Konusunu Oylayın.: Nafilelerin önemi ile ilgili bilgiler lazım

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Nafilelerin önemi ile ilgili bilgiler lazım
  1. 12.Ağustos.2007, 11:14
    1
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Nafilelerin önemi ile ilgili bilgiler lazım






    Nafilelerin önemi ile ilgili bilgiler lazım Mumsema nafilelerin önemi ile ilgili bilgiler lazım bana

    ayet, hadis, güzel söz, yazılar
    ve kıssalar

    yardımcı olusanız çooook sevinirim. saat 7 ye kadar tabi seminerim var



  2. 12.Ağustos.2007, 11:14
    1
    Üye



    nafilelerin önemi ile ilgili bilgiler lazım bana

    ayet, hadis, güzel söz, yazılar
    ve kıssalar

    yardımcı olusanız çooook sevinirim. saat 7 ye kadar tabi seminerim var



    Benzer Konular

    - Ruh ile ilgili bilgiler

    - Nafilelerin kaç rekat olması ile ilgili hadisler

    - Hırsızlık yapan biri ne yapması lazım ve onun nasıl tövbe etmesi lazım?

    - Mezhep ile ilgili bilgiler ve mezheplerin ortaya çıkış sebebleri ile ilgili bilgiler

    - Ahlak ve Önemi konusunda vaaz lazım. yardım edermisiniz?

  3. 12.Ağustos.2007, 14:17
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: nafilelerin önemi ile ilgili bilgiler lazım




