Konusunu Oylayın.: Aleviler neden ibadet etmiyorlar?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Aleviler neden ibadet etmiyorlar?
  1. 05.Eylül.2011, 17:32
    1
    holy45
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Haziran.2011
    Üye No: 88263
    Mesaj Sayısı: 206
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 24

    Aleviler neden ibadet etmiyorlar?






    Aleviler neden ibadet etmiyorlar? Mumsema dinimizce peygamberimiz h.z muhammed s.a.v dir ve peygamberimizi örnek almalıyız yaptıklarını yapmalıyız
    aleviler h.z ali öner alıyorlar .s
    namaz kılmak allah karşı kulluk görevimizdir ne hadimize ki ben kılmam diyelim
    aleviler kılmıyorlar
    30 gün boyunca oruç tutmak boynumuzun borçudur
    aleviler tutmuyor

    sizce aleviler şirkemi giriyor


  2. 05.Eylül.2011, 17:32
    1
    holy45 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    dinimizce peygamberimiz h.z muhammed s.a.v dir ve peygamberimizi örnek almalıyız yaptıklarını yapmalıyız
    aleviler h.z ali öner alıyorlar .s
    namaz kılmak allah karşı kulluk görevimizdir ne hadimize ki ben kılmam diyelim
    aleviler kılmıyorlar
    30 gün boyunca oruç tutmak boynumuzun borçudur
    aleviler tutmuyor

    sizce aleviler şirkemi giriyor


    Benzer Konular

    - Neden sünniler Hazreti Ali'yi ve Kerbela Olayı'nı aleviler kadar zikretmiyorlar?

    - Aleviler neden Ramazan orucu tutmaz namaz kılmaz?

    - Aleviler neden din dersine karşı çıkıyorlar?

    - Aleviler dogru yoldamı..aleviler hakkında bilgi

    - Şii alimler neden Ebu Hureyreden rivayet edilen hadisleri kabul etmiyorlar?

  3. 05.Eylül.2011, 17:45
    2
    ravza 2
    ALLAH C.C garip bir kulu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2010
    Üye No: 72957
    Mesaj Sayısı: 2,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 31

    Cevap: aleviler kafirmi yoksa




    Dinimizin gerekleri farzları yapmayıp ta bunları inkar edenlere ne denir ? Ama bunu bütün alevilere kafir diyemeyiz bizde hz aliyi seviyoruz ehli beyti seviyoruz hz Aliyi seviyoruz deyip bütün farzları inkara yeltenmeden


  4. 05.Eylül.2011, 17:45
    2
    ravza 2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ALLAH C.C garip bir kulu



    Dinimizin gerekleri farzları yapmayıp ta bunları inkar edenlere ne denir ? Ama bunu bütün alevilere kafir diyemeyiz bizde hz aliyi seviyoruz ehli beyti seviyoruz hz Aliyi seviyoruz deyip bütün farzları inkara yeltenmeden


  5. 05.Eylül.2011, 18:15
    3
    tekturk
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Ekim.2009
    Üye No: 61589
    Mesaj Sayısı: 779
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Yaş: 39
    Bulunduğu yer: Tilburg/Hollanda

    Cevap: aleviler kafirmi yoksa

    Hz.Ali nin tirnagina kurban olsunlar...Hz.Ali sanki peygamberimizin sunnetlerini yasamiyormuydu??? Sunni alevilere lafim yok ama gerisi sadece ve sadece sapiklik icindeler..


  6. 05.Eylül.2011, 18:15
    3
    Devamlı Üye
    Hz.Ali nin tirnagina kurban olsunlar...Hz.Ali sanki peygamberimizin sunnetlerini yasamiyormuydu??? Sunni alevilere lafim yok ama gerisi sadece ve sadece sapiklik icindeler..


  7. 05.Eylül.2011, 22:59
    4
    holy45
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Haziran.2011
    Üye No: 88263
    Mesaj Sayısı: 206
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 24

    Cevap: aleviler kafirmi yoksa

    h.z ali camide şeyit edilmeseydi namaz kılamya davam edicekti neden namaz kılmıyorlar onu anlamıyorum


  8. 05.Eylül.2011, 22:59
    4
    holy45 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    h.z ali camide şeyit edilmeseydi namaz kılamya davam edicekti neden namaz kılmıyorlar onu anlamıyorum


  9. 05.Eylül.2011, 23:04
    5
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Aleviler neden ibadet etmiyorlar?

    ALEVÎ-ALEVÎLİK NEDİR? İBADETLERİ NASILDIR?


