Konusunu Oylayın.: Buluğ yaşından önce işlenenlerden anne baba sorumlu olurmu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Buluğ yaşından önce işlenenlerden anne baba sorumlu olurmu?
  1. 02.Temmuz.2011, 15:49
    1
    yeskaraa
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88102
    Mesaj Sayısı: 172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Buluğ yaşından önce işlenenlerden anne baba sorumlu olurmu?






    Buluğ yaşından önce işlenenlerden anne baba sorumlu olurmu? Mumsema Ergenliğe girmeden önce işlenilen kul hakkı anne ve babaya mı yazılır? ve günahlarda mı anne ve babaya yazılıyor? helallik aldıysak haa günah olur muanne babaya?


  2. 02.Temmuz.2011, 15:49
    1
    Devamlı Üye



    Ergenliğe girmeden önce işlenilen kul hakkı anne ve babaya mı yazılır? ve günahlarda mı anne ve babaya yazılıyor? helallik aldıysak haa günah olur muanne babaya?


    Benzer Konular

    - Anne ve Baba Nedir? İslamda Anne Baba Kavramı

    - Buluğ Çağından Önce İşlenen Günahlar

    - Ergenlik (Büluğ) yaşından önce kul hakları

    - On beş yaşından önce ölen çocukların durumu nedir?

    - Ergenliğe girmeden önce birinin özelinin araştırmak bana günah mıdır? bana değilse anne ve babam sor

  3. 02.Temmuz.2011, 15:52
    2
    Guray
    Karadeniz

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Temmuz.2008
    Üye No: 24378
    Mesaj Sayısı: 579
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 28
    Bulunduğu yer: İzmir/Ksk

    Cevap: Anne ve babama




    Çocuğun ergenlik yaşına kadar işlediği günahlardan kendisi sorumlu olmadığı gibi anne babası da sorumlu olmaz.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 02.Temmuz.2011, 15:52
    2
    Karadeniz



    Çocuğun ergenlik yaşına kadar işlediği günahlardan kendisi sorumlu olmadığı gibi anne babası da sorumlu olmaz.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  5. 02.Temmuz.2011, 15:52
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Anne ve babama

    Akıl baliğ olmayanın sorumluluğu yoktur
    Bir anne babanın görevlerinden biride evladına
    iyi bir dini eğitim vermesidir
    evladını iyi yetiştirmemesinden dolayı anne baba
    sorumlu tutulur


  6. 02.Temmuz.2011, 15:52
    3
    Silent and lonely rains
    Akıl baliğ olmayanın sorumluluğu yoktur
    Bir anne babanın görevlerinden biride evladına
    iyi bir dini eğitim vermesidir
    evladını iyi yetiştirmemesinden dolayı anne baba
    sorumlu tutulur


  7. 02.Temmuz.2011, 15:56
    4
    yeskaraa
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88102
    Mesaj Sayısı: 172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Anne ve babama

    İyi yetiştirdiyseler onların bir sorumluluğu yok ama değil mi?


  8. 02.Temmuz.2011, 15:56
    4
    Devamlı Üye
    İyi yetiştirdiyseler onların bir sorumluluğu yok ama değil mi?


  9. 02.Temmuz.2011, 16:00
    5
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Anne ve babama

    Alıntı
    İyi yetiştirdiyseler onların bir sorumluluğu yok ama değil mi?
    gereken bilgileri verip çocukta çocukluğunun gereği
    aklının ermediğinden yaptıklarından anne baba sorumlu olmazlar
    ama ilgisiz kalıp dini öğretileri vermezlerse sorumlu olurlar



  10. 02.Temmuz.2011, 16:00
    5
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    İyi yetiştirdiyseler onların bir sorumluluğu yok ama değil mi?
    gereken bilgileri verip çocukta çocukluğunun gereği
    aklının ermediğinden yaptıklarından anne baba sorumlu olmazlar
    ama ilgisiz kalıp dini öğretileri vermezlerse sorumlu olurlar



  11. 02.Temmuz.2011, 20:42
    6
    yeskaraa
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2011
    Üye No: 88102
    Mesaj Sayısı: 172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: buluğ yaşından önce işlenenlerden anne baba sorumlu olurmu?

