+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Sizden gelen sorular Kategorisinden Evleneceğimiz insanda kaderimiz de mi yazılı? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. ordeall
    Emekli
    Reklam

    Evleneceğimiz insanda kaderimiz de mi yazılı?

    Reklam





    Evleneceğimiz insanda kaderimiz de mi yazılı? Mumsema Çogu insanlar diyor 1 kız la 1 erkek dogdumu onların alınlarına kiminle evlenecekleri yazılır böyle birşey varmı gerçekten?





  2. _aSya_
    ฟΣŁΣףּ ╜

    Cevap: Evlenecegimiz insanda kaderimiz de mi yazılı?


    Reklam


    Kaderi ikiye ayırabiliriz: ızdırari kader, ihtiyari kader.



    "ızdırari kader"de bizim hiçbir tesirimiz yok. O, tamamen irademiz dışında yazılmış. Dünyaya geleceğimiz yer, annemiz, babamız, şeklimiz, kabiliyetlerimiz ızdırari kaderimizin konusu. Bunlara kendimiz karar veremeyiz. Bu nevi kaderimizden dolayı mesuliyetimiz de yok.



    İkinci kısım kader ise, irademize bağlıdır. Biz neye karar vereceksek ve ne yapacaksak, Allah ezeli ilmiyle bilmiş, öyle takdir etmiştir. Sizin sorduğunuz soruda bu alanda müzakere edilmektedir. Yani siz bir aday tipi belirliyorsunuz ve arıyorsunuz. Allah’ta sizin istediğiniz vasıflara sahip birkaç kişiyi önünüze çıkarıyor. Sizde bunlardan birini iradenizle beğenip kabul ediyorsunuz. Alah’ın alacağınız eşin kim olduğunu ezelde bilmesi kader, fakat sizin iradenizle seçmeniz cüz’i irade dediğimiz insanın mesuliyet sınırlarıdır.



    Kalbimiz çarpıyor, kanımız temizleniyor, hücrelerimiz büyüyor, çoğalıyor, ölüyor. Vücudumuzda, bizim bilmediğimiz birçok işler yapılıyor. Bunların hiçbirini yapan biz değiliz. Uyuduğumuz zaman bile bu tür faaliyetler devam ediyor.



    Ama şunu da çok iyi biliyoruz ki, kendi isteğimizle yaptığımız işler de var. Yemek, içmek, konuşmak, yürümek gibi fiillerde karar veren biziz. Zayıf da olsa bir irademiz, az da olsa bir ilmimiz, cılız da olsa bir gücümüz var.



    Yol kavşağında hangi yoldan gideceğimize kendimiz karar veriyoruz. Hayat ise, yol kavşaklarıyla dolu.



    Şu halde, bilerek tercih ettiğimiz, hiçbir zorlamaya maruz kalmaksızın karar verip işlediğimiz bir suçu kendimizden başka kime yükleyebiliriz?


    İnsanın cüz-i ihtiyari adı verilen iradesi, önemsiz gibi görülmekle beraber, kainatta geçerli olan kanunlardan istifade ederek büyük işlerin meydana gelmesine sebep olmaktadır.



    Bir apartmanın üst katının lütuflarla, bodrum katının ise işkence aletleriyle dolu olduğunu ve bir şahsın bu apartmanın asansörü içerisinde bulunduğunu farz ediniz. Kendisine, apartmanın bu keyfiyeti daha önce anlatılmış bulunan bu zat, üst katın düğmesine bastığında lütfa mazhar olacak, alt katın düğmesine bastığında ise azaba duçar olacaktır.



    Burada iradenin yaptığı tek şey, sadece hangi düğmeye basılacağına karar vermesi ve teşebbüse geçmesidir. Asansör ise, o zatın kudret ve iradesiyle değil, belirli fizik ve mekanik kanunlarla hareket etmektedir. Yani, insan üst kata kendi iktidarıyla çıkmadığı gibi, alt kata da kendi iktidarıyla inmemektedir. Bununla beraber asansörün nereye gideceğinin tayini, içindeki şahsın iradesine bırakılmıştır.



