Konusunu Oylayın.: Banyoda uzun kalıyorum sorumu cevabını bilmiyorum

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Banyoda uzun kalıyorum sorumu cevabını bilmiyorum
  1. 01.Mart.2011, 00:16
    1
    erty1987
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Şubat.2011
    Üye No: 84545
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 39

    Banyoda uzun kalıyorum sorumu cevabını bilmiyorum






    Banyoda uzun kalıyorum sorumu cevabını bilmiyorum Mumsema arkadaşlar ben vesveseye kapıldığımdan dolayı gusül abdesti almam gerektiği durumlarda mutlaka uzun uzun yıkanıyorum buda her seferinde zorlaştırıyo abdest almamı mesela kafamı şampuanla yıkadıktan sonra o köpüklede vücudumu yıkasam ve gusül abdesti alsam olurmu yani gusül abdesti alırken illa uzun yıkanmakmı lazım.

    _____________________________


    cevap nedir acaba?


  2. 01.Mart.2011, 00:16
    1
    erty1987 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    arkadaşlar ben vesveseye kapıldığımdan dolayı gusül abdesti almam gerektiği durumlarda mutlaka uzun uzun yıkanıyorum buda her seferinde zorlaştırıyo abdest almamı mesela kafamı şampuanla yıkadıktan sonra o köpüklede vücudumu yıkasam ve gusül abdesti alsam olurmu yani gusül abdesti alırken illa uzun yıkanmakmı lazım.

    _____________________________


    cevap nedir acaba?


    Benzer Konular

    - Banyoda Uzun Süre Durmak

    - Gusül abdestinde besmele çekmekten dolayı bir saat banyoda kalıyorum, ne yapmalıyım?

    - Gusül alırken banyoda çok uzun kalıyorum

    - Ders almak istiyorum ne yapmam gerektiğini bilmiyorum,uzun zamandır cemaatleri araştırıyorum

  3. 01.Mart.2011, 01:12
    2
    EarthQuake®
    Yolcu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Kasım.2009
    Üye No: 64514
    Mesaj Sayısı: 494
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: banyoda uzun kalıyorum sorumu cevabını bilmiyorum




    Gusül abdesti almak için illa uzun uzun yıkanmanız gerekmez. Hatta haddinden uzun yıkanmak israfa neden olacağı için günaha bile girersiniz. Guslün farzlarını, dilerseniz sünnetlerini yerine getirin yeterli. Şeytanın vesvesesine kulak asmayınız, abdeste yoğunlaşınız. Gusül hakkında genel bilgiler için tıklayınız.



  4. 01.Mart.2011, 01:12
    2



    Gusül abdesti almak için illa uzun uzun yıkanmanız gerekmez. Hatta haddinden uzun yıkanmak israfa neden olacağı için günaha bile girersiniz. Guslün farzlarını, dilerseniz sünnetlerini yerine getirin yeterli. Şeytanın vesvesesine kulak asmayınız, abdeste yoğunlaşınız. Gusül hakkında genel bilgiler için tıklayınız.



  5. 01.Mart.2011, 01:22
    3
    erty1987
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Şubat.2011
    Üye No: 84545
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 39

    Cevap: banyoda uzun kalıyorum sorumu cevabını bilmiyorum

    yani ikinci dediğimi yapsam yeterli olur hatta duyduğuma göre avret mahalini yıkamak bile yetiyormuş doğrumu benim vesvesem vücudun pis heryerini yıkaman lazım yadeyse gusülün kabul olmaz gibi geliyor.


  6. 01.Mart.2011, 01:22
    3
    erty1987 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    yani ikinci dediğimi yapsam yeterli olur hatta duyduğuma göre avret mahalini yıkamak bile yetiyormuş doğrumu benim vesvesem vücudun pis heryerini yıkaman lazım yadeyse gusülün kabul olmaz gibi geliyor.


  7. 01.Mart.2011, 01:51
    4
    EarthQuake®
    Yolcu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Kasım.2009
    Üye No: 64514
    Mesaj Sayısı: 494
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: banyoda uzun kalıyorum sorumu cevabını bilmiyorum


    Kardeş guslün farzlarını yerine getir yeterli inşallah. Sadece avret mahallini yıkayıp guslün herhangi bir farzını yerine getirmemen guslü geçerli kılmaz. Aşağıdaki yazıları okumanı öneririm.


