Konusunu Oylayın.: Geçmişin Kazasını Yaparken

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Geçmişin Kazasını Yaparken
  1. 04.Nisan.2011, 22:16
    1
    Ferhat1991
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2009
    Üye No: 58064
    Mesaj Sayısı: 704
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 26

    Geçmişin Kazasını Yaparken






    Geçmişin Kazasını Yaparken Mumsema Selamun Aleyküm Kardeşlerim Geçmişin Kazasını Yaparken Sadece Farzları Kılsak Sünnetleri Kılmasak Bir Sakınca Olurmu


  2. 04.Nisan.2011, 22:16
    1
    Ferhat1991 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



  3. 04.Nisan.2011, 22:18
    2
    DangeR
    bir mum ışığı

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2011
    Üye No: 85439
    Mesaj Sayısı: 1,038
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 29

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken




    Alıntı
    Selamun Aleyküm Kardeşlerim Geçmişin Kazasını Yaparken Sadece Farzları Kılsak Sünnetleri Kılmasak Bir Sakınca Olurmu
    ve aleykumusselam ve rahmetullah.
    Sünnetin zaten kazası olmaz.


  4. 04.Nisan.2011, 22:18
    2
    DangeR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bir mum ışığı



    Alıntı
    Selamun Aleyküm Kardeşlerim Geçmişin Kazasını Yaparken Sadece Farzları Kılsak Sünnetleri Kılmasak Bir Sakınca Olurmu
    ve aleykumusselam ve rahmetullah.
    Sünnetin zaten kazası olmaz.


  5. 12.Nisan.2011, 22:02
    3
    halim_38
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Mart.2011
    Üye No: 85372
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 30

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    namazın bu iki durum dışında kazası yoktur.kasten terkedenin tevbe edip bir daha bu büyük günaha girmemesi gerekir. peygamberimiz(sav) şöyle buyurmuştur: “Kim bir namazı unutur veya uyuya kalırsa onun kefareti, hatırladığı zaman kılmasıdır.” (Müslim, Mesacid 315)


  6. 12.Nisan.2011, 22:02
    3
    halim_38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    namazın bu iki durum dışında kazası yoktur.kasten terkedenin tevbe edip bir daha bu büyük günaha girmemesi gerekir. peygamberimiz(sav) şöyle buyurmuştur: “Kim bir namazı unutur veya uyuya kalırsa onun kefareti, hatırladığı zaman kılmasıdır.” (Müslim, Mesacid 315)


  7. 12.Nisan.2011, 23:32
    4
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    Alıntı
    namazın bu iki durum dışında kazası yoktur.kasten terkedenin tevbe edip bir daha bu büyük günaha girmemesi gerekir. peygamberimiz(sav) şöyle buyurmuştur: “Kim bir namazı unutur veya uyuya kalırsa onun kefareti, hatırladığı zaman kılmasıdır.” (Müslim, Mesacid 315)
    Halim kardeş cevaplarını kontrol ettim.
    bu hariç diğer konularda bir sorun görmedim.
    Biz site yönetim olarak, srulan sorulara genelde 2 mezhep yani hanefi ve şafii mezhebine göre cevap veriyoruz.
    Hanefi ve Şafii mezheplerine göre, bilinçlide olsa namazını vaktinde kılmayıp sonra pişman olan kişi namazını kaza etmek zorundadır.
    Allaha emanet olun.


  8. 12.Nisan.2011, 23:32
    4
    Moderatör
    Alıntı
    namazın bu iki durum dışında kazası yoktur.kasten terkedenin tevbe edip bir daha bu büyük günaha girmemesi gerekir. peygamberimiz(sav) şöyle buyurmuştur: “Kim bir namazı unutur veya uyuya kalırsa onun kefareti, hatırladığı zaman kılmasıdır.” (Müslim, Mesacid 315)
    Halim kardeş cevaplarını kontrol ettim.
    bu hariç diğer konularda bir sorun görmedim.
    Biz site yönetim olarak, srulan sorulara genelde 2 mezhep yani hanefi ve şafii mezhebine göre cevap veriyoruz.
    Hanefi ve Şafii mezheplerine göre, bilinçlide olsa namazını vaktinde kılmayıp sonra pişman olan kişi namazını kaza etmek zorundadır.
    Allaha emanet olun.


