Konusunu Oylayın.: Yaptığınız yorumlarla şirkin tanımını fazla genişletmiş olmuyor musunuz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Yaptığınız yorumlarla şirkin tanımını fazla genişletmiş olmuyor musunuz?
  1. 07.Mart.2011, 07:57
    1
    Yuzarsif
    YAKIŞIKLI

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2011
    Üye No: 83096
    Mesaj Sayısı: 137
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 27

    Yaptığınız yorumlarla şirkin tanımını fazla genişletmiş olmuyor musunuz?






    Yaptığınız yorumlarla şirkin tanımını fazla genişletmiş olmuyor musunuz? Mumsema Yaptığınız yorumlarla şirkin tanımını fazla genişletmiş olmuyor musunuz?


  2. 07.Mart.2011, 09:58
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Yaptığınız yorumlarla şirkin tanımını fazla genişletmiş olmuyor musunuz?




    Şefaata İnanmak


    SORU: Bugün Müslümanların % 99’u doğduğunda zaten müslüman bir ülkede doğmuş ya da müslüman bir anne babadan dünyaya gelmiş. Genel istatistik bunu gösteriyor gibi. Ehl-i kitabın müşrik olduğunu Abdülaziz Hocam söylemişti. Daha doğrusu “Müslüman olmayan herkes müşriktir” demişti. Sonra da ilave etti: “Eğer şirke bulaşmamış ve kendisine tebliğ ulaşmamış ise Allah ona azab etmez.”
    Hocamız şefaate inananların ve “yetiş ya Muhammed” diyenlerin de şirke bulaştığını söylüyor. Geçmişten bugüne Vahhabi olanlar dışında bu inancı reddeden âlim sayısı herhalde çok azdır. Bugün Müslüman olan Hıristiyanlar bile yine bir şekilde etkilenerek şefaat inancına (peygamberin şefaati) inanıyor ya da o şekilde öğreniyor.
    Allah dışında bir şefaati ben de kabul etmiyorum. Ama şirk tanımı çok fazla genişletilmiyor mu? Müslüman olmayan herkes müşrikse Müslümanların durumu da şefaat veya benzeri şirk alametlerinden dolayı bu kadar vahimse kim kurtulacak?
    Bugün dünya nüfusu 6,5 milyar. Ama bu kriterleri uyguladığımızda iyimser bir tahminle 10 milyon dışında herkes ebedi cehennem cezası ile karşı karşıya! Çünkü ehl-i sünnetin tamamı şefaate inanıyor. Şiileri saymıyorum bile…
    Kafam bu konuda biraz karışmış gibi. Çünkü durumu kabullenmek gerçekten zor. Durum gerçekten böyle mi, yoksa ben mi mübalağa ediyorum?


    CEVAP: Şefaat; yalnız bırakmama ve birinin işini görmek için onunla birlikte gitme anlamına da gelir. “Şefaat ya Resulellah” ahiret ile ilgili söylendiği için “Ey Allah’ın Resulü beni ahirette yalnız bırakma; benim işimi gör” demek olur. Cehenneme gidecek olan bir Müslümanın orada ebedi olarak kalmayacağı bilindiği için şefaat talebi, doğrudan cennete gitmek içindir. Bu sebeple şefaat mahşer yerinde beklenir. Şimdi bu inancı irdeleyelim:


