Konusunu Oylayın.: Allah isterse kul hakkıda affolur...

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allah isterse kul hakkıda affolur...
  1. 20.Mayıs.2011, 22:13
    1
    bynogame
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Nisan.2011
    Üye No: 86476
    Mesaj Sayısı: 25
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 24

    Allah isterse kul hakkıda affolur...






    Allah isterse kul hakkıda affolur... Mumsema "Selamun Aleyküm Hocam..."


    Ebu Said el-Hudrî (ra)'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Vaktiyle doksan dokuz kişiyi öldürmüş bir adam vardı. Bu adam, yeryüzündeki en büyük âlimin kim olduğunu sordu. Ona bir rahibi gösterdiler. Bu adam rahibe giderek: "Doksan dokuz adam öldürdüm. Tevbe etsem kabul olur mu?" dedi.

    Rahip: "Hayır, kabul olmaz, deyince onu da öldürdü. Böylece öldürdüğü adamların sayısını yüz'e tamamladı. Sonra yine yeryüzündeki en büyük âlimin kim olduğunu sordu. Ona bir âlimi tavsiye ettiler. Onun yanına gitti ve yüz kişiyi öldürdüğünü, tevbesinin kabul edilip edilmeyeceğini sordu.

    Âlim: "Elbette kabul edilir. İnsanla tevbe arasına kim girebilir ki! Sen falan yere git. Orada Allah Teâlâ'ya ibadet eden insanlar var. Sen de onlarla birlikte Allah'a ibadet et. Sakın memleketine dönme. Zira orası fena bir yerdir, dedi.

    Adam, denilen yere gitmek üzere yola çıktı. Yolu yarıladığında eceli geldi. Rahmet melekleriyle azap melekleri o adamı kimin alıp götüreceği konusunda tartışmaya başladılar. Rahmet melekleri: - O adam tevbe ederek ve kalbiyle Allah'a yönelerek yola düştü, dediler. Azap melekleri ise: - O adam hayatında hiç bir iyilik yapmadı ki, dediler.

    Bu sırada insan kılığına girmiş bir melek çıkageldi. Melekler onu aralarında hakem tayin ettiler. Hakem olan melek: "Geldiği yerle, gittiği yeri ölçün. Hangisine daha yakınsa adam o tarafa aittir" dedi.

    Melekler iki mesafeyi de ölçtüler. Gitmek istediği yerin daha yakın olduğunu gördüler. Bunun üzerine rahmet melekleri onu alıp götürdü." [Buhari, Müslim]


    Bu Hadislere Göre Hocam Adam 100 adam öldürmüş ancak SOnunda tevbe etmiş ve tevbesi Kabul olmuş bu adam 100 kişininde Aynı zamanda Kul Hakkını Yemiş Buraya Bakarak ALLAH Kul Hakkınıda Affedebileceği Çıkmazmı?

    Yeterki Tevbemizde Samimi Olalım ve Kimin Kul Hakkını Yediyse Onunla Helalleşelim Ahirete işimizi bırakmayalım ancak kişi bulunamıyorsa Onun hakkında istiğfar ve iyilikler yapalım, ALLAH Diğer Kişiye Kendi Rahmetinden Mükafatlar vererek Kul Hakkını affetirebilir...





  2. 20.Mayıs.2011, 22:13
    1
    bynogame - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    "Selamun Aleyküm Hocam..."


    Ebu Said el-Hudrî (ra)'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Vaktiyle doksan dokuz kişiyi öldürmüş bir adam vardı. Bu adam, yeryüzündeki en büyük âlimin kim olduğunu sordu. Ona bir rahibi gösterdiler. Bu adam rahibe giderek: "Doksan dokuz adam öldürdüm. Tevbe etsem kabul olur mu?" dedi.

    Rahip: "Hayır, kabul olmaz, deyince onu da öldürdü. Böylece öldürdüğü adamların sayısını yüz'e tamamladı. Sonra yine yeryüzündeki en büyük âlimin kim olduğunu sordu. Ona bir âlimi tavsiye ettiler. Onun yanına gitti ve yüz kişiyi öldürdüğünü, tevbesinin kabul edilip edilmeyeceğini sordu.

