Konusunu Oylayın.: Namazı terketmek, ertelemek, bir başlayıp bir bırakmak istemiyorum bunun için bi dua yada yapabileceğim bir şey varmı?

5 üzerinden 4.72 | Toplam : 18 kişi
Namazı terketmek, ertelemek, bir başlayıp bir bırakmak istemiyorum bunun için bi dua yada yapabileceğim bir şey varmı?
  1. 03.Şubat.2011, 01:48
    1
    ilkcan82
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Kasım.2010
    Üye No: 80210
    Mesaj Sayısı: 15
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 34

    Namazı terketmek, ertelemek, bir başlayıp bir bırakmak istemiyorum bunun için bi dua yada yapabileceğim bir şey varmı?






    Namazı terketmek, ertelemek, bir başlayıp bir bırakmak istemiyorum bunun için bi dua yada yapabileceğim bir şey varmı? Mumsema namazı terketmek,ertelemek,bi başlayıp bi bırakmak istemiyorum bunun için bi dua yada yapabileceğim bir şey varmı? Şimdiden Allah razı olsun...


  2. 03.Şubat.2011, 11:04
    2
    konya442
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ekim.2010
    Üye No: 80028
    Mesaj Sayısı: 646
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    namazı terketmek,ertelemek,bi başlayıp bi bırakmak istemiyorum bunun için bi dua yada yapabileceğim bir şey varmı?




    namazı bırakmanın yolları!!!Nedir-Namaz-Hadisler-Ayetler-ile ilgili-İslam-Oruç-Zekat-Anlamı-Rüya Tabiri-İlginç-Resimler-Haberler-Şafi-Hanefi-Maliki-Hanbeli-Mezhebi-Faydaları-Hakkında bilgiler-Tevbeorg namazı bırakmanın yolları!!!

    namazı bırakmanın yolları!!!

    hepmiz ne diyo bu ya diye düşünceniz ama aşağıda bahnelerde bırakmıyor muyuz namazı üstad necip fazıl derki KİMSE NAMAZI BIRAKMAZ NAMAZ KARŞINSINDAKİNİN CİDDİ OLMADIĞINI GÖRÜNCE O ONU BIRAKIR

    Önemini bilmemek

    Namaz kılmamanın en büyük sebebi, önemini bilmemektir Namazın ne büyük bir ehemmiyet ve kıymet taşıdığını bilmeyen nice Müslüman, “İşin var, sonra kılarsın”, “Neyse sonra kaza edersin” gibi cümleler kullanırlar

    Oysa namaz o kadar önemlidir ki, insanın yaratılış sebebinin en büyüğü budur

    Düşünün bir kere: Rabbimiz Kur’an’da meâlen, “Ben cinleri ve insanları, ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım” buyuruyor (Zâriyât Sûresi: 56)

    Daha ötesi var mı?

    Hem Rabbimiz, hem Peygamberimiz (asm), en büyük ibadetin namaz olduğunu belirtiyorlar Bu kadar açık gerçek ortada iken farklı bir şey düşünmek mümkün mü?

    Bizim ve her şeyin yaratıcısı, bizi dirilten ve öldüren, ahirette bizi hesaba çekerek sonsuz bir mükâfat veya azap verecek olan , çok açık ve net bir şekilde, bizi ibadet ve namaz için yarattığını buyuruyor, ısrarla namazı emrediyor Bizim farklı bahanelerle namazı terk etmemiz, kendi kendimizi aldatmak ve başımızı kuma sokmak olmuyor mu?

    Evet, içinde bulunduğumuz gafletten uyanalım Namazı vaktinde, hiç kaçırmadan, ezan okunur okunmaz, dosdoğru ve hakkını vererek kılalım Eğer hemen uyanmazsak, bilelim ki, Cehennemde uyanmak çok geç olacaktır

    “ Gafûr ve Rahîm’dir, affeder” düşüncesi

    Namaz kılmayan insanlardan bazıları ve en başta nefsimiz, “Canım ne olacak, affeder” der Namazı terk eden nice insan, Rabbimizin af ve mağfiretinin sonsuz olduğunu, Onun her şeyi affedeceğini söyler Oysa bu, şeytanın bir tuzağıdır

    Elbette Rabbimiz şirkin dışında bütün günahları affeder Ama nasıl?

    Şu ayet meali bizi bu konuda daima uyanık tutmalıdır:

    “Ey insanlar! Rabbinizin emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının Ve öyle bir günden korkun ki, ne babanın evlâdına, ne evlâdın babasına hiçbir faydası olmaz ’ın vaadi şüphesiz haktır; sakın dünya hayatı sizi aldatmasın O çok aldatıcı şeytan da, ’ın azabını unutturup sadece affına güvendirerek sizi isyana sürüklemesin” (Lokman Suresi: 33)

    Son cümle apaçık bir şekilde “Nasıl olsa affeder” diyerek, namaza karşı ilgisiz olmanın yanlışlığını ortaya koyuyor

    “Gafûr ve Rahîm” olduğu için namaz konusundaki ihmalimizden dolayı bizi affedeceğini umduğumuz Rabbimiz, açıkça bu konuda bizi uyarıyor, aldanmamızı istemiyor

    Biz şimdi, Rabbimizi Kendisinden daha mı iyi tanıyoruz ki, “Affeder, affeder” diye namazı terk ediyoruz? Sanki, “ her ne kadar Kur’an’da 70 defa namazı emrediyorsa da, merak etmeyin O merhametlidir, affeder” diyoruz

    Öncelikle şu gerçeği unutmayın: Rabbimizin merhametine ve affına güvenerek günah işlenmez Ancak gafletle günah işlenmiş, ama sonunda pişmanlık duyulup af dilenmişse, o başka Şu uyarıya dikkat edin:

    “ katında makbul olan tevbe, o kimsenin tevbesidir ki, onlar bilmeyerek kötülük işlerler de, çok geçmeden pişman olup tevbe ederler İşte onların tevbesini kabul eder ”(Nisâ: 17)

    Demek ki, tevbenin kabul olabilmesi için günahın “bilmeyerek” işlenmesi ve çok geçmeden pişman olunması gerekir Oysa namazını kılmayan nice insan, hem bile bile bu günahı işliyor, hem de hiç pişman olmadan her gün aynı günahı işlemeye devam ediyor

    Evet, Rabbimizin güzel isimleri içinde en fazla olan, “şefkat, af ve merhamet” manasını taşıyanlardır Rahmetinin, gazabını geçtiğini belirten de Odur Kendisine ortak koşmaktan başka her şeyi affedeceğini de belirtmiştir

    O kadar ki, ömründe bir namaz bile kılmadan affettiği ve Cennete koyacağı insanlar vardır Ama, bütün ömrünü namazla geçirdiği halde ayağı kayıp Cehenneme yuvarlananlar da bulunmaktadır

    Gafletle günahı işleyip, sonradan ayılan, kendine gelen, şuurlanan bir insan, “Ben ne yaptım, ne büyük hata işledim” diye sarsılır, ciddi bir pişmanlık duyar ve affedilmesi için yalvarırsa, Rabbimiz affedebilir

    Dikkat edin: “Affedebilir” diyoruz Çünkü, ’ın af ve mağfireti hiç kimsenin ipoteği altında değildir Hiç kimse Ona ait bir yetki hakkında fikir yürütemez, Onu etkileyemez