    Nafile namazlarımızı öğrenelim

    Farz ve vacip olan namazların dışında daha fazla sevap kazanmak ve Allah Rasulü’ne (sallallâhu aleyhi ve sellem) olan sevgi ve bağlılığı pekiştirmek için kılınan ilave namazlara “nafile namazlar” denilmektedir. Bunların bir kısmı günlük beş vakit namaza bağlı olarak kılınır ki, bunlar sabah namazının sünneti, öğle namazının ilk ve son sünnetleri, ikindi, akşam ve yatsı namazlarının sünnetleridir. Allah Rasulü (sallallâhu aleyhi ve sellem), çeşitli hadislerinde, bu nafileler üzerinde durur ve onların önemini uzun uzadıya anlatır. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), revâtib sünnetler de denilen bu nafile namazları, bir hadis-i şeriflerinde toplu olarak zikreder ve bu sünnetlere devam edenlere Allah’ın cennette bir ev bina edeceğini müjdeler. (Tirmizi, Salat 206; Nesei, Kıyamu’l-leyl 66; İbni Mace, İkamet 100) Diğer hadislerinde ise, bu nafilelerin faziletini ayrı ayrı anlatır. Mesela; sabah namazının iki rekat sünnetiyle alakalı: “Sabah namazından önce kılınacak iki rekat nafile namaz dünyanın tamamından daha hayırlıdır.” buyurur ve: “Sizi atlılar kovalayacak bile olsa o iki rekatı terk etmeyin.” (Buhari, Teheccüd 27; Müslim, Salatu’l-Müsafirin 96) der. Bir de bunların dışında beş vakite bağlı olmayan nafile namazlar vardır. Şimdi o namazların en önemlilerinin neler olduğuna bakalım: Teheccüd namazı Kelime manası olarak “uyumak, uyanmak” manalarına gelen teheccüt, terim manası olarak “gecenin bir vaktinde uyanıp namaz kılmak” demektir. Hadis kaynaklarında Allah Rasulü’nün (sas) yatsı namazını kıldıktan sonra vitir namazını kılmadan uyuduğu, daha sonra ise gece kalkıp teheccüt ve vitir namazını kıldığı zikredilmektedir. (Müslim, Salatü’l-Müsafirin, 26) Kuşluk namazı Diğer adı da “duhâ namazı” olan bu namazı Efendimiz (sas), kuşluk vaktinde kılmış ve ümmetine de kılmalarını tavsiye etmiştir. (Tirmizi, Vitir, 15) Kuşluk namazı güneşin doğması üzerinden yaklaşık 45-50 dakika geçmesinden sonra iki, dört, sekiz veya on iki rekat olarak kılınabilir. Evvâbin namazı “Evvâbin” tevbe edenler manasına gelmektedir. Allah Rasulü (sas), “Kim akşam namazından sonra kötü bir şey konuşmadan altı rekat namaz kılarsa, bu kendisi için on senelik ibadete denk kılınır.” buyurarak bu namazının kılınmasını teşvik etmiştir. (Tirmizi, Salat, 202) Tahiyyetü’l-Mescid namazı “Mescidin selamlanması ve saygı gösterilmesi” manasına gelen tahiyyetü’l-mescid, Allah’a saygının bir ifadesi olarak bir mescid veya camiye girildiğinde kılınması gerekli olan bir namazdır. Nitekim Efendimiz (sas) “Biriniz mescide girdiğinde, oturmadan önce iki rekat namaz kılsın.” (Müslim, Salatü’l-Müsafirin, 11) buyurmuşlardır. Hâcet namazı Dünya veya ahiretle alakalı herhangi bir haceti veya dileği olan birisinin bu dileğinin yerine gelmesi maksadıyla kıldığı namaza denilmektedir. Dört veya on iki rekat olarak kılınabilen hacet namazı, dört rekat kılındığında birinci rekatında Fatiha’dan sonra üç ayete’l-kürsi, diğer üç rekatında ise Fatiha’dan sonra birer kere İhlas, Felak ve Nas sûreleri okunarak kılınır. Namazdan sonra ise hacet duası okunarak arzu edilen dilek Allah’a dua halinde iletilir. (Tirmizi, Salat, 140, 348) İstihâre namazı “Hayırlı olanı istemek” anlamina gelen istihare, kendisi için önemli bir karar aşamasında olan bir kimsenin hakkında hangi kararın daha hayırlı olacağını öğrenmek maksadıyla kıldığı namaza denilmektedir. Allah Rasulü (sas) bir iş yapmaya niyetlenen bir mü’min için önce iki rekat namaz kılmasını daha sonra ise istihare duasını okumasını tavsiye etmiştir. (Buhari, Teheccüd, 25; Tirmizi, Vitr, 15) Tesbih namazı Allah Rasulü (sas) bu namazın haftada bir, ayda bir, yılda bir veya en azından ömürde bir defa kılınmasını tavsiye etmiştir. (Ebu Davut, Tatavvu, 14, Salat, 303; Tirmizi, Salat, 350, Vitr, 19) Dört rekat olarak kılınan bu namazda, sübhanekeden sonra 15 kere “Sübhânallahi velhamdülillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber” denilir, Fatiha ve bir sûre okunduktan sonra ise 10 kere daha aynı dua tekrar edilir ve bu tesbih ikinci rekata kalkıncaya kadar namazın her rüknünde yapılır. Geri kalan kısım ise aynen birinci rekat gibi kılınarak namaz tamamlanır. Küsûf ve hüsûf namazları Güneş tutulmasına küsuf, Ay tutulmasına ise hüsuf denilmektedir. Allah Rasulü (sas), Güneş ve Ay tutulduğunda tutulma bitinceye kadar namaz kılınmasını tavsiye etmiştir. (Buhari, Küsuf, 1, 15) Sayı:103Bölüm:İbadet
    ALİ DEMİREL