    Dördüncü halife Hz. Ali'nin soyundan gelen, onu diğer sahâbeden ve diğer üç halîfeden üstün tutan mezhebe mensup kimse. Alevîlik düşüncesi, ister açıkça, ister gizlice, Ali'ye uyup onun Kur'an'daki nâs ve Resulullah (s.a.s.)'ın vasiyetiyle imamlığa tayin edildiğini ileri süren; imametin* onun soyundan dışarı çıkmayacağına inanan ve onu diğer sahâbeden üstün gören zümrelerin başlattığı fikir ve siyasî kavgalarla ortaya çıkan" hareketin genel adıdır. Bu fikir ve harekete katılanlar, Ali'ye (r.a.) uydukları ve onu, öteki sahâbîlerin önüne geçirdikleri için Alevî; buna taraftar olanlara da 'tarafını tutan' anlamında "Şia"* denilmiştir. Şia, Alevîliğin ifade ettiği katılıktan daha mûtedîl bir kelimedir ve İslâm âlimleri Alevîlik için Şia'dan farklı olarak 'Râfıza' 'Ravâfız' tabirlerini kullanırlar. İslâm tarihinde Hz. Peygamber'den sonra halîfe olarak Hz. Ali'yi tanıyanlara, Ali'ye mensup, inancı bakımından, Ali taraflısı anlamında "Alevî" tabiri kullanıldı. Alevîlik, halifelikte Hz. Ali'nin hakkının yendiğini, sahâbenin Hz. Peygamber'den sonra Ebû Bekr*'e bey'at etmekle, İslâm'a aykırı hareket ettiği iddiasını yansıtır. Alevîler Hz. Ali'nin hilâfette hak sahibi olduğunu şu sebeplere dayandırırlar: Ali*, Hz. Peygamber'in tabii olarak varisiydi. O, İslam'ı ilk kabul eden kimsedir. Hz. Muhammed (s.a.s.)'in amcasının oğlu ve damadıdır. İslâm savaşlarının kahramanıydı. Yaşadığı sürece Hz. Muhammed'in en yakın yardımcısıydı. Onun bütün işlerine bakardı. Hz. Muhammed (s.a.s.) Ali'ye olan sevgisini ve güvenini bildirerek, onun kendisinden sonra halîfe olacağına işaret etmiştir. Bu yüzden onlar, Ebû Bekir, Ömer* ve Osman*'ın işbaşına getirilişini batıl saydılar. Yani bunu şerîat kurallarına ve Hz. Peygamber'in sünnetine aykırı görerek bununla savaşmayı dinî bir görev kabul ettiler. Ancak, Hz. Peygamber'in, Hz. Ali hakkında söyledikleri ve Ali'nin üstünlükleri doğru olmakla birlikte, Allah Resulü benzer sözleri Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer gibi diğer büyük Sahâbîler hakkında da söylemiştir. Üstelik, hastalandığında imamlığa Hz. Ebû Bekr'i geçirmiştir. Diğer yandan Hz. Peygamber, kendisinden sonra müslümanların başına kimin geçeceğini isim vererek belirtmeden bu dünyadan ayrılmıştır. Böyle bir hadîs olsaydı, Hz. Ebû Bekr'in halife seçildiği sırada yapılan konuşma ve müzâkerelerde bu hadîsin sözkonusu edilmesi gerekirdi. Çünkü ashâb-ı kîrâm, kendi aleyhine bile olsa, Hz. Peygamber'den işittiğini nakletmekten çekinmeyecek derecede üstün mezîyetlere sahiptir. Ancak, Allah Resulü'nün cenaze işleriyle uğraşması yüzünden, halîfe seçimi sırasında hazır bulunamayan Hz. Ali ile bu kadar önemli bir konunun istişare edilmemiş olması bir eksiklik sayılabilir. Fakat, Ensâr'ın hilâfet konusunu müzâkere etmekte olduğu topluluğa Hz. Ömer'le Hz. Ebû Bekr bile sonradan katılmıştı. Bu çok önemli meselede yanlış bir adımın atılması endişesi ve işin kısa sürede çözülmesi zarûreti, seçimin Hz. Ebû Bekir lehine yapılmasını gerekli kılmıştır. Nitekim daha sonra Hz. Ali de Ebû Bekr'e bey'at* etmiştir.

    Müslümanlar, Ehl-i Beyt denen 'Ali ve ailesini' öteki Ashâb-ı Kîram'dan ve Allah Resulü'nün öteki halîfelerinden ayırmadan severler. Onun ailesine yapılan haksızlığa ve zulme karşıdırlar ve tarih içinde de karşı olmuşlardır. Meselâ, Ahmed b. Hanbel* (rh.a), "Ehlü's-Sünne ve'-l Hadîs" taraftarlarının Hz. Muhammed (s.a.s.)' in ailesine hak ettikleri muhabbeti gösterdikleri ve Ali İbn Ebî Tâlib'in (r.a.) haklarını tanıdıkları için "Ali'nin 'şiası, taraftarı" olduğunu ifade etmektedir. Aynı tavrı İmam-ı Â'zam da takınarak Abbasîlere karşı İmam Zeyd'i desteklemiştir. Bu anlamda Şia, îtikâdî ve siyasî bir mezhep olarak kabul edilirken, Alevîlik, Hz. Ebû Bekr es-Sıddık'a (r.a.), Ömer el-Faruk'a (r.a.) ve Osman Zünnureyn (r.a.)'e ve daha pek çok ashâb-ı kirâm'a buğz ve düşmanlık taşıyan fikirlerle dolu bir tarîkat görünümündedir. Bu ifrata sebep olan Emevilerdi. Emeviler devrinde, Ömer İbn-i Abdulaziz'in hilâfetine kadar cuma hutbelerinde Ali İbn Ebî Tâlib'e (r.a.) ve ehl-i beytine hakaret edilir ve lânetler okunurdu. Onların bu yanlış hareketleri öteki müslümanları bağlamazdı. Çünkü onlar, bütün müslümanları temsil edemezlerdi. Hele hilâfet konusundaki olayları göze alarak öteki, müslümanları zalim görmek ve göstermek haksızlıktır ve hakdan sapmadır. Ne Resulullah'ın üç halifesi ne de Ashâb-ı Kirâm, Ali İbn Ebi Talib hakkında düşmanlık eseri bırakmamışlardır. Alevîlik, zaman içinde parçalanmış ve sayısı yüze varan tarîkatlara ve yollara ayrılmıştır. Ancak bunları İmam Ebu Câ'fer es-Sâdık'ın içtihatlarıyla amel eden ve müslümanlarla aralarında bir fark görmediklerini söyleyen, yeryüzünde Allah'ın hâkimiyetini istediklerini haykıran Ca'feriyye ve Zeydiye kollarına bağlı müslümanlarla karıştırmamak gerekir. Câferî müslümanları Şia içerisinde incelerken, dünü, bugünü ve îman-amel ilişkisiyle gözönüne almak ve ona göre değerlendirme yapmak faydalı olacaktır. Câferîlerle, Zeydîleri Alevîliğin diğer kolları olan Batînîler, * Karmatîler, * hatta kuzey Afrika ve Mısır'da uzun yıllar hüküm süren Fâtımîlerden, bugün Anadolu'da yaşayan Alevîler'den, Lübnan ve Suriye'deki Dürzî ve Nusayrîlerden ayırt etmek gerekir.