    Ve en büyük günahlardan birisi, “ bana azap etmez” düşüncesi, bir başkası, “Ben nasıl olsa Cennetliğim” anlayışıdır

    Tabiî, “ beni affetmez”, “ beni Cennetine sokmaz”, “Ben kesinlikle Cehennemliğim” gibi düşünceler de yanlıştır

    Çünkü, ’ın ikramı, ihsanı, affı, bağışı, adaleti hiç kimsenin etkisi altında değildir Rabbimiz, her hususta olduğu gibi, bütün fiillerinde de tek, bağımsız ve sorumsuzdur

    Bunun için diyoruz ki, bırakın günah işlemeden önce, samimiyetten uzak ve çelişki içinde, “ affeder” diye düşünmek; günahtan sonra içten ve yürekten tevbe ve istiğfar etsek bile neticeyi bilemeyiz Ne, “Affedildik” dememiz, ne de, “Affedilmedik” diye düşünmemiz doğrudur Ölünceye kadar affını ümit eder, azabından korkarız

    " Bu bakımdan namaz kılmayıp, “ affeder” diye düşünmek, büyük hatadır ve namaz için bir özür olamaz

    Daha gençsin, yaşlanınca kılarsın

    Namazın bahanelerinden birisi de, henüz genç olmaktır Gariptir ki, ibadete ve namaza daha bir şevkle sarılmamızı sağlaması gereken gençlik, bazen engelmiş gibi gösterilir Hatta nefsimiz ve çevremiz, “Daha gençsin, yaşlanınca kılarsın” diyebilir

    Halbuki yaşlanıncaya kadar yaşayacağımıza dâir kimin garantisi var? Kim Azrail’le sözleşme yapmış ki? Ölüm genç ihtiyar dinliyor mu?

    Diyelim bize özel olarak garanti verildi, 100 sene yaşayacağız Namaza ne zaman başlayacağız? Ölçü nedir? 60 yaşında mı, 80 mi, 90 mı, yoksa ölmeden bir gün önce mi?

    Peki ergenlik çağından itibâren yaptıklarımızın hesabı sorulmayacak mı bize? , “Ey yaşlılar, namaz kılın” mı diyor, yoksa “Ey iman edenler, namaz kılın” mı diyor?

    İslâmı yaşamak yaşlıların işi mi? Peygamberimiz (asm), her insanın huzurunda gençliğini nerede geçirdiğinden hesaba çekileceğini buyuruyor Bu gerçekleri bildiğimiz halde nasıl olur da ezan okunurken ilgisiz kalabiliriz?

    Evet genç olmak, bizi namaza dört elle sarılmaya sevketmelidir Çünkü gençlik, hayırlı işler yapmaya en güzel vasıtadır Gençlikteki enerji, faaliyet, gayret, güç ve kudret, yaşlanınca bulunamaz Bu enerji ve heyecanı, yolunda değerlendirmek gerekir

    Kimi insanlar, “Niçin namaz kılmıyorsun?” dendiğinde, “Zamanım yok” gibi kargaları güldüren bir bahane uydururlar Şu saçmalığa bakın: Her şeye zaman var, ama yaratılış gayemiz olan namaz kılmak için zaman yok Kim inanır buna?

    Bir gün taksiyle gidiyorduk On yaşındaki kardeşim öne oturmuş, şoförle sohbete tutuşmuştu Bir ara söz namazdan açıldı

    Şoför, “Biz kılmıyoruz” dedi

    Kardeşim çocukluğun verdiği safiyetle “Vakit mi bulamıyorsunuz?” diye sordu

    Meğer adam çok mert birisiymiş, “Ne vakit bulamaması oğlum” dedi “Tembellik ve ihmalkârlık”

    Bunun üzerine ister istemez güldük Şoför, saf gerçeği çekinmeden, eğip bükmeden söylemişti Çünkü, namaz kılmayı istedikten sonra zaman bulamamak gibi bir problem olamaz

    Hem söyler misiniz, zaman dediğimiz şeyi yaratan, bizim emrimize veren değil mi? bizi yaratıp, her şeyi emrimize veriyor, namazı emrediyor ve biz kalkıp diyoruz ki, “Ya Rabbi, kılacağım, ama zamanım yok” Ne kadar tuhaf değil mi?

    Rabbimiz bize koskoca bir ömür bağışlamış Günde 24 saatten birini namaza vermemizi istiyor O kadar şefkatli ve merhametli ki, 24 saatimizi ibâdetle geçirsek, Onu hakkıyla takdir etmiş olamayacağımız belli olduğu halde, O bizden bir saat istiyor

    Acaba kudretli bir zat size 24 altın bağışlasa, sonra onun birini isteyip, “Eğer bunu verirsen bir müddet sonra sana bir çuval altın vereceğim Vermezsen hapse attıracağım” dese, bu teklifi reddeder miyiz? Asla! Peki namaza nasıl sırt çeviririz?

    müslüman olmamak

    müslüman olana farz olduğuna göre!!

    “Çalışmak da ibâdettir” gerçeğini yanlış anlamak

    Kimi Müslümanlar, namaz kılmamalarına bahane olarak, “Çalışıyoruz ya, çalışmak da bir ibadettir Çocuğumuzun çoluğumuzun rızkını kazanıyoruz” diyorlar

    Şu bahanedeki mantıksızlık apaçık ortada değil mi?

    Her şeyden önce “ibadet” kelimesi, dinî bir kavram Bir söz veya fiile “ibadet” diyebilmemiz için onun ve Resulü (asm) tarafından emredilmesi gerekir

    Kur’an’ın neresinde, “Namaza gerek yok, çalışmanız da ibadettir” diyor? Hangi hadis kitabında, “Çalışırken namaz kılmayın, o da bir ibadettir” diyor?

    Namazı emreden Rabbimiz, bizim çalışacağımızı bilmiyor muydu? Evet, çalışmak ibadettir Sadece çalışmak değil, yaptığımız her mübah iş, ibadet olabilir Ama bir şartla: Önce namazı kılacaksınız Sonra güzel bir niyet taşıyacaksınız

    Yani, “Asıl mal sahibi Rabbimdir Rızkımızı O veriyor Ancak bu rızkı kazanmak için bizim çalışmamızı emrediyor Biz de Onun emri ve rızası dairesinde, helâl bir surette rızkımızı kazanmaya çalışıyoruz” diyecek, bu niyetle çalışacaksın İşte bu niyet ve namazla her yaptığınız davranış ibadet olabilir

    Ama namaz kılmadan, mübah işlerimiz ibadet olmaz

    Hem ibadet olsa bile, bir ibadet bir başka ibadete bahane olamaz Söz gelişi, “Namaz kılamam, oruç tutuyorum veya zekat veriyorum” demek, yanlıştır, çelişkidir

    Çünkü, namazı da, orucu da emreden aynı zattır Hiçbir ibadet bir başka ibadete engel değildir

    Her birinin yeri ve zamanı ayrıdır

    Hiç bitmiyor, usanıyoruz

    Belki nefsimiz şöyle diyebilir: "Bu namaz hiç bitmiyor Sürekli kıldığımız için usanıyoruz"

    Bu sözler nefsimizin bir oyunudur Çünkü, her gün yemek yiyoruz, su içiyoruz, havayı teneffüs ediyoruz Hiç bıkıyor muyuz? "Artık yemek yemekten bıktım" diyen bir adam gördünüz mü? Mümkün değil Çünkü, bunlardan lezzet alıyoruz

    Namazdan da lezzet almıyor muyuz? Her şeyin yaratıcısının huzuruna çıkmak, Ona derdini arzetmek, Ondan yardım dilemek, Onun ihsan ettiği kalp rahatlığına, ruh sükûnetine kavuşmak en büyük lezzet değil midir?

