Konusunu Oylayın.: İlahi - tasavvuf mp3

5 üzerinden 4.33 | Toplam : 6 kişi
İlahi - tasavvuf mp3
  1. 19.Mayıs.2011, 00:50
    1
    rabbe_ozlem
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Mart.2011
    Üye No: 86260
    Mesaj Sayısı: 39
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 34
    Bulunduğu yer: Malatya

    İlahi - tasavvuf mp3






    İlahi - tasavvuf mp3 Mumsema Hayırlı geceler olsun ;
    az önce internetten download ve programlar hakkındaki yazıları okudum ama çokta aydınlanmadım bazı konularda ;

    1- bir süredir müzikten zevk almaz oldum. ilahiler daha çok hoşuma gitmeye başladı. cd satan yerler ilahi cd si yapıyor. cd karşılığında parada veriyoruz tabi ama adamın el emeği o yani mal sahibi ile bağlantısız. ama ben rabbimi her an hatırlatacak herşeye koşuyorum. şimdi bu şekilde bu cd yi aldığımda kul hakkı varmı ?


    ayrıca
    ben bilgisayar üzerinden para kazanan biriyim. genel olarak yazılımlarım lisanslı. ancak lisanssız programlar var örneğin winrar ? yada benzer programlar. bunlar kul hakkına girermi ?


  2. 19.Mayıs.2011, 00:50
    1



    Hayırlı geceler olsun ;
    az önce internetten download ve programlar hakkındaki yazıları okudum ama çokta aydınlanmadım bazı konularda ;

    1- bir süredir müzikten zevk almaz oldum. ilahiler daha çok hoşuma gitmeye başladı. cd satan yerler ilahi cd si yapıyor. cd karşılığında parada veriyoruz tabi ama adamın el emeği o yani mal sahibi ile bağlantısız. ama ben rabbimi her an hatırlatacak herşeye koşuyorum. şimdi bu şekilde bu cd yi aldığımda kul hakkı varmı ?


    ayrıca
    ben bilgisayar üzerinden para kazanan biriyim. genel olarak yazılımlarım lisanslı. ancak lisanssız programlar var örneğin winrar ? yada benzer programlar. bunlar kul hakkına girermi ?


    Benzer Konular

    - Tasavvuf kitapları okursak, Tasavvufu öğrenir ve yaşayabilir miyiz? (tasavvuf hakkında kitaplar)

    - Rap'lı İlahi Caizmidir ? ( Raplı İlahi Dinlemek İstiyorsanız Buyrun )

    - Tasavvuf ve Tasavvuf ehline dil uzatmak

    - İlahi Melodileri

    - Tasavvuf, İlâhî Takdirden Râzı Olma Sanatıdır

  3. 19.Mayıs.2011, 01:44
    2
    barışuğur
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Ağustos.2010
    Üye No: 77959
    Mesaj Sayısı: 46
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 32
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: İlahi - tasavvuf mp3




    İlahi konusunda; müzik haram diye bilinir. Cübbeli Ahmet Hoca öyle söyler mesela ilahi de olsa der. O konuda eğer ilahi de haram oluyorsa zaten orjinal cd satsanız da haram olur. Kul hakkına da girer bu ayrıca ortada olan birşey bu.

    Lisanssız program'dan kasıt korsanıysa; yani paralı satılan bir programdan bedava yararlanmaksa bu kul hakkına girer.


  4. 19.Mayıs.2011, 01:44
    2
    barışuğur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    İlahi konusunda; müzik haram diye bilinir. Cübbeli Ahmet Hoca öyle söyler mesela ilahi de olsa der. O konuda eğer ilahi de haram oluyorsa zaten orjinal cd satsanız da haram olur. Kul hakkına da girer bu ayrıca ortada olan birşey bu.

    Lisanssız program'dan kasıt korsanıysa; yani paralı satılan bir programdan bedava yararlanmaksa bu kul hakkına girer.


