Konusunu Oylayın.: Taharet Alma Sorunu

5 üzerinden 3.00 | Toplam : 2 kişi
Taharet Alma Sorunu
  1. 16.Temmuz.2011, 19:50
    1
    gfx_25
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Haziran.2011
    Üye No: 88289
    Mesaj Sayısı: 88
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Taharet Alma Sorunu






    Taharet Alma Sorunu Mumsema Selamun Aleykum

    Acaba teharet alırken sadece küçük abdeste çıkan yeri temizleme ile teharet olurmu?


  2. 16.Temmuz.2011, 20:46
    2
    Guray
    Karadeniz

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Temmuz.2008
    Üye No: 24378
    Mesaj Sayısı: 579
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 28
    Bulunduğu yer: İzmir/Ksk

    Cevap: Taharet Alma Sorunu




    Her abdestten önce taharet alamk şart değildir. Tuvalet ihtiyacı görüldükten sonra taharet alınır.

    Namazın farzlarından birisi de necasetten taharettir. Yani bedenimizde veya elbisemizde bulunan necasetin giderilip o şekilde namaza durulması gerekir. Hanefi mezhebine göre az bir necaset namaza mani teşkil etmez. Bu bakımdan namaza mani olmayacak kadar bir necaset bulaşmışsa taharet alınmadan da abdest alınıp namaz kılınabilir. Bu necasetin ölçüsü aşağıda verilecektir. Ancak takvaya uygun olanı hiç necaset olmadan namaza durmaktır.

    Şeriatın temiz saymadığı, necis (pis) kabul ettiği şeylerin fıkıh kitablannda iki kısma ayrılarak incelendiği görülür:

    1 — Ağır Necaset (Necaset-i Galîza),
    2 — Hafif Necaset (Necaset-i Hafife)

    Bu ayırım, pisliğin az veya çok oluşuna göre değil, namazın sıhhatına mâni olup olmayan miktarına göre yapılmaktadır.

    Yoksa pislik, ister galiz olsun, ister hafif, eşyayı kirletmekte birbirine eşittir. Meselâ, bunlar az miktarlardaki bir suyun içine düşseler, o suyu derhal necis (pis) ederler. Artık o sudan abdest almak caiz olmaz.

    • Galiz Necasetten Namazın Sıhhatine Mâni Olan Miktar Ne Kadardır?
    Bu pisliğin, kuru veya yaş bir madde olup olmamasına göre, namazın sıhhatine mâni olan miktar değişir. Şöyle ki: Galiz necaset tabir edilen ağır pislik, kuru bir madde ise, bir dirhem, yani, üç gramdan az olmalıdır. Üç gramdan fazlası, namazın sıhhatine mâni olur.

    Eğer yaş bir madde ise, el ayası dediğimiz avuç içinden daha geniş bir alana yayılmamış olması şarttır. El ayasından fazla bir kısmı ıslatmış olan pislik, namaza mânidir. Namaz kılabilmek için bu miktardaki pisliklerden temizlenmek farzdır.
    Bu miktarlardan aşağı olan pislikler, namazın sıhhatine engel teşkil etmez. Ancak yine de bu miktar pisliğin -eğer mümkünse yok edilmesi sünnettir.

    Kaynak:Mehmed Dikmen, İslam İlmihali, Cihan Yayınları, İstanbul, 1991, ss. 162-163.


  3. 16.Temmuz.2011, 20:46
    2
    Karadeniz



    Her abdestten önce taharet alamk şart değildir. Tuvalet ihtiyacı görüldükten sonra taharet alınır.

    Namazın farzlarından birisi de necasetten taharettir. Yani bedenimizde veya elbisemizde bulunan necasetin giderilip o şekilde namaza durulması gerekir. Hanefi mezhebine göre az bir necaset namaza mani teşkil etmez. Bu bakımdan namaza mani olmayacak kadar bir necaset bulaşmışsa taharet alınmadan da abdest alınıp namaz kılınabilir. Bu necasetin ölçüsü aşağıda verilecektir. Ancak takvaya uygun olanı hiç necaset olmadan namaza durmaktır.

