Konusunu Oylayın.: Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında
  1. 13.Temmuz.2011, 20:09
    1
    Araştırmacı_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88110
    Mesaj Sayısı: 194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında






    Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında Mumsema bi sitede okudum şöyle deniliyor;

    resimde gördüğünüz ehli sünnet alimi Şeyh Ebu Zehranın "eş-Şafii" adlı kitabının 93-cü sayfasıdır. işaretlenmiş yerde aynen şu ifadeler yer alıyor:

    Hz. Alinin sahabeler içerisinde en üstün olduğuna sadece Şiilerin inandığı düşünmek yanlış olur. sahabe döneminde de bu düşüncede olanlar vardı. Ammar b. Yasir, Mikdad b. Esved, Ebu Zerr Gıffari, Selman farisi, Cabir b. Abdullah, Ubeyy b. Kaab, Huzeyfe, Bureyde, Ebu Eyyub, Sehl b. Huneyf, Osman b. Huneyf, Ebu hatim, Huzeyme b. Sabit, Ebu Tufeyl Amir b. Vesile, Abbas b. Abdulmuttalib ve oğulları ve beni Haşimden başkaları. Zübeyrde bu görüşte idi ancak daha sonra fikir değiştirdi. Beni Ümeyyeden Halid b. Said b. As ve Ömer b. Abdulaziz gibi kiilerde buna inanıyorlardı."

    denilenler için bi cevap istiyorum ama uydurma deyip direk atmayın,burda kaynakla cevap verilmiş uygunca cevap verirseniz sevinirim



  2. 13.Temmuz.2011, 20:09
    1



    bi sitede okudum şöyle deniliyor;

    resimde gördüğünüz ehli sünnet alimi Şeyh Ebu Zehranın "eş-Şafii" adlı kitabının 93-cü sayfasıdır. işaretlenmiş yerde aynen şu ifadeler yer alıyor:

    Hz. Alinin sahabeler içerisinde en üstün olduğuna sadece Şiilerin inandığı düşünmek yanlış olur. sahabe döneminde de bu düşüncede olanlar vardı. Ammar b. Yasir, Mikdad b. Esved, Ebu Zerr Gıffari, Selman farisi, Cabir b. Abdullah, Ubeyy b. Kaab, Huzeyfe, Bureyde, Ebu Eyyub, Sehl b. Huneyf, Osman b. Huneyf, Ebu hatim, Huzeyme b. Sabit, Ebu Tufeyl Amir b. Vesile, Abbas b. Abdulmuttalib ve oğulları ve beni Haşimden başkaları. Zübeyrde bu görüşte idi ancak daha sonra fikir değiştirdi. Beni Ümeyyeden Halid b. Said b. As ve Ömer b. Abdulaziz gibi kiilerde buna inanıyorlardı."

    denilenler için bi cevap istiyorum ama uydurma deyip direk atmayın,burda kaynakla cevap verilmiş uygunca cevap verirseniz sevinirim



    Benzer Konular

    - İlmin Üstünlüğü

    - Resulullah’ın üstünlüğü

    - Kadınların Üstünlüğü

    - Kadın ve erkek üstünlüğü hakkında ayet

    - Zühdün Üstünlüğü

  3. 13.Temmuz.2011, 23:34
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında




    Sahabelerin Fazileti Hakkında 4 Mezhep İmamları ve diğer ALimlerin Görüşleri için tıkla: Ashabın Fazileti Hakkında


  4. 13.Temmuz.2011, 23:34
    2
    Moderatör



    Sahabelerin Fazileti Hakkında 4 Mezhep İmamları ve diğer ALimlerin Görüşleri için tıkla: Ashabın Fazileti Hakkında


  5. 14.Temmuz.2011, 18:39
    3
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında

    ehli sünnet itikatına göre. En üstün Hz Ebubekir (R.A) dır. ondan sonra Hz Ömerdir. buna böyle inanmak lazım. Hz Ali (R.A) kim beni Ömer veya ebu bekirden üstün görürse ona 80 sopa iftira cezası demiştir. Hz Osman ile Hz Ali Kıyas yapılacak olurla. Ehli sünnet Alimleri Hz Osmanı Hz Aliden daha üstün görmüşlerdir. Ama Hz Ali Hz osmandan Üstün diyenler bir günaha ugramazlar. ama kesinlikle Hz Ömer Ve ya Hz Ebu bekirden üstün görmek caiz degildir.


  6. 14.Temmuz.2011, 18:39
    3
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    ehli sünnet itikatına göre. En üstün Hz Ebubekir (R.A) dır. ondan sonra Hz Ömerdir. buna böyle inanmak lazım. Hz Ali (R.A) kim beni Ömer veya ebu bekirden üstün görürse ona 80 sopa iftira cezası demiştir. Hz Osman ile Hz Ali Kıyas yapılacak olurla. Ehli sünnet Alimleri Hz Osmanı Hz Aliden daha üstün görmüşlerdir. Ama Hz Ali Hz osmandan Üstün diyenler bir günaha ugramazlar. ama kesinlikle Hz Ömer Ve ya Hz Ebu bekirden üstün görmek caiz degildir.


  7. 15.Temmuz.2011, 07:48
    4
    Araştırmacı_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88110
    Mesaj Sayısı: 194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında

    tamam biliyorum Ehli Sünnetçe Hz.Ebubekir üstünde ama ben "eş-Şafii" adlı kitabının 93-cü sayfasındaki denilenler için yorum istiyorum Ehli Sünnet alimleri faziletleri değerlendirirken bu denilenleri niçin göz önüne almamış? Peygamberimiz 50 den fazla Hz.Aliyi övmüşken niçin 4 sahabi arasında son sıraya konulmuş?
    bide Ehli Sünnet Alimi Taberinin
    "Zeheriul Ukbe" adlı kitabının 78-ci sayfasında şöyle deniliyor


    "Ali r.a ümmetten en ilimli ve en hilmli kimsedir" babı


    ibni Abbasa Ali hakkında soruldu. ibni Abbas şöyle cevap verdi: "Allah Ebul Hasana (imam Aliyi a.s kast ediyor) rahmet etsin. Allaha yemin ederim ki, O, Muhammed Mustafadan s.a.a sonra hidayet bayrağı, takva ve akıl dağı, sığınacak ve ümit yeri, hayır-bereket yağmuru, insanlar içinde ilmin en yüksek noktasına varan, zulmetleri aydınlatan parlayan nur, hakka davet eden, en muhkem ipe sarılan, insanların en takvalısı ve gayb alemini müşahede edenerin en kerametlisidir. Ali iki kıble sahibi Peygamberin s.a.a iki aziz torunun babasıdır. Onun zevcesi de tüm kadınların en hayırlısıdır. Hiç kimse Aliden üstün değildir. benim 2 gözüm ne Onun gibi birisini görmüştür ve nde kulaklarım ondan üstününü duymamıştır. Onu sevmeyen ve Ona kin besleyen kimseye Kıyamet gününe kadar Allah ve kullarının laneti olsun"

    Ata'ya "Muhammedin s.a.a ashabı içinde Aliden r.a daha ilimli olan kimse varmı" diye soruldu. Ata "ben öyle birini tanımıyorum" diye karşılık verdi


    yanlış anlamayın amacım tartışma filan çıkarmak değil sadece merak bu soru hep kafamı yiyo neden o kdar çok Hz. Aliden övülürken 4 sahabi arasında en sonuncuya konulmuş onu anlamış değilim oyüzden soruyorum ,denilenler için yorum istiyorum


  8. 15.Temmuz.2011, 07:48
    4
    tamam biliyorum Ehli Sünnetçe Hz.Ebubekir üstünde ama ben "eş-Şafii" adlı kitabının 93-cü sayfasındaki denilenler için yorum istiyorum Ehli Sünnet alimleri faziletleri değerlendirirken bu denilenleri niçin göz önüne almamış? Peygamberimiz 50 den fazla Hz.Aliyi övmüşken niçin 4 sahabi arasında son sıraya konulmuş?
    bide Ehli Sünnet Alimi Taberinin
    "Zeheriul Ukbe" adlı kitabının 78-ci sayfasında şöyle deniliyor


