Konusunu Oylayın.: Nisa süresi 48.?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Nisa süresi 48.?
  1. 26.Ocak.2011, 16:29
    1
    almanyali67
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Şubat.2008
    Üye No: 10819
    Mesaj Sayısı: 348
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 40

    Nisa süresi 48.?






    Nisa süresi 48.? Mumsema Diyanet İşleri;Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.

    <ALINTI>http://www.kuranmeali.org/kuran_meal...i=nisa&ayet=48

    Esselamun Aleykum v..v.. Hocam yukaridaki >dilediği kimseler için bağışlar
    yaziyor burada Tevbe etsedemi?
    dilediği kimseler için bağışlar?

    ALLAH CC RAZI OLSUN



  2. 26.Ocak.2011, 16:29
    1
    Devamlı Üye



    Diyanet İşleri;Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.

    <ALINTI>http://www.kuranmeali.org/kuran_meal...i=nisa&ayet=48

    Esselamun Aleykum v..v.. Hocam yukaridaki >dilediği kimseler için bağışlar
    yaziyor burada Tevbe etsedemi?
    dilediği kimseler için bağışlar?

    ALLAH CC RAZI OLSUN



    Benzer Konular

    - El-Nisa Süresi

    - Nisa süresi ayetler

    - Nisa Süresini Okumanın Fazileti/Sevabı (Nisa süresi ile ilgili hadisler)

    - Nisa süresi tefsiri

    - Nisa süresi (158-159 Ayetler) Tefsiri

  3. 26.Ocak.2011, 17:39
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Nisa süresi 48.?




    ve aleykumusselam.
    Bu ayet lafzen var ama hükmü nesh olmuş.
    Yani müşrikde olsa şirkinden vaz geçse Allah affeder.


  4. 26.Ocak.2011, 17:39
    2
    Moderatör



    ve aleykumusselam.
    Bu ayet lafzen var ama hükmü nesh olmuş.
    Yani müşrikde olsa şirkinden vaz geçse Allah affeder.


  5. 26.Ocak.2011, 18:50
    3
    almanyali67
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Şubat.2008
    Üye No: 10819
    Mesaj Sayısı: 348
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 40

    Cevap: Nisa süresi 48.?

    tskler..

    ama benim sorumun cevabi daha gelmedi???

    lütfen cevap bekliyorum


  6. 26.Ocak.2011, 18:50
    3
    Devamlı Üye
    tskler..

    ama benim sorumun cevabi daha gelmedi???

    lütfen cevap bekliyorum


  7. 26.Ocak.2011, 19:30
    4
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Nisa süresi 48.?

    Alıntı
    tskler..

    ama benim sorumun cevabi daha gelmedi???
    lütfen cevap bekliyorum
    Evet sadece dilediklerini bağışlar Allah.
    "Diledikleri" içerisinde samimice tevbe edenlerin olduğunu bize Kitap ve sünnette bildirmiştir.
    Kul samimice tevbe ettiğinde, Allah'ın, onu bağışlama sözü vardır.
    Sözünde duranların en hayırlısı Allah'tır. (celle celaluh)



  8. 26.Ocak.2011, 19:30
    4
    Administrator
    Alıntı
    tskler..

    ama benim sorumun cevabi daha gelmedi???
    lütfen cevap bekliyorum
    Evet sadece dilediklerini bağışlar Allah.
    "Diledikleri" içerisinde samimice tevbe edenlerin olduğunu bize Kitap ve sünnette bildirmiştir.
    Kul samimice tevbe ettiğinde, Allah'ın, onu bağışlama sözü vardır.
    Sözünde duranların en hayırlısı Allah'tır. (celle celaluh)



  9. 26.Ocak.2011, 19:30
    5
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Cevap: Nisa süresi 48.?

    ve aleykumusselam ve rahmetullahi

    1. “Allah’ın dilediği kimseler” in kimler olduğunu ancak Allah’ın dilemesi belirler.
    “Allah’ın dilediği kimseler”, imanlı olanlar arasından seçilir. Kâfir/ateist veya müşrik olarak ölenler bu istisna içinde değildir.

    Bağışlanmama hali, tevbe edilmemiş günah içindir ve bu durum, aynı sûrenin 18’inci âyetinde anlatılmıştır: Yoksa, kötülükleri işleyip durduktan sonra ölüm gelip çattığında “Ben şimdi tevbe ettim” diyen kimsenin veya kâfir olarak ölenlerin tevbesi değildir. "Öyleleri için Biz acı bir azap hazırladık."

