Konusunu Oylayın.: Kuranda lokman suresinde geçen "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklayabilir misiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kuranda lokman suresinde geçen "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklayabilir misiniz?
  1. 08.Haziran.2011, 17:26
    1
    tommikks
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Kasım.2009
    Üye No: 63287
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 37

    Kuranda lokman suresinde geçen "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklayabilir misiniz?






    Kuranda lokman suresinde geçen "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklayabilir misiniz? Mumsema Bir bilen varsa lütfen kuranda lokman suresinde geçen "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklayabilir mi?
    yani buradan parasal işleri anlamamız gerekiyorsa ki zaten Allah'a eş koşacak kadar sapıtmış ve dinin gereklerini yerine getirmeyen bir ana baba ile ortak ne olabilir(?), o zaman şöyle bir sorum olacak. bu tarz insanların varı yoğu, paraları ve bu dünya olduğu için hiç bir zamanda karınlarının doyacağını veya isteklerinin biteceğini sanmıyorum, bu durumda elimizde var ise ileride banada lazım olur diyerek parayı kendi tasarrufumuzda kullanma veya saklama hakkımız var mı yok mu?
    bu konu çok önemli çünkü ne namaz kılan ne oruç tutan kurandan bi haber ama kendini inançlı olarak tanıtan ve işine geldiği gibi davranan bir sürü ebebeyin var. işleri düşünce canım oğlum kızım ama işleri bitince yine kendi istek ve dileklerinden bir nebze olsun ödün vermeden kendi yanlış yollarında gidebiliyorlar ve hatta becerebilirlerse sizide yolunuzdan döndürmeye çalışabiliyorlar.
    başını kaparsan sana analık hakkımı helal etmem diyen bile çıkabiliyor, ne olur biri bu "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklasın,
    selametle


  2. 08.Haziran.2011, 17:26
    1
    tommikks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Bir bilen varsa lütfen kuranda lokman suresinde geçen "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklayabilir mi?
    yani buradan parasal işleri anlamamız gerekiyorsa ki zaten Allah'a eş koşacak kadar sapıtmış ve dinin gereklerini yerine getirmeyen bir ana baba ile ortak ne olabilir(?), o zaman şöyle bir sorum olacak. bu tarz insanların varı yoğu, paraları ve bu dünya olduğu için hiç bir zamanda karınlarının doyacağını veya isteklerinin biteceğini sanmıyorum, bu durumda elimizde var ise ileride banada lazım olur diyerek parayı kendi tasarrufumuzda kullanma veya saklama hakkımız var mı yok mu?
    bu konu çok önemli çünkü ne namaz kılan ne oruç tutan kurandan bi haber ama kendini inançlı olarak tanıtan ve işine geldiği gibi davranan bir sürü ebebeyin var. işleri düşünce canım oğlum kızım ama işleri bitince yine kendi istek ve dileklerinden bir nebze olsun ödün vermeden kendi yanlış yollarında gidebiliyorlar ve hatta becerebilirlerse sizide yolunuzdan döndürmeye çalışabiliyorlar.
    başını kaparsan sana analık hakkımı helal etmem diyen bile çıkabiliyor, ne olur biri bu "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklasın,
    selametle


    Benzer Konular

    - Kur'an-ı Kerim'de geçen "Hûr" ve "İn" kelimeleri sarf ilmi yönünden ne kelimedir

    - Kuranda geçen "Yaptık" "Yarattık" kelimeleri

    - Fatiha suresinde "Malikiyevmtidin" mi yoksa "Mimalikiyavmidin" mi?

    - Kur'an'da bahsi geçen "şüphe" ve "mutmain olamama" aynı şey midir? Değilse arala

    - Lokman suresi 25. ayet: Andolsun ki onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mu

  3. 09.Haziran.2011, 10:23
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: kuranda lokman suresinde geçen "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklayabilir mi?