  5. 19.Mayıs.2011, 01:50
    3
    rabbe_ozlem
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Mart.2011
    Üye No: 86260
    Mesaj Sayısı: 39
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 34
    Bulunduğu yer: Malatya

    Cevap: İlahi - tasavvuf mp3

    "müzik haramdır " konusunda bir hata olsa gerek. bunu açmak lazım
    örnek ilahide Allah'dan bahsediyor peygamberimizden bahsediyor kesin bir dil kullanamam ama müziği seçmek gerektiğini iyi biliyorum
    yoksa rahmetli timurtaş hoca " müzik ruhun belasıdır" diyor haklıda..
    şarkılarda sevgiliye olan aşktan bahsediyor söyleyin bana insanın rabbinden başka neye büyük aşk duyabilir sevebilir yada bu nasıl dinlenebilir..


  6. 19.Mayıs.2011, 01:50
    3
    "müzik haramdır " konusunda bir hata olsa gerek. bunu açmak lazım
    örnek ilahide Allah'dan bahsediyor peygamberimizden bahsediyor kesin bir dil kullanamam ama müziği seçmek gerektiğini iyi biliyorum
    yoksa rahmetli timurtaş hoca " müzik ruhun belasıdır" diyor haklıda..
    şarkılarda sevgiliye olan aşktan bahsediyor söyleyin bana insanın rabbinden başka neye büyük aşk duyabilir sevebilir yada bu nasıl dinlenebilir..


  7. 19.Mayıs.2011, 09:23
    4
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Cevap: İlahi - tasavvuf mp3

    Musiki dinlemek caizmi


    Alıntı
    Değerli kardeşimiz;
    Musikî hususunda umumî ölçümüz şu ifadeler olmalıdır:

    “Şeriatça bazı savtlar (dinî bakımdan bazı sesler) helâl, bazılar ıharam kılınmıştır. Evet, ulvî hüzünleri, RAbbanî aşkları iras eden (hatırlatan) sesler helâldir. Yetimane hüzünleri, nefsanî şehevâtı tahrik eden sesler haramdır. Şeriatın tayin etmediği kısım ise senin ruhuna, vicdanına yaptığı tesire göre hüküm alır.”1

    Musikîde iki ses kullanılır: insan sesi ve âlet sesi. Bir eser icra edilirken ya tek başına insan sesi veya müzik âletleri kullanılır; çok kere de her ikisinden birden istifade edilir. Her üç halde de insanın hoşuna giden, onun zevk duyduğu ve tesirinde kaldığı ölçülü, belli bir makamda ses çıkarılır. Bu sesler mahiyetine, mevzuuna ve tesirine göre değerlendirilir. Ya insanın ruhuna tesir eder, onda ulvî, dinî, hamâsî hislerin canlanmasına sebep olur; ya da dinlediği bir musikî parçası, nefsine ve süflî hislere hitap ederek yüce hislerin körelmesine sebebiyet verir.

    Yukarıdaki ifadelerde de açıkça görüldüğü gibi, meşru olan, dinlenilmesinde bir mahzur bulunmayan ses, insana ulvî hüzünleri, yani dünyanın fâniliğini, ölümün her an gelebileceğini, insanın bir gün gelip toprak olacağını, Allah korkusunu hatırlatmalı veya ilâhî aşkı, Allah sevgisini, dünya üzerinde Cenab-ı Hakkın güzel sanat eserlerindeki yüce isimlerinin ve sıfatlarının tecellîlerini hatıra getirmeli. Bu hisleri tahrik eden her türlü sesi dinlemek helâl ve caizdir. Fakat yetimane hüzünleri; insana ümitsizlik veren, sevdiği kimselerden ve nimetlerden ayrılmanın ıztırabını hatırlatan, insanı bedbinliğe, karamsarlığa iten; insanın şehevanî hislerine hitap eden, dinlediği zaman nefsin hoşuna giden sesler ise haramdır, dinlemek caiz değildir.

