Konusunu Oylayın.: Sünnet zararlı mı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sünnet zararlı mı
  1. 20.Temmuz.2011, 09:50
    1
    muhasebeci
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Mart.2009
    Üye No: 47186
    Mesaj Sayısı: 204
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 35

    Sünnet zararlı mı






    Sünnet zararlı mı Mumsema merhaba tatılde bır kıtap okudum sunnetın zararları dıye .kıtap genel olarak sunnet olmanın gereksız ve saglıksız oldugu hakkıdna cunku butun sınır neronları kesılen ust derıde yer almaktaymıs.ıkıncı degındı yerde kuranda gecmedıgı sadece toplum adetı oldugu hakkında
    bu konuda ne dıyosunuz kuranda gecıyomu hangı surede


  2. 20.Temmuz.2011, 09:50
    1
    muhasebeci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    merhaba tatılde bır kıtap okudum sunnetın zararları dıye .kıtap genel olarak sunnet olmanın gereksız ve saglıksız oldugu hakkıdna cunku butun sınır neronları kesılen ust derıde yer almaktaymıs.ıkıncı degındı yerde kuranda gecmedıgı sadece toplum adetı oldugu hakkında
    bu konuda ne dıyosunuz kuranda gecıyomu hangı surede


    Benzer Konular

    - Sünnet,Hatalı Sünnet, Erkekte Yenidoğanda Çocukta Sünnet

    - Sünnet faydalı mı zararlı mı?

    - Sünnet Psikolojisi ve Çocuk: İdeal Sünnet Yaşı, Sünnet Travmatik

    - Doğum kontrol habları zararlı mıdır, neden? eğer zararlı ise bir öğretmen için alternatif koruma yön

    - İki kurt mu bir sürüye daha zararlı? yoksa mal hırsı mı dine daha zararlı?

  3. 20.Temmuz.2011, 11:10
    2
    miroğlu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Temmuz.2008
    Üye No: 26769
    Mesaj Sayısı: 226
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: Hepimiz Filistin'liyiz

    Cevap: sünnet zararlı mı




    Kardeş nareden bulursunuz böyle kitapları. Her okuduğunuz kitaba inanmayın her kitabıda okumayın.