    Siz hiç namaz kılıp da, şikâyetçi olan kimse gördünüz mü? "Aman ne kadar yoruldum, içim sıkıldı, namaz kıldım, kötü yollara düştüm" diyen bir tek insan gösterebilir miyiz? Tam aksine, kim namaz kılarsa rahat ve huzur içindedir Çünkü namaz, akıl, kalp ve ruhumuzun gıdasıdır

    Bunun için namaz kılmaktan hiçbir zaman bıkılmaz Akıl, kalp, ruh namazdan memnundur Sadece şeytandan ders alan nefsimiz itiraz edebilir Ona karşı mücadele etmek, nefsimizi eğitmek, hatta zorlayıp 'ın huzuruna getirmek

    Çok yoğun işlerim var

    Nefsin bir başka bahânesi, “İşlerim çok yoğun, vakit bulamıyorum


    İşyerinde izin vermiyorlar Okulda dersimiz var” gibi hususlardır

    Peki namaz en mühim iş değil mi? Acaba öğle paydosunda, teneffüslerde, dinlenme saatlerinde 5-10 dakika ayırıp namazı kılamaz mıyız? Hem namaz kılmak işlerimizin de rast gitmesine vesile olur

    Diyelim ki, okuldasınız Giriş ve çıkış saatinize göre, zaman ve yer arayışına girmelisiniz Bazı öğrenciler, okulda kılamadıklarını bahane ederek, hiçbir vakit namaz kılmazlar Oysa okulda rastladığımız namaz vakti, bir veya ikidir Kış günleri namaz vakitleri kısa aralıklarla geldiği için biraz zorlanabiliriz Ama uzun yaz günlerinde ciddi bir problem olmaz

    Bazen teneffüs süresi çok kısadır Abdest ve namaza kâfi gelmez Ama gönlünde namaz aşkı olan bir kimse, bir teneffüste abdest alır, diğerinde namazını kılar Yine de süre ve yer sorunu varsa, sadece farzını kılmakla yetinirsiniz

    Çünkü, öncelikle ondan sorumluyuz

    Kimi okullarda namaz kılacak yer yok Bunun için hiç değilse farzını, boş bir sınıfta, depoda, okulun herhangi bir yerinde kılmaya çalışmak gerekir Seccade olarak büyükçe plâstik bir torbayı kullanabiliriz Marketlerde satılan büyük boy çöp torbalarını kolayca cebimizde taşır, istediğimiz her yerde kılabiliriz


  3. 03.Şubat.2011, 11:04
    2
    Emekli



    namazı bırakmanın yolları!!!Nedir-Namaz-Hadisler-Ayetler-ile ilgili-İslam-Oruç-Zekat-Anlamı-Rüya Tabiri-İlginç-Resimler-Haberler-Şafi-Hanefi-Maliki-Hanbeli-Mezhebi-Faydaları-Hakkında bilgiler-Tevbeorg namazı bırakmanın yolları!!!

    namazı bırakmanın yolları!!!

    hepmiz ne diyo bu ya diye düşünceniz ama aşağıda bahnelerde bırakmıyor muyuz namazı üstad necip fazıl derki KİMSE NAMAZI BIRAKMAZ NAMAZ KARŞINSINDAKİNİN CİDDİ OLMADIĞINI GÖRÜNCE O ONU BIRAKIR

    Önemini bilmemek

    Namaz kılmamanın en büyük sebebi, önemini bilmemektir Namazın ne büyük bir ehemmiyet ve kıymet taşıdığını bilmeyen nice Müslüman, “İşin var, sonra kılarsın”, “Neyse sonra kaza edersin” gibi cümleler kullanırlar

    Oysa namaz o kadar önemlidir ki, insanın yaratılış sebebinin en büyüğü budur

    Düşünün bir kere: Rabbimiz Kur’an’da meâlen, “Ben cinleri ve insanları, ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım” buyuruyor (Zâriyât Sûresi: 56)

    Daha ötesi var mı?

    Hem Rabbimiz, hem Peygamberimiz (asm), en büyük ibadetin namaz olduğunu belirtiyorlar Bu kadar açık gerçek ortada iken farklı bir şey düşünmek mümkün mü?

    Bizim ve her şeyin yaratıcısı, bizi dirilten ve öldüren, ahirette bizi hesaba çekerek sonsuz bir mükâfat veya azap verecek olan , çok açık ve net bir şekilde, bizi ibadet ve namaz için yarattığını buyuruyor, ısrarla namazı emrediyor Bizim farklı bahanelerle namazı terk etmemiz, kendi kendimizi aldatmak ve başımızı kuma sokmak olmuyor mu?

    Evet, içinde bulunduğumuz gafletten uyanalım Namazı vaktinde, hiç kaçırmadan, ezan okunur okunmaz, dosdoğru ve hakkını vererek kılalım Eğer hemen uyanmazsak, bilelim ki, Cehennemde uyanmak çok geç olacaktır

    “ Gafûr ve Rahîm’dir, affeder” düşüncesi

    Namaz kılmayan insanlardan bazıları ve en başta nefsimiz, “Canım ne olacak, affeder” der Namazı terk eden nice insan, Rabbimizin af ve mağfiretinin sonsuz olduğunu, Onun her şeyi affedeceğini söyler Oysa bu, şeytanın bir tuzağıdır

    Elbette Rabbimiz şirkin dışında bütün günahları affeder Ama nasıl?

    Şu ayet meali bizi bu konuda daima uyanık tutmalıdır:

    “Ey insanlar! Rabbinizin emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının Ve öyle bir günden korkun ki, ne babanın evlâdına, ne evlâdın babasına hiçbir faydası olmaz ’ın vaadi şüphesiz haktır; sakın dünya hayatı sizi aldatmasın O çok aldatıcı şeytan da, ’ın azabını unutturup sadece affına güvendirerek sizi isyana sürüklemesin” (Lokman Suresi: 33)

    Son cümle apaçık bir şekilde “Nasıl olsa affeder” diyerek, namaza karşı ilgisiz olmanın yanlışlığını ortaya koyuyor

    “Gafûr ve Rahîm” olduğu için namaz konusundaki ihmalimizden dolayı bizi affedeceğini umduğumuz Rabbimiz, açıkça bu konuda bizi uyarıyor, aldanmamızı istemiyor

    Biz şimdi, Rabbimizi Kendisinden daha mı iyi tanıyoruz ki, “Affeder, affeder” diye namazı terk ediyoruz? Sanki, “ her ne kadar Kur’an’da 70 defa namazı emrediyorsa da, merak etmeyin O merhametlidir, affeder” diyoruz

