Konusunu Oylayın.: SA Hz Nevfel hakkında yazılan hikaye bildiğim kadarıyla hadisi şerif değildir kaynağını söyleyebilirmisiniz acaba?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
SA Hz Nevfel hakkında yazılan hikaye bildiğim kadarıyla hadisi şerif değildir kaynağını söyleyebilirmisiniz acaba?
  1. 12.Mart.2011, 09:48
    1
    Hakan
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Ağustos.2007
    Üye No: 1872
    Mesaj Sayısı: 267
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    SA Hz Nevfel hakkında yazılan hikaye bildiğim kadarıyla hadisi şerif değildir kaynağını söyleyebilirmisiniz acaba?






    SA Hz Nevfel hakkında yazılan hikaye bildiğim kadarıyla hadisi şerif değildir kaynağını söyleyebilirmisiniz acaba? Mumsema SA Hz Nevfel hakkında yazılan hikaye bildiğim kadarıyla hadisi şerif değildir kaynağını söyleyebilirmisiniz acaba?


  2. 12.Mart.2011, 09:48
    1
    Özel Üye
  3. 12.Mart.2011, 09:59
    2
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    Cevap: SA Hz Nevfel hakkında yazılan hikaye bildiğim kadarıyla hadisi şerif değildir kaynağını söyleyebilirmisiniz acaba




    ve aleykumusselam ve rahmetullah kardeş hangi hikayesi bilmiyorum ama buyur Hz. Nevfel hakkonda blgi yalnız kaynağı yok

    Nevfel bin Hâris, Kureyş kervanını kurtarmak ve Müslümanlarla savaşmak için hazırlanan müşrik ordusuna katılmak istemiyordu. Resûlullah İslâmiyeti bütün insanlara duyurmaya, anlatmaya başladığı zamanlarda, daha müslüman olmamıştı. Ancak karşı da çıkmak istememişti. İlk senelerde O'na muhalefet etmesine rağmen bunu isteyerek yapmıyordu.

    Nevfel Bin Hâris - Hâşimoğullarının en yaşlısı
    Fakat diğer müşriklerin zorlamaları ile Bedir savaşına katılmaya mecbur oldu. Savaş sonunda müşrikler mağlup olup birçok esir verdiler. Bunların arasında Hz. Nevfel de bulunuyordu. Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

    - Yâ Nevfel fidye verip kendini kurtar.

    Cevap verdi:

    - Yâ Resûlallah! Kendimi esirlikten kurtarmak için verecek bir şeyim yok!

    Kimse bilmiyordu

    Resûlullah efendimiz tebessümle buyurdu:

    - Cidde'deki mızraklarını versene!

    Bunu duyan Nevfel şaşkınlık içinde:

    - Allaha yemin ederim ki, Cidde'de mızraklarımın bulunduğunu benden ve Allahtan başka kimse bilmiyordu. Ben, şehâdet ederim ki, sen Resûlullahsın! diyerek Müslüman oldu.

    Hz. Nevfel, mızraklarını verip kendini esirlikten kurtardı. Bunların sayısı bin tane kadar vardı. O zamanlar mızrak en kıymetli savaş âleti idi. Bunun için iyi para ediyordu.

    Kendisi Peygamber efendimizin amcası Hâris'in oğlu olup, Hâşimoğulları'ndan Müslüman olanların en yaşlısı, hattâ Hz. Hamza ve Hz. Abbas'dan daha yaşlı idi. Yine Haşimoğulları'ndan kardeşleri Rebia ve Abdüşşems'den de büyük idi.

    Bundan sonra Hz. Nevfel, Mekke'ye geri döndü. Bir müddet orada kaldıktan sonra Hz. Abdullah bin Abbâs ile beraber Hendek savaşı sırasında Medîne'ye, Resûlullahın yanına hicret etti. Peygamber efendimiz onunla Abbâs bin Abdülmuttalib'i kardeş yaptı. Câhiliyet devrinde malları ortaktı. Birbirlerini severlerdi. Resûlullah ikisi için Mescid-i Nebevi'nin bitişiğinde bir ev verdi. Bu ev bir duvar ile ikiye ayrılmıştı.

    Kemiklerini kırdığını görüyorum

    Hz. Nevfel Medîne'de iken ilk önce Mekke'nin fethine katıldı. Tâif ve Huneyn seferlerinde büyük yardımlar ve mahâretler gösterdi. Bilhassa Huneyn savaşında Resûlullaha üçbin mızrak ile yardım etti. Peygamberimiz ona buyurdu ki:

    - Sanki ben senin bu mızraklarının müşriklerin sırt kemiklerini kırdığını görüyorum.

    O Huneyn savaşında Resûlullahın sağ tarafında en önde bulunuyordu. İslâm ordusunun ön safları dağıldığı zaman büyük kahramanlık göstererek kendisi gibi birkaç yiğit mücahid ile düşmana hücum etti. Müşrikler kaçmaya başlayınca Müslümanlar toparlandılar. Netîcede savaş İslâm ordusunun zaferi ile bitti.

    Peygamber efendimiz Hz. Nevfel'i hatırladıkları zaman hayırla anarlardı.

