+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Soru ve Cevaplar ve Sizden gelen sorular Kategorisinden Hayal kurmak günah mı? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. sacitkral
    Devamlı Üye
    Reklam

    Hayal kurmak günah mı?

    Reklam




  2. mumsema
    Administrator

    Cevap: hayal kurmak günahmı?


    Reklam


    hayal kurmak günahmı?
    Kurduğunuz hayale bağlı.

    Hayal kurmak günah değil fakat günah olan şeyleri hayal etmek manevi hayatınızı etkiler.
    Onun için haramları hayal etmek amel defterimize günah olarak yazılmasa da asla kötü düşünmeyelim, maneviyatımızı kirletmeyelim.

  3. Yakut
    mumine.com
    Kurduğunuz hayale bağlı.

    güzel cvp hocam

  4. holy45
    Emekli
    insan hayelleri ile yaşar unutma herkezin bir hayali var

  5. Ercan
    Devamlı Üye
    Kurduğunuz hayalinizin temiz olup olmadığını kontrol edin.
    Temiz olmayan hayaller insanı yoldan çıkartır, hırsa kaptırır ve hata yaptırır. Allah Korusun. Selam ve Dua ile

  6. sacitkral
    Devamlı Üye
    hepinizden ALLAH razı olsun..

  7. kevasor47
    Nur Yolcu
    mumsema hocam hayal kurmak günah değildir kötü hayalde olsa o hayali gerçekleştirmediğiniz takdirde sevap gelir ama o kötü hayal gerçekleştirilirse günah olur eğer güzel yani dinen sakıncalı olmayan 1 hayal düşünürse o o hayali düşündüğü için sevap alır o düşündüğü hayali yaparsa 2 misli sevap alır...yanlışssam düzeltin lütfen!!!

  8. imamhatipli42
    Moderatör
    mumsema hocam hayal kurmak günah değildir kötü hayalde olsa o hayali gerçekleştirmediğiniz takdirde sevap gelir ama o kötü hayal gerçekleştirilirse günah olur eğer güzel yani dinen sakıncalı olmayan 1 hayal düşünürse o o hayali düşündüğü için sevap alır o düşündüğü hayali yaparsa 2 misli sevap alır...yanlışssam düzeltin lütfen!!!
    Sizin anlattığınız niyetle ilgilidir.
    Hayal kurmak gerçekleştiğini de varsaymaktır ve fiiliyatın içeriğini de düşünmektir. Niyet de sadece yapma düşüncesi olur fiiliyatın içeriği olmaz.

  9. Desert Rose
    Silent and lonely rains
    Müslümanın Hayalleri Nasıl Olmalı?
    İnsanoğlu bu dünyada sürekli hayal kurarak yaşamaktadır İslam dini insanoğlunun kurduğu bu hayallere de müdahale etmektedir Çünkü İslam dini insana öyle bir bakış sunmaktadır ki, bu bakış hayatının her alanını şekillendirmektedir Bu bakış açısı Kur’an-ı Kerîm’de Allah’ın boyası olarak ifadesini bulmaktadır

    Bakara suresi 138 Ayette Cenâb-ı Hakk şöyle buyurmaktadır: “Allâh'ın boyası (ile boyan) Allâh'ın boyasından daha güzel boyası olan kimdir? Biz ancak O'na kulluk ederiz”

    İşte bu ayette ifadesini bulan “Allah’ın boyası” nitelemesi Müslüman bireye hayatın her alanında bir bakış açısı sunmakta, bu birey hayatını ona göre tanzim etmektedir Hayatın en önemli boyutlarından birisi de insanların hayalleridir İnsanlar hayal kurabildikleri müddetçe yaşam enerjilerini sürekli canlı tutabilirler Allah’ın boyası ile boyanan Müslüman kişi, hayallerinde kısa mesafeli hesaplar içine girmeyecektir Hayallerini bu dünya ile sınırlı tutmak Müslüman açısından dar görüşlü bir ameliye olacaktır Sadece dünya ile, yani dünyevi arzularla sınırlanmış hayaller İslam’da emel şeklinde ifade edilmektedir İnsanoğlu fıtratı icabı hayal kurmak durumundadır Ancak kurulan bu hayaller, dünya denen bu imtihan alemini aşıp ötelere ulaşmadıkça kadük kalacaktır