    __________________________________________________ ____

    Soru


    Gusül abdesti aldıktan sonra vücudun her tarafına suyun değip değmemesi husunda şüpheye düşüyorum
    . Bu vesvesenin önüne nasıl geçebilirim?

    Değerli Kardeşimiz;
    Gusülde ve abdeste suyun uzvun üzerinden akması ile yıkanmış olur. İster bir defa yıkansın ister üç defa yıkansın su bedenin tamamının üzerinden akıp geçmişse gusül tamamdır.


    Ayrıntılı Bilgi:

    Abdest, gusül ve ibadetlerle ilgili vesvese


    Soru

    Vediy küçük abdesten sonra geldiğinden namaz abdesti almak gerek fakat meziy gelince namaz abdesti bozuluyor fakat bir erkeğin namaz abdesti yoksa bakmaktan yada eşiyle oynaşmaktan dolayı meziy gelse ve sonra namaz kılacaksa yeniden namaz abdesti alması gerekirmi? meziy konusunda çok şüpheliyim sanki gusül abdesti almak gerekiyormuş gibime geliyor
    .

    Cevap

    Değerli Kardeşimiz;

    Vesveseye müptela olan insanların en çok karşılaştıkları vesvese türü budur.. Yanlışsız ve eksiksiz en iyi amel ve hizmeti yapma zannına kapılmıştır. Buna bir de takva düşüncesi girmişse, meselenin üstüne üstüne gider. Gittikçe de vesvesenin şiddeti artar. Zaman içinde öyle bir dereceye varır ki, amel ve ibadetin en iyisine ulaşayım derken harama düşebilir. Bazen sünnet olan bir ibadeti ideal mânada yapmaya çalışırken, farkında olmadan bir farzı terk eder. Sonunda da "Acaba ibadetim sahih oldu mu?" diye peş peşe o ibadeti iade eder durur

    İdealinde en mükemmel ibadeti yapma düşüncesi vardır
    . Zaman içinde bu hal devam eder, sonunda büyük bir ümitsizliğe düşer Şeytan şu halinden istifade eder ve onu yaralar

    Bu tür vesveseye kapılan bir insan abdest almaya başlar, o anda vesveseye yakalanır, kollarını yıkarken tekrar başa döner, ayağını yıkayıp abdestini bitirmesi gerekirken bir daha başa döner veya abdestini aldıktan sonra "Herhalde sağ kolumu yıkamadım, başımı meshetmedim" gibi bahanelerle üst üste üç-beş defa abdest alır. İşte burada şeytanın attığı vesvese oku hedefini bulmuştur. Bu durum artık o insanda bir hastalık haline gelmiştir.

    Bu tür vesveseye kapılan birçok insan tanıdım
    . İbadetlerine yeni yeni başlayan bir genç kardeşimiz vardı. Ezan okunmazdan yarım saat önce abdest almaya başlar, namazın farzına zor yetişirdi. Üst üste en az beş defa abdest aldığı olurdu. Meseleye vakıf olunca, bunun bir vesvese olduğunu anlattım, süreyi biraz azalttı, ancak tam muvaffak olamadı, inşallah bu vesveseden kurtulmuştur.

    Boy abdestinde de vesveseye kapılan insanlar, bir kere gusül yeterliyken, kurulandıktan sonra kendilerini tekrar tekrar yıkanmaya mecbur hissediyorlar.

    Bu çeşit vesvese abdest ve gusülde görüldüğü gibi, en çok da namazda karşılaşılıyor
    . Normal olarak namazda insanın aklına her türlü düşünce gelebiliyor. Özellikle şeytanın işlettiği bu düşünce akımına kapılan insan namazını bir türlü bitiremiyor, şayet camide ise cemaate yetişemiyor. Gerek sünneti, gerekse farzı dönüp dönüp yeni baştan kılıyor. Namazın içinde ise Fatiha ve sureleri birkaç defa okumak zorunda hissediyor kendini. Yahut namazın müstehap ve sünnetlerini en ideal bir şekilde yapayım derken, ya vaciplerini veya farzını terk etmek gibi bir duruma düşüyor, hata üstüne hata yapıyor.

