Konusunu Oylayın.: Karın/Göğüs üzerinde çıkan saçları almak günah veya haram mıdır?

5 üzerinden 3.33 | Toplam : 3 kişi
Karın/Göğüs üzerinde çıkan saçları almak günah veya haram mıdır?
  1. 05.Eylül.2011, 02:01
    1
    yasin007
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Eylül.2011
    Üye No: 90216
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 29

    Karın/Göğüs üzerinde çıkan saçları almak günah veya haram mıdır?






    Karın/Göğüs üzerinde çıkan saçları almak günah veya haram mıdır? Mumsema S.a arkadaslar,
    bende baya tüyler cikmaya basladigi icin bi sormak istedim. Karin ve Gögüs üstünde cikan saclari laser aleti ile almak, yani ondan sonra bir daha cikmayacak, günah veya haram midir?


    Simdiden yanitlariniz icin tesekkür ederim.


  2. 05.Eylül.2011, 02:01
    1
    yasin007 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    S.a arkadaslar,
    bende baya tüyler cikmaya basladigi icin bi sormak istedim. Karin ve Gögüs üstünde cikan saclari laser aleti ile almak, yani ondan sonra bir daha cikmayacak, günah veya haram midir?


    Simdiden yanitlariniz icin tesekkür ederim.


    Benzer Konular

    - Saçları boyamadan önce gusül abdesti almak gerekir mi? Saçları boyamak gusül ve abdeste engel midir?

    - Şüpheli şeylere helal veya haram demek günah mıdır

    - Korsan almak veya bir oyuna para yatırmak günah mıdır?

    - Erkeklerin göğüs kıllarını aldırması günah mıdır ?

    - Göğüs kıllarını kesmek günah mıdır

  3. 05.Eylül.2011, 02:09
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Karın/Göğüs üzerinde çıkan saçlari almak günah veya haram mıdır?




    Ameliyat gibi yada hastalık gibi bir zaruret olmadıkça tıraş edilmesi veya kısaltılması caiz değildir.

    Erkelerin Tıraş Etmesi Gereken ve Tıraş Edilmesi Caiz Olan Yerler

    1) Koltuk altı ve avret mahalli
    2) Sakal ve bıyık
    3) Elmacık kemikleri üzeri

    Bunların dışında herhangi bir yerin kıllarını kısaltmak yada tamamen kazımak zaruret dışında caiz değildir.


    Erkeklerin elmacık kemiği üzerindeki kılları cımbızla alması caiz midir?
    Erkeklerin elmacık kemiği üzerindeki kılları cımbızla alması caiz midir?
    Erkeklerin bacak, kol, omuz, sırt, kalça, göğüs gibi vücudun diğer yerlerinde bulunan kılları yolmak veya tıraş etmek caiz değildir, (yüzdeki kıllar traş edilebilir ama yolmak caiz olmaz) dini yönden sakıncalıdır. Allah insanın vucudunda bir şeyi yaratmışsa illa ki bunun hikmetleri ve faydaları vardır. Bunların terbiyesi yapılır ancak tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak yanlıştır. Bunun şuan bilimsel olarak açıklanamasa dahi ilerde mutlaka sağlık açısından zararlarının olduğu ortaya çıkacaktır. Allah'ın bir kısım yasaklarının hikmetleri bilimsel olarak da netlik kazanmıştır. Dinimizin emir ve yasaklarının hikmetini bilim henüz tam olarak çözememiştir. İslamın her emrinin binlerce fayda ve hikmetleri bulunduğu muhakkaktır.

    Hadis-i Şeriflerde ve fıkıh kitaplarında genelde kadınlar hakkında kılların yolunması konusu geçmektedir. Erkekler için de bu durum geçerlidir. Eskiden erkeklerin kılları yolması diye bir durum pek olmadığı için buna değinmeye fazla gerek duyulmamış olabilir. Bu konuda erkeklerin daha fazla dikkat etmesi gerekir.