    1. Mahşer yerinde şefaat olmayacaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
    “Öyle bir günden çekinin ki, o gün kimse kimsenin yerine ceza çekmez, kimseden şefaat kabul edilmez, kimseden fidye alınmaz ve kimseye yardım edilmez.” (Bakara 2/48)
    “İyiler tabii ki, nimetlere kavuşacaklardır. Günahkârlar ise alevli ateşte olacaklar, hesap verme günü oraya girip kızaracaklar, oranın dışında kalamayacaklardır.
    Hesap verme günü nedir nereden bileceksin!.. Gerçekten sen nereden bileceksin hesap verme gününün ne olduğunu!.. O gün, kimsenin kimse için bir şey yapamayacağı gündür. O gün bütün yetki Allah’ındır.”(İnfitâr 82/13-19)
    “Rablerinin huzurunda toplanacakları günden korkanları Kur’ân ile uyar; onların Allah’tan başka ne bir dostları ne de şefaatçileri olur. Belki kendilerini korurlar.”(En’am 6/51)
    “De ki: Şefaat yetkisi, tümüyle Allah’a aittir.”(Zümer 39/44)
    “(Ya Muhammed) De ki: Ben kendime bile ne fayda ne de zarar verebilirim; Allah vermiş başka.”(A’raf 7/188)
    Ebû Hureyre’nin bildirdiğine göre “Kabilenin en yakınlarını uyar” (Şuara, 26/214) ayeti inince Allah’ın elçisi şöyle bir konuşma yapmıştı:
    “Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi kurtarmaya bakın; Allah’ın yanında size bir faydam olmaz. Ey Abdumenaf oğulları! Allah’ın yanında size faydam olmaz. (Amcam) Abdulmuttalib oğlu Abbâs! Allah’ın yanında sana faydam olmaz. (Halam) Safiyye! Allah’ın yanında sana faydam olmaz. Ey kızım Fatma! Benim malımdan dilediğini iste. Ama Allah’ın yanında sana faydam olmaz.” dedi.” (Buhârî, Vesâyâ, 11)
    Bütün bunlar varken bir müslüman nasıl olur da “Şefaat ya Resulellah” diyebilir. Ahirette Resulullah’a “Ey Allah’ın Resulü beni yalnız bırakma; benim işimi gör” diyeceğine inananın beklentisi nedir? Allah’tan kaçıp Peygambere sığınmak, onun kendini Allah’tan daha iyi tanıyacağına ve Allah’tan daha merhametli, olduğuna ve onu Allah’tan kurtarmaya gücünün yettiğine inanmak değil midir? Bu inanç Peygamberi, Allah’ın yanında güçlü bir tanrı saymak değil midir? Allah Teâlâ şöyle buyurur:
    “Darda kalmış kişi yardım istediği za­man onun yar­dımına kim yetişiyor da sıkıntıyı gideriyor ve sizi yeryüzü­nün hâkimleri yapıyor? Allah ile be­raber başka bir tanrı mı var? Bilginizi ne ka­dar az kullanıyor­sunuz.”(Neml 27/62)


    2. “Onlar cehennemde yanacaksa ben de yanayım” diyenlere söylenecek söz yoktur. Ama akıllı kişi kendini kurtarmak için elinden geleni yapar.


    3. Kendini Allah’tan merhametli sayan ve sanki üzerine görevmiş gibi “halkımın imanını kurtardığını görürsem cehennemde yanmaya razıyım” diyerek cehennemi hiçe sayanlar da vardır… Onlar gibi yanmak isteyenler varsın yansınlar.


    Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır


  3. 07.Mart.2011, 09:58
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Şefaata İnanmak


    SORU: Bugün Müslümanların % 99’u doğduğunda zaten müslüman bir ülkede doğmuş ya da müslüman bir anne babadan dünyaya gelmiş. Genel istatistik bunu gösteriyor gibi. Ehl-i kitabın müşrik olduğunu Abdülaziz Hocam söylemişti. Daha doğrusu “Müslüman olmayan herkes müşriktir” demişti. Sonra da ilave etti: “Eğer şirke bulaşmamış ve kendisine tebliğ ulaşmamış ise Allah ona azab etmez.”
    Hocamız şefaate inananların ve “yetiş ya Muhammed” diyenlerin de şirke bulaştığını söylüyor. Geçmişten bugüne Vahhabi olanlar dışında bu inancı reddeden âlim sayısı herhalde çok azdır. Bugün Müslüman olan Hıristiyanlar bile yine bir şekilde etkilenerek şefaat inancına (peygamberin şefaati) inanıyor ya da o şekilde öğreniyor.
    Allah dışında bir şefaati ben de kabul etmiyorum. Ama şirk tanımı çok fazla genişletilmiyor mu? Müslüman olmayan herkes müşrikse Müslümanların durumu da şefaat veya benzeri şirk alametlerinden dolayı bu kadar vahimse kim kurtulacak?
    Bugün dünya nüfusu 6,5 milyar. Ama bu kriterleri uyguladığımızda iyimser bir tahminle 10 milyon dışında herkes ebedi cehennem cezası ile karşı karşıya! Çünkü ehl-i sünnetin tamamı şefaate inanıyor. Şiileri saymıyorum bile…
    Kafam bu konuda biraz karışmış gibi. Çünkü durumu kabullenmek gerçekten zor. Durum gerçekten böyle mi, yoksa ben mi mübalağa ediyorum?


