Konusunu Oylayın.: Bir insanın zaafını veya kötü bir özelliğini arkasından konuşmak günah mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 9 kişi oyladı.

Bir insanın zaafını veya kötü bir özelliğini arkasından konuşmak günah mıdır?
  1. 11.Temmuz.2011, 12:24
    1
    ladesma
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Temmuz.2011
    Üye No: 88613
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 24
    Bulunduğu yer: İzmir

    Bir insanın zaafını veya kötü bir özelliğini arkasından konuşmak günah mıdır?






    Bir insanın zaafını veya kötü bir özelliğini arkasından konuşmak günah mıdır? Mumsema selamün aleyküm
    hadisler ve ayetler ile bilgi verirseniz sevinirim.Allah razı olsun.


  2. 11.Temmuz.2011, 12:38
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,558
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: bir insanın zafını veya kötü bi özelliğini arkasından konuşmak günah mıdır?




    Alıntı
    selamün aleyküm
    hadisler ve ayetler ile bilgi verirseniz sevinirimAllah razı olsun
    ve aleykumusselam.

    Ğybetin Kurandan Ve Sünnetten Delilleri

    https://www.mumsema.org/kotu-ahlak-s...avsiyeler.html


  3. 11.Temmuz.2011, 12:38
    2
    Üye



    Alıntı
    selamün aleyküm
    hadisler ve ayetler ile bilgi verirseniz sevinirimAllah razı olsun
    ve aleykumusselam.

    Ğybetin Kurandan Ve Sünnetten Delilleri

    https://www.mumsema.org/kotu-ahlak-s...avsiyeler.html


  4. 11.Temmuz.2011, 12:51
    3
    Saif Al-Din
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Haziran.2011
    Üye No: 88205
    Mesaj Sayısı: 381
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 28

    Cevap: bir insanın zafını veya kötü bi özelliğini arkasından konuşmak günah mıdır?

    Gıybet bir insanı gıyabında eleştirmek, çekiştirmek ve hoşlanmayacağı sözler söylemektir. Halk arasında dedikodu da denir. Kişinin bedeni, nesebi, ahlakı, işi, dini, elbisesi, evi, bineği, benzeri şeyler dedikodu malzemesi olabilir. Gözün şaşılığı, saçın döküklüğü, uzun veya kısa boylu, siyah veya sarı olmak gibi nitelikler hakkında alay etmek gıybet olur.
    Peygamberimiz (s.a.s.) ashabına :
    "Gıybet nedir bilir misiniz ?" diye sormuş, sahabe; "Allah ve Rasulu daha iyi bilir cevabını vermişler, bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.s.) kardeşini onun hoşlanmadığı bir nitelik ile anmandır" diye tarif etmiştir. Kendisine, " Kardeşimde kardeşimde dediğim nitelik varsa ne buyurursunuz ?" denilmesi üzerine, "Eğer dediğin sıfat kardeşinde varsa işte o zaman gıybet olur. Yoksa ona bühtan ve iftira etmiş olursun" buyurmuştur.

    Dolayısıyla gıyabında konuşulan nitelik o kişide yoksa buna gıybet değil iftira denir. İftira gıybetten daha kötü bir davranıştır. Çünkü gıybette bahsedilen husus kişide vardır, iftirada ise yoktur.

    Su-i Zan kötü zanda bulunmak demektir.

    Yüce Allah gıybet etmenin ve kötü zanda bulunmanın günah olduğunu bildirir.

    Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
    (Hucurat, 12)

    Koğuculuk insanlar arasında söz taşımaktır. Bu İslam'ın yasak edip büyük günah sayıdığı ahlak dışı kötü davranışlardan biridir.

    Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin (hümeze ve lümezenin) vay haline!
    (Hümeze, 1-2)

    Şu ayette koğucuların sözlerine hemen güvenilmemesi verilen haberin araştırılması gerektiği haber verilmektedir.

    Ey iman edenler! Eğer fasıkın biri size bir haber getirirsen onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa sataşırsınız da sonra yaptığınızdan pişman olursunuz.
    (Hucurat, 6)

    Koğuculuk yapan kimseler Peygamberimiz (s.a.s.) tarafından "nemmâm" ve "kattât" olarak nitelenmiş ve bu kimselerin cezalarını çekmeden cennete giremeyecekleri bildirilmiştir.