    Öncelikle şu gerçeği unutmayın: Rabbimizin merhametine ve affına güvenerek günah işlenmez Ancak gafletle günah işlenmiş, ama sonunda pişmanlık duyulup af dilenmişse, o başka Şu uyarıya dikkat edin:

    “ katında makbul olan tevbe, o kimsenin tevbesidir ki, onlar bilmeyerek kötülük işlerler de, çok geçmeden pişman olup tevbe ederler İşte onların tevbesini kabul eder ”(Nisâ: 17)

    Demek ki, tevbenin kabul olabilmesi için günahın “bilmeyerek” işlenmesi ve çok geçmeden pişman olunması gerekir Oysa namazını kılmayan nice insan, hem bile bile bu günahı işliyor, hem de hiç pişman olmadan her gün aynı günahı işlemeye devam ediyor

    Evet, Rabbimizin güzel isimleri içinde en fazla olan, “şefkat, af ve merhamet” manasını taşıyanlardır Rahmetinin, gazabını geçtiğini belirten de Odur Kendisine ortak koşmaktan başka her şeyi affedeceğini de belirtmiştir

    O kadar ki, ömründe bir namaz bile kılmadan affettiği ve Cennete koyacağı insanlar vardır Ama, bütün ömrünü namazla geçirdiği halde ayağı kayıp Cehenneme yuvarlananlar da bulunmaktadır

    Gafletle günahı işleyip, sonradan ayılan, kendine gelen, şuurlanan bir insan, “Ben ne yaptım, ne büyük hata işledim” diye sarsılır, ciddi bir pişmanlık duyar ve affedilmesi için yalvarırsa, Rabbimiz affedebilir

    Dikkat edin: “Affedebilir” diyoruz Çünkü, ’ın af ve mağfireti hiç kimsenin ipoteği altında değildir Hiç kimse Ona ait bir yetki hakkında fikir yürütemez, Onu etkileyemez

    Ve en büyük günahlardan birisi, “ bana azap etmez” düşüncesi, bir başkası, “Ben nasıl olsa Cennetliğim” anlayışıdır

    Tabiî, “ beni affetmez”, “ beni Cennetine sokmaz”, “Ben kesinlikle Cehennemliğim” gibi düşünceler de yanlıştır

    Çünkü, ’ın ikramı, ihsanı, affı, bağışı, adaleti hiç kimsenin etkisi altında değildir Rabbimiz, her hususta olduğu gibi, bütün fiillerinde de tek, bağımsız ve sorumsuzdur

    Bunun için diyoruz ki, bırakın günah işlemeden önce, samimiyetten uzak ve çelişki içinde, “ affeder” diye düşünmek; günahtan sonra içten ve yürekten tevbe ve istiğfar etsek bile neticeyi bilemeyiz Ne, “Affedildik” dememiz, ne de, “Affedilmedik” diye düşünmemiz doğrudur Ölünceye kadar affını ümit eder, azabından korkarız

    " Bu bakımdan namaz kılmayıp, “ affeder” diye düşünmek, büyük hatadır ve namaz için bir özür olamaz

    Daha gençsin, yaşlanınca kılarsın

    Namazın bahanelerinden birisi de, henüz genç olmaktır Gariptir ki, ibadete ve namaza daha bir şevkle sarılmamızı sağlaması gereken gençlik, bazen engelmiş gibi gösterilir Hatta nefsimiz ve çevremiz, “Daha gençsin, yaşlanınca kılarsın” diyebilir

    Halbuki yaşlanıncaya kadar yaşayacağımıza dâir kimin garantisi var? Kim Azrail’le sözleşme yapmış ki? Ölüm genç ihtiyar dinliyor mu?

    Diyelim bize özel olarak garanti verildi, 100 sene yaşayacağız Namaza ne zaman başlayacağız? Ölçü nedir? 60 yaşında mı, 80 mi, 90 mı, yoksa ölmeden bir gün önce mi?

    Peki ergenlik çağından itibâren yaptıklarımızın hesabı sorulmayacak mı bize? , “Ey yaşlılar, namaz kılın” mı diyor, yoksa “Ey iman edenler, namaz kılın” mı diyor?

    İslâmı yaşamak yaşlıların işi mi? Peygamberimiz (asm), her insanın huzurunda gençliğini nerede geçirdiğinden hesaba çekileceğini buyuruyor Bu gerçekleri bildiğimiz halde nasıl olur da ezan okunurken ilgisiz kalabiliriz?

    Evet genç olmak, bizi namaza dört elle sarılmaya sevketmelidir Çünkü gençlik, hayırlı işler yapmaya en güzel vasıtadır Gençlikteki enerji, faaliyet, gayret, güç ve kudret, yaşlanınca bulunamaz Bu enerji ve heyecanı, yolunda değerlendirmek gerekir

    Kimi insanlar, “Niçin namaz kılmıyorsun?” dendiğinde, “Zamanım yok” gibi kargaları güldüren bir bahane uydururlar Şu saçmalığa bakın: Her şeye zaman var, ama yaratılış gayemiz olan namaz kılmak için zaman yok Kim inanır buna?

    Bir gün taksiyle gidiyorduk On yaşındaki kardeşim öne oturmuş, şoförle sohbete tutuşmuştu Bir ara söz namazdan açıldı

    Şoför, “Biz kılmıyoruz” dedi

    Kardeşim çocukluğun verdiği safiyetle “Vakit mi bulamıyorsunuz?” diye sordu

    Meğer adam çok mert birisiymiş, “Ne vakit bulamaması oğlum” dedi “Tembellik ve ihmalkârlık”

    Bunun üzerine ister istemez güldük Şoför, saf gerçeği çekinmeden, eğip bükmeden söylemişti Çünkü, namaz kılmayı istedikten sonra zaman bulamamak gibi bir problem olamaz

    Hem söyler misiniz, zaman dediğimiz şeyi yaratan, bizim emrimize veren değil mi? bizi yaratıp, her şeyi emrimize veriyor, namazı emrediyor ve biz kalkıp diyoruz ki, “Ya Rabbi, kılacağım, ama zamanım yok” Ne kadar tuhaf değil mi?

    Rabbimiz bize koskoca bir ömür bağışlamış Günde 24 saatten birini namaza vermemizi istiyor O kadar şefkatli ve merhametli ki, 24 saatimizi ibâdetle geçirsek, Onu hakkıyla takdir etmiş olamayacağımız belli olduğu halde, O bizden bir saat istiyor

    Acaba kudretli bir zat size 24 altın bağışlasa, sonra onun birini isteyip, “Eğer bunu verirsen bir müddet sonra sana bir çuval altın vereceğim Vermezsen hapse attıracağım” dese, bu teklifi reddeder miyiz? Asla! Peki namaza nasıl sırt çeviririz?

    müslüman olmamak

    müslüman olana farz olduğuna göre!!

    “Çalışmak da ibâdettir” gerçeğini yanlış anlamak

    Kimi Müslümanlar, namaz kılmamalarına bahane olarak, “Çalışıyoruz ya, çalışmak da bir ibadettir Çocuğumuzun çoluğumuzun rızkını kazanıyoruz” diyorlar

    Şu bahanedeki mantıksızlık apaçık ortada değil mi?

    Her şeyden önce “ibadet” kelimesi, dinî bir kavram Bir söz veya fiile “ibadet” diyebilmemiz için onun ve Resulü (asm) tarafından emredilmesi gerekir

    Kur’an’ın neresinde, “Namaza gerek yok, çalışmanız da ibadettir” diyor? Hangi hadis kitabında, “Çalışırken namaz kılmayın, o da bir ibadettir” diyor?

    Namazı emreden Rabbimiz, bizim çalışacağımızı bilmiyor muydu? Evet, çalışmak ibadettir Sadece çalışmak değil, yaptığımız her mübah iş, ibadet olabilir Ama bir şartla: Önce namazı kılacaksınız Sonra güzel bir niyet taşıyacaksınız

    Yani, “Asıl mal sahibi Rabbimdir Rızkımızı O veriyor Ancak bu rızkı kazanmak için bizim çalışmamızı emrediyor Biz de Onun emri ve rızası dairesinde, helâl bir surette rızkımızı kazanmaya çalışıyoruz” diyecek, bu niyetle çalışacaksın İşte bu niyet ve namazla her yaptığınız davranış ibadet olabilir

    Ama namaz kılmadan, mübah işlerimiz ibadet olmaz

    Hem ibadet olsa bile, bir ibadet bir başka ibadete bahane olamaz Söz gelişi, “Namaz kılamam, oruç tutuyorum veya zekat veriyorum” demek, yanlıştır, çelişkidir

    Çünkü, namazı da, orucu da emreden aynı zattır Hiçbir ibadet bir başka ibadete engel değildir

    Her birinin yeri ve zamanı ayrıdır

    Hiç bitmiyor, usanıyoruz

    Belki nefsimiz şöyle diyebilir: "Bu namaz hiç bitmiyor Sürekli kıldığımız için usanıyoruz"

    Bu sözler nefsimizin bir oyunudur Çünkü, her gün yemek yiyoruz, su içiyoruz, havayı teneffüs ediyoruz Hiç bıkıyor muyuz? "Artık yemek yemekten bıktım" diyen bir adam gördünüz mü? Mümkün değil Çünkü, bunlardan lezzet alıyoruz

    Namazdan da lezzet almıyor muyuz? Her şeyin yaratıcısının huzuruna çıkmak, Ona derdini arzetmek, Ondan yardım dilemek, Onun ihsan ettiği kalp rahatlığına, ruh sükûnetine kavuşmak en büyük lezzet değil midir?

    Siz hiç namaz kılıp da, şikâyetçi olan kimse gördünüz mü? "Aman ne kadar yoruldum, içim sıkıldı, namaz kıldım, kötü yollara düştüm" diyen bir tek insan gösterebilir miyiz? Tam aksine, kim namaz kılarsa rahat ve huzur içindedir Çünkü namaz, akıl, kalp ve ruhumuzun gıdasıdır

    Bunun için namaz kılmaktan hiçbir zaman bıkılmaz Akıl, kalp, ruh namazdan memnundur Sadece şeytandan ders alan nefsimiz itiraz edebilir Ona karşı mücadele etmek, nefsimizi eğitmek, hatta zorlayıp 'ın huzuruna getirmek

    Çok yoğun işlerim var

    Nefsin bir başka bahânesi, “İşlerim çok yoğun, vakit bulamıyorum


    İşyerinde izin vermiyorlar Okulda dersimiz var” gibi hususlardır

    Peki namaz en mühim iş değil mi? Acaba öğle paydosunda, teneffüslerde, dinlenme saatlerinde 5-10 dakika ayırıp namazı kılamaz mıyız? Hem namaz kılmak işlerimizin de rast gitmesine vesile olur

    Diyelim ki, okuldasınız Giriş ve çıkış saatinize göre, zaman ve yer arayışına girmelisiniz Bazı öğrenciler, okulda kılamadıklarını bahane ederek, hiçbir vakit namaz kılmazlar Oysa okulda rastladığımız namaz vakti, bir veya ikidir Kış günleri namaz vakitleri kısa aralıklarla geldiği için biraz zorlanabiliriz Ama uzun yaz günlerinde ciddi bir problem olmaz

    Bazen teneffüs süresi çok kısadır Abdest ve namaza kâfi gelmez Ama gönlünde namaz aşkı olan bir kimse, bir teneffüste abdest alır, diğerinde namazını kılar Yine de süre ve yer sorunu varsa, sadece farzını kılmakla yetinirsiniz

    Çünkü, öncelikle ondan sorumluyuz

    Kimi okullarda namaz kılacak yer yok Bunun için hiç değilse farzını, boş bir sınıfta, depoda, okulun herhangi bir yerinde kılmaya çalışmak gerekir Seccade olarak büyükçe plâstik bir torbayı kullanabiliriz Marketlerde satılan büyük boy çöp torbalarını kolayca cebimizde taşır, istediğimiz her yerde kılabiliriz


  4. 11.Aralık.2011, 07:53
    3
    n0mad
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Temmuz.2009
    Üye No: 49284
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: namazı terketmek,ertelemek,bi başlayıp bi bırakmak istemiyorum bunun için bi dua yada yapabileceğim bir şey varmı

    Allah razı olsun konuyu hortlattığım için üzgünüm fakat çok yararlı şeyler yazmışsınız. bir teşekkürler yazmak istedim. Allah sizlerden razı olsun..


  5. 11.Aralık.2011, 07:53
    3
    n0mad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Allah razı olsun konuyu hortlattığım için üzgünüm fakat çok yararlı şeyler yazmışsınız. bir teşekkürler yazmak istedim. Allah sizlerden razı olsun..


  6. 11.Aralık.2011, 08:12
    4
    Ufkuaçık
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2008
    Üye No: 35628
    Mesaj Sayısı: 693
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 57

    Cevap: namazı terketmek,ertelemek,bi başlayıp bi bırakmak istemiyorum bunun için bi dua yada yapabileceğim bir şey varmı

    Namaza aklımızı ,benliğimizi ,beynimizi odaklamadıktan sonra tembellik başlar ve namaz o zaman nefsimize ağır gelebilir.Bu yüzden sabır ,azim ve sebatla namaz kılmalıdır.bir de namazı kendimize zorlada olsa kabul etirmeliyiz.


  7. 11.Aralık.2011, 08:12
    4
    Devamlı Üye
    Namaza aklımızı ,benliğimizi ,beynimizi odaklamadıktan sonra tembellik başlar ve namaz o zaman nefsimize ağır gelebilir.Bu yüzden sabır ,azim ve sebatla namaz kılmalıdır.bir de namazı kendimize zorlada olsa kabul etirmeliyiz.


  8. 28.Ocak.2012, 20:00
    5
    dogussemih
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Aralık.2011
    Üye No: 92894
    Mesaj Sayısı: 14
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 28

    Cevap: namazı terketmek,ertelemek,bi başlayıp bi bırakmak istemiyorum bunun için bi dua yada yapabileceğim bir şey varmı

    RAbbim razı olsun inşallah.Çok güzel bir konuya açıklık getirilmeye çalışılmış.Rabbimiz namazın savaş esnasında bile bırakılmasına izin vermemiş.İş yerinde çalışmakta bir cihattır savaş meydanında cenk etmek ve islam davasını yüceltmekte bir cihattır.Öyleyse namazı bırakmayı meşru sayan hiç bir ayet yoktur.Hadis yoktur.Rabbimiz biz ayetlerde hiç bir şeyi eksik bırakmadık buyuruyor.Bu kadar mühim bir konuyu rabbim ayetlerinde elbette atlayacak değildir.Ancak iş bir ticaret kaynağı ise namazda nefisle ve diğer nefislerin zorlamalarına karşı bir cihatsa şu ayet bizi elbette aydınlatır.

    TEVBE 24

    De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, kadınlarınız, aşiretiniz, ele geçirdiğiniz mallar, kesat gitmesinden korktuğunuz bir ticaret ve hoşunuza giden evler size Allah ve peygamberinden ve onun yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah öyle fasıklar güruhunu doğru yola erdirmez.

    yine namazın ehemmiyetine en büyük delil olduğuna ve iş sebebiylede olsa bırakılamayacağına işinde bir cihat olması cihediyle aydınlatıcı bir ayettir.

    "Sen de içlerinde bulunup, onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle namaza dursunlar, silahlarını (yanlarına alsınlar). Böy-lece (namazı kılıp) secde ettiklerinde (diğerleri) arkasında olsunlar. Son-ra henüz namazını kılmamış olan (hu) diğer grup gelip, seninle beraber namazını kılsınlar ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. O kâfirler arzu ederler ki siz silahlarınızdan ve eşyanızdan gafil olasınız da üstünüze birden baskın yapsınlar. Eğer size yağmurdan bir eziyet olur yahut hasta bulunursanız, silahlarınızı bırakmanızda size günah yoktur. Yine de tedbirinizi alın, şüphesiz Allah, kâfirler için alçaltıcı bir azap ha-zırlamıştır." (Nısa: 4/102)

    görülüyor ki herşeyin bir çaresi var.Namazı bırakmamanında bir yolu var.İslamda çareler tükenmiyor.Çare çok çaresizlik yok.Eğer bir iş yeri illede namazını kılmayacaksın diyorsa zaten onlar Allah'ın düşmanıdır.Kafirlerden şefaat beklenmez.Sanki rızkı o kafirler veriyormuş gibi onların yanında çalışma arzusu güdülmez.Tevekkül edilir.Rabbin ben rızıka kefilim ayetinin vuku bulması için derin bir tevekküle iltica edilir.Müslümanada bu yakışır.Yoksa kişi kendini kandırmış olur.Rabbül alemin namazın bırakılmasından razı değildir.Allah a ve ayetlerine itimatsızlık edilmiş olur.Allah c.c bu güne kadar kendisine itimat etmememizi sağlayacak bir tek şey bile yapmadı.Onun malıysak ve mülküysek öyleyse ona karşı gelmememiz için çok sebepler var.Allah c.c 'ya isyan ediceksek kendi mülkümüze çıkalımda ordan Allah c.c ya isyana kalkışalım.Tabi buna yapamayacağımıza göre kuzu kuzu Allah'ın emrini yapalım.Yoksa şu ayeti celile hakkımızda hak olur.

    (İblis) dedi ki: Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım! Ancak onlardan ihlâslı kulların müstesna. (15/Hicr suresi 39-40. ayetler)

    İhlasını ancak Allah c.c'ya gereği şekilde tevekkül etmeyenler ve gücü kuvveti çalıştığı iş yerinde görüpte onu o iş yerine yerleştiren rabbini göz ardınler kaybeder.Şeytan tarafından satın alınmış olurlar.Rabbim dikkat edenlerden eylesin.Nefin oyunlarına getirmesin.


  9. 28.Ocak.2012, 20:00
    5
    dogussemih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    RAbbim razı olsun inşallah.Çok güzel bir konuya açıklık getirilmeye çalışılmış.Rabbimiz namazın savaş esnasında bile bırakılmasına izin vermemiş.İş yerinde çalışmakta bir cihattır savaş meydanında cenk etmek ve islam davasını yüceltmekte bir cihattır.Öyleyse namazı bırakmayı meşru sayan hiç bir ayet yoktur.Hadis yoktur.Rabbimiz biz ayetlerde hiç bir şeyi eksik bırakmadık buyuruyor.Bu kadar mühim bir konuyu rabbim ayetlerinde elbette atlayacak değildir.Ancak iş bir ticaret kaynağı ise namazda nefisle ve diğer nefislerin zorlamalarına karşı bir cihatsa şu ayet bizi elbette aydınlatır.

    TEVBE 24

    De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, kadınlarınız, aşiretiniz, ele geçirdiğiniz mallar, kesat gitmesinden korktuğunuz bir ticaret ve hoşunuza giden evler size Allah ve peygamberinden ve onun yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah öyle fasıklar güruhunu doğru yola erdirmez.

    yine namazın ehemmiyetine en büyük delil olduğuna ve iş sebebiylede olsa bırakılamayacağına işinde bir cihat olması cihediyle aydınlatıcı bir ayettir.

    "Sen de içlerinde bulunup, onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle namaza dursunlar, silahlarını (yanlarına alsınlar). Böy-lece (namazı kılıp) secde ettiklerinde (diğerleri) arkasında olsunlar. Son-ra henüz namazını kılmamış olan (hu) diğer grup gelip, seninle beraber namazını kılsınlar ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. O kâfirler arzu ederler ki siz silahlarınızdan ve eşyanızdan gafil olasınız da üstünüze birden baskın yapsınlar. Eğer size yağmurdan bir eziyet olur yahut hasta bulunursanız, silahlarınızı bırakmanızda size günah yoktur. Yine de tedbirinizi alın, şüphesiz Allah, kâfirler için alçaltıcı bir azap ha-zırlamıştır." (Nısa: 4/102)

    görülüyor ki herşeyin bir çaresi var.Namazı bırakmamanında bir yolu var.İslamda çareler tükenmiyor.Çare çok çaresizlik yok.Eğer bir iş yeri illede namazını kılmayacaksın diyorsa zaten onlar Allah'ın düşmanıdır.Kafirlerden şefaat beklenmez.Sanki rızkı o kafirler veriyormuş gibi onların yanında çalışma arzusu güdülmez.Tevekkül edilir.Rabbin ben rızıka kefilim ayetinin vuku bulması için derin bir tevekküle iltica edilir.Müslümanada bu yakışır.Yoksa kişi kendini kandırmış olur.Rabbül alemin namazın bırakılmasından razı değildir.Allah a ve ayetlerine itimatsızlık edilmiş olur.Allah c.c bu güne kadar kendisine itimat etmememizi sağlayacak bir tek şey bile yapmadı.Onun malıysak ve mülküysek öyleyse ona karşı gelmememiz için çok sebepler var.Allah c.c 'ya isyan ediceksek kendi mülkümüze çıkalımda ordan Allah c.c ya isyana kalkışalım.Tabi buna yapamayacağımıza göre kuzu kuzu Allah'ın emrini yapalım.Yoksa şu ayeti celile hakkımızda hak olur.

    (İblis) dedi ki: Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım! Ancak onlardan ihlâslı kulların müstesna. (15/Hicr suresi 39-40. ayetler)

    İhlasını ancak Allah c.c'ya gereği şekilde tevekkül etmeyenler ve gücü kuvveti çalıştığı iş yerinde görüpte onu o iş yerine yerleştiren rabbini göz ardınler kaybeder.Şeytan tarafından satın alınmış olurlar.Rabbim dikkat edenlerden eylesin.Nefin oyunlarına getirmesin.


