Konusunu Oylayın.: Ebu Hüreyre'nin hadis hakkındaki yorumuyla ilgili

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ebu Hüreyre'nin hadis hakkındaki yorumuyla ilgili
  1. 01.Şubat.2011, 17:48
    1
    barışuğur
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Ağustos.2010
    Üye No: 77959
    Mesaj Sayısı: 46
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 31
    Bulunduğu yer: istanbul

    Ebu Hüreyre'nin hadis hakkındaki yorumuyla ilgili






    Ebu Hüreyre'nin hadis hakkındaki yorumuyla ilgili Mumsema Ravi:Ebu Hüreyre
    Hadis:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Beni İsrail`de birbirine zıd maksad güden iki kişi vardı: Biri günahkardı diğeri de ibadette gayret gösteriyordu. Abid olan diğerine günah işlerken rastlardı da: "Vazgeç!" derdi. Bir gün, yine onu günah üzerinde yakaladı. Yine, "vazgeç" dedi. Öbürü: "Beni Allah`la başbaşa bırak. Sen benim başıma müfettiş misin?" dedi. Öbürü: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez. Veya: "Allah seni cennetine koymaz!" dedi. Bunun üzerine Allah ikisininde ruhlarını kabzetti. Bunlar Rabbülaleminin huzurunda bir araya geldiler. Allah Teala Hazretleri ibadette gayret edene: "Sen benim elimdekine kadir misin?" dedi. Günahkara da dönerek: "Git, rahmetimle cennete gir!" buyurdu. Diğeri için de: "Bunu ateşe götürün" emretti. Ebu Hüreyre (ra) der ki: "(Adamcağız Allah`ın gadabına dokunan münasebetsiz) bir kelime konuştu, bu kelime dünyasını da, ahiretini de heba etti."

    burda ben dünya ve ahiret, düz bi yol olarak görüyorum. insan ibadet edip, ahiret için çalıştıkça dünyada da huzur elde ediyor.yani ahiret ameli dünyada da işe yarıyor.
    Ebu Hüreyre(r.a)'nin bu yorumunu bana açabilir misiniz?
    ahiret için çalışan kişi dünyasını riske mi atmış oluyor?


  2. 01.Şubat.2011, 17:48
    1
    barışuğur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Ravi:Ebu Hüreyre
    Hadis:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Beni İsrail`de birbirine zıd maksad güden iki kişi vardı: Biri günahkardı diğeri de ibadette gayret gösteriyordu. Abid olan diğerine günah işlerken rastlardı da: "Vazgeç!" derdi. Bir gün, yine onu günah üzerinde yakaladı. Yine, "vazgeç" dedi. Öbürü: "Beni Allah`la başbaşa bırak. Sen benim başıma müfettiş misin?" dedi. Öbürü: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez. Veya: "Allah seni cennetine koymaz!" dedi. Bunun üzerine Allah ikisininde ruhlarını kabzetti. Bunlar Rabbülaleminin huzurunda bir araya geldiler. Allah Teala Hazretleri ibadette gayret edene: "Sen benim elimdekine kadir misin?" dedi. Günahkara da dönerek: "Git, rahmetimle cennete gir!" buyurdu. Diğeri için de: "Bunu ateşe götürün" emretti. Ebu Hüreyre (ra) der ki: "(Adamcağız Allah`ın gadabına dokunan münasebetsiz) bir kelime konuştu, bu kelime dünyasını da, ahiretini de heba etti."

    burda ben dünya ve ahiret, düz bi yol olarak görüyorum. insan ibadet edip, ahiret için çalıştıkça dünyada da huzur elde ediyor.yani ahiret ameli dünyada da işe yarıyor.
    Ebu Hüreyre(r.a)'nin bu yorumunu bana açabilir misiniz?
    ahiret için çalışan kişi dünyasını riske mi atmış oluyor?