    "Nemmâm cezasını çekmeden cennete giremeyecektir"
    "Kattât cezasını çekmeden cennete giremeyecektir"

    Hadislerde geçen "nemmâm" ve "kattât" söz taşıyıcısı demektir. Bazı alimler "nemmâm" sözü bizzat dinleyip nakleden kimse, "kattât" ise söylenenlere kulak kabartıp işittiği gelişi güzel dedikoduları nakleden kimsedir demişlerdir.

    Doç.Dr. İsmail Karagöz, Günahlar Tevbe ve İstiğfar, Sayfa: 165-167



    Mirac hadisesinde Peygamberimiz (s.a.s.) cehennemde bakırdan tırnakları olup bunlarla sürekli böğürlerini ve yüzlerii tırmalayan insanlar görmüştür. Bu insanlar bu bakır tırnaklarla böğürlerini ve yüzlerini parçalıyorlardı. Rasulullah (s.a.s.) Cebraile bu insanların günahlarının ne olduğunu sordu.
    Cebrail, "Bunlar dünyada iken insan eti yerlerdi" cevabını verdi.
    Bu cevapla birlikte ayeti tekrar hatırlayalım;
    Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
    (Hucurat, 12)


  5. 11.Temmuz.2011, 12:51
    3
    Devamlı Üye
    Gıybet bir insanı gıyabında eleştirmek, çekiştirmek ve hoşlanmayacağı sözler söylemektir. Halk arasında dedikodu da denir. Kişinin bedeni, nesebi, ahlakı, işi, dini, elbisesi, evi, bineği, benzeri şeyler dedikodu malzemesi olabilir. Gözün şaşılığı, saçın döküklüğü, uzun veya kısa boylu, siyah veya sarı olmak gibi nitelikler hakkında alay etmek gıybet olur.
    Peygamberimiz (s.a.s.) ashabına :
    "Gıybet nedir bilir misiniz ?" diye sormuş, sahabe; "Allah ve Rasulu daha iyi bilir cevabını vermişler, bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.s.) kardeşini onun hoşlanmadığı bir nitelik ile anmandır" diye tarif etmiştir. Kendisine, " Kardeşimde kardeşimde dediğim nitelik varsa ne buyurursunuz ?" denilmesi üzerine, "Eğer dediğin sıfat kardeşinde varsa işte o zaman gıybet olur. Yoksa ona bühtan ve iftira etmiş olursun" buyurmuştur.

    Dolayısıyla gıyabında konuşulan nitelik o kişide yoksa buna gıybet değil iftira denir. İftira gıybetten daha kötü bir davranıştır. Çünkü gıybette bahsedilen husus kişide vardır, iftirada ise yoktur.

    Su-i Zan kötü zanda bulunmak demektir.

    Yüce Allah gıybet etmenin ve kötü zanda bulunmanın günah olduğunu bildirir.

    Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
    (Hucurat, 12)

    Koğuculuk insanlar arasında söz taşımaktır. Bu İslam'ın yasak edip büyük günah sayıdığı ahlak dışı kötü davranışlardan biridir.

    Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin (hümeze ve lümezenin) vay haline!
    (Hümeze, 1-2)

    Şu ayette koğucuların sözlerine hemen güvenilmemesi verilen haberin araştırılması gerektiği haber verilmektedir.

    Ey iman edenler! Eğer fasıkın biri size bir haber getirirsen onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa sataşırsınız da sonra yaptığınızdan pişman olursunuz.
    (Hucurat, 6)

    Koğuculuk yapan kimseler Peygamberimiz (s.a.s.) tarafından "nemmâm" ve "kattât" olarak nitelenmiş ve bu kimselerin cezalarını çekmeden cennete giremeyecekleri bildirilmiştir.

    "Nemmâm cezasını çekmeden cennete giremeyecektir"
    "Kattât cezasını çekmeden cennete giremeyecektir"

    Hadislerde geçen "nemmâm" ve "kattât" söz taşıyıcısı demektir. Bazı alimler "nemmâm" sözü bizzat dinleyip nakleden kimse, "kattât" ise söylenenlere kulak kabartıp işittiği gelişi güzel dedikoduları nakleden kimsedir demişlerdir.