    Ancak, şirkten tevbe eden ve durumunu düzelten kimseyi de Yüce Allah, af kapsamına almaktadır. Allah’a ortak koşmak ise, gerçekten, hiçbir şekilde bağışlanmasına imkân olmayan bir suçtur. Çünkü bu, tıpkı bir sanatkârın eserini çalarak ilgisiz kişilere mal edercesine, Allah’ın eserlerinden bir kısmı üzerinde Onun malikiyet ve yaratıcılığını inkâr edip, onları Allah tarafından yaratılmış başka varlıklara yakıştırmak anlamına gelir ki, hiç kimse, eser sahibinden böyle bir suçu bağışlamasını beklemez. Rum Suresi 28. ayette bir benzetme ile bu duruma işaret edilmiştir.

    Diğer yandan, Allah’tan başkasına mal edilmek, Allah’ın kulları için de büyük bir iftiradır; onun için, Meryem Suresi 90-91 ve benzeri âyetlerde, bu durum, varlık âlemini öfkelendirecek bir iftira olarak tasvir edilmiştir. Allah’tan başkasına kul olmak gibi bir hakarete uğrayan Allah kullarının haklarını müşriklerden almak da, herhalde, İlâhî adaletten beklenebilecek bir şeydir.

    2. Ayette (Nisa, 4/48, 116), “şirkin dışındaki tüm günahlar, tamamen affedilir” demiyor. Bilakis, “şirk gibi -doğrudan tevhit inancına ters düşen- günahların affa kabiliyetlerinin olmadığı, şirkin dışında kalan günahların ise affedilebileceğini” söylüyor. Ayet, “affa kabiliyetleri olan günahların da herkes için bağışlanmasının söz konusu olduğunu” söylemiyor. “Bu günahların -herkes için değil- yalnız bazı kimseler için affedilebileceğini, bunların da Allah’ın tercih ve dilemesine bağlı olduğunu” söylüyor.

    Eğer bütün günahlar affedilseydi, imtihana gerek kalmazdı. Oysa, imanla kabre gidenlerden de cezaya çarpılacak kimselerin sayısının azımsanmayacak kadar olduğu hususu, ehlisünnetin akidesindendir.

    Yine de bize düşen küfür ve şirkten uzak durmak, günahlarda da ısrar etmemektir. Çünkü, her günah içinde küfre götürecek bir yol vardır. İman, salih amelle birleştiği takdirde, sahibine cennet kapılarını açacak, tek altın anahtardır. İmanla kabre giren -geç de olsa- cennete girecektir. Bu fırsatı kaçıranlar için cennete girme şansı hiç yoktur. Bu sebeple -özellikle bu asırda- imanla kabre girmek için, tahkîkî imanı elde etmeye çalışmak son derece önemlidir.

    3. İbn Âşûr'un, İbn Atıyye'yi (II, 64) tamamlayarak yaptığı açıklamaya göre bağışlanma şansı bakımından insanları dört gruba ayırmak gerekir:

    a. Hak dinin inkârında ısrar ederek ölen kâfirler; bunlar ebedî olarak cehennemde kalacaklardır.

    b. Günahı olmayan (muhsin) müminler; bunlar Allah'ın vaadine göre kesin olarak doğrudan cennete gireceklerdir.

    c. Günah işledikten sonra tövbe eden ve tövbesinde sebat ederek ölen müminler; bunlar da bir önceki müminler gibidir.

    d. Günah işleyip tövbe etmeden ölen müminler. Ehlisünnete göre mutluluk ve esenlik müjdesi veren vaad âyetler genel olmakla beraber maksat özeldir. Bunlarla günahsız müminlerle, günahkârlar içinden Allah'ın ceza vermeyeceği grup kastedilmiştir. Ceza tehdidi içeren vaîd âyetlerinin de zahiri genel olmakla beraber kastedilenler özeldir, belli bir gruptur; yani kafirlerle Allah Teâlâ'mn cezalandıracağı günahkâr müminler kastedilmiştir.

    Sorudaki ayette geçen "Bundan başkasını dilediği kimseler için bağışlar" cümlesi, diğer âyetlerle beraber değerlendirilmelidir. Bu âyet icmal (özet), diğerleri tafsildir (geniş, detaylı açıklamadır). Allah'ın hangi kullarına ceza vermeyi, hangilerine de vermemeyi dileyeceği yine kendisi tarafından diğer âyetlerde açıklanmıştır. Buna göre tövbe eden kimse daha önce müşrik, ehlikitap, günahkâr Müslüman olsa da Allah Teâlâ tarafından bağışlanacak ve tövbesi kabul edilecektir; çünkü O böyle vaad etmiştir.