    Tıp ilmi sünnet olmanın faydalarını sıralayadursun, Hıristiyanlar bile çocuklarını sünnet ettiredursunlar. Nil-Gün isimli bayan ne yapıyor? Araştırma mahsulü olduğunu söylediği kitabında, sünnetin sözümona zararlarını isbata çalışıyor. Demek ki; "Herkes gider Mersin'e, biz gideriz tersine" kaidesi geçerliliğini hâlâ koruyor...
    Hatun yazardan naklen vereceğim ifadeler için önceden affınıza sığınıyorum. Bayan yazar, "sünnetli erkeklerde erken boşalma olduğundan" tutun da, burada yazamayacağım başka cümlelerle, gerçek dışı şeyler söylüyor. Eğer gerçekten objektif olarak araştırmış olsaydı, uzman doktorlardan, erken boşalmanın sünnetlilerde değil, aksine sünnetsizlerde olduğunu öğrenirdi.
    Madem bu meseleyi araştırmış, bir de aklı fikri çiftleşmekte olan Avrupalı tecrübeli hemcinslerinden sorsaydı daha doğru cevaplara ulaşırdı. Çünkü, Türkiye'den işçi olarak giden erkeklere Avrupalı o tip kadınların musallat olmalarının bir sebebi de, Türk erkeklerinin sünnetli olmalarıdır. Yoksa, Avrupa'da erkek mi yok?
    Sünnet, taa Hz. İbrahim'den beri gelen, dinî bir ameliye olduğuna göre, faydalarının sayılamayacak kadar çok olduğu kesin. Faydaları fark etmiş olan Hıristiyan aleminde sünnet hızla yayılmakta, ABD'de yüzde 55-60'larda, İngiliz kraliyet ailesinde bile çocuklar doğar doğmaz sünnet ediliyor.
    Birkaç sene önce, bizim gazetelerde Avrupalı doktorlardan naklen AIDS ile ilgili bir makale yayınlanmıştı. Bu makalede, gayr-i meşrû birleşmelerin AIDS'e sebep olabileceği ve AIDS'ten korunmak için nikâhsız birleşmelerden uzak durmak gerektiği söyleniyordu. Aynı makalede, AIDS'e yakalanmamak için yapılan 7 tavsiyeden biri de sünnet olmaktı.
    Sünnette kesilen parçayı kobaylara yedirmişler, yüzde 90'ı kanser olmuş.
    Tarihçi sayın Kadir Mısıroğlu anlatıyor:
    "Benim, sonradan Müslüman olan bir İngiliz arkadaşım var; ismi Hamit Algar. Kendisine, Müslüman olduktan sonra sünnet olup olmadığını sordum. Bana, 'Ben zaten sünnetliydim. Avrupa'da seçkin aileler çocuklarını sünnet ettirirler' dedi. Kendisi profesördür; ABD'de Kaliforniya'da Farsça hocalığı yapıyor."
    Gelelim Türkiye'ye... Sene 1930-31... Hükümet; Türkiye'de sünnetin yasaklanması için Meclis'e bir kanun teklifi veriyor. Bu arada gazeteler, doktorlar da devreye sokularak, kamuoyu oluşturmak için sünnetin faydaları ve zararları hakkında, lehte aleyhte fikirler ortaya konuluyor.
    O sıralarda İstanbul'da 2 Alman arkeolog bulunuyormuş. Fetihten sonra Ayasofya'daki resimlerin üzeri boyayla örtüldüğünden, bunlar o boyaları çıkarmak için vazifeli olarak gelmişlermiş. Sünnetin yasaklanmasıyla ilgili bu kanun teklifinden onların da haberi olmuş. Bizimkilere, "Sakın böyle bir şey yapmayın. Sünneti yasaklarsanız çok yanlış yaparsınız. Sünnetin şöyle şöyle sıhhî faydaları var" demekle kalmamış, Avrupa'da sünnetin hızla yayıldığını da söylemişler.
    Bunun üzerine bizimkiler, "Biz böyle yaparsak bir zaman gelir; Avrupalılar sünnetli olur, aksine biz sünnetsiz oluruz" diye bu kanun teklifini geri çekiyorlar. Bir tarihçinin verdiği bu bilgiyi de buraya aktarmış olalım.
    Şeyhulİslâm Mustafa Sabri Efendi'nin, Yunanistan'da çıkardığı Yarın gazetesinin bir nüshasında, sünnet olmanın faydalarıyla ilgili uzun ve ilmî güzel bir makale vardır.
    Sünnet, bir taraftan dini, bir taraftan tıbbı ilgilendiren bir mesele. Bahse konu yazar hanfendi ise, ne dinden anlıyor, ne tıptan. Onu, 1998 Kasım ayının son haftasında TGRT için yaptığı, "Hayvanları Koruma" başlıklı programla tanıdım. O programda kurban kesen Müslümanlar için, "İnanç uğruna da olsa hayvan kesmek vicdansızlıktır" demişti. O böyle de, Savaş Abi niçin ona "sünnet zararlıdır" dedirtti? Onu tanımadığı için olsa gerek. Yoksa dinimize saygılıdır


  4. 20.Temmuz.2011, 11:10
    2
    Devamlı Üye



    Kardeş nareden bulursunuz böyle kitapları. Her okuduğunuz kitaba inanmayın her kitabıda okumayın.