  10. 28.Ocak.2012, 23:40
    6
    Ufkuaçık
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2008
    Üye No: 35628
    Mesaj Sayısı: 693
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 57

    Cevap: namazı terketmek,ertelemek,bi başlayıp bi bırakmak istemiyorum bunun için bi dua yada yapabileceğim bir şey varmı

    HER NAMAZIN PEŞİNDEN OKUNACAK DUALAR


    ALLAHÜMME EİNNİ ALA ZİKRİKE VE ŞÜKRİKE VE HUSNİ İBADETİK

    ALLAHIM SENİ ZİKRETMEDE SANA ŞÜKRETMEDE VE SANA GÜZEL KULLUK YAPMADA BANA YARDIM ET.


    RABBİ ENNİ MESSENİYEDDURRU VE ENTE ERHAMÜRRAHIMİN.

    YA RABBİ ZARAR BANA DOKUNDU SEN MERHAMET EDENLERİN EN MERHAMETLİSİSİN.BANADA MERHAMET EYLE YARABBİ.


    ESTAĞFİRULLAH EL AZİM VE ETÜBÜ İLEYHİ SÜBHANEH


    BÜTÜN GÜNAHLARIMDAN YÜCE VE KUSURSUZ OLAN RABBE TEVBE EDERİM.


    RABBENA LA TUZİĞ GULUBENA BA'DE İZ HEDEYTANA.
    EY RABBİMİZ BİZİ HİDAYETE ERDİRDİKTEN SONRA AYAKLARIMIZI KAYDIRMA.


    ALLAHÜMME YA MUGALLİBEL GULUB SEBBİT GULUBENA ALA DİNİL İSLAM
    EY KALPLERİ HALDEN HALE ÇEVİREN ALLAHIM, BENİM KALBİMİ İSLAM DİNİ ÜZERİNE SABİT KIL.



    HASBİYALLAHÜ LA İLAHE İLLA HÜVE ALEYHİ TEVEKKELTÜ VE HÜVE RABBÜL ARŞİL AZÎM.
    ALLAH'DAN BAŞKA İLAH YOKTUR.ONA TEVEKKÜL ETTİM.O ARŞI AZİYMİN RABBİDİR.



    SÜBHANALLAHİ VE Bİ HAMDİHİ SÜBHANALLAHİ AZIYM.

    ALLAHIM SENİ HERTÜRLÜ NOKSANLIKTAN TENZİH EDERİM.SEN SÜBHANSIN.VE ÇOK BÜYÜKSÜN.


    LA İLAHE İLLA ENTE SÜBHANEKE İNNİ KÜNTÜ MİNEZZALİMİN.

    YA RABBİ SENDEN BAŞKA İLAH YOKTUR.SÜBHANSIN.DOĞRUSU KENDİME ZULMETTİM.AFFINI BEKLİYORUM.


    HASBİNALLAHU VE Nİ'MEL VEKİL Nİ'MEL MEVLA VE Nİ'MENNASIYR

    ALLAH BİZE YETER O NE GÜZEL VEKİLDİR. NEGÜZEL DOST VE NEGÜZEL YARDIMCIDIR.


    ALLAHÜMME VEFFIGNİ VE VEFFİGNA İLA MA TUHIBBÜ

    ALLAHIM SENİN SEVDİĞİN VE RAZI OLDUĞUN ŞEYİ YAPMAYA BİZLERİ MUVAFFAK KIL.


    Allahumme innî es’elüke hayra’l-mes’eleti ve hayra’d-duâi, ve hayra’n-necâhi, ve hayra’l-ameli ve hayra’s-sevâbi, ve hayra’l-hayâti ve hayra’l-memâti


    Allahım! Senden Sana edilen ve edilecek olan duaların ve isteklerin en hayırlısını, başarıların, amellerin ve sevapların en hayırlısını istiyorum.


    Senden yaşamın ve ölümün en hayırlısını da istiyorum Yâ Rabbi!
    (Hâkim, el-Müstedrek, 1/701)


    Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhireti haseneten vakınâ azaben-nâr:

    Ey Rabbimiz, bize dünya ve ahirette iyilik ver, bizi Cehennem azabından koru!


    Rabbenağfirlî veli vâlideyye ve lil-mü'minine yevme yekumul hisab:

    Ey Rabbimiz, kıyamette hesap olunacağı gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla!
    Sabah ve akşam okunan iman duası[Bunu sık sık okumalıyız; en azından her sabah ve akşam 1 kerecik!]:


    Allahümme inni euzü bike min en üşrike bike şey-en ve ene alemü ve estağfirü-ke li-ma la-alemü inneke ente allamül-ğuyub:

    Allah'ım bilerek şirk koşmaktan sana sığınırım. Bilmeyerek koştumsa beni affet, Sen her şeyi bilirsin.


    Şükür duası:
    Allahümme mâ esbaha bi min nimetin ev bi-ehadin min halkıke, fe minke vahdeke, lâ şerike leke, fe lekel hamdü ve lekeşşükür:

    Ya Rabbi, bana ve diğer yarattıklarına verdiğin maddi ve manevi nimetlerin sabaha (akşama) kadar bizim yanımızda kalması yalnız Sendendir. Senin ortağın yoktur. Sana hamd ve şükrediyoruz.
    [Akşam okurken (
    Mâ esbaha) yerine (Mâ emsa) demelidir.]

    Peygamberimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" buyurdu ki, (Bu duayı gündüz okuyan, o günün şükrünü yapmış olur
    . Gece okuyunca, o gecenin şükrünü ifâ etmiş olur.) Abdestli okumak şart değildir. Her gün ve her gece okumalıdır. [Bu şükür duası yukarıdaki yemek duasına eklenerek okunursa iyi olur.]

    Bu duayı da her sabah ve akşam okumaya dikkat etmeliyiz
    .


  11. 28.Ocak.2012, 23:40
    6
    Devamlı Üye
    HER NAMAZIN PEŞİNDEN OKUNACAK DUALAR


    ALLAHÜMME EİNNİ ALA ZİKRİKE VE ŞÜKRİKE VE HUSNİ İBADETİK

    ALLAHIM SENİ ZİKRETMEDE SANA ŞÜKRETMEDE VE SANA GÜZEL KULLUK YAPMADA BANA YARDIM ET.


    RABBİ ENNİ MESSENİYEDDURRU VE ENTE ERHAMÜRRAHIMİN.

    YA RABBİ ZARAR BANA DOKUNDU SEN MERHAMET EDENLERİN EN MERHAMETLİSİSİN.BANADA MERHAMET EYLE YARABBİ.


    ESTAĞFİRULLAH EL AZİM VE ETÜBÜ İLEYHİ SÜBHANEH


    BÜTÜN GÜNAHLARIMDAN YÜCE VE KUSURSUZ OLAN RABBE TEVBE EDERİM.


    RABBENA LA TUZİĞ GULUBENA BA'DE İZ HEDEYTANA.
    EY RABBİMİZ BİZİ HİDAYETE ERDİRDİKTEN SONRA AYAKLARIMIZI KAYDIRMA.