    Alıntı
    Bir bilen varsa lütfen kuranda lokman suresinde geçen "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklayabilir mi?
    kuranda lokman suresinde geçen "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklayabilir mi? yani buradan parasal işleri anlamamız gerekiyorsa ki zaten Allah'a eş koşacak kadar sapıtmış ve dinin gereklerini yerine getirmeyen bir ana baba ile ortak ne olabilir(?), o zaman şöyle bir sorum olacak. bu tarz insanların varı yoğu, paraları ve bu dünya olduğu için hiç bir zamanda karınlarının doyacağını veya isteklerinin biteceğini sanmıyorum, bu durumda elimizde var ise ileride banada lazım olur diyerek parayı kendi tasarrufumuzda kullanma veya saklama hakkımız var mı yok mu?
    bu konu çok önemli çünkü ne namaz kılan ne oruç tutan kurandan bi haber ama kendini inançlı olarak tanıtan ve işine geldiği gibi davranan bir sürü ebebeyin var. işleri düşünce canım oğlum kızım ama işleri bitince yine kendi istek ve dileklerinden bir nebze olsun ödün vermeden kendi yanlış yollarında gidebiliyorlar ve hatta becerebilirlerse sizide yolunuzdan döndürmeye çalışabiliyorlar.
    başını kaparsan sana analık hakkımı helal etmem diyen bile çıkabiliyor, ne olur biri bu "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklasın,
    selametle
    15. “Ey İnsanoğlu! Ana baba, seni, körü körüne Bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme; dünya işlerinde onlarla güzel geçin; Bana yönelen kimsenin yoluna uy; sonunda dönüşünüz Banadır. O zaman, yaptıklarınızı size bildiririm.”

    Eğer hakkında bilgin olmayan bir konuda anan ve baban seni Bana şirk koşmaya zorlarlarsa, senden Bana karşı şirk isterlerse, seni Bana ortak koşmaya mecbur ederlerse sakın o ikisine itaat etme. Ama dünya konusunda onlarla iyi geçin. Onlara güzel muamelede bulun. Evet ana ve baba Allah’tan sonra itaat edilecek, iyi davranılacak, Allah’tan sonra teşekkür edilecek sahiplerimizdir. Bizim üzerimizde Allah’tan sonra en çok hak sahibi olanlardır onlar. Onlarla iyi geçinmek, onlara itaat etmek zorundayız. Ama eğer babamız anamız Allah’la bir çatışma içine girerler, bizden Allah’ın istemediği bir şeyi yapmamızı isterlerse, bizi Rabbimize isyana teşvik ederlerse, bizi Rabbimize kulluktan uzaklaştırmaya, Rabbimizle aramızı açmaya ça-lışırlarsa işte o zaman onların istediklerine itaat hakları bitiyor.

    Arkadaşlar, bu konuda, ana babaya itaat konusunda kitabımızın önceki âyetlerinde de bilgi geçmişti. Müslüman ana babasına Allah’ın istediği gibi davranmak zorundadır. Müslüman ana babasına onların istedikleri gibi değil, Allah’ın istediği gibi davranmak zorundadır. Çünkü ana baba ilimsiz olarak, vahiyden habersiz olarak çocuklarından bir şeyler isteyebilirler. Çocuklarından Allah ve Resûlünün razı olmayacakları şeyleri isteyebilirler. Öyleyse Müslüman sürekli ana baba karşısında Allah huzurunda olduğunun bilinci içinde olmak ve onlarla ilişkilerinde Allah ve Resûlünü gücendirmemeye gayret göstermek zorundadır. İşte Rabbimiz bu âyetiyle hem evlâtları, hem de ana babaları uyarmaktadır.

    Ey Müslüman evlâtlar, eğer ana babalarınız ilimsiz olarak, Allah vahyinden, Allah bilgisinden, peygamber bilgisinden habersiz olarak sizi Bana şirk koşmaya, sizi Bana isyana zorlayacak olurlarsa sakın onlara itaat etmeyin. Sakın onları dinlemeyin. Ana babamız diye sakın onların her isteklerini, her arzularını mutlak doğru zannedip, onları yerine getirip onları putlaştırmaya kalkışmayın. Onların Benim ve elçimin arzularına uyup uymadığını kontrol edin. Onların istekleri karşısında Benim huzurumda olduğunuzu, onlardan önce Bana karşı sorumlu olduğunuzu, Benim onların da, sizin de Rabbiniz olduğumu, onlardan önce Beni gücendirmemeniz gerektiğini unutmayın.