    Doç.Dr. İsmail Karagöz, Günahlar Tevbe ve İstiğfar, Sayfa: 165-167



    Mirac hadisesinde Peygamberimiz (s.a.s.) cehennemde bakırdan tırnakları olup bunlarla sürekli böğürlerini ve yüzlerii tırmalayan insanlar görmüştür. Bu insanlar bu bakır tırnaklarla böğürlerini ve yüzlerini parçalıyorlardı. Rasulullah (s.a.s.) Cebraile bu insanların günahlarının ne olduğunu sordu.
    Cebrail, "Bunlar dünyada iken insan eti yerlerdi" cevabını verdi.
    Bu cevapla birlikte ayeti tekrar hatırlayalım;
    Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
    (Hucurat, 12)


  6. 16.Nisan.2015, 13:08
    4
    Misafir

    Cevap: bir insanın zafını veya kötü bi özelliğini arkasından konuşmak günah mıdır?

    Selamun eleykum kötünün arkasından konuş mak gunahmi .cep


  7. 16.Nisan.2015, 13:08
    4
    kasım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    kasım
    Misafir
    Selamun eleykum kötünün arkasından konuş mak gunahmi .cep


  8. 23.Nisan.2015, 02:28
    5
    halilcan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2014
    Üye No: 104101
    Mesaj Sayısı: 391
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: bir insanın zafını veya kötü bi özelliğini arkasından konuşmak günah mıdır?

    Namaz kılmayan birinin arkasından konuşmak gıybet sayılır mı?
    Soru

    Ayrıntılı Cevap
    Şeyh Ensari (r.a) gıybeti şöyle tarif ediyor: Gıybet hakkındaki hadisler ve fakihlerin sözlerinden şu sonuç çıkıyor: İnsanların arkasından onların hoşuna gitmeyen sözler söylemek gıybettir.[1] Gıybet büyük günahlardan olup ayet ve rivayetlerde ondan şiddetle sakındırılmıştır.[2]

    Masum İmamlar (a.s)’dan gelen rivayetlere göre gıybetin gerçeği şudur: Biri birinin hakkında öyle bir şey söyler ki, o bunu duyduğunda hoşuna gitmez. Bu hüküm, ister onun kendisine, bedenine veya din ve dünyasına ait olsun, ister onu ilgilendiren bir şeye ait olsun farketmez.

    Acaba kimlerin gıybeti haramdır? Bir çok alim ve fakih bu sorunun cevabı için gıybet hakkındaki ayet ve hadislere dayanarak şöyle diyorlar: Başkalarının arkasından gıybet edip onların kötülüğünü söylemenin haram oluşunda esas olan dini yönden insanların kazandığı saygınlıktır. Dolayısıyla mü’min olmayan bir insan, imanın sınırlarına girmediği için saygınlığı da yoktur. Bu yüzden onların gıybeti reva görülmüştür.[3]

    Hatırlatmak gerekir ki, gıybetin bazı şartları vardır, bu şartların oluşmasıyla ancak gıybet gerçekleşir. Örneğin:
    1- Hakkında gıybet edilen kişi gıybet edilen yerde olmamalıdır.
    2- Konuşulanlar kusur ve eksiklik olmalıdır.
    3- Kusur gizli olmalıdır
    4- Kişi, hakkında söylenenleri şayet duyarsa rahatsız olmalıdır. [4]
    Namaz kılmayana gelince:
    a- Birisi namaz kılmıyor, bundan dolayı endişe duymuyor ve hatta bazen başkalarına namaz kılmamayı tavsiye ediyor. Fıkhi deyimde söylendiği gibi açıkça fısk ediyor ve halkın arasında kendisini böyle tanıtıyor. Resul-u Ekrem (s.a.a)’in şöyle buyurduğu rivayet ediliyor: ‘Haya ve utanma perdesini yüzünden atan kimsenin gıybeti haram değildir.’[5] Bu rivayetten anlaşılıyor ki, bir kişi eğer yaptığı kötülüğe iftihar ediyor ve haya etmiyorsa kendi saygınlık ve şahsiyetini yitirdiği için, bu durumu onun hakkında kötü konuşmayı (gıybet edilmeyi) caiz kılmaktadır.
    b- Bazıları da namaz kılmıyor, ama kendi içlerinde bundan dolayı utanç duyuyorlar. Şahsiyetlerinin düşmesini istemiyor ve gelecekte bunu telafi edip namazlarını yerine getirmek istiyorlar. Böyle birinin gıybeti caiz değildir. Hatta onların gıybetini etmek -gururlarından dolayı- namazı terk etmelerine de neden olabilir.