  4. 12.Ağustos.2007, 14:17
    2
    Administrator



    Nafile namazlarımızı öğrenelim

    Farz ve vacip olan namazların dışında daha fazla sevap kazanmak ve Allah Rasulü’ne (sallallâhu aleyhi ve sellem) olan sevgi ve bağlılığı pekiştirmek için kılınan ilave namazlara “nafile namazlar” denilmektedir. Bunların bir kısmı günlük beş vakit namaza bağlı olarak kılınır ki, bunlar sabah namazının sünneti, öğle namazının ilk ve son sünnetleri, ikindi, akşam ve yatsı namazlarının sünnetleridir. Allah Rasulü (sallallâhu aleyhi ve sellem), çeşitli hadislerinde, bu nafileler üzerinde durur ve onların önemini uzun uzadıya anlatır. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), revâtib sünnetler de denilen bu nafile namazları, bir hadis-i şeriflerinde toplu olarak zikreder ve bu sünnetlere devam edenlere Allah’ın cennette bir ev bina edeceğini müjdeler. (Tirmizi, Salat 206; Nesei, Kıyamu’l-leyl 66; İbni Mace, İkamet 100) Diğer hadislerinde ise, bu nafilelerin faziletini ayrı ayrı anlatır. Mesela; sabah namazının iki rekat sünnetiyle alakalı: “Sabah namazından önce kılınacak iki rekat nafile namaz dünyanın tamamından daha hayırlıdır.” buyurur ve: “Sizi atlılar kovalayacak bile olsa o iki rekatı terk etmeyin.” (Buhari, Teheccüd 27; Müslim, Salatu’l-Müsafirin 96) der. Bir de bunların dışında beş vakite bağlı olmayan nafile namazlar vardır. Şimdi o namazların en önemlilerinin neler olduğuna bakalım: Teheccüd namazı Kelime manası olarak “uyumak, uyanmak” manalarına gelen teheccüt, terim manası olarak “gecenin bir vaktinde uyanıp namaz kılmak” demektir. Hadis kaynaklarında Allah Rasulü’nün (sas) yatsı namazını kıldıktan sonra vitir namazını kılmadan uyuduğu, daha sonra ise gece kalkıp teheccüt ve vitir namazını kıldığı zikredilmektedir. (Müslim, Salatü’l-Müsafirin, 26) Kuşluk namazı Diğer adı da “duhâ namazı” olan bu namazı Efendimiz (sas), kuşluk vaktinde kılmış ve ümmetine de kılmalarını tavsiye etmiştir. (Tirmizi, Vitir, 15) Kuşluk namazı güneşin doğması üzerinden yaklaşık 45-50 dakika geçmesinden sonra iki, dört, sekiz veya on iki rekat olarak kılınabilir. Evvâbin namazı “Evvâbin” tevbe edenler manasına gelmektedir. Allah Rasulü (sas), “Kim akşam namazından sonra kötü bir şey konuşmadan altı rekat namaz kılarsa, bu kendisi için on senelik ibadete denk kılınır.” buyurarak bu namazının kılınmasını teşvik etmiştir. (Tirmizi, Salat, 202) Tahiyyetü’l-Mescid namazı “Mescidin selamlanması ve saygı gösterilmesi” manasına gelen tahiyyetü’l-mescid, Allah’a saygının bir ifadesi olarak bir mescid veya camiye girildiğinde kılınması gerekli olan bir namazdır. Nitekim Efendimiz (sas) “Biriniz mescide girdiğinde, oturmadan önce iki rekat namaz kılsın.” (Müslim, Salatü’l-Müsafirin, 11) buyurmuşlardır. Hâcet namazı Dünya veya ahiretle alakalı herhangi bir haceti veya dileği olan birisinin bu dileğinin yerine gelmesi maksadıyla kıldığı namaza denilmektedir. Dört veya on iki rekat olarak kılınabilen hacet namazı, dört rekat kılındığında birinci rekatında Fatiha’dan sonra üç ayete’l-kürsi, diğer üç rekatında ise Fatiha’dan sonra birer kere İhlas, Felak ve Nas sûreleri okunarak kılınır. Namazdan sonra ise hacet duası okunarak arzu edilen dilek Allah’a dua halinde iletilir. (Tirmizi, Salat, 140, 348) İstihâre namazı “Hayırlı olanı istemek” anlamina gelen istihare, kendisi için önemli bir karar aşamasında olan bir kimsenin hakkında hangi kararın daha hayırlı olacağını öğrenmek maksadıyla kıldığı namaza denilmektedir. Allah Rasulü (sas) bir iş yapmaya niyetlenen bir mü’min için önce iki rekat namaz kılmasını daha sonra ise istihare duasını okumasını tavsiye etmiştir. (Buhari, Teheccüd, 25; Tirmizi, Vitr, 15) Tesbih namazı Allah Rasulü (sas) bu namazın haftada bir, ayda bir, yılda bir veya en azından ömürde bir defa kılınmasını tavsiye etmiştir. (Ebu Davut, Tatavvu, 14, Salat, 303; Tirmizi, Salat, 350, Vitr, 19) Dört rekat olarak kılınan bu namazda, sübhanekeden sonra 15 kere “Sübhânallahi velhamdülillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber” denilir, Fatiha ve bir sûre okunduktan sonra ise 10 kere daha aynı dua tekrar edilir ve bu tesbih ikinci rekata kalkıncaya kadar namazın her rüknünde yapılır. Geri kalan kısım ise aynen birinci rekat gibi kılınarak namaz tamamlanır. Küsûf ve hüsûf namazları Güneş tutulmasına küsuf, Ay tutulmasına ise hüsuf denilmektedir. Allah Rasulü (sas), Güneş ve Ay tutulduğunda tutulma bitinceye kadar namaz kılınmasını tavsiye etmiştir. (Buhari, Küsuf, 1, 15) Sayı:103Bölüm:İbadet
    ALİ DEMİREL