  9. 13.Nisan.2011, 08:57
    5
    halim_38
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Mart.2011
    Üye No: 85372
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 30

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    Hanefi mezhebine göre sünnetler terk edilerek kaza namazı kılınmaz. Bu konuda Ömer Nasuhi Bilmen’in Büyük İslam İlmihali‘nde şu yazılıdır:
    “Kaza namazları ile uğraşmak, nafile namazları ile uğraşmaktan daha iyi ve daha önemlidir. Fakat farz namazların müekked olsun olmasın, sünnetleri bundan müstesnadır. Bu sünnetleri terk ederek bunların yerine kazaya niyet edilmesi daha iyi değildir. Bu sünnetlere niyet edilmesi evladır. Hatta kuşluk ve tesbih namazları gibi, haklarında nakil bulunan nafile namazlar da böyledir. Bunlara da böyle nafile olarak niyet etmek evladır. Çünkü bu sünnetler, farz namazları tamamlar, bunların yerine getirilmesi mümkün değildir. Kaza namazlarının ise, muayyen vakitleri olmadığı için onların her zaman yerine getirilmesi mümkündür.
    Bununla beraber namazları kazaya bırakmak günahtır. Bu günahdan mümkün olduğu kadar kurtulmak için sünnetleri feda etmek uygun olmaz. Böyle bir günahı işleyen kimsenin fazla ibadet ederek Allah’ın bağışlamasına sığınması gerekirken, hakkında Peygamber şefaatinin tecelli etmesine vesile olacak bir takım sünnet ve nafileleri terk etmek nasıl uygun olabilir? Hem bir kısım vakit namazlarını kazaya bırakmak, hem de diğer bir kısım vakit namazlarını, kendilerini tamamlayan sünnetlerden ayırmak iki kat kusur olmaz mı? Buna aykırı olan bazı nakiller geçerli değildir. Bunlar kabul edilen fetvaya aykırıdır. Hem sünnetleri, hem de kaza namazlarını kılmaya elverişli vakit bulamadıklarını iddia edenler bulunursa bunlar insaflı bir iddiada bulunmuş sayılmazlar. Boş yere en kıymetli zamanlarını harcayan insanlar, bilmem böyle bir iddiaya nasıl kalkışabilir?”
    İşin aslına gelince: Kur’an ve sünnette namazın kazası diye bir şey yoktur. Sadece uyuyan ve unutan kimseler uyandıklarında / hatırladıklarında namazlarını vakitleri dışında kılabilirler. Bu, onlar için bir kaza değil; eda olur. Nitekim Peygamber Efendimiz de bir defasında uyanamadıkları için sabah namazını1 , bir defasında da (Hendek Savaşı’nda) unuttukları için ikindi namazını2 kılamamışlardı. Bunun dışında kalan kimselerin gerek keyfi olarak gerekse gevşeklikten, tembellikten dolayı namazları vakit dışında kılmaları diye bir şey söz konusu değildir. Bunlar büyük bir günah işlemişlerdir. Tek yapacakları şey derhal tevbe- istiğfar etmek ve bir daha asla namaz kaçırmamaktır. Zaten Peygamberimiz de uyuya kalıp kılamadıkları sabah namazından sonra yaptığı şu açıklamada keyfi olarak kılınmayan namazların kazasından bahsetmemiştir:
    “Dikkat edin! Sizin için, bende bir örnek vardır.” (Sonra şöyle devam etti) “Dikkat edin! Uyku sebebi ile namaz kaçırmakta bir taksir yok-tur. Taksir ancak başka namazın vakti gelinceye kadar namazını kılma-yan kimsede vardır. Binaenaleyh bu uyuyup kalma işini kim yaparsa uyan-dığı zaman, o namazı kılıversin! Ama ertesi gün, o namazı her zamanki vaktinde kılsın!…”3

    1. Buhari, Mevâkîtu’s-Salât, 35; Müslim, Mesâcid, 310-313; Nesâî, Mevâkît, 55; Ahmed b. Hanbel, 2/428, 4/441. []
    2. Buhari, Mevâkîtu’s-Salât, 36, 38, Ezan, 26, Salâtü’l-Havf, 4, Megâzî, 29. []
    3. Müslim, Mesâcid, 311 (681). []