    Bir de meselenin şu yönü vardır: İnsan bu çeşit vesvesenin şeytandan kaynaklandığını bildiği halde veya sevdiği, itimat ettiği, bilgisine güvendiği birisi tarafından kendisine haber verildiği halde, hiç aldırmadan vesvese etmeye devam ederse, bu sefer vebal altına girmiş, hatta günah işlemiş olur.. Bu durumda tercihini belirleyecektir: "Allah'a mı itaat edeceğim, yoksa şeytana mı kulak vereceğim?" Birinci tercih kendisini hep güzelliklere götürecektir, ikinci tercih ise musibetten musibete sürükleyecektir—Allah korusun...
    Abdestte karşılaşılan vesveseye karşı nasıl hareket edilmesi gerektiği hususunda Efendimizin (a.s.m.) tavsiyelerine kulak verelim:

    Çünkü bu takdirde Allah'ı ve Allah dostlarını dinlemiyor, şeytana kulak veriyor demektir

    Ubey bin Ka'b'in rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

    "Abdeste musallat olan bir şeytan vardır ki, ona velehan (şaşkınlık veren) derler
    . Onun için abdest ve gusülde su vesvesesinden korunun.(1)

    Abdest işinde vesvese veren şeytana bu adın verilmesinin sebebi, mü'mini abdest esnasında vesveseye itme yolundaki aşırı hırsıdır
    . Yahut şeytan vesvesesiyle insanı öyle telaşa sokar ki, insan şaşırır kalır, şeytanın kendisiyle oynadığını bile anlamaz. Abdest alırken azasını ıslatıp ıslatmadığını ve kaç defa yıkadığını bilemez hale gelir.

    Abdestte görevli şeytandan kaçınmanın manası da şöyledir: Yani abdest azası ıslandı mı ıslanmadı mı, bir defa mı iki defa mı yıkandı, su temiz mi, kirli mi gibi Velehan adlı şeytanın suyla ilgili yapmak istediği bu ve benzeri vesveseden kaçının demektir
    .

    Abdestte gelen vesveseyi temelinden halleden ve herkesin rahatça tatbik edebileceği Peygamberimizin bir tavsiyesi de şu şekildedir:


    Bedevinin birisi Resulullaha (a
    .s.m.) gelerek abdestin nasıl alınacağını sordu.
    Resulullah (a.s.m.) azalarım üçer defa yıkayarak ona abdest almayı gösterdi.
    "İşte abdest budur. Bundan fazla yapan sünneti terk ederek hata yaptı, sınırı aştı ve nefsine zulmetti demektir." (2)
    Sonra da şöyle buyurdu:
    Bu hadisin izahında İbni Hacer der ki:

    "Elini yüzlerce defa yıkadığı halde abdestsizliğinin kalkmadığına inanan çok vesveseli insan gördük
    ."

    İbni Hacer Hazretleri beş asır önce yaşamış bir hadis âlimidir. Demek ki, ibadetlerdeki vesveseyle sadece günümüz insanı karşılaşmıyor, asırlar öncesinden beri insanlık hep bu musibetle muhatap oluyor. Zira şeytan her zaman aynı taktiği kullanarak Allah'a verdiği, Salih kulları saptıracağına dair sözünü hep tutuyor.

    Abdestte olduğu gibi, namazda da yanılma, şüphe ve vesveselere karşı neler yapılacağı hususunda hadis-i şeriflerde pratik çözümler verilmektedir
    .

    Bu hadislerden bazılarının mealini verelim:


    Abdullah bin Amr'in rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:
    "Herhangi biriniz namazda iken şeytan ona gelerek, 'Falan şeyi ve şu şeyi hatırla. Ta ki, kul gafletle namazdan çıkıp gitsin. Ve her hangi biriniz yatağında uzanmış iken şeytan onun yanına varır ve kişi uyuyuncaya kadar şeytan durmadan onu uyutmaya çalışır.