    Tıp ilmi sünnet olmanın faydalarını sıralayadursun, Hıristiyanlar bile çocuklarını sünnet ettiredursunlar. Nil-Gün isimli bayan ne yapıyor? Araştırma mahsulü olduğunu söylediği kitabında, sünnetin sözümona zararlarını isbata çalışıyor. Demek ki; "Herkes gider Mersin'e, biz gideriz tersine" kaidesi geçerliliğini hâlâ koruyor...
    Hatun yazardan naklen vereceğim ifadeler için önceden affınıza sığınıyorum. Bayan yazar, "sünnetli erkeklerde erken boşalma olduğundan" tutun da, burada yazamayacağım başka cümlelerle, gerçek dışı şeyler söylüyor. Eğer gerçekten objektif olarak araştırmış olsaydı, uzman doktorlardan, erken boşalmanın sünnetlilerde değil, aksine sünnetsizlerde olduğunu öğrenirdi.
    Madem bu meseleyi araştırmış, bir de aklı fikri çiftleşmekte olan Avrupalı tecrübeli hemcinslerinden sorsaydı daha doğru cevaplara ulaşırdı. Çünkü, Türkiye'den işçi olarak giden erkeklere Avrupalı o tip kadınların musallat olmalarının bir sebebi de, Türk erkeklerinin sünnetli olmalarıdır. Yoksa, Avrupa'da erkek mi yok?
    Sünnet, taa Hz. İbrahim'den beri gelen, dinî bir ameliye olduğuna göre, faydalarının sayılamayacak kadar çok olduğu kesin. Faydaları fark etmiş olan Hıristiyan aleminde sünnet hızla yayılmakta, ABD'de yüzde 55-60'larda, İngiliz kraliyet ailesinde bile çocuklar doğar doğmaz sünnet ediliyor.
    Birkaç sene önce, bizim gazetelerde Avrupalı doktorlardan naklen AIDS ile ilgili bir makale yayınlanmıştı. Bu makalede, gayr-i meşrû birleşmelerin AIDS'e sebep olabileceği ve AIDS'ten korunmak için nikâhsız birleşmelerden uzak durmak gerektiği söyleniyordu. Aynı makalede, AIDS'e yakalanmamak için yapılan 7 tavsiyeden biri de sünnet olmaktı.
    Sünnette kesilen parçayı kobaylara yedirmişler, yüzde 90'ı kanser olmuş.
    Tarihçi sayın Kadir Mısıroğlu anlatıyor:
    "Benim, sonradan Müslüman olan bir İngiliz arkadaşım var; ismi Hamit Algar. Kendisine, Müslüman olduktan sonra sünnet olup olmadığını sordum. Bana, 'Ben zaten sünnetliydim. Avrupa'da seçkin aileler çocuklarını sünnet ettirirler' dedi. Kendisi profesördür; ABD'de Kaliforniya'da Farsça hocalığı yapıyor."
    Gelelim Türkiye'ye... Sene 1930-31... Hükümet; Türkiye'de sünnetin yasaklanması için Meclis'e bir kanun teklifi veriyor. Bu arada gazeteler, doktorlar da devreye sokularak, kamuoyu oluşturmak için sünnetin faydaları ve zararları hakkında, lehte aleyhte fikirler ortaya konuluyor.
    O sıralarda İstanbul'da 2 Alman arkeolog bulunuyormuş. Fetihten sonra Ayasofya'daki resimlerin üzeri boyayla örtüldüğünden, bunlar o boyaları çıkarmak için vazifeli olarak gelmişlermiş. Sünnetin yasaklanmasıyla ilgili bu kanun teklifinden onların da haberi olmuş. Bizimkilere, "Sakın böyle bir şey yapmayın. Sünneti yasaklarsanız çok yanlış yaparsınız. Sünnetin şöyle şöyle sıhhî faydaları var" demekle kalmamış, Avrupa'da sünnetin hızla yayıldığını da söylemişler.
    Bunun üzerine bizimkiler, "Biz böyle yaparsak bir zaman gelir; Avrupalılar sünnetli olur, aksine biz sünnetsiz oluruz" diye bu kanun teklifini geri çekiyorlar. Bir tarihçinin verdiği bu bilgiyi de buraya aktarmış olalım.
    Şeyhulİslâm Mustafa Sabri Efendi'nin, Yunanistan'da çıkardığı Yarın gazetesinin bir nüshasında, sünnet olmanın faydalarıyla ilgili uzun ve ilmî güzel bir makale vardır.
    Sünnet, bir taraftan dini, bir taraftan tıbbı ilgilendiren bir mesele. Bahse konu yazar hanfendi ise, ne dinden anlıyor, ne tıptan. Onu, 1998 Kasım ayının son haftasında TGRT için yaptığı, "Hayvanları Koruma" başlıklı programla tanıdım. O programda kurban kesen Müslümanlar için, "İnanç uğruna da olsa hayvan kesmek vicdansızlıktır" demişti. O böyle de, Savaş Abi niçin ona "sünnet zararlıdır" dedirtti? Onu tanımadığı için olsa gerek. Yoksa dinimize saygılıdır


  5. 20.Temmuz.2011, 12:55
    3
    muhasebeci
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Mart.2009
    Üye No: 47186
    Mesaj Sayısı: 204
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 35

    Cevap: sünnet zararlı mı

    kadının haklı oldugu konu mesela faydası cok dıyoruzya ona kanıt gostermıyoruz.
    o faydası olmadıgına bılımsael kantılar gostermıs o yuzden bu kadar ses getırıyo olay


  6. 20.Temmuz.2011, 12:55
    3
    muhasebeci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    kadının haklı oldugu konu mesela faydası cok dıyoruzya ona kanıt gostermıyoruz.
    o faydası olmadıgına bılımsael kantılar gostermıs o yuzden bu kadar ses getırıyo olay


  7. 20.Temmuz.2011, 13:13
    4
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: sünnet zararlı mı

