Konusunu Oylayın.: Mezheplere göre namaz kılmıyanların cezaları nedir?

5 üzerinden 4.71 | Toplam : 7 kişi
Mezheplere göre namaz kılmıyanların cezaları nedir?
  1. 12.Haziran.2011, 22:54
    1
    ravza 2
    ALLAH C.C garip bir kulu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2010
    Üye No: 72957
    Mesaj Sayısı: 2,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 31

    Mezheplere göre namaz kılmıyanların cezaları nedir?






    Mezheplere göre namaz kılmıyanların cezaları nedir? Mumsema Mezheplere göre namaz kılmıyanların cezaları nedir?Şu kopyaladığım yazı doğrumudur?Hanbelî mezhebinde, bir namazı özürsüz kılmayan, mürted gibi katlolunur. Yıkanmaz, kefenlenmez ve namazı kılınmaz. Müslümânların mezarlığına gömülmez ve mezarı belli edilmez. Dağda bir çukura konur.

    Namaz kılmayan kimse, Şâfi'î mezhebinde, mürted olmaz ise de, cezâsı katldir. Namaz kılmıyan için Mâlikî mezhebinin hükümleri Şâfi'î hükümlerinin aynıdır.

    Namaz kılmayan, Hanefî mezhebinde, namaza başlayıncaya kadar habsolunur veya kan akıncaya kadar dövülür.


    E Şimdi halimiz nice ola


  2. 12.Haziran.2011, 22:54
    1
    ravza 2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ALLAH C.C garip bir kulu



    Mezheplere göre namaz kılmıyanların cezaları nedir?Şu kopyaladığım yazı doğrumudur?Hanbelî mezhebinde, bir namazı özürsüz kılmayan, mürted gibi katlolunur. Yıkanmaz, kefenlenmez ve namazı kılınmaz. Müslümânların mezarlığına gömülmez ve mezarı belli edilmez. Dağda bir çukura konur.

    Namaz kılmayan kimse, Şâfi'î mezhebinde, mürted olmaz ise de, cezâsı katldir. Namaz kılmıyan için Mâlikî mezhebinin hükümleri Şâfi'î hükümlerinin aynıdır.

    Namaz kılmayan, Hanefî mezhebinde, namaza başlayıncaya kadar habsolunur veya kan akıncaya kadar dövülür.


    E Şimdi halimiz nice ola


    Benzer Konular

    - Mezheplere göre Hürmet-i musahere nedir?

    - Cemaatla namaz kılmanın, mezheplere göre hükmü nedir

    - Mezheplere göre Mezi nedir?

    - Mezheplere göre namaz rekatları

    - Mezheplere göre farz namaz rekatları

  3. 12.Haziran.2011, 23:41
    2
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Mezheplere göre namaz kılmıyanların cezaları nedir?




    Namaz her şeyden önce hediyedir. Rab'binden Peygamberine, Peygamberi vasıtasıyla da ümmetine verilmek üzere emanet edilen.

    Rab'binden gelen bir hediye ve emanete nasıl yaklaşmak gerekiyorsa öyle yaklaşmak müslümanın üzerine farz değilmidir.

    Farz'ın terki katl'imi gerektirir.....????

    O halde içimizde iyiliği emredip, kötülükten alı koyacak bir toplumun bulundurulmasında ne mana kalır.

    Bizler değilmiyiz, menfaatlenecek hiç bir şeyimiz yokken, birbirimize sarılıp kardeşim diyerek, kardeşinden menfaatlenen, menfaatlenenin menfaatlendirene Rab'binden rızalık talep eden.

    Mülk Allah'ın ise ve bunu kardeşlerimiz eliyle bize dağıtıyorsa, Rab'bimizin rızası dahilinde olmasını temenni ettiğimiz kardeşlerimizin, yine kardeşlerimizin Rıza-ı Rahman'da muhafaza edilmeleri için duva ederek yine menfaatlenen bizler değilmiyiz.