    "Ali r.a ümmetten en ilimli ve en hilmli kimsedir" babı


    ibni Abbasa Ali hakkında soruldu. ibni Abbas şöyle cevap verdi: "Allah Ebul Hasana (imam Aliyi a.s kast ediyor) rahmet etsin. Allaha yemin ederim ki, O, Muhammed Mustafadan s.a.a sonra hidayet bayrağı, takva ve akıl dağı, sığınacak ve ümit yeri, hayır-bereket yağmuru, insanlar içinde ilmin en yüksek noktasına varan, zulmetleri aydınlatan parlayan nur, hakka davet eden, en muhkem ipe sarılan, insanların en takvalısı ve gayb alemini müşahede edenerin en kerametlisidir. Ali iki kıble sahibi Peygamberin s.a.a iki aziz torunun babasıdır. Onun zevcesi de tüm kadınların en hayırlısıdır. Hiç kimse Aliden üstün değildir. benim 2 gözüm ne Onun gibi birisini görmüştür ve nde kulaklarım ondan üstününü duymamıştır. Onu sevmeyen ve Ona kin besleyen kimseye Kıyamet gününe kadar Allah ve kullarının laneti olsun"

    Ata'ya "Muhammedin s.a.a ashabı içinde Aliden r.a daha ilimli olan kimse varmı" diye soruldu. Ata "ben öyle birini tanımıyorum" diye karşılık verdi


    yanlış anlamayın amacım tartışma filan çıkarmak değil sadece merak bu soru hep kafamı yiyo neden o kdar çok Hz. Aliden övülürken 4 sahabi arasında en sonuncuya konulmuş onu anlamış değilim oyüzden soruyorum ,denilenler için yorum istiyorum


  9. 15.Temmuz.2011, 23:35
    5
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında

    peki Hz Alinin faziletleri çok sana sahi hadislerden Ebu bekir (R.A) ve Hz Ömer (R.A) örnek vereyim :

    peygamber efendimiz (SAV) benden sonra bir peygamber gelseydi Oda Ömer olurdu diyor

    Peygamber efendimiz (SAV) bütün herkesin amelini bir kefeye koyun , ebu bekirinkinide bir kefeye koyun , ebu bekirinki daha ağır basar. demektedir.

    kardeşim Hz Alinin faziletlerine bakıyorsunda. Ciltler dolusu kitaplar yazılacak. Hz Ömer Hz Ebu bekirinkinede bak bir. ben sana sadece 1 er tane hadis yazdım. İlk iman eden Hz Ebu bekirdir. hicrette her yerde hiç yanından ayrılmayan ebu bekirdir. peygamberimiz vefat edecegi zaman İmam olarak Hz Ebu bekiri seçmedimi. peygamberlikten sonra en büyük mertebe sıddıklık ünvanı verilmiştir..


  10. 15.Temmuz.2011, 23:35
    5
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    peki Hz Alinin faziletleri çok sana sahi hadislerden Ebu bekir (R.A) ve Hz Ömer (R.A) örnek vereyim :

    peygamber efendimiz (SAV) benden sonra bir peygamber gelseydi Oda Ömer olurdu diyor

    Peygamber efendimiz (SAV) bütün herkesin amelini bir kefeye koyun , ebu bekirinkinide bir kefeye koyun , ebu bekirinki daha ağır basar. demektedir.

    kardeşim Hz Alinin faziletlerine bakıyorsunda. Ciltler dolusu kitaplar yazılacak. Hz Ömer Hz Ebu bekirinkinede bak bir. ben sana sadece 1 er tane hadis yazdım. İlk iman eden Hz Ebu bekirdir. hicrette her yerde hiç yanından ayrılmayan ebu bekirdir. peygamberimiz vefat edecegi zaman İmam olarak Hz Ebu bekiri seçmedimi. peygamberlikten sonra en büyük mertebe sıddıklık ünvanı verilmiştir..


  11. 15.Temmuz.2011, 23:45
    6
    Araştırmacı_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88110
    Mesaj Sayısı: 194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında

    Hz.Ali içinde , sen bana musaya nisbetle harun gibisin fakat benden sonra peygamber gelmiycektir demiştir ? ve daha niceleri
    Hz.Ali Hz.Ebubekirden önce iman etti,1.Hz.Hatice,2.Hz.Ali
    Hz.Alide ayrılmamıştır hep peygamberin yanında olmuştur asla puta tapmamıştır hatta bu yüzden Kerremallahü veche denilir Hz.Aliye
    evt imam olarak Hz.Ebubekiri seçti doğru ona bişey diyemem ama
    (Ben ilmin şehriyim, Ali ise kapısıdır.) [Deylemi
    (İlim on kısım. Dokuzu Ali’de, biri diğer halktadır. O, bu biri de onlardan iyi bilir.) [Ebu Nuaym]
    peki taberinin kitabındakiler için yorumunuz nedir ?

    bu arada bu laflarımdan yanlış anlaşılmasın haşa Hz.Ebubekir Hz.Ömeri küçümsediğim yok sadece amacım araştırma yapmak bilgi öğrenmek


  12. 15.Temmuz.2011, 23:45
    6
    Hz.Ali içinde , sen bana musaya nisbetle harun gibisin fakat benden sonra peygamber gelmiycektir demiştir ? ve daha niceleri
    Hz.Ali Hz.Ebubekirden önce iman etti,1.Hz.Hatice,2.Hz.Ali
    Hz.Alide ayrılmamıştır hep peygamberin yanında olmuştur asla puta tapmamıştır hatta bu yüzden Kerremallahü veche denilir Hz.Aliye
    evt imam olarak Hz.Ebubekiri seçti doğru ona bişey diyemem ama
    (Ben ilmin şehriyim, Ali ise kapısıdır.) [Deylemi
    (İlim on kısım. Dokuzu Ali’de, biri diğer halktadır. O, bu biri de onlardan iyi bilir.) [Ebu Nuaym]
    peki taberinin kitabındakiler için yorumunuz nedir ?

    bu arada bu laflarımdan yanlış anlaşılmasın haşa Hz.Ebubekir Hz.Ömeri küçümsediğim yok sadece amacım araştırma yapmak bilgi öğrenmek


  13. 16.Temmuz.2011, 09:59
    7
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında

    Hz Ali (R.A) faziletlerini anlatmakla bitiremeyiz. verdigin hadisi şeriflerin hepsi doğrudur.

    Mekke’de iken ve hicret ederken ve Medine’de her gazada ve harp olmayan zamanlarda Resulullahın yanından ayrılmadı. Bir iki defa izin ile ayrılmıştır. Resulullahın sadık dostu ve sır arkadaşı ve her işinde müsteşarı idi. (Allahü teâlâ, beni dört vezir ile kuvvetlendirdi. İkisi melektir. Bunlar, Cebrail ve Mikail’dir. İkisi de insandır. Bunlar, Ebu Bekir ve Ömer’dir) hadis-i şerifi, şerefinin yüksek olduğunu göstermektedir. Eshab-ı kiram, Resulullahın yanında, halka olarak otururlardı. Resul aleyhisselam, sağ yanına Hazret-i Ebu Bekir’i, sol yanına Hazret-i Ömer’i oturturdu. Ebu Bekri Sıddıkın üstüne ve yok iken onun yerine, kimseyi oturtmazdı. Yeri boş kalırdı.

    Resulullah efendimiz vefat ettiği gün, Ona olan aşkından Hazret-i Ömer’in aklı gidip, (Kim Ona öldü derse boynunu vururum) diyerek kılıcını çekti. Herkes, üzüntüden ve Ömer’in bu halinden korktuğu halde, Ebu Bekri Sıddık büyük cesaret ile aslan gibi ortaya çıkıp, (Resulullahın her insan gibi öleceğini) bildiren âyet-i kerimeyi okudu. Tesirli sözleri ile, nasihat ederek, halkı sükuna ve huzura getirdi. Müminlere teselli verdi.