    Hiç bir kimse başkasının işlediği bir suçtan sorumlu değildir. Temel kural budur. Nitekim şu ayetler bunu açıkça göstermektedir:
    "Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür, kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür."
    (Zilzâl Suresi, 99/7-8);
    "Hiç bir günahkâr, başkasının günahını çekmez. Eğer yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkalarını çağırsa) onun yükünden hiç bir şey (alınıp) taşınmaz. Akrabası dahi olsa (kimse onun yükünü taşımaz)." (Fâtır Suresi, 35/18).
    "De ki; Âllah'a itaat edin! Peygambere itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki o peygamber; kendisine yükletilenden ve siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz." (Nûr Suresi, 24/54);
    "Ey iman edenler! Rabbınıza karşı gelmekten sakının! Babanın oğlu, oğulun da babası için bir şey ödeyemeyeceği günden korkun!..."
    (Lokman Suresi, 31/33)
    Peki burada farklı yazıyor. O zaman ana baba sorumlu olmaz mı ?

    (Siz bildiğiniz kadarını cevaplarsınız tabi. Ben tereddütte olduğum için sürekli soru soruyorum kusuruma bakmayın.)



  12. 02.Temmuz.2011, 20:42
    6
    Devamlı Üye
    Hiç bir kimse başkasının işlediği bir suçtan sorumlu değildir. Temel kural budur. Nitekim şu ayetler bunu açıkça göstermektedir:
    "Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür, kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür."
    (Zilzâl Suresi, 99/7-8);
    "Hiç bir günahkâr, başkasının günahını çekmez. Eğer yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkalarını çağırsa) onun yükünden hiç bir şey (alınıp) taşınmaz. Akrabası dahi olsa (kimse onun yükünü taşımaz)." (Fâtır Suresi, 35/18).
    "De ki; Âllah'a itaat edin! Peygambere itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki o peygamber; kendisine yükletilenden ve siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz." (Nûr Suresi, 24/54);
    "Ey iman edenler! Rabbınıza karşı gelmekten sakının! Babanın oğlu, oğulun da babası için bir şey ödeyemeyeceği günden korkun!..."
    (Lokman Suresi, 31/33)
    Peki burada farklı yazıyor. O zaman ana baba sorumlu olmaz mı ?

    (Siz bildiğiniz kadarını cevaplarsınız tabi. Ben tereddütte olduğum için sürekli soru soruyorum kusuruma bakmayın.)



  13. 03.Temmuz.2011, 00:54
    7
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: buluğ yaşından önce işlenenlerden anne baba sorumlu olurmu?

    Kardeşim ayeti kerimeler doğrudur fakat buradaki
    sorumlu olmama meselesi buluğ çağından sonra başlar bir
    baba çocuğuna alması gereken dini eğitimi vermezse sorumlu
    tutulur.konu hakkındaki hadisi şerifleri inceleyebilirsin

    __________

    (Hepiniz, bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi, siz de evinizde ve emriniz altında olanları Cehennemden korumalısınız! Onlara Müslümanlığı öğretmezseniz, mesul olursunuz.) [Müslim]

    Bir âyet meali de şöyledir:

    (Ey iman edenler, yakıtı insan ve taş olan Cehennem ateşinden kendinizi ve çoluk çocuğunuzu koruyun.) [Tahrim 6]
    İyiliğe de, kötülüğe de sebep olanlar, yaptıkları işe ortak olurlar. Üç hadis-i şerif meali:

    (Dinimizde iyi bir çığır açan, bununla amel edenler gibi sevaba kavuşur, onların sevabından da hiçbir şey eksilmez. Kim de, dinimizde kötü bir çığır açarsa, onların günahı, ona da verilir, o kötü yoldakilerin günahından hiçbir şey eksilmez.) [Müslim]

    (Hayra delalet eden [yol gösteren, sebep olan] o hayrı yapan gibi sevaba kavuşur.)[Taberani]