    Beşinci şartın hususunda da söylemek gerekir ki, bir çok yerde birinin kusurunu söylemekten amaç kötülemek ve aşağılamak değildir, aksine bu amel kişinin hayırı ve salahı içindir; mesela doktorların bir hastanın iyileşmesini sağlamak için onun hastalığı veya gizli bir ayıbı hakkında kendi aralarında konuşmaları gibi.[6] Sonuçta böyle bir şartın olması, şer’i hükümlerde gıybet için bir yol olduğunu bize göstermektedir. Ancak böyle bir durumda önemli olan marufu emir ve münkerden sakındırma şartları göz önüne alınmalı ve ona göre amel edilmelidir.
    Belirtmek gerekir ki, gıybet gerçi ahlaka ve topluma yönelik büyük günahlardan olup tehlikeli sonuçlar doğurmaktadır, ama eğer bir yerde daha üstün bir maslahat söz konusu olduğu - örneğin meşveret eden kişiye bilgi vermek- gibi özel durumlarda şer’i yönden caiz sayılmıştır.
    Gıybetin caiz olduğu bazı yerler:
    1- Kendisine haksızlık edilen kişinin bu haksızlığı bildirmesi (zalim birinin yaptığı zulmü başkalarına haber vermesi)
    2- Münkerden sakındırmak (günahkarı günahından ve yanlışından çevirmek için bu günah sorumlu kimseye veya onun yakınlarına yapılan hata söylenebilir.)
    3- Meşveret için (evlenirken veya birine bir sorumluluk verilmek istendiğinde gerçeği söylemek gerekir)
    4- Kendini bilginmiş gibi göstermek (yalan iddialarla başkalarından menfaat sağlamak isteyenlere).
    5- Açıkça günah işleyenler.
    Bu son şık hakkında Şii fakihlerin görüşü şudur: Böylelerinin yalnızca açıktan yaptıkları günahının gıybeti caizdir, gizlide yaptıklarının değil.[7] Çünkü insanlar masum olmadıkları için günah işlemektedirler. Her günah işleyenin gıybeti caiz olsaydı, toplumda kimsenin itibarı kalmazdı.

    Sonuç olarak diyebiliriz ki, namaz kılmayan biri eğer açıkça namazını terk eder ve başkalarının yanında bunu söylemekten çekinmezse bu ayıbı söylemek caizdir. Bu ya gıybetin burada gerçekleşmediğinden dolayıdır veya açıktan günah işleyen kimsenin gıybetinin haram olmayışından dolayı.


  9. 23.Nisan.2015, 02:28
    5
    halilcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Namaz kılmayan birinin arkasından konuşmak gıybet sayılır mı?
    Soru

    Ayrıntılı Cevap
    Şeyh Ensari (r.a) gıybeti şöyle tarif ediyor: Gıybet hakkındaki hadisler ve fakihlerin sözlerinden şu sonuç çıkıyor: İnsanların arkasından onların hoşuna gitmeyen sözler söylemek gıybettir.[1] Gıybet büyük günahlardan olup ayet ve rivayetlerde ondan şiddetle sakındırılmıştır.[2]

    Masum İmamlar (a.s)’dan gelen rivayetlere göre gıybetin gerçeği şudur: Biri birinin hakkında öyle bir şey söyler ki, o bunu duyduğunda hoşuna gitmez. Bu hüküm, ister onun kendisine, bedenine veya din ve dünyasına ait olsun, ister onu ilgilendiren bir şeye ait olsun farketmez.

    Acaba kimlerin gıybeti haramdır? Bir çok alim ve fakih bu sorunun cevabı için gıybet hakkındaki ayet ve hadislere dayanarak şöyle diyorlar: Başkalarının arkasından gıybet edip onların kötülüğünü söylemenin haram oluşunda esas olan dini yönden insanların kazandığı saygınlıktır. Dolayısıyla mü’min olmayan bir insan, imanın sınırlarına girmediği için saygınlığı da yoktur. Bu yüzden onların gıybeti reva görülmüştür.[3]