    Âlim: "Elbette kabul edilir. İnsanla tevbe arasına kim girebilir ki! Sen falan yere git. Orada Allah Teâlâ'ya ibadet eden insanlar var. Sen de onlarla birlikte Allah'a ibadet et. Sakın memleketine dönme. Zira orası fena bir yerdir, dedi.

    Adam, denilen yere gitmek üzere yola çıktı. Yolu yarıladığında eceli geldi. Rahmet melekleriyle azap melekleri o adamı kimin alıp götüreceği konusunda tartışmaya başladılar. Rahmet melekleri: - O adam tevbe ederek ve kalbiyle Allah'a yönelerek yola düştü, dediler. Azap melekleri ise: - O adam hayatında hiç bir iyilik yapmadı ki, dediler.

    Bu sırada insan kılığına girmiş bir melek çıkageldi. Melekler onu aralarında hakem tayin ettiler. Hakem olan melek: "Geldiği yerle, gittiği yeri ölçün. Hangisine daha yakınsa adam o tarafa aittir" dedi.

    Melekler iki mesafeyi de ölçtüler. Gitmek istediği yerin daha yakın olduğunu gördüler. Bunun üzerine rahmet melekleri onu alıp götürdü." [Buhari, Müslim]


    Bu Hadislere Göre Hocam Adam 100 adam öldürmüş ancak SOnunda tevbe etmiş ve tevbesi Kabul olmuş bu adam 100 kişininde Aynı zamanda Kul Hakkını Yemiş Buraya Bakarak ALLAH Kul Hakkınıda Affedebileceği Çıkmazmı?

    Yeterki Tevbemizde Samimi Olalım ve Kimin Kul Hakkını Yediyse Onunla Helalleşelim Ahirete işimizi bırakmayalım ancak kişi bulunamıyorsa Onun hakkında istiğfar ve iyilikler yapalım, ALLAH Diğer Kişiye Kendi Rahmetinden Mükafatlar vererek Kul Hakkını affetirebilir...





    Benzer Konular

    - Kim Kadir gecesini inanarak ve ecrini Allah'tan umarak ihya ederse günahları affolur

    - Enam suresi 125. ayet: Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm'a açar; kimi de sapt

    - Nisa suresi 134. ayet: Kim dünya mükâfatını isterse (bilsin ki) dünyanın da ahiretin de mükâfatı All

    - Kim rızkının Allah tarafından genişletilmesini ecelinin uzatılmasını isterse sıla

    - Allah Resulü isterse

  3. 20.Mayıs.2011, 22:41
    2
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Allah isterse kul hakkıda affolur...




    Alıntı
    Adam, denilen yere gitmek üzere yola çıktı Yolu yarıladığında eceli geldi Rahmet melekleriyle azap melekleri o adamı kimin alıp götüreceği konusunda tartışmaya başladılar Rahmet melekleri: - O adam tevbe ederek ve kalbiyle Allah'a yönelerek yola düştü, dediler Azap melekleri ise: - O adam hayatında hiç bir iyilik yapmadı ki, dediler
    Melekler, insanlar gibi cüz'i iradeleri ve muhakeme kabiliyetleri olan varlıklar değildir. Onlar kendilerine ne emredilmişse onu yerine getirmekle vazifeli yaratılmışlardır.

    Allah-u Taala'nın onlara öğrettiğinden başka ve görevlendirdiğinden başka hiç bir şeye kendilerini memur addedmezler.

    Onlar kendi aralarında tartışmada bulunmazlar. Onlar ellerine metre alıp yer de ölçüp, takdir edilene hüküm verme hak ve selahiyetine de haiz değildirler.

    Allah-u Taala kendisine karşı yapılan her fiilden dolayı kulunu affedebilir. Kul hakkı hususuna gelince, Allah'ın Peygamberi dahi olsa, Sırtını açıp, gayrimüslüme KISAS HÜKMÜ'nü bu dünyada uygulama safhasına sokar. Zira o ADALET SAHİBİDİR. Ben yaptım oldu demez. Diyemez.