  5. 12.Ağustos.2007, 14:20
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: nafilelerin önemi ile ilgili bilgiler lazım

    Hayatımızda bizi dinamik tutan neler var?


    ‘Her küçük günahta küfre giden bir yol vardır’ prensibi aklımızdan çıkarmayacağımız bir düsturumuz olmalı. Hep öyle olmaz mı? Küçük şeyleri önemsemeyişimiz başımıza sıkıntılar açar. Namazlarda tesbihatı ihmal etmemiz yahut insanlara selam vermeyişimiz bizi daha büyük hatalar yapmaya götürebilir. Yahut kalp kırmaya aldırmamamız ya da çöplere attığımız milyonlarca insanın bulamadığı yemeklere dikkat etmememiz daha büyük günahları yapmamıza sevk edebilir bizleri. Önemsiz gibi görünse de bazılarına, arabanızın yahut evinizin anahtarı gibidirler bunlar. Onlar olmadan ne arabanızı çalıştırabilir ne de evinize adım atabilirsiniz. Yüce Allah (cc) kudsi hadislerinde ise uymamız gereken bu ince noktaları yapmamız neticesinde ne gibi avantajımız olacağını şöyle buyurur: “Kulum farz ibadetlerinin yanı sıra nafilelerle bana yaklaşırsa ben onun tutan eli, gören gözü, işiten kulağı olurum...”
    Nafile ibadetleri ihmal ettiğimiz zaman şeytan bunları önemsiz gösterebiliyor bizlere. Bir süre sonra asıl ibadetleri bile görmezden gelebiliyor insan. Mesela bazı sünnet namazlarına önem vermeyenler bir zaman sonra farzları da ihmal edebiliyor.
    SALİH YUSUFOĞLU



  6. 12.Ağustos.2007, 14:20
    3
    Moderatör
    Hayatımızda bizi dinamik tutan neler var?


