Konusunu Oylayın.: Rüyalar bize haber verir mi yoksa bilinçaltı bir düşünceler midir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Rüyalar bize haber verir mi yoksa bilinçaltı bir düşünceler midir ?
  1. 15.Şubat.2011, 15:20
    1
    mohammet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Mart.2010
    Üye No: 73833
    Mesaj Sayısı: 62
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: fransa

    Rüyalar bize haber verir mi yoksa bilinçaltı bir düşünceler midir ?






    Rüyalar bize haber verir mi yoksa bilinçaltı bir düşünceler midir ? Mumsema rüyalar bize haber verirmi yoksa bilinçaltı bir düşüncelermidir ??


  2. 15.Şubat.2011, 15:20
    1
    Üye



  3. 15.Şubat.2011, 16:46
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: rüyalar bize haber verirmi yoksa bilinçaltı bir düşüncelermidir ??




    Muhterem kardeşimiz. Rüya Sözlükte "görmek" anlamına gelen rüya, terim olarak, düş, uykuda görülen şeyler demektir. Uykuda görülen şeyler, gerçeğe işaret olabileceği gibi, gerçek dışı şeyler veya uyanık iken zihnini meşgul eden şeyler, arzu edip de ulaşamadığı şeyler de olabilir. Bu itibarla rüyalar, rüyayı sâdıka ve rüyayı kâzibe olabilir. Sâdık rüyalar, Allah veya melekten; yalancı rüyalar ise, şeytan veya nefistendir. Peygamberlere vahiy geliş yollarından biri de, rüyayı sâdıkadır. Peygamberimizin nübüvvetinin ilk yıllarında gördüğü rüyalar gerçek hayatta aynen vaki olmuştur. Rüyaların gerçek olacağına Kur'ân'da da işaret edilmektedir: "Yusuf babasına: `Babacığım! Onbir yıldız, güneş ve ayın bana secde ettiklerini gördüm' demişti. (Babası) Yavrucuğum! dedi; rüyanı sakın kardeşlerine anlatma; sonra sana bir tuzak kurarlar! Çünkü şeytan apaçık bir düşmandır." (Yusuf, 12/4-5). Sâdık rüya, bazen imtihan için de olabilir: "Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca; Ey İbrahim! Rüya'yı gerçekleştirdin. Biz iyileri böyle mükafatlandırırız.." (Saffat, 37/103-105). Peygamberlerin gördüğü rüyalar doğru ve gerçek olduğu gibi, sâlih insanların gördüğü rüyalar da doğru ve gerçek olabilir. Hz. Peygamber de buna işaret etmiştir: "Her kim rüyasında beni görürse, muhakkak o, hak ve gerçek olarak beni görmüştür. Çünkü şeytan benim şekil ve hilkatime giremez." (Tecrid, No: 2105). Mahiyeti kesin olarak bilinmemekle beraber insan rüya gerçeği ile sık sık karşılaşmaktadır. İslâm bilginleri iyi rüyaların Allah'tan, kötü olanların şeytandan geldiğini, bazılarının da bedenin fizyolojik ihtiyaçlarından dolayı ortaya çıktığını belirtmişlerdir. Ayrıca rüya sahibi sevdiği bir rüya görürse bunun Allah'tan olduğuna güvenmeli ve başkalarına da söylemelidir. Hoşlanmadığı bir rüya gördüğünde de onun şeytandan olduğunu düşünmeli, onun şerrinden Allah'a sığınmalı, başkalarına da açıklamamalıdır. Görülen rüyaların bilgili ve sâlih kişilere tabir ettirilmesi, onların da rüyayı hayra yormaları tavsiye edilmiştir. Bununla birlikte rüyalar bir delil değildir; bunlarla amel edilmez. (F.K.)

    Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Rüya üç kısımdır; Biri hak ve gerçek rüyalardır, bir diğeri ise kişinin günlük yaşantısında kendisini meşgul eden şeylerden kaynaklanan rüyalar, üçüncüsü ise şeytanın üzüntü vermek için gösterdiği kabûslardır. Kim hoşuna gitmeyen bir rüya görürse kalkıp namaz kılsın.” Rasûlullah (s.a.v.), rüyalar hakkında şöyle buyurdu: Ayağa vurulan zincir hoşuma gider boyuna vurulan zincirden hoşlanmam; çünkü ayağa vurulan zincir dinde sebatlı olunacağına işarettir. Rasûlullah (s.a.v.) konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kim beni rüyada görürse ben o gördüğü kimseyim çünkü şeytan benim şeklime giremez yine Rasûlullah (s.a.v.) rüya konusunda şöyle derdi: Rüyayı bilgili bir kimseye veya samimi ve nasihat edici birisine anlatın.” (Dârimî, Rüya: 5; İbn Mâce: Ta’biri rüya: 2)