    Hangi bir adam ki, ihtiyarlığını saklamak için, beyaz kıllarını yolar, bu kıllar kıyamet gününde süngü olur ve ona batırılır.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.) (Ramuzul Ehadis)

    Benden sonra yakında ümmetimden bir taife zuhur eder ki, Kur'an'ı okurlar ama boğazlarını geçmez. Dinden de okun yaydan çıktığı gibi çıkarlar ve avdet de etmezler. Onlar, halkın ve mahlukatın en şerlisidirler. Alametleri de yüzünü gözünü traş etmeleridir. Ravi: Hz. Ebû Zerr (r.a.) (Ramuzul Ehadis)

    Amr İbni Şuayb'ın, babası vasıtasıyla dedesinden rivayet ettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Beyaz saçları yolmayın. Zira o beyaz saç, kıyamet günü müslümanın nûrudur." (Ebû Dâvûd, Tereccül 17; Tirmizî, Edeb 56; Nesâî, Zînet 13. Ayrıca bk. İbni Mâce, Edeb 25.)

    Ağaran saç ve sakal tecrübe ve belli bir olgunluğun delilidir. Ve müslümanı ahiret amellerine ağırlık vermeye ve kulluğunu artırmaya sevkeder. Hayatın normal akışına razı olan müslüman ağaran kılları yolma ve koparma yoluna gitmez, ihtiyarlama alameti olarak ağaran saç ve sakal tellerinin yolunması genç görünmeye çalışmanın bir sonucu olup, bir nevi sahtekarlıktır. Boyama işi Yahudilere benzememek için caiz kılınmıştır. Koparma işi ise yasaklanmıştır. İslamda olmayan bu tür bir adeti yapmak yasaktır ve reddolunmuştur. (Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 485.)

    Elmalı Hamdi Yazır Nisa Suresi Ayet 118-119'un tefsirinde "Allah'ın yaratışını değiştirecekler" ifadesini açıklarken bıyıkların ve sakalların yolunmasını da bu sınıfta değerlendirmektedir.

    118-119- Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: "Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah'ın yaratışını değiştirecekler" dedi. Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olur.

    Öyle bir inatçı şeytan ki Allah onu lanetlemiş, hayır ile ilgisini kesip kendinden uzaklaştırmıştır. O da Allah'a yemin ederek demiştir ki elbette ben senin kullarından muayyen, mukadder bir nasib alacağım ve elbette onları haktan şaşırtıp saptıracağım, ve elbette onları kuruntulara düşüreceğim, yani dipsiz emeller, boş ümitler, yalan sevdalar, batıl düşünceler, idealler, umumcamalarla imrendireceğim, ve elbet onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını doğrayacaklar, bu şekilde Allah'ın helal kıldığını haram kılacaklar.

    Araplar bir dişi deve beş defa doğurur ve beşincisi erkek olursa kulağını dilerler ve artık ondan faydalanmayı haram sayarlardı. Bazı tefsirciler de demişlerdir ki, putlara ibadet için kurbanlık nişanesi olmak üzere hayvanların kulaklarını keserler ve bu, bir küfür iken ibadet zannederlerdi.

    Ve muhakkak emredeceğim de Allah'ın hilkatini değiştirecekler.

    Yaratılışın şeklini veya sıfatını değiştirerek durumunu başka şekle sokacaklar, fıtratının kemaline götürecek yerde bozacaklar, çığırından çıkaracaklar.

    Tefsirlerde gelen misallere bakarak kadını erkek, erkeği kadın yapmaya çalışacaklar; kadın yerine erkek, erkek yerine kadın kullanacaklar; bıyıklarını sakallarını yolacaklar, yüzlerini boyayacaklar, kılıklarını değiştirecekler; kulak; burun kesip göz çıkaracaklar, erkekleri iğdiş edip hadım ağası yapacaklar, uzuvlarını yaratılış görevlerinin dışında kullanacaklar; nikâh yerine zina edecekler, temizi bırakıp pisliklere koşacaklar, menfaati bırakıp zararı seçecekler, ciddilikleri atıp eğlenceye heves edecekler, vazifeden kaçıp oyuna gidecekler; doğruluğu budalalık, eğriliği hüner sayacaklar; helâla haram, harama helâl, iyiye kötü, kötüye iyi diyecekler; hayır yerine şer işleyecekler, imar edilmesi gerekeni yıkıp, yıkılması gerekeni imar edecekler; kanun-ı ıstıfa (seçme kanunu)yı kötüye kullanmak sûretiyle yaratılışın zıddına alışkanlıklar edinecekler, yaratılış kanunu zıddına işler yapacaklar, ruhlarının yaratılışındaki selamet ve saflıklarını bozacaklar, hak kanunu "Allah'ın, insanları, kendisine göre yarattığı fıtratı" (Rûm, 30/30) olan kuvvetli dini, doğru yolu, Hakk'a tapmayı bırakacaklar; yaratılanı yaratıcı yerine koyacaklar, tevhidden çıkacaklar, batıl dinler ve fikirler arkasında koşacaklar, şuna buna tapınacaklar, şeytanlık peşinde dolaşacaklar, "Allah'ın yaratmasının değiştirilemez" (Rûm, 30/30) olduğunu bilmeyecekler, bilseler bile tanımayacaklar.

    O inatçı melun şeytan lanetlenince Allah'a karşı bu beş sözü haliyle veya sözlü olarak yemin ile söyledi! Bu şekilde Allah'ın kullarına musallat olarak onlardan belli bir hisse almaya karar verdi ki, işte şirkin başı ve sapıklığın kaynağı budur. Kâinat içinde insanlara düşman olan ve insanların kalbine nüfuz ederek onları hak ve hayırdan şaşırtan melun bir geçici kuvvet vardır ki, Allah'ın emrine ilk isyan eden ve insanların aklını şaşırtan odur. Ve o inatçı şeytan Allah'ın lanetini ve bu sözleri söylemek kötülüğünü üzerinde toplayan böyle bir melundur. Ve müşrikler dişiye tapmakla veya dişi durumuna düşmekle böyle bir şeytana tapmış olmaktan başka bir şey yapmazlar. Halbuki, Allah'ı bırakıp da şeytanı veliyyü'l-emr (amir) edinenler, Allah'ın emrini dinlemeyip şeytana itaat edenler, artık çok açık bir şekilde zarar ederler. Zira şeytan onlara devamlı vaadlerde bulunur, arzular verir, ağızlarının suyunu akıtır, fakat o melun şeytan onlara gururdan başka bir şey vaad etmez.

    (İbn Mes'ûd)'dan şöyle dediğini rivayet etmişlerdir:

    "Dövme yapan ve yaptıran - Muhammed'in rivayetine göre - saç ekle-yen, - Osman'ın rivayetine göre - Yüzün kılını yolduran - Her ikisinin ri-vayetine göre - güzellik için dişlerini törpülettiren, Allah Azze ve Celle'nin yarattığı şeyi değiştiren kadınlara Allah lanet etsin."

    (Mütenemmisa: "Yüzünün kılını yolduran kadındır. Ulema bundan maksadın kaşı aldıran olduğunu söylerler. Yüzünün kılını yolan kadınla-ra da Vamisa denilir.)

    Bu haber, Beni Esad kabilesinden Ümmü Ya'kup denilen bir kadına (Osman, Kur'an okuyan bir kadın, dedi) ulaştı. Kadın Abdullah'a geldi ve "senin, döğme yapan ve döğme yaptıran -Muhammed'in rivayetine göre, saç ekleyen, - Osman'ın rivayetine göre, yüzünün kılını yolduran, -Her ikisinin rivayetine göre, dişlerini torpilleten - Osman, güzellik için dişle-rini torpilleten, dedi. - Allah'ın yarattığı şeyi değiştiren kadınlara lanet et-tiğini duydum." dedi.Abdullah:

    "Rasûlullah'm lanet ettiği kişiye, ben niçin lanet etmeyecekmişim? Üstelik bu Allah'ın kitabında da var.”

    Kadın:

    "Ben Kur'anın iki kapağı arasına (Kur'anın tamamını) okudum, öyle bir şey bulamadım."Abdullah:

    "Vallahi, eğer sen Kur'anı okusaydın onu bulurdun" dedi. Sora da;

    "Rasûl size ne getirdi ise onu alın, sizi neden nehyetti ise de derhal vazgeçin"(1) ayetini okudu. Kadın:

    Ben bunların bir kısmını senin hanımında da görüyorum" Abdullah:

    "Gir (eve) bak"

    Kadın eve girdi, sonra çıktı. Abdullah:

    "Ne gördün?"

    Osman'ın rivayetine göre - Kadın: " Bir şey görmedim" dedi. Abdullah;

    "Eğer öyle (dediğin gibi) olsaydı o bizimle beraber olmazdı (onu terkederdim.)"(2) dedi.(3)
    _________________________
    (1) Haşr, 7.
    (2) Buharı, Libas 82: Müslim, Libas 120: Nesaî, Zinet 23, 24: Tirmizî Edep 33: İbn Mace Nikah 52.
    (3) Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 14/239-241.
    Selam ve dua ile... Sorularla İslamiyet Editör

    ================================================== =========================
    Erkeklerin bacak, kol, omuz, sırt, kalça gibi yerlerinde bulunan kılları yolmak veya tıraş etmek caiz değildir, dini yönden sakıncalıdır.