    Benzer Konular

    - Ahir zaman fitneleri hakkındaki hadis

    - Kader hakkındaki hadis

    - Ümmetin ömrü hakkındaki hadis

    - En çok hadîs-i şerîf rivâyet eden sahâbî: EBÛ HÜREYRE

    - İla nedemek İla hakkındaki Hadis

  3. 01.Şubat.2011, 17:56
    2
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Cevap: Ebu Hüreyre'nin hadis hakkındaki yorumuyla ilgili






    Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Beni İsrail'de birbirine zıd maksad güden iki kişi vardı: Biri günahkardı diğeri de ibadette gayret gösteriyordu. Abid olan diğerine günah işlerken rastlardı da: "Vazgeç!" derdi. Bir gün, yine onu günah üzerinde yakaladı. Yine, "vazgeç" dedi. Öbürü: "Beni Allah'la başbaşa bırak. Sen benim başıma müfettiş misin?" dedi. Öbürü: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez. Veya: "Allah seni cennetine koymaz!" dedi. Bunun üzerine Allah ikisininde ruhlarını kabzetti. Bunlar Rabbülaleminin huzurunda bir araya geldiler. Allah Teala Hazretleri ibadette gayret edene: "Sen benim elimdekine kadir misin?" dedi. Günahkara da dönerek: "Git, rahmetimle cennete gir!" buyurdu. Diğeri için de: "Bunu ateşe götürün" emretti. Ebu Hüreyre (ra) der ki: "(Adamcağız Allah'ın gadabına dokunan münasebetsiz) bir kelime konuştu, bu kelime dünyasını da, ahiretini de heba etti."

    Kaynak: Ebu Davud, Edeb 51, (4901)

    6. (4146)- Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Benî İsrail'de birbirine zıd maksad güden iki kişi vardı: Biri günahkârdı, diğeri de ibadette gayret gösteriyordu. Âbid olan diğerine günah işerken rastlardı da: "Vazgeç!" derdi. Bir gün, yine onu günah üzerinde yakaladı. Yine, "vazgeç" dedi. Öbürü:
    "Beni Allah'la başbaşa bırak. Sen benim başıma müfettiş misin?" dedi. Öbürü: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez. Veya: "Allah seni cennetine koymaz!" dedi. Bunun üzerine Allah ikisininde ruhlarını kabzetti. Bunlar Rabbülâlemînin huzurunda bir araya geldiler. Allah Teâlâ Hazretleri ibadette gayret edene: "Sen benim elimdekine kâdir misin?" dedi. Günahkâra da dönerek: "Git, rahmetimle cennete gir!" buyurdu. Diğeri için de: "Bunu ateşe götürün!" emretti."
    Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) der ki: "(Adamcağız Allah'ın gadabına dokunan münâsebetsiz) bir kelime konuştu, bu kelime dünyasını da, âhiretini de heba etti." [Ebu Dâvud, Edeb 51, (4901).]
    AÇIKLAMA:

    1- Bu hadis, amele güvenmemek gereğinde canlı bir örnek sunmaktadır. Yapılan hayırlı amellere rağmen nasıl bir sonla karşılaşacağını kimse bilemez. Keza şer üzere olan kimselere karşı da peşin hükümlü olmamak, onların da hayırlı bir sonla bahtiyarlar zümresinden olabileceğini nazar-ı dikkate almak gerekmektedir. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), bir Müslim hadisinde فَوَالَّذِى َ اِلَهَ غَيْرُهُ اِنَّ اَحَدَكُمْ لَيَعْمَلُ بِعَمَلٍ اَهْلِ الْجَنَّةِ حَتّى مَا يَكُونُ بَيْنَهُ وَبَيْنَهَا اَِّ ذِرَاعٌ فَيَسْبِقُ عَلَيْهِ الْكِتَابُ فَيَعْمَلُ بِعَمَلِ اَهْلِ النَّارِ فَيَدْخُلُهَا . "Kendisinden başka ilah olmayan zata yemin olsun, biriniz cennet ehlinin amelini işler işler, cennetle arasında bir zira'lık bir mesafe kala, kader galebe çalar, ateş ehlinin amelini işleyiverir ve ateşe gider. Biriniz cehennem ehlininin amelini işler işler, cehennemle arasında bir zirâ mesafe kala kader galebe çalar ve cennet ehlinin amelini işler ve cennete girer."

    Şu halde dinimizde amele güvenmemek, ölünceye kadar, Cenâb-ı Hakk'ın rahmetinden ümid, gadabından da korku üzere olmak esastır. Âlimler, kesinlikle "cennetliğim" veya kesinlikle "cehennemliğim" demeyü büyük günahlardan addetmişlerdir. Bir başkası hakkında verilecek hüküm de böyle. Kimse hakkında kesinlikle "cennetliktir", "cehennemliktir" gibi kesin hüküm verilemez. Bu gayba âşinâlık iddası olur. Dinimizde kesinlikle cennetlik olduğu belirtilen belli sayıda insan vardır, onlara Aşere-i Mübeşşere (on müjdelenmişler) denir.
    Şu halde sadedinde olduğumuz rivayet, bu islâmî prensibi tesbit ve takrir etmektedir.