    Başta abdest ve namaz olmak üzere ibadetlerde unutabiliriz, ne okuduğumuzu, ne kadar okuduğumuzu, kaç rekât kıldığımızı bir an için aklımızda tutamayabiliriz. Böyle durumlarda da hemen telâşa kapılmamalı, çareyi yine ibadetin kendi içinde aramalıyız. Hiçbir insan unutkanlıktan kurtulamadığı gibi, en üstün insan olan Peygamberimiz (a.s.m.) bile çok az da olsa unutkanlığa maruz kalabiliyordu. Çünkü o ne kadar büyük ve mükemmel bir insan olsa da, insanî halleri itibariyle bizden birisi gibiydi. Acıktığı, susadığı, hasta olduğu ve sıkıntıya düştüğü gibi, unuttuğu da olurdu. Bu meseleyi hadiste şu şekilde görüyoruz:

    Abdullah bin Mes'ud şöyle rivayet eder:

    "Resulullah (a
    .s.m.) namaz kıldırdı. Ya fazla yaptı, ya eksik yaptı. Bunun üzerine, 'Yâ Resulallah! Namaza bir şey mi ilave edildi?' denildi. Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurdu:
    "Ben ancak bir insanım. Siz unuttuğunuz gibi ben de unuturum. Biriniz unuttuğu vakit, oturduğu halde iki secde yapı-versin" buyurdu. Sonra Resulullah kıbleye dönerek iki secde etti. (3)

    Şeytanın tek isteği ve görevi vardır, o da insanı ibadetten, özellikle namazdan alıkoymak, kendisi namaz ve secdeden mahrum kaldığı gibi, insanlığı da bu nimetten mahrum etmek ve uzak tutmaktır
    . Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam İblis'in bu hedefini açığa çıkarırlar.

    Kaynaklar:


    1- Tirmizi, Taharet:43; İbni Mâce, Taharet:48
    .
    2- İbni Mâce, İkame: 48.
    3- ibni Mâce, ikame: 129


    Mehmet Paksu – vesvese sebepleri ve kurtuluş yolları-

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet

    ______________________________________





  8. 01.Mart.2011, 01:51
    4

    Kardeş guslün farzlarını yerine getir yeterli inşallah. Sadece avret mahallini yıkayıp guslün herhangi bir farzını yerine getirmemen guslü geçerli kılmaz. Aşağıdaki yazıları okumanı öneririm.


    __________________________________________________ ____

    Soru


    Gusül abdesti aldıktan sonra vücudun her tarafına suyun değip değmemesi husunda şüpheye düşüyorum
    . Bu vesvesenin önüne nasıl geçebilirim?

    Değerli Kardeşimiz;
    Gusülde ve abdeste suyun uzvun üzerinden akması ile yıkanmış olur. İster bir defa yıkansın ister üç defa yıkansın su bedenin tamamının üzerinden akıp geçmişse gusül tamamdır.


    Ayrıntılı Bilgi:

    Abdest, gusül ve ibadetlerle ilgili vesvese


    Soru

    Vediy küçük abdesten sonra geldiğinden namaz abdesti almak gerek fakat meziy gelince namaz abdesti bozuluyor fakat bir erkeğin namaz abdesti yoksa bakmaktan yada eşiyle oynaşmaktan dolayı meziy gelse ve sonra namaz kılacaksa yeniden namaz abdesti alması gerekirmi? meziy konusunda çok şüpheliyim sanki gusül abdesti almak gerekiyormuş gibime geliyor
    .

    Cevap

    Değerli Kardeşimiz;

    Vesveseye müptela olan insanların en çok karşılaştıkları vesvese türü budur.. Yanlışsız ve eksiksiz en iyi amel ve hizmeti yapma zannına kapılmıştır. Buna bir de takva düşüncesi girmişse, meselenin üstüne üstüne gider. Gittikçe de vesvesenin şiddeti artar. Zaman içinde öyle bir dereceye varır ki, amel ve ibadetin en iyisine ulaşayım derken harama düşebilir. Bazen sünnet olan bir ibadeti ideal mânada yapmaya çalışırken, farkında olmadan bir farzı terk eder. Sonunda da "Acaba ibadetim sahih oldu mu?" diye peş peşe o ibadeti iade eder durur