    Alevîlerden Gulât olanlar yani aşırı gidenler Hz. Ali'de, diğer halifelerde bulunmayan ilâhî nitelikler ve özellikler olduğuna inanıyorlar. İslâm tarihinde bu görüşü ve inancı daha da ileri götürerek, Allah'ın Ali'nin varlığında, insan suretinde görünüş alanına çıktığını, onun bir ilâh-insan olduğunu söyleyenler bile çıktı. Ali'nin mehdi olduğunu, ölmediğini ve kıyamet gününden önce çıkarak dünyada adaleti sağlayacağını öne sürdüler. Bunlar "sebeîler"dir. İslâm'da ilk dînî ayrılık hareketini teşkil eden ilk Alevîlik, Hz. Ali daha hayatta iken San'alı bir Yahudi olan İbn Sebe'nin telkini ile başlamıştır. Bundan sonra Ali'nin ve soyunun, hatta İbn Sem'an, Ebû Mansur el-İclî, Ebu'l-Hattâb, Horasanlı Ebû Müslim gibi Ali ile aile bağı bulunmayan ve sadece taraftarlık yapan birtakım yabancıların öncülük ettiği tenâsüha, ibâhaya, farzları terketmenin caiz olduğuna ve imanın, imamı bilmekten ibaret bulunduğuna inanan birçok Alevî kolları meydana çıkmıştır.

    Dağınık Alevî kollarını birleştiren Câ'fer es-Sâdık'*a bir aralık gidip gelen ve inanışlarında İslâm'a aykırı şeyler bulunduğu için kovulan, İmam Câfer'in lânetlemesine uğrayan Ebî Mansur el-İclî ile Ebû'l-Hattâb'ın ekolü, "İsmâiliye*" veya "Yedi İmam" mezhebini oluşturmuştur. Batınîlik adı verilen bu mezhep Yemen'de kökleşmiş, Irak, İran, Horasan ve Türkistan'a kol atmış ve batıda Endülüs'e kadar yayılmıştır. Bu mezhepten olanlar Bahreyn'de ve Ahsâ'da Karmatiyye mezhep ve hükümetini, Kûfe'de ve Basra'da birçok ihtilâlleri, Mağrip'te önce "Alevî Hükûmeti"ni, sonra Mısır'da Fâtımî halifeliğini vücûda getirmişlerdir. Cebel-i Dürûz'da Lübnan'da yaşamakta olan "Dürzîlik"le daha birçok fırka ve mezhepler Batınîlikten doğmuştur. Muhammed b. Nusayr de bu arada bugün Suriye, Lübnan ve Adana yöresinde sâlikleri bulunan "Nusayrîlik"i kurmuştur.

    Hz. Ali'nin ölümünden sonraki gelişmeler, özellikle Kerbelâ olayı Hz. Hüseyin'in şehid edilmesi, Alevî topluluğun siyasî bir görüş çevresinde toplanmasına yol açtı. Sonraları Şia (Şiîlik) adını alan ve daha çok İran'da gelişen Alevî mezhebinin özünü besleyen bu olaylar zinciri oldu. İslâm ordusunun doğuya doğru ilerlediğini gören İran, bağımsızlığını kaybedeceğini anlayınca, İslâm'ın içinde doğan ve gelişen Hz. Ali taraftarlığını eski dîn ve siyasetleriyle kaynaştırarak benimsedi. Bundan Alevîliğin, bir başka kolu doğdu. Alevî inancı bu yeni ad altında hızla gelişti. Bu inanca, ruhun bedenden bedene geçişini (tenâsüh) kabul eden Hind inançları da yine İran etkisiyle karıştı.

    Anadolu Alevîliği ise, sadece Batınîlik'in devamı değildir. Yesevî, Kalenderî, Hayderî gibi Türk tarikatlarının, Hurûfiliğin, Vücûdiyye ve Dehriyye inançlarının karıştığı, bazı Türk gelenek ve göreneklerinin ve halk şiirinin yaşadığı bir dünyadır. Onda "tenâsüh", "hulûl", "ibâha" ve bir çeşit "iştirak" ilkeleriyle birlikte, Türk şölenlerini andıran âyinler de görülür. XIII. yüzyılda Anadolu'nun fikir hayatında Orta Asya'dan ve Horasan'dan göçen bilgin ve mutasavvıfların derin etkileri olmuştur. Bu arada Harezm'li göçmenler, köylere varıncaya kadar Anadolu'nun dînî havasının değişmesine yol açmışlardır. Bu tarihi kökenlere dayanan Alevîlik günümüzde varlığını sürdürmektedir. Şiîlik, Bektâşîlik ve Kızılbaşlık gibi Alevî kollarının özel törenleri, toplantıları bulunmaktadır. Bu kolların hepsinde Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'da şehid edildiği 10. Muharrem günü kutsal olup, matem günü kabul edilir. Şiîler o gün, özel anma törenleri düzenler, dövünür, ağlar, yakınırlar. Kızılbaş ve Bektâşîler bu günün acısını çeker, fakat dövünmezler. Alevî törenlerinin en büyüğü kadınların da katıldığı "cem âyini"dir. Bu tören cuma günleri düzenlenir. Cem âyininin küçüğüne "dernek" denir. Bu toplantılar sazlısözlü, içkili olur. Özel zikirler yapılır. Töreni yöneten dede tarafından bir sure veya ayet okunur. Ayrıca cem'âyininden başka "görgü âyini", canlardan birinin diğerini şikâyeti hâlinde "sorgu âyini" düzenlenir. Nevrûz, hem bahar bayramı, hem de Hz. Ali'nin doğum günü sayıldığı için, genellikle kutsal kabul edilir ve törenler düzenlenir .

    Alevîlik İran'da olduğu gibi Anadolu'da da daha çok şiir ve edebiyatla yayılmıştır. Alevîlerin büyük tanıdığı yedi şair; Nesimî, Fuzûlî, Hatâî, Pîr Sultan Abdal, Kul Himmet, Yeminî ve Virânî'dir. Bunlardan Nesimî ve Fuzûlî dışındakiler tam batinîdirler.

    Yollarını müstakil bir dîn ekolü ve İslâmiyetin esası kabul eden Alevîler, Hz. Peygamber, Hz. Ali, Oniki İmam ve Hacı Bektaş Velî'yi kendi yorumcu ve düşünürleri sayarlar.

    Hamdi DÖNDÜREN


  10. 05.Eylül.2011, 23:04
    5
    Moderatör
    ALEVÎ-ALEVÎLİK NEDİR? İBADETLERİ NASILDIR?