    Kütüb-i Sitte - Prof. Dr. İbrahim Canan





  4. 01.Şubat.2011, 17:56
    2
    Feseyekfikehumullah





    Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Beni İsrail'de birbirine zıd maksad güden iki kişi vardı: Biri günahkardı diğeri de ibadette gayret gösteriyordu. Abid olan diğerine günah işlerken rastlardı da: "Vazgeç!" derdi. Bir gün, yine onu günah üzerinde yakaladı. Yine, "vazgeç" dedi. Öbürü: "Beni Allah'la başbaşa bırak. Sen benim başıma müfettiş misin?" dedi. Öbürü: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez. Veya: "Allah seni cennetine koymaz!" dedi. Bunun üzerine Allah ikisininde ruhlarını kabzetti. Bunlar Rabbülaleminin huzurunda bir araya geldiler. Allah Teala Hazretleri ibadette gayret edene: "Sen benim elimdekine kadir misin?" dedi. Günahkara da dönerek: "Git, rahmetimle cennete gir!" buyurdu. Diğeri için de: "Bunu ateşe götürün" emretti. Ebu Hüreyre (ra) der ki: "(Adamcağız Allah'ın gadabına dokunan münasebetsiz) bir kelime konuştu, bu kelime dünyasını da, ahiretini de heba etti."

    Kaynak: Ebu Davud, Edeb 51, (4901)

    6. (4146)- Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Benî İsrail'de birbirine zıd maksad güden iki kişi vardı: Biri günahkârdı, diğeri de ibadette gayret gösteriyordu. Âbid olan diğerine günah işerken rastlardı da: "Vazgeç!" derdi. Bir gün, yine onu günah üzerinde yakaladı. Yine, "vazgeç" dedi. Öbürü:
    "Beni Allah'la başbaşa bırak. Sen benim başıma müfettiş misin?" dedi. Öbürü: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez. Veya: "Allah seni cennetine koymaz!" dedi. Bunun üzerine Allah ikisininde ruhlarını kabzetti. Bunlar Rabbülâlemînin huzurunda bir araya geldiler. Allah Teâlâ Hazretleri ibadette gayret edene: "Sen benim elimdekine kâdir misin?" dedi. Günahkâra da dönerek: "Git, rahmetimle cennete gir!" buyurdu. Diğeri için de: "Bunu ateşe götürün!" emretti."
    Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) der ki: "(Adamcağız Allah'ın gadabına dokunan münâsebetsiz) bir kelime konuştu, bu kelime dünyasını da, âhiretini de heba etti." [Ebu Dâvud, Edeb 51, (4901).]
    AÇIKLAMA:

    1- Bu hadis, amele güvenmemek gereğinde canlı bir örnek sunmaktadır. Yapılan hayırlı amellere rağmen nasıl bir sonla karşılaşacağını kimse bilemez. Keza şer üzere olan kimselere karşı da peşin hükümlü olmamak, onların da hayırlı bir sonla bahtiyarlar zümresinden olabileceğini nazar-ı dikkate almak gerekmektedir. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), bir Müslim hadisinde فَوَالَّذِى َ اِلَهَ غَيْرُهُ اِنَّ اَحَدَكُمْ لَيَعْمَلُ بِعَمَلٍ اَهْلِ الْجَنَّةِ حَتّى مَا يَكُونُ بَيْنَهُ وَبَيْنَهَا اَِّ ذِرَاعٌ فَيَسْبِقُ عَلَيْهِ الْكِتَابُ فَيَعْمَلُ بِعَمَلِ اَهْلِ النَّارِ فَيَدْخُلُهَا . "Kendisinden başka ilah olmayan zata yemin olsun, biriniz cennet ehlinin amelini işler işler, cennetle arasında bir zira'lık bir mesafe kala, kader galebe çalar, ateş ehlinin amelini işleyiverir ve ateşe gider. Biriniz cehennem ehlininin amelini işler işler, cehennemle arasında bir zirâ mesafe kala kader galebe çalar ve cennet ehlinin amelini işler ve cennete girer."