    İnsanın kendi iradesiyle yaptığı bütün işler, bu ölçüyle değerlendirilebilir. Mesela; cenab-ı hak, meyhaneye gitmenin haram, camiye gitmenin ise faziletli olduğunu insanlara bildirmiş bulunmaktadır. İnsan bedeni ise kendi iradesiyle, misaldeki asansör gibi her iki yere de gitmeye müsait bir yapıdadır.



    Kainattaki faaliyetlerde olduğu gibi, beden içindeki faaliyetlerde de insanın iradesi söz konusu olmamakta ve insan bedeni, kanun-u külli adı verilen ilahi kanunlarla hareket etmektedir. Fakat onun nereye gideceğinin tayini, insanın irade ve ihtiyarına bırakılmıştır. O hangi düğmeye basarsa, yani nereye gitmek isterse, beden oraya doğru hareket etmekte, dolayısıyla da gideceği yerin mükafatı veya cezası o insana ait olmaktadır.

    Dikkat edilirse, kaderi bahane ederek, “benim ne suçum var” diyen kişinin, iradeyi yok saydığı görülür.



    Eğer insan, “rüzgarın önünde sürüklenen bir yaprak” ise, seçme kabiliyeti yoksa, yaptığından mesul değilse, o zaman suçun ne manası kalır? Böyle diyen kişi, bir haksızlığa uğradığı zaman mahkemeye müracaat etmiyor mu?



    Halbuki, anlayışına göre şöyle düşünmesi gerekirdi: “bu adam benim evimi yaktı, namusuma dil uzattı, çocuğumu öldürdü, ama mazurdur. Kaderinde bu fiilleri işlemek varmış, ne yapsın, başka türlü davranmak elinden gelmezdi ki.”



    Hakkı çiğnenenler gerçekten böyle mi düşünüyorlar?



    İnsan yaptığından sorumlu olmasaydı, “iyi” ve “kötü” kelimeleri manasız olurdu. Kahramanları takdire, hainleri aşağılamaya gerek kalmazdı. Çünkü, her ikisi de yaptığını isteyerek yapmamış olurlardı. Halbuki hiç kimse böyle iddialarda bulunmaz. Vicdanen her insan, yaptıklarından sorumlu olduğunu ve rüzgarın önünde bir yaprak gibi olmadığını kabul eder.

    Selam ve dua ile...

  3. Ehfiya
    عُضْو
    Çogu insanlar diyor 1 kız la 1 erkek dogdumu onların alınlarına kiminle evlenecekleri yazılır böyle birşey varmı gerçekten?
    Değerli Kardeşimiz;
    Allah (c.c) tüm kullarının ezeli ilmiyle, ilerde ne yapacaklarını, kiminle evleneceklerini yani gaybı bilir.
    Sizin yapmanız gereken Kadere iman etmeniz ve Rabbinizden hayırlı olanı dilemenizdir...

    Yüce Allah:
    ''Hiç şüphesiz, biz herşeyi kader ile yarattık.'' (54/49)
    buyurmaktadır.

    Hayırla Kalın..

  4. HAMMADUN
    Emekli
    Eğer bir insan kaderimi değiştirdim diyebiliyorsa GAYBI DA BİLİYOR DEMEKTİR.

    Oysa GAYBIN ANAHTARLARI RAB'bimin KATINDADIR.

    KADER NEDİR peki....????

    GAYBIN ANAHTARLARI gibi KADER'in bilgiside, Rab'bimin katındadır. Hatta Ruh'un bilgiside....

    Bize onlardan çok az bilgiler verilmiştir. O'da gören göze, duyan kulağa ve hisseden kalbe.

    BEN KADERİMİ DEĞİŞTİRDİM....!!!!

    Nasıl Becerdin Peki.

    Şu şöyle olacaktıda, bu böyle olacaktıda. Düşündüm. Şunu şöyle yapacağıma böyle yaptım. Sonuçta şu şöyle olmadı, buda böyle olmadı.

