan kimselere inanmıyorum

    Şundan inanmıyorum:

    Büyü yapma yahut da çözme ilmi varsa, kitaplarda olacaktır Kitaplarda olunca onu sadece meçhul kimseler bilmeyecek, kitap okuyan herkes bu bilgiye sahip olacaktır Görülen odur ki, kitap okuyanlarda böyle doğru bir büyü yapma ve çözme bilgisi yoktur Tam aksine, kitap okumayanlarda bu sırlı ilim çoğaltılıyor, müşteriler sıraya giriyor

    Kanaatim odur ki, aile içinde insanlar, beyin yahut da hanımın tutumundan şikayetçi olurken olayı büyüye, sihre yormakta yanılıyorlar

    Büyü de sihir de tarafların kendilerindedir Şayet rahatsızlık unsuru olarak gördükleri hallerini kendi iradeleriyle düzeltmeye yönelseler ortalıkta ne büyüye ihtiyaç kalır, ne sihirbaza Ama nefsi böyle bir özeleştiriye talip olmuyor Kendi kusur ve hatalarını düşünmeye de fırsat vermiyor En kolay yolu gösteriyor

    – Büyü yapmışlar, sihirde bulunmuşlar

    Bundan sonra yatakta muska aramalar, kapıda çaput bulmalar alıp yürüyecek; evhamlar, vesveseler, masum konu komşulardan şüphelenmeler meydan alacaktır Çık çıkabilirsen işin içinden

    Hayır hayır boşuna suçlamayın konu komşunuzu, yakınlarınızı ve dostlarınızı Büyü falan yok, kendi ihmal ve kusurlarınız var Yapılan büyüden dolayı hanımı evi terk ettiğini söyleyen bir bey:

    – Ne olur büyüyü boz, sihiri çöz, bunu ancak sen yaparsın, diye ısrarda bulundu Ben de:

    – Büyü yapılan hanım evi terk ederken bir bahane ileri sürer, bu bahane ile evi terk eder, seninki ne bahane ileri sürdü, onu söyle, dedim

    Söylemek istemedi Israr edince baklayı çıkardı:

    – Güya ben akşamları işimden çıkınca hemen eve gelmiyor da meyhaneye uğruyor, iki tek atıyormuşum

    Zaten ben de bu itirafı bekliyordum Hemen çareyi gösterdim

    – Tamam, dedim, işte büyü de, büyü yapan da açıklandı Büyüyü sen yapıyorsun meyhaneye gitmekle Büyün de oradaki içkin Çözmek istiyorsan akşamları işinden doğruca evine gel, meyhaneye uğrama Göreceksin ki büyü derhal bozulmuş, sihir de hemen çözülmüş

    Ahmed ŞAHİN



  8. 05.Eylül.2011, 23:57
    4
    Silent and lonely rains
    Nazar haktır, birileri hakkında nazar olmuş olabilir ifadesini kullanmak keramet değildir Zira herkes için bu ihtimal var yani herkes için nazar olmuş olabilir denilir sonuçta ihtimalli bir söz Şeytanın bu iki nişanlıyla uğraştığını söylemekte de bir keramet yok Çünkü şeytan yalnızca bu iki kişiyle değil herkesle uğraşıyor Sonuçta bahsettiğiniz durumda olğanüstü olan hiçbir şey yok Bu sözleri herkes ifade edebilir Bunları söylemek için bir şeylere dayanmaya gerek yok

    Maalesef bu tür konular çokça suistimal edilmektedir Bu tür hadiselere itibar etmemek gerekir Bazı insanlar bu manada metafizik varlıkların isimlerini alet ederek menfaat sağlamaya çalışmaktadır Tavsiye ettiği şeyler yapıldığında insanlar fayda göreceğine inanırsa psikolojik bir rahatlama hissediyor ve bu rahatlığı da bunu tavsiye eden kimseye malediyor


    Büyü çözmek için büyücüye gitmek:

    Büyü çözmek için büyücüye gitmek caiz değildir Bu konuda okunması greken sure ve dualar vardır Konu hakkında malumatı olan bir din aliminden bu konuda bilgi alınabilir

    Meşhur ata sözümüzdür Denize düşen yılana sarılır, denmiştir Biz de bazen öyle oluyoruz galiba Çaresini bulamadığımız, teşhisini koyamadığımız sıkıntılarımızda çareyi büyüde, sihirde görüyor; hemen hükmünü veriyoruz

    – Büyü yaptılar, geçimimizi bozup huzurumuzu yok ettiler Ya da kısmetimizi kapatıp olan işimizi olmaz hale getirdiler – Öyle ise çare nedir?

