Konusunu Oylayın.: Kaza namazı olan sünneti kılamazmı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kaza namazı olan sünneti kılamazmı
  1. 08.Temmuz.2011, 03:05
    1
    sacitkral
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Temmuz.2011
    Üye No: 88486
    Mesaj Sayısı: 206
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 32

    Kaza namazı olan sünneti kılamazmı






    Kaza namazı olan sünneti kılamazmı Mumsema S.A.kaza namazı olanlar sünneti terkmi etmeli.bir akrabam kaza namazı çok diye sünneti kılmıyor ve bunun açıklamasınıda şöyle yapıyor ''önce ALLAH'ın emrinimi yaparsın yoksa peygamberin sünnetinimi'' diyor ve ben ne cevap vereyim bilemedim,onun için size danışmak istedim..selam ve dua ile.


  2. 08.Temmuz.2011, 03:05
    1
    Devamlı Üye



    S.A.kaza namazı olanlar sünneti terkmi etmeli.bir akrabam kaza namazı çok diye sünneti kılmıyor ve bunun açıklamasınıda şöyle yapıyor ''önce ALLAH'ın emrinimi yaparsın yoksa peygamberin sünnetinimi'' diyor ve ben ne cevap vereyim bilemedim,onun için size danışmak istedim..selam ve dua ile.


    Benzer Konular

    - Sünnetlerin yerine kaza namazı kılınabilir mi? Kaza namazı olan kişi sünnet olan namazları kılabilir

    - Eda, iade ve kaza namazı ne demektir? Kaza namazı olan kişi ne yapmalıdır?

    - Yatsı namazının son sünneti yerine kaza namazı kılınabilirmi?

    - Kaza namaz borcu olanlar tesbih ve teheccüd namazı kılamazmı?

    - Vakit namazlarının sünneti yerine kaza namazı kılınır mı

  3. 08.Temmuz.2011, 03:50
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: kaza namazı olan sünneti kılamazmı




    Alıntı
    kaza namazı çok diye sünneti kılmıyor ve bunun açıklamasınıda şöyle yapıyor ''önce ALLAH'ın emrinimi yaparsın yoksa peygamberin sünnetinimi'' diyor

    kardeşim peki arkadaşınız acaba boş vakitlerini kaza namazını kılmakla geçiriyormu? boş zaman geçiriyor ise haram işlemiş oluyor bunuda kendisine iletin çünkü zamanını boşa harcıyor ve Allah cc olan borcunu bir an önce ödemeli ve istiğfar etmelidir...selametle kalın.

    Sünnetlerin yerine kaza namazı kılınabilir mi? Kaza namazı olan kişi sünnet olan namazları kılabilir mi?

    Meşrû bir mazeretin dışında namazı kazâya bırakan kimse, bir hatâ işlemiş ve günaha girmiş olur. Bu itibarla kazâya kalan namazın, en kısa zamanda kılınması gerekir. Çünkü beş vakit namazın edâsı farz olduğu gibi, kazası da farzdır. Kazâya kalan namazın kılınmasıyla sadece borç ödenmiş olur. Günahın affedilmesi için de ayrıca tövbe istiğfar etmek lâzımdır.

    Namaz borcundan bir an evvel kurtulmak için, hakkında Peygamberimiz (asv)'in hadisi bulunmayan nâfile namazların yerine kaza kılmak daha isabetli olur. Ancak, Hanefî mezhebine göre, hakkında hadis bulunan nafile namazların yerine kaza kılmak uygun değildir. Bu hususta Hanefî fıkıh kitaplarında şu hüküm yer alır:

    “Kazaya kalmış namazları kılmak, nafile namaz kılmaktan çok daha ehemmiyetli ve çok daha uygundur. Fakat beş vakit namazın sünnetleri, kuşluk, tesbih, tahiyyetü’l-mescid ve evvabin namazı bundan müstesnadır. Yani bu sünnet ve nafileler, kaza namazları için terk edilmezler."1

    Her şeyden evvel, namazlardan önce ve sonra kılınan sünnetler bir yerde farz namazların tamamlayıcısı hükmündedir ve Peygamberimizin (a.s.m.) şefaatine vesiledir. Bunun için, namazını kazaya bırakan kimse bir yandan namazlarını kaza etmekle borçtan kurtulurken, diğer taraftan da sünnetleri kılarak Peygamberimiz (asv)'e olan bağlılığını göstermiş olur.

    Mesele Hanefî mezhebine göre böyle iken, diğer üç mezhebe göre, kaza namazı olan bir kimsenin nafile namazları ile meşgul olması, sünnet kılması caiz değil, haramdır.