    ALLAHÜMME YA MUGALLİBEL GULUB SEBBİT GULUBENA ALA DİNİL İSLAM
    EY KALPLERİ HALDEN HALE ÇEVİREN ALLAHIM, BENİM KALBİMİ İSLAM DİNİ ÜZERİNE SABİT KIL.



    HASBİYALLAHÜ LA İLAHE İLLA HÜVE ALEYHİ TEVEKKELTÜ VE HÜVE RABBÜL ARŞİL AZÎM.
    ALLAH'DAN BAŞKA İLAH YOKTUR.ONA TEVEKKÜL ETTİM.O ARŞI AZİYMİN RABBİDİR.



    SÜBHANALLAHİ VE Bİ HAMDİHİ SÜBHANALLAHİ AZIYM.

    ALLAHIM SENİ HERTÜRLÜ NOKSANLIKTAN TENZİH EDERİM.SEN SÜBHANSIN.VE ÇOK BÜYÜKSÜN.


    LA İLAHE İLLA ENTE SÜBHANEKE İNNİ KÜNTÜ MİNEZZALİMİN.

    YA RABBİ SENDEN BAŞKA İLAH YOKTUR.SÜBHANSIN.DOĞRUSU KENDİME ZULMETTİM.AFFINI BEKLİYORUM.


    HASBİNALLAHU VE Nİ'MEL VEKİL Nİ'MEL MEVLA VE Nİ'MENNASIYR

    ALLAH BİZE YETER O NE GÜZEL VEKİLDİR. NEGÜZEL DOST VE NEGÜZEL YARDIMCIDIR.


    ALLAHÜMME VEFFIGNİ VE VEFFİGNA İLA MA TUHIBBÜ

    ALLAHIM SENİN SEVDİĞİN VE RAZI OLDUĞUN ŞEYİ YAPMAYA BİZLERİ MUVAFFAK KIL.


    Allahumme innî es’elüke hayra’l-mes’eleti ve hayra’d-duâi, ve hayra’n-necâhi, ve hayra’l-ameli ve hayra’s-sevâbi, ve hayra’l-hayâti ve hayra’l-memâti


    Allahım! Senden Sana edilen ve edilecek olan duaların ve isteklerin en hayırlısını, başarıların, amellerin ve sevapların en hayırlısını istiyorum.


    Senden yaşamın ve ölümün en hayırlısını da istiyorum Yâ Rabbi!
    (Hâkim, el-Müstedrek, 1/701)


    Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhireti haseneten vakınâ azaben-nâr:

    Ey Rabbimiz, bize dünya ve ahirette iyilik ver, bizi Cehennem azabından koru!


    Rabbenağfirlî veli vâlideyye ve lil-mü'minine yevme yekumul hisab:

    Ey Rabbimiz, kıyamette hesap olunacağı gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla!
    Sabah ve akşam okunan iman duası[Bunu sık sık okumalıyız; en azından her sabah ve akşam 1 kerecik!]:


    Allahümme inni euzü bike min en üşrike bike şey-en ve ene alemü ve estağfirü-ke li-ma la-alemü inneke ente allamül-ğuyub:

    Allah'ım bilerek şirk koşmaktan sana sığınırım. Bilmeyerek koştumsa beni affet, Sen her şeyi bilirsin.


    Şükür duası:
    Allahümme mâ esbaha bi min nimetin ev bi-ehadin min halkıke, fe minke vahdeke, lâ şerike leke, fe lekel hamdü ve lekeşşükür:

    Ya Rabbi, bana ve diğer yarattıklarına verdiğin maddi ve manevi nimetlerin sabaha (akşama) kadar bizim yanımızda kalması yalnız Sendendir. Senin ortağın yoktur. Sana hamd ve şükrediyoruz.
    [Akşam okurken (
    Mâ esbaha) yerine (Mâ emsa) demelidir.]

    Peygamberimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" buyurdu ki, (Bu duayı gündüz okuyan, o günün şükrünü yapmış olur
    . Gece okuyunca, o gecenin şükrünü ifâ etmiş olur.) Abdestli okumak şart değildir. Her gün ve her gece okumalıdır. [Bu şükür duası yukarıdaki yemek duasına eklenerek okunursa iyi olur.]

    Bu duayı da her sabah ve akşam okumaya dikkat etmeliyiz
    .


  12. 22.Temmuz.2014, 15:02
    7
    Misafir

    Cevap: namazı terketmek,ertelemek,bi başlayıp bi bırakmak istemiyorum bunun için bi dua yada yapabil

    internette dolaşırken okudum guzel şeyler yazmışsınız


  13. 22.Temmuz.2014, 15:02
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    internette dolaşırken okudum guzel şeyler yazmışsınız


  14. 03.Ocak.2017, 14:11
    8
    Misafir

    Yorum: Namazı terketmek, ertelemek, bir başlayıp bir bırakmak istemiyorum bunun için bi dua yada yapabileceğim bir şey varmı?

    salamu aleykum bir sey sormak istiyorum ben namaz kiliyorum ama bazi islerim cikiyor namazlarimi erteliyorum zor durumdayim bunun icin dua varmi ALLAH RIZASI ICIN BANA OYLE DUA VERINIZ


  15. 03.Ocak.2017, 14:11
    8
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    salamu aleykum bir sey sormak istiyorum ben namaz kiliyorum ama bazi islerim cikiyor namazlarimi erteliyorum zor durumdayim bunun icin dua varmi ALLAH RIZASI ICIN BANA OYLE DUA VERINIZ


  16. 04.Ocak.2017, 13:29
    9
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yorum: Namazı terketmek, ertelemek, bir başlayıp bir bırakmak istemiyorum bunun için bi dua yada yapabileceğim bir şey varmı?

    Alıntı
    islerim cikiyor namazlarimi erteliyorum zor durumdayim bunun icin dua varm
    Allahın emrinden daha hayırlı bir iş yok kardeş.
    Ertelemeden kastın vaktinde kılmamak ise bu büyük günahlardandır ama vakit içinde geç de olsa kılındığında bir günahı yoktur.

    DUASI:
    Allahumme sebbit kalbi ala ibadetik (Sebbit kelimesinin S harfi peltek okunur)


  17. 04.Ocak.2017, 13:29
    9
    Administrator
    Alıntı
    islerim cikiyor namazlarimi erteliyorum zor durumdayim bunun icin dua varm
    Allahın emrinden daha hayırlı bir iş yok kardeş.
    Ertelemeden kastın vaktinde kılmamak ise bu büyük günahlardandır ama vakit içinde geç de olsa kılındığında bir günahı yoktur.

    DUASI:
    Allahumme sebbit kalbi ala ibadetik (Sebbit kelimesinin S harfi peltek okunur)


  18. 19.Mayıs.2017, 22:23
    10
    Misafir

    Yorum: Namazı terketmek, ertelemek, bir başlayıp bir bırakmak istemiyorum bunun için bi dua yada yapabileceğim bir şey varmı?

    Selamın aleyküm kardeşlerim bende 21 yaşında bir gencim ve tövbe ettim menzile giderek allah herkese nasip eder inşaallah


  19. 19.Mayıs.2017, 22:23
    10
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Selamın aleyküm kardeşlerim bende 21 yaşında bir gencim ve tövbe ettim menzile giderek allah herkese nasip eder inşaallah





+ Yorum Gönder