    – Çare; büyücülere, sihircilere, falcılara gitmektir…

    Maşaallah büyü bozucular, sihir çözücüler de düzinelerle

    Yeter ki sen paradan haber ver…

    Bana öyle geliyor ki, parayı kesin, ortalıkta ne büyücü kalır ne de sihirci…

    Aslında ben büyünün, yani sihrin varlığını kabul ediyorum Ancak bunun tarihte kalan bir ilim dalı olduğunu, nasıl yapılıp nasıl çözüldüğüne dair bir ilmin günümüze kadar gelmediğini düşünüyorum Bu yüzden de şurada burada büyü yapan yahut da bozan kimselere inanmıyorum

    Şundan inanmıyorum:

    Büyü yapma yahut da çözme ilmi varsa, kitaplarda olacaktır Kitaplarda olunca onu sadece meçhul kimseler bilmeyecek, kitap okuyan herkes bu bilgiye sahip olacaktır Görülen odur ki, kitap okuyanlarda böyle doğru bir büyü yapma ve çözme bilgisi yoktur Tam aksine, kitap okumayanlarda bu sırlı ilim çoğaltılıyor, müşteriler sıraya giriyor

    Kanaatim odur ki, aile içinde insanlar, beyin yahut da hanımın tutumundan şikayetçi olurken olayı büyüye, sihre yormakta yanılıyorlar

    Büyü de sihir de tarafların kendilerindedir Şayet rahatsızlık unsuru olarak gördükleri hallerini kendi iradeleriyle düzeltmeye yönelseler ortalıkta ne büyüye ihtiyaç kalır, ne sihirbaza Ama nefsi böyle bir özeleştiriye talip olmuyor Kendi kusur ve hatalarını düşünmeye de fırsat vermiyor En kolay yolu gösteriyor

    – Büyü yapmışlar, sihirde bulunmuşlar

    Bundan sonra yatakta muska aramalar, kapıda çaput bulmalar alıp yürüyecek; evhamlar, vesveseler, masum konu komşulardan şüphelenmeler meydan alacaktır Çık çıkabilirsen işin içinden

    Hayır hayır boşuna suçlamayın konu komşunuzu, yakınlarınızı ve dostlarınızı Büyü falan yok, kendi ihmal ve kusurlarınız var Yapılan büyüden dolayı hanımı evi terk ettiğini söyleyen bir bey:

    – Ne olur büyüyü boz, sihiri çöz, bunu ancak sen yaparsın, diye ısrarda bulundu Ben de:

    – Büyü yapılan hanım evi terk ederken bir bahane ileri sürer, bu bahane ile evi terk eder, seninki ne bahane ileri sürdü, onu söyle, dedim

    Söylemek istemedi Israr edince baklayı çıkardı:

    – Güya ben akşamları işimden çıkınca hemen eve gelmiyor da meyhaneye uğruyor, iki tek atıyormuşum

    Zaten ben de bu itirafı bekliyordum Hemen çareyi gösterdim

    – Tamam, dedim, işte büyü de, büyü yapan da açıklandı Büyüyü sen yapıyorsun meyhaneye gitmekle Büyün de oradaki içkin Çözmek istiyorsan akşamları işinden doğruca evine gel, meyhaneye uğrama Göreceksin ki büyü derhal bozulmuş, sihir de hemen çözülmüş

    Ahmed ŞAHİN



  9. 06.Eylül.2011, 00:08
    5
    rukyail
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Temmuz.2011
    Üye No: 88869
    Mesaj Sayısı: 117
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 31

    Cevap: şu büyü olayını aklım almıyor?