    Alıntı
    kadının haklı oldugu konu mesela faydası cok dıyoruzya ona kanıt gostermıyoruz.
    o faydası olmadıgına bılımsael kantılar gostermıs o yuzden bu kadar ses getırıyo olay


    Biz önce Kur'an ve sünnette olan delillere bakarız
    Peygamber efendimiz(s.a.v)in sünnetleri ve tavsiyeleri
    bilime ters düşmez onun her hali Kur'ani dir
    Peygamberin tavsiyelerine uyan aynı zamanda bilimsel
    hareket etmiş olur,öyle zararlı kitapları okumayınız
    Hadislerle sünnet yani hıtan olmanın delilleri

    ---------------------

    Ebu Hureyre, Peygamber den rivayet ediyor:
    "Fıtrat beştir:"Sünnet, etek traşı, bıyığı kısaltmak, tırnakları kesmek ve koltuk altını yolmak."1?*

    Böylece Rasûlullah, sünnet olmayı fıtrat hasletler inin başında zikretmiştir. Bu hasletler fıtrattandırlar. Zira fıtrat, İbrahim'in dini olan Haniflik demektir. İbrahim (a.s) işte bu hasletler le emrolunmuştur. Bu, aynı zamanda Rabbinin kendisini imtihan ettiği kelimeler dir.
    Nitekim Abdurrezz ak, Mamer'den o da Tavus'dan o da babasından "Rabbi bir zaman ibrahim'i bir takım kelimeler le imtihan etmişti. O da onları tamamlayınca..."195 ayeti hakkında İbn-i Abbas'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

    "Allah onu beş tanesi başta, beş tanesi de vücutta olan temizlik hasletler iyle imtihan etmiştir. Başta bulunan beş temizlik hasleti şunlardır: Bıyığı kısaltmak, mazmaza, istin-şak, misvak ve saçı ortadan ikiye ayırmak. Vücutta bulunan beş haslet ise tırnakları kesmek, etek traşı olmak, sünnet olmak, koltuk altlarım yolmak ve büyük-küçük dışkı kalıntısını su ile yıkamaktır."
    194 - Buhâri: 5891, Müslim: 257 195-Bakara: 124
    208

    Fıtrat iki türlüdür:
    1-Kalp ile ilgili olan fıtrat:
    Bu; Allah'ı bilmek, O'nu sevmek ve O'nu, ondan başka her şeye tercih etmektir.
    Amel ile ilgili fıtratlar: Bu da yukarıda geçen beş haslettir . Demek ki, birinci fıtrat ruh ve kalbin temizlenm esi, İkinci fıtrat ise bedenin temizlenm esidir. Bunlardan her biri diğerini takviye eder. Yedinci fasılda inşaallah zikredeceğimiz gibi, vücut fıtratının başı sünnet olmaktır.

    Ammar b. Yasir'in rivayetin e göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    "Şu öze ilikler fıtrattandır veya fıtrattır: Mazmaza, istin-şak, bıyığı kısaltmak, misvak kullanmak, tırnakları kesmek, parmak boğumlarını yıkamak, koltuk altını yolmak, etek traşı olmak, sünnet olmak ve su ile istinca etmek"196

    Fıtrat hasletler i temizlikt e, nezafette ve şeytanın ünsiyet kurarak insanoğluna yaklaştığı pislik artıklarının atılmasında ortak özelliklere sahiptirl er. Bunların, kesilen sünnet derisi ile de özel bir ilişkisi vardır. İnşallah bütün bunlara yedinci fasılda vakıf olacaksın.

    Pek çok selef alimleri demişlerdir ki, "Her kim namaz kılar, hacceder ve sünnet olursa o kimse haniftir. Dolayısıyla hacc ve sünnet hanifliğin işaretidir. Bu da "Allah'ın fıtratıdır ki, insanları ona göre yaratmıştır" 197
    - Ahmet b. Hanbel: 4/264
    - Rûm: 30

    Sünnetin vacip mi müstehap mı olduğu «hususundaki ihtilâf

    Fukâha bu konuda ihtilâf etmiştir. Eş-Şabi, Rabia, el Evzai Yahya b. Said el Ensari, Malik, Şafii ve Ahmed vacip olduğunu söylemişlerdir. Hatta Malik bu konuda meseleyi daha da sıkı tutarak "Sünnet olmayan kişinin imameti ve şahitliği kabul edilmef'â emiştir.
    Fakat pek çok fakih, Malik'ten bunun sünnet olduğunu nakletmişlerdir. Hatta Kadı tyaz, Hitan (sünnet olmak), Malik ve cumhur-u ulemaya göre sünnettir" demiştir. Fakat onlar nezdinde sünnetin terkedilm esi günahtır. Yani onlar sünneti farz ile nafile arasında bir mertebede ele alıyorlardı. Böyle olmasaydı Malik, sünnetsiz kişinin şahitlik ve imametini n caiz olmadığını söylemezdi.