    İdealinde en mükemmel ibadeti yapma düşüncesi vardır
    . Zaman içinde bu hal devam eder, sonunda büyük bir ümitsizliğe düşer Şeytan şu halinden istifade eder ve onu yaralar

    Bu tür vesveseye kapılan bir insan abdest almaya başlar, o anda vesveseye yakalanır, kollarını yıkarken tekrar başa döner, ayağını yıkayıp abdestini bitirmesi gerekirken bir daha başa döner veya abdestini aldıktan sonra "Herhalde sağ kolumu yıkamadım, başımı meshetmedim" gibi bahanelerle üst üste üç-beş defa abdest alır. İşte burada şeytanın attığı vesvese oku hedefini bulmuştur. Bu durum artık o insanda bir hastalık haline gelmiştir.

    Bu tür vesveseye kapılan birçok insan tanıdım
    . İbadetlerine yeni yeni başlayan bir genç kardeşimiz vardı. Ezan okunmazdan yarım saat önce abdest almaya başlar, namazın farzına zor yetişirdi. Üst üste en az beş defa abdest aldığı olurdu. Meseleye vakıf olunca, bunun bir vesvese olduğunu anlattım, süreyi biraz azalttı, ancak tam muvaffak olamadı, inşallah bu vesveseden kurtulmuştur.

    Boy abdestinde de vesveseye kapılan insanlar, bir kere gusül yeterliyken, kurulandıktan sonra kendilerini tekrar tekrar yıkanmaya mecbur hissediyorlar.

    Bu çeşit vesvese abdest ve gusülde görüldüğü gibi, en çok da namazda karşılaşılıyor
    . Normal olarak namazda insanın aklına her türlü düşünce gelebiliyor. Özellikle şeytanın işlettiği bu düşünce akımına kapılan insan namazını bir türlü bitiremiyor, şayet camide ise cemaate yetişemiyor. Gerek sünneti, gerekse farzı dönüp dönüp yeni baştan kılıyor. Namazın içinde ise Fatiha ve sureleri birkaç defa okumak zorunda hissediyor kendini. Yahut namazın müstehap ve sünnetlerini en ideal bir şekilde yapayım derken, ya vaciplerini veya farzını terk etmek gibi bir duruma düşüyor, hata üstüne hata yapıyor.

    Bir de meselenin şu yönü vardır: İnsan bu çeşit vesvesenin şeytandan kaynaklandığını bildiği halde veya sevdiği, itimat ettiği, bilgisine güvendiği birisi tarafından kendisine haber verildiği halde, hiç aldırmadan vesvese etmeye devam ederse, bu sefer vebal altına girmiş, hatta günah işlemiş olur.. Bu durumda tercihini belirleyecektir: "Allah'a mı itaat edeceğim, yoksa şeytana mı kulak vereceğim?" Birinci tercih kendisini hep güzelliklere götürecektir, ikinci tercih ise musibetten musibete sürükleyecektir—Allah korusun...
    Abdestte karşılaşılan vesveseye karşı nasıl hareket edilmesi gerektiği hususunda Efendimizin (a.s.m.) tavsiyelerine kulak verelim:

    Çünkü bu takdirde Allah'ı ve Allah dostlarını dinlemiyor, şeytana kulak veriyor demektir

    Ubey bin Ka'b'in rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

    "Abdeste musallat olan bir şeytan vardır ki, ona velehan (şaşkınlık veren) derler
    . Onun için abdest ve gusülde su vesvesesinden korunun.(1)

    Abdest işinde vesvese veren şeytana bu adın verilmesinin sebebi, mü'mini abdest esnasında vesveseye itme yolundaki aşırı hırsıdır
    . Yahut şeytan vesvesesiyle insanı öyle telaşa sokar ki, insan şaşırır kalır, şeytanın kendisiyle oynadığını bile anlamaz. Abdest alırken azasını ıslatıp ıslatmadığını ve kaç defa yıkadığını bilemez hale gelir.

    Abdestte görevli şeytandan kaçınmanın manası da şöyledir: Yani abdest azası ıslandı mı ıslanmadı mı, bir defa mı iki defa mı yıkandı, su temiz mi, kirli mi gibi Velehan adlı şeytanın suyla ilgili yapmak istediği bu ve benzeri vesveseden kaçının demektir
    .