    Büyü aslen insanların perilerden yardım isteyerek onlara bir işi yaptırmasıdır arkadaşlar ama ne kendisine ne de başkasına hayır vermez aksine zarar getirir bu tarz uygulamalar mesela kul euzu bi rabbin nas ayetini almışlar bunu bin kere okuyorlar sonra tevekeltü eyyühel vesvasil hannas fln fln şeyi yap diyorlar yani ayette bahsedilen vesvese veren şeytana tevekül ediyorlar dinleri minleri kalmıyor yani bunları yapanların


  10. 06.Eylül.2011, 00:08
    5
    rukyail - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Büyü aslen insanların perilerden yardım isteyerek onlara bir işi yaptırmasıdır arkadaşlar ama ne kendisine ne de başkasına hayır vermez aksine zarar getirir bu tarz uygulamalar mesela kul euzu bi rabbin nas ayetini almışlar bunu bin kere okuyorlar sonra tevekeltü eyyühel vesvasil hannas fln fln şeyi yap diyorlar yani ayette bahsedilen vesvese veren şeytana tevekül ediyorlar dinleri minleri kalmıyor yani bunları yapanların


  11. 06.Eylül.2011, 01:16
    6
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: şu büyü olayını aklım almıyor?

    İsa (A.S) doğdugunda Cinler 7 kat semaya kadar çıkıyorlardı . isa (A.S) doğunca 3. kat semaya kadar düştüler. Rasullullah (Salllahu Aleyhi ve sellem) doğunca 3. kat semadanda kovuldular. artık meleklerden gaybı bilgiler toplayamıyorlar. üst üste çıkıp duymaya çalışsalarda kuyruklu yıldız dedigimiz olay. onlara çarpıp yok ediyor. yani büyücülere falcılara getirdikleri haber yalan dolandır. bazı salladıkları tuttugu için millet inanıyor.

    büyü konusunda evet büyü vardır. cinler insanlara zarar veremez. birşeyde yapamaz çünkü her cinin başında melek duruyor. ne zaman insana zarar vermeye kalkışsa o melek onu engelliyor. ama Allah izin verince tabiki her türlü musallatları vardır. buda bir sınavdır. büyüde aynen o şekil Allah izin vermedikçe ne bir nazar tutar ne de bir büyü.


  12. 06.Eylül.2011, 01:16
    6
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    İsa (A.S) doğdugunda Cinler 7 kat semaya kadar çıkıyorlardı . isa (A.S) doğunca 3. kat semaya kadar düştüler. Rasullullah (Salllahu Aleyhi ve sellem) doğunca 3. kat semadanda kovuldular. artık meleklerden gaybı bilgiler toplayamıyorlar. üst üste çıkıp duymaya çalışsalarda kuyruklu yıldız dedigimiz olay. onlara çarpıp yok ediyor. yani büyücülere falcılara getirdikleri haber yalan dolandır. bazı salladıkları tuttugu için millet inanıyor.

    büyü konusunda evet büyü vardır. cinler insanlara zarar veremez. birşeyde yapamaz çünkü her cinin başında melek duruyor. ne zaman insana zarar vermeye kalkışsa o melek onu engelliyor. ama Allah izin verince tabiki her türlü musallatları vardır. buda bir sınavdır. büyüde aynen o şekil Allah izin vermedikçe ne bir nazar tutar ne de bir büyü.


  13. 06.Eylül.2011, 22:41
    7
    senayusa
    "ipek ve bocek"

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Temmuz.2011
    Üye No: 88851
    Mesaj Sayısı: 187
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: ...

    Cevap: şu büyü olayını aklım almıyor?

    Bende buyunun varligina inanmakla beraber hocalarin yaptiklari buyu tarzi seylere inanmiyorum. Ben hayatimda bir kez bir hocaya gittim o da emekli bir imamdi ve yaptigi sey sadece rukye idi. Heleki buyuculer gaybi bilemez. Bu yuzden imtihan olunmak icin Allah bize yapilan kotulugun yapilmasina izin verir cunku o istemeden daldaki yaprak bile sallanmaz. Evetvpeygamber efendimize de yapilmis bu tarz buyuler. O buyuyu bukduklarinda Hz Ayse validemiz onu hemen yok etmis ki insanlar bu tarz seylere itibar etmesinler diye. Bu yuzden gece uyumadan avucunun icine ihlas nas ve felak oku ve vusudunu sivazla, sunnettir bu.