    Şu halde dinimizde amele güvenmemek, ölünceye kadar, Cenâb-ı Hakk'ın rahmetinden ümid, gadabından da korku üzere olmak esastır. Âlimler, kesinlikle "cennetliğim" veya kesinlikle "cehennemliğim" demeyü büyük günahlardan addetmişlerdir. Bir başkası hakkında verilecek hüküm de böyle. Kimse hakkında kesinlikle "cennetliktir", "cehennemliktir" gibi kesin hüküm verilemez. Bu gayba âşinâlık iddası olur. Dinimizde kesinlikle cennetlik olduğu belirtilen belli sayıda insan vardır, onlara Aşere-i Mübeşşere (on müjdelenmişler) denir.
    Şu halde sadedinde olduğumuz rivayet, bu islâmî prensibi tesbit ve takrir etmektedir.

    Kütüb-i Sitte - Prof. Dr. İbrahim Canan





  5. 01.Şubat.2011, 18:19
    3
    barışuğur
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Ağustos.2010
    Üye No: 77959
    Mesaj Sayısı: 46
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 31
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: Ebu Hüreyre'nin hadis hakkındaki yorumuyla ilgili

    Ebu Hureyre'nin kastettiği şey bu kimsenin misal gece uyumak yerine namaz kılması, yemek yemek yerine aç kalıp oruç tutması gibi bir şey mi? sadece bundan ibaret mi?


  6. 01.Şubat.2011, 18:19
    3
    barışuğur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Ebu Hureyre'nin kastettiği şey bu kimsenin misal gece uyumak yerine namaz kılması, yemek yemek yerine aç kalıp oruç tutması gibi bir şey mi? sadece bundan ibaret mi?


  7. 01.Şubat.2011, 18:24
    4
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Ebu Hüreyre'nin hadis hakkındaki yorumuyla ilgili

    Alıntı
    Ravi:Ebu Hüreyre
    Hadis:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Beni İsrail`de birbirine zıd maksad güden iki kişi vardı: Biri günahkardı diğeri de ibadette gayret gösteriyordu. Abid olan diğerine günah işlerken rastlardı da: "Vazgeç!" derdi. Bir gün, yine onu günah üzerinde yakaladı. Yine, "vazgeç" dedi. Öbürü: "Beni Allah`la başbaşa bırak. Sen benim başıma müfettiş misin?" dedi. Öbürü: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez. Veya: "Allah seni cennetine koymaz!" dedi. Bunun üzerine Allah ikisininde ruhlarını kabzetti. Bunlar Rabbülaleminin huzurunda bir araya geldiler. Allah Teala Hazretleri ibadette gayret edene: "Sen benim elimdekine kadir misin?" dedi. Günahkara da dönerek: "Git, rahmetimle cennete gir!" buyurdu. Diğeri için de: "Bunu ateşe götürün" emretti. Ebu Hüreyre (ra) der ki: "(Adamcağız Allah`ın gadabına dokunan münasebetsiz) bir kelime konuştu, bu kelime dünyasını da, ahiretini de heba etti."

    burda ben dünya ve ahiret, düz bi yol olarak görüyorum. insan ibadet edip, ahiret için çalıştıkça dünyada da huzur elde ediyor.yani ahiret ameli dünyada da işe yarıyor.
    Ebu Hüreyre(r.a)'nin bu yorumunu bana açabilir misiniz?
    ahiret için çalışan kişi dünyasını riske mi atmış oluyor?
    Adam Allah'ın Rahmetini gasbetmeye kalkmış
    ve Allah'ın kimi afedip affetmeyeceğine kendisinin izin verebileceğini sanmış
    Ebu Hureyre (ra) de
    (Adamcağız Allah`ın gadabına dokunan münasebetsiz) bir kelime konuştu, bu kelime dünyasını da, ahiretini de heba etti."
    demiş

    mesele bundan ibarettir
    yoksa adam ahiret için çalıştığından dolayı helak olmamıştır.
    Adamın dünyasının helak olmasına gelince
    Dünyada boşuboşuna yorulmuş oldu
    yaptığı tüm amelleri bir cümle ile helak etti
    ahiret için dünyadan vazgeçmişti ama
    ahireti kaybedince dünyasını da kaybetmiş oldu.