    Hülasa; bu aşağıların aşağısıda bulunduğumuz ömrümüz dahilinde, hepimiz birer seyyah ve yolcu iken, yolda kalmışa yardım etmek, onun Rab'binden rızalık almak ve o alemlerin en zengininin kuluna Rab'binin rızası için yaklaşmak şiarımız değilmidir.

    Birileri bize NAMAZ KIL Kİ HUZUR BULASIN dediğinde, Huzur'u Rab'bine kul olmakta bulanlar sınıfında bir toplum olmaktan bizi alıkoyan ne olabilir....???? Namaz kılarken bizzat Rab'bine en yakın olduğunu ve Allah dostlarının yakınlığında bir mesafede Rab'bine yaklaşmanın hazzını tatmaktan bizi alıkoyacak robotlaşmış bir hareket ve duvalar silsilesimidir namaz....????

    Acınacak durumda olana zulmetmek, müslümanlığın şiarındanmıdır.....????

    Namaz kılmamak, emanete ve hediyeye yüz çevirmek, gerçekten acınacak bir durum değilmidir.....???? Namaz kılmayana tebliğle vazifeli olmak, her tebliğde Rab'binin Rızasını gözetmek Rab'binin servetinden hanesine servet yazmak değilmidir.....????

    Tabiiki namaz kılmayanlar veya aramızda namaz kılmaktan imtina edecekler olacaktır. Peygamberini fravuna gönderen Rab'bin, al eline kılıncı çık karşısına demediyse ve o fravuna karşı yumuşak huylu ve yumuşak bir ses tonu ile tebliğde bulunmasını neden tavsiye etmiş olabilir.

    Müslüman müjdeleyici olacak. Müslüman her daim muhakeme içerisinde olacak. Müslüman her daim tefekkürde olacak. Müslüman her daim hak'kı tebliğ edip, kötülüklerden kendi uzak durduğu gibi insanları uzak tutmak için Rab'binden gelen her vesileye sarılacak. Müslüman adil olacak. Müslüman her hal ve davranışıyla EMİN olacak. EMİN olduğu nisbette tevazu ve alçak gönüllü olacak. Asla elinde kılıç kalkan katletmeyi düşünmeyecek. Zira bir tek müslüman kazanmak, bir çok meşakkat ve nefs'i islah ise ve bizler bizden öncekilerin başına gelenler bizimde başımıza gelmeden cennete girebileceğimizi mi zannetmekteyiz.....????

    Sırf Rab'bimizin Rızasına kavuşmak için Rab'bimizden geleni Rab'bimizin kuluna tebliğ edip, Rab'bimizin rızasına mazhar olmak servetlerin en büyüklerinden değilmidir????

    Servet kazandığınızı bildiğiniz böyle bir emtiayı nefsinize uyarak elinizin tersiyle iteklemek mi.....???? Yoksa bu emtiayı kazanıp, tasadduk etmekmidir müslümanın gayesi???? Düşman kazanmak kolaydır, İş o'dur ki; dost kazanmak ve Allah dostlarıyla birlikte olup, daim müjdeleyici olmak varken üstelik.....

    Allah Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  4. 12.Haziran.2011, 23:41
    2
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Namaz her şeyden önce hediyedir. Rab'binden Peygamberine, Peygamberi vasıtasıyla da ümmetine verilmek üzere emanet edilen.

    Rab'binden gelen bir hediye ve emanete nasıl yaklaşmak gerekiyorsa öyle yaklaşmak müslümanın üzerine farz değilmidir.

    Farz'ın terki katl'imi gerektirir.....????

    O halde içimizde iyiliği emredip, kötülükten alı koyacak bir toplumun bulundurulmasında ne mana kalır.

    Bizler değilmiyiz, menfaatlenecek hiç bir şeyimiz yokken, birbirimize sarılıp kardeşim diyerek, kardeşinden menfaatlenen, menfaatlenenin menfaatlendirene Rab'binden rızalık talep eden.

