Konusunu Oylayın.: Geçmişin Kazasını Yaparken

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Geçmişin Kazasını Yaparken
  1. 14.Nisan.2011, 14:56
    13
    halim_38
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Mart.2011
    Üye No: 85372
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 30

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    reklam


    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Geçmişin Kazasını Yaparken
    Kuran’da namazın vakitle sınırlandırılmış olması (Namaz inananlara vakitleri belirlenmiş olarak farz kılınmıştır.” Nisa, 4/103), kazanın edayı âmir olan bir delilin gereği olmasına manidir. Bu durumda namazın muvakkat olma (vakitle sınırlı olma) özelliği kaldırılmış olur.
    Nisa suresinin 101, 102 ve 103. ayetleri dikkatli bir şekilde okunduğunda Allah Teâlâ’nın savaş esnasında 1 rekât da olsa kılınarak asla namazın terkine müsaade etmediği görülür. Bunun sebebi ise yukarıda da belirtildiği gibi namazın vakitle sınırlı bir ibadet olmasıdır (Nisa, 4/103). Demek ki uyuma ve unutma hali dışında insanın başının en sıkışık olacağı savaş esnasında bile vakti dışında kılınmasına izin verilmeyen namaz, mazeretsiz yere terk edildiğinde kaza edilemez.


  2. 14.Nisan.2011, 14:56
    13
    halim_38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    reklam


    Kuran’da namazın vakitle sınırlandırılmış olması (Namaz inananlara vakitleri belirlenmiş olarak farz kılınmıştır.” Nisa, 4/103), kazanın edayı âmir olan bir delilin gereği olmasına manidir. Bu durumda namazın muvakkat olma (vakitle sınırlı olma) özelliği kaldırılmış olur.
    Nisa suresinin 101, 102 ve 103. ayetleri dikkatli bir şekilde okunduğunda Allah Teâlâ’nın savaş esnasında 1 rekât da olsa kılınarak asla namazın terkine müsaade etmediği görülür. Bunun sebebi ise yukarıda da belirtildiği gibi namazın vakitle sınırlı bir ibadet olmasıdır (Nisa, 4/103). Demek ki uyuma ve unutma hali dışında insanın başının en sıkışık olacağı savaş esnasında bile vakti dışında kılınmasına izin verilmeyen namaz, mazeretsiz yere terk edildiğinde kaza edilemez.


  3. 14.Nisan.2011, 15:18
    14
    Ufkuaçık
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2008
    Üye No: 35628
    Mesaj Sayısı: 693
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 57

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    reklam


    KAZA NAMAZI İLE İLGİLİ (Tıklayın)


  4. 14.Nisan.2011, 15:18
    14
    Devamlı Üye
    reklam


    KAZA NAMAZI İLE İLGİLİ (Tıklayın)


  5. 14.Nisan.2011, 18:33
    15
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    Alıntı
    KAZA NAMAZI İLE İLGİLİ (Tıklayın)
    Üyeleri başka yerlere yönlendirmeyelm, konularımı burda paylaşalım.
    Ayrıca Bayındır ve Bayraklı hocaların çoğu görüşüne katılmıyoruz buda biline
    .
    Alıntı
    Kuran’da namazın vakitle sınırlandırılmış olması (“Namaz inananlara vakitleri belirlenmiş olarak farz kılınmıştır” Nisa, 4/103), kazanın edayı âmir olan bir delilin gereği olmasına manidir Bu durumda namazın muvakkat olma (vakitle sınırlı olma) özelliği kaldırılmış olur
    Nisa suresinin 101, 102 ve 103 ayetleri dikkatli bir şekilde okunduğunda Allah Teâlâ’nın savaş esnasında 1 rekât da olsa kılınarak asla namazın terkine müsaade etmediği görülür Bunun sebebi ise yukarıda da belirtildiği gibi namazın vakitle sınırlı bir ibadet olmasıdır (Nisa, 4/103) Demek ki uyuma ve unutma hali dışında insanın başının en sıkışık olacağı savaş esnasında bile vakti dışında kılınmasına izin verilmeyen namaz, mazeretsiz yere terk edildiğinde kaza edilemez
    Halim kardeş
    Dört mezhep imamı ve ümmetin %99'u yanlış yaptı sen ise isabet ettin!!!