  8. 01.Şubat.2011, 18:24
    4
    âb ü kil
    Alıntı
    Ravi:Ebu Hüreyre
    Hadis:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Beni İsrail`de birbirine zıd maksad güden iki kişi vardı: Biri günahkardı diğeri de ibadette gayret gösteriyordu. Abid olan diğerine günah işlerken rastlardı da: "Vazgeç!" derdi. Bir gün, yine onu günah üzerinde yakaladı. Yine, "vazgeç" dedi. Öbürü: "Beni Allah`la başbaşa bırak. Sen benim başıma müfettiş misin?" dedi. Öbürü: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez. Veya: "Allah seni cennetine koymaz!" dedi. Bunun üzerine Allah ikisininde ruhlarını kabzetti. Bunlar Rabbülaleminin huzurunda bir araya geldiler. Allah Teala Hazretleri ibadette gayret edene: "Sen benim elimdekine kadir misin?" dedi. Günahkara da dönerek: "Git, rahmetimle cennete gir!" buyurdu. Diğeri için de: "Bunu ateşe götürün" emretti. Ebu Hüreyre (ra) der ki: "(Adamcağız Allah`ın gadabına dokunan münasebetsiz) bir kelime konuştu, bu kelime dünyasını da, ahiretini de heba etti."

    burda ben dünya ve ahiret, düz bi yol olarak görüyorum. insan ibadet edip, ahiret için çalıştıkça dünyada da huzur elde ediyor.yani ahiret ameli dünyada da işe yarıyor.
    Ebu Hüreyre(r.a)'nin bu yorumunu bana açabilir misiniz?
    ahiret için çalışan kişi dünyasını riske mi atmış oluyor?
    Adam Allah'ın Rahmetini gasbetmeye kalkmış
    ve Allah'ın kimi afedip affetmeyeceğine kendisinin izin verebileceğini sanmış
    Ebu Hureyre (ra) de
    (Adamcağız Allah`ın gadabına dokunan münasebetsiz) bir kelime konuştu, bu kelime dünyasını da, ahiretini de heba etti."
    demiş

    mesele bundan ibarettir
    yoksa adam ahiret için çalıştığından dolayı helak olmamıştır.
    Adamın dünyasının helak olmasına gelince
    Dünyada boşuboşuna yorulmuş oldu
    yaptığı tüm amelleri bir cümle ile helak etti
    ahiret için dünyadan vazgeçmişti ama
    ahireti kaybedince dünyasını da kaybetmiş oldu.


  9. 01.Şubat.2011, 18:32
    5
    barışuğur
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Ağustos.2010
    Üye No: 77959
    Mesaj Sayısı: 46
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 31
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: Ebu Hüreyre'nin hadis hakkındaki yorumuyla ilgili

    "yoksa adam ahiret için çalıştığından dolayı helak olmamıştır." ben bunu kastetmedim.sorumu iyice okursan."ateşe götürün" denmesine neyin sebep verdiği yazıyor orda zaten. ibadet eden bi müslüman cenneti kazanamazsa, dünyası da helak olmuş gibi mi oluyor. biraz felsefik bi soru oldu bu bakış açısına göre değişir. dini kitapların birinde şöyle bir yazı okumuştum Allah dünya ve ahiret saadeti için bize bu dini bildirmiştir. o açıdan sordum.


  10. 01.Şubat.2011, 18:32
    5
    barışuğur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    "yoksa adam ahiret için çalıştığından dolayı helak olmamıştır." ben bunu kastetmedim.sorumu iyice okursan."ateşe götürün" denmesine neyin sebep verdiği yazıyor orda zaten. ibadet eden bi müslüman cenneti kazanamazsa, dünyası da helak olmuş gibi mi oluyor. biraz felsefik bi soru oldu bu bakış açısına göre değişir. dini kitapların birinde şöyle bir yazı okumuştum Allah dünya ve ahiret saadeti için bize bu dini bildirmiştir. o açıdan sordum.