    Mâlikî mezhebine göre, üzerinde kaza namazı bulunan bir kimsein nafile namazı kılması haramdır. Ancak beş vakit namazların sünnetleri ile tahiyyetü’l-mescidin kılınabileceğine dair ruhsat vardır. Bunların dışında meselâ, teravih namazı ile meşgul olunduğu takdirde sevap alınsa da, kaza namazı geriye bırakıldığı için günah işlenmiş olur.

    Şâfiî mezhebine göre de, üzerinde kaza namazı borcu olan bir insanın, bu namazları kılıp borcundan kurtuluncaya kadar gerek beş vakit namazların sünnetlerini, gerekse diğer nafileleri kılması mekruhtur. Çünkü bir an önce kazaların kılınıp bitirilmesi gerekir.
    Hanbelî mezhebine göre ise, üzerinde kaza namazı olan bir kimsenin nafile ile meşgul olması haramdır. Ancak vitir ile beş vakit namazın sünnetlerini kılması caizdir. Fakat, kazaları çoksa bunları da kılmayarak kaza namazlarıyla meşgul olması daha iyidir. Yalnız sabah namazının sünneti bundan hariçtir, onu kılmak gerekir.2

    Netice olarak; kaza namazları fazla olan Hanefîlerin, sünetleri terk ederek kaza namazı kılmalarında bir mes’uliyet olduğu söylenemez. Gerek vakit namazlarının, gerekse diğer nafilelerin yerine kaza namazının kılınmasının uygun veya evlâ olmaması demek, “Sünnet yerine kaza kılmak caiz değildir.” mânâsına gelmez.

    Ancak bununla beraber kaza namazları fazla olmayan kimseler ise, her farzdan sonra bir vakit kazâ namazı kılmayı alışkanlık haline getirirlerse güzel bir âdeti devam ettirmiş olurlar. Ayrıca Cenab-ı Hakk'ın mahşer günü eksik gelen farz namazları sünnetlerle tamamlayacağı hususunda rivayetler bulunduğunu da hatırdan çıkarmamak gerekir.

    Dipnotlar:


    1. Mevlânâ eş-Şeyh Nızâm. el-Fetâvâl-Hindiyye. (Bulak: Matbaa-i Emiriyye, 1310), 1:125; İbni Âbidin. 1493; el-Mezahibü’l-Erbaa, 1:492; Halebî-i Sağîr, s.349.
    2. el-Mezahibü’l-Erbaa, 1:492.