    Evet unutmamalıyız ki evlât olarak bizler önce Rabbimize karşı sorumluyuz. Bakın âyetin devamında diyor ki Rabbimiz dönüşünüz Banadır. Siz bilirsiniz, sonunda yaptıklarınızın hesabını Bana ödeyeceksiniz. Sizi yoktan var eden, size sahip olduğunuz her şeyi veren Benim ve sonunda yaşadığınız hayatınızdan hesaba çekecek olan da Benim. Yâni sizi analarınız, babalarınız yaratmadı. Bu hayatı size onlar vermedi. Sonunda sizi hesaba çekecek olanlar da onlar değildir. Hesabı onlara değil Bana ödeyeceksiniz. Onların yargılarına değil Benim yargılarıma teslim olacaksınız.

    O halde ana babalarınız istedi diye sakın Beni darıltacak şeylerde onlara itaat etmeyin. Onlar sizden bir şey istedikleri zaman önce Bana bir sorun. Ya Rabbi, Sen bundan razımızın, değil misin? Bunu yapayım mı? Yapmayayım mı? diyerek o konuda önce Benim onayımı alın. Eğer Ben demişsem ki evet kulum, Benim istediğim de odur, Benim rızam da onu yapmandadır, yap onu; değilse anan baban da olsa itaat etme onlara. Çünkü senin üzerinde onlardan önce hak sahibi Benim diyor Rabbimiz. Öyleyse bir Müslüman olarak bizler Allah’a vereceğimiz hesabı bir tarafa bırakıp ta, Allah’a değil de anamıza babamıza, ya da onlar gibi diğer insanlara, topluma, güçlülere asla itaat edemeyiz. Allah’ı bırakıp ta Onun berisindeki varlıkları asla putlaştırmayacağız.

    Tabii bu âyetiyle evlâtlara bunları söyleyen Rabbimiz ana babaları da uyarmaktadır. Nasıl? Ana baba evvela ilimle hareket etmek zorundadır. Ana baba önce vahyi tanımak zorundadır. Ana baba evlâtlarından isteyeceklerini Allah ve Resûlünün arzularına göre isteyecek noktaya gelmelidirler. Ana baba ilimden habersiz, vahiyden habersiz olarak kendilerini tanrılaştırıp Allah ve Resûlünü darıltacak şeyleri istememelidirler evlâtlarından. Allah’a ve peygambere rağmen, Allah’ın kitabı ve Resûlünün sünnetine rağmen ben anayım, ben babayım, ben böyle istiyorum, ben istediğim için yapacaksın dememeliyiz. Kendimizi Allah ve Resûlünün önüne geçirip putlaştırmamalıyız. Unutmamalıyız ki evlâtlar ve ebeveynler olarak hepimiz yarın Allah’ın huzuruna gideceğiz. Hepimizin hesabını tutan, hepimizin hesabını görecek olan O’dur. O’nun dışında herkesin yetkileri O’nun tarafından belirlenmiş geçici yetkilerdir. İmtihan için verilmiş yetkilerdir.

    Ama dinin, îmanın, tevhidin, şirkin dışında kalan dünya işlerine gelince bu konularda da onlarla iyi geçinin. Seni dinden, îmandan çıkarıp şirke düşürmeyecek dünya konularında onlara itaat edebilirsin. Onların gönüllerini alırsın.

    Sen o zaman Bana yönelen kimsenin yoluna tabi ol. Sonra unutmayın ki dönüşünüz Banadır, Ben size yaptıklarınızın tamamını ve o yaptıklarınızın karşılığını haber veririm. Amellerinizin değerlendirmesini Ben size haber vereceğim. Evet yaşadığımız bu hayatın sonunda O’nun huzuruna gideceğiz. Sonunda O’nun değer yargısıyla karşı karşıya kalacağız. Ve hiç birimiz O’nun değer yargısına itiraz edemeyeceğiz.