    Dördüncü halife Hz. Ali'nin soyundan gelen, onu diğer sahâbeden ve diğer üç halîfeden üstün tutan mezhebe mensup kimse. Alevîlik düşüncesi, ister açıkça, ister gizlice, Ali'ye uyup onun Kur'an'daki nâs ve Resulullah (s.a.s.)'ın vasiyetiyle imamlığa tayin edildiğini ileri süren; imametin* onun soyundan dışarı çıkmayacağına inanan ve onu diğer sahâbeden üstün gören zümrelerin başlattığı fikir ve siyasî kavgalarla ortaya çıkan" hareketin genel adıdır. Bu fikir ve harekete katılanlar, Ali'ye (r.a.) uydukları ve onu, öteki sahâbîlerin önüne geçirdikleri için Alevî; buna taraftar olanlara da 'tarafını tutan' anlamında "Şia"* denilmiştir. Şia, Alevîliğin ifade ettiği katılıktan daha mûtedîl bir kelimedir ve İslâm âlimleri Alevîlik için Şia'dan farklı olarak 'Râfıza' 'Ravâfız' tabirlerini kullanırlar. İslâm tarihinde Hz. Peygamber'den sonra halîfe olarak Hz. Ali'yi tanıyanlara, Ali'ye mensup, inancı bakımından, Ali taraflısı anlamında "Alevî" tabiri kullanıldı. Alevîlik, halifelikte Hz. Ali'nin hakkının yendiğini, sahâbenin Hz. Peygamber'den sonra Ebû Bekr*'e bey'at etmekle, İslâm'a aykırı hareket ettiği iddiasını yansıtır. Alevîler Hz. Ali'nin hilâfette hak sahibi olduğunu şu sebeplere dayandırırlar: Ali*, Hz. Peygamber'in tabii olarak varisiydi. O, İslam'ı ilk kabul eden kimsedir. Hz. Muhammed (s.a.s.)'in amcasının oğlu ve damadıdır. İslâm savaşlarının kahramanıydı. Yaşadığı sürece Hz. Muhammed'in en yakın yardımcısıydı. Onun bütün işlerine bakardı. Hz. Muhammed (s.a.s.) Ali'ye olan sevgisini ve güvenini bildirerek, onun kendisinden sonra halîfe olacağına işaret etmiştir. Bu yüzden onlar, Ebû Bekir, Ömer* ve Osman*'ın işbaşına getirilişini batıl saydılar. Yani bunu şerîat kurallarına ve Hz. Peygamber'in sünnetine aykırı görerek bununla savaşmayı dinî bir görev kabul ettiler. Ancak, Hz. Peygamber'in, Hz. Ali hakkında söyledikleri ve Ali'nin üstünlükleri doğru olmakla birlikte, Allah Resulü benzer sözleri Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer gibi diğer büyük Sahâbîler hakkında da söylemiştir. Üstelik, hastalandığında imamlığa Hz. Ebû Bekr'i geçirmiştir. Diğer yandan Hz. Peygamber, kendisinden sonra müslümanların başına kimin geçeceğini isim vererek belirtmeden bu dünyadan ayrılmıştır. Böyle bir hadîs olsaydı, Hz. Ebû Bekr'in halife seçildiği sırada yapılan konuşma ve müzâkerelerde bu hadîsin sözkonusu edilmesi gerekirdi. Çünkü ashâb-ı kîrâm, kendi aleyhine bile olsa, Hz. Peygamber'den işittiğini nakletmekten çekinmeyecek derecede üstün mezîyetlere sahiptir. Ancak, Allah Resulü'nün cenaze işleriyle uğraşması yüzünden, halîfe seçimi sırasında hazır bulunamayan Hz. Ali ile bu kadar önemli bir konunun istişare edilmemiş olması bir eksiklik sayılabilir. Fakat, Ensâr'ın hilâfet konusunu müzâkere etmekte olduğu topluluğa Hz. Ömer'le Hz. Ebû Bekr bile sonradan katılmıştı. Bu çok önemli meselede yanlış bir adımın atılması endişesi ve işin kısa sürede çözülmesi zarûreti, seçimin Hz. Ebû Bekir lehine yapılmasını gerekli kılmıştır. Nitekim daha sonra Hz. Ali de Ebû Bekr'e bey'at* etmiştir.

    Müslümanlar, Ehl-i Beyt denen 'Ali ve ailesini' öteki Ashâb-ı Kîram'dan ve Allah Resulü'nün öteki halîfelerinden ayırmadan severler. Onun ailesine yapılan haksızlığa ve zulme karşıdırlar ve tarih içinde de karşı olmuşlardır. Meselâ, Ahmed b. Hanbel* (rh.a), "Ehlü's-Sünne ve'-l Hadîs" taraftarlarının Hz. Muhammed (s.a.s.)' in ailesine hak ettikleri muhabbeti gösterdikleri ve Ali İbn Ebî Tâlib'in (r.a.) haklarını tanıdıkları için "Ali'nin 'şiası, taraftarı" olduğunu ifade etmektedir. Aynı tavrı İmam-ı Â'zam da takınarak Abbasîlere karşı İmam Zeyd'i desteklemiştir. Bu anlamda Şia, îtikâdî ve siyasî bir mezhep olarak kabul edilirken, Alevîlik, Hz. Ebû Bekr es-Sıddık'a (r.a.), Ömer el-Faruk'a (r.a.) ve Osman Zünnureyn (r.a.)'e ve daha pek çok ashâb-ı kirâm'a buğz ve düşmanlık taşıyan fikirlerle dolu bir tarîkat görünümündedir. Bu ifrata sebep olan Emevilerdi. Emeviler devrinde, Ömer İbn-i Abdulaziz'in hilâfetine kadar cuma hutbelerinde Ali İbn Ebî Tâlib'e (r.a.) ve ehl-i beytine hakaret edilir ve lânetler okunurdu. Onların bu yanlış hareketleri öteki müslümanları bağlamazdı. Çünkü onlar, bütün müslümanları temsil edemezlerdi. Hele hilâfet konusundaki olayları göze alarak öteki, müslümanları zalim görmek ve göstermek haksızlıktır ve hakdan sapmadır. Ne Resulullah'ın üç halifesi ne de Ashâb-ı Kirâm, Ali İbn Ebi Talib hakkında düşmanlık eseri bırakmamışlardır. Alevîlik, zaman içinde parçalanmış ve sayısı yüze varan tarîkatlara ve yollara ayrılmıştır. Ancak bunları İmam Ebu Câ'fer es-Sâdık'ın içtihatlarıyla amel eden ve müslümanlarla aralarında bir fark görmediklerini söyleyen, yeryüzünde Allah'ın hâkimiyetini istediklerini haykıran Ca'feriyye ve Zeydiye kollarına bağlı müslümanlarla karıştırmamak gerekir. Câferî müslümanları Şia içerisinde incelerken, dünü, bugünü ve îman-amel ilişkisiyle gözönüne almak ve ona göre değerlendirme yapmak faydalı olacaktır. Câferîlerle, Zeydîleri Alevîliğin diğer kolları olan Batînîler, * Karmatîler, * hatta kuzey Afrika ve Mısır'da uzun yıllar hüküm süren Fâtımîlerden, bugün Anadolu'da yaşayan Alevîler'den, Lübnan ve Suriye'deki Dürzî ve Nusayrîlerden ayırt etmek gerekir.