    Hasan Basri ile Ebu Hanife ise vacip değil, bilakis sünnet olduğunu söylemişlerdir. Ahmed'in talebeler inden İbnu Ebi Musa "Bu, sünneti müekkededir" demiştir.
    Ahmet b. Hanbel bir rivayete göre, bunun kadınlara vacip olmadığını, erkeklere ise vacip olduğunu söylemiştir. Bunun için bir kaç yönden delil getirilmiştir;

    l-"Sonra da sana "Hanif olarak İbrahim'in dinine tabi °l" diye vahyettik"198 ayeti Sünnet olmak, yukarıda geçtiği
    198-Nahl:123
    211 gibi İbrahim'in dinindendir.

    2-Abdurrezzak, Ibni Cüreyl'den, o da Useym b. Kesir b. Küleyb'den, o da babasından, o da dedesinde n rivayet ettiğine göre, Peygamber e gelerek "Ben müslüman oldum" demiş, Peygamber ise "Küfürden kalma saçını at' (yani traş ol) buyurmuştur.

    Diğer birinin rivayet ettiğine göre Peygamber, başka bir kimseye de "Küfürden kalma saçını at ve sünnet ol" buyur-muştur.199 Hadis-i şerifteki traş olmanın nedbe hamledil-mesi,sünnet olmanın da nedbe hamledilm esini gerektirm ez.
    3-Harb, Zühri'ye sorduğu soruları içeren "Ed-Dürrül-Mensür"unda Zühri'den Rasululahın şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

    "Kim müslüman olursa, yaşı büyük bile olsa sünnet olsun."™

    Bu hadis her ne kadar mürsel ise de, takviye için müsaittir.
    4-Beyhaki, Musa b. İsmail b. Cafer b. Muhammed b. Ali b. Hüseyn b. Ali'den, o da teker teker atalarından olmak üzere Hz. Ali'den, şu sözleri rivayet etmiştir:
    "Rasûlallahın kılıcının kabzasındaki sahifede şöyle yazılar olduğunu gördük: İslâm'da sünnetsiz kişi, sünnet oluncaya dek yakası bırakılmaz, isterse 80 yaşında olsun."
    Beyhaki diyor ki "Bu, ehli beytin bu isnad ile münfe-
    199 - Ahmed b. Hanbel: 3/415 200-EbûDavûd: 356
    212
    riden rivayet ettiği bir hadistir." 201

    Sünnetin Hükmü Erkeğe de Kadına da Şamildir
    Salih b Ahmed "Kişi inzal olmaksızın karısıyla cima ederse" bölümünde şöyle diyor: "iki sünnet mahalli birbirine kavuştuğu zaman, gusul vacip olur."
    Ahmed b.Hanbel "Buna göre kadınlar da sünnet oluyorlar mış" demiştir. Ayrıca karısıyla cima edip de onun sün-netsiz olduğunu gören kişi hakkında, Bu kadının sünnet olması gerekir mi?" diye sorulunca "Hitan (sünnet olmak) sünnettir" demiştir.
    Hallal, Ebu Bekr el Mervezi Abdul-Kerim b. el-Heysem ve Yusuf b. Musa'dan, sözleri biribirin e geçip karışmış olarak şunu rivayet etmiştir: "Kocasının yanına varan sün-netsiz bir kadının sünnet olması gerekir mi? diye Ahmed b. Hanbel'e sorulunca sustu ve Ebu Hafs'a dönerek "Bu konuda bir şey biliyor musun? diye sordu. O da "Hayır" dedi. Bunun üzerine "Bu kadın 30 veya 40 yaşlarına gelmiş" denildi. O yine sustu. Derken "Peki sünnet olmaya gücü yeterse?" diye sorulunca "İyi olur" dedi.
    Muhammed b.Yahyael-Kehhal diyor ki:
    "Ahmed b. Hanbel'e "Kadın sünnet olur mu? diye sordum. Dedi ki: "Bu konuda pek çok hadis tahric ettim. Bir de baktım ki, ne göreyim? Peygamber in- söylediği "İki sünnet mahalli birbirine kavuştuğu zaman" sözündeki sünnet
    251
    yeri bir değil, ikiymiş." Ben "o zaman kadının da sünnet olması lazım" deyince, "Erkeğin sünnet olması daha elzemdir. Zira erkek sünnet olmadığı zaman bu deri zekerin ucunda sarkık durur ve ancak bir günah vesilesi olur. Kadınlarda ise böyle bir durum söz konusu değildir. Onların durumu daha basittir.
    Ben de derim ki: kadınların sünnet oluşunun müste-haplığında ihtilâf yoktur. Fakat vacip olup olmadığında ihtilâf edilmiştir. Bu konuda Ahmed b. Hanbel'den iki rivayet vardır:

    1-Erkeklere de, kadınlara da vaciptir.
    2-Yalnızca erkeklere vaciptir. Bu rivayetin delili, Şeddad b. Evs'in naklettiği "Hitan, erkekler için sünnet, kadınlar için bir ikramdır" hadisidir .218
    Böylece erkek ile kadın arasında ayırım yapmış ve bu görüşü için emrin sadece erkeklere yönelik olduğunu delil getirmiştir. Nitekim Allah, bunu Halil'ine emretmiş o da O'nun emrine uyarak sünnet olmuştur.

    Kadının sünnet oluşuna gelince, bunun sebebi yukarıda geçtiği üzere Hz. Sare'nin yapmış olduğu yemindir. İmam Ahmed diyor ki:" Sünnetçi kadın deriyi kökünden kesme-melidir. Zira Hz. Ömer sünnetçi bir kadına "Sünnet ettiğin vakit ondan bir kısmı bırak "demiştir. Yine Ahmed b. Hanbel, Ümmü Atiyye'den şunu nakledir. "Rasûlullah, sünnetçi bir kadına şöyle buyurdu: "sünnet ettiğin zaman "kökten
    218 - Ahmed b. Hanbel: 5/75
    252
    kesme. Zira bu, kadın için daha kıymetlidir ve erkeğin de hoşuna gider."21^
    Daha önce bahsettiğimiz sünnet olmanın hikmeti erkekte daha belirgin olsa da kadını da kapsamakt adır. Allahu â'lem.
    *
    219-EbûDavud: 5271
    253


  8. 20.Temmuz.2011, 13:13
    4
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    kadının haklı oldugu konu mesela faydası cok dıyoruzya ona kanıt gostermıyoruz.
    o faydası olmadıgına bılımsael kantılar gostermıs o yuzden bu kadar ses getırıyo olay


    Biz önce Kur'an ve sünnette olan delillere bakarız
    Peygamber efendimiz(s.a.v)in sünnetleri ve tavsiyeleri
    bilime ters düşmez onun her hali Kur'ani dir
    Peygamberin tavsiyelerine uyan aynı zamanda bilimsel
    hareket etmiş olur,öyle zararlı kitapları okumayınız
    Hadislerle sünnet yani hıtan olmanın delilleri

    ---------------------

    Ebu Hureyre, Peygamber den rivayet ediyor:
    "Fıtrat beştir:"Sünnet, etek traşı, bıyığı kısaltmak, tırnakları kesmek ve koltuk altını yolmak."1?*

    Böylece Rasûlullah, sünnet olmayı fıtrat hasletler inin başında zikretmiştir. Bu hasletler fıtrattandırlar. Zira fıtrat, İbrahim'in dini olan Haniflik demektir. İbrahim (a.s) işte bu hasletler le emrolunmuştur. Bu, aynı zamanda Rabbinin kendisini imtihan ettiği kelimeler dir.
    Nitekim Abdurrezz ak, Mamer'den o da Tavus'dan o da babasından "Rabbi bir zaman ibrahim'i bir takım kelimeler le imtihan etmişti. O da onları tamamlayınca..."195 ayeti hakkında İbn-i Abbas'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

    "Allah onu beş tanesi başta, beş tanesi de vücutta olan temizlik hasletler iyle imtihan etmiştir. Başta bulunan beş temizlik hasleti şunlardır: Bıyığı kısaltmak, mazmaza, istin-şak, misvak ve saçı ortadan ikiye ayırmak. Vücutta bulunan beş haslet ise tırnakları kesmek, etek traşı olmak, sünnet olmak, koltuk altlarım yolmak ve büyük-küçük dışkı kalıntısını su ile yıkamaktır."
    194 - Buhâri: 5891, Müslim: 257 195-Bakara: 124
    208

    Fıtrat iki türlüdür:
    1-Kalp ile ilgili olan fıtrat:
    Bu; Allah'ı bilmek, O'nu sevmek ve O'nu, ondan başka her şeye tercih etmektir.
    Amel ile ilgili fıtratlar: Bu da yukarıda geçen beş haslettir . Demek ki, birinci fıtrat ruh ve kalbin temizlenm esi, İkinci fıtrat ise bedenin temizlenm esidir. Bunlardan her biri diğerini takviye eder. Yedinci fasılda inşaallah zikredeceğimiz gibi, vücut fıtratının başı sünnet olmaktır.