    Tövbe etmeden ölen günahkâr müminler ise -günahlarını karşılayan ve aşan sevapları, hayırları, iyi işleri, eserleri bulunmadığı takdirde -ebedî olarak değil- günahlarının cezasını çekecek kadar cehennemde kalacaklardır. Allah bunun böyle olmasını istemiş ve iradesini kitabında bildirmiştir. Ayrıca, Allah dilerse imanla ölmüş günahkar bir kulunu da bağışlar. (bk. Kuran Yolu, Diyanet Tefsiri ilgili ayetlerin açıklaması)
    Sorularla islamiyet


  10. 26.Ocak.2011, 19:30
    5
    Feseyekfikehumullah
    ve aleykumusselam ve rahmetullahi

    1. “Allah’ın dilediği kimseler” in kimler olduğunu ancak Allah’ın dilemesi belirler.
    “Allah’ın dilediği kimseler”, imanlı olanlar arasından seçilir. Kâfir/ateist veya müşrik olarak ölenler bu istisna içinde değildir.

    Bağışlanmama hali, tevbe edilmemiş günah içindir ve bu durum, aynı sûrenin 18’inci âyetinde anlatılmıştır: Yoksa, kötülükleri işleyip durduktan sonra ölüm gelip çattığında “Ben şimdi tevbe ettim” diyen kimsenin veya kâfir olarak ölenlerin tevbesi değildir. "Öyleleri için Biz acı bir azap hazırladık."

    Ancak, şirkten tevbe eden ve durumunu düzelten kimseyi de Yüce Allah, af kapsamına almaktadır. Allah’a ortak koşmak ise, gerçekten, hiçbir şekilde bağışlanmasına imkân olmayan bir suçtur. Çünkü bu, tıpkı bir sanatkârın eserini çalarak ilgisiz kişilere mal edercesine, Allah’ın eserlerinden bir kısmı üzerinde Onun malikiyet ve yaratıcılığını inkâr edip, onları Allah tarafından yaratılmış başka varlıklara yakıştırmak anlamına gelir ki, hiç kimse, eser sahibinden böyle bir suçu bağışlamasını beklemez. Rum Suresi 28. ayette bir benzetme ile bu duruma işaret edilmiştir.

    Diğer yandan, Allah’tan başkasına mal edilmek, Allah’ın kulları için de büyük bir iftiradır; onun için, Meryem Suresi 90-91 ve benzeri âyetlerde, bu durum, varlık âlemini öfkelendirecek bir iftira olarak tasvir edilmiştir. Allah’tan başkasına kul olmak gibi bir hakarete uğrayan Allah kullarının haklarını müşriklerden almak da, herhalde, İlâhî adaletten beklenebilecek bir şeydir.

    2. Ayette (Nisa, 4/48, 116), “şirkin dışındaki tüm günahlar, tamamen affedilir” demiyor. Bilakis, “şirk gibi -doğrudan tevhit inancına ters düşen- günahların affa kabiliyetlerinin olmadığı, şirkin dışında kalan günahların ise affedilebileceğini” söylüyor. Ayet, “affa kabiliyetleri olan günahların da herkes için bağışlanmasının söz konusu olduğunu” söylemiyor. “Bu günahların -herkes için değil- yalnız bazı kimseler için affedilebileceğini, bunların da Allah’ın tercih ve dilemesine bağlı olduğunu” söylüyor.

    Eğer bütün günahlar affedilseydi, imtihana gerek kalmazdı. Oysa, imanla kabre gidenlerden de cezaya çarpılacak kimselerin sayısının azımsanmayacak kadar olduğu hususu, ehlisünnetin akidesindendir.

    Yine de bize düşen küfür ve şirkten uzak durmak, günahlarda da ısrar etmemektir. Çünkü, her günah içinde küfre götürecek bir yol vardır. İman, salih amelle birleştiği takdirde, sahibine cennet kapılarını açacak, tek altın anahtardır. İmanla kabre giren -geç de olsa- cennete girecektir. Bu fırsatı kaçıranlar için cennete girme şansı hiç yoktur. Bu sebeple -özellikle bu asırda- imanla kabre girmek için, tahkîkî imanı elde etmeye çalışmak son derece önemlidir.

    3. İbn Âşûr'un, İbn Atıyye'yi (II, 64) tamamlayarak yaptığı açıklamaya göre bağışlanma şansı bakımından insanları dört gruba ayırmak gerekir:

    a. Hak dinin inkârında ısrar ederek ölen kâfirler; bunlar ebedî olarak cehennemde kalacaklardır.

    b. Günahı olmayan (muhsin) müminler; bunlar Allah'ın vaadine göre kesin olarak doğrudan cennete gireceklerdir.

    c. Günah işledikten sonra tövbe eden ve tövbesinde sebat ederek ölen müminler; bunlar da bir önceki müminler gibidir.

    d. Günah işleyip tövbe etmeden ölen müminler. Ehlisünnete göre mutluluk ve esenlik müjdesi veren vaad âyetler genel olmakla beraber maksat özeldir. Bunlarla günahsız müminlerle, günahkârlar içinden Allah'ın ceza vermeyeceği grup kastedilmiştir. Ceza tehdidi içeren vaîd âyetlerinin de zahiri genel olmakla beraber kastedilenler özeldir, belli bir gruptur; yani kafirlerle Allah Teâlâ'mn cezalandıracağı günahkâr müminler kastedilmiştir.