  6. 14.Nisan.2011, 18:33
    15
    Moderatör
    Alıntı
    KAZA NAMAZI İLE İLGİLİ (Tıklayın)
    Üyeleri başka yerlere yönlendirmeyelm, konularımı burda paylaşalım.
    Ayrıca Bayındır ve Bayraklı hocaların çoğu görüşüne katılmıyoruz buda biline
    .
    Alıntı
    Kuran’da namazın vakitle sınırlandırılmış olması (“Namaz inananlara vakitleri belirlenmiş olarak farz kılınmıştır” Nisa, 4/103), kazanın edayı âmir olan bir delilin gereği olmasına manidir Bu durumda namazın muvakkat olma (vakitle sınırlı olma) özelliği kaldırılmış olur
    Nisa suresinin 101, 102 ve 103 ayetleri dikkatli bir şekilde okunduğunda Allah Teâlâ’nın savaş esnasında 1 rekât da olsa kılınarak asla namazın terkine müsaade etmediği görülür Bunun sebebi ise yukarıda da belirtildiği gibi namazın vakitle sınırlı bir ibadet olmasıdır (Nisa, 4/103) Demek ki uyuma ve unutma hali dışında insanın başının en sıkışık olacağı savaş esnasında bile vakti dışında kılınmasına izin verilmeyen namaz, mazeretsiz yere terk edildiğinde kaza edilemez
    Halim kardeş
    Dört mezhep imamı ve ümmetin %99'u yanlış yaptı sen ise isabet ettin!!!



  7. 14.Nisan.2011, 22:04
    16
    halim_38
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Mart.2011
    Üye No: 85372
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 30

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    sadece ben değil birçok günümüz islam alimleri de tespit etmiş. doğruları görmek şuç mu?din hususunda gelenekci değilde araştırmacı yaklaşımlar müslümanları doğru yol üzerine koyacaktır. mezhepleri hatasız kabul etmek onları ilahlaştırmaktır. ebu hanifenin en sevdiği talebesi ebu yusufdur. çünkü ebu hanifenin görüşlerine en çok o karşı çıkmıştır. bu din ALLAHIN dinidir. şahısların mezhep imamlarının değil. onların doğrularını alır.yanlışlarını atarız. zaten kendileride bunu söylemektedir.


  8. 14.Nisan.2011, 22:04
    16
    halim_38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    sadece ben değil birçok günümüz islam alimleri de tespit etmiş. doğruları görmek şuç mu?din hususunda gelenekci değilde araştırmacı yaklaşımlar müslümanları doğru yol üzerine koyacaktır. mezhepleri hatasız kabul etmek onları ilahlaştırmaktır. ebu hanifenin en sevdiği talebesi ebu yusufdur. çünkü ebu hanifenin görüşlerine en çok o karşı çıkmıştır. bu din ALLAHIN dinidir. şahısların mezhep imamlarının değil. onların doğrularını alır.yanlışlarını atarız. zaten kendileride bunu söylemektedir.


  9. 14.Nisan.2011, 23:33
    17
    VanLi*
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2010
    Üye No: 74830
    Mesaj Sayısı: 1,056
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Bulunduğu yer: Van Erciş

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    halim kardeş cevap vermişsin ama aynılarını bende sana söylemek isterim.


    Dört mezhep imamı ve ümmetin %99'u yanlış yaptı sen ise isabet ettin!!!


  10. 14.Nisan.2011, 23:33
    17
    Devamlı Üye
    halim kardeş cevap vermişsin ama aynılarını bende sana söylemek isterim.


    Dört mezhep imamı ve ümmetin %99'u yanlış yaptı sen ise isabet ettin!!!