  4. 09.Haziran.2011, 10:23
    2
    Editör



    Alıntı
    Bir bilen varsa lütfen kuranda lokman suresinde geçen "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklayabilir mi?
    kuranda lokman suresinde geçen "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklayabilir mi? yani buradan parasal işleri anlamamız gerekiyorsa ki zaten Allah'a eş koşacak kadar sapıtmış ve dinin gereklerini yerine getirmeyen bir ana baba ile ortak ne olabilir(?), o zaman şöyle bir sorum olacak. bu tarz insanların varı yoğu, paraları ve bu dünya olduğu için hiç bir zamanda karınlarının doyacağını veya isteklerinin biteceğini sanmıyorum, bu durumda elimizde var ise ileride banada lazım olur diyerek parayı kendi tasarrufumuzda kullanma veya saklama hakkımız var mı yok mu?
    bu konu çok önemli çünkü ne namaz kılan ne oruç tutan kurandan bi haber ama kendini inançlı olarak tanıtan ve işine geldiği gibi davranan bir sürü ebebeyin var. işleri düşünce canım oğlum kızım ama işleri bitince yine kendi istek ve dileklerinden bir nebze olsun ödün vermeden kendi yanlış yollarında gidebiliyorlar ve hatta becerebilirlerse sizide yolunuzdan döndürmeye çalışabiliyorlar.
    başını kaparsan sana analık hakkımı helal etmem diyen bile çıkabiliyor, ne olur biri bu "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklasın,
    selametle
    15. “Ey İnsanoğlu! Ana baba, seni, körü körüne Bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme; dünya işlerinde onlarla güzel geçin; Bana yönelen kimsenin yoluna uy; sonunda dönüşünüz Banadır. O zaman, yaptıklarınızı size bildiririm.”

    Eğer hakkında bilgin olmayan bir konuda anan ve baban seni Bana şirk koşmaya zorlarlarsa, senden Bana karşı şirk isterlerse, seni Bana ortak koşmaya mecbur ederlerse sakın o ikisine itaat etme. Ama dünya konusunda onlarla iyi geçin. Onlara güzel muamelede bulun. Evet ana ve baba Allah’tan sonra itaat edilecek, iyi davranılacak, Allah’tan sonra teşekkür edilecek sahiplerimizdir. Bizim üzerimizde Allah’tan sonra en çok hak sahibi olanlardır onlar. Onlarla iyi geçinmek, onlara itaat etmek zorundayız. Ama eğer babamız anamız Allah’la bir çatışma içine girerler, bizden Allah’ın istemediği bir şeyi yapmamızı isterlerse, bizi Rabbimize isyana teşvik ederlerse, bizi Rabbimize kulluktan uzaklaştırmaya, Rabbimizle aramızı açmaya ça-lışırlarsa işte o zaman onların istediklerine itaat hakları bitiyor.

    Arkadaşlar, bu konuda, ana babaya itaat konusunda kitabımızın önceki âyetlerinde de bilgi geçmişti. Müslüman ana babasına Allah’ın istediği gibi davranmak zorundadır. Müslüman ana babasına onların istedikleri gibi değil, Allah’ın istediği gibi davranmak zorundadır. Çünkü ana baba ilimsiz olarak, vahiyden habersiz olarak çocuklarından bir şeyler isteyebilirler. Çocuklarından Allah ve Resûlünün razı olmayacakları şeyleri isteyebilirler. Öyleyse Müslüman sürekli ana baba karşısında Allah huzurunda olduğunun bilinci içinde olmak ve onlarla ilişkilerinde Allah ve Resûlünü gücendirmemeye gayret göstermek zorundadır. İşte Rabbimiz bu âyetiyle hem evlâtları, hem de ana babaları uyarmaktadır.

    Ey Müslüman evlâtlar, eğer ana babalarınız ilimsiz olarak, Allah vahyinden, Allah bilgisinden, peygamber bilgisinden habersiz olarak sizi Bana şirk koşmaya, sizi Bana isyana zorlayacak olurlarsa sakın onlara itaat etmeyin. Sakın onları dinlemeyin. Ana babamız diye sakın onların her isteklerini, her arzularını mutlak doğru zannedip, onları yerine getirip onları putlaştırmaya kalkışmayın. Onların Benim ve elçimin arzularına uyup uymadığını kontrol edin. Onların istekleri karşısında Benim huzurumda olduğunuzu, onlardan önce Bana karşı sorumlu olduğunuzu, Benim onların da, sizin de Rabbiniz olduğumu, onlardan önce Beni gücendirmemeniz gerektiğini unutmayın.

    Evet unutmamalıyız ki evlât olarak bizler önce Rabbimize karşı sorumluyuz. Bakın âyetin devamında diyor ki Rabbimiz dönüşünüz Banadır. Siz bilirsiniz, sonunda yaptıklarınızın hesabını Bana ödeyeceksiniz. Sizi yoktan var eden, size sahip olduğunuz her şeyi veren Benim ve sonunda yaşadığınız hayatınızdan hesaba çekecek olan da Benim. Yâni sizi analarınız, babalarınız yaratmadı. Bu hayatı size onlar vermedi. Sonunda sizi hesaba çekecek olanlar da onlar değildir. Hesabı onlara değil Bana ödeyeceksiniz. Onların yargılarına değil Benim yargılarıma teslim olacaksınız.

    O halde ana babalarınız istedi diye sakın Beni darıltacak şeylerde onlara itaat etmeyin. Onlar sizden bir şey istedikleri zaman önce Bana bir sorun. Ya Rabbi, Sen bundan razımızın, değil misin? Bunu yapayım mı? Yapmayayım mı? diyerek o konuda önce Benim onayımı alın. Eğer Ben demişsem ki evet kulum, Benim istediğim de odur, Benim rızam da onu yapmandadır, yap onu; değilse anan baban da olsa itaat etme onlara. Çünkü senin üzerinde onlardan önce hak sahibi Benim diyor Rabbimiz. Öyleyse bir Müslüman olarak bizler Allah’a vereceğimiz hesabı bir tarafa bırakıp ta, Allah’a değil de anamıza babamıza, ya da onlar gibi diğer insanlara, topluma, güçlülere asla itaat edemeyiz. Allah’ı bırakıp ta Onun berisindeki varlıkları asla putlaştırmayacağız.

    Tabii bu âyetiyle evlâtlara bunları söyleyen Rabbimiz ana babaları da uyarmaktadır. Nasıl? Ana baba evvela ilimle hareket etmek zorundadır. Ana baba önce vahyi tanımak zorundadır. Ana baba evlâtlarından isteyeceklerini Allah ve Resûlünün arzularına göre isteyecek noktaya gelmelidirler. Ana baba ilimden habersiz, vahiyden habersiz olarak kendilerini tanrılaştırıp Allah ve Resûlünü darıltacak şeyleri istememelidirler evlâtlarından. Allah’a ve peygambere rağmen, Allah’ın kitabı ve Resûlünün sünnetine rağmen ben anayım, ben babayım, ben böyle istiyorum, ben istediğim için yapacaksın dememeliyiz. Kendimizi Allah ve Resûlünün önüne geçirip putlaştırmamalıyız. Unutmamalıyız ki evlâtlar ve ebeveynler olarak hepimiz yarın Allah’ın huzuruna gideceğiz. Hepimizin hesabını tutan, hepimizin hesabını görecek olan O’dur. O’nun dışında herkesin yetkileri O’nun tarafından belirlenmiş geçici yetkilerdir. İmtihan için verilmiş yetkilerdir.

    Ama dinin, îmanın, tevhidin, şirkin dışında kalan dünya işlerine gelince bu konularda da onlarla iyi geçinin. Seni dinden, îmandan çıkarıp şirke düşürmeyecek dünya konularında onlara itaat edebilirsin. Onların gönüllerini alırsın.

    Sen o zaman Bana yönelen kimsenin yoluna tabi ol. Sonra unutmayın ki dönüşünüz Banadır, Ben size yaptıklarınızın tamamını ve o yaptıklarınızın karşılığını haber veririm. Amellerinizin değerlendirmesini Ben size haber vereceğim. Evet yaşadığımız bu hayatın sonunda O’nun huzuruna gideceğiz. Sonunda O’nun değer yargısıyla karşı karşıya kalacağız. Ve hiç birimiz O’nun değer yargısına itiraz edemeyeceğiz.


  5. 03.Mart.2012, 12:51
    3
    tommikks
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Kasım.2009
    Üye No: 63287
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 37

    Cevap: kuranda lokman suresinde geçen "dünya işlerinin" ne olduğunu açıklayabilir misiniz?

    Birde şöyle bir şey okudum diyanetten, başka kardeşlerede yararı olur diyerek aktarayım;

    "ancak anne ve babanın, allah'ın emirlerine aykırı olan isteklerine uyulmaz. nitekim kur'an-ı kerim'de şöyle buyrulmuştur:

    "eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa onlara itaat etme, onlarla dünyada iyi geçin."6

    sa'd ibn ebî vakkas (r.a.) "bu ayet özellikle benim hakkımda nazil olmuştur.'' diyerek sebebini şöyle açıklamıştır: "ben anneme iyilik ve itaat eden bir evlâttım. ben müslüman olunca annem bana:

    - oğlum sa'd, bu yaptığın nedir? ya sen bu dinini bırakırsın, yahut ta ben açlık grevine başlar ölürüm. sen de benim yüzümden: "ey anasının katili" diye ayıplanırsın, dedi. ben de.

    - anneciğim, böyle yapma, iyi bil ki, ben bu dini bırakmam, dedim ve iki gün iki gece bekledim. annem bu süre içinde ne yedi ne içti. bunun üzerine ben:

    - anne, vallahi iyi bil ki, senin yüz canın olsa da bunlar birer birer çıksa, ben bu dinimi yine bırakmam, artık sen ister grevden vaz geç, ister greve devam et, dedim. annem benim bu kesin kararımı görünce grevden vazgeçti ve yedi. bunun üzerine bu ayet-i kerime nazil oldu.""


  6. 03.Mart.2012, 12:51
    3
    tommikks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Birde şöyle bir şey okudum diyanetten, başka kardeşlerede yararı olur diyerek aktarayım;

    "ancak anne ve babanın, allah'ın emirlerine aykırı olan isteklerine uyulmaz. nitekim kur'an-ı kerim'de şöyle buyrulmuştur:

    "eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa onlara itaat etme, onlarla dünyada iyi geçin."6

    sa'd ibn ebî vakkas (r.a.) "bu ayet özellikle benim hakkımda nazil olmuştur.'' diyerek sebebini şöyle açıklamıştır: "ben anneme iyilik ve itaat eden bir evlâttım. ben müslüman olunca annem bana:

    - oğlum sa'd, bu yaptığın nedir? ya sen bu dinini bırakırsın, yahut ta ben açlık grevine başlar ölürüm. sen de benim yüzümden: "ey anasının katili" diye ayıplanırsın, dedi. ben de.

    - anneciğim, böyle yapma, iyi bil ki, ben bu dini bırakmam, dedim ve iki gün iki gece bekledim. annem bu süre içinde ne yedi ne içti. bunun üzerine ben:

    - anne, vallahi iyi bil ki, senin yüz canın olsa da bunlar birer birer çıksa, ben bu dinimi yine bırakmam, artık sen ister grevden vaz geç, ister greve devam et, dedim. annem benim bu kesin kararımı görünce grevden vazgeçti ve yedi. bunun üzerine bu ayet-i kerime nazil oldu.""





+ Yorum Gönder