    Zekası şaşılacak kadar çoktu. Bir gün Resul aleyhisselam, (Allahü teâlâ, bir kuluna, dünya ile ahiretten hangisini istersin dedi. O kul, Rabbimin yanında olan nimetleri isterim dedi) buyurunca, Resulullah efendimizin vefat edeceğini hemen anlayıp çok ağladı. Eshab-ı kiram, Hazret-i Ebu Bekrin bu çabuk anlayışına şaşıp kaldılar.

    Resul aleyhisselam, (Kur’an-ı kerimi en çok bilen, imam olur) buyurmuştu. Vefat edeceği zaman, Hazret-i Ebu Bekrin imam olmasını emredince, Eshab-ı kiram arasında, Kur’an-ı kerimi en çok anlayanın kendisi olduğu haber verilmiş oldu.

    Resul aleyhisselam dünya işlerinin hepsini ona danışırdı. Âl-i İmran suresi 159. âyeti, Hazret-i Ebu Bekir ve Hazret-i Ömer ile müşavere etmek için geldi.

    Hazret-i Ali buyurdu ki: (Hangi iyilikte birinciliği kazanmak istedimse, Ebu Bekir’i hepsinde kendimden ilerde buldum.) Yine buyurdu ki: (Resulullahtan sonra insanların en hayırlısı Ebu Bekir ile Ömer’dir. Bir müminin kalbinde, benim sevgim ile Ebu Bekir’e ve Ömer’e düşmanlık bir arada bulunamaz.) Ayrıca her hutbesinde, (Ya Rabbi! Hulefa-i raşidini ıslah eylediğin gibi, bizi de ıslah eyle!) derdi. Hulefa-i raşidin kimlerdir denildiğinde, gözleri yaşla dolup, (Onlar, benim çok sevdiğim, Ebu Bekir ile Ömer’dir) buyurdu.


    Cebrail aleyhisselamın Resulullah ile konuştuğunu, yalnız Hazret-i Ebu Bekir işitirdi.

    Hazret-i Ebu Bekir, Peygamber efendimizin kayınpederi olmakla, mübarek kızı Âişe validemiz de müminlerin annesi olmakla şereflendi. Bir âyet-i kerime meali:
    (Resulullahın zevceleri müminlerin anneleridir) [Ahzab 6]

    Hazret-i Ebu Bekir, ağaç altında söz verenlerden idi. Allahü teâlâ, ağaç altında sözleşme yapılan Eshabdan da razı olduğunu bildirdi. Âyet-i kerimede mealen buyuruluyor ki:
    (Ağaç altında, sana söz veren müminlerden, Allah razıdır.) [Fetih 18]

    Peygamber efendimiz, vefatından 8 gün önce, Hazret-i Ebu Bekir’i kendi yerine imam tayin buyurarak, halife olacağına işaret eyledi. Bir seferinde de, Hazret-i Ebu Bekir bulunmadığı için, Hazret-i Ömer imam oldu. Resulullah, Hazret-i Ömer’in sesini işitince, (Hayır, hayır, Allahü teâlâ ve Müslümanlar Ebu Bekir’den razıdır, namazı Ebu Bekir kıldırsın!) buyurdu. Eshab-ı kiram arasında, babası, anası ve çocuklarının ve torunlarının hepsi imana gelen, Hazret-i Ebu Bekir’den başka kimse yoktu. Resul aleyhisselam (Ebu Bekir’in malı gibi hiçbir kimsenin malı bana faydalı olmadı) buyurdu. (İ. Ahmed)

    Âl-i İmran suresinin (İşlerinde onlara danış) mealindeki 159. âyeti, Hazret-i Ebu Bekir ve Hazret-i Ömer ile müşavere etmek için geldi. Bir hadis-i şerifte de, (Cebrail bana dedi ki: Allahü teâlâ Ebu Bekir ile istişareyi sana emrediyor) buyuruldu.

    Tevbe suresinin 41. âyetinde, (Mağaradaki iki kişinin ikincisi) buyurularak, Hazret-i Ebu Bekir övüldü.

    Leyl suresinin 5. âyeti de, Hazret-i Ebu Bekir’in şânını bildirmektedir.

    Bekara suresinin, (Gece-gündüz, gizli-açık, mallarını hayra sarf edenlerin mükafatlarını Rableri verecektir. Onlara korku ve üzüntü yoktur) mealindeki 274. âyeti, Hazret-i Ebu Bekir için inmiştir. Çünkü, o, geceleri on bin altını gizli, on bin altını da, göz önünde olarak ve gündüzleri de böyle onar bin altını sadaka vermiştir. (Mirat-i kâinat)







  14. 16.Temmuz.2011, 09:59
    7
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Hz Ali (R.A) faziletlerini anlatmakla bitiremeyiz. verdigin hadisi şeriflerin hepsi doğrudur.

    Mekke’de iken ve hicret ederken ve Medine’de her gazada ve harp olmayan zamanlarda Resulullahın yanından ayrılmadı. Bir iki defa izin ile ayrılmıştır. Resulullahın sadık dostu ve sır arkadaşı ve her işinde müsteşarı idi. (Allahü teâlâ, beni dört vezir ile kuvvetlendirdi. İkisi melektir. Bunlar, Cebrail ve Mikail’dir. İkisi de insandır. Bunlar, Ebu Bekir ve Ömer’dir) hadis-i şerifi, şerefinin yüksek olduğunu göstermektedir. Eshab-ı kiram, Resulullahın yanında, halka olarak otururlardı. Resul aleyhisselam, sağ yanına Hazret-i Ebu Bekir’i, sol yanına Hazret-i Ömer’i oturturdu. Ebu Bekri Sıddıkın üstüne ve yok iken onun yerine, kimseyi oturtmazdı. Yeri boş kalırdı.

    Resulullah efendimiz vefat ettiği gün, Ona olan aşkından Hazret-i Ömer’in aklı gidip, (Kim Ona öldü derse boynunu vururum) diyerek kılıcını çekti. Herkes, üzüntüden ve Ömer’in bu halinden korktuğu halde, Ebu Bekri Sıddık büyük cesaret ile aslan gibi ortaya çıkıp, (Resulullahın her insan gibi öleceğini) bildiren âyet-i kerimeyi okudu. Tesirli sözleri ile, nasihat ederek, halkı sükuna ve huzura getirdi. Müminlere teselli verdi.

    Zekası şaşılacak kadar çoktu. Bir gün Resul aleyhisselam, (Allahü teâlâ, bir kuluna, dünya ile ahiretten hangisini istersin dedi. O kul, Rabbimin yanında olan nimetleri isterim dedi) buyurunca, Resulullah efendimizin vefat edeceğini hemen anlayıp çok ağladı. Eshab-ı kiram, Hazret-i Ebu Bekrin bu çabuk anlayışına şaşıp kaldılar.

    Resul aleyhisselam, (Kur’an-ı kerimi en çok bilen, imam olur) buyurmuştu. Vefat edeceği zaman, Hazret-i Ebu Bekrin imam olmasını emredince, Eshab-ı kiram arasında, Kur’an-ı kerimi en çok anlayanın kendisi olduğu haber verilmiş oldu.

    Resul aleyhisselam dünya işlerinin hepsini ona danışırdı. Âl-i İmran suresi 159. âyeti, Hazret-i Ebu Bekir ve Hazret-i Ömer ile müşavere etmek için geldi.