    Alevîlerden Gulât olanlar yani aşırı gidenler Hz. Ali'de, diğer halifelerde bulunmayan ilâhî nitelikler ve özellikler olduğuna inanıyorlar. İslâm tarihinde bu görüşü ve inancı daha da ileri götürerek, Allah'ın Ali'nin varlığında, insan suretinde görünüş alanına çıktığını, onun bir ilâh-insan olduğunu söyleyenler bile çıktı. Ali'nin mehdi olduğunu, ölmediğini ve kıyamet gününden önce çıkarak dünyada adaleti sağlayacağını öne sürdüler. Bunlar "sebeîler"dir. İslâm'da ilk dînî ayrılık hareketini teşkil eden ilk Alevîlik, Hz. Ali daha hayatta iken San'alı bir Yahudi olan İbn Sebe'nin telkini ile başlamıştır. Bundan sonra Ali'nin ve soyunun, hatta İbn Sem'an, Ebû Mansur el-İclî, Ebu'l-Hattâb, Horasanlı Ebû Müslim gibi Ali ile aile bağı bulunmayan ve sadece taraftarlık yapan birtakım yabancıların öncülük ettiği tenâsüha, ibâhaya, farzları terketmenin caiz olduğuna ve imanın, imamı bilmekten ibaret bulunduğuna inanan birçok Alevî kolları meydana çıkmıştır.

    Dağınık Alevî kollarını birleştiren Câ'fer es-Sâdık'*a bir aralık gidip gelen ve inanışlarında İslâm'a aykırı şeyler bulunduğu için kovulan, İmam Câfer'in lânetlemesine uğrayan Ebî Mansur el-İclî ile Ebû'l-Hattâb'ın ekolü, "İsmâiliye*" veya "Yedi İmam" mezhebini oluşturmuştur. Batınîlik adı verilen bu mezhep Yemen'de kökleşmiş, Irak, İran, Horasan ve Türkistan'a kol atmış ve batıda Endülüs'e kadar yayılmıştır. Bu mezhepten olanlar Bahreyn'de ve Ahsâ'da Karmatiyye mezhep ve hükümetini, Kûfe'de ve Basra'da birçok ihtilâlleri, Mağrip'te önce "Alevî Hükûmeti"ni, sonra Mısır'da Fâtımî halifeliğini vücûda getirmişlerdir. Cebel-i Dürûz'da Lübnan'da yaşamakta olan "Dürzîlik"le daha birçok fırka ve mezhepler Batınîlikten doğmuştur. Muhammed b. Nusayr de bu arada bugün Suriye, Lübnan ve Adana yöresinde sâlikleri bulunan "Nusayrîlik"i kurmuştur.

    Hz. Ali'nin ölümünden sonraki gelişmeler, özellikle Kerbelâ olayı Hz. Hüseyin'in şehid edilmesi, Alevî topluluğun siyasî bir görüş çevresinde toplanmasına yol açtı. Sonraları Şia (Şiîlik) adını alan ve daha çok İran'da gelişen Alevî mezhebinin özünü besleyen bu olaylar zinciri oldu. İslâm ordusunun doğuya doğru ilerlediğini gören İran, bağımsızlığını kaybedeceğini anlayınca, İslâm'ın içinde doğan ve gelişen Hz. Ali taraftarlığını eski dîn ve siyasetleriyle kaynaştırarak benimsedi. Bundan Alevîliğin, bir başka kolu doğdu. Alevî inancı bu yeni ad altında hızla gelişti. Bu inanca, ruhun bedenden bedene geçişini (tenâsüh) kabul eden Hind inançları da yine İran etkisiyle karıştı.

    Anadolu Alevîliği ise, sadece Batınîlik'in devamı değildir. Yesevî, Kalenderî, Hayderî gibi Türk tarikatlarının, Hurûfiliğin, Vücûdiyye ve Dehriyye inançlarının karıştığı, bazı Türk gelenek ve göreneklerinin ve halk şiirinin yaşadığı bir dünyadır. Onda "tenâsüh", "hulûl", "ibâha" ve bir çeşit "iştirak" ilkeleriyle birlikte, Türk şölenlerini andıran âyinler de görülür. XIII. yüzyılda Anadolu'nun fikir hayatında Orta Asya'dan ve Horasan'dan göçen bilgin ve mutasavvıfların derin etkileri olmuştur. Bu arada Harezm'li göçmenler, köylere varıncaya kadar Anadolu'nun dînî havasının değişmesine yol açmışlardır. Bu tarihi kökenlere dayanan Alevîlik günümüzde varlığını sürdürmektedir. Şiîlik, Bektâşîlik ve Kızılbaşlık gibi Alevî kollarının özel törenleri, toplantıları bulunmaktadır. Bu kolların hepsinde Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'da şehid edildiği 10. Muharrem günü kutsal olup, matem günü kabul edilir. Şiîler o gün, özel anma törenleri düzenler, dövünür, ağlar, yakınırlar. Kızılbaş ve Bektâşîler bu günün acısını çeker, fakat dövünmezler. Alevî törenlerinin en büyüğü kadınların da katıldığı "cem âyini"dir. Bu tören cuma günleri düzenlenir. Cem âyininin küçüğüne "dernek" denir. Bu toplantılar sazlısözlü, içkili olur. Özel zikirler yapılır. Töreni yöneten dede tarafından bir sure veya ayet okunur. Ayrıca cem'âyininden başka "görgü âyini", canlardan birinin diğerini şikâyeti hâlinde "sorgu âyini" düzenlenir. Nevrûz, hem bahar bayramı, hem de Hz. Ali'nin doğum günü sayıldığı için, genellikle kutsal kabul edilir ve törenler düzenlenir .

