Konusunu Oylayın.: Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle ceza verin!

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle ceza verin!
  1. 26.Temmuz.2011, 11:50
    1
    menekse23
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ağustos.2010
    Üye No: 77719
    Mesaj Sayısı: 288
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: Almanya

    Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle ceza verin!






    Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle ceza verin! Mumsema “Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle ceza verin! Ancak sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.” (Nahl, 126)


    Bu Ayeti nasil anlamaliyiz? Yani bana bir kötülük yapildigi zaman ben de ayni sekilde karsilik verebilirmiyim?





  2. 26.Temmuz.2011, 11:50
    1
    Devamlı Üye



    “Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle ceza verin! Ancak sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.” (Nahl, 126)


    Bu Ayeti nasil anlamaliyiz? Yani bana bir kötülük yapildigi zaman ben de ayni sekilde karsilik verebilirmiyim?





    Benzer Konular

    - Nahl suresi 126. ayet: Eğer ceza verecekseniz, size yapılan işkencenin misliyle ceza verin

    - Birisini öldüren insana verilecek en adil ceza onun öldürülmesidir. Bunu izah eder misiniz?

    - Taha suresi 129. ayet: Eğer Rabbinden, daha önce sâdır olmuş bir söz ve tayin edilmiş bir vâde olma

    - Nisa suresi 40. ayet: Şüphe yok ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. (Kulun yaptığı iş, eğer bir kö

    - Nisa suresi 16. ayet: İçinizden fuhuş yapan her iki tarafa ceza verin; eğer tevbe eder, uslanırlarsa

  3. 26.Temmuz.2011, 12:04
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle ceza verin!




    Nahl süresi ayet numarası yanlış!


    126, 127. “Eğer ceza vermek isterseniz size yapılanın aynıyla mukabele edin. Sabrederseniz andolsun ki bu, sabredenler için daha iyidir. Sabret, senin sabrın ancak Allah'ın yardımıyladır; onlara üzülme kurdukları düzenlerden de endişe etme.”

    Ama eğer o karşınızdakiler size karşı kötülük yaparlar da sizler de size yapılanının karşılığı olarak onlara ceza vermek isterseniz ancak size yapılanın aynıyla, misliyle mukabele edin. Size yapılan kötülüğün aynıyla karşılık verin. Eğer sabrederseniz sabredenler için bu daha hayırlıdır. Yâni doğrusu size yapılan kötülükler karşısında sabredebilirseniz, şahsınıza kötülük yapılmamasına rağmen direnebilirseniz, güzel bir karşılıkla onlara davranarak onların kalplerini Allah’ın dinine kazandırabilirseniz bu çok daha güzeldir. Ama size yapılan kötülüğe karşılık illa da bir ceza verecekseniz-buna hakkınız vardır- o zaman ancak misliyle verebilirsiniz. Lâkin her şeye rağmen sabreder, dişinizi sıkar kötülüğe karşı iyilikle mukabelede bulunabilirseniz bu çok hayırlı olacaktır.

    Yâni ey muhataplar, siz bize kötülük ediyorsunuz, haksızlık yapıyorsunuz, ama biz size karşı hep iyi davranıyoruz, hep iyi davranacağız. Biz sizin İslâm’ınızı istiyoruz. Sizin Rabbinize teslim olmanızı, kurtuluşa ermenizi istiyoruz diyebilmeniz bu sizler için çok daha kârlı bir iş olacaktır. Öyleyse ey Peygamberim ve ey müslümanlar bu noktada sabırlı ve dirençli olun. Müslümanca davranmada, müslü-manca dâvette, müslümanca görünmede sabırlı ol. Muhakkak ki sabrın Allah için olacaktır. Yâni Allah’ın rızasıyla, Allah’ın lütfuyla sabredebileceksiniz. Sakın ha sakın onlar adam olmadılar diye, onlar müs-lüman olmadılar diye kederlenip üzülme. Onların sana karşı düşündükleri tuzaklardan, komplolardan sakın endişelenme. Kesinlikle bilesiniz ki onlar sana karşı, size karşı hiçbir şey yapamayacaklardır.