    Hazret-i Ali buyurdu ki: (Hangi iyilikte birinciliği kazanmak istedimse, Ebu Bekir’i hepsinde kendimden ilerde buldum.) Yine buyurdu ki: (Resulullahtan sonra insanların en hayırlısı Ebu Bekir ile Ömer’dir. Bir müminin kalbinde, benim sevgim ile Ebu Bekir’e ve Ömer’e düşmanlık bir arada bulunamaz.) Ayrıca her hutbesinde, (Ya Rabbi! Hulefa-i raşidini ıslah eylediğin gibi, bizi de ıslah eyle!) derdi. Hulefa-i raşidin kimlerdir denildiğinde, gözleri yaşla dolup, (Onlar, benim çok sevdiğim, Ebu Bekir ile Ömer’dir) buyurdu.


    Cebrail aleyhisselamın Resulullah ile konuştuğunu, yalnız Hazret-i Ebu Bekir işitirdi.

    Hazret-i Ebu Bekir, Peygamber efendimizin kayınpederi olmakla, mübarek kızı Âişe validemiz de müminlerin annesi olmakla şereflendi. Bir âyet-i kerime meali:
    (Resulullahın zevceleri müminlerin anneleridir) [Ahzab 6]

    Hazret-i Ebu Bekir, ağaç altında söz verenlerden idi. Allahü teâlâ, ağaç altında sözleşme yapılan Eshabdan da razı olduğunu bildirdi. Âyet-i kerimede mealen buyuruluyor ki:
    (Ağaç altında, sana söz veren müminlerden, Allah razıdır.) [Fetih 18]

    Peygamber efendimiz, vefatından 8 gün önce, Hazret-i Ebu Bekir’i kendi yerine imam tayin buyurarak, halife olacağına işaret eyledi. Bir seferinde de, Hazret-i Ebu Bekir bulunmadığı için, Hazret-i Ömer imam oldu. Resulullah, Hazret-i Ömer’in sesini işitince, (Hayır, hayır, Allahü teâlâ ve Müslümanlar Ebu Bekir’den razıdır, namazı Ebu Bekir kıldırsın!) buyurdu. Eshab-ı kiram arasında, babası, anası ve çocuklarının ve torunlarının hepsi imana gelen, Hazret-i Ebu Bekir’den başka kimse yoktu. Resul aleyhisselam (Ebu Bekir’in malı gibi hiçbir kimsenin malı bana faydalı olmadı) buyurdu. (İ. Ahmed)

    Âl-i İmran suresinin (İşlerinde onlara danış) mealindeki 159. âyeti, Hazret-i Ebu Bekir ve Hazret-i Ömer ile müşavere etmek için geldi. Bir hadis-i şerifte de, (Cebrail bana dedi ki: Allahü teâlâ Ebu Bekir ile istişareyi sana emrediyor) buyuruldu.

    Tevbe suresinin 41. âyetinde, (Mağaradaki iki kişinin ikincisi) buyurularak, Hazret-i Ebu Bekir övüldü.

    Leyl suresinin 5. âyeti de, Hazret-i Ebu Bekir’in şânını bildirmektedir.

    Bekara suresinin, (Gece-gündüz, gizli-açık, mallarını hayra sarf edenlerin mükafatlarını Rableri verecektir. Onlara korku ve üzüntü yoktur) mealindeki 274. âyeti, Hazret-i Ebu Bekir için inmiştir. Çünkü, o, geceleri on bin altını gizli, on bin altını da, göz önünde olarak ve gündüzleri de böyle onar bin altını sadaka vermiştir. (Mirat-i kâinat)







  15. 16.Temmuz.2011, 10:03
    8
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında

    Hazret-i Ebu Bekir Bedir savaşına katılanlardandır. Bedir ehlinin şânı için hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Bedir savaşına katılan Müslümanlar Cennetliktir.) [Dare Kutni]Hazret-i Ebu Bekir ile Hazret-i Ali’nin konuşmaları
    Bir gün, Hazret-i Ebu Bekir, Resulullah efendimizin evine geldi. İçeri girerken, Hazret-i Ali de geldi. Hazret-i Ebu Bekir geri çekilip, ya Ali, sen buyur dedi.
    - Ya Eba Bekir! Sen önce gir, her iyilikte önde olan sensin.
    - Sen önce gir ya Ali, Resulullaha daha yakın sensin.

    - Ben, senin önüne nasıl geçerim? Çünkü, Resulullahtan işittim, (Ümmetimden Ebu Bekir’den daha üstün bir kimse üzerine güneş doğmadı) buyurdu.
    - Kızını sana verdiği gün, (Kadınların en iyisini, erkeklerin en iyisine verdim) buyurmadı mı?

    - Senin için, (İbrahim aleyhisselamı görmek isteyen, Ebu Bekir’in yüzüne baksın) buyurdu.
    - Senin için de, (Âdem aleyhisselamın hilm sıfatını ve Yusuf aleyhisselamın güzel ahlakını görmek isteyen, Ali Mürtezaya baksın!) buyurdu.

    - Senin için, (Ya Rabbi! Beni en çok seven ve eshabımın en iyisi kim?) sualine Cenab-ı Hak (Ebu Bekri Sıddıktır) buyurmadı mı?
    - Senin için de, (İlmi birine veririm ki, Allahü teâlâ, onu sever. Ben de çok severim) buyurdu.

    - Ama senin için (Cennetin kapıları üzerinde, Ebu Bekir Habibullah yazılıdır) buyurdu.
    - Senin için de, Hayber’de, bayrağı verip (Bu bayrak, melik-i galibin, Ali’ye hediyesidir) buyurdu.

    - Senin için, (Ya Eba Bekir! Sen benim gören gözüm ve bilen gönlüm yerindesin) buyurdu.
    - Senin için de, (Kıyamette, Ali Cennet hayvanlarından birine binmiş olarak gelir. Cenab-ı Hak buyurur: “Ey Resulüm, baban İbrahim, ne güzel baba, kardeşin Ali ne güzel kardeştir) buyurdu.

    - Senin için, (Kıyamette, Cennet meleklerinin reisi olan Rıdvan, Cennetin anahtarlarını getirir. Bana verir. Sonra, Cebrail aleyhisselam gelip, ya Resulallah, Cennetin ve Cehennemin anahtarlarını, Ebu Bekir’e ver. O da istediğini Cennete göndersin der) buyurdu.
    -Senin için de, (Ali kıyamette benim yanımdadır. Havz ve Kevser yanında, benimledir. Sıratta benimledir. Cennette benimledir. Allahü teâlâyı görürken, benimledir) buyurdu.

    - Senin için, (Ebu Bekir’in imanı, bütün müminlerin imanları toplamından daha ağırdır) buyurdu.
    - Senin için de, (Ben ilmin şehriyim. Ali, bunun kapısıdır) buyurdu.

    - Senin için, (Ben sadıklığın şehriyim. Ebu Bekir, bunun kapısıdır) buyurdu.
    - Senin için de, (Kıyamette, Ali güzel bir ata biner. Görenler bu hangi Peygamber der) buyurdu.

    - Senin için, (Ben ve Ebu Bekir, bir topraktanız. Tekrar bir olacağız) buyurdu.
    - Senin için de, (Hak teâlâ, Cennetin dört köşesini, dört kişi ile bezerim. Biri, Peygamberlerin üstünü Muhammed aleyhisselam, biri, Allah’tan korkanların üstünü Ali. Üçüncüsü, kadınların üstünü, Fatıma, dördüncü köşesindeki de temizlerin üstünü Hasan ile Hüseyin’dir) buyurdu.

    - Senin için (8 Cennet “Ey Ebu Bekir, sevdiklerinle birlikte Cennete gir” der) buyurdu.
    - Senin için de, (Ben bir ağaca benzerim. Fatıma gövdesi, Ali budağı, Hasan ve Hüseyin, meyvesidir) buyurdu.

    - Senin için, (Allahü teâlâ, Ebu Bekir’e çok rahmet etsin. O, kızını bana nikah etti. Hicrette bana yardım etti. Bilal-i Habeşi’yi, benim için alıp azat etti) buyurdu...