    Bu iki sınıfa girmeyen birtakım sesler de vardır ki, insandan insana değişir. Meselâ aynı musikî parçasını dinleyen iki kişiden birisi nefsânî bir his duyarken, diğeri ondan daha ulvî bir mânâ çıkarmaktadır. Meselâ “İncecikten bir kar yağar, tozar elif elif diye/Deli gönül abdal olmuş, gezer elif elif diye” parçasını bir musikî eşliğinde dinleyen iki kişiden birisi “elif”ten Allah’ı hatırlayıp, ilâhî aşkı düşünürken, öbürü zahirî mânâsına bakarak “elif”ten bir kadını hatırlar, mecâzî bir aşk düşünür.

    Bir başka misâl: Yunus’un, “Aşkın aldı benden beni/ Bana Seni gerek Seni/Ben yanarım dünü gün/Bana Seni gerek Seni/Aşkın şarâbından içem/Mecnûn olup dağa düşem/Sensin dünü gün endîşem/Bana Seni gerek Seni” şiiri bugün hem ilâhî olarak, hem de türkü olarak söylenmektedir. Şimdi biri burada geçen “aşk”tan ilâhî aşkı düşünürken, diğeri zâhirî mânâsına bakarak mecâzî bir aşkı hatırlar.

    İmam Gazalî Hazretleri ise musikîyi, haram, mekruh ve mubah olhmak üzere üç ana başlık altında inceleyerek şöyle der:

    Dünya arzusu ve şehvet hisleri ile dolup taşan kimseler için yalnızca bu duyguları tahrik eden sesler haramdır.

    Vakitlerinin çoğunu buna veren, meşguliyeti âdet haline getiren kimse için mekruhtur.

    Allah sevgisi ile dolup taşan, duyduğu güzel ses kendisinde yalnızca güzel sıfatları tahrik eden kimse için müstehaptır.

    İmam Gazalî daha sonra, musikîyi haram kılan şeyin kendisi değil, sonradan ârız olan bazı sebepler olduğunu ifade eder, bunu da şöyle tasnif eder:
    Şarkı söyleyen kadın olur, dinleyen de kadın sesinin şehvetini tahrik edeceğinden korkarsa dinlemek haramdır. Burada haram hükmü müzikten değil, kadının sesinden gelmektedir.

    Şarkı ve türkünün güftesi bozuk, İslâm inancına ve ahlâkına aykırı ise, bunu müzikli veya müziksiz söylemek ve dinlemek haramdır.

    Gençliği icabı şehevî duyguların mahkûmu olan bir kimse aşırı derecede müziğe düşer, vaktinin çoğunu bu yolda geçirirse sefih olur.

    1. İşaratü’l-İ’câz, s. 78; Sözler, s. 382, 687-688.
    2. İhyâ, 2: 279-81.
    Mehmed Paksu Helal – Haram
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  8. 19.Mayıs.2011, 09:23
    4
    Feseyekfikehumullah
    Musiki dinlemek caizmi


    Alıntı
    Değerli kardeşimiz;
    Musikî hususunda umumî ölçümüz şu ifadeler olmalıdır:

    “Şeriatça bazı savtlar (dinî bakımdan bazı sesler) helâl, bazılar ıharam kılınmıştır. Evet, ulvî hüzünleri, RAbbanî aşkları iras eden (hatırlatan) sesler helâldir. Yetimane hüzünleri, nefsanî şehevâtı tahrik eden sesler haramdır. Şeriatın tayin etmediği kısım ise senin ruhuna, vicdanına yaptığı tesire göre hüküm alır.”1

    Musikîde iki ses kullanılır: insan sesi ve âlet sesi. Bir eser icra edilirken ya tek başına insan sesi veya müzik âletleri kullanılır; çok kere de her ikisinden birden istifade edilir. Her üç halde de insanın hoşuna giden, onun zevk duyduğu ve tesirinde kaldığı ölçülü, belli bir makamda ses çıkarılır. Bu sesler mahiyetine, mevzuuna ve tesirine göre değerlendirilir. Ya insanın ruhuna tesir eder, onda ulvî, dinî, hamâsî hislerin canlanmasına sebep olur; ya da dinlediği bir musikî parçası, nefsine ve süflî hislere hitap ederek yüce hislerin körelmesine sebebiyet verir.

