Konusunu Oylayın.: Ne zaman insan öldürebiliriz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Ne zaman insan öldürebiliriz?
  1. 15.Ocak.2011, 17:38
    1
    ikindi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Kasım.2010
    Üye No: 80576
    Mesaj Sayısı: 323
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Ne zaman insan öldürebiliriz?






    Ne zaman insan öldürebiliriz? Mumsema benim söyle bir sorum var. diyelimki (ALLAH KORUSUN) birisi karimin yada kiz kardesimin irzina gecti, ben onu öldürebilirmiyim, yani namusumu en sevdimin canin acitti. böyle durumda caiz olurmu? degilse ne zmn caizdir?


  2. 15.Ocak.2011, 17:38
    1
    Devamlı Üye



  3. 15.Ocak.2011, 18:08
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: Ne zaman insan öldürebiliriz?




    Konu hakkında bilgi için aşağıdaki yazıyı oku kardeş
    yardımcı olacaktır İnşaAllah...

    ________________________________

    İnsan öldürmenin caiz olduğu durumlar nelerdir?

    Kur'an-ı Kerim'de adam öldürmenin haram olduğunu bildiren birçok ayet vardır. Bu ayetlerin birinde şöyle buyurulur:

    "Allah'ın haram kıldığı cana, haklı bir sebep olmadıkça kıymayın. Kim mazlum olarak öldürülürse biz onun velisine (mirasçısına hakkını isteme konusunda) bir yetki vermişizdir. O da öldürmede aşırı gitmesin. Çünkü o, zaten yardıma mazhar kılınmıştır." (el-İsrâ, 17/33)

    Âdem (a.s.)'ın oğlu Kâbil*in Hâbil'i öldürme suçu, öldürmenin insanlığa tecavüz anlamına gelen bir suç olduğunu gösterir. Nitekim Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: "Bu yüzden İsrâiloğulları'na şu gerçeği hükmettik: Kim bir canı, bir can karşılığında veya yeryüzünde bir fesat çıkarmaktan dolayı olmaksızın, öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur." (el-Mâide, 5/32)

    Katil için kısas cezası şu ayetle sabittir:

    "Ey iman edenler, öldürenler hakkında size kısas (misilleme) yazıldı. Hür hür ile; köle köle ile; dişi dişi ile kısas edilir. Fakat öldürenin lehinde, öldürülenin kardeşi (velisi) tarafından cüz'î bir şey af * olunursa kısas düşer. Artık örfe uyarak, maktulün velisine güzellikle ödemede bulunmak gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve esirgemedir. O halde kim bu aftan ve diyetin edâsından sonra, katile veya yakınlarına karşı tecavüzde bulunursa, onun için pek acıklı bir azap vardır. Ey akıl sahipleri kısasta sizin için bir hayat vardır. Umulur ki sakınırsınız. " (el-Bakara, 2/178-179)

    Kısas hükmü, geçmiş semâvî dinlerde de yer almıştır: "Biz onda (Tevrat*ta) onların üzerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş karşılıktır. Sonuç olarak yaralar birbirine kısastır. Fakat kim bu hakkını bağışlarsa, o kendisine keffârettir. Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse onlar zalimlerin ta kendileridir." (el-Mâide, 5/45)

    Kur'an-ı Kerim, başkasını kasden öldüren katil için bir ceza daha bildirir:

    "Kim bir mümini kasden öldürürse, cezası içinde ebedî kalıcı olmak üzere cehennemdir. Allah ona gazabetmiş ve lânet etmiştir. Ve ona büyük bir azap hazırlamıştır. " (en-Nisâ, 4/93)

    Hadiste, kişinin ancak üç durumda ve hâkim kararıyla öldürülebileceği bildirilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır:

    "Müslümanın kanı ancak üç şeyden birisi ile helâl olur. Zina eden evli, cana karşılık can, dinini terkeden ve İslâm toplumundan ayrılan kimse." (Buhârî, Diyet, 6; Müslim, Kasâme 25; Ebû Davud, Hudud, I; Tirmîzî, Hudud, 15) Bu hadisi İbn Mes'ud (r.a.) rivâyet etmiştir.

    Başka bir rivâyet şöyledir: "Kişinin kanı üç durumda helâl olur: İmandan sonra kâfir olan yahut evlilikten sonra zina eden yahut da haksız yere bir cana kıyan kimse."

    Katlin ve intiharın haramlığı konusunda çeşitli hadisler nakledilmiştir: "Bir müminin öldürülmesi, Allah katında, dünyanın sona ermesinden daha büyük bir olaydır."

    "Şüphesiz, sizin kanlarınız ve mallarınız; bu gününüzün, bu ayınızın ve bu beldenizin haram olduğu gibi birbirinize haramdır." (Buhâri ilim, 37; Hacc, 132; Hudûd, 9; Müslim, Hacc, 147; Tirmîzî, Fiten, 6)

    "Yedi helâk edici şeyden sakınınız. Bir tanesi de haklı durumlar müstesna Allah'ın haram kıldığı cana kıymaktır. " (Buhârî, Müslim, Ebû Davud ve Nesâi)

    Kasden öldürmenin cezasını hadis tesbit etmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Kasden öldürmede kısas vardır. Ancak, maktulün velisinin affetmesi halinde durum değişmektedir."

    Yani başkasını kasden öldüren, maktulün akrabaları tarafından affedilmedikçe ona kısas uygulanması gerekir.

    Kasden adam öldüren kimse asî ve fâsık olur. Onun işi Allah'a kalmıştır. Dilerse ona azap eder, dilerse bağışlar. İslâm âlimlerinin çoğunluğuna göre katilin tevbesi makbûldür. Böyle diyenlerin delilleri şu ayetlerdir:

    "Şüphesiz Allah, kendisine şirk (ortak) koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları dilediği kimseler için bağışlar. " (en-Nisâ, 4/48-116)

    "Şüphesiz Allah bütün günahları mağfiret eder." (ez-Zümer, 39/53) İbn Abbâs (r.a.) katilin bağışlanabileceği konusunda aksi görüştedir. Çünkü birisini kasten öldürenin cehenneme gireceği, Nisâ sûresi 93. ayetle sabittir.

    Diğer yandan yüz kişi öldüren kimsenin tevbesinin bile kabule şayan olduğunu bildiren hadis-i şerif malûm ve meşhurdur. (Buhâri, Enbiya, 54; Müslim, Tevbe, 46-47). Kâtilin, sürekli cehennem ateşine gireceğini bildiren ayetin, tevbe etmeden ölmesi haliyle ilgili olduğu yahut durumunun Cenâb-ı Hakk'ın dilemesine bağlı bulunduğu öne sürülmüştür.

    Şâfiî mezhebi, öldürmenin hükümlerini beş kısma ayırır: Farz, haram, mekruh, mendub ve mubah.

    1- Farz: Mürted (dinden çıkan)'ın tevbe etmediği ve düşman savaşçısının İslâm'a girmediği yahut cizyeyi vermediği zaman öldürülmesi farzdır.

    2- Haram: Kanının dökülmesi caiz olmayan masum kimsenin öldürülmesi haramdır.

    3- Mekruh: Bir kimsenin, kâfir olan hasmını Allah'a ve Resulüne sövdüğü zaman onu öldürmesi mekruhtur.

    4- Mübah: Kısas tatbik edilecek kimseyi veya devlet başkanının savaş esirini öldürmesi mubahtır. Çünkü o maslahata göre öldürüp öldürmemekte serbesttir. Nefis müdafaası için saldırganı öldürmek de mubahtır.

    Dört büyük mezheb imamı, öldürmenin mübah olduğu halleri şu şekilde sıralarlar: Bir kimse yabancı birisinin evine girdiğini; yabancı bir erkeği karısı veya yakın akrabası ile zina ederken görse onu öldürmesi helâldir. Katile kısas gerekmez. Zina, erkekle kadının rızası sonucu oluşmuşsa Hanefi ve Hanbelîlere göre kadının kocası onları suçüstü yakalaması halinde her ikisini de öldürebilir. Eğer erkek, kadını zinaya zorlamışsa kadının bu erkeği öldürmesi mübah görülmüştür. Ancak sonradan zina ettiğini öğrenirse o takdirde öldüremez. Buna devlet yetkilileri ceza verir. Bu durumda erkek karısını boşayabilir.

    Hamdi DÖNDÜREN


  4. 15.Ocak.2011, 18:08
    2
    Silent and lonely rains



    Konu hakkında bilgi için aşağıdaki yazıyı oku kardeş
    yardımcı olacaktır İnşaAllah...