    KAZA NAMAZI BORCU OLAN SÜNNET KILAMAZ MI?
    Kadın- erkek herkes tarafından ısrarlı sorulan sorulardan biri de budur:
    ? Namaz borcu olanlar sünnet kılamazlar, sünnet yerine kaza kılmaları gerekir, deniyor. Böylece namazlarını vaktiyle terk etmiş olanlar sünnetleri de terk etme izni almış oluyor gibi bir durum meydana geliyor. Bu konuda mezheplerin görüşü nedir? Biz Hanefiler nasıl hareket etmemiz gerekir?
    Efendim, nedense bu konuyu gündemde tutanlar var. Meseleyi meçhullükten kurtarmak için mezheplerin görüşlerine şöyle kısaca bir göz atalım. Sonunda da Hanefi?nin görüşüne işarette bulunarak noktayı koyabiliriz, diye düşünmekteyim. İnşaallah faydalı bilgi arz etmiş oluruz.
    Bu mevzuda aslında iki farklı görüş, Hanefi ile Şafii?nin görüşüdür.
    Diğer mezheplerin görüşleri bir bakımdan Şafiiye, diğer bakımdan da Hanefi?ye yakın görünmektedir. Şöyle ki:
    Hanefilere göre: Kaza namazı borcu olanlar beş vakit namaz öncesi ve sonrası sünnetleri kılmalı, kaza namazı kılmak için bu sünnetleri terk etmemelidir. Ayrıca, kılınması için hakkında hadis bulunan diğer kuşluk, tesbih, evvabin, teheccüd namazları da kılınmalı, kaza namazı için bunlar da terk edilmemelidir!.
    Bunların dışında kendiliğinden kılınan nafile namazlar olacaksa, işte bunların yerine kaza namazı kılınması uygun olur. Ama namaz öncesi sonrası sünnetlerle, kılınması için Efendimizin tavsiyeleri bulunan sünnetler kaza namazı için terk edilmemelidir. Peki, kaza namazı için Sünnetler terk edilirse ne olur? Hiçbir şey olmaz. Sadece bir farz kılınmış, bir sünnet de terk edilmiş, yani bir kazanılmış, bir de kaybedilmiş olunur.
    Malikilere gelince: Kaza namazı olanlar, sabah namazı sünneti, vitir, bayram, tahiyyetül?mescid gibi haklarında hadis bulunan sünnetleri kılmaları (efdal değil) caizdir, kılabilirler. Kılmayıp ta kaza kılsalar efdalini yapmış olurlar.
    Hanbelilere göre ise: Farz namaz borcu olanların namaz öncesi ve sonrası sünnetleri kılmaları caizdir. Ancak kazalarını kılmaları ise efdaldir, daha iyisidir. Başka nafile kılmaları ise haramdır.
    Sabah namazının sünneti bütün mezheplerde müstesna. O, çok kuvvetli bir sünnet olduğundan her zaman kılınır, hiçbir durumda ihmale uğratılamaz.
    Şafiiye gelince: Onda farz namaz borcu olanların sünnet kılmaları caiz olmaz. Bir an evvel farzları kılıp borçlarından kurtulmalı, ondan sonra sünnetleri kılma imkanı elde etmiş olmalılar.
    (Günün Meseleleri-2) kitabından özetlediğim bilgilerden müellif Hayreddin Karaman Hoca efendi şu sonucu çıkarmaktadır: ? ?Görüldüğü üzere dört mezhebden üçüne göre, üzerinde kaza namazı borcu bulunan kimselerin sünnet kılmaları caiz olup, Hanefilere göre de üstelik efdaldir, yani daha iyi ve faziletli bir davranıştır, kılınmalıdır.? (s. 445) Ben bu sonuca şu hususları da ilave etmek istiyorum.
    Sünnetleri bırakıp ta yerinde kaza kılacak olan bir Hanefi, bir kazanmış, bir de kaybetmiş sayılır. Kazandığı, kıldığı farz borcundan kurtulmuş olmasıdır. Kaybı da, terk ettiği sünnet sevabından mahrum kalmış olmasıdır. Demek ki sünnetleri terk ederek kaza kılmada bir kazanç, bir de kayıp söz konusudur. Bu ise insana pek huzur vermemektedir.
    Bunun en huzurlusu, kayba uğramadan kazanmaktır. Yani sünnetleri terk etmeden kazalarını kılmaktır. Unutulmamalıdır ki, bir kaza namazı beş dakika vakit alır. Bir sünnet terkinden de ancak beş dakika kazanılır. Beş dakika kazanmak için sünneti terk mahrumiyeti göze alınabilir mi? Halbuki gün boyu hayatımızda değil beş dakika, bazen saatlerimiz dahi boşa harcanabilmektedir. Kazanacaksak oralardan kazanmalıyız vakitlerimizi, diye düşünemekteyim. ....





  4. 08.Temmuz.2011, 03:50
    2
    Özel Üye



    Alıntı
    kaza namazı çok diye sünneti kılmıyor ve bunun açıklamasınıda şöyle yapıyor ''önce ALLAH'ın emrinimi yaparsın yoksa peygamberin sünnetinimi'' diyor

    kardeşim peki arkadaşınız acaba boş vakitlerini kaza namazını kılmakla geçiriyormu? boş zaman geçiriyor ise haram işlemiş oluyor bunuda kendisine iletin çünkü zamanını boşa harcıyor ve Allah cc olan borcunu bir an önce ödemeli ve istiğfar etmelidir...selametle kalın.

    Sünnetlerin yerine kaza namazı kılınabilir mi? Kaza namazı olan kişi sünnet olan namazları kılabilir mi?

    Meşrû bir mazeretin dışında namazı kazâya bırakan kimse, bir hatâ işlemiş ve günaha girmiş olur. Bu itibarla kazâya kalan namazın, en kısa zamanda kılınması gerekir. Çünkü beş vakit namazın edâsı farz olduğu gibi, kazası da farzdır. Kazâya kalan namazın kılınmasıyla sadece borç ödenmiş olur. Günahın affedilmesi için de ayrıca tövbe istiğfar etmek lâzımdır.