  11. 15.Nisan.2011, 09:14
    18
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    Halim kardeşim kaza namazının Bid'at veya böyle bir namazın olmadığına dair delilin nedir acaba ?

    Halbuki Nebi'nin a.s sözleri kaza namazının var olduğuna işaret ediyor
    Eğer bir delilin varsa getir bunu tartışalım mezheb imamları veya müctehidler veya alimlerin sözlerini buraya aktarabilirsiniz

    "Her kim namazını unutursa, onu hatırladığı zaman hemen kılsın. Çünkü, Allah: "Beni anman için namaz kıl" (Tâhâ, 20/ 14) buyurdu" (Müslim, Mesâcid, 309; Ebu Dâvud, Salât, 11; Tirmizi, Tefsîru Sûre, 20; İbn Mâce, Salât, 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 47).

    Ebu Katâde ve İmran b. Hüsayn'ın ayrı ayrı naklettiği başka bir yolculukta da uyku sebebiyle sabah namazı Rasûlüllah (s.a.s) tarafından güneş doğup beyazlaştıktan sonra kaza olarak kılınmıştır. Burada, olayı rivâyet edenler hangi yolculuk olduğunu belirtmedikleri için, hadisçiler, bunun Hayber, Tebük, Hudeybiye veya Ceyşü'l-Umerâ gazâsına ait olabileceğini ifade etmişlerdir (bk. Buhârî, Teyemmüm, 6; Menâkıb, 25; Müslim, Mesâcid, 311, 312; Sahîh-i Müslim Terceme ve Şerhi, IV, 1955-1963).



  12. 15.Nisan.2011, 09:14
    18
    Feseyekfikehumullah
    Halim kardeşim kaza namazının Bid'at veya böyle bir namazın olmadığına dair delilin nedir acaba ?

    Halbuki Nebi'nin a.s sözleri kaza namazının var olduğuna işaret ediyor
    Eğer bir delilin varsa getir bunu tartışalım mezheb imamları veya müctehidler veya alimlerin sözlerini buraya aktarabilirsiniz

    "Her kim namazını unutursa, onu hatırladığı zaman hemen kılsın. Çünkü, Allah: "Beni anman için namaz kıl" (Tâhâ, 20/ 14) buyurdu" (Müslim, Mesâcid, 309; Ebu Dâvud, Salât, 11; Tirmizi, Tefsîru Sûre, 20; İbn Mâce, Salât, 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 47).

    Ebu Katâde ve İmran b. Hüsayn'ın ayrı ayrı naklettiği başka bir yolculukta da uyku sebebiyle sabah namazı Rasûlüllah (s.a.s) tarafından güneş doğup beyazlaştıktan sonra kaza olarak kılınmıştır. Burada, olayı rivâyet edenler hangi yolculuk olduğunu belirtmedikleri için, hadisçiler, bunun Hayber, Tebük, Hudeybiye veya Ceyşü'l-Umerâ gazâsına ait olabileceğini ifade etmişlerdir (bk. Buhârî, Teyemmüm, 6; Menâkıb, 25; Müslim, Mesâcid, 311, 312; Sahîh-i Müslim Terceme ve Şerhi, IV, 1955-1963).



  13. 15.Nisan.2011, 09:39
    19
    halim_38
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Mart.2011
    Üye No: 85372
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 30

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    ehli sünnet kardeş yukarılardada açıkladığım gibi tekrar söyleyeyim. unutmak veya uyuya kalmak dışında namaz kazaya bırakılamaz. kasten terkeden birisi kazaya bırakır diyorsan o zaman sen getir delilini. olmayan birşeyin delilinin ben sana nasıl getireyim


  14. 15.Nisan.2011, 09:39
    19
    halim_38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    ehli sünnet kardeş yukarılardada açıkladığım gibi tekrar söyleyeyim. unutmak veya uyuya kalmak dışında namaz kazaya bırakılamaz. kasten terkeden birisi kazaya bırakır diyorsan o zaman sen getir delilini. olmayan birşeyin delilinin ben sana nasıl getireyim


  15. 15.Nisan.2011, 16:06
    20
    VanLi*
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2010
    Üye No: 74830
    Mesaj Sayısı: 1,056
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Bulunduğu yer: Van Erciş

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    "Her kim namazını unutursa, onu hatırladığı zaman hemen kılsın. Çünkü, Allah: "Beni anman için namaz kıl" (Tâhâ, 20/ 14) buyurdu" (Müslim, Mesâcid, 309; Ebu Dâvud, Salât, 11; Tirmizi, Tefsîru Sûre, 20; İbn Mâce, Salât, 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 47).


    örneğin ehli sunnet kardeşimizin yazdığı bu satırlar bir Delildir.

    Ayrıca sizin deliliniz olmadan nasıl böyle bir vabal altına girebiliyorsunuz hangi kitaba ve mantığa bakıyorsunuz.Kim size öğretti nereden okudunuz söyleyin bunlar delildir işte.




  16. 15.Nisan.2011, 16:06
    20
    Devamlı Üye
    "Her kim namazını unutursa, onu hatırladığı zaman hemen kılsın. Çünkü, Allah: "Beni anman için namaz kıl" (Tâhâ, 20/ 14) buyurdu" (Müslim, Mesâcid, 309; Ebu Dâvud, Salât, 11; Tirmizi, Tefsîru Sûre, 20; İbn Mâce, Salât, 10; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 47).


    örneğin ehli sunnet kardeşimizin yazdığı bu satırlar bir Delildir.

    Ayrıca sizin deliliniz olmadan nasıl böyle bir vabal altına girebiliyorsunuz hangi kitaba ve mantığa bakıyorsunuz.Kim size öğretti nereden okudunuz söyleyin bunlar delildir işte.




  17. 15.Nisan.2011, 17:33
    21
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    Rasûlüllah (s.a.s.) :
    "Her kim bir namazı unutur veya ondan gaflet edip uyuyakalırsa, onu hatırladığında hemen kılsın. Onun bundan başka keffâreti yoktur..." (1)


    Başta dört mezheb müctehid ve fakihleri olmak üzere İslâm âlimlerinin cumhuruna (çoğunluğuna) göre, edâsı farz olan namazların, mazeretsiz (kasden) terkedilmiş de olsa, kazası da farzdır. (2)

    Cumhur bu hükme mesnet olmak üzere:

    a. Hadis-i şeriflerde unutma, uyku gaflet... gibi, şuur dışı haller sebebiyle vakti geçirilen namazların kazası emredildiğine göre, mazeretsiz terkedilen namazlann kazasının evleviyetle gerekeceği (3)

    b. Hadis-i şeriflerde yer alan "nisyan" (unutma) kavramının, kasden terketmeyi de ifade ettiği; çünkü bu kelimenin, ister zuhûlen, ister kasden olsun, (Tevbe Sûresi, âyet : 67 ve Haşr Sûresi, âyet : 19 da olduğu gibi) mutlak "terk" anlamında da kullanıldığı (4)

    c. Yine unutma veya uyku gibi şuur dışı haller sebebiyle geçirilen namazlann kazası ile ilgili hadis-i şeriflerde yer alan "onun bundan başka keffareti yoktur." ifadesinin, mazeretsiz olarak namaz vaktini geçirenlere de delâlet ettiği; çünkü mazeretle vakti geçirmiş olanlar için günah olmadığından, keffaretin de söz konusu olamayacağı; (5)

    d. Namazı kasden terkedenlerin de, Cenab-ı Hakk'ın emrine muhatap olmaları dolayısıyla, onlar üzerine de namazın borç olduğu; borcun ise ancak ödenmekle zimmetten düşeceği; (6) nitekim Rasûlüllah (s.a.s.) in de: "Allah'a olan borç, ödenmeye en lâyık olandır," (7) buyurduğu;

    e. Namazın edâsı ile ilgili emrin, edâ edilmediği takdirde kaza için de emir sayılacağı, çünkü emirle vacip olan şey, edâ edilmedikçe emrin hükmünün devam ettiği... (8) gibi delillere dayanmışlardır.

    Görüldüğü üzere, meşru mazeretlerle terkedilen namazlar gibi, mazeretsiz olarak vaktinde edâ edilmemiş olan farz ve vacip namazların da kaza edilmesi gerektiği görüşü, delil yönünden daha kuvvetlidir. Ancak İslâm müctehid ve fakihlerinin, ittifaka yakın derecede büyük çoğunluğuna göre, hangi sebeple olursa olsun vaktinde edâ edilmemiş olan farz ve vacip namazların kazası fevridir; geciktirilmemesi gerekir. Bu sebeple günlük iş ve ibadet saatleri ile yemek, uyku, dinlenme... gibi hayatî ihtiyaçların karşılanması için geçen zamanlar dışında kalan bütün boş vakitlerde devamlı olarak kaza namazı kılınarak, borcun bir an önce bitirilmesi gerekir. (9)

    (1) Buhari, es-Sahih, 1/148 (Mevâkit; 37) İst., 1315; Şevkânî, Neylü'l-evtâr, 2/26-27, Kahire, 1380/1961; Mansur Ali Nâsıf, et-Tâcü'l-câmi, 1/147, Kahire, 1381/1961; Tecrid Tercemesi, 2/537 (Hadis No: 354), Ankara, 1975.
    (2 ) Aynî a.g.e., 2/206; Abdurrahman el-Cezîrî, el-Mezâhibu'l-erbea, 1/488, Kahire ts., Tecrid Tercemesi, 2/538-539.
    (3) Şevkânî, Neylü'l-evtâr, 2/27; Mansur Ali Nâsıf, a.g.e., 1/147; Tecrid Tercemesi, 2/539.
    (4) Aynî, a.g.e., 2/608; Şevkânî, Neylü'l-evtâr, 2/27.
    (5) Şevkânî, Neylü'l-evtâr, 2/27.
    (6) Şevkânî, Neylü'l-evtâr, 2/27-28; es-Seylül-cerrâr, 1/289.
    (7) Buhari, a.g.e., 2/240 (sıyam, 42); Müslim, es-Sahih, 2/804 (Sıyâm, 154-155 No: 1147) Kahire, 1374/1955.
    (8) Aynî, a.g.e., 2/608; Şeyhzâde Abdurrahman b. Muhammed, Mecmeu'l-enhur, 1/144, İst., 1328; Ahmed b. Muhammed et-Tahtâvî, Haşiye ala Merâki'l-felâh, sh. 357-358.
    (9) Aynî, a.g.e., 2/602; Şevkânî, Neylü'l-evtâr, 2/28; Abdurrahman el Cezîri, a.g.e., 1/491.


    Yukarda görüldüğü gibi gerek mezheb imamları gerekse müctehidler ve alimler Farz namazının kazasını ne olursa olsun kılınması gerektiği hususunda ittifak etmişlerdir
    Biz böyle inanıyoruz sizin öyle inanmanızı gerektirecek kaynakları açıkcası merak ediyorum.



  18. 15.Nisan.2011, 17:33
    21
    Feseyekfikehumullah
    Rasûlüllah (s.a.s.) :
    "Her kim bir namazı unutur veya ondan gaflet edip uyuyakalırsa, onu hatırladığında hemen kılsın. Onun bundan başka keffâreti yoktur..." (1)


    Başta dört mezheb müctehid ve fakihleri olmak üzere İslâm âlimlerinin cumhuruna (çoğunluğuna) göre, edâsı farz olan namazların, mazeretsiz (kasden) terkedilmiş de olsa, kazası da farzdır. (2)