    Şeriatın temiz saymadığı, necis (pis) kabul ettiği şeylerin fıkıh kitablannda iki kısma ayrılarak incelendiği görülür:

    1 — Ağır Necaset (Necaset-i Galîza),
    2 — Hafif Necaset (Necaset-i Hafife)

    Bu ayırım, pisliğin az veya çok oluşuna göre değil, namazın sıhhatına mâni olup olmayan miktarına göre yapılmaktadır.

    Yoksa pislik, ister galiz olsun, ister hafif, eşyayı kirletmekte birbirine eşittir. Meselâ, bunlar az miktarlardaki bir suyun içine düşseler, o suyu derhal necis (pis) ederler. Artık o sudan abdest almak caiz olmaz.

    • Galiz Necasetten Namazın Sıhhatine Mâni Olan Miktar Ne Kadardır?
    Bu pisliğin, kuru veya yaş bir madde olup olmamasına göre, namazın sıhhatine mâni olan miktar değişir. Şöyle ki: Galiz necaset tabir edilen ağır pislik, kuru bir madde ise, bir dirhem, yani, üç gramdan az olmalıdır. Üç gramdan fazlası, namazın sıhhatine mâni olur.

    Eğer yaş bir madde ise, el ayası dediğimiz avuç içinden daha geniş bir alana yayılmamış olması şarttır. El ayasından fazla bir kısmı ıslatmış olan pislik, namaza mânidir. Namaz kılabilmek için bu miktardaki pisliklerden temizlenmek farzdır.
    Bu miktarlardan aşağı olan pislikler, namazın sıhhatine engel teşkil etmez. Ancak yine de bu miktar pisliğin -eğer mümkünse yok edilmesi sünnettir.

    Kaynak:Mehmed Dikmen, İslam İlmihali, Cihan Yayınları, İstanbul, 1991, ss. 162-163.


  4. 16.Temmuz.2011, 22:28
    3
    holy45
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Haziran.2011
    Üye No: 88263
    Mesaj Sayısı: 206
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 24

    Cevap: Taharet Alma Sorunu

    arkdaşar ben artık hemen her camiye girdiğimde ücretli lavabo görüyorum bu urum ne olcak bazen param olmauyor taharet almasak olurmu


  5. 16.Temmuz.2011, 22:28
    3
    holy45 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    arkdaşar ben artık hemen her camiye girdiğimde ücretli lavabo görüyorum bu urum ne olcak bazen param olmauyor taharet almasak olurmu


  6. 16.Temmuz.2011, 22:46
    4
    Guray
    Karadeniz

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Temmuz.2008
    Üye No: 24378
    Mesaj Sayısı: 579
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 28
    Bulunduğu yer: İzmir/Ksk

    Cevap: Taharet Alma Sorunu

    Namazın farzlarından birisi de necasetten taharettir. Yani bedenimizde veya elbisemizde bulunan necasetin giderilip o şekilde namaza durulması gerekir. Hanefi mezhebine göre az bir necaset namaza mani teşkil etmez. Bu bakımdan namaza mani olmayacak kadar bir necaset bulaşmışsa taharet alınmadan da abdest alınıp namaz kılınabilir.


  7. 16.Temmuz.2011, 22:46
    4
    Karadeniz
    Namazın farzlarından birisi de necasetten taharettir. Yani bedenimizde veya elbisemizde bulunan necasetin giderilip o şekilde namaza durulması gerekir. Hanefi mezhebine göre az bir necaset namaza mani teşkil etmez. Bu bakımdan namaza mani olmayacak kadar bir necaset bulaşmışsa taharet alınmadan da abdest alınıp namaz kılınabilir.


  8. 17.Temmuz.2011, 11:44
    5
    gfx_25
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Haziran.2011
    Üye No: 88289
    Mesaj Sayısı: 88
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Taharet Alma Sorunu

    sadece yani küçük abdestte necasetin çıktığı yeri temizlesek sorun olmuyor. ben suyla yıkıyorum.


