Konusunu Oylayın.: Kapı çalma adabı ile ilgili ayet

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Kapı çalma adabı ile ilgili ayet
  1. 05.Şubat.2011, 11:55
    1
    Hamza
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Ocak.2011
    Üye No: 83530
    Mesaj Sayısı: 22
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 39

    Kapı çalma adabı ile ilgili ayet






    Kapı çalma adabı ile ilgili ayet Mumsema Kapı çalma adabı ile ilgili ayeti paylaşırmısınız?


  2. 05.Şubat.2011, 11:55
    1
    Özel Üye



  3. 05.Şubat.2011, 15:01
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kapı çalma adabı ile ilgili ayet




    KAPI ÇALMA VE İZİN İSTEME ÂDÂBI
    Kapı çalma Ve Izin Isteme âdâbı
    “İzin istemek üç defâdır. İzin verilirse girersin,
    verilmezse geri dönersin. ” (Buhârî, İsti'zân, 13)

    Günlük hayatımızda gerek kendimize ait gerekse başkalarının bulunduğu mekânlara girer çıkarız.

    Elbette bu durum, mü'min bir kimse için belirli bir âdâb içinde gerçekleşecektir.

    Kur'an-ı Kerîm bu husûsta bizlere şöyle seslenmektedir:

    “Ey îmân edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi farkettirip ev halkına selâm vermeden girmeyiniz!” (en-Nûr 24/27)

    Eve veya benzeri bir mekâna girmek için izin istemek, mahremiyetin korunması esasına dayanır. Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- bir hadislerinde buna şöyle işarette bulunmuştur; “İzin istemek göz (ün evin ayıplarını görmemesi) için şart kılınmıştır. ” ( Buhârî, İsti'zân, 11)

    Hadisin beyânına göre mahremiyeti ihlâl, sâdece bir yere girmekle değil aynı zamanda bakmakla da meydana gelir.

    Dolayısıyla kişi herhangi bir yere girmek üzere izin almak istediğinde Nebiyy-i Ekrem Efendimiz 'in adeti veçhile, kapının biraz gerisinde, sağ ya da sol yanını dönerek durmalıdır. ( Ebû Dâvûd, Edeb, 127)

    Hele hele başkasının evine pencere veya anahtar deliği gibi yerlerden bakmak ve içeridekileri gözetlemek, şahsiyetli bir mü'mine kesinlikle yakışmayan bir davranıştır.

    Zîra bu davranış, bakan açısından ahlâkî düşüklük ve hasta ruhluluk, bakılan için de mahcûbiyet ve huzursuzluk kaynağıdır.

    Sehl bin Sa'd -radıyallâhu anh-'den rivâyet edildiğine göre bir adam, Resûlullah Efendimiz 'in kapısındaki bir delikten evin içine bakmıştı.

    O esnâda Resûlullah'ın elinde bir tarak vardı.

    Adamın bu davranışını farkeden Efendimiz şöyle buyurdu:

    “Senin beni gözetlediğini bilmiş olsaydım, bununla gözünü oyardım. İzin istemek, evin içerisi görülmesin diye emredilmiştir.” (Müslim, Âdâb, 40, 41)

    Yine Peygamber Efendimiz; “Bir kimse, izinleri olmaksızın insanların evinin içine bakarsa, gözünü çıkarmaları onlara helâl olur. ” (Müslim, Âdâb, 43) buyurarak, böyle insanların ne kadar büyük bir suç ve günah işlediklerine dikkat çekmiştir.

    Burada gözün çıkarılmasının helâl olduğunun söylenmesi, yapılan edepsizliğin ne kadar insanlık dışı ve kötü bir davranış olduğunu anlatmak içindir. 1


  4. 05.Şubat.2011, 15:01
    2
    Editör



    KAPI ÇALMA VE İZİN İSTEME ÂDÂBI
    Kapı çalma Ve Izin Isteme âdâbı
    “İzin istemek üç defâdır. İzin verilirse girersin,
    verilmezse geri dönersin. ” (Buhârî, İsti'zân, 13)

    Günlük hayatımızda gerek kendimize ait gerekse başkalarının bulunduğu mekânlara girer çıkarız.

    Elbette bu durum, mü'min bir kimse için belirli bir âdâb içinde gerçekleşecektir.