  10. 13.Nisan.2011, 08:57
    5
    halim_38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Hanefi mezhebine göre sünnetler terk edilerek kaza namazı kılınmaz. Bu konuda Ömer Nasuhi Bilmen’in Büyük İslam İlmihali‘nde şu yazılıdır:
    “Kaza namazları ile uğraşmak, nafile namazları ile uğraşmaktan daha iyi ve daha önemlidir. Fakat farz namazların müekked olsun olmasın, sünnetleri bundan müstesnadır. Bu sünnetleri terk ederek bunların yerine kazaya niyet edilmesi daha iyi değildir. Bu sünnetlere niyet edilmesi evladır. Hatta kuşluk ve tesbih namazları gibi, haklarında nakil bulunan nafile namazlar da böyledir. Bunlara da böyle nafile olarak niyet etmek evladır. Çünkü bu sünnetler, farz namazları tamamlar, bunların yerine getirilmesi mümkün değildir. Kaza namazlarının ise, muayyen vakitleri olmadığı için onların her zaman yerine getirilmesi mümkündür.
    Bununla beraber namazları kazaya bırakmak günahtır. Bu günahdan mümkün olduğu kadar kurtulmak için sünnetleri feda etmek uygun olmaz. Böyle bir günahı işleyen kimsenin fazla ibadet ederek Allah’ın bağışlamasına sığınması gerekirken, hakkında Peygamber şefaatinin tecelli etmesine vesile olacak bir takım sünnet ve nafileleri terk etmek nasıl uygun olabilir? Hem bir kısım vakit namazlarını kazaya bırakmak, hem de diğer bir kısım vakit namazlarını, kendilerini tamamlayan sünnetlerden ayırmak iki kat kusur olmaz mı? Buna aykırı olan bazı nakiller geçerli değildir. Bunlar kabul edilen fetvaya aykırıdır. Hem sünnetleri, hem de kaza namazlarını kılmaya elverişli vakit bulamadıklarını iddia edenler bulunursa bunlar insaflı bir iddiada bulunmuş sayılmazlar. Boş yere en kıymetli zamanlarını harcayan insanlar, bilmem böyle bir iddiaya nasıl kalkışabilir?”
    İşin aslına gelince: Kur’an ve sünnette namazın kazası diye bir şey yoktur. Sadece uyuyan ve unutan kimseler uyandıklarında / hatırladıklarında namazlarını vakitleri dışında kılabilirler. Bu, onlar için bir kaza değil; eda olur. Nitekim Peygamber Efendimiz de bir defasında uyanamadıkları için sabah namazını1 , bir defasında da (Hendek Savaşı’nda) unuttukları için ikindi namazını2 kılamamışlardı. Bunun dışında kalan kimselerin gerek keyfi olarak gerekse gevşeklikten, tembellikten dolayı namazları vakit dışında kılmaları diye bir şey söz konusu değildir. Bunlar büyük bir günah işlemişlerdir. Tek yapacakları şey derhal tevbe- istiğfar etmek ve bir daha asla namaz kaçırmamaktır. Zaten Peygamberimiz de uyuya kalıp kılamadıkları sabah namazından sonra yaptığı şu açıklamada keyfi olarak kılınmayan namazların kazasından bahsetmemiştir:
    “Dikkat edin! Sizin için, bende bir örnek vardır.” (Sonra şöyle devam etti) “Dikkat edin! Uyku sebebi ile namaz kaçırmakta bir taksir yok-tur. Taksir ancak başka namazın vakti gelinceye kadar namazını kılma-yan kimsede vardır. Binaenaleyh bu uyuyup kalma işini kim yaparsa uyan-dığı zaman, o namazı kılıversin! Ama ertesi gün, o namazı her zamanki vaktinde kılsın!…”3

    1. Buhari, Mevâkîtu’s-Salât, 35; Müslim, Mesâcid, 310-313; Nesâî, Mevâkît, 55; Ahmed b. Hanbel, 2/428, 4/441. []
    2. Buhari, Mevâkîtu’s-Salât, 36, 38, Ezan, 26, Salâtü’l-Havf, 4, Megâzî, 29. []
    3. Müslim, Mesâcid, 311 (681). []



  11. 13.Nisan.2011, 09:01
    6
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    Alıntı
    Hanefi mezhebine göre sünnetler terk edilerek kaza namazı kılınmaz. Bu konuda Ömer Nasuhi Bilmen’in Büyük İslam İlmihali‘nde şu yazılıdır:
    “Kaza namazları ile uğraşmak, nafile namazları ile uğraşmaktan daha iyi ve daha önemlidir. Fakat farz namazların müekked olsun olmasın, sünnetleri bundan müstesnadır. Bu sünnetleri terk ederek bunların yerine kazaya niyet edilmesi daha iyi değildir. Bu sünnetlere niyet edilmesi evladır. Hatta kuşluk ve tesbih namazları gibi, haklarında nakil bulunan nafile namazlar da böyledir. Bunlara da böyle nafile olarak niyet etmek evladır. Çünkü bu sünnetler, farz namazları tamamlar, bunların yerine getirilmesi mümkün değildir. Kaza namazlarının ise, muayyen vakitleri olmadığı için onların her zaman yerine getirilmesi mümkündür.
    Bununla beraber namazları kazaya bırakmak günahtır. Bu günahdan mümkün olduğu kadar kurtulmak için sünnetleri feda etmek uygun olmaz. Böyle bir günahı işleyen kimsenin fazla ibadet ederek Allah’ın bağışlamasına sığınması gerekirken, hakkında Peygamber şefaatinin tecelli etmesine vesile olacak bir takım sünnet ve nafileleri terk etmek nasıl uygun olabilir? Hem bir kısım vakit namazlarını kazaya bırakmak, hem de diğer bir kısım vakit namazlarını, kendilerini tamamlayan sünnetlerden ayırmak iki kat kusur olmaz mı? Buna aykırı olan bazı nakiller geçerli değildir. Bunlar kabul edilen fetvaya aykırıdır. Hem sünnetleri, hem de kaza namazlarını kılmaya elverişli vakit bulamadıklarını iddia edenler bulunursa bunlar insaflı bir iddiada bulunmuş sayılmazlar. Boş yere en kıymetli zamanlarını harcayan insanlar, bilmem böyle bir iddiaya nasıl kalkışabilir?”
    İşin aslına gelince: Kur’an ve sünnette namazın kazası diye bir şey yoktur. Sadece uyuyan ve unutan kimseler uyandıklarında / hatırladıklarında namazlarını vakitleri dışında kılabilirler. Bu, onlar için bir kaza değil; eda olur. Nitekim Peygamber Efendimiz de bir defasında uyanamadıkları için sabah namazını1 , bir defasında da (Hendek Savaşı’nda) unuttukları için ikindi namazını2 kılamamışlardı. Bunun dışında kalan kimselerin gerek keyfi olarak gerekse gevşeklikten, tembellikten dolayı namazları vakit dışında kılmaları diye bir şey söz konusu değildir. Bunlar büyük bir günah işlemişlerdir. Tek yapacakları şey derhal tevbe- istiğfar etmek ve bir daha asla namaz kaçırmamaktır. Zaten Peygamberimiz de uyuya kalıp kılamadıkları sabah namazından sonra yaptığı şu açıklamada keyfi olarak kılınmayan namazların kazasından bahsetmemiştir:
    “Dikkat edin! Sizin için, bende bir örnek vardır.” (Sonra şöyle devam etti) “Dikkat edin! Uyku sebebi ile namaz kaçırmakta bir taksir yok-tur. Taksir ancak başka namazın vakti gelinceye kadar namazını kılma-yan kimsede vardır. Binaenaleyh bu uyuyup kalma işini kim yaparsa uyan-dığı zaman, o namazı kılıversin! Ama ertesi gün, o namazı her zamanki vaktinde kılsın!…”3

    1. Buhari, Mevâkîtu’s-Salât, 35; Müslim, Mesâcid, 310-313; Nesâî, Mevâkît, 55; Ahmed b. Hanbel, 2/428, 4/441. []
    2. Buhari, Mevâkîtu’s-Salât, 36, 38, Ezan, 26, Salâtü’l-Havf, 4, Megâzî, 29. []
    3. Müslim, Mesâcid, 311 (681). []
    Alıntı
    Kur’an ve sünnette namazın kazası diye bir şey yoktur
    Kardeş merak edip meşhur olan mezhep imamlarının delillerine baktın mı;?