    Resulullah, bunları içeriden dinlerken (Ey kardeşlerim, artık içeri girin! Cebrail aleyhisselam gelip dedi ki, Kıyamete kadar, birbirini övseler Allahü teâlâ yanındaki kıymetlerini anlatamazlar) buyurdu. İkisi birbirine sarılıp, Resulullahın huzuruna girdiler. (M. Ç. Güzin)
    - Ebu Bekir’in halife olacağı Kur’anda var mı?
    - Hem Kur’anda, hem Tevrat’ta ve hem İncil’de vardır. Enam suresi, 165. âyetinde, (Allah, sizi yer yüzünün halifesi yaptı) buyuruluyor. Birbirinizin yerini tutarsınız. Nur suresi, 55. âyetinde de, (İman eden ve emirlerimi yapanlarınızı, yer yüzüne hakim kılacağımı söz veriyorum. İsrailoğullarını halife yaptığım gibi, sizi de, birbiriniz ardı sıra halife yapacağım) buyurdu. Beydavi ve Hüseyni diyor ki, bu âyet, gaybdan haber verip, Kur’an-ı kerimin, Allahü teâlânın kelamı olduğunu ve dört halifesinin haklı olduğunu göstermektedir. Feth suresinin, (Resulullah ve Onunla birlikte olanlar, birbirlerini her zaman ve çok severler ve her zaman kâfirlere düşman olurlar) mealindeki son âyetinde, bütün Eshab bildirilmekte ve Ebu Bekir’in şerefine işaret edilmektedir. Bu âyetin sonunda, (Eshabının misalleri Tevrat’ta ve İncil’de bildirildi) buyuruyor. Ceddim Ali’nin haber verdiği hadis-i şerifte, (Allahü teâlâ, hiçbir Peygamberine vermediği kerametleri bana verir. Kıyamette mezardan, önce kalkarım, Allahü teâlâ, dört halifeni çağır buyurur. Onlar kim derim. Ebu Bekir’dir buyurur. Yer yarılıp Ebu Bekir, herkesten önce mezardan çıkar. Sonra Ömer, sonra Osman, sonra Ali kalkar...) buyuruldu


  16. 16.Temmuz.2011, 10:03
    8
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Hazret-i Ebu Bekir Bedir savaşına katılanlardandır. Bedir ehlinin şânı için hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Bedir savaşına katılan Müslümanlar Cennetliktir.) [Dare Kutni]Hazret-i Ebu Bekir ile Hazret-i Ali’nin konuşmaları
    Bir gün, Hazret-i Ebu Bekir, Resulullah efendimizin evine geldi. İçeri girerken, Hazret-i Ali de geldi. Hazret-i Ebu Bekir geri çekilip, ya Ali, sen buyur dedi.
    - Ya Eba Bekir! Sen önce gir, her iyilikte önde olan sensin.
    - Sen önce gir ya Ali, Resulullaha daha yakın sensin.

    - Ben, senin önüne nasıl geçerim? Çünkü, Resulullahtan işittim, (Ümmetimden Ebu Bekir’den daha üstün bir kimse üzerine güneş doğmadı) buyurdu.
    - Kızını sana verdiği gün, (Kadınların en iyisini, erkeklerin en iyisine verdim) buyurmadı mı?

    - Senin için, (İbrahim aleyhisselamı görmek isteyen, Ebu Bekir’in yüzüne baksın) buyurdu.
    - Senin için de, (Âdem aleyhisselamın hilm sıfatını ve Yusuf aleyhisselamın güzel ahlakını görmek isteyen, Ali Mürtezaya baksın!) buyurdu.

    - Senin için, (Ya Rabbi! Beni en çok seven ve eshabımın en iyisi kim?) sualine Cenab-ı Hak (Ebu Bekri Sıddıktır) buyurmadı mı?
    - Senin için de, (İlmi birine veririm ki, Allahü teâlâ, onu sever. Ben de çok severim) buyurdu.

    - Ama senin için (Cennetin kapıları üzerinde, Ebu Bekir Habibullah yazılıdır) buyurdu.
    - Senin için de, Hayber’de, bayrağı verip (Bu bayrak, melik-i galibin, Ali’ye hediyesidir) buyurdu.

    - Senin için, (Ya Eba Bekir! Sen benim gören gözüm ve bilen gönlüm yerindesin) buyurdu.
    - Senin için de, (Kıyamette, Ali Cennet hayvanlarından birine binmiş olarak gelir. Cenab-ı Hak buyurur: “Ey Resulüm, baban İbrahim, ne güzel baba, kardeşin Ali ne güzel kardeştir) buyurdu.

    - Senin için, (Kıyamette, Cennet meleklerinin reisi olan Rıdvan, Cennetin anahtarlarını getirir. Bana verir. Sonra, Cebrail aleyhisselam gelip, ya Resulallah, Cennetin ve Cehennemin anahtarlarını, Ebu Bekir’e ver. O da istediğini Cennete göndersin der) buyurdu.
    -Senin için de, (Ali kıyamette benim yanımdadır. Havz ve Kevser yanında, benimledir. Sıratta benimledir. Cennette benimledir. Allahü teâlâyı görürken, benimledir) buyurdu.

    - Senin için, (Ebu Bekir’in imanı, bütün müminlerin imanları toplamından daha ağırdır) buyurdu.
    - Senin için de, (Ben ilmin şehriyim. Ali, bunun kapısıdır) buyurdu.

    - Senin için, (Ben sadıklığın şehriyim. Ebu Bekir, bunun kapısıdır) buyurdu.
    - Senin için de, (Kıyamette, Ali güzel bir ata biner. Görenler bu hangi Peygamber der) buyurdu.

    - Senin için, (Ben ve Ebu Bekir, bir topraktanız. Tekrar bir olacağız) buyurdu.
    - Senin için de, (Hak teâlâ, Cennetin dört köşesini, dört kişi ile bezerim. Biri, Peygamberlerin üstünü Muhammed aleyhisselam, biri, Allah’tan korkanların üstünü Ali. Üçüncüsü, kadınların üstünü, Fatıma, dördüncü köşesindeki de temizlerin üstünü Hasan ile Hüseyin’dir) buyurdu.

    - Senin için (8 Cennet “Ey Ebu Bekir, sevdiklerinle birlikte Cennete gir” der) buyurdu.
    - Senin için de, (Ben bir ağaca benzerim. Fatıma gövdesi, Ali budağı, Hasan ve Hüseyin, meyvesidir) buyurdu.

    - Senin için, (Allahü teâlâ, Ebu Bekir’e çok rahmet etsin. O, kızını bana nikah etti. Hicrette bana yardım etti. Bilal-i Habeşi’yi, benim için alıp azat etti) buyurdu...

    Resulullah, bunları içeriden dinlerken (Ey kardeşlerim, artık içeri girin! Cebrail aleyhisselam gelip dedi ki, Kıyamete kadar, birbirini övseler Allahü teâlâ yanındaki kıymetlerini anlatamazlar) buyurdu. İkisi birbirine sarılıp, Resulullahın huzuruna girdiler. (M. Ç. Güzin)
    - Ebu Bekir’in halife olacağı Kur’anda var mı?
    - Hem Kur’anda, hem Tevrat’ta ve hem İncil’de vardır. Enam suresi, 165. âyetinde, (Allah, sizi yer yüzünün halifesi yaptı) buyuruluyor. Birbirinizin yerini tutarsınız. Nur suresi, 55. âyetinde de, (İman eden ve emirlerimi yapanlarınızı, yer yüzüne hakim kılacağımı söz veriyorum. İsrailoğullarını halife yaptığım gibi, sizi de, birbiriniz ardı sıra halife yapacağım) buyurdu. Beydavi ve Hüseyni diyor ki, bu âyet, gaybdan haber verip, Kur’an-ı kerimin, Allahü teâlânın kelamı olduğunu ve dört halifesinin haklı olduğunu göstermektedir. Feth suresinin, (Resulullah ve Onunla birlikte olanlar, birbirlerini her zaman ve çok severler ve her zaman kâfirlere düşman olurlar) mealindeki son âyetinde, bütün Eshab bildirilmekte ve Ebu Bekir’in şerefine işaret edilmektedir. Bu âyetin sonunda, (Eshabının misalleri Tevrat’ta ve İncil’de bildirildi) buyuruyor. Ceddim Ali’nin haber verdiği hadis-i şerifte, (Allahü teâlâ, hiçbir Peygamberine vermediği kerametleri bana verir. Kıyamette mezardan, önce kalkarım, Allahü teâlâ, dört halifeni çağır buyurur. Onlar kim derim. Ebu Bekir’dir buyurur. Yer yarılıp Ebu Bekir, herkesten önce mezardan çıkar. Sonra Ömer, sonra Osman, sonra Ali kalkar...) buyuruldu


  17. 16.Temmuz.2011, 10:03
    9
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında

    Hazret-i Ebu Bekir’in faziletini bildiren hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:
    (Ebu Bekir Cennettedir.) [Tirmizi, İbni Mace, Taberani, İ. Asakir, Beyheki, Dare Kutni, Hakim, Ebu Nuaym, İbni Said]

    (Ebu Bekir, insanların en üstünüdür. Yalnız Peygamber değildir.) [Deylemi]
    (Ebu Bekir varken, başkasının imam olması layık değildir.) [Tirmizi]

    (Ebu Bekir’i sevmek ve ona şükretmek her mümine vaciptir.) [Deylemi]
    (Allahü teâlâ, Ebu Bekir’e “Sıddık” ismini verdi.) [Deylemi]

    (Allahü teâlâ, Ebu Bekir’e rahmet etsin! Bana kızını nikah etti. Hicrette bana yardım etti.) [Hakim]
    (Kıyamette, Ebu Bekir’den başka herkese hesap sorulur.) [Hatib]

    (Şeytan, Ebu Bekir’in şekline giremez.) [Deylemi]
    (Ebu Bekir’in imanı, herkesin imanları toplamı ile tartılsa, hepsinden ağır gelir.) [M. Ç. Güzin]

    (Göğsümdeki marifetlerin, bilgilerin hepsini, Ebu Bekir’in göğsüne akıttım.) [Reddi revafıd]
    (Ebu Bekrin ismi, gök ehli arasında atiktir. Yeryüzünde de atiktir.) [Deylemi]

    (Her Peygamberin halili vardır. Benim halilim Ebu Bekir’dir.) [Deylemi]
    (Resulullah, Ebu Bekri Sıddıka buyurdu ki: (Sen, benim mağarada arkadaşımsın. Kevser havuzu yanında arkadaşımsın!) [Tirmizi]
    (Cebrail bana geldi. Elimden tuttu. Ümmetimden birinin, Cennet kapısından içeri girdiğini, bana gösterdi. Ebu Bekir dedi ki, (Ya Resulallah! Orada, seninle beraber olmak isterim). Ya Eba Bekir! Ümmetim içinden Cennete en önce sen gireceksin, buyurdu.) [Tirmizi]

    Sevgi, bağlılık çok oldukça, faydalanmak da o kadar çok olur. Bunun içindir ki, Hazret-i Ebu Bekir bütün Eshabın en üstünü oldu. Resulullaha bağlılığı da, herkesten çok idi. (Ebu Bekir’in üstünlüğü, namaz ve orucunun çokluğu ile değil, onun kalbinde bulunan bir şey iledir) hadis-i şerifinde bildirilen şey, Resulullahın sevgisidir. (İ. Gazali)
    (Cebrail aleyhisselama, Ömer’in üstünlüklerinden sordum. Onun kıymetini, Nuh aleyhisselamın Peygamberlik zamanı kadar [dokuzyüzelli yıl] anlatsam, bitiremem. Bununla beraber, Ömer’in bütün kıymetleri, Ebu Bekir’in kıymetlerinden birisidir, buyurdu.) [Ebu Ya’la]
    (Ya Eba Bekir, meleklerden Mikail gibisin, o rahmetle iner. Enbiyadan ise İbrahim gibisin, o inkârcı kavmine, Bana uyan bendendir, isyan edene ise Allah gafur rahimdir" dedi. Ya Ömer, sen de meleklerden Cibril gibisin, o, kâfirlere şiddetle iner. Enbiyadan da Nuh gibisin, o "Ya Rabbi, yer yüzünde hiç kâfir bırakma" dedi.) [Taberani, Ebu Nuaym, İ. Asakir]

    Hazret-i Ebu Bekr’in kıymeti
    Sual: Peygamberimiz, Hazret-i Ebu Bekir için neden ayağa kalkmıştır?
    CEVAP
    Hazret-i Ömer anlatır:Ebu Bekr-i Sıddık içeri girince, Resulullah ayağa kalktı. Hazret-i Ebu Bekir oturmayınca, o da oturmadı. Sebebini sordum. Resulullah buyurdu ki:
    (Cebrail aleyhisselam gelip, önümde oturmuştu. O sırada Ebu Bekir mescide girdi. Cebrail aleyhisselam, “Yâ Resulallah, Ebu Bekir geldi” dedi. “Yâ Cebrail, Ebu Bekri tanır mısın?” dedim.“Ebu Bekir, melekler yanında çok meşhurdur” dedi. Cebrail aleyhisselam ayağa kalktı. Ben de kalktım. Ya Ömer, Cebrail aleyhisselam ayağa kalktığı zat için, ben kalkmaz mıyım?) [M. Ç. Y. Güzin]


  18. 16.Temmuz.2011, 10:03
    9
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Hazret-i Ebu Bekir’in faziletini bildiren hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:
    (Ebu Bekir Cennettedir.) [Tirmizi, İbni Mace, Taberani, İ. Asakir, Beyheki, Dare Kutni, Hakim, Ebu Nuaym, İbni Said]

    (Ebu Bekir, insanların en üstünüdür. Yalnız Peygamber değildir.) [Deylemi]
    (Ebu Bekir varken, başkasının imam olması layık değildir.) [Tirmizi]

    (Ebu Bekir’i sevmek ve ona şükretmek her mümine vaciptir.) [Deylemi]
    (Allahü teâlâ, Ebu Bekir’e “Sıddık” ismini verdi.) [Deylemi]

    (Allahü teâlâ, Ebu Bekir’e rahmet etsin! Bana kızını nikah etti. Hicrette bana yardım etti.) [Hakim]
    (Kıyamette, Ebu Bekir’den başka herkese hesap sorulur.) [Hatib]

    (Şeytan, Ebu Bekir’in şekline giremez.) [Deylemi]
    (Ebu Bekir’in imanı, herkesin imanları toplamı ile tartılsa, hepsinden ağır gelir.) [M. Ç. Güzin]

    (Göğsümdeki marifetlerin, bilgilerin hepsini, Ebu Bekir’in göğsüne akıttım.) [Reddi revafıd]
    (Ebu Bekrin ismi, gök ehli arasında atiktir. Yeryüzünde de atiktir.) [Deylemi]

    (Her Peygamberin halili vardır. Benim halilim Ebu Bekir’dir.) [Deylemi]
    (Resulullah, Ebu Bekri Sıddıka buyurdu ki: (Sen, benim mağarada arkadaşımsın. Kevser havuzu yanında arkadaşımsın!) [Tirmizi]
    (Cebrail bana geldi. Elimden tuttu. Ümmetimden birinin, Cennet kapısından içeri girdiğini, bana gösterdi. Ebu Bekir dedi ki, (Ya Resulallah! Orada, seninle beraber olmak isterim). Ya Eba Bekir! Ümmetim içinden Cennete en önce sen gireceksin, buyurdu.) [Tirmizi]