    (Bir Müslümanın evladı ibadet edince, kazandığı sevap kadar, babasına da verilir. Bir kimse, çocuğuna dinini öğretmeyip, günah olan şeyler öğretirse, bu çocuk ne kadar günah işlerse, babasına da o kadar günah yazılır) [S. Ebediyye]

    (Ağaç yaşken eğilir) ve (Demir tavında dövülür) gibi ata sözleri meşhurdur. Her şey zamanında yapılır. Bir hadis-i şerif meali:

    (Çocukken öğrenilen şey, taş üzerine kazılan nakış gibi kalıcıdır. Yaşlandıktan sonra öğrenmeye kalkması ise, su üzerine yazı yazmaya benzer.) [Hatib]

    Bu bakımdan çocuklarımıza ilkönce, dinimizin emir ve yasaklarını ve Kur’an-ı kerimi öğretmeliyiz. Daha sonraya bırakmamalıyız. (Helekel-müsevvifun) hadis-i şeriftir. Anlamı ise, (Hayırlı işlerinizi hemen yapın. Yarına bırakmayın, yoksa helak olursunuz) demektir. Hayırlı işlerin birincisi ve en önemlisi çoluk çocuğuna İslamiyet’i öğretmektir. Her Müslümanın bu birinci görevi hemen yapması, yarınlara bırakmaması gerekir.

    Teşhis ve tedavi
    Teşhis doğru yapılmazsa tedavi de hem yanlış olur hem de netice vermez. Bir çocuk akıl baliğ olunca yani ergenlik çağına gelince mükellef olur, yani dinimizin emir ve yasaklarına muhatap olur. İmanın şartlarını yani Amentü‘yü manasıyla beraber bilip söylemesi, İslam’ın beş şartına inanması, gereğini yapması farz olur. Gusletmesi, abdest alması, namaz kılması farz olur. Anne babalar ve gençler buna dikkat etmezse, hem günaha girdikleri gibi hem de huzur yüzü görmezler.
    E
    rgenlik çağındaki gençlerdeki problemlerin ana sebebi, belki imanlarının olmayışı, varsa gusletmemeleri ve namaz kılmamalarıdır. Çocuk akıl baliğ olunca bunları bilmezse, inanmazsa, beğenmezse mürted olur. Buna sebep olan anne baba da mürted olur.
    Yeni müslüman olanın veya akıl-baliğ olan çocuğun, önce Kelime-i şehadet söylemesi ve bunun manasını öğrenip, inanması gerekir. Bundan sonra, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında yazılı olan itikad, yani iman edilmesi gereken bilgileri öğrenip, bunlara inanması gerekir.

    Sonra Ehl-i sünnetin dört mezhebinden birinin kitaplarında yazılı olan fıkıh bilgilerini, yani İslam’ın beş şartını ve helal, haram olan şeyleri öğrenmesi ve bunlara inanması ve uygun yaşaması gerekir. Bunları öğrenmek ve uymak gerektiğine inanmayan, önem vermeyen mürted olur. Yani kelime-i şehadet getirerek müslüman olduktan sonra, tekrar kâfir olur.
    Nikahlı müslüman bir kız, baliga olduğu zaman, Müslümanlığı bilmezse, nikahı bozulur. Yani mürted olur. Allahü teâlânın sıfatlarını ona bildirmelidir. O da, tekrar etmeli ve (bunlara inandım) demelidir. (Dürr-ül-muhtar)

    İbni Abidin hazretleri bunu açıklarken diyor ki:
    Kız küçük iken, ana-babasına tâbi olarak müslümandır. Baliga olunca, ana babasının dinine tâbi olması devam etmez. İslamiyet’i bilmeyerek baliga olunca, mürted olur. İman edilecek şeyleri işitip de, inanmamış kimse, kelime-i tevhid söylese, yani (La ilahe illallah Muhammedün resulullah) dese, müslüman olmaz. Amentü‘de bulunan altı esasa inanan ve (Allahü teâlânın emirlerinin ve yasaklarının hepsini kabul ettim, beğendim) diyen kimse Müslüman olur.