    Müslüman o yüzden Rab'bini sıkıntıya sokacak, kul hakkı gibi fiillerden uzak durmaya çalışmalıdır. Muhakkak ki; Allah-u Taala'nın ADALET (ADL) sıfatı vardır. Ancak kulunu kurtarmak adına, kulunda hakkı olana, kulunu kurtarmak adına başka makamları teklif edebilir. Bir müslümana iki elinin kazandığından daha büyük bir hediyeyi kendisine kuluna karşılık tevdi edebilir. Bir gayrimüslüme karşı, azabının azaltılması karşılığı hakkını kuluna helal etmesi istenebilir. O'nun tasarrufu tamamen Rab'bi ve Kurtulmasına ramak kalmış kulu arasındadır. Bu Rab'binden kuluna ve kulu üzerinde hakkı olan için bir rahmettir.

    İnşaallah, Rab'bimizi bizim kurtuluşumuz için kendisinden talepte bulunanların karşısında bırakanlardan etmeyiz. İnşaallah, dünyada iken, kırbaç yeme pahasına dahi olsa Peygamber Efendimiz gibi Omzunu açıp, KISAS'ı TATBİK EDİNİZ. Diyenlerden oluruz.

    Allah cümlemizden razı olsun. Amin.


  4. 20.Mayıs.2011, 22:41
    2
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Alıntı
    Adam, denilen yere gitmek üzere yola çıktı Yolu yarıladığında eceli geldi Rahmet melekleriyle azap melekleri o adamı kimin alıp götüreceği konusunda tartışmaya başladılar Rahmet melekleri: - O adam tevbe ederek ve kalbiyle Allah'a yönelerek yola düştü, dediler Azap melekleri ise: - O adam hayatında hiç bir iyilik yapmadı ki, dediler
    Melekler, insanlar gibi cüz'i iradeleri ve muhakeme kabiliyetleri olan varlıklar değildir. Onlar kendilerine ne emredilmişse onu yerine getirmekle vazifeli yaratılmışlardır.

    Allah-u Taala'nın onlara öğrettiğinden başka ve görevlendirdiğinden başka hiç bir şeye kendilerini memur addedmezler.

    Onlar kendi aralarında tartışmada bulunmazlar. Onlar ellerine metre alıp yer de ölçüp, takdir edilene hüküm verme hak ve selahiyetine de haiz değildirler.

    Allah-u Taala kendisine karşı yapılan her fiilden dolayı kulunu affedebilir. Kul hakkı hususuna gelince, Allah'ın Peygamberi dahi olsa, Sırtını açıp, gayrimüslüme KISAS HÜKMÜ'nü bu dünyada uygulama safhasına sokar. Zira o ADALET SAHİBİDİR. Ben yaptım oldu demez. Diyemez.

    Müslüman o yüzden Rab'bini sıkıntıya sokacak, kul hakkı gibi fiillerden uzak durmaya çalışmalıdır. Muhakkak ki; Allah-u Taala'nın ADALET (ADL) sıfatı vardır. Ancak kulunu kurtarmak adına, kulunda hakkı olana, kulunu kurtarmak adına başka makamları teklif edebilir. Bir müslümana iki elinin kazandığından daha büyük bir hediyeyi kendisine kuluna karşılık tevdi edebilir. Bir gayrimüslüme karşı, azabının azaltılması karşılığı hakkını kuluna helal etmesi istenebilir. O'nun tasarrufu tamamen Rab'bi ve Kurtulmasına ramak kalmış kulu arasındadır. Bu Rab'binden kuluna ve kulu üzerinde hakkı olan için bir rahmettir.

    İnşaallah, Rab'bimizi bizim kurtuluşumuz için kendisinden talepte bulunanların karşısında bırakanlardan etmeyiz. İnşaallah, dünyada iken, kırbaç yeme pahasına dahi olsa Peygamber Efendimiz gibi Omzunu açıp, KISAS'ı TATBİK EDİNİZ. Diyenlerden oluruz.

    Allah cümlemizden razı olsun. Amin.





+ Yorum Gönder