    ‘Her küçük günahta küfre giden bir yol vardır’ prensibi aklımızdan çıkarmayacağımız bir düsturumuz olmalı. Hep öyle olmaz mı? Küçük şeyleri önemsemeyişimiz başımıza sıkıntılar açar. Namazlarda tesbihatı ihmal etmemiz yahut insanlara selam vermeyişimiz bizi daha büyük hatalar yapmaya götürebilir. Yahut kalp kırmaya aldırmamamız ya da çöplere attığımız milyonlarca insanın bulamadığı yemeklere dikkat etmememiz daha büyük günahları yapmamıza sevk edebilir bizleri. Önemsiz gibi görünse de bazılarına, arabanızın yahut evinizin anahtarı gibidirler bunlar. Onlar olmadan ne arabanızı çalıştırabilir ne de evinize adım atabilirsiniz. Yüce Allah (cc) kudsi hadislerinde ise uymamız gereken bu ince noktaları yapmamız neticesinde ne gibi avantajımız olacağını şöyle buyurur: “Kulum farz ibadetlerinin yanı sıra nafilelerle bana yaklaşırsa ben onun tutan eli, gören gözü, işiten kulağı olurum...”
    Nafile ibadetleri ihmal ettiğimiz zaman şeytan bunları önemsiz gösterebiliyor bizlere. Bir süre sonra asıl ibadetleri bile görmezden gelebiliyor insan. Mesela bazı sünnet namazlarına önem vermeyenler bir zaman sonra farzları da ihmal edebiliyor.
    SALİH YUSUFOĞLU



  7. 12.Ağustos.2007, 14:25
    4
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,599
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 69
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    --->: nafilelerin önemi ile ilgili bilgiler lazım

    Nafile Günlük Namazların Faziletleri


    İŞRAK NAMAZI
    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “Bir kimse sabah namazını cemaatle kılar sonra güneş doğuncaya kadar Allah’ı zikrederek oturur ve iki rekât İşrak namazı kılarsa, kendisine tam bir Hac ve Umre sevabı verilir.(3 defa “tam” buyurdu)”
    H.z Enes (R.A)

    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    Bir kimse sabah namazını cemaatle kılar, namaz kıldığı yerde oturur ve sonra “En-am” suresinin ilk üç ayetini okursa, Allah ona, Allah’ı tesbih eden ve kıyamete kadar o kimse için istiğfar edecek yetmiş bin melek vazifelendirir.”
    H.z İbni Mes’ud (R.A)

    DUHA NAMAZI
    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “ Kulun uykusunda ruhu kabzolunur. Ve geri verilip verilmeyeceğini de bilmez. Vitir namazını kılıp yatması onun için daha hayırlıdır. Ayda 3 gün oruç tutan, ayın hepsini oruçlu geçirmiş gibi olur. Çünkü Allah bire on sevab verir. Kul, kendisinden her "Sülâmâ"sının bir zekâtı olduğu halde sabahlar. "Sülâmâ nedir? Ya Resulallah" denildi. Buyurdu ki: "Ceseddeki her kemiğin mafsalıdır. Eğer o kul, dört secde ile 2 rek’at namaz kılarsa (İşrak veya duha namazı) cesedinin zekâtını ödemiş olur.”
    Hz. Ebud Derda (R.A.)

    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “ Duha namazını iki rekât kılarsan gafillerden sayılmazsın. Dört rekât kılarsan muhsin yazılırsın. Altı rekât kılarsan kâmilin yazılırsın. Sekiz rekât kılarsan Fâizîn sayılırsın. On rek'atte sende o gün günah tutunmaz. On iki rekât kılarsan senin için Allah Cennette bir köşk bina eder.”
    Hz. Ebû Zerr (R.A.)

    EVVABİN NAMAZI
    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “Bir kimse akşam namazından sonra konuşmadan 2 rekât Evvabin namazı kılarsa, birinci de Fatiha ve Kafirun, ikinci de Fatiha ve İhlâs surelerini okursa yılanın kabuğundan çıktığı gibi günahlarından çıkar.”
    H.z Enes (R.A)

    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “Bir kimse akşamla yatsı arasında 20 rekât kılar her rekâtta fatiha ve ihlâs surelerini okursa, Allah o kimsenin nefsinde, ehlinde, malında, dünyasında ve ahiretinde muhafızı olur.”
    H.z Enes (R.A)