    Sevgi, bağlılık çok oldukça, faydalanmak da o kadar çok olur. Bunun içindir ki, Hazret-i Ebu Bekir bütün Eshabın en üstünü oldu. Resulullaha bağlılığı da, herkesten çok idi. (Ebu Bekir’in üstünlüğü, namaz ve orucunun çokluğu ile değil, onun kalbinde bulunan bir şey iledir) hadis-i şerifinde bildirilen şey, Resulullahın sevgisidir. (İ. Gazali)
    (Cebrail aleyhisselama, Ömer’in üstünlüklerinden sordum. Onun kıymetini, Nuh aleyhisselamın Peygamberlik zamanı kadar [dokuzyüzelli yıl] anlatsam, bitiremem. Bununla beraber, Ömer’in bütün kıymetleri, Ebu Bekir’in kıymetlerinden birisidir, buyurdu.) [Ebu Ya’la]
    (Ya Eba Bekir, meleklerden Mikail gibisin, o rahmetle iner. Enbiyadan ise İbrahim gibisin, o inkârcı kavmine, Bana uyan bendendir, isyan edene ise Allah gafur rahimdir" dedi. Ya Ömer, sen de meleklerden Cibril gibisin, o, kâfirlere şiddetle iner. Enbiyadan da Nuh gibisin, o "Ya Rabbi, yer yüzünde hiç kâfir bırakma" dedi.) [Taberani, Ebu Nuaym, İ. Asakir]

    Hazret-i Ebu Bekr’in kıymeti
    Sual: Peygamberimiz, Hazret-i Ebu Bekir için neden ayağa kalkmıştır?
    CEVAP
    Hazret-i Ömer anlatır:Ebu Bekr-i Sıddık içeri girince, Resulullah ayağa kalktı. Hazret-i Ebu Bekir oturmayınca, o da oturmadı. Sebebini sordum. Resulullah buyurdu ki:
    (Cebrail aleyhisselam gelip, önümde oturmuştu. O sırada Ebu Bekir mescide girdi. Cebrail aleyhisselam, “Yâ Resulallah, Ebu Bekir geldi” dedi. “Yâ Cebrail, Ebu Bekri tanır mısın?” dedim.“Ebu Bekir, melekler yanında çok meşhurdur” dedi. Cebrail aleyhisselam ayağa kalktı. Ben de kalktım. Ya Ömer, Cebrail aleyhisselam ayağa kalktığı zat için, ben kalkmaz mıyım?) [M. Ç. Y. Güzin]


  19. 16.Temmuz.2011, 10:07
    10
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında

    Hz Ömer için

    4357 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh, Hz. Ebu Bekr'e:

    "(Ey Ebu Bekr!) Allah'ın Rasulü Muhammed aleyhissalatu vesselam'dan sonra insanların en hayırlısı" diye hitab etmişti. Hz. Ebu Bekr:

    "Sen böyle söylersen ben (de sana) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan işittiğimi söyleyeceğim. Demişti ki: "Güneş, Ömer'den daha hayırlı bir kimse üzerine doğup batmadı."

    Tirmizi, Menakıb, (3685).

    4358 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle dua etmişti: "Allahım, İslâm'ı şu iki şahıstan sana en sevgili olanla aziz kıl: Ebu Cehil ile veya Ömer İbnu'l-Hattab ile. Bunlardan Allah'a daha sevgili olanı Ömer'di."

    Tirmizi, Menakıb, (3682).

    4359 - Yine İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Allah Teâla Hazretleri, hakkı, Hz. Ömer'in diline ve kalbine koydu." İbnu Ömer der ki: "Halkın başına ne zaman bir iş gelmiş, (o hususta) Ömer bir şey demiş, halk da başka bir şey demiş ise mutlaka Ömer radıyallahu anh'ın dediği üzere Kur'ân'dan bir vahiy gelmiştir."

    Tirmizi, Menakıb, (3683); Ebu Davud, Harac 18, (2962).

    4360 - Salim, babası radıyallahu anh'tan naklediyor: "Dedi ki: "Ben Ömer radıyallahu anh'ın bir şey için: "Zannederim ki bu şöyledir" deyip de dediği gibi olmadığını hiç görmedim. (Nitekim bir gün), Ömer otururken güzel bir adam yanından geçti. Ömer: "Zannımda yanıldım." Veya:

    "Bu adam cahiliye devrindeki dini üzere devam etmektedir." Veya:

    "Bu, cahiliyede kavminin kâhiniydi!" dedi ve: "Şu adamı bana çağırın!" buyurdu. Adam çağrıldı. Ömer:

    "Zannımda yanıldım veya sen cahiliye devrindeki dinin üzeresin! veya cahiliyede sen onların kâhini idin!" diyerek hakkındaki tereddütlerini dile getirdi. Adam:

    "Bugünkü gibi bir gün görmedim (yani bugün gördüğüm şeyi hiç görmedim). Bugün müslüman bir kimse (olmayacak şekilde) karşılandı" dedi. Hz. Ömer: "Sana yemin veriyorum, benim istediklerimi doğru olarak söyleyeceksin!" buyurdu. Adam:

    "Cahiliye devrinde ben onların kâhinleri idim!" dedi. Ömer ona:

    "Dişi cinninin sana getirdiği haberlerin en acayibi hangisi idi?" dedi. Adam: "Bir gün ben çarşıda iken, bana dişi cin geldi. Ondaki korkuyu biliyorum. Dedi ki: "Sen cinni ve onun ye'sini ve başı üzerine devrilmesinden (yani kulak hırsızlığından men olarak haber alamayışından) sonraki ümidsizliğini ve sırtlarına ince çullar konulmuş genç develerle yetişilip yakalamasını görmedin mi?"

    Ömer şöyle dedi: "Doğru söyledi. Ben onların putlarının dibinde uyurken, bir adam bir buzağı ile geldi ve kesti. O zaman ona birisi öyle bir bağırdı ki, bu kadar yüksek sesle bağıran birisini hiç işitmemiştim. Şöyle diyordu:

    "Ey celih (ey düşmanlığını açığa vuran kimse)! Emrun necih (zafer bulmuş bir iş), recülün fasih (fasih konuşan bir adam) var. Senden başka ilah yoktur diyor!"

    Oradaki cemaat o adama doğru sıçradılar.

    (Hz. Ömer devamla dedi ki): "Ben bunu görünce kendi kendime: "Ben bu işin arkasında ne olduğunu anlayıncaya kadar buradan ayrılmayacağım!" dedim. Sonra o zat yine bağırdı:

    "Ey celih, emrun necih, recülün fasih (Ey düşmanlığnı açığa vuran kimse! Muvaffak olacak bir iş, fasih konuşan bir adam (var)! Lâilahe illallah! diyor!" Ben kalktım. Aradan çok geçmeden "Bir peygamber (çıktı)" dendi."

    Buhari, Menakıbu'l-Ensar 35.

    4361 - Hz. Ömer radıyallahu anh demiştir ki: "Üç şeyde Rabbime muvafakat ettim:

    - (Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a "Ey Allah'ın Resulü! Makâm-ı İbrahim'de bir namaz yeri edinsen!" dedim, arkadan "İbrahim'in makamını namazgâh edinin" (Bakara 125) ayeti nazil oldu."

    - "(Bir gün) "Ey Allah'ın Rasûlü! Huzurunuza iyiler de facirler de giriyor. Emretseniz de ümmühâtu'l-mü'minin örtünseler!" dedim. Bunun üzerine hicab (örtünme) ayeti nazil oldu."

    - "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın hanımları kıskançlıkta birleştiler. Ben de: "O sizi boşarsa Allah O'na sizden hayırlısını verir" demiştim, bunun üzerine şu ayet indi. (Mealen): "Rabbi O'na sizden daha hayırlı olan, Allah'a teslim olmuş, iman etmiş, ibadet ve itaatte sebat eden, günahlarından tevbe eden, allah'a kullukta bulunan, orucunu tutan hanımlar nasib eder ki, onlardan dul olanı da bâkire olanı da bulunur" (Tahrim 5).

    Buhari, Talak 32, Tefsir, Bakara 9, Ahzab 8, Tahrim 1; Müslim, Fezailu's-sahabe 24, (2339).