    Abdestte gelen vesveseyi temelinden halleden ve herkesin rahatça tatbik edebileceği Peygamberimizin bir tavsiyesi de şu şekildedir:


    Bedevinin birisi Resulullaha (a
    .s.m.) gelerek abdestin nasıl alınacağını sordu.
    Resulullah (a.s.m.) azalarım üçer defa yıkayarak ona abdest almayı gösterdi.
    "İşte abdest budur. Bundan fazla yapan sünneti terk ederek hata yaptı, sınırı aştı ve nefsine zulmetti demektir." (2)
    Sonra da şöyle buyurdu:
    Bu hadisin izahında İbni Hacer der ki:

    "Elini yüzlerce defa yıkadığı halde abdestsizliğinin kalkmadığına inanan çok vesveseli insan gördük
    ."

    İbni Hacer Hazretleri beş asır önce yaşamış bir hadis âlimidir. Demek ki, ibadetlerdeki vesveseyle sadece günümüz insanı karşılaşmıyor, asırlar öncesinden beri insanlık hep bu musibetle muhatap oluyor. Zira şeytan her zaman aynı taktiği kullanarak Allah'a verdiği, Salih kulları saptıracağına dair sözünü hep tutuyor.

    Abdestte olduğu gibi, namazda da yanılma, şüphe ve vesveselere karşı neler yapılacağı hususunda hadis-i şeriflerde pratik çözümler verilmektedir
    .

    Bu hadislerden bazılarının mealini verelim:


    Abdullah bin Amr'in rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:
    "Herhangi biriniz namazda iken şeytan ona gelerek, 'Falan şeyi ve şu şeyi hatırla. Ta ki, kul gafletle namazdan çıkıp gitsin. Ve her hangi biriniz yatağında uzanmış iken şeytan onun yanına varır ve kişi uyuyuncaya kadar şeytan durmadan onu uyutmaya çalışır.

    Başta abdest ve namaz olmak üzere ibadetlerde unutabiliriz, ne okuduğumuzu, ne kadar okuduğumuzu, kaç rekât kıldığımızı bir an için aklımızda tutamayabiliriz. Böyle durumlarda da hemen telâşa kapılmamalı, çareyi yine ibadetin kendi içinde aramalıyız. Hiçbir insan unutkanlıktan kurtulamadığı gibi, en üstün insan olan Peygamberimiz (a.s.m.) bile çok az da olsa unutkanlığa maruz kalabiliyordu. Çünkü o ne kadar büyük ve mükemmel bir insan olsa da, insanî halleri itibariyle bizden birisi gibiydi. Acıktığı, susadığı, hasta olduğu ve sıkıntıya düştüğü gibi, unuttuğu da olurdu. Bu meseleyi hadiste şu şekilde görüyoruz:

    Abdullah bin Mes'ud şöyle rivayet eder:

    "Resulullah (a
    .s.m.) namaz kıldırdı. Ya fazla yaptı, ya eksik yaptı. Bunun üzerine, 'Yâ Resulallah! Namaza bir şey mi ilave edildi?' denildi. Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurdu:
    "Ben ancak bir insanım. Siz unuttuğunuz gibi ben de unuturum. Biriniz unuttuğu vakit, oturduğu halde iki secde yapı-versin" buyurdu. Sonra Resulullah kıbleye dönerek iki secde etti. (3)

    Şeytanın tek isteği ve görevi vardır, o da insanı ibadetten, özellikle namazdan alıkoymak, kendisi namaz ve secdeden mahrum kaldığı gibi, insanlığı da bu nimetten mahrum etmek ve uzak tutmaktır
    . Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam İblis'in bu hedefini açığa çıkarırlar.

    Kaynaklar:


    1- Tirmizi, Taharet:43; İbni Mâce, Taharet:48
    .
    2- İbni Mâce, İkame: 48.
    3- ibni Mâce, ikame: 129


    Mehmet Paksu – vesvese sebepleri ve kurtuluş yolları-

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet

    ______________________________________








+ Yorum Gönder