  12. 13.Nisan.2011, 09:01
    6
    Administrator
    Alıntı
    Hanefi mezhebine göre sünnetler terk edilerek kaza namazı kılınmaz. Bu konuda Ömer Nasuhi Bilmen’in Büyük İslam İlmihali‘nde şu yazılıdır:
    “Kaza namazları ile uğraşmak, nafile namazları ile uğraşmaktan daha iyi ve daha önemlidir. Fakat farz namazların müekked olsun olmasın, sünnetleri bundan müstesnadır. Bu sünnetleri terk ederek bunların yerine kazaya niyet edilmesi daha iyi değildir. Bu sünnetlere niyet edilmesi evladır. Hatta kuşluk ve tesbih namazları gibi, haklarında nakil bulunan nafile namazlar da böyledir. Bunlara da böyle nafile olarak niyet etmek evladır. Çünkü bu sünnetler, farz namazları tamamlar, bunların yerine getirilmesi mümkün değildir. Kaza namazlarının ise, muayyen vakitleri olmadığı için onların her zaman yerine getirilmesi mümkündür.
    Bununla beraber namazları kazaya bırakmak günahtır. Bu günahdan mümkün olduğu kadar kurtulmak için sünnetleri feda etmek uygun olmaz. Böyle bir günahı işleyen kimsenin fazla ibadet ederek Allah’ın bağışlamasına sığınması gerekirken, hakkında Peygamber şefaatinin tecelli etmesine vesile olacak bir takım sünnet ve nafileleri terk etmek nasıl uygun olabilir? Hem bir kısım vakit namazlarını kazaya bırakmak, hem de diğer bir kısım vakit namazlarını, kendilerini tamamlayan sünnetlerden ayırmak iki kat kusur olmaz mı? Buna aykırı olan bazı nakiller geçerli değildir. Bunlar kabul edilen fetvaya aykırıdır. Hem sünnetleri, hem de kaza namazlarını kılmaya elverişli vakit bulamadıklarını iddia edenler bulunursa bunlar insaflı bir iddiada bulunmuş sayılmazlar. Boş yere en kıymetli zamanlarını harcayan insanlar, bilmem böyle bir iddiaya nasıl kalkışabilir?”
    İşin aslına gelince: Kur’an ve sünnette namazın kazası diye bir şey yoktur. Sadece uyuyan ve unutan kimseler uyandıklarında / hatırladıklarında namazlarını vakitleri dışında kılabilirler. Bu, onlar için bir kaza değil; eda olur. Nitekim Peygamber Efendimiz de bir defasında uyanamadıkları için sabah namazını1 , bir defasında da (Hendek Savaşı’nda) unuttukları için ikindi namazını2 kılamamışlardı. Bunun dışında kalan kimselerin gerek keyfi olarak gerekse gevşeklikten, tembellikten dolayı namazları vakit dışında kılmaları diye bir şey söz konusu değildir. Bunlar büyük bir günah işlemişlerdir. Tek yapacakları şey derhal tevbe- istiğfar etmek ve bir daha asla namaz kaçırmamaktır. Zaten Peygamberimiz de uyuya kalıp kılamadıkları sabah namazından sonra yaptığı şu açıklamada keyfi olarak kılınmayan namazların kazasından bahsetmemiştir:
    “Dikkat edin! Sizin için, bende bir örnek vardır.” (Sonra şöyle devam etti) “Dikkat edin! Uyku sebebi ile namaz kaçırmakta bir taksir yok-tur. Taksir ancak başka namazın vakti gelinceye kadar namazını kılma-yan kimsede vardır. Binaenaleyh bu uyuyup kalma işini kim yaparsa uyan-dığı zaman, o namazı kılıversin! Ama ertesi gün, o namazı her zamanki vaktinde kılsın!…”3

    1. Buhari, Mevâkîtu’s-Salât, 35; Müslim, Mesâcid, 310-313; Nesâî, Mevâkît, 55; Ahmed b. Hanbel, 2/428, 4/441. []
    2. Buhari, Mevâkîtu’s-Salât, 36, 38, Ezan, 26, Salâtü’l-Havf, 4, Megâzî, 29. []
    3. Müslim, Mesâcid, 311 (681). []
    Alıntı
    Kur’an ve sünnette namazın kazası diye bir şey yoktur
    Kardeş merak edip meşhur olan mezhep imamlarının delillerine baktın mı;?


  13. 13.Nisan.2011, 12:00
    7
    halim_38
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Mart.2011
    Üye No: 85372
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 30

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    Başta İmam Azam ve İmam Şafii olarak bütün mezhep imamlarından şu anlama gelen rivayetler vardır:

    “Sahih bir hadis ortada var ise benim mezhebim odur.”(bk. Reddu’l-Muhtar, 1/72, 475). yani alimlerde hata yapabilir.günün birinde benim görüşüme ters düşen ayet ve hadis görürseniz benim mezhebim odur demek istiyor. bir müslüman mezhepli olabilir fakat mezhepci olamaz. çünkü bu ümmet arasında bölünmeye gider. tek doğru vardır kuran ve sahih hadisler. taklitci değilde. deliler ile araştırma yapıldığında . doğru elbette ortaya çıkacaktır.