    ----------------------


    "Aslında ben büyünün, yani sihrin varlığını kabul ediyorum Ancak bunun tarihte kalan bir ilim dalı olduğunu, nasıl yapılıp nasıl çözüldüğüne dair bir ilmin günümüze kadar gelmediğini düşünüyorum Bu yüzden de şurada burada büyü yapan yahut da bozan kimselere inanmıyorum"

    Iste bu cumle paragraf benim tam olarak dusundugum ve inandigim sey


  14. 06.Eylül.2011, 22:41
    7
    "ipek ve bocek"
    Bende buyunun varligina inanmakla beraber hocalarin yaptiklari buyu tarzi seylere inanmiyorum. Ben hayatimda bir kez bir hocaya gittim o da emekli bir imamdi ve yaptigi sey sadece rukye idi. Heleki buyuculer gaybi bilemez. Bu yuzden imtihan olunmak icin Allah bize yapilan kotulugun yapilmasina izin verir cunku o istemeden daldaki yaprak bile sallanmaz. Evetvpeygamber efendimize de yapilmis bu tarz buyuler. O buyuyu bukduklarinda Hz Ayse validemiz onu hemen yok etmis ki insanlar bu tarz seylere itibar etmesinler diye. Bu yuzden gece uyumadan avucunun icine ihlas nas ve felak oku ve vusudunu sivazla, sunnettir bu.

    ----------------------


    "Aslında ben büyünün, yani sihrin varlığını kabul ediyorum Ancak bunun tarihte kalan bir ilim dalı olduğunu, nasıl yapılıp nasıl çözüldüğüne dair bir ilmin günümüze kadar gelmediğini düşünüyorum Bu yüzden de şurada burada büyü yapan yahut da bozan kimselere inanmıyorum"

    Iste bu cumle paragraf benim tam olarak dusundugum ve inandigim sey


  15. 07.Eylül.2011, 09:14
    8
    Hiss1
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Haziran.2011
    Üye No: 87987
    Mesaj Sayısı: 298
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: şu büyü olayını aklım almıyor?

    Büyücü belirli şartları yerine getirmesi karşılığında cin ve şeytanlardan yardım ister. Yani bir tür anlaşmadır. Bu şartlar kur'anın üstüne basmaktan tut kendi spermini içmeye kadar gidebilir. Bir de her büyücünün mutlaka akli dengesini yitirdiğini okumuştum.


  16. 07.Eylül.2011, 09:14
    8
    Devamlı Üye
    Büyücü belirli şartları yerine getirmesi karşılığında cin ve şeytanlardan yardım ister. Yani bir tür anlaşmadır. Bu şartlar kur'anın üstüne basmaktan tut kendi spermini içmeye kadar gidebilir. Bir de her büyücünün mutlaka akli dengesini yitirdiğini okumuştum.


  17. 07.Eylül.2011, 09:38
    9
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: şu büyü olayını aklım almıyor?

    Alıntı
    Büyücü belirli şartları yerine getirmesi karşılığında cin ve şeytanlardan yardım ister. Yani bir tür anlaşmadır. Bu şartlar kur'anın üstüne basmaktan tut kendi spermini içmeye kadar gidebilir. Bir de her büyücünün mutlaka akli dengesini yitirdiğini okumuştum.
    onu yapanlarda zaten akıl olmazki. üstüne birde Cinler devreye girerse. adamda akılmı bırakır.


  18. 07.Eylül.2011, 09:38
    9
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    Büyücü belirli şartları yerine getirmesi karşılığında cin ve şeytanlardan yardım ister. Yani bir tür anlaşmadır. Bu şartlar kur'anın üstüne basmaktan tut kendi spermini içmeye kadar gidebilir. Bir de her büyücünün mutlaka akli dengesini yitirdiğini okumuştum.
    onu yapanlarda zaten akıl olmazki. üstüne birde Cinler devreye girerse. adamda akılmı bırakır.





+ Yorum Gönder