    İnsanoğlunun büyük bir zaafı da Allah (cc) tarafından kendisine verilen bu hayal kurma yetisini sadece bu dünyaya hasrederek, tabir caizse orman içerisinde sadece bir ağaca takılıp kalma ve ormanı o ağaçtan ibaret sanma gafletidir Kur’an-ı Kerîm’de böylesi bir gaflet içerisinde olanlar şu şekilde anlatılmaktadır: “Dediler ki: "Ne varsa dünyâ hayâtımızdır, başka bir şey yoktur Ölürüz, yaşarız Bizi zamandan başkası helâk etmiyor" Fakat onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur Onlar sadece zannediyorlar” (Casiye, 24)

    Bu türlü bir yaklaşım Müslüman bir birey için söz konusu olamaz Ancak bizler de, bu mülahazalarla olmasa da, bazen dünyevi hayallerimizin dozunu kaçırıyoruz Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm) bu durumu ifade sadedince İbn Mesud’un naklettiği bir rivayette şöyle buyurmaktadır:

    “İbnu Mes'ud (radıyAllahu anh) anlatıyor: "Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) birgün yere çubukla, kare biçiminde bir şekil çizdi Sonra, bunun ortasına bir hat çekti, onun dışında da bir hat çizdi Sonra bu hattın ortasından itibaren bu ortadaki hatta istinad eden bir kısım küçük çizgiler attı

    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu çizdiklerini şöyle açıkladı:
    Şu çizgi insandır Şu onu saran kare çizgisi de eceldir Şu dışarı uzanan çizgi de onun emelidir (Bu emel çizgisini kesen) şu küçük çizgiler de musibetlerdir Bu musibet oku yolunu şaşırarak insana değmese bile, diğer biri değer Bu da değmezse ecel oku değer (Buhârî, Rikak: 3; Tirmizî, Kıyamet: 23, (2456); İbnu Mace, Zühd: 27, (4231))

    Bu rivayette Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm) emel ve ecel münasebetini çok sade bir şekilde açıklamaktadır İnsanoğlu ecelinin geleceğini düşünmeden; dünyevi hayaller içine dalmışken, ansızın, bir sınav salonu mesabesinde olan dünya aleminde sınav süresinin bitmesi anlamına gelen ecel zili çalıp ebediyet alemine göç etmektedir Arkasında ise dünyalık heves, hayal ve planlarını yani emelini bırakmaktadır

    Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm) bu durumu Hz Enes’in (radıyallahu anh) diliyle başka bir vesile ile şöyle anlatmaktadır:


    “Hz Enes (radıyallahuu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yere bir çizgi çizdi ve: "Bu insanı temsil eder" buyurdu Sonra bunun yanına ikinci bir çizgi daha çizerek: "Bu da ecelini temsil eder" buyurdu Ondan daha uzağa bir çizgi daha çizdikten sonra: "Bu da emeldir" dedi ve ilâve etti: "İşte insan daha böyle iken (yani emeline kavuşmadan) ona daha yakın olan (eceli) ansızın geliverir"( Buhârî, Rikak: 4; Tirmizî, Zühd: 25, (2335); İbnu Mâce, Zühd: 27, (4232))