    Her Müslüman, çocuklarına Amentü’yü ezberletmeli, manasını iyice öğretmelidir! Çocuk bu altı esası öğrenmez ve inandığını söylemezse, baliğ olduğu zaman Müslüman olmaz, mürted olur.
    Sadece Allah’a inandım demek kâfi değildir. Amentü’de bildirilen altı esastan birini, mesela kaderi inkâr eden, kâfir olur, bütün iyi amelleri yok olur. (Redd-ül Muhtar)

    Amentü şöyledir:
    Âmentü billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rüsülihi vel yevmil ahiri ve bilkaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ vel ba’sü ba’del mevti hakkun. Eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resülühü.
    [Yani, Allah’a, meleklerine, gönderdiği kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna, öldükten sonra dirilmeye inanıyorum. Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselamın da Allah’ın kulu ve son Peygamberi olduğuna şehadet ediyorum.]
    Her Müslümanın birinci vazifesi, evladına İslamiyet’i ve Kur’an-ı kerimi öğretmektir. Evlat nimetinin kıymeti bilinmezse, elden gider. Bunun için Pedagoji [çocuk terbiyesi] dinimizde çok kıymetli bir ilimdir. İslam dinine karşı olanlar, bu önemli noktayı anladıkları içindir ki, “Birinci hedefimiz, gençliğin ele alınması ve onların dinsiz olarak yetiştirilmesidir” diyorlar.




  14. 03.Temmuz.2011, 00:54
    7
    Silent and lonely rains
    Kardeşim ayeti kerimeler doğrudur fakat buradaki
    sorumlu olmama meselesi buluğ çağından sonra başlar bir
    baba çocuğuna alması gereken dini eğitimi vermezse sorumlu
    tutulur.konu hakkındaki hadisi şerifleri inceleyebilirsin

    __________

    (Hepiniz, bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi, siz de evinizde ve emriniz altında olanları Cehennemden korumalısınız! Onlara Müslümanlığı öğretmezseniz, mesul olursunuz.) [Müslim]

    Bir âyet meali de şöyledir:

    (Ey iman edenler, yakıtı insan ve taş olan Cehennem ateşinden kendinizi ve çoluk çocuğunuzu koruyun.) [Tahrim 6]
    İyiliğe de, kötülüğe de sebep olanlar, yaptıkları işe ortak olurlar. Üç hadis-i şerif meali:

    (Dinimizde iyi bir çığır açan, bununla amel edenler gibi sevaba kavuşur, onların sevabından da hiçbir şey eksilmez. Kim de, dinimizde kötü bir çığır açarsa, onların günahı, ona da verilir, o kötü yoldakilerin günahından hiçbir şey eksilmez.) [Müslim]

    (Hayra delalet eden [yol gösteren, sebep olan] o hayrı yapan gibi sevaba kavuşur.)[Taberani]


    (Bir Müslümanın evladı ibadet edince, kazandığı sevap kadar, babasına da verilir. Bir kimse, çocuğuna dinini öğretmeyip, günah olan şeyler öğretirse, bu çocuk ne kadar günah işlerse, babasına da o kadar günah yazılır) [S. Ebediyye]

    (Ağaç yaşken eğilir) ve (Demir tavında dövülür) gibi ata sözleri meşhurdur. Her şey zamanında yapılır. Bir hadis-i şerif meali:

    (Çocukken öğrenilen şey, taş üzerine kazılan nakış gibi kalıcıdır. Yaşlandıktan sonra öğrenmeye kalkması ise, su üzerine yazı yazmaya benzer.) [Hatib]

    Bu bakımdan çocuklarımıza ilkönce, dinimizin emir ve yasaklarını ve Kur’an-ı kerimi öğretmeliyiz. Daha sonraya bırakmamalıyız. (Helekel-müsevvifun) hadis-i şeriftir. Anlamı ise, (Hayırlı işlerinizi hemen yapın. Yarına bırakmayın, yoksa helak olursunuz) demektir. Hayırlı işlerin birincisi ve en önemlisi çoluk çocuğuna İslamiyet’i öğretmektir. Her Müslümanın bu birinci görevi hemen yapması, yarınlara bırakmaması gerekir.