    Mülk Allah'ın ise ve bunu kardeşlerimiz eliyle bize dağıtıyorsa, Rab'bimizin rızası dahilinde olmasını temenni ettiğimiz kardeşlerimizin, yine kardeşlerimizin Rıza-ı Rahman'da muhafaza edilmeleri için duva ederek yine menfaatlenen bizler değilmiyiz.

    Hülasa; bu aşağıların aşağısıda bulunduğumuz ömrümüz dahilinde, hepimiz birer seyyah ve yolcu iken, yolda kalmışa yardım etmek, onun Rab'binden rızalık almak ve o alemlerin en zengininin kuluna Rab'binin rızası için yaklaşmak şiarımız değilmidir.

    Birileri bize NAMAZ KIL Kİ HUZUR BULASIN dediğinde, Huzur'u Rab'bine kul olmakta bulanlar sınıfında bir toplum olmaktan bizi alıkoyan ne olabilir....???? Namaz kılarken bizzat Rab'bine en yakın olduğunu ve Allah dostlarının yakınlığında bir mesafede Rab'bine yaklaşmanın hazzını tatmaktan bizi alıkoyacak robotlaşmış bir hareket ve duvalar silsilesimidir namaz....????

    Acınacak durumda olana zulmetmek, müslümanlığın şiarındanmıdır.....????

    Namaz kılmamak, emanete ve hediyeye yüz çevirmek, gerçekten acınacak bir durum değilmidir.....???? Namaz kılmayana tebliğle vazifeli olmak, her tebliğde Rab'binin Rızasını gözetmek Rab'binin servetinden hanesine servet yazmak değilmidir.....????

    Tabiiki namaz kılmayanlar veya aramızda namaz kılmaktan imtina edecekler olacaktır. Peygamberini fravuna gönderen Rab'bin, al eline kılıncı çık karşısına demediyse ve o fravuna karşı yumuşak huylu ve yumuşak bir ses tonu ile tebliğde bulunmasını neden tavsiye etmiş olabilir.

    Müslüman müjdeleyici olacak. Müslüman her daim muhakeme içerisinde olacak. Müslüman her daim tefekkürde olacak. Müslüman her daim hak'kı tebliğ edip, kötülüklerden kendi uzak durduğu gibi insanları uzak tutmak için Rab'binden gelen her vesileye sarılacak. Müslüman adil olacak. Müslüman her hal ve davranışıyla EMİN olacak. EMİN olduğu nisbette tevazu ve alçak gönüllü olacak. Asla elinde kılıç kalkan katletmeyi düşünmeyecek. Zira bir tek müslüman kazanmak, bir çok meşakkat ve nefs'i islah ise ve bizler bizden öncekilerin başına gelenler bizimde başımıza gelmeden cennete girebileceğimizi mi zannetmekteyiz.....????

    Sırf Rab'bimizin Rızasına kavuşmak için Rab'bimizden geleni Rab'bimizin kuluna tebliğ edip, Rab'bimizin rızasına mazhar olmak servetlerin en büyüklerinden değilmidir????

    Servet kazandığınızı bildiğiniz böyle bir emtiayı nefsinize uyarak elinizin tersiyle iteklemek mi.....???? Yoksa bu emtiayı kazanıp, tasadduk etmekmidir müslümanın gayesi???? Düşman kazanmak kolaydır, İş o'dur ki; dost kazanmak ve Allah dostlarıyla birlikte olup, daim müjdeleyici olmak varken üstelik.....

    Allah Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  5. 13.Haziran.2011, 19:17
    3
    ravza 2
    ALLAH C.C garip bir kulu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2010
    Üye No: 72957
    Mesaj Sayısı: 2,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 31

    Cevap: Mezheplere göre namaz kılmıyanların cezaları nedir?