    ________________________________

    İnsan öldürmenin caiz olduğu durumlar nelerdir?

    Kur'an-ı Kerim'de adam öldürmenin haram olduğunu bildiren birçok ayet vardır. Bu ayetlerin birinde şöyle buyurulur:

    "Allah'ın haram kıldığı cana, haklı bir sebep olmadıkça kıymayın. Kim mazlum olarak öldürülürse biz onun velisine (mirasçısına hakkını isteme konusunda) bir yetki vermişizdir. O da öldürmede aşırı gitmesin. Çünkü o, zaten yardıma mazhar kılınmıştır." (el-İsrâ, 17/33)

    Âdem (a.s.)'ın oğlu Kâbil*in Hâbil'i öldürme suçu, öldürmenin insanlığa tecavüz anlamına gelen bir suç olduğunu gösterir. Nitekim Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: "Bu yüzden İsrâiloğulları'na şu gerçeği hükmettik: Kim bir canı, bir can karşılığında veya yeryüzünde bir fesat çıkarmaktan dolayı olmaksızın, öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur." (el-Mâide, 5/32)

    Katil için kısas cezası şu ayetle sabittir:

    "Ey iman edenler, öldürenler hakkında size kısas (misilleme) yazıldı. Hür hür ile; köle köle ile; dişi dişi ile kısas edilir. Fakat öldürenin lehinde, öldürülenin kardeşi (velisi) tarafından cüz'î bir şey af * olunursa kısas düşer. Artık örfe uyarak, maktulün velisine güzellikle ödemede bulunmak gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve esirgemedir. O halde kim bu aftan ve diyetin edâsından sonra, katile veya yakınlarına karşı tecavüzde bulunursa, onun için pek acıklı bir azap vardır. Ey akıl sahipleri kısasta sizin için bir hayat vardır. Umulur ki sakınırsınız. " (el-Bakara, 2/178-179)

    Kısas hükmü, geçmiş semâvî dinlerde de yer almıştır: "Biz onda (Tevrat*ta) onların üzerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş karşılıktır. Sonuç olarak yaralar birbirine kısastır. Fakat kim bu hakkını bağışlarsa, o kendisine keffârettir. Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse onlar zalimlerin ta kendileridir." (el-Mâide, 5/45)

    Kur'an-ı Kerim, başkasını kasden öldüren katil için bir ceza daha bildirir:

    "Kim bir mümini kasden öldürürse, cezası içinde ebedî kalıcı olmak üzere cehennemdir. Allah ona gazabetmiş ve lânet etmiştir. Ve ona büyük bir azap hazırlamıştır. " (en-Nisâ, 4/93)

    Hadiste, kişinin ancak üç durumda ve hâkim kararıyla öldürülebileceği bildirilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır:

    "Müslümanın kanı ancak üç şeyden birisi ile helâl olur. Zina eden evli, cana karşılık can, dinini terkeden ve İslâm toplumundan ayrılan kimse." (Buhârî, Diyet, 6; Müslim, Kasâme 25; Ebû Davud, Hudud, I; Tirmîzî, Hudud, 15) Bu hadisi İbn Mes'ud (r.a.) rivâyet etmiştir.

    Başka bir rivâyet şöyledir: "Kişinin kanı üç durumda helâl olur: İmandan sonra kâfir olan yahut evlilikten sonra zina eden yahut da haksız yere bir cana kıyan kimse."

    Katlin ve intiharın haramlığı konusunda çeşitli hadisler nakledilmiştir: "Bir müminin öldürülmesi, Allah katında, dünyanın sona ermesinden daha büyük bir olaydır."

    "Şüphesiz, sizin kanlarınız ve mallarınız; bu gününüzün, bu ayınızın ve bu beldenizin haram olduğu gibi birbirinize haramdır." (Buhâri ilim, 37; Hacc, 132; Hudûd, 9; Müslim, Hacc, 147; Tirmîzî, Fiten, 6)

    "Yedi helâk edici şeyden sakınınız. Bir tanesi de haklı durumlar müstesna Allah'ın haram kıldığı cana kıymaktır. " (Buhârî, Müslim, Ebû Davud ve Nesâi)

    Kasden öldürmenin cezasını hadis tesbit etmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Kasden öldürmede kısas vardır. Ancak, maktulün velisinin affetmesi halinde durum değişmektedir."