    Cenab-ı Hak her insanı ayrı bir güzellikte yaratmıştır. Birlik mührünün açıkça okunduğu insan simasındaki güzellik, fıtrî ve tabiî olanıdır. Bunu muhafaza etmek, sahip olduğu özellik ve güzelliklere şükredip, Allah'ın uygun görüp ihsan ettiği kadarına razı olmak kulluğun bir derecesi ve işaretidir.

    Bunun için hayatî ve zarurî bir maslahat yoksa, vücutta bulunan mevcut durumu değiştirmeye gitmemek lâzımdır. Çünkü böyle rast gele yapılan bir tasarruf insanı ağır bir mes'uliyet altına sokabilir.

    Bir zaruret yokken insan bedeni üzerinde yapılan değişiklikleri şiddetle yasaklayan Peygamberimiz (a.s.m.), başına ilâve saç takana, cildine dövme yapana ve yaptırana, güzelleştirmek maksadıyla dişini inceltip seyrekleştirene, kaş ve kirpiklerini yolan kadınlara, Allah'ın yarattıklarını değiştirdikleri için ilahi rahmetten uzak kalmış olacaklarını bildirmiş ve ikazda bulunmuştur.

    Fıkıh alimleri bu hadisten hareket ederek yüzünde sakal ve bıyık biten kadının onları gidermesinin caiz olacağını; ancak kaşları inceltmenin, tabi şeklinden çıkarmanın, kirpikleri düzeltmenin veya takma kirpik kullanmanın caiz olmadığını belirtirler. Çünkü diş, kaş ve kirpik birer aza mesabesindedir. Aslında olmayıp sonradan biten yüzdeki kıllar ise bu sınıfa girmediğinden, kadının bunları gidermesin de bir mahzur görülmemektedir. Aynı şekilde kadının bacağındaki kılları gidermesinde de bir mahzur yoktur. Çünkü bu kaş gibi bir uzuv mesabesin de değildir.

    Fıkıh kitaplarına baktığımızda şu hükmü görmekteyiz:

    – Kadını çirkinleştiren yüzdeki tüyler alınır. Erkeklerde görülen sakal, bıyık gibi şeylerin kadınlarda görülmesi halinde; alınması câizdir.

    “İbn-i Âbidin, sakal ve bıyığın kadında fıtrat olmadığını, bu sebeple (eğer çıkarsa) kesilmesinin (müstehab) olacağını beyan etmiştir!

    Bu kılları gidermenin en uygun yolu tıraş olmak değil, ağda, pudra veya benzeri tıbbî şeylerle yolmaktır.” ( Kadın İlmihali, Mürşide Uysal, s. 370)

    Anlaşılan odur ki, dindar hanımın kendini beyine karşı cazip duruma getirmesi müstehabdır. Beyini yabancıların cazibesinden korumuş olma hikmeti de vardır bunda
    .


  4. 05.Eylül.2011, 02:09
    2
    Özel Üye



    Ameliyat gibi yada hastalık gibi bir zaruret olmadıkça tıraş edilmesi veya kısaltılması caiz değildir.

    Erkelerin Tıraş Etmesi Gereken ve Tıraş Edilmesi Caiz Olan Yerler

    1) Koltuk altı ve avret mahalli
    2) Sakal ve bıyık
    3) Elmacık kemikleri üzeri

    Bunların dışında herhangi bir yerin kıllarını kısaltmak yada tamamen kazımak zaruret dışında caiz değildir.


    Erkeklerin elmacık kemiği üzerindeki kılları cımbızla alması caiz midir?
    Erkeklerin elmacık kemiği üzerindeki kılları cımbızla alması caiz midir?
    Erkeklerin bacak, kol, omuz, sırt, kalça, göğüs gibi vücudun diğer yerlerinde bulunan kılları yolmak veya tıraş etmek caiz değildir, (yüzdeki kıllar traş edilebilir ama yolmak caiz olmaz) dini yönden sakıncalıdır. Allah insanın vucudunda bir şeyi yaratmışsa illa ki bunun hikmetleri ve faydaları vardır. Bunların terbiyesi yapılır ancak tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak yanlıştır. Bunun şuan bilimsel olarak açıklanamasa dahi ilerde mutlaka sağlık açısından zararlarının olduğu ortaya çıkacaktır. Allah'ın bir kısım yasaklarının hikmetleri bilimsel olarak da netlik kazanmıştır. Dinimizin emir ve yasaklarının hikmetini bilim henüz tam olarak çözememiştir. İslamın her emrinin binlerce fayda ve hikmetleri bulunduğu muhakkaktır.

    Hadis-i Şeriflerde ve fıkıh kitaplarında genelde kadınlar hakkında kılların yolunması konusu geçmektedir. Erkekler için de bu durum geçerlidir. Eskiden erkeklerin kılları yolması diye bir durum pek olmadığı için buna değinmeye fazla gerek duyulmamış olabilir. Bu konuda erkeklerin daha fazla dikkat etmesi gerekir.

    Hangi bir adam ki, ihtiyarlığını saklamak için, beyaz kıllarını yolar, bu kıllar kıyamet gününde süngü olur ve ona batırılır.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.) (Ramuzul Ehadis)

    Benden sonra yakında ümmetimden bir taife zuhur eder ki, Kur'an'ı okurlar ama boğazlarını geçmez. Dinden de okun yaydan çıktığı gibi çıkarlar ve avdet de etmezler. Onlar, halkın ve mahlukatın en şerlisidirler. Alametleri de yüzünü gözünü traş etmeleridir. Ravi: Hz. Ebû Zerr (r.a.) (Ramuzul Ehadis)

    Amr İbni Şuayb'ın, babası vasıtasıyla dedesinden rivayet ettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Beyaz saçları yolmayın. Zira o beyaz saç, kıyamet günü müslümanın nûrudur." (Ebû Dâvûd, Tereccül 17; Tirmizî, Edeb 56; Nesâî, Zînet 13. Ayrıca bk. İbni Mâce, Edeb 25.)

    Ağaran saç ve sakal tecrübe ve belli bir olgunluğun delilidir. Ve müslümanı ahiret amellerine ağırlık vermeye ve kulluğunu artırmaya sevkeder. Hayatın normal akışına razı olan müslüman ağaran kılları yolma ve koparma yoluna gitmez, ihtiyarlama alameti olarak ağaran saç ve sakal tellerinin yolunması genç görünmeye çalışmanın bir sonucu olup, bir nevi sahtekarlıktır. Boyama işi Yahudilere benzememek için caiz kılınmıştır. Koparma işi ise yasaklanmıştır. İslamda olmayan bu tür bir adeti yapmak yasaktır ve reddolunmuştur. (Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 485.)

    Elmalı Hamdi Yazır Nisa Suresi Ayet 118-119'un tefsirinde "Allah'ın yaratışını değiştirecekler" ifadesini açıklarken bıyıkların ve sakalların yolunmasını da bu sınıfta değerlendirmektedir.

    118-119- Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: "Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah'ın yaratışını değiştirecekler" dedi. Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olur.

    Öyle bir inatçı şeytan ki Allah onu lanetlemiş, hayır ile ilgisini kesip kendinden uzaklaştırmıştır. O da Allah'a yemin ederek demiştir ki elbette ben senin kullarından muayyen, mukadder bir nasib alacağım ve elbette onları haktan şaşırtıp saptıracağım, ve elbette onları kuruntulara düşüreceğim, yani dipsiz emeller, boş ümitler, yalan sevdalar, batıl düşünceler, idealler, umumcamalarla imrendireceğim, ve elbet onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını doğrayacaklar, bu şekilde Allah'ın helal kıldığını haram kılacaklar.

    Araplar bir dişi deve beş defa doğurur ve beşincisi erkek olursa kulağını dilerler ve artık ondan faydalanmayı haram sayarlardı. Bazı tefsirciler de demişlerdir ki, putlara ibadet için kurbanlık nişanesi olmak üzere hayvanların kulaklarını keserler ve bu, bir küfür iken ibadet zannederlerdi.

    Ve muhakkak emredeceğim de Allah'ın hilkatini değiştirecekler.

    Yaratılışın şeklini veya sıfatını değiştirerek durumunu başka şekle sokacaklar, fıtratının kemaline götürecek yerde bozacaklar, çığırından çıkaracaklar.