    RABBİM sizdende razı olsun Hammadun kardeşim cevaba tşkler demekki yıkıcı değil yapıcı olmalıyız ama namazlarıda ihmal etmeyelim lütfen


  6. 13.Haziran.2011, 19:17
    3
    ravza 2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ALLAH C.C garip bir kulu
    RABBİM sizdende razı olsun Hammadun kardeşim cevaba tşkler demekki yıkıcı değil yapıcı olmalıyız ama namazlarıda ihmal etmeyelim lütfen


  7. 13.Haziran.2011, 20:13
    4
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Mezheplere göre namaz kılmıyanların cezaları nedir?

    İslâm Hukukunda had cezaları, bir takım suçlar karşılığında bizzat Allah ve Allah Resûlü (asm) tarafından tesbit edilmiş cezâlardır.

    Ta’zîr cezâları ise, vahiy tarafından netlikle belirtilmeyen;
    hâkimin takdirine ve âlimlerin içtihadına bırakılmış olan cezâlardır.
    Namaz kılmayanlarla ilgili, Allah ve Allah Resûlü’nün (asm) telaffuz buyurduğu her hangi bir had cezâsı söz konusu değildir.
    Şüphesiz, âyet ve hadislerde namaza çok büyük emir ve teşvik vardır. Dünya saadetinin de, âhiret saadetinin de zembereğinin namaz olduğu söylenmiştir. Namaz kılmamanın sonucunun da tehlikeli olacağı konusunda ciddî uyarılar mevcuttur.

    Nitekim, Büreyde’nin (ra) rivâyet ettiği bir hadîs-i şerifte Allah Resûlü (asm) namaz kılmamakla ilgili şöyle buyurmuştur: “Kâfirlerle aramızı ayıran fark, kılmayı taahhüt ettiğimiz namazdır. Kim namazı terk ederse, kâfir olur.”1

    Bu hadîs-i şerîfte yer alan “kâfir olur” hükmü ile; doğrudan namaz kılmayanın mı kast edildiği, namazı önemsemeyenin mi kastedildiği, namazı inkâr ederek terk edenin mi anlatılmak istendiği konusu âlimler arasında tartışılmıştır.
    Hâfız, “Namazı önemsememek küfür sebebi olur” derken; Nihâye’de, namazı “inkâr” ederek terk edenin kâfir olacağı hükmü yer almıştır. Bu hadisin zâhirine bakan İmam Ahmed bin Hanbel, namaz kılmayanın küfre girdiği görüşündedir. Mâlikîler, Şâfiîler ve Hanefîler ise, “inkâr” olmadıkça, namaz kılmayanın küfrüne hükmetmemişler, ancak namaz kılmayanın hemen tevbe etmesini teklif etmişlerdir. Tevbe etmediği takdirde, her üç mezhepte de tevbe edene kadar ta’zir cezâsı gündeme getirilmiştir. Ta’zîr cezâsı ise, yukarıda beyan ettiğimiz gibi, hâkimin ve ulu’l-emrin takdirine göre verilebilen bir cezâ türüdür.
    Diğer yandan İslâm Tarihi boyunca irfan ve irşad müesseselerinin beyaz sayfaları, namaz konusunda teşviki, kolaylaştırmayı ve sevdirmeyi birinci plâna alan sayısız irşâd örnekleriyle doludur.
    Şu halde günümüzde de namaz hususunda gözüken tek çözüm yolu, aydınlatmak, irşad etmek, bilgilendirmek, kolaylaştırmak, sevdirmek, teşvik etmek ve müjdelemekten geçmektedir. Korkutmak, kabir azabıyla veya Cehennem ateşiyle tehdit etmek, zor kullanmak, küfürle itham etmek, kınamak, küçümsemek, dışlamak; Peygamber Efendimizin (asm) “Müjdeleyiniz; nefret ettirmeyiniz! Kolaylaştırınız; zorlaştırmayınız!”2 emrine aykırı fiiller olur. Ki, gâyet nâzik ve nezih bir ibâdet olan namaz için aslâ tasvip edilmez! Bilhassa namazın, kul ile Rabb’i arasındaki en sıcak ve tam huzuru içeren bir iletişim bağı olduğu düşünülürse; çok ehemmiyetli olan bu ibâdetin, insanlara behemehal sevdirilmesi gerektiği daha iyi anlaşılmış olur. Namaz hususunda, vahye dayanmayan bir takdîrî cezâyı telaffuz etmenin bile, bilhassa günümüzde, büyük sancıları ve sakıncaları berâberinde getireceği açıktır. İnsanları namazdan, daha da tehlikelisi dinden soğutmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
    “Namaz iyidir. Fakat her gün her gün beşer defa kılmak çoktur. Bitmediğinden usanç veriyor!” diyen bir adama Üstad Bedîüzzaman Saîd Nursî, nefsi susturan, kalbi tatmin eden, rûha ümit vaad eden, akla yol gösteren, evhamları yok eden, gafleti dağıtan ve günlük hayatımıza çeki düzen getiren beş îkazla cevap vererek, kolaylaştırmak, müjdelemek ve sevdirmek yolunu seçmiş; diğer yolun, yani zor kullanma ve cezâ verme yolunun kapalı olduğunu bilfiil göstermiştir.3
    Risâle-i Nûr baştan başa namaz ve ibâdete dâir teşvik örnekleriyle doludur. Bedîüzzaman’a göre, bilhassa günümüzde îmân ve ibâdetle ilgili sevdirici, bilgilendirici ve kucaklayıcı olmalı, irşâda muhakkak öncelik verilmelidir.