    Bizler de başımızı iki elimiz arasına alıp günlük meşgalelerden uzaklaşıp ne yapmakta olduğumuzu düşündüğümüzde, ecelimizi hesaba katmadan uzun vadeli bir takım dünyevi planlar içine girdiğimizi görmekteyiz Ev, araba, ev eşyası gibi dünyevi metaları almak için uzun uzun planlar yapmakta, iş yerimizdeki kariyerimizi yükseltmek için olmadık çabalar içine girmekteyiz Oysaki Efendimizin (aleyhissalâtu vesselâm) yukarıda ifade ettiği gibi, insan o kadar uzun planlar yapmaktadır ki, ömrü bu planları gerçekleştirmeye kifayet etmemektedir Bu dünyadan göç etmiş insanlarla yeniden konuşma imkânımız olsa, daha yapacak onlarca planlarının olduğunu ifade edeceklerdir Kâinatın Efendisi (aleyhissalâtu vesselâm) bizleri bu tür gaflet haline karşı uyarmaktadır Çünkü bu dünyayla sınırlı olan hayaller insanın dünyaya gönderiliş gayesine aykırıdır İnsanoğlu bu âleme kalıcı olarak değil, belli bir süre imtihan olmak için gelmiştir Peygamber efendimiz bu durumu garip veya yolcu olmakla açıklamaktadır Bu dünyayla sınırlı olan hayallerden kurtulmanın yolunu İbn Ömer’e anlatan Efendimiz şöyle buyurmaktadır:

    “İbnu Ömer (radıyAllahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) omzumdan tuttu ve:

    "Sen dünyada bir garib veya bir yolcu gibi ol" buyurdu

    İbnu Ömer (radıyallahu anh) şöyle diyordu: "Akşama erdin mi, sabahı bekleme, sabaha erdin mi akşamı bekleme Sağlıklı olduğun sırada hastalık halin için hazırlık yap Hayatta iken de ölüm için hazırlık yap"( Buhârî, Rikak: 2)

    Tirmizî'nin rivayetinde, "yolcu gibi ol" sözünden sonra şu ziyade var: "Kendini kabir ehlinden added" (Tirmizî, Zühd: 25, (2334))

    Efendimiz bizzat kendisi bu dünyada bir yolcu gibi yaşamıştır Onun yaşantısı incelendiğinde dünyevi zevklere daldığı, uzun dünyevi planlar içerisinde olduğu kesinlikle görülmemektedir Yemek yemesi, yatması, kalkması vs hayatının her aşaması bir yolcu edasında geçmiş ve bu dünyadan göçme anında “refik-i a’la” nidaları gökleri inletmiştir

    Cenab-ı Hakk hayallerimizi bu dünyanın geçici hevesleriyle sınırlandırmaktan bizleri muhafaza eylesin! Bizleri ötelerin muştusunu elde etmek amacıyla hayal kuran kullarından eylesin!

  10. mumsema
    Administrator
    mumsema hocam hayal kurmak günah değildir kötü hayalde olsa o hayali gerçekleştirmediğiniz takdirde sevap gelir ama o kötü hayal gerçekleştirilirse günah olur eğer güzel yani dinen sakıncalı olmayan 1 hayal düşünürse o o hayali düşündüğü için sevap alır o düşündüğü hayali yaparsa 2 misli sevap alır...yanlışssam düzeltin lütfen!!!
    Kevasor kardeş,
    Fiile geçmediği sürece hayeller günah olarak yazılmaz bu doğru ama kötü hayaller maneviyatı tahrip eder.

  11. Misafir
    İzledigim filmden , okudugum kitaba .. Herseyden etkileniyorum ve ordaki insanlarin yasantisi gibi bi yasantim oldugunu hayal ediyorum ... Ama artik aliskanlik oldu . Ben istesemde birakamiyorum .. Bundan nasil vazgecerim ve kurdugum hayaller gunah mi ?

  12. mum
    Administrator

    Reklam


    fantazi hayal kurmak günah mı?
    Hayaller gerçekleşmediği sürece günah yazılmaz.


+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
hayal kurmak günah mı,  hayal kurmak günahmı,  hayal kurmak gunahmi,  fantazi kurmak günahmı,  hayal kurmak günah mıdır,  fantezi kurmak günah mı,  islamda hayal kurmak günah mı