    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “Bir kimse akşam namazından sonra aralarında fena bir şey konuşmaksızın 6 rekât Evvabin namazı kılarsa 12 senelik ibadetine denk olur.”
    H.z Ebu Hureyre (R.A)

    TEHECCÜD NAMAZI ( GECE NAMAZI )
    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “Gecenin son bölümünün ortasında, Âdemoğlunun kıldığı iki rekât namaz, dünya ve dünyadakilerden hayırlıdır. Ümmetime zor geleceğini bilmeseydim, onlara "teheccüdü" mecburi kılardım.”
    Hz. Hasan (R.A)

    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “Gece namazına devam edin. Bu, sizden evvelki salihlerin âdetidir. Gece namazı, Allah'a yakınlık, günahlardan uzaklaştırıcı ve hatalara kefarettir. Bünyeden de derdi atar.”
    Hz. Bilal (R.A.)

    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “Gecenin üçte biri kaldığında Allah Teala dünya semasına nüzul eder de şöyle buyurur: "Kim bana dua eder ki o duayı kabul edeyim. Kim bana istiğfar eder ki, ben onu mağfiret edeyim. Kim sıkıntısının giderilmesini istiyor ki, onu gidereyim. Kim benden rızık taleb eder ki, onu rızıklandırayım." Ortalık aydınlanıncaya kadar bu böyle devam eder.”
    Hz. Ebû Hüreyre (R.A.)




    KAYNAK: RAMUZ EL HADİS (HADİSLER DERYASI)


  8. 12.Ağustos.2007, 14:25
    4
    Aciz Kul
    Nafile Günlük Namazların Faziletleri


    İŞRAK NAMAZI
    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “Bir kimse sabah namazını cemaatle kılar sonra güneş doğuncaya kadar Allah’ı zikrederek oturur ve iki rekât İşrak namazı kılarsa, kendisine tam bir Hac ve Umre sevabı verilir.(3 defa “tam” buyurdu)”
    H.z Enes (R.A)

    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    Bir kimse sabah namazını cemaatle kılar, namaz kıldığı yerde oturur ve sonra “En-am” suresinin ilk üç ayetini okursa, Allah ona, Allah’ı tesbih eden ve kıyamete kadar o kimse için istiğfar edecek yetmiş bin melek vazifelendirir.”
    H.z İbni Mes’ud (R.A)

    DUHA NAMAZI
    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “ Kulun uykusunda ruhu kabzolunur. Ve geri verilip verilmeyeceğini de bilmez. Vitir namazını kılıp yatması onun için daha hayırlıdır. Ayda 3 gün oruç tutan, ayın hepsini oruçlu geçirmiş gibi olur. Çünkü Allah bire on sevab verir. Kul, kendisinden her "Sülâmâ"sının bir zekâtı olduğu halde sabahlar. "Sülâmâ nedir? Ya Resulallah" denildi. Buyurdu ki: "Ceseddeki her kemiğin mafsalıdır. Eğer o kul, dört secde ile 2 rek’at namaz kılarsa (İşrak veya duha namazı) cesedinin zekâtını ödemiş olur.”
    Hz. Ebud Derda (R.A.)

    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “ Duha namazını iki rekât kılarsan gafillerden sayılmazsın. Dört rekât kılarsan muhsin yazılırsın. Altı rekât kılarsan kâmilin yazılırsın. Sekiz rekât kılarsan Fâizîn sayılırsın. On rek'atte sende o gün günah tutunmaz. On iki rekât kılarsan senin için Allah Cennette bir köşk bina eder.”
    Hz. Ebû Zerr (R.A.)