    Tefsirlerde gelen misallere bakarak kadını erkek, erkeği kadın yapmaya çalışacaklar; kadın yerine erkek, erkek yerine kadın kullanacaklar; bıyıklarını sakallarını yolacaklar, yüzlerini boyayacaklar, kılıklarını değiştirecekler; kulak; burun kesip göz çıkaracaklar, erkekleri iğdiş edip hadım ağası yapacaklar, uzuvlarını yaratılış görevlerinin dışında kullanacaklar; nikâh yerine zina edecekler, temizi bırakıp pisliklere koşacaklar, menfaati bırakıp zararı seçecekler, ciddilikleri atıp eğlenceye heves edecekler, vazifeden kaçıp oyuna gidecekler; doğruluğu budalalık, eğriliği hüner sayacaklar; helâla haram, harama helâl, iyiye kötü, kötüye iyi diyecekler; hayır yerine şer işleyecekler, imar edilmesi gerekeni yıkıp, yıkılması gerekeni imar edecekler; kanun-ı ıstıfa (seçme kanunu)yı kötüye kullanmak sûretiyle yaratılışın zıddına alışkanlıklar edinecekler, yaratılış kanunu zıddına işler yapacaklar, ruhlarının yaratılışındaki selamet ve saflıklarını bozacaklar, hak kanunu "Allah'ın, insanları, kendisine göre yarattığı fıtratı" (Rûm, 30/30) olan kuvvetli dini, doğru yolu, Hakk'a tapmayı bırakacaklar; yaratılanı yaratıcı yerine koyacaklar, tevhidden çıkacaklar, batıl dinler ve fikirler arkasında koşacaklar, şuna buna tapınacaklar, şeytanlık peşinde dolaşacaklar, "Allah'ın yaratmasının değiştirilemez" (Rûm, 30/30) olduğunu bilmeyecekler, bilseler bile tanımayacaklar.

    O inatçı melun şeytan lanetlenince Allah'a karşı bu beş sözü haliyle veya sözlü olarak yemin ile söyledi! Bu şekilde Allah'ın kullarına musallat olarak onlardan belli bir hisse almaya karar verdi ki, işte şirkin başı ve sapıklığın kaynağı budur. Kâinat içinde insanlara düşman olan ve insanların kalbine nüfuz ederek onları hak ve hayırdan şaşırtan melun bir geçici kuvvet vardır ki, Allah'ın emrine ilk isyan eden ve insanların aklını şaşırtan odur. Ve o inatçı şeytan Allah'ın lanetini ve bu sözleri söylemek kötülüğünü üzerinde toplayan böyle bir melundur. Ve müşrikler dişiye tapmakla veya dişi durumuna düşmekle böyle bir şeytana tapmış olmaktan başka bir şey yapmazlar. Halbuki, Allah'ı bırakıp da şeytanı veliyyü'l-emr (amir) edinenler, Allah'ın emrini dinlemeyip şeytana itaat edenler, artık çok açık bir şekilde zarar ederler. Zira şeytan onlara devamlı vaadlerde bulunur, arzular verir, ağızlarının suyunu akıtır, fakat o melun şeytan onlara gururdan başka bir şey vaad etmez.

    (İbn Mes'ûd)'dan şöyle dediğini rivayet etmişlerdir:

    "Dövme yapan ve yaptıran - Muhammed'in rivayetine göre - saç ekle-yen, - Osman'ın rivayetine göre - Yüzün kılını yolduran - Her ikisinin ri-vayetine göre - güzellik için dişlerini törpülettiren, Allah Azze ve Celle'nin yarattığı şeyi değiştiren kadınlara Allah lanet etsin."

    (Mütenemmisa: "Yüzünün kılını yolduran kadındır. Ulema bundan maksadın kaşı aldıran olduğunu söylerler. Yüzünün kılını yolan kadınla-ra da Vamisa denilir.)

    Bu haber, Beni Esad kabilesinden Ümmü Ya'kup denilen bir kadına (Osman, Kur'an okuyan bir kadın, dedi) ulaştı. Kadın Abdullah'a geldi ve "senin, döğme yapan ve döğme yaptıran -Muhammed'in rivayetine göre, saç ekleyen, - Osman'ın rivayetine göre, yüzünün kılını yolduran, -Her ikisinin rivayetine göre, dişlerini torpilleten - Osman, güzellik için dişle-rini torpilleten, dedi. - Allah'ın yarattığı şeyi değiştiren kadınlara lanet et-tiğini duydum." dedi.Abdullah:

    "Rasûlullah'm lanet ettiği kişiye, ben niçin lanet etmeyecekmişim? Üstelik bu Allah'ın kitabında da var.”