    Kur'an-ı Kerîm bu husûsta bizlere şöyle seslenmektedir:

    “Ey îmân edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi farkettirip ev halkına selâm vermeden girmeyiniz!” (en-Nûr 24/27)

    Eve veya benzeri bir mekâna girmek için izin istemek, mahremiyetin korunması esasına dayanır. Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- bir hadislerinde buna şöyle işarette bulunmuştur; “İzin istemek göz (ün evin ayıplarını görmemesi) için şart kılınmıştır. ” ( Buhârî, İsti'zân, 11)

    Hadisin beyânına göre mahremiyeti ihlâl, sâdece bir yere girmekle değil aynı zamanda bakmakla da meydana gelir.

    Dolayısıyla kişi herhangi bir yere girmek üzere izin almak istediğinde Nebiyy-i Ekrem Efendimiz 'in adeti veçhile, kapının biraz gerisinde, sağ ya da sol yanını dönerek durmalıdır. ( Ebû Dâvûd, Edeb, 127)

    Hele hele başkasının evine pencere veya anahtar deliği gibi yerlerden bakmak ve içeridekileri gözetlemek, şahsiyetli bir mü'mine kesinlikle yakışmayan bir davranıştır.

    Zîra bu davranış, bakan açısından ahlâkî düşüklük ve hasta ruhluluk, bakılan için de mahcûbiyet ve huzursuzluk kaynağıdır.

    Sehl bin Sa'd -radıyallâhu anh-'den rivâyet edildiğine göre bir adam, Resûlullah Efendimiz 'in kapısındaki bir delikten evin içine bakmıştı.

    O esnâda Resûlullah'ın elinde bir tarak vardı.

    Adamın bu davranışını farkeden Efendimiz şöyle buyurdu:

    “Senin beni gözetlediğini bilmiş olsaydım, bununla gözünü oyardım. İzin istemek, evin içerisi görülmesin diye emredilmiştir.” (Müslim, Âdâb, 40, 41)

    Yine Peygamber Efendimiz; “Bir kimse, izinleri olmaksızın insanların evinin içine bakarsa, gözünü çıkarmaları onlara helâl olur. ” (Müslim, Âdâb, 43) buyurarak, böyle insanların ne kadar büyük bir suç ve günah işlediklerine dikkat çekmiştir.

    Burada gözün çıkarılmasının helâl olduğunun söylenmesi, yapılan edepsizliğin ne kadar insanlık dışı ve kötü bir davranış olduğunu anlatmak içindir. 1


  5. 05.Şubat.2011, 15:02
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kapı çalma adabı ile ilgili ayet

    Asr-ı saâdette evler, hurma dallarından ve çoğunlukla tek katlı ve basit yapılardan inşâ edildiği için o gün insanlar kapı önünde, evdekilerin duyabileceği bir sesle “Selâmun aleykum, girebilir miyim?” demek sûretiyle izin talep ediyorlardı.

    Nitekim bu duruma uymayan sahâbîlerin Resûlullâh tarafından te'dib edildiğini görmekteyiz.


    Kilde bin Hanbel -radıyallâhu anh- diyor ki, Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in yanına gittim ve selâm vermeden huzuruna girdim. Bunun üzerine Efendimiz :

    “– Geri dön ve «es-Selâmü aleyküm, girebilir miyim?» de” buyurdu. ( Ebû Dâvûd, Edeb, 127)

    Benî Âmir'den bir zât, Allâh Resûlü evde iken, “İçeri gireyim mi?” diye izin istemişti. Resûl-i Ekrem Efendimiz hizmetçisine:

    “– Çık, bu adama izin istemeyi öğret. Önce «es-Selâmü aleyküm» desin, sonra «Gireyim mi?» diye sorsun.” buyurdu.

    Adam Peygamberimiz'in söylediklerini duyarak:

    “– es-Selâmü aleyküm, girebilir miyim?” dedi. Bunun üzerine Efendimiz izin verdi, o da içeri girdi. ( Ebû Dâvûd, Edeb, 127)

    Zamanımızda binâlar ve kapılar, asr-ı saâdettekilere benzemediği için izin istenirken öncelikle selâmı duyurmanın güç olacağı muhakkaktır.

    Nitekim günümüzde zarûreten, ilk önce kapı zili çalınarak izin istenmektedir.

    Bununla birlikte izin isteyen kimsenin ev sâhibiyle karşılaştığı an önce selâm vermesi yine sünneti ifaya uygun bir hareket olacaktır.

    Ayrıca herhangi bir evin kapısını çalarak izin isteyen kimse, bu işi en fazla üç defa tekrarlamalı, cevap verilmediği takdirde ısrarcı olmamalıdır.

    Âyet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır:

    “Eğer (girmek istediğiniz) evlerde kimseyi bulamazsanız, izin verilinceye kadar oraya girmeyin! «Geri dönün!» denirse hemen dönün, bu sizin için daha uygundur. Şüphesiz Allâh yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir.” (en-Nûr 24/28)

    Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- de; “İzin istemek üç defâdır. İzin verilirse girersin, verilmezse geri dönersin. ” buyurmuştur. (Buhârî, İsti'zân, 13)

    Bununla birlikte içerdekiler tarafından duyulmadığını zanneden kimsenin, kapıyı daha fazla çalmasında bir mahzur yoktur.

    İzin isterken “kimsiniz?” sorusuna “ben” veya “benim” gibi bilinmezlik ifâde eden ve bir tanıtma unsuru taşımayan kelimelerle cevap vermek de hoş değildir.

    Çünkü tanıdık olsa bile insanları her zaman seslerinden farkedebilme imkânı yoktur. Oysa, “sen kimsin?” veya “kim o?” tarzındaki sorular, karşıdakini asgari ölçüde tanıma isteği taşır.


  6. 05.Şubat.2011, 15:02
    3
    Editör
    Asr-ı saâdette evler, hurma dallarından ve çoğunlukla tek katlı ve basit yapılardan inşâ edildiği için o gün insanlar kapı önünde, evdekilerin duyabileceği bir sesle “Selâmun aleykum, girebilir miyim?” demek sûretiyle izin talep ediyorlardı.

    Nitekim bu duruma uymayan sahâbîlerin Resûlullâh tarafından te'dib edildiğini görmekteyiz.


    Kilde bin Hanbel -radıyallâhu anh- diyor ki, Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in yanına gittim ve selâm vermeden huzuruna girdim. Bunun üzerine Efendimiz :

    “– Geri dön ve «es-Selâmü aleyküm, girebilir miyim?» de” buyurdu. ( Ebû Dâvûd, Edeb, 127)

    Benî Âmir'den bir zât, Allâh Resûlü evde iken, “İçeri gireyim mi?” diye izin istemişti. Resûl-i Ekrem Efendimiz hizmetçisine:

    “– Çık, bu adama izin istemeyi öğret. Önce «es-Selâmü aleyküm» desin, sonra «Gireyim mi?» diye sorsun.” buyurdu.

    Adam Peygamberimiz'in söylediklerini duyarak:

    “– es-Selâmü aleyküm, girebilir miyim?” dedi. Bunun üzerine Efendimiz izin verdi, o da içeri girdi. ( Ebû Dâvûd, Edeb, 127)

    Zamanımızda binâlar ve kapılar, asr-ı saâdettekilere benzemediği için izin istenirken öncelikle selâmı duyurmanın güç olacağı muhakkaktır.

    Nitekim günümüzde zarûreten, ilk önce kapı zili çalınarak izin istenmektedir.

    Bununla birlikte izin isteyen kimsenin ev sâhibiyle karşılaştığı an önce selâm vermesi yine sünneti ifaya uygun bir hareket olacaktır.

    Ayrıca herhangi bir evin kapısını çalarak izin isteyen kimse, bu işi en fazla üç defa tekrarlamalı, cevap verilmediği takdirde ısrarcı olmamalıdır.

    Âyet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır:

    “Eğer (girmek istediğiniz) evlerde kimseyi bulamazsanız, izin verilinceye kadar oraya girmeyin! «Geri dönün!» denirse hemen dönün, bu sizin için daha uygundur. Şüphesiz Allâh yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir.” (en-Nûr 24/28)

    Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- de; “İzin istemek üç defâdır. İzin verilirse girersin, verilmezse geri dönersin. ” buyurmuştur. (Buhârî, İsti'zân, 13)

    Bununla birlikte içerdekiler tarafından duyulmadığını zanneden kimsenin, kapıyı daha fazla çalmasında bir mahzur yoktur.