    Teşhis ve tedavi
    Teşhis doğru yapılmazsa tedavi de hem yanlış olur hem de netice vermez. Bir çocuk akıl baliğ olunca yani ergenlik çağına gelince mükellef olur, yani dinimizin emir ve yasaklarına muhatap olur. İmanın şartlarını yani Amentü‘yü manasıyla beraber bilip söylemesi, İslam’ın beş şartına inanması, gereğini yapması farz olur. Gusletmesi, abdest alması, namaz kılması farz olur. Anne babalar ve gençler buna dikkat etmezse, hem günaha girdikleri gibi hem de huzur yüzü görmezler.
    E
    rgenlik çağındaki gençlerdeki problemlerin ana sebebi, belki imanlarının olmayışı, varsa gusletmemeleri ve namaz kılmamalarıdır. Çocuk akıl baliğ olunca bunları bilmezse, inanmazsa, beğenmezse mürted olur. Buna sebep olan anne baba da mürted olur.
    Yeni müslüman olanın veya akıl-baliğ olan çocuğun, önce Kelime-i şehadet söylemesi ve bunun manasını öğrenip, inanması gerekir. Bundan sonra, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında yazılı olan itikad, yani iman edilmesi gereken bilgileri öğrenip, bunlara inanması gerekir.

    Sonra Ehl-i sünnetin dört mezhebinden birinin kitaplarında yazılı olan fıkıh bilgilerini, yani İslam’ın beş şartını ve helal, haram olan şeyleri öğrenmesi ve bunlara inanması ve uygun yaşaması gerekir. Bunları öğrenmek ve uymak gerektiğine inanmayan, önem vermeyen mürted olur. Yani kelime-i şehadet getirerek müslüman olduktan sonra, tekrar kâfir olur.
    Nikahlı müslüman bir kız, baliga olduğu zaman, Müslümanlığı bilmezse, nikahı bozulur. Yani mürted olur. Allahü teâlânın sıfatlarını ona bildirmelidir. O da, tekrar etmeli ve (bunlara inandım) demelidir. (Dürr-ül-muhtar)

    İbni Abidin hazretleri bunu açıklarken diyor ki:
    Kız küçük iken, ana-babasına tâbi olarak müslümandır. Baliga olunca, ana babasının dinine tâbi olması devam etmez. İslamiyet’i bilmeyerek baliga olunca, mürted olur. İman edilecek şeyleri işitip de, inanmamış kimse, kelime-i tevhid söylese, yani (La ilahe illallah Muhammedün resulullah) dese, müslüman olmaz. Amentü‘de bulunan altı esasa inanan ve (Allahü teâlânın emirlerinin ve yasaklarının hepsini kabul ettim, beğendim) diyen kimse Müslüman olur.

    Her Müslüman, çocuklarına Amentü’yü ezberletmeli, manasını iyice öğretmelidir! Çocuk bu altı esası öğrenmez ve inandığını söylemezse, baliğ olduğu zaman Müslüman olmaz, mürted olur.
    Sadece Allah’a inandım demek kâfi değildir. Amentü’de bildirilen altı esastan birini, mesela kaderi inkâr eden, kâfir olur, bütün iyi amelleri yok olur. (Redd-ül Muhtar)

    Amentü şöyledir:
    Âmentü billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rüsülihi vel yevmil ahiri ve bilkaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ vel ba’sü ba’del mevti hakkun. Eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resülühü.
    [Yani, Allah’a, meleklerine, gönderdiği kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna, öldükten sonra dirilmeye inanıyorum. Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselamın da Allah’ın kulu ve son Peygamberi olduğuna şehadet ediyorum.]
    Her Müslümanın birinci vazifesi, evladına İslamiyet’i ve Kur’an-ı kerimi öğretmektir. Evlat nimetinin kıymeti bilinmezse, elden gider. Bunun için Pedagoji [çocuk terbiyesi] dinimizde çok kıymetli bir ilimdir. İslam dinine karşı olanlar, bu önemli noktayı anladıkları içindir ki, “Birinci hedefimiz, gençliğin ele alınması ve onların dinsiz olarak yetiştirilmesidir” diyorlar.







+ Yorum Gönder