    Hatırlatmak gerekir ki, gıybetin bazı şartları vardır, bu şartların oluşmasıyla ancak gıybet gerçekleşir. Örneğin:
    1- Hakkında gıybet edilen kişi gıybet edilen yerde olmamalıdır.
    2- Konuşulanlar kusur ve eksiklik olmalıdır.
    3- Kusur gizli olmalıdır
    4- Kişi, hakkında söylenenleri şayet duyarsa rahatsız olmalıdır. [4]
    Namaz kılmayana gelince:
    a- Birisi namaz kılmıyor, bundan dolayı endişe duymuyor ve hatta bazen başkalarına namaz kılmamayı tavsiye ediyor. Fıkhi deyimde söylendiği gibi açıkça fısk ediyor ve halkın arasında kendisini böyle tanıtıyor. Resul-u Ekrem (s.a.a)’in şöyle buyurduğu rivayet ediliyor: ‘Haya ve utanma perdesini yüzünden atan kimsenin gıybeti haram değildir.’[5] Bu rivayetten anlaşılıyor ki, bir kişi eğer yaptığı kötülüğe iftihar ediyor ve haya etmiyorsa kendi saygınlık ve şahsiyetini yitirdiği için, bu durumu onun hakkında kötü konuşmayı (gıybet edilmeyi) caiz kılmaktadır.
    b- Bazıları da namaz kılmıyor, ama kendi içlerinde bundan dolayı utanç duyuyorlar. Şahsiyetlerinin düşmesini istemiyor ve gelecekte bunu telafi edip namazlarını yerine getirmek istiyorlar. Böyle birinin gıybeti caiz değildir. Hatta onların gıybetini etmek -gururlarından dolayı- namazı terk etmelerine de neden olabilir.

    Beşinci şartın hususunda da söylemek gerekir ki, bir çok yerde birinin kusurunu söylemekten amaç kötülemek ve aşağılamak değildir, aksine bu amel kişinin hayırı ve salahı içindir; mesela doktorların bir hastanın iyileşmesini sağlamak için onun hastalığı veya gizli bir ayıbı hakkında kendi aralarında konuşmaları gibi.[6] Sonuçta böyle bir şartın olması, şer’i hükümlerde gıybet için bir yol olduğunu bize göstermektedir. Ancak böyle bir durumda önemli olan marufu emir ve münkerden sakındırma şartları göz önüne alınmalı ve ona göre amel edilmelidir.
    Belirtmek gerekir ki, gıybet gerçi ahlaka ve topluma yönelik büyük günahlardan olup tehlikeli sonuçlar doğurmaktadır, ama eğer bir yerde daha üstün bir maslahat söz konusu olduğu - örneğin meşveret eden kişiye bilgi vermek- gibi özel durumlarda şer’i yönden caiz sayılmıştır.
    Gıybetin caiz olduğu bazı yerler:
    1- Kendisine haksızlık edilen kişinin bu haksızlığı bildirmesi (zalim birinin yaptığı zulmü başkalarına haber vermesi)
    2- Münkerden sakındırmak (günahkarı günahından ve yanlışından çevirmek için bu günah sorumlu kimseye veya onun yakınlarına yapılan hata söylenebilir.)
    3- Meşveret için (evlenirken veya birine bir sorumluluk verilmek istendiğinde gerçeği söylemek gerekir)
    4- Kendini bilginmiş gibi göstermek (yalan iddialarla başkalarından menfaat sağlamak isteyenlere).
    5- Açıkça günah işleyenler.
    Bu son şık hakkında Şii fakihlerin görüşü şudur: Böylelerinin yalnızca açıktan yaptıkları günahının gıybeti caizdir, gizlide yaptıklarının değil.[7] Çünkü insanlar masum olmadıkları için günah işlemektedirler. Her günah işleyenin gıybeti caiz olsaydı, toplumda kimsenin itibarı kalmazdı.

    Sonuç olarak diyebiliriz ki, namaz kılmayan biri eğer açıkça namazını terk eder ve başkalarının yanında bunu söylemekten çekinmezse bu ayıbı söylemek caizdir. Bu ya gıybetin burada gerçekleşmediğinden dolayıdır veya açıktan günah işleyen kimsenin gıybetinin haram olmayışından dolayı.


  10. 08.Ağustos.2016, 15:31
    6
    Misafir

    Yorum: Bir insanın zaafını veya kötü bir özelliğini arkasından konuşmak günah mıdır?