  11. 01.Şubat.2011, 18:40
    6
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Ebu Hüreyre'nin hadis hakkındaki yorumuyla ilgili

    mesajımı düzeltmiştim

    kullara mükellef
    onlara emredilen amellere de mükellefiyet denir
    bu da külfet kelimesinden gelmektedir
    o da yük demektir

    kul ibadetlerini severek yaparsa imanın tadına varmıştır
    ama içine riya şirk ya da nifak katmadan
    sadece Allah rızası için yapmasına rağmen
    ibadetlerden haz alamıyorsa da ibadetleri makbuldür
    İnşaallah

    ibadetlerin kişiye zor gelmesi
    o ibadetlerin nimet olması gerçeğini değiştirmez
    yani kul ibadetleri nefsini zorlayarak da yapsa
    o ibadetler hem dünya hem de seadetini sağlayacaktır


  12. 01.Şubat.2011, 18:40
    6
    âb ü kil
    mesajımı düzeltmiştim

    kullara mükellef
    onlara emredilen amellere de mükellefiyet denir
    bu da külfet kelimesinden gelmektedir
    o da yük demektir

    kul ibadetlerini severek yaparsa imanın tadına varmıştır
    ama içine riya şirk ya da nifak katmadan
    sadece Allah rızası için yapmasına rağmen
    ibadetlerden haz alamıyorsa da ibadetleri makbuldür
    İnşaallah

    ibadetlerin kişiye zor gelmesi
    o ibadetlerin nimet olması gerçeğini değiştirmez
    yani kul ibadetleri nefsini zorlayarak da yapsa
    o ibadetler hem dünya hem de seadetini sağlayacaktır


  13. 01.Şubat.2011, 18:55
    7
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Ebu Hüreyre'nin hadis hakkındaki yorumuyla ilgili

    Barış inşaallah beraber çözelim sorunu.....

    Aslında ehli sünnet kardeşimiz anlatmış ama daha basite indirgeyelim cevabı inşaallah.

    Bu arada müsaadenle Ehli Sünnetkardeşimden alıntıyla bulalım inşaallah.

    Bu arada Benî İsrail'de birbirine zıd maksad güden iki kişi vardı: Biri günahkârdı, diğeri de ibadette gayret gösteriyordu.... Ama imansızdılar yok bu hadisin içinde. Maksad'ları farklıydı.. İman noktasında, zayıf imanlı olanla, imanını kuvvetli olmaya çalışan varmı o'da yok. Sadece öyle bir algı var...

    Âbid olan diğerine günah işerken rastlardı da: "Vazgeç!" derdi. Bir gün, yine onu günah üzerinde yakaladı. Yine, "vazgeç" dedi. Öbürü:"Beni Allah'la başbaşa bırak. Sen benim başıma müfettiş misin?" dedi.. Her gördüğün şeyi gördüğün gibi değerlendiremezsin. Senin günah gibi gördüğün şeylerde rabbinin hikmetleri saklı olabilir. Bakmışsın Hızır (A.S.) Gemiyi deliyor. Hemde fakir fukara, garip gureba'nın gemisini. Bakmışsın savaşın ortasında herkes kaçarken duvar örüyor. Gemiyi deliyor, çünkü zalim bir hükümdarın o gemideki mallara el koymasına engel olmak için, Duvarı örüyor, zira yetimlerin hakkı olan ziynet eşyası ve değerli taşları babaları ölümünden önce duvarın altına gizlemiş, Onların yetişkinliğine kadar da yıkılır umudu içerisinde gömmüş. Bu niyeti Allah zayi edermi. Hızır A.S.'ma ördürüyor. Hemde savaşın ortasında.

    Öbürü: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez. Veya: "Allah seni cennetine koymaz!" dedi.

    Yemin ediyor. Üstelik Allah'ın üzerine, Allah'ıda kendine yalancı şahit tutmaya çalışarak. Üstelikte Allah namına kararıda KESİN VERMİŞ. VALLAHİ MAĞFİRET ETMEZ..

    Şirke bak. Büyüklüğe bak, Nefs'e bak. Azamete bak. Enaniyete bak.

    Allah Teâlâ Hazretleri ibadette gayret edene: "Sen benim elimdekine kâdir misin?" dedi.

    Ne demek şimdi bu..?

    Senin, benim hikmetlerimden haberin mi vardı..?? Sana verilenle iktifa edip imanınla gelseydin, daha güzel olmazmıydı, günahta gördüğün birine de tebliğde bulunup o günahı işlememesi için tebliğ yapıp, vazifen bittikten sonra onu kaderiyle ve belkide benim hikmetimle başbaşa bıraksaydın. Ama MÜFETTİŞLİK yapmasaydın. Nefsinin azgınlığına uymasaydın daha iyi olmazmıydı..