    Varsın dirensinler onlar kâfirliklerine. Varsın müslüman olmamaya sabır göstersinler. Elbet bir gün bir fetihle onlar da müslüman olacaklardır. Elbet bir gün onların da akılları başlarına gelecektir. Ya Nahl ile, ya İsrâ ile, ya Tâhâ ile, ya Meryem’le mutlaka bir gün onlar da dirilecekler ve hidâyetle müşerref olacaklardır. Tabii bu öyle kolay olmayacaktır. Bir ömrün değişimi kolay değildir. Sen güzellikle sabret, sizler güzellikle sabredin, ama bunun için de Rabbine dayanıp, yalvar. Çünkü böyle bir sabrı ancak Allah’ın yardımıyla başarabileceksin. Şunu da unutma ki onlar asla sana zarar veremeyeceklerdir. Onların tüm tuzakları, tüm komploları kendi aleyhlerine çıkacak, kendilerini bağlayacaktır. Sen onları da kurtarmak üzere hareket et. Onları da cennete kazandırmak üzere güzel bir anlayışla, bir hikmetle nasihatle devam et. Böyle devam ettiğin sürece senin işine güzellikler gelecektir.

    Evet, bize zarar verene, bize kötülük yapana biz de kötülük yapmak zorunda değiliz. Ama bizim toplumda şöyle bir atasözü vardır: "Kocana kızdığın zaman yemeğin içine bir kaşık fazla yağ at ve böylece ona zarar vererek, onun malına zarar vererek ondan intikamını alırsın" sözünde anlatılan şey de zarara zararla mukabeledir. Kocan sana her ne sûretle olursa olsun bir zarar vermişse senin de ona ve malına zarar vermen caiz değildir.

    Veya dükkanında çalıştırdığı işçilerin haklarını vermeyerek onlara zarar veren bir adamın malına zarar vererek işçilerin ondan haklarını almaya çalışmaları caiz değildir. Tamam aslında yapmamalılar, aslında işçilerinin haklarını yiyerek, onlara zulmederek biriktirdikleri paralarla başkalarına yardım ediyor muş gibi infak gösterisinde bulunmak yerine önce o işçilerine infakı ve önce onların haklarını vermeyi şiar edinmeliler iş verenler ama her şeye rağmen bir haksızlık yapmışlarsa onlardan hak almanın yolu bu değildir.


  4. 26.Temmuz.2011, 12:04
    2
    Moderatör



    Nahl süresi ayet numarası yanlış!


    126, 127. “Eğer ceza vermek isterseniz size yapılanın aynıyla mukabele edin. Sabrederseniz andolsun ki bu, sabredenler için daha iyidir. Sabret, senin sabrın ancak Allah'ın yardımıyladır; onlara üzülme kurdukları düzenlerden de endişe etme.”

    Ama eğer o karşınızdakiler size karşı kötülük yaparlar da sizler de size yapılanının karşılığı olarak onlara ceza vermek isterseniz ancak size yapılanın aynıyla, misliyle mukabele edin. Size yapılan kötülüğün aynıyla karşılık verin. Eğer sabrederseniz sabredenler için bu daha hayırlıdır. Yâni doğrusu size yapılan kötülükler karşısında sabredebilirseniz, şahsınıza kötülük yapılmamasına rağmen direnebilirseniz, güzel bir karşılıkla onlara davranarak onların kalplerini Allah’ın dinine kazandırabilirseniz bu çok daha güzeldir. Ama size yapılan kötülüğe karşılık illa da bir ceza verecekseniz-buna hakkınız vardır- o zaman ancak misliyle verebilirsiniz. Lâkin her şeye rağmen sabreder, dişinizi sıkar kötülüğe karşı iyilikle mukabelede bulunabilirseniz bu çok hayırlı olacaktır.

    Yâni ey muhataplar, siz bize kötülük ediyorsunuz, haksızlık yapıyorsunuz, ama biz size karşı hep iyi davranıyoruz, hep iyi davranacağız. Biz sizin İslâm’ınızı istiyoruz. Sizin Rabbinize teslim olmanızı, kurtuluşa ermenizi istiyoruz diyebilmeniz bu sizler için çok daha kârlı bir iş olacaktır. Öyleyse ey Peygamberim ve ey müslümanlar bu noktada sabırlı ve dirençli olun. Müslümanca davranmada, müslü-manca dâvette, müslümanca görünmede sabırlı ol. Muhakkak ki sabrın Allah için olacaktır. Yâni Allah’ın rızasıyla, Allah’ın lütfuyla sabredebileceksiniz. Sakın ha sakın onlar adam olmadılar diye, onlar müs-lüman olmadılar diye kederlenip üzülme. Onların sana karşı düşündükleri tuzaklardan, komplolardan sakın endişelenme. Kesinlikle bilesiniz ki onlar sana karşı, size karşı hiçbir şey yapamayacaklardır.