  9. 17.Temmuz.2011, 11:44
    5
    gfx_25 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    sadece yani küçük abdestte necasetin çıktığı yeri temizlesek sorun olmuyor. ben suyla yıkıyorum.


  10. 17.Temmuz.2011, 11:58
    6
    EarthQuake®
    Yolcu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Kasım.2009
    Üye No: 64514
    Mesaj Sayısı: 494
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Taharet Alma Sorunu

    Hz. Âişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Resûlüllah (a.s.m.) küçük abdest bozdu. Arkasında su kabı ile ayakta bekleyen Hz. Ömer (ra) (suyu uzatınca), “Bu nedir yâ Ömer?” buyurdu. "Temizleneceğiniz sudur." dedi. Nebi (s.a.v) de cevaben, “Ben her bevledişimde su ile temizlenmekle emrolunmadım. Eğer böyle yapsaydım (ümmetime her abdest bozmadan sonra) su ile taharetlenmek sünnet olurdu.” buyurdu. (Ebu Davud, Taharet 22; İbn Mâce, tahâre 20; Ahmed b. Hanbel, VI, 95)

    Hadis-i şerifte geçen,
    "Taharet yapacağın sudur.” sözündeki "taharet” hem hadesten taharet (abdest), hem de su ile yapılan istincâ (necasetten taharet) manalarına gelirse de, bu kelime ile burada su ile yapılan istincâ (taharetlenmek) kast edildiği kanaatine varmışlardır. Yani "Ben, her abdest bozduktan sonra mutlaka su ile istincâ yapmakla emrolunmadım. Pislik, dışkılığı namaza mani olacak şekilde dağılmadıkça su olmaksızın sade taşlarla da taharetlenebilirim." demektir.

    Küçük abdest bozunca mutlaka su ile taharetlenmek zorunlu değildir. Taş ve benzeri şeylerle istincâ etmek de mümkündür. İşte Peygamber Efendimiz (asv) bu durumu ümmetine bildirmek için böyle yapmıştır. Eğer sürekli su ile istinca yapmış olsaydı, her zaman ve her yerde mutlaka su ile istinca yapmanın gerekli olduğu anlaşılabilirdi. Bu da ümmete bir kolaylık değil, aksine bir zorluk olurdu.



  11. 17.Temmuz.2011, 11:58
    6
    Hz. Âişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Resûlüllah (a.s.m.) küçük abdest bozdu. Arkasında su kabı ile ayakta bekleyen Hz. Ömer (ra) (suyu uzatınca), “Bu nedir yâ Ömer?” buyurdu. "Temizleneceğiniz sudur." dedi. Nebi (s.a.v) de cevaben, “Ben her bevledişimde su ile temizlenmekle emrolunmadım. Eğer böyle yapsaydım (ümmetime her abdest bozmadan sonra) su ile taharetlenmek sünnet olurdu.” buyurdu. (Ebu Davud, Taharet 22; İbn Mâce, tahâre 20; Ahmed b. Hanbel, VI, 95)

    Hadis-i şerifte geçen,
    "Taharet yapacağın sudur.” sözündeki "taharet” hem hadesten taharet (abdest), hem de su ile yapılan istincâ (necasetten taharet) manalarına gelirse de, bu kelime ile burada su ile yapılan istincâ (taharetlenmek) kast edildiği kanaatine varmışlardır. Yani "Ben, her abdest bozduktan sonra mutlaka su ile istincâ yapmakla emrolunmadım. Pislik, dışkılığı namaza mani olacak şekilde dağılmadıkça su olmaksızın sade taşlarla da taharetlenebilirim." demektir.

    Küçük abdest bozunca mutlaka su ile taharetlenmek zorunlu değildir. Taş ve benzeri şeylerle istincâ etmek de mümkündür. İşte Peygamber Efendimiz (asv) bu durumu ümmetine bildirmek için böyle yapmıştır. Eğer sürekli su ile istinca yapmış olsaydı, her zaman ve her yerde mutlaka su ile istinca yapmanın gerekli olduğu anlaşılabilirdi. Bu da ümmete bir kolaylık değil, aksine bir zorluk olurdu.






+ Yorum Gönder