    Namaz borcundan bir an evvel kurtulmak için, hakkında Peygamberimiz (asv)'in hadisi bulunmayan nâfile namazların yerine kaza kılmak daha isabetli olur. Ancak, Hanefî mezhebine göre, hakkında hadis bulunan nafile namazların yerine kaza kılmak uygun değildir. Bu hususta Hanefî fıkıh kitaplarında şu hüküm yer alır:

    “Kazaya kalmış namazları kılmak, nafile namaz kılmaktan çok daha ehemmiyetli ve çok daha uygundur. Fakat beş vakit namazın sünnetleri, kuşluk, tesbih, tahiyyetü’l-mescid ve evvabin namazı bundan müstesnadır. Yani bu sünnet ve nafileler, kaza namazları için terk edilmezler."1

    Her şeyden evvel, namazlardan önce ve sonra kılınan sünnetler bir yerde farz namazların tamamlayıcısı hükmündedir ve Peygamberimizin (a.s.m.) şefaatine vesiledir. Bunun için, namazını kazaya bırakan kimse bir yandan namazlarını kaza etmekle borçtan kurtulurken, diğer taraftan da sünnetleri kılarak Peygamberimiz (asv)'e olan bağlılığını göstermiş olur.

    Mesele Hanefî mezhebine göre böyle iken, diğer üç mezhebe göre, kaza namazı olan bir kimsenin nafile namazları ile meşgul olması, sünnet kılması caiz değil, haramdır.

    Mâlikî mezhebine göre, üzerinde kaza namazı bulunan bir kimsein nafile namazı kılması haramdır. Ancak beş vakit namazların sünnetleri ile tahiyyetü’l-mescidin kılınabileceğine dair ruhsat vardır. Bunların dışında meselâ, teravih namazı ile meşgul olunduğu takdirde sevap alınsa da, kaza namazı geriye bırakıldığı için günah işlenmiş olur.

    Şâfiî mezhebine göre de, üzerinde kaza namazı borcu olan bir insanın, bu namazları kılıp borcundan kurtuluncaya kadar gerek beş vakit namazların sünnetlerini, gerekse diğer nafileleri kılması mekruhtur. Çünkü bir an önce kazaların kılınıp bitirilmesi gerekir.
    Hanbelî mezhebine göre ise, üzerinde kaza namazı olan bir kimsenin nafile ile meşgul olması haramdır. Ancak vitir ile beş vakit namazın sünnetlerini kılması caizdir. Fakat, kazaları çoksa bunları da kılmayarak kaza namazlarıyla meşgul olması daha iyidir. Yalnız sabah namazının sünneti bundan hariçtir, onu kılmak gerekir.2

    Netice olarak; kaza namazları fazla olan Hanefîlerin, sünetleri terk ederek kaza namazı kılmalarında bir mes’uliyet olduğu söylenemez. Gerek vakit namazlarının, gerekse diğer nafilelerin yerine kaza namazının kılınmasının uygun veya evlâ olmaması demek, “Sünnet yerine kaza kılmak caiz değildir.” mânâsına gelmez.

    Ancak bununla beraber kaza namazları fazla olmayan kimseler ise, her farzdan sonra bir vakit kazâ namazı kılmayı alışkanlık haline getirirlerse güzel bir âdeti devam ettirmiş olurlar. Ayrıca Cenab-ı Hakk'ın mahşer günü eksik gelen farz namazları sünnetlerle tamamlayacağı hususunda rivayetler bulunduğunu da hatırdan çıkarmamak gerekir.

    Dipnotlar:


    1. Mevlânâ eş-Şeyh Nızâm. el-Fetâvâl-Hindiyye. (Bulak: Matbaa-i Emiriyye, 1310), 1:125; İbni Âbidin. 1493; el-Mezahibü’l-Erbaa, 1:492; Halebî-i Sağîr, s.349.
    2. el-Mezahibü’l-Erbaa, 1:492.