    Günahkâra da dönerek: "Git, rahmetimle cennete gir!" buyurdu. Diğeri için de: "Bunu ateşe götürün!" emretti.".. Allah-u Taala Küffara rahmet edermi..?? Dünyada eder de ahirette edermi..?? Demekki adam kafir değil, iman sahibi ve belkide rabbinin bir hikmetinin bir yerlerde tezahür etmesi için çabalıyor. Bilebilirmiyiz. Varmı elimizde rabbimizin hikmetlerinden bir nebze..?? Bende yok. Ya sizde..?? RAHMETLE MUAMELE gördüğü için var bu işte bir MARİFET..

    Diğeri rabbinin rahmet ve mağfiretinden se, yaptıklarının karşılığı olarak cenneti umdu. Ancak rabbi emrederkende ona belki korku salmak için, yaptıklarından nedamet duyması için GÖTÜRÜN BUNU ATEŞE dedi. Belki o ateşe götürülürken şöyle hitapta bulunacaktı. Rabbim muhakkakki bizi eksik yarattın, biz aciziz ve kendi nefsimize zulmettik, senin götürün dediğin ateşini de hak ettik. Aynen Hazreti Ademin duvası gibi. Rabbi onu ateşe atın diye emir buyurmamışki..?? Götürün bunu ateşe demiş. acziyetini bilip, rabbinden avf ve mağfiret talep ettiyse, umulurki rabbi onuda, adalet sıfatıyla yargılayıp, kusurlarından dolayı avf eder.

    Ebu hüreyre (R.A.) hiç ateşe atılacak bir küffar için ADAMCAĞIZ dermi....??? Amaç ders çıkartmaksa eğer, dikkatlice incelemek gerekir. Ebu Hureyre (R.A.)'nda işin farkında. Daha mizan kurulmamış, sorgu sual olmamış, kıyamet kopmamış. bu neyin hesabıdır. Allah-u Taala cümlesinden razı olsun. İnşaallah.

    Allah cümlemizden razı olsun. Amin.


  14. 01.Şubat.2011, 18:55
    7
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Barış inşaallah beraber çözelim sorunu.....

    Aslında ehli sünnet kardeşimiz anlatmış ama daha basite indirgeyelim cevabı inşaallah.

    Bu arada müsaadenle Ehli Sünnetkardeşimden alıntıyla bulalım inşaallah.

    Bu arada Benî İsrail'de birbirine zıd maksad güden iki kişi vardı: Biri günahkârdı, diğeri de ibadette gayret gösteriyordu.... Ama imansızdılar yok bu hadisin içinde. Maksad'ları farklıydı.. İman noktasında, zayıf imanlı olanla, imanını kuvvetli olmaya çalışan varmı o'da yok. Sadece öyle bir algı var...

    Âbid olan diğerine günah işerken rastlardı da: "Vazgeç!" derdi. Bir gün, yine onu günah üzerinde yakaladı. Yine, "vazgeç" dedi. Öbürü:"Beni Allah'la başbaşa bırak. Sen benim başıma müfettiş misin?" dedi.. Her gördüğün şeyi gördüğün gibi değerlendiremezsin. Senin günah gibi gördüğün şeylerde rabbinin hikmetleri saklı olabilir. Bakmışsın Hızır (A.S.) Gemiyi deliyor. Hemde fakir fukara, garip gureba'nın gemisini. Bakmışsın savaşın ortasında herkes kaçarken duvar örüyor. Gemiyi deliyor, çünkü zalim bir hükümdarın o gemideki mallara el koymasına engel olmak için, Duvarı örüyor, zira yetimlerin hakkı olan ziynet eşyası ve değerli taşları babaları ölümünden önce duvarın altına gizlemiş, Onların yetişkinliğine kadar da yıkılır umudu içerisinde gömmüş. Bu niyeti Allah zayi edermi. Hızır A.S.'ma ördürüyor. Hemde savaşın ortasında.

    Öbürü: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez. Veya: "Allah seni cennetine koymaz!" dedi.

    Yemin ediyor. Üstelik Allah'ın üzerine, Allah'ıda kendine yalancı şahit tutmaya çalışarak. Üstelikte Allah namına kararıda KESİN VERMİŞ. VALLAHİ MAĞFİRET ETMEZ..