    CEVAP: Şefaat; yalnız bırakmama ve birinin işini görmek için onunla birlikte gitme anlamına da gelir. “Şefaat ya Resulellah” ahiret ile ilgili söylendiği için “Ey Allah’ın Resulü beni ahirette yalnız bırakma; benim işimi gör” demek olur. Cehenneme gidecek olan bir Müslümanın orada ebedi olarak kalmayacağı bilindiği için şefaat talebi, doğrudan cennete gitmek içindir. Bu sebeple şefaat mahşer yerinde beklenir. Şimdi bu inancı irdeleyelim:


    1. Mahşer yerinde şefaat olmayacaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
    “Öyle bir günden çekinin ki, o gün kimse kimsenin yerine ceza çekmez, kimseden şefaat kabul edilmez, kimseden fidye alınmaz ve kimseye yardım edilmez.” (Bakara 2/48)
    “İyiler tabii ki, nimetlere kavuşacaklardır. Günahkârlar ise alevli ateşte olacaklar, hesap verme günü oraya girip kızaracaklar, oranın dışında kalamayacaklardır.
    Hesap verme günü nedir nereden bileceksin!.. Gerçekten sen nereden bileceksin hesap verme gününün ne olduğunu!.. O gün, kimsenin kimse için bir şey yapamayacağı gündür. O gün bütün yetki Allah’ındır.”(İnfitâr 82/13-19)
    “Rablerinin huzurunda toplanacakları günden korkanları Kur’ân ile uyar; onların Allah’tan başka ne bir dostları ne de şefaatçileri olur. Belki kendilerini korurlar.”(En’am 6/51)
    “De ki: Şefaat yetkisi, tümüyle Allah’a aittir.”(Zümer 39/44)
    “(Ya Muhammed) De ki: Ben kendime bile ne fayda ne de zarar verebilirim; Allah vermiş başka.”(A’raf 7/188)
    Ebû Hureyre’nin bildirdiğine göre “Kabilenin en yakınlarını uyar” (Şuara, 26/214) ayeti inince Allah’ın elçisi şöyle bir konuşma yapmıştı:
    “Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi kurtarmaya bakın; Allah’ın yanında size bir faydam olmaz. Ey Abdumenaf oğulları! Allah’ın yanında size faydam olmaz. (Amcam) Abdulmuttalib oğlu Abbâs! Allah’ın yanında sana faydam olmaz. (Halam) Safiyye! Allah’ın yanında sana faydam olmaz. Ey kızım Fatma! Benim malımdan dilediğini iste. Ama Allah’ın yanında sana faydam olmaz.” dedi.” (Buhârî, Vesâyâ, 11)
    Bütün bunlar varken bir müslüman nasıl olur da “Şefaat ya Resulellah” diyebilir. Ahirette Resulullah’a “Ey Allah’ın Resulü beni yalnız bırakma; benim işimi gör” diyeceğine inananın beklentisi nedir? Allah’tan kaçıp Peygambere sığınmak, onun kendini Allah’tan daha iyi tanıyacağına ve Allah’tan daha merhametli, olduğuna ve onu Allah’tan kurtarmaya gücünün yettiğine inanmak değil midir? Bu inanç Peygamberi, Allah’ın yanında güçlü bir tanrı saymak değil midir? Allah Teâlâ şöyle buyurur:
    “Darda kalmış kişi yardım istediği za­man onun yar­dımına kim yetişiyor da sıkıntıyı gideriyor ve sizi yeryüzü­nün hâkimleri yapıyor? Allah ile be­raber başka bir tanrı mı var? Bilginizi ne ka­dar az kullanıyor­sunuz.”(Neml 27/62)


    2. “Onlar cehennemde yanacaksa ben de yanayım” diyenlere söylenecek söz yoktur. Ama akıllı kişi kendini kurtarmak için elinden geleni yapar.


    3. Kendini Allah’tan merhametli sayan ve sanki üzerine görevmiş gibi “halkımın imanını kurtardığını görürsem cehennemde yanmaya razıyım” diyerek cehennemi hiçe sayanlar da vardır… Onlar gibi yanmak isteyenler varsın yansınlar.


    Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır


  4. 07.Mart.2011, 22:04
    3
    bahadır emin
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ekim.2009
    Üye No: 59587
    Mesaj Sayısı: 292
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: Yaptığınız yorumlarla şirkin tanımını fazla genişletmiş olmuyor musunuz?

    şefaat haktır. abdülaziz bayındırın sözlerini fazla ciddiye almayın, hatta hiç ciddiye almayın.


  5. 07.Mart.2011, 22:04
    3
    Devamlı Üye
    şefaat haktır. abdülaziz bayındırın sözlerini fazla ciddiye almayın, hatta hiç ciddiye almayın.





+ Yorum Gönder