  4. 15.Şubat.2011, 16:46
    2
    Moderatör



    Muhterem kardeşimiz. Rüya Sözlükte "görmek" anlamına gelen rüya, terim olarak, düş, uykuda görülen şeyler demektir. Uykuda görülen şeyler, gerçeğe işaret olabileceği gibi, gerçek dışı şeyler veya uyanık iken zihnini meşgul eden şeyler, arzu edip de ulaşamadığı şeyler de olabilir. Bu itibarla rüyalar, rüyayı sâdıka ve rüyayı kâzibe olabilir. Sâdık rüyalar, Allah veya melekten; yalancı rüyalar ise, şeytan veya nefistendir. Peygamberlere vahiy geliş yollarından biri de, rüyayı sâdıkadır. Peygamberimizin nübüvvetinin ilk yıllarında gördüğü rüyalar gerçek hayatta aynen vaki olmuştur. Rüyaların gerçek olacağına Kur'ân'da da işaret edilmektedir: "Yusuf babasına: `Babacığım! Onbir yıldız, güneş ve ayın bana secde ettiklerini gördüm' demişti. (Babası) Yavrucuğum! dedi; rüyanı sakın kardeşlerine anlatma; sonra sana bir tuzak kurarlar! Çünkü şeytan apaçık bir düşmandır." (Yusuf, 12/4-5). Sâdık rüya, bazen imtihan için de olabilir: "Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca; Ey İbrahim! Rüya'yı gerçekleştirdin. Biz iyileri böyle mükafatlandırırız.." (Saffat, 37/103-105). Peygamberlerin gördüğü rüyalar doğru ve gerçek olduğu gibi, sâlih insanların gördüğü rüyalar da doğru ve gerçek olabilir. Hz. Peygamber de buna işaret etmiştir: "Her kim rüyasında beni görürse, muhakkak o, hak ve gerçek olarak beni görmüştür. Çünkü şeytan benim şekil ve hilkatime giremez." (Tecrid, No: 2105). Mahiyeti kesin olarak bilinmemekle beraber insan rüya gerçeği ile sık sık karşılaşmaktadır. İslâm bilginleri iyi rüyaların Allah'tan, kötü olanların şeytandan geldiğini, bazılarının da bedenin fizyolojik ihtiyaçlarından dolayı ortaya çıktığını belirtmişlerdir. Ayrıca rüya sahibi sevdiği bir rüya görürse bunun Allah'tan olduğuna güvenmeli ve başkalarına da söylemelidir. Hoşlanmadığı bir rüya gördüğünde de onun şeytandan olduğunu düşünmeli, onun şerrinden Allah'a sığınmalı, başkalarına da açıklamamalıdır. Görülen rüyaların bilgili ve sâlih kişilere tabir ettirilmesi, onların da rüyayı hayra yormaları tavsiye edilmiştir. Bununla birlikte rüyalar bir delil değildir; bunlarla amel edilmez. (F.K.)

    Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Rüya üç kısımdır; Biri hak ve gerçek rüyalardır, bir diğeri ise kişinin günlük yaşantısında kendisini meşgul eden şeylerden kaynaklanan rüyalar, üçüncüsü ise şeytanın üzüntü vermek için gösterdiği kabûslardır. Kim hoşuna gitmeyen bir rüya görürse kalkıp namaz kılsın.” Rasûlullah (s.a.v.), rüyalar hakkında şöyle buyurdu: Ayağa vurulan zincir hoşuma gider boyuna vurulan zincirden hoşlanmam; çünkü ayağa vurulan zincir dinde sebatlı olunacağına işarettir. Rasûlullah (s.a.v.) konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kim beni rüyada görürse ben o gördüğü kimseyim çünkü şeytan benim şeklime giremez yine Rasûlullah (s.a.v.) rüya konusunda şöyle derdi: Rüyayı bilgili bir kimseye veya samimi ve nasihat edici birisine anlatın.” (Dârimî, Rüya: 5; İbn Mâce: Ta’biri rüya: 2)





+ Yorum Gönder