    İzin isterken “kimsiniz?” sorusuna “ben” veya “benim” gibi bilinmezlik ifâde eden ve bir tanıtma unsuru taşımayan kelimelerle cevap vermek de hoş değildir.

    Çünkü tanıdık olsa bile insanları her zaman seslerinden farkedebilme imkânı yoktur. Oysa, “sen kimsin?” veya “kim o?” tarzındaki sorular, karşıdakini asgari ölçüde tanıma isteği taşır.


  7. 05.Şubat.2011, 15:02
    4
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kapı çalma adabı ile ilgili ayet

    “Ben”, “benim”, “bir insan”, “bir şahıs”, “Allâh'ın bir kulu”, “bildiğiniz kişiyim” gibi cevaplar yeterli değildir.

    Nitekim şu rivâyet bu husûsta bizleri açıkça uyarmaktadır.


    Câbir -radıyallâhu anh- diyor ki; “Resûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e geldim ve kapısını çaldım.

    Resûl-i Ekrem:

    « – Kim o?» dedi.

    – Benim, diye cevap verdim. Allâh Resûlü:

    « – Benim, benim!» diye tekrar etti. Gâliba bu cevaptan hoşlanmamıştı.” ( Buhârî, İsti'zân, 17) 2

    Başka bir kısım haberlerde ise Peygamber Efendimiz 'in “kimsiniz?” sorusuna bazı sahâbîlerin, “ben filan” diye isimlerini belirterek mukâbele ettikleri görülür. (Buhârî, Rikâk, 13)

    Dolayısıyla evimiz bile olsa kapıyı çaldığımızda kendimizi tanıtacak belirgin bir ifade kullanmalıyız.

    Bütün bu rivâyet ve değerlendirmelerden anlaşılacağı üzere bir Müslüman, bilhassa başkasının evine girerken belli âdâb kurallarına uyarak ev sâhibini haberdar edip onun hüsn-ü kabûlünü almalıdır.

    Aksi bir hareket mü'mine yakışmaz.

    Bunun yanında kişinin aile içinde evdeki odalara girerken de belirli âdâb esaslarına uyması gerekir.

    Meselâ evdeki hizmetçi ve çocukların, günün belirli vakitlerinde yatak odalarına izinsiz giremeyecekleri bir âyet-i kerîmede şöyle ifâde edilmektedir:

    “ Ey îmân edenler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar şu üç vakitte; sabah namazından önce, öğleyin istirahat için elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden izin istesinler. Bunlar mahrem halde bulunabileceğiniz üç vakittir.

    Bu vakitler dışında ise birbirinizin yanına girip çıkmanızda, ne sizin ne de onlar için bir vebâl yoktur. ” (en-Nûr 24/58)

    Bülûğ çağına ulaşmış çocukların ise artık yetişkinler gibi her girdiklerinde izin istemeleri gerektiğini Kur'an-ı Kerîm şöyle beyan etmektedir; “

    Çocuklarınız ergenlik çağına girdiklerinde, kendilerinden öncekilerin (büyüklerinin) istediği gibi onlar da izin istesinler .” (en- Nûr 24/59)
    Şu rivâyet de meselenin anlaşılması bakımından oldukça açıklayıcıdır. Bir kimse Peygamber Efendimiz 'e gelerek:

    – Ya Resûlallâh, içeriye girmek için annemden de izin alacak mıyım? diye sorunca Efendimiz :

    “– Evet” buyurdu. Adam:

    – Ancak ben onunla beraber ikâmet etmekteyim, dedi. Resûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-:

    “– Yine de izin almalısın.” buyurdu. Adam:

    – Ben onun dâimî hizmetçisiyim, dedi. Efendimiz:

    “– İzin almalısın! Sen onu çıplak görmek ister misin?” buyurdu. Adam:


  8. 05.Şubat.2011, 15:02
    4
    Editör
    “Ben”, “benim”, “bir insan”, “bir şahıs”, “Allâh'ın bir kulu”, “bildiğiniz kişiyim” gibi cevaplar yeterli değildir.