  20. 16.Temmuz.2011, 10:07
    10
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Hz Ömer için

    4357 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh, Hz. Ebu Bekr'e:

    "(Ey Ebu Bekr!) Allah'ın Rasulü Muhammed aleyhissalatu vesselam'dan sonra insanların en hayırlısı" diye hitab etmişti. Hz. Ebu Bekr:

    "Sen böyle söylersen ben (de sana) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan işittiğimi söyleyeceğim. Demişti ki: "Güneş, Ömer'den daha hayırlı bir kimse üzerine doğup batmadı."

    Tirmizi, Menakıb, (3685).

    4358 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle dua etmişti: "Allahım, İslâm'ı şu iki şahıstan sana en sevgili olanla aziz kıl: Ebu Cehil ile veya Ömer İbnu'l-Hattab ile. Bunlardan Allah'a daha sevgili olanı Ömer'di."

    Tirmizi, Menakıb, (3682).

    4359 - Yine İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Allah Teâla Hazretleri, hakkı, Hz. Ömer'in diline ve kalbine koydu." İbnu Ömer der ki: "Halkın başına ne zaman bir iş gelmiş, (o hususta) Ömer bir şey demiş, halk da başka bir şey demiş ise mutlaka Ömer radıyallahu anh'ın dediği üzere Kur'ân'dan bir vahiy gelmiştir."

    Tirmizi, Menakıb, (3683); Ebu Davud, Harac 18, (2962).

    4360 - Salim, babası radıyallahu anh'tan naklediyor: "Dedi ki: "Ben Ömer radıyallahu anh'ın bir şey için: "Zannederim ki bu şöyledir" deyip de dediği gibi olmadığını hiç görmedim. (Nitekim bir gün), Ömer otururken güzel bir adam yanından geçti. Ömer: "Zannımda yanıldım." Veya:

    "Bu adam cahiliye devrindeki dini üzere devam etmektedir." Veya:

    "Bu, cahiliyede kavminin kâhiniydi!" dedi ve: "Şu adamı bana çağırın!" buyurdu. Adam çağrıldı. Ömer:

    "Zannımda yanıldım veya sen cahiliye devrindeki dinin üzeresin! veya cahiliyede sen onların kâhini idin!" diyerek hakkındaki tereddütlerini dile getirdi. Adam:

    "Bugünkü gibi bir gün görmedim (yani bugün gördüğüm şeyi hiç görmedim). Bugün müslüman bir kimse (olmayacak şekilde) karşılandı" dedi. Hz. Ömer: "Sana yemin veriyorum, benim istediklerimi doğru olarak söyleyeceksin!" buyurdu. Adam:

    "Cahiliye devrinde ben onların kâhinleri idim!" dedi. Ömer ona:

    "Dişi cinninin sana getirdiği haberlerin en acayibi hangisi idi?" dedi. Adam: "Bir gün ben çarşıda iken, bana dişi cin geldi. Ondaki korkuyu biliyorum. Dedi ki: "Sen cinni ve onun ye'sini ve başı üzerine devrilmesinden (yani kulak hırsızlığından men olarak haber alamayışından) sonraki ümidsizliğini ve sırtlarına ince çullar konulmuş genç develerle yetişilip yakalamasını görmedin mi?"

    Ömer şöyle dedi: "Doğru söyledi. Ben onların putlarının dibinde uyurken, bir adam bir buzağı ile geldi ve kesti. O zaman ona birisi öyle bir bağırdı ki, bu kadar yüksek sesle bağıran birisini hiç işitmemiştim. Şöyle diyordu:

    "Ey celih (ey düşmanlığını açığa vuran kimse)! Emrun necih (zafer bulmuş bir iş), recülün fasih (fasih konuşan bir adam) var. Senden başka ilah yoktur diyor!"

    Oradaki cemaat o adama doğru sıçradılar.

    (Hz. Ömer devamla dedi ki): "Ben bunu görünce kendi kendime: "Ben bu işin arkasında ne olduğunu anlayıncaya kadar buradan ayrılmayacağım!" dedim. Sonra o zat yine bağırdı:

    "Ey celih, emrun necih, recülün fasih (Ey düşmanlığnı açığa vuran kimse! Muvaffak olacak bir iş, fasih konuşan bir adam (var)! Lâilahe illallah! diyor!" Ben kalktım. Aradan çok geçmeden "Bir peygamber (çıktı)" dendi."

    Buhari, Menakıbu'l-Ensar 35.

    4361 - Hz. Ömer radıyallahu anh demiştir ki: "Üç şeyde Rabbime muvafakat ettim:

    - (Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a "Ey Allah'ın Resulü! Makâm-ı İbrahim'de bir namaz yeri edinsen!" dedim, arkadan "İbrahim'in makamını namazgâh edinin" (Bakara 125) ayeti nazil oldu."

    - "(Bir gün) "Ey Allah'ın Rasûlü! Huzurunuza iyiler de facirler de giriyor. Emretseniz de ümmühâtu'l-mü'minin örtünseler!" dedim. Bunun üzerine hicab (örtünme) ayeti nazil oldu."

    - "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın hanımları kıskançlıkta birleştiler. Ben de: "O sizi boşarsa Allah O'na sizden hayırlısını verir" demiştim, bunun üzerine şu ayet indi. (Mealen): "Rabbi O'na sizden daha hayırlı olan, Allah'a teslim olmuş, iman etmiş, ibadet ve itaatte sebat eden, günahlarından tevbe eden, allah'a kullukta bulunan, orucunu tutan hanımlar nasib eder ki, onlardan dul olanı da bâkire olanı da bulunur" (Tahrim 5).

    Buhari, Talak 32, Tefsir, Bakara 9, Ahzab 8, Tahrim 1; Müslim, Fezailu's-sahabe 24, (2339).


  21. 18.Temmuz.2011, 01:22
    11
    peugeot_bor
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Mayıs.2011
    Üye No: 87143
    Mesaj Sayısı: 136
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 31

    Cevap: Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında

    9/41 Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. tevbe süresindeki 41. ayette mağradaki ikinci bir kişidiye yazmıyor!


  22. 18.Temmuz.2011, 01:22
    11
    Devamlı Üye
    9/41 Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. tevbe süresindeki 41. ayette mağradaki ikinci bir kişidiye yazmıyor!


  23. 18.Temmuz.2011, 16:35
    12
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hz.Ali'nin Üstünlüğü Hakkında

    Alıntı
    9/41 Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. tevbe süresindeki 41. ayette mağradaki ikinci bir kişidiye yazmıyor!
    kusura bakma kardeş yanlış yazmışım tevbe 40 olacak 41 yazmışım..

    Eğer siz ona yardım etmezseniz, doğrusu Allah ona yardım etmişti. Hani kâfirler onu çıkarmışlardı da, o ikinin ikincisiydi. Hani onlar mağarada idiler ve o arkadaşına: “Üzülme! Allah bizimledir. ” diyordu. Allah da onun üzerine sekinetini (emniyetini) indirmişti ve onu sizin görmediğiniz askerlerle desteklemişti. Kâfirlerin sözünü alçalttıkça alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yüce olandır. Allah Azîz'dir, hikmet sahibidir. Tevbe-40


  24. 18.Temmuz.2011, 16:35
    12
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    9/41 Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. tevbe süresindeki 41. ayette mağradaki ikinci bir kişidiye yazmıyor!
    kusura bakma kardeş yanlış yazmışım tevbe 40 olacak 41 yazmışım..

    Eğer siz ona yardım etmezseniz, doğrusu Allah ona yardım etmişti. Hani kâfirler onu çıkarmışlardı da, o ikinin ikincisiydi. Hani onlar mağarada idiler ve o arkadaşına: “Üzülme! Allah bizimledir. ” diyordu. Allah da onun üzerine sekinetini (emniyetini) indirmişti ve onu sizin görmediğiniz askerlerle desteklemişti. Kâfirlerin sözünü alçalttıkça alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yüce olandır. Allah Azîz'dir, hikmet sahibidir. Tevbe-40





+ Yorum Gönder
Git 12 Son