    Cumhur bu hükme mesnet olmak üzere:

    a. Hadis-i şeriflerde unutma, uyku gaflet... gibi, şuur dışı haller sebebiyle vakti geçirilen namazların kazası emredildiğine göre, mazeretsiz terkedilen namazlann kazasının evleviyetle gerekeceği (3)

    b. Hadis-i şeriflerde yer alan "nisyan" (unutma) kavramının, kasden terketmeyi de ifade ettiği; çünkü bu kelimenin, ister zuhûlen, ister kasden olsun, (Tevbe Sûresi, âyet : 67 ve Haşr Sûresi, âyet : 19 da olduğu gibi) mutlak "terk" anlamında da kullanıldığı (4)

    c. Yine unutma veya uyku gibi şuur dışı haller sebebiyle geçirilen namazlann kazası ile ilgili hadis-i şeriflerde yer alan "onun bundan başka keffareti yoktur." ifadesinin, mazeretsiz olarak namaz vaktini geçirenlere de delâlet ettiği; çünkü mazeretle vakti geçirmiş olanlar için günah olmadığından, keffaretin de söz konusu olamayacağı; (5)

    d. Namazı kasden terkedenlerin de, Cenab-ı Hakk'ın emrine muhatap olmaları dolayısıyla, onlar üzerine de namazın borç olduğu; borcun ise ancak ödenmekle zimmetten düşeceği; (6) nitekim Rasûlüllah (s.a.s.) in de: "Allah'a olan borç, ödenmeye en lâyık olandır," (7) buyurduğu;

    e. Namazın edâsı ile ilgili emrin, edâ edilmediği takdirde kaza için de emir sayılacağı, çünkü emirle vacip olan şey, edâ edilmedikçe emrin hükmünün devam ettiği... (8) gibi delillere dayanmışlardır.

    Görüldüğü üzere, meşru mazeretlerle terkedilen namazlar gibi, mazeretsiz olarak vaktinde edâ edilmemiş olan farz ve vacip namazların da kaza edilmesi gerektiği görüşü, delil yönünden daha kuvvetlidir. Ancak İslâm müctehid ve fakihlerinin, ittifaka yakın derecede büyük çoğunluğuna göre, hangi sebeple olursa olsun vaktinde edâ edilmemiş olan farz ve vacip namazların kazası fevridir; geciktirilmemesi gerekir. Bu sebeple günlük iş ve ibadet saatleri ile yemek, uyku, dinlenme... gibi hayatî ihtiyaçların karşılanması için geçen zamanlar dışında kalan bütün boş vakitlerde devamlı olarak kaza namazı kılınarak, borcun bir an önce bitirilmesi gerekir. (9)

    (1) Buhari, es-Sahih, 1/148 (Mevâkit; 37) İst., 1315; Şevkânî, Neylü'l-evtâr, 2/26-27, Kahire, 1380/1961; Mansur Ali Nâsıf, et-Tâcü'l-câmi, 1/147, Kahire, 1381/1961; Tecrid Tercemesi, 2/537 (Hadis No: 354), Ankara, 1975.
    (2 ) Aynî a.g.e., 2/206; Abdurrahman el-Cezîrî, el-Mezâhibu'l-erbea, 1/488, Kahire ts., Tecrid Tercemesi, 2/538-539.
    (3) Şevkânî, Neylü'l-evtâr, 2/27; Mansur Ali Nâsıf, a.g.e., 1/147; Tecrid Tercemesi, 2/539.
    (4) Aynî, a.g.e., 2/608; Şevkânî, Neylü'l-evtâr, 2/27.
    (5) Şevkânî, Neylü'l-evtâr, 2/27.
    (6) Şevkânî, Neylü'l-evtâr, 2/27-28; es-Seylül-cerrâr, 1/289.
    (7) Buhari, a.g.e., 2/240 (sıyam, 42); Müslim, es-Sahih, 2/804 (Sıyâm, 154-155 No: 1147) Kahire, 1374/1955.
    (8) Aynî, a.g.e., 2/608; Şeyhzâde Abdurrahman b. Muhammed, Mecmeu'l-enhur, 1/144, İst., 1328; Ahmed b. Muhammed et-Tahtâvî, Haşiye ala Merâki'l-felâh, sh. 357-358.
    (9) Aynî, a.g.e., 2/602; Şevkânî, Neylü'l-evtâr, 2/28; Abdurrahman el Cezîri, a.g.e., 1/491.