    Nitekim şu rivâyet bu husûsta bizleri açıkça uyarmaktadır.


    Câbir -radıyallâhu anh- diyor ki; “Resûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e geldim ve kapısını çaldım.

    Resûl-i Ekrem:

    « – Kim o?» dedi.

    – Benim, diye cevap verdim. Allâh Resûlü:

    « – Benim, benim!» diye tekrar etti. Gâliba bu cevaptan hoşlanmamıştı.” ( Buhârî, İsti'zân, 17) 2

    Başka bir kısım haberlerde ise Peygamber Efendimiz 'in “kimsiniz?” sorusuna bazı sahâbîlerin, “ben filan” diye isimlerini belirterek mukâbele ettikleri görülür. (Buhârî, Rikâk, 13)

    Dolayısıyla evimiz bile olsa kapıyı çaldığımızda kendimizi tanıtacak belirgin bir ifade kullanmalıyız.

    Bütün bu rivâyet ve değerlendirmelerden anlaşılacağı üzere bir Müslüman, bilhassa başkasının evine girerken belli âdâb kurallarına uyarak ev sâhibini haberdar edip onun hüsn-ü kabûlünü almalıdır.

    Aksi bir hareket mü'mine yakışmaz.

    Bunun yanında kişinin aile içinde evdeki odalara girerken de belirli âdâb esaslarına uyması gerekir.

    Meselâ evdeki hizmetçi ve çocukların, günün belirli vakitlerinde yatak odalarına izinsiz giremeyecekleri bir âyet-i kerîmede şöyle ifâde edilmektedir:

    “ Ey îmân edenler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar şu üç vakitte; sabah namazından önce, öğleyin istirahat için elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden izin istesinler. Bunlar mahrem halde bulunabileceğiniz üç vakittir.

    Bu vakitler dışında ise birbirinizin yanına girip çıkmanızda, ne sizin ne de onlar için bir vebâl yoktur. ” (en-Nûr 24/58)

    Bülûğ çağına ulaşmış çocukların ise artık yetişkinler gibi her girdiklerinde izin istemeleri gerektiğini Kur'an-ı Kerîm şöyle beyan etmektedir; “

    Çocuklarınız ergenlik çağına girdiklerinde, kendilerinden öncekilerin (büyüklerinin) istediği gibi onlar da izin istesinler .” (en- Nûr 24/59)
    Şu rivâyet de meselenin anlaşılması bakımından oldukça açıklayıcıdır. Bir kimse Peygamber Efendimiz 'e gelerek:

    – Ya Resûlallâh, içeriye girmek için annemden de izin alacak mıyım? diye sorunca Efendimiz :

    “– Evet” buyurdu. Adam:

    – Ancak ben onunla beraber ikâmet etmekteyim, dedi. Resûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-:

    “– Yine de izin almalısın.” buyurdu. Adam:

    – Ben onun dâimî hizmetçisiyim, dedi. Efendimiz:

    “– İzin almalısın! Sen onu çıplak görmek ister misin?” buyurdu. Adam:


  9. 05.Şubat.2011, 15:02
    5
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kapı çalma adabı ile ilgili ayet

    – Hayır, dedi. Allâh Resûlü tekrâr:

    “– Öyleyse ondan izin al!” buyurdu. (Muvatta, İsti'zân, 1)

    Netice itibariyle yakın akraba ve aile fertleri bile, birlikte ikâmet ettikleri evlerine ve bilhassa birbirlerinin odalarına girmek istediklerinde dikkatli olmalı, en uygun bir şekilde izin almayı ihmâl etmemelidirler.


  10. 05.Şubat.2011, 15:02
    5
    Editör
    – Hayır, dedi. Allâh Resûlü tekrâr:

    “– Öyleyse ondan izin al!” buyurdu. (Muvatta, İsti'zân, 1)

    Netice itibariyle yakın akraba ve aile fertleri bile, birlikte ikâmet ettikleri evlerine ve bilhassa birbirlerinin odalarına girmek istediklerinde dikkatli olmalı, en uygun bir şekilde izin almayı ihmâl etmemelidirler.