    Eğer şu şöyle olmadı ve bu böyle olmadı ise, sen düşünmeseydin belki olacaktı. Ama düşündün. Kaderini değiştirmedin. Düşündüğün için o öyle oldu. Aklını kullandın. Ama yine kaderini yaşadın. Zira senin yaşıyacağın kaderden asla ve kat-a Rab'bin gafil değildir. O herşeyi HAK'kıyla bilen, İlim ve Hikmet sahibidir. O kaderi birebir yaşarken, yaşadıklarına da Rab'bini şahit tutan yine sensin. Zira Cüz'i iradenle başbaşa iken dahi, Rab'bine verdiğin AHD'in dışında hiç bir şey yaşıyamıyorsun. Zira sendeki karakterler, senin kaderinin şekillenmesinde seninle birlikte var oluyor.

    Daha müşahhas bir örnek verelim. Hemde bizden olsun.

    Bir gün yolda yürürken bir gıcırtı koptu ve neredeyse burnumun, milim denilecek mesafesinden, bir reklam tabelası ki; baya hatırı sayılır büyüklükte bir tabela. Bir tarafı zincirle yukarıya bağlı kalmış, bir tarafı kopunca burnumun önünden büyük bir hizla geçti. Bu arada bizde tabelayı takip ediyoruz. Zira gittiği gibi birde bunun dönüşü var. Gelip çarpma ihtimali var. Tam o sırada yoldan da bir araba son sürat yanımızdan geçtiki, iki arada bir derede kaldık.

    O anda tabelanın korkusundan yola atlamış olsaydık, aracın altında kalma ihtimalimiz oldukça yüksekti. Olduğumuz yerde durup, tabelayı takip edince bu akıbetten kurtulduk.

    Peki o aracın o anda oradan geçeceğini biliyormuyduk. Tabiki Hayır.
    Peki bizim yerimizde başka biri olsaydı o anda yola atlarmıydı....??? Belki atlardı ama o anda da belki araç olmazdı.
    Belki araç olurdu da, bir araç çarpardı bizi havalandırırdı. Dönüşte havadaki bize birde tabela çarpardı. Sonrada ayağa kalkıp yürüyüp giderdik.

    OLMAZ ÖYLE ŞEY dediğinizi duyar gibiyim....????

    Yolda yürürken ayağı tökezleyip biri düşüp kafayı kaldırıma çarpıyor ölüyorda, Boğaz köprüsünden adam suya atlıyorda, suyun beton etkisi göstermesine hala hayatta bulunuyorsa bu neden olmasın.

    Netice itibariyle bize ne araba çarptı, ne tabela. Zaten bana ne araba çarpacaktı. Ne de tabela kaderde öyle bişey yok. Nereden biliyorum kaderde öyle bişey olmadığını. O zaman dilimini yaşadım bitti ve şimdi değerlendiriyorum. Ama yaşarken bir an sonrasının şöyle olacağını değerlendirecek olursam, Allah muhafaza şirke girerim.

    Peki bir an sonrası için tedbir alırsam....????

    Tedbir alırsın ama takdire mani olmak mümkün olmaz. Nice tedbirlerle takdire mani olamayanlar olduğu gibi. Nice tedbirsizliklerle takdir içerisinde yaşıyanlarda malumunuzdur.

    Hülasa yazı yine uzadı hemen bağlayalım..... Rab'bimizle ahitleştiğimizde, karakterlerimiz kendimize seçtiklerimizle birlikte kader oldu. Kaderi biz yazdırdık. Rab'bim de yazıp şahit oldu. Yinede, beni kendinin görünmediği bir gayb aleme gönderseydin, biz sana o gayb alemde ne ibadetler yapardık. Demeyelim diye bizi bu gayb aleme gönderdi. Peki biz ne yapıyoruz. Tabiki ne ahid vermişsek, o ahid üzere burada da Rab'bimizi kendimize şahit tuttuğumuz hal üzere devam ediyoruz. Bunda hiç kimsenin şek ve şüphesi olmasın. Zira Rab'bimiz yarattığı her canlının ne yapacağını HAK'kıyla bilendir. Kader değişmez, değiştirilemez. Geçmişi bu günle değerlendirip, KEŞKE ŞÖYLE YAPSAYDIM. BÖYLE OLSAYDI demek dahi, pek ileri bir tabir olacak ama ŞİRK'e kadar uzanan bir yol gibi görünüyor.