  14. 13.Nisan.2011, 12:00
    7
    halim_38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Başta İmam Azam ve İmam Şafii olarak bütün mezhep imamlarından şu anlama gelen rivayetler vardır:

    “Sahih bir hadis ortada var ise benim mezhebim odur.”(bk. Reddu’l-Muhtar, 1/72, 475). yani alimlerde hata yapabilir.günün birinde benim görüşüme ters düşen ayet ve hadis görürseniz benim mezhebim odur demek istiyor. bir müslüman mezhepli olabilir fakat mezhepci olamaz. çünkü bu ümmet arasında bölünmeye gider. tek doğru vardır kuran ve sahih hadisler. taklitci değilde. deliler ile araştırma yapıldığında . doğru elbette ortaya çıkacaktır.


  15. 13.Nisan.2011, 17:53
    8
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    Alıntı
    Başta İmam Azam ve İmam Şafii olarak bütün mezhep imamlarından şu anlama gelen rivayetler vardır:

    “Sahih bir hadis ortada var ise benim mezhebim odur.”(bk. Reddu’l-Muhtar, 1/72, 475). yani alimlerde hata yapabilir.günün birinde benim görüşüme ters düşen ayet ve hadis görürseniz benim mezhebim odur demek istiyor. bir müslüman mezhepli olabilir fakat mezhepci olamaz. çünkü bu ümmet arasında bölünmeye gider. tek doğru vardır kuran ve sahih hadisler. taklitci değilde. deliler ile araştırma yapıldığında . doğru elbette ortaya çıkacaktır.
    Kardeş sana sorulan soruya bir daha bak ve cevabını bir daha gözden geçir. ne alaka ise...
    Kaza namazının var olduğu konusunda ittifak vardır. Kaza namazı yoktur diyen sadece bir avuç kendini müçtehit zanneden zavallılardır.
    Bilerekde kişi namazını kılmazsa sonra tevbe ettiğin de kaza etmek zorundadır.
    çünkü bu Allahın kulları üzerinde bir hakkıdır.
    Oruç gibi Hac gibi zekat gibi


  16. 13.Nisan.2011, 17:53
    8
    Üye
    Alıntı
    Başta İmam Azam ve İmam Şafii olarak bütün mezhep imamlarından şu anlama gelen rivayetler vardır:

    “Sahih bir hadis ortada var ise benim mezhebim odur.”(bk. Reddu’l-Muhtar, 1/72, 475). yani alimlerde hata yapabilir.günün birinde benim görüşüme ters düşen ayet ve hadis görürseniz benim mezhebim odur demek istiyor. bir müslüman mezhepli olabilir fakat mezhepci olamaz. çünkü bu ümmet arasında bölünmeye gider. tek doğru vardır kuran ve sahih hadisler. taklitci değilde. deliler ile araştırma yapıldığında . doğru elbette ortaya çıkacaktır.
    Kardeş sana sorulan soruya bir daha bak ve cevabını bir daha gözden geçir. ne alaka ise...
    Kaza namazının var olduğu konusunda ittifak vardır. Kaza namazı yoktur diyen sadece bir avuç kendini müçtehit zanneden zavallılardır.
    Bilerekde kişi namazını kılmazsa sonra tevbe ettiğin de kaza etmek zorundadır.
    çünkü bu Allahın kulları üzerinde bir hakkıdır.
    Oruç gibi Hac gibi zekat gibi


  17. 14.Nisan.2011, 01:23
    9
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    Aydınlatıcı bilgiler için Allah sizden razı olsun imam hocam


  18. 14.Nisan.2011, 01:23
    9
    Özel Üye
    Aydınlatıcı bilgiler için Allah sizden razı olsun imam hocam


  19. 14.Nisan.2011, 08:43
    10
    halim_38
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Mart.2011
    Üye No: 85372
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 30

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    kaza namazı var diyen kişler bana 1 tane ayet veya hadis getirin. öyle ittifak var deyip geçiştirmek kolaya kaçmak olur. delilleri istiyorum. tekrar söyleyim uyku ve unutma dışında aklına gelince namazı kılarsın yani onun vakti aklına geldiği andır.