  11. 06.Şubat.2011, 01:27
    6
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Kapı çalma adabı ile ilgili ayet

    Ey rabbimin güzel peygamberi(S.A.V.)'in güzel ASHAB'ı Câbir -radıyallâhu anh, siz rabbimin bize örnek olsunlar diye ahitleştiği insanlarsınız ve değeriniz çok yücedir sizin şanınızı yücelten, şanı yüze Rab'bime hamdolsun ki; ve siz daha iyisini bilirsiniz de örnek olmak adına bu kıssalara yada hadislere konu olursunuz ki; Biz yada O Allah'ki diye kendisine hitap eden Rab'bin Ben diyen kulunu hoş karşılamayacağını bizden iyi bilirsiniz ki; O şanlı Peygamber(S.A.V.)'inde Ben diyen kula şahit olmak istemeyeceğini bizden iyi bilirsiniz ki; Rab'bim cümlemizi, cümlenizin şefaatine nail eylesin inşaallah. Biz deriz her daim, asla sizi, bizden ayrı ve gayrı tutmadan. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.

    Mustafaceylan kardeşim. Elhamdulillah Rab'bim sizden razı olsun. İstifademize sunduklarınızdan ötürü.


  12. 06.Şubat.2011, 01:27
    6
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Ey rabbimin güzel peygamberi(S.A.V.)'in güzel ASHAB'ı Câbir -radıyallâhu anh, siz rabbimin bize örnek olsunlar diye ahitleştiği insanlarsınız ve değeriniz çok yücedir sizin şanınızı yücelten, şanı yüze Rab'bime hamdolsun ki; ve siz daha iyisini bilirsiniz de örnek olmak adına bu kıssalara yada hadislere konu olursunuz ki; Biz yada O Allah'ki diye kendisine hitap eden Rab'bin Ben diyen kulunu hoş karşılamayacağını bizden iyi bilirsiniz ki; O şanlı Peygamber(S.A.V.)'inde Ben diyen kula şahit olmak istemeyeceğini bizden iyi bilirsiniz ki; Rab'bim cümlemizi, cümlenizin şefaatine nail eylesin inşaallah. Biz deriz her daim, asla sizi, bizden ayrı ve gayrı tutmadan. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.

    Mustafaceylan kardeşim. Elhamdulillah Rab'bim sizden razı olsun. İstifademize sunduklarınızdan ötürü.


  13. 09.Mayıs.2011, 06:49
    7
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Kapı çalma adabı ile ilgili ayet

    Kapıyı çalarken 3 dk arayla 3 defa tekrar edilir.
    Kapı hala açılmazsa iyi zanda bulunup geri dönmek gerekir.
    iyi zan hüsni zandan kastım "belki müsait değillerdir" diye düşünmektir.



  14. 09.Mayıs.2011, 06:49
    7
    Üye
    Kapıyı çalarken 3 dk arayla 3 defa tekrar edilir.
    Kapı hala açılmazsa iyi zanda bulunup geri dönmek gerekir.
    iyi zan hüsni zandan kastım "belki müsait değillerdir" diye düşünmektir.



  15. 23.Aralık.2015, 13:43
    8
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Kapı çalma adabı ile ilgili ayet

    Kapı çalmak ile ilgili ayet bir tanedir

    Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:

    "Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere, sahiplerinden izin aldıkça ve onlara selam vermedikçe girmeyiniz. Eğer iyice düşünürseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Eğer o evde kimseyi bulamazsanız size izin verinceye kadar girmeyin. Eğer size geri dönün denilirse dönüp geri dönün. Bu sizin için daha temiz (bir davranış)tır. Allah yaptıklarınızı bilendir" (en-Nûr, 24, 27, 28).


  16. 23.Aralık.2015, 13:43
    8
    mum
    Administrator
    Kapı çalmak ile ilgili ayet bir tanedir

    Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:

    "Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere, sahiplerinden izin aldıkça ve onlara selam vermedikçe girmeyiniz. Eğer iyice düşünürseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Eğer o evde kimseyi bulamazsanız size izin verinceye kadar girmeyin. Eğer size geri dönün denilirse dönüp geri dönün. Bu sizin için daha temiz (bir davranış)tır. Allah yaptıklarınızı bilendir" (en-Nûr, 24, 27, 28).





+ Yorum Gönder