    Şirke bak. Büyüklüğe bak, Nefs'e bak. Azamete bak. Enaniyete bak.

    Allah Teâlâ Hazretleri ibadette gayret edene: "Sen benim elimdekine kâdir misin?" dedi.

    Ne demek şimdi bu..?

    Senin, benim hikmetlerimden haberin mi vardı..?? Sana verilenle iktifa edip imanınla gelseydin, daha güzel olmazmıydı, günahta gördüğün birine de tebliğde bulunup o günahı işlememesi için tebliğ yapıp, vazifen bittikten sonra onu kaderiyle ve belkide benim hikmetimle başbaşa bıraksaydın. Ama MÜFETTİŞLİK yapmasaydın. Nefsinin azgınlığına uymasaydın daha iyi olmazmıydı..

    Günahkâra da dönerek: "Git, rahmetimle cennete gir!" buyurdu. Diğeri için de: "Bunu ateşe götürün!" emretti.".. Allah-u Taala Küffara rahmet edermi..?? Dünyada eder de ahirette edermi..?? Demekki adam kafir değil, iman sahibi ve belkide rabbinin bir hikmetinin bir yerlerde tezahür etmesi için çabalıyor. Bilebilirmiyiz. Varmı elimizde rabbimizin hikmetlerinden bir nebze..?? Bende yok. Ya sizde..?? RAHMETLE MUAMELE gördüğü için var bu işte bir MARİFET..

    Diğeri rabbinin rahmet ve mağfiretinden se, yaptıklarının karşılığı olarak cenneti umdu. Ancak rabbi emrederkende ona belki korku salmak için, yaptıklarından nedamet duyması için GÖTÜRÜN BUNU ATEŞE dedi. Belki o ateşe götürülürken şöyle hitapta bulunacaktı. Rabbim muhakkakki bizi eksik yarattın, biz aciziz ve kendi nefsimize zulmettik, senin götürün dediğin ateşini de hak ettik. Aynen Hazreti Ademin duvası gibi. Rabbi onu ateşe atın diye emir buyurmamışki..?? Götürün bunu ateşe demiş. acziyetini bilip, rabbinden avf ve mağfiret talep ettiyse, umulurki rabbi onuda, adalet sıfatıyla yargılayıp, kusurlarından dolayı avf eder.

    Ebu hüreyre (R.A.) hiç ateşe atılacak bir küffar için ADAMCAĞIZ dermi....??? Amaç ders çıkartmaksa eğer, dikkatlice incelemek gerekir. Ebu Hureyre (R.A.)'nda işin farkında. Daha mizan kurulmamış, sorgu sual olmamış, kıyamet kopmamış. bu neyin hesabıdır. Allah-u Taala cümlesinden razı olsun. İnşaallah.

    Allah cümlemizden razı olsun. Amin.


  15. 01.Şubat.2011, 19:39
    8
    barışuğur
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Ağustos.2010
    Üye No: 77959
    Mesaj Sayısı: 46
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 31
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: Ebu Hüreyre'nin hadis hakkındaki yorumuyla ilgili

    evet adam helak olmadıysa biz de günaha giriyoruz tevbe edelim. ama anlatılış tarzında öyle bir mana hissi uyandırıyor. Ebu Hureyre'de öyle anlatmış rivayette.
    dediklerinizi anladım. bu biraz hissi bakış açısı Hazreti Ali'nin "ahiret için yaratıldın, dünya için değil " sözüne bakarak ve insanın farz olan şeyleri yerine getirmemesinden de sonunda pişman olucağı için birşey kazanamıyacağını düşünerek vesveseye yer vermemek gerekir.


  16. 01.Şubat.2011, 19:39
    8
    barışuğur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    evet adam helak olmadıysa biz de günaha giriyoruz tevbe edelim. ama anlatılış tarzında öyle bir mana hissi uyandırıyor. Ebu Hureyre'de öyle anlatmış rivayette.
    dediklerinizi anladım. bu biraz hissi bakış açısı Hazreti Ali'nin "ahiret için yaratıldın, dünya için değil " sözüne bakarak ve insanın farz olan şeyleri yerine getirmemesinden de sonunda pişman olucağı için birşey kazanamıyacağını düşünerek vesveseye yer vermemek gerekir.





+ Yorum Gönder