  20. 14.Nisan.2011, 08:43
    10
    halim_38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    kaza namazı var diyen kişler bana 1 tane ayet veya hadis getirin. öyle ittifak var deyip geçiştirmek kolaya kaçmak olur. delilleri istiyorum. tekrar söyleyim uyku ve unutma dışında aklına gelince namazı kılarsın yani onun vakti aklına geldiği andır.


  21. 14.Nisan.2011, 09:23
    11
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    Alıntı
    kaza namazı var diyen kişler bana 1 tane ayet veya hadis getirin. öyle ittifak var deyip geçiştirmek kolaya kaçmak olur. delilleri istiyorum. tekrar söyleyim uyku ve unutma dışında aklına gelince namazı kılarsın yani onun vakti aklına geldiği andır.
    4 mezhep imamı sağlam bir delil değil mi
    Kardeşim siz öyle inanabilirsiniz/amel edebilirsiniz ama sitede bu şekilde cevaplar verilmesine razı olmayız.
    Size tavsiyem ümmetin ittfakla kabul ettiği konulara uymanızdır, zamane müçtehitlerine değil!


  22. 14.Nisan.2011, 09:23
    11
    Moderatör
    Alıntı
    kaza namazı var diyen kişler bana 1 tane ayet veya hadis getirin. öyle ittifak var deyip geçiştirmek kolaya kaçmak olur. delilleri istiyorum. tekrar söyleyim uyku ve unutma dışında aklına gelince namazı kılarsın yani onun vakti aklına geldiği andır.
    4 mezhep imamı sağlam bir delil değil mi
    Kardeşim siz öyle inanabilirsiniz/amel edebilirsiniz ama sitede bu şekilde cevaplar verilmesine razı olmayız.
    Size tavsiyem ümmetin ittfakla kabul ettiği konulara uymanızdır, zamane müçtehitlerine değil!


  23. 14.Nisan.2011, 09:29
    12
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    "Her kim namazını unutursa, onu hatırladığı zaman hemen kılsın. Çünkü, Allah: "Beni anman için namaz kıl" (Tâhâ, 20/ 14) buyurdu" (Müslim, Mesâcid, 309; Ebu Dâvud, Salât, 11; Tirmizi, Tefsîru Sûre, 20; İbn Mâce, Salât, 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 47).

    Ebu Katâde ve İmran b. Hüsayn'ın ayrı ayrı naklettiği başka bir yolculukta da uyku sebebiyle sabah namazı Rasûlüllah (s.a.s) tarafından güneş doğup beyazlaştıktan sonra kaza olarak kılınmıştır. Burada, olayı rivâyet edenler hangi yolculuk olduğunu belirtmedikleri için, hadisçiler, bunun Hayber, Tebük, Hudeybiye veya Ceyşü'l-Umerâ gazâsına ait olabileceğini ifade etmişlerdir (bk. Buhârî, Teyemmüm, 6; Menâkıb, 25; Müslim, Mesâcid, 311, 312; Sahîh-i Müslim Terceme ve Şerhi, IV, 1955-1963).


  24. 14.Nisan.2011, 09:29
    12
    Feseyekfikehumullah
    "Her kim namazını unutursa, onu hatırladığı zaman hemen kılsın. Çünkü, Allah: "Beni anman için namaz kıl" (Tâhâ, 20/ 14) buyurdu" (Müslim, Mesâcid, 309; Ebu Dâvud, Salât, 11; Tirmizi, Tefsîru Sûre, 20; İbn Mâce, Salât, 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 47).

    Ebu Katâde ve İmran b. Hüsayn'ın ayrı ayrı naklettiği başka bir yolculukta da uyku sebebiyle sabah namazı Rasûlüllah (s.a.s) tarafından güneş doğup beyazlaştıktan sonra kaza olarak kılınmıştır. Burada, olayı rivâyet edenler hangi yolculuk olduğunu belirtmedikleri için, hadisçiler, bunun Hayber, Tebük, Hudeybiye veya Ceyşü'l-Umerâ gazâsına ait olabileceğini ifade etmişlerdir (bk. Buhârî, Teyemmüm, 6; Menâkıb, 25; Müslim, Mesâcid, 311, 312; Sahîh-i Müslim Terceme ve Şerhi, IV, 1955-1963).





+ Yorum Gönder
Git 12 Son