    - İnsanlardan çok fazla kırıdıysan ve bu nedenle hasta olduysan yinede her arkasından konuşmak günah mıdır

    - Bana kötülük yapan zulmeden haksıslık birisni baskasına dert dokmek icin anlatmamda gıybetmidir


  11. 08.Ağustos.2016, 15:31
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    - İnsanlardan çok fazla kırıdıysan ve bu nedenle hasta olduysan yinede her arkasından konuşmak günah mıdır

    - Bana kötülük yapan zulmeden haksıslık birisni baskasına dert dokmek icin anlatmamda gıybetmidir


  12. 09.Ağustos.2016, 23:17
    7
    arifselim
    Yönetici

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2007
    Üye No: 211
    Mesaj Sayısı: 20,910
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Yorum: Bir insanın zaafını veya kötü bir özelliğini arkasından konuşmak günah mıdır?

    - Birinden çok etkilenmiş ve zarar gördüysen ancak derdine bir çözüm için olursa anlatabilirsin.

    - Sana kötülük ve haksızlık etmişse bile sen yinede anlatma. Ancak bir fayda dokunacak veya bir zarardan korunma durumu olursa o başkadır.


  13. 09.Ağustos.2016, 23:17
    7
    Yönetici
    - Birinden çok etkilenmiş ve zarar gördüysen ancak derdine bir çözüm için olursa anlatabilirsin.

    - Sana kötülük ve haksızlık etmişse bile sen yinede anlatma. Ancak bir fayda dokunacak veya bir zarardan korunma durumu olursa o başkadır.


  14. 23.Ekim.2016, 13:51
    8
    Misafir

    Yorum: Bir insanın zaafını veya kötü bir özelliğini arkasından konuşmak günah mıdır?

    Bi insanın kötü veya iyi olduğunu siz deye bilmersiniz onu Allah bilir tabii ki günahdır


  15. 23.Ekim.2016, 13:51
    8
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Bi insanın kötü veya iyi olduğunu siz deye bilmersiniz onu Allah bilir tabii ki günahdır


  16. 17.Şubat.2017, 21:24
    9
    Misafir

    Yorum: Bir insanın zaafını veya kötü bir özelliğini arkasından konuşmak günah mıdır?

    Selamünaleyküm bir sorum olacaktı benim hakkımda yapmadığım şeyleri yapmış gosderiyor lar mesela zina aslı olmayan iftira ve ben yüzleşmek isdiyorum o kişiler le ve hakkımda söyledikleri beni çok rahatsız etdi bu kişilere aslı olmayan iftiradan dolayı sizin kildiginiz namaz lar dan isdeyecem buna hakkım varmı öncelik le teşekkür ederim
    Yazimdaki hatalarımdan dolayı da özür dilerim
    Cevaplar saniz çok menmun olurum
    Hakkınızı helal edin Allah razı olsun
    Saygılar ve selamlar


  17. 17.Şubat.2017, 21:24
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Selamünaleyküm bir sorum olacaktı benim hakkımda yapmadığım şeyleri yapmış gosderiyor lar mesela zina aslı olmayan iftira ve ben yüzleşmek isdiyorum o kişiler le ve hakkımda söyledikleri beni çok rahatsız etdi bu kişilere aslı olmayan iftiradan dolayı sizin kildiginiz namaz lar dan isdeyecem buna hakkım varmı öncelik le teşekkür ederim
    Yazimdaki hatalarımdan dolayı da özür dilerim
    Cevaplar saniz çok menmun olurum
    Hakkınızı helal edin Allah razı olsun
    Saygılar ve selamlar


  18. 17.Şubat.2017, 23:42
    10
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,097
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Yorum: Bir insanın zaafını veya kötü bir özelliğini arkasından konuşmak günah mıdır?

    İftira bir insana yapılabilecek en büyük kötülüklerdendir ve en büyük günahlardan biridir.
    Bu kul hakkı olduğu için dünyada helalleşme olmazsa ahirette iftiracıların sevapları alınır


  19. 17.Şubat.2017, 23:42
    10
    mum
    Administrator
    İftira bir insana yapılabilecek en büyük kötülüklerdendir ve en büyük günahlardan biridir.
    Bu kul hakkı olduğu için dünyada helalleşme olmazsa ahirette iftiracıların sevapları alınır





+ Yorum Gönder