    Yukarda görüldüğü gibi gerek mezheb imamları gerekse müctehidler ve alimler Farz namazının kazasını ne olursa olsun kılınması gerektiği hususunda ittifak etmişlerdir
    Biz böyle inanıyoruz sizin öyle inanmanızı gerektirecek kaynakları açıkcası merak ediyorum.



  19. 15.Nisan.2011, 18:21
    22
    halim_38
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Mart.2011
    Üye No: 85372
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 30

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    hadislerin anlamlarında kaydırma ve ayetlere tevil yapılarak bir yere varılamaz. asıl siz nasıl bir vebal altına girdiğinizin farkında değilsiniz. ALLAH cc bedir savaşında bile namazı kazaya bırakmaya izin vermemişdir. benden tebliğ etmesi seçim sizin.


  20. 15.Nisan.2011, 18:21
    22
    halim_38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    hadislerin anlamlarında kaydırma ve ayetlere tevil yapılarak bir yere varılamaz. asıl siz nasıl bir vebal altına girdiğinizin farkında değilsiniz. ALLAH cc bedir savaşında bile namazı kazaya bırakmaya izin vermemişdir. benden tebliğ etmesi seçim sizin.


  21. 15.Nisan.2011, 18:28
    23
    _Kul
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Mart.2011
    Üye No: 86178
    Mesaj Sayısı: 98
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 25

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    halim
    Namaz bizim Allah'a karşı olan borcumuz
    Borcun ödeme vakti geçti bende ödemedim gevşeklikten diyelim.
    Şimdi sen diyosun ki oo napıyosun ödemen gereken zaman diliminde borcunu ödemedin, vazifeni yapmadın daha da ödemen gerekmez.
    Böyle birşey olabilir mi?Büyük bir hata yapmışız zaten büyük bir hata daha mı yapalım?Boş boş durcağımıza borcumuzu en kısa zamanda öder üstüne özrümüzü de istiğfarımızla dileriz.Umulur ki affoluruz...
    Yoksa sana göre namaz kılmayan kafir mi?Öyle diyosun daha fazla buraya yazmaya gerek yok.



  22. 15.Nisan.2011, 18:28
    23
    _Kul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    halim
    Namaz bizim Allah'a karşı olan borcumuz
    Borcun ödeme vakti geçti bende ödemedim gevşeklikten diyelim.
    Şimdi sen diyosun ki oo napıyosun ödemen gereken zaman diliminde borcunu ödemedin, vazifeni yapmadın daha da ödemen gerekmez.
    Böyle birşey olabilir mi?Büyük bir hata yapmışız zaten büyük bir hata daha mı yapalım?Boş boş durcağımıza borcumuzu en kısa zamanda öder üstüne özrümüzü de istiğfarımızla dileriz.Umulur ki affoluruz...
    Yoksa sana göre namaz kılmayan kafir mi?Öyle diyosun daha fazla buraya yazmaya gerek yok.



  23. 15.Nisan.2011, 18:30
    24
    musab.b.umeyr
    Hamım, pişme yolunda.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mart.2011
    Üye No: 85969
    Mesaj Sayısı: 477
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 28