    Ammar b. Yasir'in rivayetin e göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    "Şu öze ilikler fıtrattandır veya fıtrattır: Mazmaza, istin-şak, bıyığı kısaltmak, misvak kullanmak, tırnakları kesmek, parmak boğumlarını yıkamak, koltuk altını yolmak, etek traşı olmak, sünnet olmak ve su ile istinca etmek"196

    Fıtrat hasletler i temizlikt e, nezafette ve şeytanın ünsiyet kurarak insanoğluna yaklaştığı pislik artıklarının atılmasında ortak özelliklere sahiptirl er. Bunların, kesilen sünnet derisi ile de özel bir ilişkisi vardır. İnşallah bütün bunlara yedinci fasılda vakıf olacaksın.

    Pek çok selef alimleri demişlerdir ki, "Her kim namaz kılar, hacceder ve sünnet olursa o kimse haniftir. Dolayısıyla hacc ve sünnet hanifliğin işaretidir. Bu da "Allah'ın fıtratıdır ki, insanları ona göre yaratmıştır" 197
    - Ahmet b. Hanbel: 4/264
    - Rûm: 30

    Sünnetin vacip mi müstehap mı olduğu «hususundaki ihtilâf

    Fukâha bu konuda ihtilâf etmiştir. Eş-Şabi, Rabia, el Evzai Yahya b. Said el Ensari, Malik, Şafii ve Ahmed vacip olduğunu söylemişlerdir. Hatta Malik bu konuda meseleyi daha da sıkı tutarak "Sünnet olmayan kişinin imameti ve şahitliği kabul edilmef'â emiştir.
    Fakat pek çok fakih, Malik'ten bunun sünnet olduğunu nakletmişlerdir. Hatta Kadı tyaz, Hitan (sünnet olmak), Malik ve cumhur-u ulemaya göre sünnettir" demiştir. Fakat onlar nezdinde sünnetin terkedilm esi günahtır. Yani onlar sünneti farz ile nafile arasında bir mertebede ele alıyorlardı. Böyle olmasaydı Malik, sünnetsiz kişinin şahitlik ve imametini n caiz olmadığını söylemezdi.

    Hasan Basri ile Ebu Hanife ise vacip değil, bilakis sünnet olduğunu söylemişlerdir. Ahmed'in talebeler inden İbnu Ebi Musa "Bu, sünneti müekkededir" demiştir.
    Ahmet b. Hanbel bir rivayete göre, bunun kadınlara vacip olmadığını, erkeklere ise vacip olduğunu söylemiştir. Bunun için bir kaç yönden delil getirilmiştir;

    l-"Sonra da sana "Hanif olarak İbrahim'in dinine tabi °l" diye vahyettik"198 ayeti Sünnet olmak, yukarıda geçtiği
    198-Nahl:123
    211 gibi İbrahim'in dinindendir.

    2-Abdurrezzak, Ibni Cüreyl'den, o da Useym b. Kesir b. Küleyb'den, o da babasından, o da dedesinde n rivayet ettiğine göre, Peygamber e gelerek "Ben müslüman oldum" demiş, Peygamber ise "Küfürden kalma saçını at' (yani traş ol) buyurmuştur.

    Diğer birinin rivayet ettiğine göre Peygamber, başka bir kimseye de "Küfürden kalma saçını at ve sünnet ol" buyur-muştur.199 Hadis-i şerifteki traş olmanın nedbe hamledil-mesi,sünnet olmanın da nedbe hamledilm esini gerektirm ez.
    3-Harb, Zühri'ye sorduğu soruları içeren "Ed-Dürrül-Mensür"unda Zühri'den Rasululahın şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