    Kendisi Resûlullaha büyük bir muhabbet ile bağlı, son derece kuvvetli îmâna ve cesârete sahip idi. Çok cömert idi.

    Hz. Nevfel Hz. Ömer'in halîfeliği sırasında Medîne'de 636 da vefât etti. Namazını Hz. Ömer kıldırarak Cennetül Bakî kabristanına defnedildi.


  4. 12.Mart.2011, 09:59
    2
    Özel Üye



    ve aleykumusselam ve rahmetullah kardeş hangi hikayesi bilmiyorum ama buyur Hz. Nevfel hakkonda blgi yalnız kaynağı yok

    Nevfel bin Hâris, Kureyş kervanını kurtarmak ve Müslümanlarla savaşmak için hazırlanan müşrik ordusuna katılmak istemiyordu. Resûlullah İslâmiyeti bütün insanlara duyurmaya, anlatmaya başladığı zamanlarda, daha müslüman olmamıştı. Ancak karşı da çıkmak istememişti. İlk senelerde O'na muhalefet etmesine rağmen bunu isteyerek yapmıyordu.

    Nevfel Bin Hâris - Hâşimoğullarının en yaşlısı
    Fakat diğer müşriklerin zorlamaları ile Bedir savaşına katılmaya mecbur oldu. Savaş sonunda müşrikler mağlup olup birçok esir verdiler. Bunların arasında Hz. Nevfel de bulunuyordu. Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

    - Yâ Nevfel fidye verip kendini kurtar.

    Cevap verdi:

    - Yâ Resûlallah! Kendimi esirlikten kurtarmak için verecek bir şeyim yok!

    Kimse bilmiyordu

    Resûlullah efendimiz tebessümle buyurdu:

    - Cidde'deki mızraklarını versene!

    Bunu duyan Nevfel şaşkınlık içinde:

    - Allaha yemin ederim ki, Cidde'de mızraklarımın bulunduğunu benden ve Allahtan başka kimse bilmiyordu. Ben, şehâdet ederim ki, sen Resûlullahsın! diyerek Müslüman oldu.

    Hz. Nevfel, mızraklarını verip kendini esirlikten kurtardı. Bunların sayısı bin tane kadar vardı. O zamanlar mızrak en kıymetli savaş âleti idi. Bunun için iyi para ediyordu.

    Kendisi Peygamber efendimizin amcası Hâris'in oğlu olup, Hâşimoğulları'ndan Müslüman olanların en yaşlısı, hattâ Hz. Hamza ve Hz. Abbas'dan daha yaşlı idi. Yine Haşimoğulları'ndan kardeşleri Rebia ve Abdüşşems'den de büyük idi.

    Bundan sonra Hz. Nevfel, Mekke'ye geri döndü. Bir müddet orada kaldıktan sonra Hz. Abdullah bin Abbâs ile beraber Hendek savaşı sırasında Medîne'ye, Resûlullahın yanına hicret etti. Peygamber efendimiz onunla Abbâs bin Abdülmuttalib'i kardeş yaptı. Câhiliyet devrinde malları ortaktı. Birbirlerini severlerdi. Resûlullah ikisi için Mescid-i Nebevi'nin bitişiğinde bir ev verdi. Bu ev bir duvar ile ikiye ayrılmıştı.

    Kemiklerini kırdığını görüyorum

    Hz. Nevfel Medîne'de iken ilk önce Mekke'nin fethine katıldı. Tâif ve Huneyn seferlerinde büyük yardımlar ve mahâretler gösterdi. Bilhassa Huneyn savaşında Resûlullaha üçbin mızrak ile yardım etti. Peygamberimiz ona buyurdu ki:

    - Sanki ben senin bu mızraklarının müşriklerin sırt kemiklerini kırdığını görüyorum.

    O Huneyn savaşında Resûlullahın sağ tarafında en önde bulunuyordu. İslâm ordusunun ön safları dağıldığı zaman büyük kahramanlık göstererek kendisi gibi birkaç yiğit mücahid ile düşmana hücum etti. Müşrikler kaçmaya başlayınca Müslümanlar toparlandılar. Netîcede savaş İslâm ordusunun zaferi ile bitti.

    Peygamber efendimiz Hz. Nevfel'i hatırladıkları zaman hayırla anarlardı.

    Kendisi Resûlullaha büyük bir muhabbet ile bağlı, son derece kuvvetli îmâna ve cesârete sahip idi. Çok cömert idi.

    Hz. Nevfel Hz. Ömer'in halîfeliği sırasında Medîne'de 636 da vefât etti. Namazını Hz. Ömer kıldırarak Cennetül Bakî kabristanına defnedildi.


  5. 12.Mart.2011, 10:04
    3
    Hakan
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Ağustos.2007
    Üye No: 1872
    Mesaj Sayısı: 267
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: SA Hz Nevfel hakkında yazılan hikaye bildiğim kadarıyla hadisi şerif değildir kaynağını söyleyebilirmisiniz acaba

    Rabbim emeği geçenden razı olsun....


  6. 12.Mart.2011, 10:04
    3
    Özel Üye
    Rabbim emeği geçenden razı olsun....





+ Yorum Gönder