    Varsın dirensinler onlar kâfirliklerine. Varsın müslüman olmamaya sabır göstersinler. Elbet bir gün bir fetihle onlar da müslüman olacaklardır. Elbet bir gün onların da akılları başlarına gelecektir. Ya Nahl ile, ya İsrâ ile, ya Tâhâ ile, ya Meryem’le mutlaka bir gün onlar da dirilecekler ve hidâyetle müşerref olacaklardır. Tabii bu öyle kolay olmayacaktır. Bir ömrün değişimi kolay değildir. Sen güzellikle sabret, sizler güzellikle sabredin, ama bunun için de Rabbine dayanıp, yalvar. Çünkü böyle bir sabrı ancak Allah’ın yardımıyla başarabileceksin. Şunu da unutma ki onlar asla sana zarar veremeyeceklerdir. Onların tüm tuzakları, tüm komploları kendi aleyhlerine çıkacak, kendilerini bağlayacaktır. Sen onları da kurtarmak üzere hareket et. Onları da cennete kazandırmak üzere güzel bir anlayışla, bir hikmetle nasihatle devam et. Böyle devam ettiğin sürece senin işine güzellikler gelecektir.

    Evet, bize zarar verene, bize kötülük yapana biz de kötülük yapmak zorunda değiliz. Ama bizim toplumda şöyle bir atasözü vardır: "Kocana kızdığın zaman yemeğin içine bir kaşık fazla yağ at ve böylece ona zarar vererek, onun malına zarar vererek ondan intikamını alırsın" sözünde anlatılan şey de zarara zararla mukabeledir. Kocan sana her ne sûretle olursa olsun bir zarar vermişse senin de ona ve malına zarar vermen caiz değildir.

    Veya dükkanında çalıştırdığı işçilerin haklarını vermeyerek onlara zarar veren bir adamın malına zarar vererek işçilerin ondan haklarını almaya çalışmaları caiz değildir. Tamam aslında yapmamalılar, aslında işçilerinin haklarını yiyerek, onlara zulmederek biriktirdikleri paralarla başkalarına yardım ediyor muş gibi infak gösterisinde bulunmak yerine önce o işçilerine infakı ve önce onların haklarını vermeyi şiar edinmeliler iş verenler ama her şeye rağmen bir haksızlık yapmışlarsa onlardan hak almanın yolu bu değildir.


  5. 26.Temmuz.2011, 15:58
    3
    menekse23
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ağustos.2010
    Üye No: 77719
    Mesaj Sayısı: 288
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: Almanya

    Cevap: Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle ceza verin!

    Allah razi olsun Hocam!

    Alıntı
    Biz sizin İslâm’ınızı istiyoruz. Sizin Rabbinize teslim olmanızı, kurtuluşa ermenizi istiyoruz diyebilmeniz bu sizler için çok daha kârlı bir iş olacaktır. Öyleyse ey Peygamberim ve ey müslümanlar bu noktada sabırlı ve dirençli olun. Müslümanca davranmada, müslü-manca dâvette, müslümanca görünmede sabırlı ol. Muhakkak ki sabrın Allah için olacaktır.
    (Ayet numarasini düzelltim insallah. )


  6. 26.Temmuz.2011, 15:58
    3
    Devamlı Üye
    Allah razi olsun Hocam!

    Alıntı
    Biz sizin İslâm’ınızı istiyoruz. Sizin Rabbinize teslim olmanızı, kurtuluşa ermenizi istiyoruz diyebilmeniz bu sizler için çok daha kârlı bir iş olacaktır. Öyleyse ey Peygamberim ve ey müslümanlar bu noktada sabırlı ve dirençli olun. Müslümanca davranmada, müslü-manca dâvette, müslümanca görünmede sabırlı ol. Muhakkak ki sabrın Allah için olacaktır.
    (Ayet numarasini düzelltim insallah. )


  7. 26.Temmuz.2011, 22:37
    4
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle ceza verin!

    Elhamdulillah, Allah Razı Olsun MUM HOCAM.

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  8. 26.Temmuz.2011, 22:37
    4
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Elhamdulillah, Allah Razı Olsun MUM HOCAM.

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.





+ Yorum Gönder