    Hayr'ıda, Şer'ride, Hayr'dan şerri, Şerden Hayrı çıkaranda, kaderi ve onun üzerindeki hükmü bilende, asla kendisine hiç bir soru soramayacağımız, soracağımız her sorunun karşılığının önümüzde olduğu o günde İnşaallah Rab'bim hepimizden razı olacak vesileler ve o vesilelere sarılan bizler eyler katında. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.

  5. ordeall
    Emekli
    Ben bir kızı çok sevdim oda beni sevmişti ama yapmadıgım birşey hakkında suçlandım ondan çok agır hakaretler duydum canı acımıştı belliki ama yapmadıgım halde yaptı diye suçlandım kendimi ıspatlayamadım Çogu zaman ALLAH a DUA EDİYORUM bu kız olsun diye ama yapmadıgım birşey hakkında suçlanmak çok zoruma gidiyor bizim için en hayırlısı olduguna neden inanmıyorsun diyor bunda inanmıcak birşey yok ki ben öyle birşey yapmadım ALLAH şahidim diyorum Yatmadan elini kalbine koy beni ALLAH a SOR DEDİM eger içine bir ferahlık vurursa anla ben suçsuzum dedim ama yaptımı bilmiyorum demekki ferahlık vurmadı içine ama ben yapmadım ki kötü birşey bundada bi hayır vardır diyebilirmiyiz biz isimlerimizi birleştiredigimizde bile KADER yazısı çıkıyor adım kadir onunda derya KA ve DER bu da bi hikmet değilmidir sizce sevdigili kardeşlerim

  6. Misafir
    Allaha bolca dua et ve hayirlisini iste. Cok sevmek cok defa yanilmaktir.

  7. Misafir
    Arkadaslar diyorsunuz annemiz Babamız kaderimi zde yazıyorsa emin olun ki evlenecegim iz kişide ve çocuklarımıza dahi o nesil yazılı sadece evlenecegim kişiyi hayırlı eyle die dua edersen Allahın yazdı gi kişi hayirsizsa duan orda kabul olabilir

  8. Misafir
    Ben smdi biri için dua ediyorm evleneyim diye o kaderim de yoksa olmaz evde kalmak ta kaderdir bunun için hocalar gitmeyin nasibini allah verir isterse.. istemezse 10kisi istede o iş olmaz bu arada Nasibide kimse kapatamaz hersey Allahın elindedir ol derse olur kun fe yekun

  9. Misafir
    Ben türkiyeden Rusyaya geldim bekar burda evlilik yaptım bu kadermi yazımı

  10. Misafir
    Kader sevilmemek kadermi hep seviyorum başta olucak gibi beni seviyor gibi oluyor sonra yarı yolda bırakılıyorum sürekli hep ağlamak kadadermi korkuyla yaşamak pekı kader deişmezmi bolca dua et dıyosun dualar duyulur mu ya alayarak dua etmekten göz yaşi kalmadıysa ve yine olmuyorsa ne yapmali nereye kacmali başkalari Mutlu olurken her gun mutsuz uyanmak kadermi deişmezmi Nasıl deişir ne yapamam gerek Mutlu olmak için be yapmam gerek dua ediyorum zaten

  11. Misafir
    Kişi evleneceği kişi mevzuunda irade sahibi değildir. Kuran ayetinde vardır.
    "Temizler temizlere..."

+ Yorum Gönder
insan kaderindeki kişiyi hisseder mi,  Kiminle evleneceğimiz kader mi,  insan evleneceği kişiyi hisseder mi,  evleneceğimiz kişiyi önceden hissedebilir miyiz,  insan evleneceği kişiyi nasıl hisseder ,  kiminle evlenecegimiz kader midir,  insan evlenecegi kisiyi hisseder mi