    Alevîlik İran'da olduğu gibi Anadolu'da da daha çok şiir ve edebiyatla yayılmıştır. Alevîlerin büyük tanıdığı yedi şair; Nesimî, Fuzûlî, Hatâî, Pîr Sultan Abdal, Kul Himmet, Yeminî ve Virânî'dir. Bunlardan Nesimî ve Fuzûlî dışındakiler tam batinîdirler.

    Yollarını müstakil bir dîn ekolü ve İslâmiyetin esası kabul eden Alevîler, Hz. Peygamber, Hz. Ali, Oniki İmam ve Hacı Bektaş Velî'yi kendi yorumcu ve düşünürleri sayarlar.

    Hamdi DÖNDÜREN


  11. 05.Eylül.2011, 23:06
    6
    Araştırmacı_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88110
    Mesaj Sayısı: 194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Aleviler neden ibadet etmiyorlar?

    aleviler namaz kelimesi farsça olduğu için farsçada salat anlamına geldiğine ve salat kelimesininde dua anlamında olduğu için çoğusu malesef inkar ediyor namazı dua ediyorlar onun yerine


  12. 05.Eylül.2011, 23:06
    6
    aleviler namaz kelimesi farsça olduğu için farsçada salat anlamına geldiğine ve salat kelimesininde dua anlamında olduğu için çoğusu malesef inkar ediyor namazı dua ediyorlar onun yerine


  13. 05.Eylül.2011, 23:18
    7
    holy45
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Haziran.2011
    Üye No: 88263
    Mesaj Sayısı: 206
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 24

    Cevap: Aleviler neden ibadet etmiyorlar?

    Alıntı
    çoğusu malesef inkar ediyor namazı
    namazı inkar etmek kafir yapmazmı bir kulu ?

    ----------------------

    mum kardeş bi alevilik nedir demedik ki ne oldunu zten bilioruz sadce yaptıkları dinimize haykımıdır değilmidir diye eleştirioruz yanlışlarımızı doğrularımızı düzeltioruz


    5. Forumda flood yapmak, arka arkaya mesaj yazmak yasaktır.


  14. 05.Eylül.2011, 23:18
    7
    holy45 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    çoğusu malesef inkar ediyor namazı
    namazı inkar etmek kafir yapmazmı bir kulu ?

    ----------------------

    mum kardeş bi alevilik nedir demedik ki ne oldunu zten bilioruz sadce yaptıkları dinimize haykımıdır değilmidir diye eleştirioruz yanlışlarımızı doğrularımızı düzeltioruz


    5. Forumda flood yapmak, arka arkaya mesaj yazmak yasaktır.


  15. 05.Eylül.2011, 23:42
    8
    Araştırmacı_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88110
    Mesaj Sayısı: 194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Aleviler neden ibadet etmiyorlar?

    benim hocalardan duyduğum bildiğime göre farz olan bir şeyi inkar etmek dinden çıkarır


  16. 05.Eylül.2011, 23:42
    8
    benim hocalardan duyduğum bildiğime göre farz olan bir şeyi inkar etmek dinden çıkarır


  17. 06.Eylül.2011, 00:12
    9
    incisu41
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Ağustos.2011
    Üye No: 89405
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: kütahya

    Cevap: Aleviler neden ibadet etmiyorlar?

    kimse yanlış anlamasın bence aleviler işlerine gelmediği için ibadet etmek onlara zor geldiği vede

    üşengeçlik içinde oldukları için mezleplerini öne sürüp onun arkasına saklanıyorlar yoksa kuranda ne

    diyor islamın vede imanın şartlarını yerine getirin diyor üstelik kuranı kerim kıyamete kadar uyulacak

    yazılanları uygulanacak bir kutsal bir kitaptır kimse kendini kandırmasın ozaman herkez alevi olsun

    kimse namaz kılmasın oruç tutmasın ibadetlerini yerine getirmesin ooohhh negüzel işmiş birde

    aleviler genelde hep siyah elbise giyerler kesinlikle beyaz giydiklerini görmedim başka

    mezheptekilerede düşman gibi sokakta görsün hemen yobaz , vs gibi laflar ediyorlar çocuklarııda

    aynı şekilde yetiştiriyorlar mezheplerini övüyorlarki baskı yapıyorlarki çocukları namaz kılmak istese

    kıldırmıyorlar ibadet etirmiyorlar sanki ibadet onlara küfür gibi geliyor edenide dışlıyorlar sadece

    semah dedikleri kendileri uydurdukları hikayeli hz aliyi öven allah kelamı bile olmayan şarkılı türkülü

    oyunu oynuyorlar saz dinliyorlar ağustos böceği gibi adına ibadet diyorlar neymiş yok hz alide

    oynamış semah dönmüş hikaye bunlar yemeyin bizi hz ali namazda kılıyormuş oruçda tuyormuş

    ibadetde ediyormuş siz niye etmiyorsunuz ey aleviler hz alinin sadece oynadığı oyunmu kaldı

    aklınızda neyse birde guruplaşma

    varki allah a değilde aleviliğe tapıyorlar sanki alevilik haytlarının taraftarı futbol seyircisi misali

    allah akıl fikir versin alevilere ben böyle bir mezhebin oluşuna bile şaşıyorum mantık dışı

    kıyamete kadar baki olan kuranıkerime resmen kafa tutuyorlar kimse yanlış anlamasın alınmasın bu

    benim düşüncemdir bildiğimdir yoksa kimseyi onlar gibi icitme aşalama gibi niyetim yoktur buda

    böyle biline nediyor kuranda ben size bilip tutasınız diye öğüt verdim.