    Yukarıdaki ifadelerde de açıkça görüldüğü gibi, meşru olan, dinlenilmesinde bir mahzur bulunmayan ses, insana ulvî hüzünleri, yani dünyanın fâniliğini, ölümün her an gelebileceğini, insanın bir gün gelip toprak olacağını, Allah korkusunu hatırlatmalı veya ilâhî aşkı, Allah sevgisini, dünya üzerinde Cenab-ı Hakkın güzel sanat eserlerindeki yüce isimlerinin ve sıfatlarının tecellîlerini hatıra getirmeli. Bu hisleri tahrik eden her türlü sesi dinlemek helâl ve caizdir. Fakat yetimane hüzünleri; insana ümitsizlik veren, sevdiği kimselerden ve nimetlerden ayrılmanın ıztırabını hatırlatan, insanı bedbinliğe, karamsarlığa iten; insanın şehevanî hislerine hitap eden, dinlediği zaman nefsin hoşuna giden sesler ise haramdır, dinlemek caiz değildir.

    Bu iki sınıfa girmeyen birtakım sesler de vardır ki, insandan insana değişir. Meselâ aynı musikî parçasını dinleyen iki kişiden birisi nefsânî bir his duyarken, diğeri ondan daha ulvî bir mânâ çıkarmaktadır. Meselâ “İncecikten bir kar yağar, tozar elif elif diye/Deli gönül abdal olmuş, gezer elif elif diye” parçasını bir musikî eşliğinde dinleyen iki kişiden birisi “elif”ten Allah’ı hatırlayıp, ilâhî aşkı düşünürken, öbürü zahirî mânâsına bakarak “elif”ten bir kadını hatırlar, mecâzî bir aşk düşünür.

    Bir başka misâl: Yunus’un, “Aşkın aldı benden beni/ Bana Seni gerek Seni/Ben yanarım dünü gün/Bana Seni gerek Seni/Aşkın şarâbından içem/Mecnûn olup dağa düşem/Sensin dünü gün endîşem/Bana Seni gerek Seni” şiiri bugün hem ilâhî olarak, hem de türkü olarak söylenmektedir. Şimdi biri burada geçen “aşk”tan ilâhî aşkı düşünürken, diğeri zâhirî mânâsına bakarak mecâzî bir aşkı hatırlar.

    İmam Gazalî Hazretleri ise musikîyi, haram, mekruh ve mubah olhmak üzere üç ana başlık altında inceleyerek şöyle der:

    Dünya arzusu ve şehvet hisleri ile dolup taşan kimseler için yalnızca bu duyguları tahrik eden sesler haramdır.

    Vakitlerinin çoğunu buna veren, meşguliyeti âdet haline getiren kimse için mekruhtur.

    Allah sevgisi ile dolup taşan, duyduğu güzel ses kendisinde yalnızca güzel sıfatları tahrik eden kimse için müstehaptır.

    İmam Gazalî daha sonra, musikîyi haram kılan şeyin kendisi değil, sonradan ârız olan bazı sebepler olduğunu ifade eder, bunu da şöyle tasnif eder:
    Şarkı söyleyen kadın olur, dinleyen de kadın sesinin şehvetini tahrik edeceğinden korkarsa dinlemek haramdır. Burada haram hükmü müzikten değil, kadının sesinden gelmektedir.

    Şarkı ve türkünün güftesi bozuk, İslâm inancına ve ahlâkına aykırı ise, bunu müzikli veya müziksiz söylemek ve dinlemek haramdır.

    Gençliği icabı şehevî duyguların mahkûmu olan bir kimse aşırı derecede müziğe düşer, vaktinin çoğunu bu yolda geçirirse sefih olur.

    1. İşaratü’l-İ’câz, s. 78; Sözler, s. 382, 687-688.
    2. İhyâ, 2: 279-81.
    Mehmed Paksu Helal – Haram
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder