Konusunu Oylayın.: Cin Şeytan ve Kara Cuxa nedirler? Öğrenmek istediğim konuları cevaplarmısınız.

5 üzerinden 4.20 | Toplam : 10 kişi
Cin Şeytan ve Kara Cuxa nedirler? Öğrenmek istediğim konuları cevaplarmısınız.
  1. 22.Nisan.2011, 15:32
    1
    amehdi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Nisan.2011
    Üye No: 86662
    Mesaj Sayısı: 2
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 32

    Cin Şeytan ve Kara Cuxa nedirler? Öğrenmek istediğim konuları cevaplarmısınız.






    Cin Şeytan ve Kara Cuxa nedirler? Öğrenmek istediğim konuları cevaplarmısınız. Mumsema allah sizden razi olsun
    cin nedir?
    seytan nedir?
    kara cuxa nedir
    rica edirem bunlari bildirin.


  2. 22.Nisan.2011, 15:51
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Öğrenmek istediğim konuları cevaplarmısınız.




    Buyur kardeşim konu hakkındaki yazıları okuyabilirsin...
    ____________

    Şeytanlar, hayra hiçbir kabiliyeti olmayan, sırf şer işleyen ruhani bir varlık türüdür. “Dumansız ve harareti çok şiddetli bir ateşten yaratılmışlardır (Hicr Sûresi, 27). İblisin asıl adı, Azazil idi. Cenabı Hakkın Hz. Âdeme (as.) secde etme emrinden yüz çevirmesi ve bu secde emrine kibirlenerek isyan etmesinden sonra, “iblis” ve “şeytan” isimlerini aldı.

    İnsanlığın manevi terakkisinde, Allaha kulluk vazifesini yerine getirmesinde en büyük engel, şeytandır. Kuran-ı Kerimde şeytan, insan için “adüvv-ü mübin-apaçık bir düşman” olarak tavsif edilmiştir. Cenabı Hak, Kuran-ı Kerimde pek çok ayet-i kerimede müminleri şeytandan istiazeye, yani Allaha sığınmaya davet etmiştir.

    Şeytanın en büyük hedefi insanları dinsiz yapmak, ateist yapmaktır. Bunu başaramazsa onları şirke sevk eder.

    Şeytan, insanı müşrik etmekle de yetinmez; zalim bir müşrik eder, sefih eder. Bununla da kalmaz, onu şirk adına, gece gündüz çalışan bir dava adamı yapmaya çalışır. Bu onun son hedefidir. Zira, dava sahibi olmayan bir müşrik şeytanın bendesi ise, şirki dava edinenler onun can yoldaşlarıdır.

    Şeytan, bütün oyunlarını boşa çıkararak hakkı, doğruyu, hayrı seçen müminlerde taktik değiştirir. Müminin imanına ilişemeyeceğini anladı mı, onun ibadetiyle uğraşır; ibadetsiz bir mümin olmasını arzu eder. Bunu başaramazsa, farzlarla yetinmesini, sünnetlere, nafilelere yanaşmamasını ister. Bu isteği de gerçekleşmezse, onun sadece şahsî ibadetiyle meşgûl olmasını, başkalara bir şeyler anlatmamasını arzu eder. Ve mümine şu yollu telkinlerde bulunur: “Koyunu koyun, keçiyi keçi ayağından asarlar.”

    Şeytan, insanı yoldan çıkarmak için birçok hileye başvurur. Bu hile ve desiselerin bazıları şunlardır:

    1. Şehvet ve öfke: Bunlar şeytanın insana tesir etme yollarının en büyükleridir. Bu sebepledir ki, hadis-i şerifte: “Şeytan kanın bedende cereyanı gibi insan vücuduna hulul eder. Onun yollarını açlıkla (oruçla) daraltınız.” buyurulmuştur. Çünkü şeytanın insana en büyük hulul yolu şehvettir. Açlık ise şehveti kırar.

    2. Hased ve hırs: Hırslı insan, hakkı görmekten kör ve hakikati duymaktan sağır olur.

    3. Tama: Şeytan insana tama ettiği şeyleri çeşitli riya ve hilelerle sevdirir. Öyle ki, adeta tama ettiği şey, insanın mabudu olur.

    4. Acelecilik : Acele anında insan düşünmeye fırsat bulamaz. Şeytan da bu anda ona vesvese verebilir.

    5. Yoksulluk korkusu : Bu korku, insanı infaktan alıkoyar ve mal yığmaya davet eder.

    6. Taassup: Şeytanın kalbe nüfuz ettiği kapılarından biri de kendi meşrebinde olmayan müslümanlara karşı kin tutmak, onları küçümsemektir.

    7. İhtilâf

    8. Şüphe: Şeytanın kalbe giriş kapılarından biri de cehalet ve gafletleri veya günahlara dalmaları sebebiyle akılları darlaşan bazı kimseleri, akıllarının almayacağı imani meseleler üzerinde şüpheye düşürmesidir.

    9. Sui-Zan: Kim bir insan hakkında kötü düşünmeye başlarsa, şeytan bu kimseyi o adamın aleyhinde gıybet etmeye sevk eder. Yahut o adamın hakkına riayet ettirmez. Ona hakaret gözüyle baktırır.

    Şeytanın hile ve desiseleri, insana nüfuz yolları elbette sadece bunlardan ibaret değildir. Kişilere, devirlere, şartlara göre çok değişik şekiller arz eder.

    CİN NEDİR?
    Sözlükte "gözle görülmeyen varlıklara" denir. Genel kanıya göre cinler, meleklerden ve insan ruhlarından ayrı, maddî yönleri bulunan, fakat ruhsal yönü ağır basan varlıklardır. İtaata ve isyâna kabiliyetleri vardır. Bundan dolayı sorumludurlar. Cinlerin de peygamberleri ve uyarıcıları vardır. Hz. Peygamber'in haber verdiğine göre "melekler nurdan, cinler nâr (ateş) den, Âdem de topraktan yaratılmıştır." (Müslim, Zühd, 60)
    Cinler de melekler gibi görünmeyen varlıklar olup çeşitli şekillere girerler. Ancak cins ve mahiyet bakımından meleklerden farklıdırlar. Bu husus Kur'ân'-da şöyle açıklanmıştır: "Andolsun biz insanı, (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık. Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık. Hani Rabbin meleklere demişti ki: `Ben kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım.'" (Hicr, 15/27-28) Cinler de insanlar gibi yerler, içerler, erkeklik ve dişilikleri vardır. Cinler doğar, büyür, evlenir, çoğalır ve ölürler. Ancak onların ömrü insanlarınkine nispetle daha uzundur. Îmân ve ibadetle de sorumludurlar. İnanç bakımından mü'min, kâfir, itaatkâr ve asi olanları vardır. Bu amellerine göre cennet veya cehenneme gideceklerdir. Bazı kaynaklarda cinlerin de çeşitli insan ve hayvan şekillerine bürünebilecekleri belirtilmektedir. Cinler, Allah'ın aciz ve sorumlu yaratıklarıdır. Allah'ın izni olmadıkça kimseye iyilik ya da kötülük yapamazlar. İlâhî vahye veya gayba muttali olamazlar. Çünkü Allah gaybı kimseye bildirmemiştir. Ancak peygamberlerine tebliğ etmek üzere emirlerini ve yasaklarını bildirmiştir. Hz. Muhammed cinlerin de peygamberidir. (F.K.)


    Seytanla ilgili ayetler:

    Ve onlar, Suleyman'in mulku (nubuvveti) hakkinda seytanlarin anlattiklarina uydular. Suleyman inkar etmedi; ancak seytanlar inkar etti. Onlar, insanlara sihri ve Babil'deki iki melege Harut'a ve Marut'a indirileni ogretiyorlardi. Oysa o ikisi: "Biz, yalnizca bir fitneyiz, sakin inkar etme" demedikce hic kimseye (bir sey) ogretmezlerdi. Fakat onlardan erkekle karisinin arasini acan seyi ogreniyorlardi. Oysa onunla Allah'in izni olmadikca hic kimseye zarar veremezlerdi. Buna ragmen kendilerine zarar verecek ve yarar saglamayacak seyi ogreniyorlardi. Andolsun onlar, bunu satin alanin, ahiretten hicbir payi olmadigini bildiler; kendi nefislerini karsiliginda sattiklari sey ne kotu; bir bilselerdi. (2/102)

    Iman edenlerle karsilastiklari zaman: "Iman ettik" derler. Seytanlariyla basbasa kaldiklarinda ise, derler ki: "Suphesiz, sizinle beraberiz. Biz (onlarla) yalnizca alay ediyoruz." (2/14)

    Ey insanlar, yeryuzunde olan seyleri helal ve temiz olarak yiyin ve seytanin adimlarini izlemeyin. Gercekte o, sizin icin apacik bir dusmandir. (2/168)

    Ey iman edenler, hepiniz topluca "baris ve guvenlige (Silm'e, Islam'a) girin ve seytanin adimlarini izlemeyin. Cunku o, size apacik bir dusmandir. (2/208)

    Seytan, sizi fakirlikle korkutuyor ve size cirkin -hayasizligi emrediyor. Allah ise, size kendisinden bagislama ve bol ihsan (fazl) vadediyor. Allah (rahmetiyle) genis olandir, bilendir. (2/268)

    Faiz (riba) yiyenler, ancak seytan carpmis olanin kalkisi gibi, carpilmis olmaktan baska (bir tarzda) kalkmazlar. Bu, onlarin: "Alim-satim da ancak faiz gibidir" demelerinden dolayidir. Oysa Allah, alisverisi helal, faizi haram kilmistir. Kime Rabbinden bir ogut gelir de (faize) bir son verirse, artik gecmisi kendisine, isi de Allah'a aittir. Kim (faize) geri donerse, artik onlar atesin halkidir, orada surekli kalacaklardir. (2/275)

    Ve meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Iblis haric (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (boylece) kafirlerden oldu. (2/34)

    Fakat Seytan, oradan ikisinin ayagini kaydirdi ve boylece onlari icinde bulunduklari (durum)dan cikardi. Biz de: "Kiminiz kiminize dusman olarak inin, sizin icin yeryuzunde belli bir vakte kadar bir yerlesim ve meta vardir" dedik. (2/36)

    Iki toplulugun karsi karsiya geldikleri gun, sizden geri donenleri, kazandiklari bazi seyler dolayisiyla seytan onlarin ayagini kaydirmak istemisti. Ama andolsun ki, Allah onlari affetti. Suphesiz Allah, bagislayandir, yumusak olandir. (3/155)

    Iste bu seytan, ancak kendi dostlarini korkutur. Siz onlardan korkmayin, eger mu'minlerseniz, Ben'den korkun. (3/175)

    Fakat onu dogurdugunda -Allah onun ne dogurdugunu daha iyi bilirken- dedi ki: "Rabbim, dogrusu bir kiz (cocugu) dogurdum. Erkek ise, kiz gibi degildir. Ona Meryem adini koydum. Ben onu ve soyunu o tasa tutulmus (kovulmus) seytandan Sana sigindiririm." (3/36)

    Onlar, O'nu birakip da (birtakim) disilere taparlar. Onlar o her turlu hayirla iliskisi kesilmis seytandan baskasina tapmazlar. (4/117)

    Ve onlar, mallarini insanlara gosteris olsun diye infak ederler, Allah'a ve ahiret gunune de inanmazlar. Seytan, kime arkadas olursa, artik ne kotu bir arkadastir o. (4/38)
    Sana indirilene ve senden once indirilene gercekten inandiklarini one surenleri gormedin mi? Bunlar, tagut'un onunde muhakeme olmayi istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuslardir. Seytan da onlari uzak bir sapiklikla sapitmak ister. (4/60)

    Iman edenler Allah yolunda savasirlar; inkar edenler ise tagut yolunda savasirlar oyleyse seytanin dostlariyla savasin. Hic suphesiz, seytanin hileli-duzeni pek zayiftir. (4/76)

    Kuran'ı Kerim'de geçen Cinlerle ilgili ayetler


    En’âm Sûresinin 100 . Ayetinde
    Bir de cinleri Allah’a bir takım ortaklar yaptılar. Oysa onları o yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır,
    yücedir.

    En’âm Sûresinin 112 . Ayetinde
    İşte böylece biz her Peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu
    yapamazlardı. O halde onları iftiralarıyla baş başa bırak.

    En’âm Sûresinin 128 . Ayetinde
    Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları,
    “Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde
    ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

    En’âm Sûresinin 130 . Ayetinde
    (O gün Allah şöyle diyecektir “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler
    gelmedi mi?” Onlar şöyle diyecekler: “Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz.” Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

    A’râf Sûresinin 38 . Ayetinde
    Allah şöyle der: “Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin.” Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder.
    Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, “Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı
    ver” derler. Allah der ki: “Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz.”

    A’râf Sûresinin 179 . Ayetinde
    Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını
    cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.26

    Hûd Sûresinin 118-119 . Ayetinde
    Rabbin dileseydi insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları
    bunun için yarattı. Rabbinin, “Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım” sözü kesinleşti.10

    Hicr Sûresinin 27 . Ayetinde
    Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.

    İsrâ Sûresinin 88 . Ayetinde
    De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler.”

    Kehf Sûresinin 50 . Ayetinde
    Hani biz meleklere, “Adem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni
    bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!

    Neml Sûresinin 17 . Ayetinde
    Süleyman’ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan meydana gelen orduları onun önünde toplandı. Hep birlikte düzenli olarak sevk ediliyorlardı.

    Neml Sûresinin 39 . Ayetinde
    Cinlerden bir ifrit4,”Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir biriyim” dedi.

    Secde Sûresinin 13 . Ayetinde
    Eğer dileseydik herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, “Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım” sözüm gerçekleşecektir.3

    Sebe’ Sûresinin 12 . Ayetinde
    Süleyman’ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle
    onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa ona alevli ateş azabını tattırırız.

    Sebe’ Sûresinin 13 . Ayetinde
    Cinler Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davûd ailesi şükredin! Kullarımdan şükredenler pek
    azdır.




  3. 22.Nisan.2011, 15:51
    2
    Silent and lonely rains



    Buyur kardeşim konu hakkındaki yazıları okuyabilirsin...
    ____________

    Şeytanlar, hayra hiçbir kabiliyeti olmayan, sırf şer işleyen ruhani bir varlık türüdür. “Dumansız ve harareti çok şiddetli bir ateşten yaratılmışlardır (Hicr Sûresi, 27). İblisin asıl adı, Azazil idi. Cenabı Hakkın Hz. Âdeme (as.) secde etme emrinden yüz çevirmesi ve bu secde emrine kibirlenerek isyan etmesinden sonra, “iblis” ve “şeytan” isimlerini aldı.

    İnsanlığın manevi terakkisinde, Allaha kulluk vazifesini yerine getirmesinde en büyük engel, şeytandır. Kuran-ı Kerimde şeytan, insan için “adüvv-ü mübin-apaçık bir düşman” olarak tavsif edilmiştir. Cenabı Hak, Kuran-ı Kerimde pek çok ayet-i kerimede müminleri şeytandan istiazeye, yani Allaha sığınmaya davet etmiştir.

    Şeytanın en büyük hedefi insanları dinsiz yapmak, ateist yapmaktır. Bunu başaramazsa onları şirke sevk eder.

    Şeytan, insanı müşrik etmekle de yetinmez; zalim bir müşrik eder, sefih eder. Bununla da kalmaz, onu şirk adına, gece gündüz çalışan bir dava adamı yapmaya çalışır. Bu onun son hedefidir. Zira, dava sahibi olmayan bir müşrik şeytanın bendesi ise, şirki dava edinenler onun can yoldaşlarıdır.

    Şeytan, bütün oyunlarını boşa çıkararak hakkı, doğruyu, hayrı seçen müminlerde taktik değiştirir. Müminin imanına ilişemeyeceğini anladı mı, onun ibadetiyle uğraşır; ibadetsiz bir mümin olmasını arzu eder. Bunu başaramazsa, farzlarla yetinmesini, sünnetlere, nafilelere yanaşmamasını ister. Bu isteği de gerçekleşmezse, onun sadece şahsî ibadetiyle meşgûl olmasını, başkalara bir şeyler anlatmamasını arzu eder. Ve mümine şu yollu telkinlerde bulunur: “Koyunu koyun, keçiyi keçi ayağından asarlar.”

    Şeytan, insanı yoldan çıkarmak için birçok hileye başvurur. Bu hile ve desiselerin bazıları şunlardır:

    1. Şehvet ve öfke: Bunlar şeytanın insana tesir etme yollarının en büyükleridir. Bu sebepledir ki, hadis-i şerifte: “Şeytan kanın bedende cereyanı gibi insan vücuduna hulul eder. Onun yollarını açlıkla (oruçla) daraltınız.” buyurulmuştur. Çünkü şeytanın insana en büyük hulul yolu şehvettir. Açlık ise şehveti kırar.

    2. Hased ve hırs: Hırslı insan, hakkı görmekten kör ve hakikati duymaktan sağır olur.

    3. Tama: Şeytan insana tama ettiği şeyleri çeşitli riya ve hilelerle sevdirir. Öyle ki, adeta tama ettiği şey, insanın mabudu olur.

    4. Acelecilik : Acele anında insan düşünmeye fırsat bulamaz. Şeytan da bu anda ona vesvese verebilir.

    5. Yoksulluk korkusu : Bu korku, insanı infaktan alıkoyar ve mal yığmaya davet eder.

    6. Taassup: Şeytanın kalbe nüfuz ettiği kapılarından biri de kendi meşrebinde olmayan müslümanlara karşı kin tutmak, onları küçümsemektir.

    7. İhtilâf

    8. Şüphe: Şeytanın kalbe giriş kapılarından biri de cehalet ve gafletleri veya günahlara dalmaları sebebiyle akılları darlaşan bazı kimseleri, akıllarının almayacağı imani meseleler üzerinde şüpheye düşürmesidir.

    9. Sui-Zan: Kim bir insan hakkında kötü düşünmeye başlarsa, şeytan bu kimseyi o adamın aleyhinde gıybet etmeye sevk eder. Yahut o adamın hakkına riayet ettirmez. Ona hakaret gözüyle baktırır.

    Şeytanın hile ve desiseleri, insana nüfuz yolları elbette sadece bunlardan ibaret değildir. Kişilere, devirlere, şartlara göre çok değişik şekiller arz eder.

    CİN NEDİR?
    Sözlükte "gözle görülmeyen varlıklara" denir. Genel kanıya göre cinler, meleklerden ve insan ruhlarından ayrı, maddî yönleri bulunan, fakat ruhsal yönü ağır basan varlıklardır. İtaata ve isyâna kabiliyetleri vardır. Bundan dolayı sorumludurlar. Cinlerin de peygamberleri ve uyarıcıları vardır. Hz. Peygamber'in haber verdiğine göre "melekler nurdan, cinler nâr (ateş) den, Âdem de topraktan yaratılmıştır." (Müslim, Zühd, 60)
    Cinler de melekler gibi görünmeyen varlıklar olup çeşitli şekillere girerler. Ancak cins ve mahiyet bakımından meleklerden farklıdırlar. Bu husus Kur'ân'-da şöyle açıklanmıştır: "Andolsun biz insanı, (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık. Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık. Hani Rabbin meleklere demişti ki: `Ben kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım.'" (Hicr, 15/27-28) Cinler de insanlar gibi yerler, içerler, erkeklik ve dişilikleri vardır. Cinler doğar, büyür, evlenir, çoğalır ve ölürler. Ancak onların ömrü insanlarınkine nispetle daha uzundur. Îmân ve ibadetle de sorumludurlar. İnanç bakımından mü'min, kâfir, itaatkâr ve asi olanları vardır. Bu amellerine göre cennet veya cehenneme gideceklerdir. Bazı kaynaklarda cinlerin de çeşitli insan ve hayvan şekillerine bürünebilecekleri belirtilmektedir. Cinler, Allah'ın aciz ve sorumlu yaratıklarıdır. Allah'ın izni olmadıkça kimseye iyilik ya da kötülük yapamazlar. İlâhî vahye veya gayba muttali olamazlar. Çünkü Allah gaybı kimseye bildirmemiştir. Ancak peygamberlerine tebliğ etmek üzere emirlerini ve yasaklarını bildirmiştir. Hz. Muhammed cinlerin de peygamberidir. (F.K.)


    Seytanla ilgili ayetler:

    Ve onlar, Suleyman'in mulku (nubuvveti) hakkinda seytanlarin anlattiklarina uydular. Suleyman inkar etmedi; ancak seytanlar inkar etti. Onlar, insanlara sihri ve Babil'deki iki melege Harut'a ve Marut'a indirileni ogretiyorlardi. Oysa o ikisi: "Biz, yalnizca bir fitneyiz, sakin inkar etme" demedikce hic kimseye (bir sey) ogretmezlerdi. Fakat onlardan erkekle karisinin arasini acan seyi ogreniyorlardi. Oysa onunla Allah'in izni olmadikca hic kimseye zarar veremezlerdi. Buna ragmen kendilerine zarar verecek ve yarar saglamayacak seyi ogreniyorlardi. Andolsun onlar, bunu satin alanin, ahiretten hicbir payi olmadigini bildiler; kendi nefislerini karsiliginda sattiklari sey ne kotu; bir bilselerdi. (2/102)

    Iman edenlerle karsilastiklari zaman: "Iman ettik" derler. Seytanlariyla basbasa kaldiklarinda ise, derler ki: "Suphesiz, sizinle beraberiz. Biz (onlarla) yalnizca alay ediyoruz." (2/14)

    Ey insanlar, yeryuzunde olan seyleri helal ve temiz olarak yiyin ve seytanin adimlarini izlemeyin. Gercekte o, sizin icin apacik bir dusmandir. (2/168)

    Ey iman edenler, hepiniz topluca "baris ve guvenlige (Silm'e, Islam'a) girin ve seytanin adimlarini izlemeyin. Cunku o, size apacik bir dusmandir. (2/208)

    Seytan, sizi fakirlikle korkutuyor ve size cirkin -hayasizligi emrediyor. Allah ise, size kendisinden bagislama ve bol ihsan (fazl) vadediyor. Allah (rahmetiyle) genis olandir, bilendir. (2/268)

    Faiz (riba) yiyenler, ancak seytan carpmis olanin kalkisi gibi, carpilmis olmaktan baska (bir tarzda) kalkmazlar. Bu, onlarin: "Alim-satim da ancak faiz gibidir" demelerinden dolayidir. Oysa Allah, alisverisi helal, faizi haram kilmistir. Kime Rabbinden bir ogut gelir de (faize) bir son verirse, artik gecmisi kendisine, isi de Allah'a aittir. Kim (faize) geri donerse, artik onlar atesin halkidir, orada surekli kalacaklardir. (2/275)

    Ve meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Iblis haric (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (boylece) kafirlerden oldu. (2/34)

    Fakat Seytan, oradan ikisinin ayagini kaydirdi ve boylece onlari icinde bulunduklari (durum)dan cikardi. Biz de: "Kiminiz kiminize dusman olarak inin, sizin icin yeryuzunde belli bir vakte kadar bir yerlesim ve meta vardir" dedik. (2/36)

    Iki toplulugun karsi karsiya geldikleri gun, sizden geri donenleri, kazandiklari bazi seyler dolayisiyla seytan onlarin ayagini kaydirmak istemisti. Ama andolsun ki, Allah onlari affetti. Suphesiz Allah, bagislayandir, yumusak olandir. (3/155)

    Iste bu seytan, ancak kendi dostlarini korkutur. Siz onlardan korkmayin, eger mu'minlerseniz, Ben'den korkun. (3/175)

    Fakat onu dogurdugunda -Allah onun ne dogurdugunu daha iyi bilirken- dedi ki: "Rabbim, dogrusu bir kiz (cocugu) dogurdum. Erkek ise, kiz gibi degildir. Ona Meryem adini koydum. Ben onu ve soyunu o tasa tutulmus (kovulmus) seytandan Sana sigindiririm." (3/36)

    Onlar, O'nu birakip da (birtakim) disilere taparlar. Onlar o her turlu hayirla iliskisi kesilmis seytandan baskasina tapmazlar. (4/117)

    Ve onlar, mallarini insanlara gosteris olsun diye infak ederler, Allah'a ve ahiret gunune de inanmazlar. Seytan, kime arkadas olursa, artik ne kotu bir arkadastir o. (4/38)
    Sana indirilene ve senden once indirilene gercekten inandiklarini one surenleri gormedin mi? Bunlar, tagut'un onunde muhakeme olmayi istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuslardir. Seytan da onlari uzak bir sapiklikla sapitmak ister. (4/60)

    Iman edenler Allah yolunda savasirlar; inkar edenler ise tagut yolunda savasirlar oyleyse seytanin dostlariyla savasin. Hic suphesiz, seytanin hileli-duzeni pek zayiftir. (4/76)

    Kuran'ı Kerim'de geçen Cinlerle ilgili ayetler


    En’âm Sûresinin 100 . Ayetinde
    Bir de cinleri Allah’a bir takım ortaklar yaptılar. Oysa onları o yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır,
    yücedir.

    En’âm Sûresinin 112 . Ayetinde
    İşte böylece biz her Peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu
    yapamazlardı. O halde onları iftiralarıyla baş başa bırak.

    En’âm Sûresinin 128 . Ayetinde
    Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları,
    “Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde
    ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

    En’âm Sûresinin 130 . Ayetinde
    (O gün Allah şöyle diyecektir “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler
    gelmedi mi?” Onlar şöyle diyecekler: “Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz.” Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

    A’râf Sûresinin 38 . Ayetinde
    Allah şöyle der: “Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin.” Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder.
    Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, “Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı
    ver” derler. Allah der ki: “Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz.”

    A’râf Sûresinin 179 . Ayetinde
    Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını
    cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.26

    Hûd Sûresinin 118-119 . Ayetinde
    Rabbin dileseydi insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları
    bunun için yarattı. Rabbinin, “Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım” sözü kesinleşti.10

    Hicr Sûresinin 27 . Ayetinde
    Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.

    İsrâ Sûresinin 88 . Ayetinde
    De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler.”

    Kehf Sûresinin 50 . Ayetinde
    Hani biz meleklere, “Adem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni
    bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!

    Neml Sûresinin 17 . Ayetinde
    Süleyman’ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan meydana gelen orduları onun önünde toplandı. Hep birlikte düzenli olarak sevk ediliyorlardı.

    Neml Sûresinin 39 . Ayetinde
    Cinlerden bir ifrit4,”Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir biriyim” dedi.

    Secde Sûresinin 13 . Ayetinde
    Eğer dileseydik herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, “Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım” sözüm gerçekleşecektir.3

    Sebe’ Sûresinin 12 . Ayetinde
    Süleyman’ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle
    onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa ona alevli ateş azabını tattırırız.

    Sebe’ Sûresinin 13 . Ayetinde
    Cinler Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davûd ailesi şükredin! Kullarımdan şükredenler pek
    azdır.




  4. 24.Nisan.2011, 20:17
    3
    amehdi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Nisan.2011
    Üye No: 86662
    Mesaj Sayısı: 2
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 32

    Cevap: Öğrenmek istediğim konuları cevaplarmısınız.

    tesekur ediyorom kara cuxa hakda hec he yazmamissiniz.
    rica ediyorom cin ve seytandan korunma yollarini yazin.
    Allah bizlere komek olsun.


  5. 24.Nisan.2011, 20:17
    3
    amehdi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    tesekur ediyorom kara cuxa hakda hec he yazmamissiniz.
    rica ediyorom cin ve seytandan korunma yollarini yazin.
    Allah bizlere komek olsun.


  6. 24.Nisan.2011, 20:25
    4
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Öğrenmek istediğim konuları cevaplarmısınız.

    Alıntı
    kara cuxa
    Bunun nedemek olduğunu bilmiyorum
    Belki kullanılan başka bir ismi vardır
    Bilen kardeşlerimiz yardımcı olacaktır İnşaAllah
    araştırma yaptığımda konuyla ilgisi
    olmayan abuk subuk anlamlar çıktı.
    Cin ve şeytandan korunmak için
    Ayetek kürsi ve muhavazateyn yani
    (İhlas,Felak ve Nas) surelerinin sık okunması
    Özellikle Bakara suresini sonuna kadar okunması
    ve dualarla hertürlü şerden Allah c.c ya sığınılması
    tavsiye edilmiştir.


  7. 24.Nisan.2011, 20:25
    4
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    kara cuxa
    Bunun nedemek olduğunu bilmiyorum
    Belki kullanılan başka bir ismi vardır
    Bilen kardeşlerimiz yardımcı olacaktır İnşaAllah
    araştırma yaptığımda konuyla ilgisi
    olmayan abuk subuk anlamlar çıktı.
    Cin ve şeytandan korunmak için
    Ayetek kürsi ve muhavazateyn yani
    (İhlas,Felak ve Nas) surelerinin sık okunması
    Özellikle Bakara suresini sonuna kadar okunması
    ve dualarla hertürlü şerden Allah c.c ya sığınılması
    tavsiye edilmiştir.


  8. 24.Nisan.2011, 20:31
    5
    EarthQuake®
    Yolcu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Kasım.2009
    Üye No: 64514
    Mesaj Sayısı: 494
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Öğrenmek istediğim konuları cevaplarmısınız.

    Şeytanın İzlediği Yollar


    Çok tehlikeli düşmanımız olan şeytan, çok akıllı ve çok bilinçlidir. İnsanların yaşamına, bilincine, bedensel ve ruhsal özelliklerine göre hareket eder.

    İhlâs ve takva üzere İslamı yaşamaya çalışan kişiyi, sapık bir yola çekemez ve haram işlemeğe sevk edemez ise, dinin direği olan namazdan koparmağa çalışır. İmana eş değere yakın olan ve tüm ibadetlerin başı olan namazı ikinci plâna çekmek için;

    * Abdest, gusul ve temizlik gibi konuları titizlikle ve aşırılıkla gündeme getirir.

    * Özellikle ruhsal açıdan aşırı duyarlı olanları ve beyin yorgunluğu olan kişileri, abdest, gusül ve temizlikle oyalayıp huzurlu ve feyizli namaz kılmalarını önlemeğe çalışır.

    * Musluktan kopamayan ve banyodan çıkamayan kişilere, hem vaktini ve hem de suyunu israf ettirir.

    * Namazda da aynı planını uygulamaya başlayan şeytan, zavallı kişiyi namazdan soğutur.

    Beyinde evham ile başlayan gerilim, gönülde sıkıntı, dalgınlık, unutkanlık, baş ağrısı, uykusuzluk, halsizlik ve sinirsel bunalıma dönüşür. Kararsızlıktan ve karamsarlıktan irade gücü sarsılır. Bu duruma gelen kişi tüm ibadetlerden kopar ve yalnızlığa itilir.

    Şeytan bu eyleminde başarılı olursa, bunalan ve irade gücünü kaybeden kişinin imanını soru işaretleri ile sarsmaya çalışır. Şeytanın inkarcı, şirk ve küfür ile ilgili sözlerini, açık ve net bir şekilde duyan kişi, kafir olduğu zannı ile korkuya kapılır ve karamsarlığa düşer.

    Eğer şeytan bu eyleminde de başarıya ulaşırsa, son eylemine geçer. Aşırı bunalıma düşen kişiyi, “öl de kurtul” diye intihara teşvik eder. Bu durumda olan kişiler, çok bilinçli davranmalı, banyoda ve musluğun başında kesinlikle oyalanmamalıdır. Usûl-ü Fıkhın “yakîn zan ile bozulmaz” hükmünü uygulamalıdır. Abdest aldığı veya gusül yaptığı kesin iken, acaba şurasını yıkadım mı? veya kaç sefer yıkadım? gibi zanlarla ve varsayıma dayalı vehimlerle kesinlikle musluğa ve banyoya geri dönmemelidir. Bilinçli ve kasıtlı eksiklik yapılmayınca, hata ve unutkanlığın af edileceğine ilişkin Bakara suresinin son ayetindeki ilâhi fermana ve Peygamberimizin hadîsine kesinlikle inanmalıdır.

    Dinin direği namaz ve namazın ruhu da huzurdur. Tüm gücünü ve duygularını namaza verip, huzurlu ve feyizli namaz kılmağa çalışmalı ve sevabına karışmamalıdır.

    İbadetlerdeki gerçek amaç itaattir. Yatağından fırlayan ve işini, gücünü bırakıp Allah’ın huzurunda el bağlayıp teslim olan kişi, elinden geleni yapmıştır. Diğer yandan, gönlüne gelen soru işaretleri ve vehimlerle ilgilenmemeli ve onların üzerinde durup, cevap vermeye uğraşmamalıdır. Atalarımızın; “İt ürür, kervan yürür” sözünü uygulamalı ve kesinlikle şeytana muhatab olmamalıdır. Yalnızlığını ve sessizliğini bozmalı ve dış duygularını çalıştırmalıdır. Sesli Kur’an okumalı, zikir yapmalı, ilahi söylemeli ve topluma karışıp günah olmaması kaydı ile boş şeylerle bile oyalanmalıdır.

    KAYNAK: Ahmet Tomor Hocaefendi’nin “Kur’an’dan Bir Nur Fatiha Suresi” Adlı Kitabından alınmıştır.



  9. 24.Nisan.2011, 20:31
    5
    Şeytanın İzlediği Yollar


    Çok tehlikeli düşmanımız olan şeytan, çok akıllı ve çok bilinçlidir. İnsanların yaşamına, bilincine, bedensel ve ruhsal özelliklerine göre hareket eder.

    İhlâs ve takva üzere İslamı yaşamaya çalışan kişiyi, sapık bir yola çekemez ve haram işlemeğe sevk edemez ise, dinin direği olan namazdan koparmağa çalışır. İmana eş değere yakın olan ve tüm ibadetlerin başı olan namazı ikinci plâna çekmek için;

    * Abdest, gusul ve temizlik gibi konuları titizlikle ve aşırılıkla gündeme getirir.

    * Özellikle ruhsal açıdan aşırı duyarlı olanları ve beyin yorgunluğu olan kişileri, abdest, gusül ve temizlikle oyalayıp huzurlu ve feyizli namaz kılmalarını önlemeğe çalışır.

    * Musluktan kopamayan ve banyodan çıkamayan kişilere, hem vaktini ve hem de suyunu israf ettirir.

    * Namazda da aynı planını uygulamaya başlayan şeytan, zavallı kişiyi namazdan soğutur.

    Beyinde evham ile başlayan gerilim, gönülde sıkıntı, dalgınlık, unutkanlık, baş ağrısı, uykusuzluk, halsizlik ve sinirsel bunalıma dönüşür. Kararsızlıktan ve karamsarlıktan irade gücü sarsılır. Bu duruma gelen kişi tüm ibadetlerden kopar ve yalnızlığa itilir.

    Şeytan bu eyleminde başarılı olursa, bunalan ve irade gücünü kaybeden kişinin imanını soru işaretleri ile sarsmaya çalışır. Şeytanın inkarcı, şirk ve küfür ile ilgili sözlerini, açık ve net bir şekilde duyan kişi, kafir olduğu zannı ile korkuya kapılır ve karamsarlığa düşer.

    Eğer şeytan bu eyleminde de başarıya ulaşırsa, son eylemine geçer. Aşırı bunalıma düşen kişiyi, “öl de kurtul” diye intihara teşvik eder. Bu durumda olan kişiler, çok bilinçli davranmalı, banyoda ve musluğun başında kesinlikle oyalanmamalıdır. Usûl-ü Fıkhın “yakîn zan ile bozulmaz” hükmünü uygulamalıdır. Abdest aldığı veya gusül yaptığı kesin iken, acaba şurasını yıkadım mı? veya kaç sefer yıkadım? gibi zanlarla ve varsayıma dayalı vehimlerle kesinlikle musluğa ve banyoya geri dönmemelidir. Bilinçli ve kasıtlı eksiklik yapılmayınca, hata ve unutkanlığın af edileceğine ilişkin Bakara suresinin son ayetindeki ilâhi fermana ve Peygamberimizin hadîsine kesinlikle inanmalıdır.

    Dinin direği namaz ve namazın ruhu da huzurdur. Tüm gücünü ve duygularını namaza verip, huzurlu ve feyizli namaz kılmağa çalışmalı ve sevabına karışmamalıdır.

    İbadetlerdeki gerçek amaç itaattir. Yatağından fırlayan ve işini, gücünü bırakıp Allah’ın huzurunda el bağlayıp teslim olan kişi, elinden geleni yapmıştır. Diğer yandan, gönlüne gelen soru işaretleri ve vehimlerle ilgilenmemeli ve onların üzerinde durup, cevap vermeye uğraşmamalıdır. Atalarımızın; “İt ürür, kervan yürür” sözünü uygulamalı ve kesinlikle şeytana muhatab olmamalıdır. Yalnızlığını ve sessizliğini bozmalı ve dış duygularını çalıştırmalıdır. Sesli Kur’an okumalı, zikir yapmalı, ilahi söylemeli ve topluma karışıp günah olmaması kaydı ile boş şeylerle bile oyalanmalıdır.

    KAYNAK: Ahmet Tomor Hocaefendi’nin “Kur’an’dan Bir Nur Fatiha Suresi” Adlı Kitabından alınmıştır.



  10. 24.Nisan.2011, 20:33
    6
    EarthQuake®
    Yolcu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Kasım.2009
    Üye No: 64514
    Mesaj Sayısı: 494
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Öğrenmek istediğim konuları cevaplarmısınız.



    İbni Abbas hazretleri anlatır:

    Resulullah ile beraber iken birisi izin isteyip içeri girmek istedi.

    Resulullah (O İblistir) dedi. Hz. Ömer, (Ya Resulallah izin verin onu öldüreyim) dedi. (Ya Ömer , biliyorsun ki; ona belli bir vakte kadar mühlet verilmiştir. Kapıyı açın gelsin) buyurdu. Şeytan, içeri girince (Ben buraya mecburen geldim. Allah gönderdi beni. İnsanları nasıl kandırdığımı doğru olarak anlatacağım) dedi. Resulullah efendimiz sordu:

    - Sevmediğin ve düşman olduğun kimseler kimlerdir?

    - Dünyada en çok sevmediğim ve düşman olduğum kimseler, başta sensin, sonra adil sultanlar, tevazu sahibi ve şükreden ve zekatını veren zenginler, halinden şikayetçi olmayan sabırlı, kanaatkâr ve ihtiyacını bildirmeyen müslüman fakirler, doğru sözlü tüccarlar, ihlas sahibi ve ilmi ile amel eden, şüpheli işlerden kaçan âlimler, din-i İslamı yaymaya çalışan mücahidler, emr-i maruf ve nehy-i münker yapanlar, insanlara karşı merhametli olanlar, tevbe-i nasuh ile tevbe edenler, haramdan kaçınanlar, takva ehli gençler, daima abdestli bulunanlar, daima hayır ve hasenatta bulunan cömertler, hayâ ve edep sahibi güzel huylu olan ve insanlara faydalı olan müslümanlar, Kur’an-ı kerimi tecvide uygun olarak okuyan hafızlar, namazı vaktinde kılanlar ve herkes uyurken namaz kılan kimselerdir. Muhtaçları bulup sadaka verenleri de sevmem.


    - Sevdiğin ve dost olduğun kimseler kimlerdir?

    - Zalim idareciler, kibirli zenginler, hain tüccarlar, içki içenler, kötü yerlerde teganni eden, şarkı söyleyen, fuhuş yapanlar, yetim malı yiyenler, cimriler, yalan söyleyenler, gıybet edenler, kovuculuk edenler, hırsızlar, Allah’tan gayrisi üzerine yemin edenler, şart olsun diyerek ikide bir nikah üzerine yemin edenler, böylece nikahları gider, çocukları veled-i zina olur. Farz borcu dururken nafile ile iştigal edenler, zekat vermeyip sadaka verenler, namaza önem vermeyen ve geç kılanlar, temizlikte , abdestte, namazda vesvese edenler, tul-i emele [uzun dünya arzularına] sahip olanlar, hemen öfkelenip öfkesini yenemeyen kimseler benim dostum, sevdiğim kimselerdir.

    - Kimleri nasıl aldatmaya çalışırsın?

    - En kuvvetli adamlarımın bir kısmını âlimlere gönderirim. Bazısını gençlere, bazısını şeyhlere, bazısını da ihtiyar kadınlara musallat ederim. Bir kısmını âbidlere, bir kısmını da zahitlerin başına dert ederim. Önceki ümmetlerden bir âbid, tam 70 yıl ihlas ile Allah’a ibadet etti. Bu ibadetleri sonucunda ona öyle bir hâl ihsan edilmişti ki; dua ettiği her hasta, şifaya kavuşurdu. Onun peşine takıldım. Ona öyle numaralar yaptım ki, içki içirdim, zina ettirdim ve katil yaptım, sonunda küfre soktum onu.

    - En çok neyi seversin?



    - Yalanı ve kibri. Çünkü ilk yalan söyleyen ve ilk kibirlenen benim. Yalan söyleyen ve kibirlenen benim dostumdur. Yalan ve kibir benim sıfatlarımdandır, kimde ne kadar varsa, o kadar bana benzemiş olur.

    - Sana göre en büyük günah hangisi?
    – Dünya sevgisi ve baş olma sevdası…


    - Bir müslüman namaz kılınca, Kur’an okuyunca, tevbe edince ne yaparsın?
    – Namaz kılarken adeta beni bir sıtma tutar. Kur’an okuyunca, o zaman eririm, tıpkı ateşte eriyen bir kurşun gibi. Tevbe edince, belim kırılır, saçımı başımı yolarım, bütün emeklerim boşa gitti diye feryat figan ederim.

    Şeytanın Tuzakları

    İblis yeryüzüne indiği zaman Allahü Teâlâ’ya sordu:

    - Ya Rab, beni kovdun ve yere indirdin. Benim evim yok.
    – Evin hamamlardır.


    - Toplantı yerlerim neresidir?
    – Sokak, çarşı ve pazarlar.


    - Yemeğim nedir?
    – Besmelesiz yenilenler.


    - İçeceğim nedir?
    – Alkollü içkiler.


    - Ezanım nedir?
    – Çalgı aletleri.


    - Kitabım nedir? Ne okuyacağım?
    – Uygunsuz şiirler.


    - Benim hadislerim nedir?
    – Yalan sözler.


    - Av aleti ve tuzağım nedir?
    – Kötü kadınlar.


    - Yatak arkadaşım kimdir?
    – Besmelesiz yatağa girenler ve sarhoşlar.


    - Yol arkadaşlarım kimlerdir?
    – Yola çıkarken, benim rızamı kazanmak değil de nefsinin peşinde gitmeyi düşünenin yol arkadaşı olursun.


    - Yardımcılarım ve elçilerim kimdir?
    – Bid’at ehli senin yardımcılarındır, büyücüler elçilerindir.


    - Kardeşlerim kim?
    -Mallarını israf edenler ve kötü yolda harcayanlar senin kardeşlerindir.

    Şeytanın Hileleri

    1- Engelleme



    Şeytan ilk olarak insanın ibadetine engel olmak ister. Eğer Cenab-ı Hak kendisin şeytandan korursa, şu sözlerle şeytanı reddeder:

    “– Ben ibadete gerçekten muhtacım. Çünkü bu fani dünyada sonsuz olan ahiret hayatı için mutlaka azık hazırlamam gerekir!”



    2- Erteleme:

    Birincisinde başarılı olamayan şeytan sonra:
    “Acele etme, ileride yaparsın, daha yaşın çok genç!” diyerek ibadeti ertelemeyi, geriye atmayı emreder. Allah’ın yardımı ile onu:
    “– Ecelim benim elimde değil. Eğer bugünün işini, ibadetini yarına ertelersem peki yarının işini ne zaman yapacağım? Zira her gün için yapılacak yeterince iş vardır…” diyerek onu reddeder.




    3- Acele

    Şeytan bu sefer de acele etmesini isteyerek ona:
    “Acele et, acele et! Şu işi bitir, şunu yapmaya da vaktin olsun!” der. Allah’ın inayetiyle şeytanı şu sözlerle susturur:
    “– Tam ve kusursuz olarak yapılan az iş, kusurlu olarak yapılan çok işten hayırlıdır!”



    4- Riya

    Bu sefer ibadetini tam ve mükemmel yaparak insanlara karşı gösteriş yapmaya teşvik eder. Yine Allah’ın yardımı ile onu şu sözlerle savuşturur:
    “– İnsanların görmesiyle ne kazancım olabilir? Allah’ın görmesi benim için yeterli değil mi?”



    5- Ucub/Kendini Beğenme

    Bu sefer şeytan:

    “Sen ne büyüksün, ne uyanık ve ne faziletli bir kişisin!” diyerek insanı kendini beğenme uçurumuna yuvarlamak ister. Allah’ın himayesi ile bu tehlikeyi de şu sözlerle savar:

    “– Bütün nimetlerin gerçek sahibi Allah Teala’dır. Bu da Cenab-ı Hakk’ın bana ihsan ettiği başarının sonucudur. O, kendi lütfu ile benim değersiz amelime kıymet vermiştir. Eğer Allah’ın lütfu olmasaydı, Cenab-ı Hakk’ın üzerimdeki sayısız nimetleri ile birlikte benim işlediğim günahlara karşılık bu ibadetin ne değeri olabilirdi?”


    6- Gizleme

    Şeytan şimdi altıncı ve en tehlikeli hilesine başvurur. Uyanık kişilerden başkası buna karşı koyamaz.

    Şöyle der:

    “İbadetini gizli yap. Allah yaptığın ibadeti ortaya çıkaracak ve karşılığını verecektir.” Böylece seni bir tür riyaya düşürmek ister. Uyanık kişi Allah’ın yardımı ile şeytanı şu sözlerle defeder:
    “– Ey mel’un! Şimdiye kadar ibadetime engel olmaya, ifsad etmeye çalışıyordun! Şimdi ise ıslah etmek, düzene sokmak için geliyorsun. Ama asıl maksadın yine bozgunculuk. Ben Allah’ın kuluyum, O benim efendimdir.


    – Dilerse benim ibadetimi açığa çıkarır, dilerse gizli tutar. İsterse beni hatırı sayılır biri, isterse değersiz biri yapar. Bunların hepsi kendi elindedir. Bunları insanlara açıklamasına ve onlardan gizli tutmasına aldırış etmem. Çünkü insanların elinde bir şey yoktur.”


    7- Terk

    Şeytan yedinci ve son hilesiyle gelir şöyle der:
    “Senin bu ibadetlere ihtiyacın yok. Eğer bahtiyar/said yaratıldıysan, ibadeti terk etmek sana bir zarar vermez. Yok bedbaht/şaki olarak yaratıldıysan ibadet de sana bir fayda vermez!”
    Allah’ın yardımıyla bu hileyi de şu sözlerle savar:


    “– Ben Allah’ın kuluyum. Kula yaraşan, emre uyup kulluk ve ibadet etmektir. Rab ise efendiliğin icaplarını en iyi bilendir. Dilediği gibi hükmeder; istediğini yapar. Her halükarda ibadetin bana faydası vardır.

    – Eğer said isem, sevabımın artması için ibadete muhtacım. Şaki isem de, ileride keşke ibadet etseydim diye kendi kendime pişmanlık duymamak için ibadet etmeliyim.

    – Kaldı ki, ibadet ettiğim için asla Cenab-ı Hak beni cezalandırmayacak, ibadet bana bir zarar vermeyecektir. Ayrıca itaatkar olarak cehenneme girmek, asi olarak girmekten benim için daha sevimlidir. Kaldı ki Cenab-ı Hakk’ın vadi hak değil mi?

    – O, ibadet yapanlara sevap vereceğini, iman ve itaat ile Allah’a kavuşanları kesinlikle cehenneme sokmayacağını, mutlaka cennete sokacağını vadetmiştir.”

    Amelinin karşılığı olarak cenneti kazandığı için değil, Cenab-ı Hakk’ın sadık vadinin karşılığı olarak cennete girecektir. Bu manada Cenab-ı Hak saidlerin lisanıyla şöyle buyurur:

    “Onlar: Bize verdiği sözde sadık olan ve bizi, dilediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna varis kılan Allah’a hamd olsun. İyi amelde bulunanların mükafatı ne güzelmiş! derler.”( 39 Zümer, 74.7 )

    Uyan ey ibadet yolcusu, Allah sana merhamet buyursun. Gördüğün gibi işin aslı bundan ibarettir. Diğer fiilleri ve durumları da buna kıyas et.

    Allah’tan yardım talep et ve ona sığın. Zira bütün işler onun elinde, başarı da ondandır. Yüce ve kudretli Allah’ın dışında ne bir güç ne de kuvvet vardır.


  11. 24.Nisan.2011, 20:33
    6


    İbni Abbas hazretleri anlatır:

    Resulullah ile beraber iken birisi izin isteyip içeri girmek istedi.

    Resulullah (O İblistir) dedi. Hz. Ömer, (Ya Resulallah izin verin onu öldüreyim) dedi. (Ya Ömer , biliyorsun ki; ona belli bir vakte kadar mühlet verilmiştir. Kapıyı açın gelsin) buyurdu. Şeytan, içeri girince (Ben buraya mecburen geldim. Allah gönderdi beni. İnsanları nasıl kandırdığımı doğru olarak anlatacağım) dedi. Resulullah efendimiz sordu:

    - Sevmediğin ve düşman olduğun kimseler kimlerdir?

    - Dünyada en çok sevmediğim ve düşman olduğum kimseler, başta sensin, sonra adil sultanlar, tevazu sahibi ve şükreden ve zekatını veren zenginler, halinden şikayetçi olmayan sabırlı, kanaatkâr ve ihtiyacını bildirmeyen müslüman fakirler, doğru sözlü tüccarlar, ihlas sahibi ve ilmi ile amel eden, şüpheli işlerden kaçan âlimler, din-i İslamı yaymaya çalışan mücahidler, emr-i maruf ve nehy-i münker yapanlar, insanlara karşı merhametli olanlar, tevbe-i nasuh ile tevbe edenler, haramdan kaçınanlar, takva ehli gençler, daima abdestli bulunanlar, daima hayır ve hasenatta bulunan cömertler, hayâ ve edep sahibi güzel huylu olan ve insanlara faydalı olan müslümanlar, Kur’an-ı kerimi tecvide uygun olarak okuyan hafızlar, namazı vaktinde kılanlar ve herkes uyurken namaz kılan kimselerdir. Muhtaçları bulup sadaka verenleri de sevmem.


    - Sevdiğin ve dost olduğun kimseler kimlerdir?

    - Zalim idareciler, kibirli zenginler, hain tüccarlar, içki içenler, kötü yerlerde teganni eden, şarkı söyleyen, fuhuş yapanlar, yetim malı yiyenler, cimriler, yalan söyleyenler, gıybet edenler, kovuculuk edenler, hırsızlar, Allah’tan gayrisi üzerine yemin edenler, şart olsun diyerek ikide bir nikah üzerine yemin edenler, böylece nikahları gider, çocukları veled-i zina olur. Farz borcu dururken nafile ile iştigal edenler, zekat vermeyip sadaka verenler, namaza önem vermeyen ve geç kılanlar, temizlikte , abdestte, namazda vesvese edenler, tul-i emele [uzun dünya arzularına] sahip olanlar, hemen öfkelenip öfkesini yenemeyen kimseler benim dostum, sevdiğim kimselerdir.

    - Kimleri nasıl aldatmaya çalışırsın?

    - En kuvvetli adamlarımın bir kısmını âlimlere gönderirim. Bazısını gençlere, bazısını şeyhlere, bazısını da ihtiyar kadınlara musallat ederim. Bir kısmını âbidlere, bir kısmını da zahitlerin başına dert ederim. Önceki ümmetlerden bir âbid, tam 70 yıl ihlas ile Allah’a ibadet etti. Bu ibadetleri sonucunda ona öyle bir hâl ihsan edilmişti ki; dua ettiği her hasta, şifaya kavuşurdu. Onun peşine takıldım. Ona öyle numaralar yaptım ki, içki içirdim, zina ettirdim ve katil yaptım, sonunda küfre soktum onu.

    - En çok neyi seversin?



    - Yalanı ve kibri. Çünkü ilk yalan söyleyen ve ilk kibirlenen benim. Yalan söyleyen ve kibirlenen benim dostumdur. Yalan ve kibir benim sıfatlarımdandır, kimde ne kadar varsa, o kadar bana benzemiş olur.

    - Sana göre en büyük günah hangisi?
    – Dünya sevgisi ve baş olma sevdası…


    - Bir müslüman namaz kılınca, Kur’an okuyunca, tevbe edince ne yaparsın?
    – Namaz kılarken adeta beni bir sıtma tutar. Kur’an okuyunca, o zaman eririm, tıpkı ateşte eriyen bir kurşun gibi. Tevbe edince, belim kırılır, saçımı başımı yolarım, bütün emeklerim boşa gitti diye feryat figan ederim.

    Şeytanın Tuzakları

    İblis yeryüzüne indiği zaman Allahü Teâlâ’ya sordu:

    - Ya Rab, beni kovdun ve yere indirdin. Benim evim yok.
    – Evin hamamlardır.


    - Toplantı yerlerim neresidir?
    – Sokak, çarşı ve pazarlar.


    - Yemeğim nedir?
    – Besmelesiz yenilenler.


    - İçeceğim nedir?
    – Alkollü içkiler.


    - Ezanım nedir?
    – Çalgı aletleri.


    - Kitabım nedir? Ne okuyacağım?
    – Uygunsuz şiirler.


    - Benim hadislerim nedir?
    – Yalan sözler.


    - Av aleti ve tuzağım nedir?
    – Kötü kadınlar.


    - Yatak arkadaşım kimdir?
    – Besmelesiz yatağa girenler ve sarhoşlar.


    - Yol arkadaşlarım kimlerdir?
    – Yola çıkarken, benim rızamı kazanmak değil de nefsinin peşinde gitmeyi düşünenin yol arkadaşı olursun.


    - Yardımcılarım ve elçilerim kimdir?
    – Bid’at ehli senin yardımcılarındır, büyücüler elçilerindir.


    - Kardeşlerim kim?
    -Mallarını israf edenler ve kötü yolda harcayanlar senin kardeşlerindir.

    Şeytanın Hileleri

    1- Engelleme



    Şeytan ilk olarak insanın ibadetine engel olmak ister. Eğer Cenab-ı Hak kendisin şeytandan korursa, şu sözlerle şeytanı reddeder:

    “– Ben ibadete gerçekten muhtacım. Çünkü bu fani dünyada sonsuz olan ahiret hayatı için mutlaka azık hazırlamam gerekir!”



    2- Erteleme:

    Birincisinde başarılı olamayan şeytan sonra:
    “Acele etme, ileride yaparsın, daha yaşın çok genç!” diyerek ibadeti ertelemeyi, geriye atmayı emreder. Allah’ın yardımı ile onu:
    “– Ecelim benim elimde değil. Eğer bugünün işini, ibadetini yarına ertelersem peki yarının işini ne zaman yapacağım? Zira her gün için yapılacak yeterince iş vardır…” diyerek onu reddeder.




    3- Acele

    Şeytan bu sefer de acele etmesini isteyerek ona:
    “Acele et, acele et! Şu işi bitir, şunu yapmaya da vaktin olsun!” der. Allah’ın inayetiyle şeytanı şu sözlerle susturur:
    “– Tam ve kusursuz olarak yapılan az iş, kusurlu olarak yapılan çok işten hayırlıdır!”



    4- Riya

    Bu sefer ibadetini tam ve mükemmel yaparak insanlara karşı gösteriş yapmaya teşvik eder. Yine Allah’ın yardımı ile onu şu sözlerle savuşturur:
    “– İnsanların görmesiyle ne kazancım olabilir? Allah’ın görmesi benim için yeterli değil mi?”



    5- Ucub/Kendini Beğenme

    Bu sefer şeytan:

    “Sen ne büyüksün, ne uyanık ve ne faziletli bir kişisin!” diyerek insanı kendini beğenme uçurumuna yuvarlamak ister. Allah’ın himayesi ile bu tehlikeyi de şu sözlerle savar:

    “– Bütün nimetlerin gerçek sahibi Allah Teala’dır. Bu da Cenab-ı Hakk’ın bana ihsan ettiği başarının sonucudur. O, kendi lütfu ile benim değersiz amelime kıymet vermiştir. Eğer Allah’ın lütfu olmasaydı, Cenab-ı Hakk’ın üzerimdeki sayısız nimetleri ile birlikte benim işlediğim günahlara karşılık bu ibadetin ne değeri olabilirdi?”


    6- Gizleme

    Şeytan şimdi altıncı ve en tehlikeli hilesine başvurur. Uyanık kişilerden başkası buna karşı koyamaz.

    Şöyle der:

    “İbadetini gizli yap. Allah yaptığın ibadeti ortaya çıkaracak ve karşılığını verecektir.” Böylece seni bir tür riyaya düşürmek ister. Uyanık kişi Allah’ın yardımı ile şeytanı şu sözlerle defeder:
    “– Ey mel’un! Şimdiye kadar ibadetime engel olmaya, ifsad etmeye çalışıyordun! Şimdi ise ıslah etmek, düzene sokmak için geliyorsun. Ama asıl maksadın yine bozgunculuk. Ben Allah’ın kuluyum, O benim efendimdir.


    – Dilerse benim ibadetimi açığa çıkarır, dilerse gizli tutar. İsterse beni hatırı sayılır biri, isterse değersiz biri yapar. Bunların hepsi kendi elindedir. Bunları insanlara açıklamasına ve onlardan gizli tutmasına aldırış etmem. Çünkü insanların elinde bir şey yoktur.”


    7- Terk

    Şeytan yedinci ve son hilesiyle gelir şöyle der:
    “Senin bu ibadetlere ihtiyacın yok. Eğer bahtiyar/said yaratıldıysan, ibadeti terk etmek sana bir zarar vermez. Yok bedbaht/şaki olarak yaratıldıysan ibadet de sana bir fayda vermez!”
    Allah’ın yardımıyla bu hileyi de şu sözlerle savar:


    “– Ben Allah’ın kuluyum. Kula yaraşan, emre uyup kulluk ve ibadet etmektir. Rab ise efendiliğin icaplarını en iyi bilendir. Dilediği gibi hükmeder; istediğini yapar. Her halükarda ibadetin bana faydası vardır.

    – Eğer said isem, sevabımın artması için ibadete muhtacım. Şaki isem de, ileride keşke ibadet etseydim diye kendi kendime pişmanlık duymamak için ibadet etmeliyim.

    – Kaldı ki, ibadet ettiğim için asla Cenab-ı Hak beni cezalandırmayacak, ibadet bana bir zarar vermeyecektir. Ayrıca itaatkar olarak cehenneme girmek, asi olarak girmekten benim için daha sevimlidir. Kaldı ki Cenab-ı Hakk’ın vadi hak değil mi?

    – O, ibadet yapanlara sevap vereceğini, iman ve itaat ile Allah’a kavuşanları kesinlikle cehenneme sokmayacağını, mutlaka cennete sokacağını vadetmiştir.”

    Amelinin karşılığı olarak cenneti kazandığı için değil, Cenab-ı Hakk’ın sadık vadinin karşılığı olarak cennete girecektir. Bu manada Cenab-ı Hak saidlerin lisanıyla şöyle buyurur:

    “Onlar: Bize verdiği sözde sadık olan ve bizi, dilediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna varis kılan Allah’a hamd olsun. İyi amelde bulunanların mükafatı ne güzelmiş! derler.”( 39 Zümer, 74.7 )

    Uyan ey ibadet yolcusu, Allah sana merhamet buyursun. Gördüğün gibi işin aslı bundan ibarettir. Diğer fiilleri ve durumları da buna kıyas et.

    Allah’tan yardım talep et ve ona sığın. Zira bütün işler onun elinde, başarı da ondandır. Yüce ve kudretli Allah’ın dışında ne bir güç ne de kuvvet vardır.


  12. 24.Nisan.2011, 21:32
    7
    Ehfiya
    عُضْو

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Ocak.2007
    Üye No: 8
    Mesaj Sayısı: 674
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 28

    Cevap: Cin Şeytan ve Kara Cuxa nedirler? Öğrenmek istediğim konuları cevaplarmısınız.

    Alıntı
    tesekur ediyorom kara cuxa hakda hec he yazmamissiniz.

    Değerli Kardeşim;
    Senin kullandığın bu yazdığın ''kara cuxa'' tabiri eğer kara cuka'ysa ben bunun bi kuş türü olduğunu biliyorum. Bu kara Cuka'nın diğer adı da ''Kara Tavuk''tur.
    Senin konuşman bana biraz farklı geldi ama belki de 'Karabasan'dan bahsediyorsundur?

    Alıntı
    Karabasan veya kıllı yaratık deniliyor. Bu olayın aslı vardır. Ancak tehlikeli bir tarafı yoktur. Bazı cinlerin manyetik yönü ağır basan bazı insanlara değişik şekillerde görünmesidir. Cinler bünyesi hassas ve manyetik özellik taşıyanlar ile irtibat kurabilirler. Aynı yerde sadece bir kişi fark eder diğerleri anlayamayabilir. Demek ki manyetik bir durumunuz söz konusu. Tehlikeli bir durum yoktur.

    Buna benzer konular için yapacağımız tavsiyeler şunlardır:


    1- Abdest alıp 2 rekat namaz kılıp abdestli yatmak.

    2- 33 defa sübhanellah, 33 defa elhamdülillah ve 34 defa allahü ekber diyerek uyumak.

    3- 7 defa ayetelkürsiyi okuyup sağa, sola, arkaya, öne, alta ve üste üfleyip yedincisini üflemeden uyumak

    4- Fatiha, nas, felak, ihlas surelerini okumak

    5- Cevşen duasını okumak ve üzerinizde cevşen duasını bulundurmak

    Korku gibi şeylerden korunmak için dua etmek ve âyet ile hadis gibi şeyleri yazıp taşımak dinen caizdir. Abdullah bin Ömer Peygamberden (sav) şöyle rivayet etmiştir: "Sizden biriniz uykuda korkarsa şöyle desin: Allah'ın gazab ve azabından ve kullarının şerrinden, şeytanların vesvesesinden ve yanıma gelmelerinden eksikliği olmayan Allah'ın sözlerine sığınırım" O zaman, hiçbir şey ona zarar vermez. Abdullah bin Amr onları temyiz çağına gelen çocuklarına öğretir, temyiz çağına gelmeyen çocukları için yazıp onların boynuna asardı (Ebu Davııd, Nesâî, Tirmizî).

    Ancak bunları istismar edip sanat haline getiren ve saf kadınlarla teşriki mesai edip onlarla haşr ve neşir olmak kesinlikle haramdır. (Günümüz meselelerine Fetvalar – 2, Yasin Yayınevi, s: 258 )
    Biz Teşekkür Ederiz Allah'a Emanet Olun !..


  13. 24.Nisan.2011, 21:32
    7
    عُضْو
    Alıntı
    tesekur ediyorom kara cuxa hakda hec he yazmamissiniz.

    Değerli Kardeşim;
    Senin kullandığın bu yazdığın ''kara cuxa'' tabiri eğer kara cuka'ysa ben bunun bi kuş türü olduğunu biliyorum. Bu kara Cuka'nın diğer adı da ''Kara Tavuk''tur.
    Senin konuşman bana biraz farklı geldi ama belki de 'Karabasan'dan bahsediyorsundur?

    Alıntı
    Karabasan veya kıllı yaratık deniliyor. Bu olayın aslı vardır. Ancak tehlikeli bir tarafı yoktur. Bazı cinlerin manyetik yönü ağır basan bazı insanlara değişik şekillerde görünmesidir. Cinler bünyesi hassas ve manyetik özellik taşıyanlar ile irtibat kurabilirler. Aynı yerde sadece bir kişi fark eder diğerleri anlayamayabilir. Demek ki manyetik bir durumunuz söz konusu. Tehlikeli bir durum yoktur.

    Buna benzer konular için yapacağımız tavsiyeler şunlardır:


    1- Abdest alıp 2 rekat namaz kılıp abdestli yatmak.

    2- 33 defa sübhanellah, 33 defa elhamdülillah ve 34 defa allahü ekber diyerek uyumak.

    3- 7 defa ayetelkürsiyi okuyup sağa, sola, arkaya, öne, alta ve üste üfleyip yedincisini üflemeden uyumak

    4- Fatiha, nas, felak, ihlas surelerini okumak

    5- Cevşen duasını okumak ve üzerinizde cevşen duasını bulundurmak

    Korku gibi şeylerden korunmak için dua etmek ve âyet ile hadis gibi şeyleri yazıp taşımak dinen caizdir. Abdullah bin Ömer Peygamberden (sav) şöyle rivayet etmiştir: "Sizden biriniz uykuda korkarsa şöyle desin: Allah'ın gazab ve azabından ve kullarının şerrinden, şeytanların vesvesesinden ve yanıma gelmelerinden eksikliği olmayan Allah'ın sözlerine sığınırım" O zaman, hiçbir şey ona zarar vermez. Abdullah bin Amr onları temyiz çağına gelen çocuklarına öğretir, temyiz çağına gelmeyen çocukları için yazıp onların boynuna asardı (Ebu Davııd, Nesâî, Tirmizî).

    Ancak bunları istismar edip sanat haline getiren ve saf kadınlarla teşriki mesai edip onlarla haşr ve neşir olmak kesinlikle haramdır. (Günümüz meselelerine Fetvalar – 2, Yasin Yayınevi, s: 258 )
    Biz Teşekkür Ederiz Allah'a Emanet Olun !..


  14. 24.Nisan.2011, 21:40
    8
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Cevap: Cin Şeytan ve Kara Cuxa nedirler? Öğrenmek istediğim konuları cevaplarmısınız.

    Soruyu soran kardeş sanırım azeri.


  15. 24.Nisan.2011, 21:40
    8
    Feseyekfikehumullah
    Soruyu soran kardeş sanırım azeri.


  16. 02.Ağustos.2015, 11:24
    9
    Misafir

    Cevap: Cin Şeytan ve Kara Cuxa nedirler? Öğrenmek istediğim konuları cevaplarmısınız.

    kara cuxa (qara cuxa) insani koruyan ve onun dunyada yasadigi muddetinde ona yardimin olan bir melek.. kara cuxa ya dua en cok yasini serif okunur ve fatihe de denir, nezir verilir. inanca gore islerin bozgunlugunda. hayirsizliklar uz verdiginde dua edilir, kara cuxa ni unutdugunda yardim edecegi insandan kuse bilecegi ve onu terk edecegi diye bilinir...


  17. 02.Ağustos.2015, 11:24
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    kara cuxa (qara cuxa) insani koruyan ve onun dunyada yasadigi muddetinde ona yardimin olan bir melek.. kara cuxa ya dua en cok yasini serif okunur ve fatihe de denir, nezir verilir. inanca gore islerin bozgunlugunda. hayirsizliklar uz verdiginde dua edilir, kara cuxa ni unutdugunda yardim edecegi insandan kuse bilecegi ve onu terk edecegi diye bilinir...





+ Yorum Gönder