    EVVABİN NAMAZI
    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “Bir kimse akşam namazından sonra konuşmadan 2 rekât Evvabin namazı kılarsa, birinci de Fatiha ve Kafirun, ikinci de Fatiha ve İhlâs surelerini okursa yılanın kabuğundan çıktığı gibi günahlarından çıkar.”
    H.z Enes (R.A)

    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “Bir kimse akşamla yatsı arasında 20 rekât kılar her rekâtta fatiha ve ihlâs surelerini okursa, Allah o kimsenin nefsinde, ehlinde, malında, dünyasında ve ahiretinde muhafızı olur.”
    H.z Enes (R.A)

    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “Bir kimse akşam namazından sonra aralarında fena bir şey konuşmaksızın 6 rekât Evvabin namazı kılarsa 12 senelik ibadetine denk olur.”
    H.z Ebu Hureyre (R.A)

    TEHECCÜD NAMAZI ( GECE NAMAZI )
    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “Gecenin son bölümünün ortasında, Âdemoğlunun kıldığı iki rekât namaz, dünya ve dünyadakilerden hayırlıdır. Ümmetime zor geleceğini bilmeseydim, onlara "teheccüdü" mecburi kılardım.”
    Hz. Hasan (R.A)

    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “Gece namazına devam edin. Bu, sizden evvelki salihlerin âdetidir. Gece namazı, Allah'a yakınlık, günahlardan uzaklaştırıcı ve hatalara kefarettir. Bünyeden de derdi atar.”
    Hz. Bilal (R.A.)

    Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    “Gecenin üçte biri kaldığında Allah Teala dünya semasına nüzul eder de şöyle buyurur: "Kim bana dua eder ki o duayı kabul edeyim. Kim bana istiğfar eder ki, ben onu mağfiret edeyim. Kim sıkıntısının giderilmesini istiyor ki, onu gidereyim. Kim benden rızık taleb eder ki, onu rızıklandırayım." Ortalık aydınlanıncaya kadar bu böyle devam eder.”
    Hz. Ebû Hüreyre (R.A.)




    KAYNAK: RAMUZ EL HADİS (HADİSLER DERYASI)


  9. 08.Kasım.2013, 23:15
    5
    Üstad
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Eylül.2007
    Üye No: 2553
    Mesaj Sayısı: 951
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11

    Cevap: nafilelerin önemi ile ilgili bilgiler lazım

    Nafilenin Önemi:



    Farz ve vacip diye nitelenen emirleri yerine getirmek müslümanların görevidir. Bu görev iman etmenin, imanın tadını almanın, İslâmı yaşanır kılmanın ve İslâmla ulaşılması mümkün olan iki dünya mutluluğuna kavuşabilmenin yoludur. İman, bilindiği gibi soyut bir şekilde ‘inanıyorum’ demek değildir. İman, aynı zamanda bir din, bir hayat şekli seçmenin adıdır. İslâmí hayatı seçen mü’minler, inandıkları dinin bütün emir ve yasaklarına uyarlar. Özellikle farz, vacip, haram diye isim verilen emir ve yasaklar konusunda titizdirler.

    Bunların dışında imanı olgunlaştıracak bir takım mendup, yani güzel görünen, teşvik edilen ibadetler de vardır. Mü’min, bu ibadetleri farzlara ve vaciplere bir hazırlık yapmak, onları tamamlamak için yerine getirir. Bu gibi ibadetler Allah’a hakkıyla şükretmenin yollarını açar. İmanı sağlamlaştırır, farzlar konusundaki bilinci artırır.

    Nafile ibadetler, kullukta yapılan eksikliklere, işlenilen günahlara bir karşılıktır. Şüphesiz mü’min ne kadar gayret ederse etsin Allah’a, O’nun istediği gibi ibadet edemez. Ama bunun için çaba gösterir. Mü’min kulluk noktasındaki eksiğini nafile ibadetlerle tamamlar.

    Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

    “Allah (cc) şöyle buyuruyor: Kim benim veli (dost) kuluma düşmanlık ederse, ben de ona savaş ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım şeyi yerine getirmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşır, sonunda sevgime ulaşır…” (Buharí, İkak/38, 8/131.)

    Peygamberimize ait nafileler ‘Revâtib’ ve ‘Regâib’ olmak üzere iki kısma ayrılır. Bunlara Resûlüllah’ın sünnetleri de denir. Revâtib sünnet; Peygamberimizin, tertipli bir şekilde, belli zamanlarda, bazen de farz ibadetlere bağlı olarak yaptığı nafile ibadetlerdir. Regâib sünnet ise; belli bir zamana ve farz ibadete bağlı olmaksızın arada sırada yaptığı nafile kulluklardır. Revâtib sünnete örnek: Sabah namazının sünneti, öğlenin ilk ve son sünneti, akşamın sünneti, yatsının son sünneti, teheccüd namazı, belli günlerde tuttuğu oruçlar gibi. Peygamberimiz bunları pek az terkeder, çoğunlukla yapardı.

    Mendub, ya da Regâib olanlara örnek: Kuşluk, abdest, mescid, yolculuk, güneş ve ay tutulması, yağmur, tesbih namazları, bazen tuttuğu nafile oruçlar gibi.


  10. 08.Kasım.2013, 23:15
    5
    Üstad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Nafilenin Önemi:



    Farz ve vacip diye nitelenen emirleri yerine getirmek müslümanların görevidir. Bu görev iman etmenin, imanın tadını almanın, İslâmı yaşanır kılmanın ve İslâmla ulaşılması mümkün olan iki dünya mutluluğuna kavuşabilmenin yoludur. İman, bilindiği gibi soyut bir şekilde ‘inanıyorum’ demek değildir. İman, aynı zamanda bir din, bir hayat şekli seçmenin adıdır. İslâmí hayatı seçen mü’minler, inandıkları dinin bütün emir ve yasaklarına uyarlar. Özellikle farz, vacip, haram diye isim verilen emir ve yasaklar konusunda titizdirler.

    Bunların dışında imanı olgunlaştıracak bir takım mendup, yani güzel görünen, teşvik edilen ibadetler de vardır. Mü’min, bu ibadetleri farzlara ve vaciplere bir hazırlık yapmak, onları tamamlamak için yerine getirir. Bu gibi ibadetler Allah’a hakkıyla şükretmenin yollarını açar. İmanı sağlamlaştırır, farzlar konusundaki bilinci artırır.

    Nafile ibadetler, kullukta yapılan eksikliklere, işlenilen günahlara bir karşılıktır. Şüphesiz mü’min ne kadar gayret ederse etsin Allah’a, O’nun istediği gibi ibadet edemez. Ama bunun için çaba gösterir. Mü’min kulluk noktasındaki eksiğini nafile ibadetlerle tamamlar.

    Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

    “Allah (cc) şöyle buyuruyor: Kim benim veli (dost) kuluma düşmanlık ederse, ben de ona savaş ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım şeyi yerine getirmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşır, sonunda sevgime ulaşır…” (Buharí, İkak/38, 8/131.)

    Peygamberimize ait nafileler ‘Revâtib’ ve ‘Regâib’ olmak üzere iki kısma ayrılır. Bunlara Resûlüllah’ın sünnetleri de denir. Revâtib sünnet; Peygamberimizin, tertipli bir şekilde, belli zamanlarda, bazen de farz ibadetlere bağlı olarak yaptığı nafile ibadetlerdir. Regâib sünnet ise; belli bir zamana ve farz ibadete bağlı olmaksızın arada sırada yaptığı nafile kulluklardır. Revâtib sünnete örnek: Sabah namazının sünneti, öğlenin ilk ve son sünneti, akşamın sünneti, yatsının son sünneti, teheccüd namazı, belli günlerde tuttuğu oruçlar gibi. Peygamberimiz bunları pek az terkeder, çoğunlukla yapardı.

    Mendub, ya da Regâib olanlara örnek: Kuşluk, abdest, mescid, yolculuk, güneş ve ay tutulması, yağmur, tesbih namazları, bazen tuttuğu nafile oruçlar gibi.





+ Yorum Gönder