    Cevap: Geçmişin Kazasını Yaparken

    Yanlış anlamayın lütfen araya sızıp ortamı sertleştirmek gibi bir fikrim yok ama.Bu konuda halim_38 in cevaplarına katılıyorum diyebilirim.Bize kur'an da açıkça bir bilgi verilmemiş.Bize denseydi namazınızı kılamazsanız kaza yapın diye(her zaman için) işte o zaman yapılabilirdi.Bu mezhep imamlarının dediğini uygulayan kişilerin bazıları namazları işinde gücünde kılmazlar gelir evde 40 rekat kaza kılarlar.Halbuki namazın mükafatı vaktinde kılmaktadır diye düşünüyorum.Yine halim_38 in dediği gibi alimlerde hata yapabilir, ve bende mezhepçiliğe karşıyım diyebilirim.Çünkü bizim elimizde kur'an gibi büyük bir kitap var.Hani orada nerede mezhep şu bu.Var mı? yok.Bizim dinimiz kur'an dini, yani Allah'ın bize, Hz. Muhammed (SAV)e Cebrail (as) aracılığıyla gönderdiği dini üzerineysek imanımız kur'an a olmalıdır.Bazıları şöyle diyebilir: onlar kur'anı daha iyi anlıyor onlardan bilgi almak daha doğrudur.Bende buna bunu bilmek bize göre değildir yani doğrusunu en doğrusunu Allah bilir.
    Önemli olan Kur'an ı anlamak.

    Birde şöyle bir cevabım olacak: Burada kendi fikirlerini yazanlara islam ''bence''lerin dini değildir deniyor.Doğrudur ama bunu da başkasının görüşlerini(bencelerini) belirterek yazıyorlar.Birazcık kendinize güvenin diyorum ben.O imama bu imama bağlı kalmaktansa önce Kur'an a ve büyük Peygamberimize uymaya çalışalım derim ben.

    Vardığım karar şudur: Halim_38 in görüşlerine katılıyorum bence çok haklı.Ama hani tevbe edilip de (Kazaların) kılınmasında da bir mahsur göremiyorum.Bunla da günah kazanılmaz diye düşünüyorum.Sevap kazanılırmı veya kılmadığın namazın yerine geçer mi konusunda da şüphe ediyorum.

    Selametle...


  24. 15.Nisan.2011, 18:30
    24
    Hamım, pişme yolunda.
    Yanlış anlamayın lütfen araya sızıp ortamı sertleştirmek gibi bir fikrim yok ama.Bu konuda halim_38 in cevaplarına katılıyorum diyebilirim.Bize kur'an da açıkça bir bilgi verilmemiş.Bize denseydi namazınızı kılamazsanız kaza yapın diye(her zaman için) işte o zaman yapılabilirdi.Bu mezhep imamlarının dediğini uygulayan kişilerin bazıları namazları işinde gücünde kılmazlar gelir evde 40 rekat kaza kılarlar.Halbuki namazın mükafatı vaktinde kılmaktadır diye düşünüyorum.Yine halim_38 in dediği gibi alimlerde hata yapabilir, ve bende mezhepçiliğe karşıyım diyebilirim.Çünkü bizim elimizde kur'an gibi büyük bir kitap var.Hani orada nerede mezhep şu bu.Var mı? yok.Bizim dinimiz kur'an dini, yani Allah'ın bize, Hz. Muhammed (SAV)e Cebrail (as) aracılığıyla gönderdiği dini üzerineysek imanımız kur'an a olmalıdır.Bazıları şöyle diyebilir: onlar kur'anı daha iyi anlıyor onlardan bilgi almak daha doğrudur.Bende buna bunu bilmek bize göre değildir yani doğrusunu en doğrusunu Allah bilir.
    Önemli olan Kur'an ı anlamak.

    Birde şöyle bir cevabım olacak: Burada kendi fikirlerini yazanlara islam ''bence''lerin dini değildir deniyor.Doğrudur ama bunu da başkasının görüşlerini(bencelerini) belirterek yazıyorlar.Birazcık kendinize güvenin diyorum ben.O imama bu imama bağlı kalmaktansa önce Kur'an a ve büyük Peygamberimize uymaya çalışalım derim ben.

    Vardığım karar şudur: Halim_38 in görüşlerine katılıyorum bence çok haklı.Ama hani tevbe edilip de (Kazaların) kılınmasında da bir mahsur göremiyorum.Bunla da günah kazanılmaz diye düşünüyorum.Sevap kazanılırmı veya kılmadığın namazın yerine geçer mi konusunda da şüphe ediyorum.

    Selametle...





+ Yorum Gönder
Git İlk 123 Son