  18. 06.Eylül.2011, 00:12
    9
    incisu41 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    kimse yanlış anlamasın bence aleviler işlerine gelmediği için ibadet etmek onlara zor geldiği vede

    üşengeçlik içinde oldukları için mezleplerini öne sürüp onun arkasına saklanıyorlar yoksa kuranda ne

    diyor islamın vede imanın şartlarını yerine getirin diyor üstelik kuranı kerim kıyamete kadar uyulacak

    yazılanları uygulanacak bir kutsal bir kitaptır kimse kendini kandırmasın ozaman herkez alevi olsun

    kimse namaz kılmasın oruç tutmasın ibadetlerini yerine getirmesin ooohhh negüzel işmiş birde

    aleviler genelde hep siyah elbise giyerler kesinlikle beyaz giydiklerini görmedim başka

    mezheptekilerede düşman gibi sokakta görsün hemen yobaz , vs gibi laflar ediyorlar çocuklarııda

    aynı şekilde yetiştiriyorlar mezheplerini övüyorlarki baskı yapıyorlarki çocukları namaz kılmak istese

    kıldırmıyorlar ibadet etirmiyorlar sanki ibadet onlara küfür gibi geliyor edenide dışlıyorlar sadece

    semah dedikleri kendileri uydurdukları hikayeli hz aliyi öven allah kelamı bile olmayan şarkılı türkülü

    oyunu oynuyorlar saz dinliyorlar ağustos böceği gibi adına ibadet diyorlar neymiş yok hz alide

    oynamış semah dönmüş hikaye bunlar yemeyin bizi hz ali namazda kılıyormuş oruçda tuyormuş

    ibadetde ediyormuş siz niye etmiyorsunuz ey aleviler hz alinin sadece oynadığı oyunmu kaldı

    aklınızda neyse birde guruplaşma

    varki allah a değilde aleviliğe tapıyorlar sanki alevilik haytlarının taraftarı futbol seyircisi misali

    allah akıl fikir versin alevilere ben böyle bir mezhebin oluşuna bile şaşıyorum mantık dışı

    kıyamete kadar baki olan kuranıkerime resmen kafa tutuyorlar kimse yanlış anlamasın alınmasın bu

    benim düşüncemdir bildiğimdir yoksa kimseyi onlar gibi icitme aşalama gibi niyetim yoktur buda

    böyle biline nediyor kuranda ben size bilip tutasınız diye öğüt verdim.


  19. 06.Eylül.2011, 00:22
    10
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Aleviler neden ibadet etmiyorlar?

    Bugünkü Alevilerin birçoğunun Alevilik hakkında bir bilgisi yoktur
    onları Alevilik'e sıkı sıkıya bağlayan birkaç unsur vardır
    bu unsurların başında da
    Sünnilerin ellerine geçirdikleri ilk fırsatta
    Alevileri bir kaşık suda boğacaklarına dair
    haklı ya da haksız inançlarıdır

    mesela incisu kardeş Aleviler hakkında bu kadar yazdığına göre
    çok fazla Alevi tanıyor olmalıdır
    kendisine sormak isterim
    bu bayramda tanıdığınız bu Alevilerin
    kaçının evine gidip bayramlaştınız?
    Kaçıyla karşılaştığınızda Sünni bir komşunuzla yaptığınız gibi selamlaşıp
    hal hatır soruyorsunuz?
    kaçının çocuğuna Sünni bir komşunuzun çocuğuna davrandığınız gibi davranıyorsunuz?


  20. 06.Eylül.2011, 00:22
    10
    âb ü kil
    Bugünkü Alevilerin birçoğunun Alevilik hakkında bir bilgisi yoktur
    onları Alevilik'e sıkı sıkıya bağlayan birkaç unsur vardır
    bu unsurların başında da
    Sünnilerin ellerine geçirdikleri ilk fırsatta
    Alevileri bir kaşık suda boğacaklarına dair
    haklı ya da haksız inançlarıdır

    mesela incisu kardeş Aleviler hakkında bu kadar yazdığına göre
    çok fazla Alevi tanıyor olmalıdır
    kendisine sormak isterim
    bu bayramda tanıdığınız bu Alevilerin
    kaçının evine gidip bayramlaştınız?
    Kaçıyla karşılaştığınızda Sünni bir komşunuzla yaptığınız gibi selamlaşıp
    hal hatır soruyorsunuz?
    kaçının çocuğuna Sünni bir komşunuzun çocuğuna davrandığınız gibi davranıyorsunuz?


  21. 06.Eylül.2011, 01:34
    11
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Aleviler neden ibadet etmiyorlar?

    benim iş yerimde de Alevi arkadaslarım var. tanıdıgm arkadaslardada. tabiki kuran okuyan namaz kılan ları bile tanıyorum. Alevi var Alevi var. işte genelleme yapmak doğru degil. iş yerinde bir arkadaş vardı. tartışma çıkmıştı. bana demiştiki Allah bana ibadet edin nasıl ederseniz edin demişti. yani Namaz şart degil gibisinden. çok şükür onu düzelttim. bilgisi fazla olmadıgından. hz Ömeri , hz osman , Hz Ebubekir i kendisine baya bir anlattım. onlara iftira edilse böyle böyle olur diye. şimdi birisi Hz Ömere Laf söylese döverim diyor. başkaları kandırmadan doğrusunu anlattım. yani dövmede gerçekleri sende anlat dedim.. onlarada doğruları anlatan yok. babadan anadan ne duydularsa öyle gidiyorlar. birde Mantıki hep düşündüklerinden bu hale düşüyorlar. ama hidayet bulmak istemeyene ne anlatsanda boş. Allah hidayet versin. Hidayet Allahtandır.


  22. 06.Eylül.2011, 01:34
    11
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    benim iş yerimde de Alevi arkadaslarım var. tanıdıgm arkadaslardada. tabiki kuran okuyan namaz kılan ları bile tanıyorum. Alevi var Alevi var. işte genelleme yapmak doğru degil. iş yerinde bir arkadaş vardı. tartışma çıkmıştı. bana demiştiki Allah bana ibadet edin nasıl ederseniz edin demişti. yani Namaz şart degil gibisinden. çok şükür onu düzelttim. bilgisi fazla olmadıgından. hz Ömeri , hz osman , Hz Ebubekir i kendisine baya bir anlattım. onlara iftira edilse böyle böyle olur diye. şimdi birisi Hz Ömere Laf söylese döverim diyor. başkaları kandırmadan doğrusunu anlattım. yani dövmede gerçekleri sende anlat dedim.. onlarada doğruları anlatan yok. babadan anadan ne duydularsa öyle gidiyorlar. birde Mantıki hep düşündüklerinden bu hale düşüyorlar. ama hidayet bulmak istemeyene ne anlatsanda boş. Allah hidayet versin. Hidayet Allahtandır.


  23. 06.Eylül.2011, 07:12
    12
    KaLPNuRu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Temmuz.2009
    Üye No: 49085
    Mesaj Sayısı: 499
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: München

    Cevap: Aleviler neden ibadet etmiyorlar?

    Ben bircok alevi taniyorum gercekten..
    Her aleviyi katmiyorum..
    Ama genelde yüzde 98 i halen anlamis degilim anlamicam da..

    Aleviler`e soruldugunda siz
    kurana inaniyormusunuz kitabiniz nedir diye derler ki : Elbette Kuran-i Kerim..
    bir tane ayet sorun bilmezler..
    Okuyamazlar.. Okuyanlara da gerici yobaz derler..

    Namaz varmi diye sorarsaniz var derler ama daha hayatlarinda 1 rekat kilmamislardir..
    Camiye gitmezler.. Ama hz. Ali kilardi cok severdi deyince.. alakasiz cevaplar alirlar..
    Biz camiye gitmeyiz semah ederiz derler.
    Erkek kadin KARISIK dans ederler vs..

    Peygamber kim diye soruldugunda Elbette hz Muhammed (s.a.v.) ama Aliyi daha cok seviyoruz derler..
    Hasaaa bazilarida Cebrail aleyhisselam yanlis kisiye gitmis Ali o zamanlar cocuktu cünki derler..
    Isleri gücleri Sunnileri yargilarlar.. Asirici, yobaz, geri kafali derler..
    Kendilerini gayet aydin, hosgörülü, modern, bilincli ve ilerici sanarlar..
    Sunni kiz alirlar .. Alirken hatta bizde müslümaniz ne farkimiz varki derler..
    Ama kiz vermezler : Bu kizi da yobaz yaparlar, namaza zorlarlar diye ödleri kopar..

    Eglenmeyi oynamaya bayilirlar..
    Ben cözemedim onlari .. Bence onlarda kendilerini cözmüs degiller..
    Nefislerine alevi olmak daha kolaylarina gidiyor diye düsünüyorum..
    Onlarda ramazan ayi yoktur.. baska tuttuklari günler vardir..
    Ama ne hikmetse Ramazan bayramini kutlarlar.. Eglenceya :D
    Ama bizim gibi degil.. aileleri bir araya toplayip yemek verirler , aksaminda rakilar ve saraplar acilir..

    Aleviligi mezhep olarak sayarlar.. vs vs

    Ama tanidigim cok ender ve nadir bir alevi ailesi ramazanda orucunu tutarlar..
    Cok saygilidirlar, cok inanclidirlar..
    Namaz da kilarlar 5 vakit olmasa da..
    aleviyiz demeseler alevi olduklarina asla inanmazdim.. Hic bir aile bireyi kadindan kizina kapali degil .. Hepsine saz calar.. Türkü söyler..
    Gariptir iste..

    Aleviler kizmasin kötü niyetimden yazmadim..
    Sadece bildiklerimi yasadiklarimi aktardim..
    Yurt Disindayim ve burada cok alevi var..


  24. 06.Eylül.2011, 07:12
    12
    Devamlı Üye
    Ben bircok alevi taniyorum gercekten..
    Her aleviyi katmiyorum..
    Ama genelde yüzde 98 i halen anlamis degilim anlamicam da..

    Aleviler`e soruldugunda siz
    kurana inaniyormusunuz kitabiniz nedir diye derler ki : Elbette Kuran-i Kerim..
    bir tane ayet sorun bilmezler..
    Okuyamazlar.. Okuyanlara da gerici yobaz derler..

    Namaz varmi diye sorarsaniz var derler ama daha hayatlarinda 1 rekat kilmamislardir..
    Camiye gitmezler.. Ama hz. Ali kilardi cok severdi deyince.. alakasiz cevaplar alirlar..
    Biz camiye gitmeyiz semah ederiz derler.
    Erkek kadin KARISIK dans ederler vs..

    Peygamber kim diye soruldugunda Elbette hz Muhammed (s.a.v.) ama Aliyi daha cok seviyoruz derler..
    Hasaaa bazilarida Cebrail aleyhisselam yanlis kisiye gitmis Ali o zamanlar cocuktu cünki derler..
    Isleri gücleri Sunnileri yargilarlar.. Asirici, yobaz, geri kafali derler..
    Kendilerini gayet aydin, hosgörülü, modern, bilincli ve ilerici sanarlar..
    Sunni kiz alirlar .. Alirken hatta bizde müslümaniz ne farkimiz varki derler..
    Ama kiz vermezler : Bu kizi da yobaz yaparlar, namaza zorlarlar diye ödleri kopar..

    Eglenmeyi oynamaya bayilirlar..
    Ben cözemedim onlari .. Bence onlarda kendilerini cözmüs degiller..
    Nefislerine alevi olmak daha kolaylarina gidiyor diye düsünüyorum..
    Onlarda ramazan ayi yoktur.. baska tuttuklari günler vardir..
    Ama ne hikmetse Ramazan bayramini kutlarlar.. Eglenceya :D
    Ama bizim gibi degil.. aileleri bir araya toplayip yemek verirler , aksaminda rakilar ve saraplar acilir..

    Aleviligi mezhep olarak sayarlar.. vs vs

    Ama tanidigim cok ender ve nadir bir alevi ailesi ramazanda orucunu tutarlar..
    Cok saygilidirlar, cok inanclidirlar..
    Namaz da kilarlar 5 vakit olmasa da..
    aleviyiz demeseler alevi olduklarina asla inanmazdim.. Hic bir aile bireyi kadindan kizina kapali degil .. Hepsine saz calar.. Türkü söyler..
    Gariptir iste..

    Aleviler kizmasin kötü niyetimden yazmadim..
    Sadece bildiklerimi yasadiklarimi aktardim..
    Yurt Disindayim ve burada cok alevi var..





+ Yorum Gönder
Git 12 Son