    Sorudaki ayette geçen "Bundan başkasını dilediği kimseler için bağışlar" cümlesi, diğer âyetlerle beraber değerlendirilmelidir. Bu âyet icmal (özet), diğerleri tafsildir (geniş, detaylı açıklamadır). Allah'ın hangi kullarına ceza vermeyi, hangilerine de vermemeyi dileyeceği yine kendisi tarafından diğer âyetlerde açıklanmıştır. Buna göre tövbe eden kimse daha önce müşrik, ehlikitap, günahkâr Müslüman olsa da Allah Teâlâ tarafından bağışlanacak ve tövbesi kabul edilecektir; çünkü O böyle vaad etmiştir.

    Tövbe etmeden ölen günahkâr müminler ise -günahlarını karşılayan ve aşan sevapları, hayırları, iyi işleri, eserleri bulunmadığı takdirde -ebedî olarak değil- günahlarının cezasını çekecek kadar cehennemde kalacaklardır. Allah bunun böyle olmasını istemiş ve iradesini kitabında bildirmiştir. Ayrıca, Allah dilerse imanla ölmüş günahkar bir kulunu da bağışlar. (bk. Kuran Yolu, Diyanet Tefsiri ilgili ayetlerin açıklaması)
    Sorularla islamiyet


  11. 27.Ocak.2011, 05:01
    6
    almanyali67
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Şubat.2008
    Üye No: 10819
    Mesaj Sayısı: 348
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 40

    Cevap: Nisa süresi 48.?

    Allah cc razi olsun -Amin-


  12. 27.Ocak.2011, 05:01
    6
    Devamlı Üye
    Allah cc razi olsun -Amin-


  13. 30.Temmuz.2011, 16:41
    7
    mslmn
    Hak din İslam'dır...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Temmuz.2011
    Üye No: 88988
    Mesaj Sayısı: 445
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 29

    Cevap: Nisa süresi 48.?

    Arkadaşlar banada yardımcı olursanız çok sevinirim

    Geçen gün internette dini konulara bakıyordum ve benim bilmediğim kötü bir davranışım varmış tam bundan tövbe ediyordum kendi kendime Allah'ım bende tövbe ediyorum diyeceğime Haşa ben, Allahım tövbe ediyorum dedim tabiki gönlümden bu geçmedi ağzımdan kaçtı birden sizce bu şirk mdir (Allah korusun )


  14. 30.Temmuz.2011, 16:41
    7
    Hak din İslam'dır...
    Arkadaşlar banada yardımcı olursanız çok sevinirim

    Geçen gün internette dini konulara bakıyordum ve benim bilmediğim kötü bir davranışım varmış tam bundan tövbe ediyordum kendi kendime Allah'ım bende tövbe ediyorum diyeceğime Haşa ben, Allahım tövbe ediyorum dedim tabiki gönlümden bu geçmedi ağzımdan kaçtı birden sizce bu şirk mdir (Allah korusun )


  15. 30.Temmuz.2011, 17:51
    8
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Nisa süresi 48.?

    Alıntı
    mslmn Nickli üyeden alıntı Arkadaşlar banada yardımcı olursanız çok sevinirim

    Geçen gün internette dini konulara bakıyordum ve benim bilmediğim kötü bir davranışım varmış tam bundan tövbe ediyordum kendi kendime Allah'ım bende tövbe ediyorum diyeceğime Haşa ben, Allahım tövbe ediyorum dedim tabiki gönlümden bu geçmedi ağzımdan kaçtı birden sizce bu şirk mdir (Allah korusun )
    Kardeşim bu sorunuz açtığınız başlıkta cevaplanmıştır
    konu başlığı kural gereği değiştirilerek uygun hale getirilmiştir.

    Bkz>>>

    http://www.mumsema.com/showthread.ph...656#post684656


  16. 30.Temmuz.2011, 17:51
    8
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    mslmn Nickli üyeden alıntı Arkadaşlar banada yardımcı olursanız çok sevinirim

    Geçen gün internette dini konulara bakıyordum ve benim bilmediğim kötü bir davranışım varmış tam bundan tövbe ediyordum kendi kendime Allah'ım bende tövbe ediyorum diyeceğime Haşa ben, Allahım tövbe ediyorum dedim tabiki gönlümden bu geçmedi ağzımdan kaçtı birden sizce bu şirk mdir (Allah korusun )
    Kardeşim bu sorunuz açtığınız başlıkta cevaplanmıştır
    konu başlığı kural gereği değiştirilerek uygun hale getirilmiştir.

    Bkz>>>

    http://www.mumsema.com/showthread.ph...656#post684656





+ Yorum Gönder