    Kadın:

    "Ben Kur'anın iki kapağı arasına (Kur'anın tamamını) okudum, öyle bir şey bulamadım."Abdullah:

    "Vallahi, eğer sen Kur'anı okusaydın onu bulurdun" dedi. Sora da;

    "Rasûl size ne getirdi ise onu alın, sizi neden nehyetti ise de derhal vazgeçin"(1) ayetini okudu. Kadın:

    Ben bunların bir kısmını senin hanımında da görüyorum" Abdullah:

    "Gir (eve) bak"

    Kadın eve girdi, sonra çıktı. Abdullah:

    "Ne gördün?"

    Osman'ın rivayetine göre - Kadın: " Bir şey görmedim" dedi. Abdullah;

    "Eğer öyle (dediğin gibi) olsaydı o bizimle beraber olmazdı (onu terkederdim.)"(2) dedi.(3)
    _________________________
    (1) Haşr, 7.
    (2) Buharı, Libas 82: Müslim, Libas 120: Nesaî, Zinet 23, 24: Tirmizî Edep 33: İbn Mace Nikah 52.
    (3) Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 14/239-241.
    Selam ve dua ile... Sorularla İslamiyet Editör

    ================================================== =========================
    Erkeklerin bacak, kol, omuz, sırt, kalça gibi yerlerinde bulunan kılları yolmak veya tıraş etmek caiz değildir, dini yönden sakıncalıdır.

    Cenab-ı Hak her insanı ayrı bir güzellikte yaratmıştır. Birlik mührünün açıkça okunduğu insan simasındaki güzellik, fıtrî ve tabiî olanıdır. Bunu muhafaza etmek, sahip olduğu özellik ve güzelliklere şükredip, Allah'ın uygun görüp ihsan ettiği kadarına razı olmak kulluğun bir derecesi ve işaretidir.

    Bunun için hayatî ve zarurî bir maslahat yoksa, vücutta bulunan mevcut durumu değiştirmeye gitmemek lâzımdır. Çünkü böyle rast gele yapılan bir tasarruf insanı ağır bir mes'uliyet altına sokabilir.

    Bir zaruret yokken insan bedeni üzerinde yapılan değişiklikleri şiddetle yasaklayan Peygamberimiz (a.s.m.), başına ilâve saç takana, cildine dövme yapana ve yaptırana, güzelleştirmek maksadıyla dişini inceltip seyrekleştirene, kaş ve kirpiklerini yolan kadınlara, Allah'ın yarattıklarını değiştirdikleri için ilahi rahmetten uzak kalmış olacaklarını bildirmiş ve ikazda bulunmuştur.

    Fıkıh alimleri bu hadisten hareket ederek yüzünde sakal ve bıyık biten kadının onları gidermesinin caiz olacağını; ancak kaşları inceltmenin, tabi şeklinden çıkarmanın, kirpikleri düzeltmenin veya takma kirpik kullanmanın caiz olmadığını belirtirler. Çünkü diş, kaş ve kirpik birer aza mesabesindedir. Aslında olmayıp sonradan biten yüzdeki kıllar ise bu sınıfa girmediğinden, kadının bunları gidermesin de bir mahzur görülmemektedir. Aynı şekilde kadının bacağındaki kılları gidermesinde de bir mahzur yoktur. Çünkü bu kaş gibi bir uzuv mesabesin de değildir.

    Fıkıh kitaplarına baktığımızda şu hükmü görmekteyiz:

    – Kadını çirkinleştiren yüzdeki tüyler alınır. Erkeklerde görülen sakal, bıyık gibi şeylerin kadınlarda görülmesi halinde; alınması câizdir.

    “İbn-i Âbidin, sakal ve bıyığın kadında fıtrat olmadığını, bu sebeple (eğer çıkarsa) kesilmesinin (müstehab) olacağını beyan etmiştir!

    Bu kılları gidermenin en uygun yolu tıraş olmak değil, ağda, pudra veya benzeri tıbbî şeylerle yolmaktır.” ( Kadın İlmihali, Mürşide Uysal, s. 370)

    Anlaşılan odur ki, dindar hanımın kendini beyine karşı cazip duruma getirmesi müstehabdır. Beyini yabancıların cazibesinden korumuş olma hikmeti de vardır bunda
    .





+ Yorum Gönder