    Dipnot:
    1- Nesâî, Salât, 8;
    2- R. Sâlihîn, 635;
    3- Sözler, s. 243.



  8. 13.Haziran.2011, 20:13
    4
    Silent and lonely rains
    İslâm Hukukunda had cezaları, bir takım suçlar karşılığında bizzat Allah ve Allah Resûlü (asm) tarafından tesbit edilmiş cezâlardır.

    Ta’zîr cezâları ise, vahiy tarafından netlikle belirtilmeyen;
    hâkimin takdirine ve âlimlerin içtihadına bırakılmış olan cezâlardır.
    Namaz kılmayanlarla ilgili, Allah ve Allah Resûlü’nün (asm) telaffuz buyurduğu her hangi bir had cezâsı söz konusu değildir.
    Şüphesiz, âyet ve hadislerde namaza çok büyük emir ve teşvik vardır. Dünya saadetinin de, âhiret saadetinin de zembereğinin namaz olduğu söylenmiştir. Namaz kılmamanın sonucunun da tehlikeli olacağı konusunda ciddî uyarılar mevcuttur.

    Nitekim, Büreyde’nin (ra) rivâyet ettiği bir hadîs-i şerifte Allah Resûlü (asm) namaz kılmamakla ilgili şöyle buyurmuştur: “Kâfirlerle aramızı ayıran fark, kılmayı taahhüt ettiğimiz namazdır. Kim namazı terk ederse, kâfir olur.”1

    Bu hadîs-i şerîfte yer alan “kâfir olur” hükmü ile; doğrudan namaz kılmayanın mı kast edildiği, namazı önemsemeyenin mi kastedildiği, namazı inkâr ederek terk edenin mi anlatılmak istendiği konusu âlimler arasında tartışılmıştır.
    Hâfız, “Namazı önemsememek küfür sebebi olur” derken; Nihâye’de, namazı “inkâr” ederek terk edenin kâfir olacağı hükmü yer almıştır. Bu hadisin zâhirine bakan İmam Ahmed bin Hanbel, namaz kılmayanın küfre girdiği görüşündedir. Mâlikîler, Şâfiîler ve Hanefîler ise, “inkâr” olmadıkça, namaz kılmayanın küfrüne hükmetmemişler, ancak namaz kılmayanın hemen tevbe etmesini teklif etmişlerdir. Tevbe etmediği takdirde, her üç mezhepte de tevbe edene kadar ta’zir cezâsı gündeme getirilmiştir. Ta’zîr cezâsı ise, yukarıda beyan ettiğimiz gibi, hâkimin ve ulu’l-emrin takdirine göre verilebilen bir cezâ türüdür.
    Diğer yandan İslâm Tarihi boyunca irfan ve irşad müesseselerinin beyaz sayfaları, namaz konusunda teşviki, kolaylaştırmayı ve sevdirmeyi birinci plâna alan sayısız irşâd örnekleriyle doludur.
    Şu halde günümüzde de namaz hususunda gözüken tek çözüm yolu, aydınlatmak, irşad etmek, bilgilendirmek, kolaylaştırmak, sevdirmek, teşvik etmek ve müjdelemekten geçmektedir. Korkutmak, kabir azabıyla veya Cehennem ateşiyle tehdit etmek, zor kullanmak, küfürle itham etmek, kınamak, küçümsemek, dışlamak; Peygamber Efendimizin (asm) “Müjdeleyiniz; nefret ettirmeyiniz! Kolaylaştırınız; zorlaştırmayınız!”2 emrine aykırı fiiller olur. Ki, gâyet nâzik ve nezih bir ibâdet olan namaz için aslâ tasvip edilmez! Bilhassa namazın, kul ile Rabb’i arasındaki en sıcak ve tam huzuru içeren bir iletişim bağı olduğu düşünülürse; çok ehemmiyetli olan bu ibâdetin, insanlara behemehal sevdirilmesi gerektiği daha iyi anlaşılmış olur. Namaz hususunda, vahye dayanmayan bir takdîrî cezâyı telaffuz etmenin bile, bilhassa günümüzde, büyük sancıları ve sakıncaları berâberinde getireceği açıktır. İnsanları namazdan, daha da tehlikelisi dinden soğutmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
    “Namaz iyidir. Fakat her gün her gün beşer defa kılmak çoktur. Bitmediğinden usanç veriyor!” diyen bir adama Üstad Bedîüzzaman Saîd Nursî, nefsi susturan, kalbi tatmin eden, rûha ümit vaad eden, akla yol gösteren, evhamları yok eden, gafleti dağıtan ve günlük hayatımıza çeki düzen getiren beş îkazla cevap vererek, kolaylaştırmak, müjdelemek ve sevdirmek yolunu seçmiş; diğer yolun, yani zor kullanma ve cezâ verme yolunun kapalı olduğunu bilfiil göstermiştir.3
    Risâle-i Nûr baştan başa namaz ve ibâdete dâir teşvik örnekleriyle doludur. Bedîüzzaman’a göre, bilhassa günümüzde îmân ve ibâdetle ilgili sevdirici, bilgilendirici ve kucaklayıcı olmalı, irşâda muhakkak öncelik verilmelidir.

    Dipnot:
    1- Nesâî, Salât, 8;
    2- R. Sâlihîn, 635;
    3- Sözler, s. 243.



  9. 13.Haziran.2011, 23:17
    5
    ravza 2
    ALLAH C.C garip bir kulu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2010
    Üye No: 72957
    Mesaj Sayısı: 2,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 31

    Cevap: Mezheplere göre namaz kılmıyanların cezaları nedir?

    ALLAHUTEALA sizlerden razı ols rose bacım en küçük bir tereddüt bir soru hasıl olduğunda sorup buradanda cevap aldığımız için ve bundan yüzlerce mümin okuyup faydalandığı için sağolasınız


  10. 13.Haziran.2011, 23:17
    5
    ravza 2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ALLAH C.C garip bir kulu
    ALLAHUTEALA sizlerden razı ols rose bacım en küçük bir tereddüt bir soru hasıl olduğunda sorup buradanda cevap aldığımız için ve bundan yüzlerce mümin okuyup faydalandığı için sağolasınız





+ Yorum Gönder