    KAZA NAMAZI BORCU OLAN SÜNNET KILAMAZ MI?
    Kadın- erkek herkes tarafından ısrarlı sorulan sorulardan biri de budur:
    ? Namaz borcu olanlar sünnet kılamazlar, sünnet yerine kaza kılmaları gerekir, deniyor. Böylece namazlarını vaktiyle terk etmiş olanlar sünnetleri de terk etme izni almış oluyor gibi bir durum meydana geliyor. Bu konuda mezheplerin görüşü nedir? Biz Hanefiler nasıl hareket etmemiz gerekir?
    Efendim, nedense bu konuyu gündemde tutanlar var. Meseleyi meçhullükten kurtarmak için mezheplerin görüşlerine şöyle kısaca bir göz atalım. Sonunda da Hanefi?nin görüşüne işarette bulunarak noktayı koyabiliriz, diye düşünmekteyim. İnşaallah faydalı bilgi arz etmiş oluruz.
    Bu mevzuda aslında iki farklı görüş, Hanefi ile Şafii?nin görüşüdür.
    Diğer mezheplerin görüşleri bir bakımdan Şafiiye, diğer bakımdan da Hanefi?ye yakın görünmektedir. Şöyle ki:
    Hanefilere göre: Kaza namazı borcu olanlar beş vakit namaz öncesi ve sonrası sünnetleri kılmalı, kaza namazı kılmak için bu sünnetleri terk etmemelidir. Ayrıca, kılınması için hakkında hadis bulunan diğer kuşluk, tesbih, evvabin, teheccüd namazları da kılınmalı, kaza namazı için bunlar da terk edilmemelidir!.
    Bunların dışında kendiliğinden kılınan nafile namazlar olacaksa, işte bunların yerine kaza namazı kılınması uygun olur. Ama namaz öncesi sonrası sünnetlerle, kılınması için Efendimizin tavsiyeleri bulunan sünnetler kaza namazı için terk edilmemelidir. Peki, kaza namazı için Sünnetler terk edilirse ne olur? Hiçbir şey olmaz. Sadece bir farz kılınmış, bir sünnet de terk edilmiş, yani bir kazanılmış, bir de kaybedilmiş olunur.
    Malikilere gelince: Kaza namazı olanlar, sabah namazı sünneti, vitir, bayram, tahiyyetül?mescid gibi haklarında hadis bulunan sünnetleri kılmaları (efdal değil) caizdir, kılabilirler. Kılmayıp ta kaza kılsalar efdalini yapmış olurlar.
    Hanbelilere göre ise: Farz namaz borcu olanların namaz öncesi ve sonrası sünnetleri kılmaları caizdir. Ancak kazalarını kılmaları ise efdaldir, daha iyisidir. Başka nafile kılmaları ise haramdır.
    Sabah namazının sünneti bütün mezheplerde müstesna. O, çok kuvvetli bir sünnet olduğundan her zaman kılınır, hiçbir durumda ihmale uğratılamaz.
    Şafiiye gelince: Onda farz namaz borcu olanların sünnet kılmaları caiz olmaz. Bir an evvel farzları kılıp borçlarından kurtulmalı, ondan sonra sünnetleri kılma imkanı elde etmiş olmalılar.
    (Günün Meseleleri-2) kitabından özetlediğim bilgilerden müellif Hayreddin Karaman Hoca efendi şu sonucu çıkarmaktadır: ? ?Görüldüğü üzere dört mezhebden üçüne göre, üzerinde kaza namazı borcu bulunan kimselerin sünnet kılmaları caiz olup, Hanefilere göre de üstelik efdaldir, yani daha iyi ve faziletli bir davranıştır, kılınmalıdır.? (s. 445) Ben bu sonuca şu hususları da ilave etmek istiyorum.
    Sünnetleri bırakıp ta yerinde kaza kılacak olan bir Hanefi, bir kazanmış, bir de kaybetmiş sayılır. Kazandığı, kıldığı farz borcundan kurtulmuş olmasıdır. Kaybı da, terk ettiği sünnet sevabından mahrum kalmış olmasıdır. Demek ki sünnetleri terk ederek kaza kılmada bir kazanç, bir de kayıp söz konusudur. Bu ise insana pek huzur vermemektedir.
    Bunun en huzurlusu, kayba uğramadan kazanmaktır. Yani sünnetleri terk etmeden kazalarını kılmaktır. Unutulmamalıdır ki, bir kaza namazı beş dakika vakit alır. Bir sünnet terkinden de ancak beş dakika kazanılır. Beş dakika kazanmak için sünneti terk mahrumiyeti göze alınabilir mi? Halbuki gün boyu hayatımızda değil beş dakika, bazen saatlerimiz dahi boşa harcanabilmektedir. Kazanacaksak oralardan kazanmalıyız vakitlerimizi, diye düşünemekteyim. ....





  5. 09.Temmuz.2011, 03:10
    3
    sacitkral
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Temmuz.2011
    Üye No: 88486
    Mesaj Sayısı: 206
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 32

    Cevap: kaza namazı olan sünneti kılamazmı

    ALLAH razı olsun çok güzel yazmışsınız elinize sağlık.biz bu konuyu sürekli tartışıp duruyoruz ama o arkadaşa bi türlü anlatamıyoruz o arkadaş şimdi askerde inşallah hayırlısıyla gelirde bende bu yazıyı ona okuturum.


  6. 09.Temmuz.2011, 03:10
    3
    Devamlı Üye
    ALLAH razı olsun çok güzel yazmışsınız elinize sağlık.biz bu konuyu sürekli tartışıp duruyoruz ama o arkadaşa bi türlü anlatamıyoruz o arkadaş şimdi askerde inşallah hayırlısıyla gelirde bende bu yazıyı ona okuturum.





+ Yorum Gönder