    "Kim müslüman olursa, yaşı büyük bile olsa sünnet olsun."™

    Bu hadis her ne kadar mürsel ise de, takviye için müsaittir.
    4-Beyhaki, Musa b. İsmail b. Cafer b. Muhammed b. Ali b. Hüseyn b. Ali'den, o da teker teker atalarından olmak üzere Hz. Ali'den, şu sözleri rivayet etmiştir:
    "Rasûlallahın kılıcının kabzasındaki sahifede şöyle yazılar olduğunu gördük: İslâm'da sünnetsiz kişi, sünnet oluncaya dek yakası bırakılmaz, isterse 80 yaşında olsun."
    Beyhaki diyor ki "Bu, ehli beytin bu isnad ile münfe-
    199 - Ahmed b. Hanbel: 3/415 200-EbûDavûd: 356
    212
    riden rivayet ettiği bir hadistir." 201

    Sünnetin Hükmü Erkeğe de Kadına da Şamildir
    Salih b Ahmed "Kişi inzal olmaksızın karısıyla cima ederse" bölümünde şöyle diyor: "iki sünnet mahalli birbirine kavuştuğu zaman, gusul vacip olur."
    Ahmed b.Hanbel "Buna göre kadınlar da sünnet oluyorlar mış" demiştir. Ayrıca karısıyla cima edip de onun sün-netsiz olduğunu gören kişi hakkında, Bu kadının sünnet olması gerekir mi?" diye sorulunca "Hitan (sünnet olmak) sünnettir" demiştir.
    Hallal, Ebu Bekr el Mervezi Abdul-Kerim b. el-Heysem ve Yusuf b. Musa'dan, sözleri biribirin e geçip karışmış olarak şunu rivayet etmiştir: "Kocasının yanına varan sün-netsiz bir kadının sünnet olması gerekir mi? diye Ahmed b. Hanbel'e sorulunca sustu ve Ebu Hafs'a dönerek "Bu konuda bir şey biliyor musun? diye sordu. O da "Hayır" dedi. Bunun üzerine "Bu kadın 30 veya 40 yaşlarına gelmiş" denildi. O yine sustu. Derken "Peki sünnet olmaya gücü yeterse?" diye sorulunca "İyi olur" dedi.
    Muhammed b.Yahyael-Kehhal diyor ki:
    "Ahmed b. Hanbel'e "Kadın sünnet olur mu? diye sordum. Dedi ki: "Bu konuda pek çok hadis tahric ettim. Bir de baktım ki, ne göreyim? Peygamber in- söylediği "İki sünnet mahalli birbirine kavuştuğu zaman" sözündeki sünnet
    251
    yeri bir değil, ikiymiş." Ben "o zaman kadının da sünnet olması lazım" deyince, "Erkeğin sünnet olması daha elzemdir. Zira erkek sünnet olmadığı zaman bu deri zekerin ucunda sarkık durur ve ancak bir günah vesilesi olur. Kadınlarda ise böyle bir durum söz konusu değildir. Onların durumu daha basittir.
    Ben de derim ki: kadınların sünnet oluşunun müste-haplığında ihtilâf yoktur. Fakat vacip olup olmadığında ihtilâf edilmiştir. Bu konuda Ahmed b. Hanbel'den iki rivayet vardır:

    1-Erkeklere de, kadınlara da vaciptir.
    2-Yalnızca erkeklere vaciptir. Bu rivayetin delili, Şeddad b. Evs'in naklettiği "Hitan, erkekler için sünnet, kadınlar için bir ikramdır" hadisidir .218
    Böylece erkek ile kadın arasında ayırım yapmış ve bu görüşü için emrin sadece erkeklere yönelik olduğunu delil getirmiştir. Nitekim Allah, bunu Halil'ine emretmiş o da O'nun emrine uyarak sünnet olmuştur.

    Kadının sünnet oluşuna gelince, bunun sebebi yukarıda geçtiği üzere Hz. Sare'nin yapmış olduğu yemindir. İmam Ahmed diyor ki:" Sünnetçi kadın deriyi kökünden kesme-melidir. Zira Hz. Ömer sünnetçi bir kadına "Sünnet ettiğin vakit ondan bir kısmı bırak "demiştir. Yine Ahmed b. Hanbel, Ümmü Atiyye'den şunu nakledir. "Rasûlullah, sünnetçi bir kadına şöyle buyurdu: "sünnet ettiğin zaman "kökten
    218 - Ahmed b. Hanbel: 5/75
    252
    kesme. Zira bu, kadın için daha kıymetlidir ve erkeğin de hoşuna gider."21^
    Daha önce bahsettiğimiz sünnet olmanın hikmeti erkekte daha belirgin olsa da kadını da kapsamakt adır. Allahu â'lem.
    *
    219-EbûDavud: 5271
    253





+ Yorum Gönder