    Yani başkasını kasden öldüren, maktulün akrabaları tarafından affedilmedikçe ona kısas uygulanması gerekir.

    Kasden adam öldüren kimse asî ve fâsık olur. Onun işi Allah'a kalmıştır. Dilerse ona azap eder, dilerse bağışlar. İslâm âlimlerinin çoğunluğuna göre katilin tevbesi makbûldür. Böyle diyenlerin delilleri şu ayetlerdir:

    "Şüphesiz Allah, kendisine şirk (ortak) koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları dilediği kimseler için bağışlar. " (en-Nisâ, 4/48-116)

    "Şüphesiz Allah bütün günahları mağfiret eder." (ez-Zümer, 39/53) İbn Abbâs (r.a.) katilin bağışlanabileceği konusunda aksi görüştedir. Çünkü birisini kasten öldürenin cehenneme gireceği, Nisâ sûresi 93. ayetle sabittir.

    Diğer yandan yüz kişi öldüren kimsenin tevbesinin bile kabule şayan olduğunu bildiren hadis-i şerif malûm ve meşhurdur. (Buhâri, Enbiya, 54; Müslim, Tevbe, 46-47). Kâtilin, sürekli cehennem ateşine gireceğini bildiren ayetin, tevbe etmeden ölmesi haliyle ilgili olduğu yahut durumunun Cenâb-ı Hakk'ın dilemesine bağlı bulunduğu öne sürülmüştür.

    Şâfiî mezhebi, öldürmenin hükümlerini beş kısma ayırır: Farz, haram, mekruh, mendub ve mubah.

    1- Farz: Mürted (dinden çıkan)'ın tevbe etmediği ve düşman savaşçısının İslâm'a girmediği yahut cizyeyi vermediği zaman öldürülmesi farzdır.

    2- Haram: Kanının dökülmesi caiz olmayan masum kimsenin öldürülmesi haramdır.

    3- Mekruh: Bir kimsenin, kâfir olan hasmını Allah'a ve Resulüne sövdüğü zaman onu öldürmesi mekruhtur.

    4- Mübah: Kısas tatbik edilecek kimseyi veya devlet başkanının savaş esirini öldürmesi mubahtır. Çünkü o maslahata göre öldürüp öldürmemekte serbesttir. Nefis müdafaası için saldırganı öldürmek de mubahtır.

    Dört büyük mezheb imamı, öldürmenin mübah olduğu halleri şu şekilde sıralarlar: Bir kimse yabancı birisinin evine girdiğini; yabancı bir erkeği karısı veya yakın akrabası ile zina ederken görse onu öldürmesi helâldir. Katile kısas gerekmez. Zina, erkekle kadının rızası sonucu oluşmuşsa Hanefi ve Hanbelîlere göre kadının kocası onları suçüstü yakalaması halinde her ikisini de öldürebilir. Eğer erkek, kadını zinaya zorlamışsa kadının bu erkeği öldürmesi mübah görülmüştür. Ancak sonradan zina ettiğini öğrenirse o takdirde öldüremez. Buna devlet yetkilileri ceza verir. Bu durumda erkek karısını boşayabilir.

    Hamdi DÖNDÜREN


  5. 15.Ocak.2011, 18:20
    3
    Sergen Osman
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Ocak.2011
    Üye No: 83161
    Mesaj Sayısı: 143
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 24

    Yanıt: Ne zaman insan öldürebiliriz?

    ALLAH razi olsun bu guzel duyuru baslastigin isin.


  6. 15.Ocak.2011, 18:20
    3
    Sergen Osman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    ALLAH razi olsun bu guzel duyuru baslastigin isin.


  7. 15.Ocak.2011, 19:42
    4
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: Ne zaman insan öldürebiliriz?

    Bir gün bir adam, Hazreti ÖMER'e gelerek, karısının zina yaptığını söyler.

    Bunun üzerine Hazreti Ömer (R.A.), şahitlerin varmı...??? der.

    Evet der adam. Yeteri kadar şahidim var.

    Çağırınız şahitleri der Hazreti Ömer (R.A.) ve şahitler teker teker dinlenilmek üzere huzura alınır....

    İlk şahit odaya girer ve Hazreti Ömer (R.A.) ilk şahide sorar. Siz der. Bu adamın bahsettiği kadının, helali olan eşinin, başka bir erkekle zina ettiğini bizzat gördünüzmü.

    Evet der ilk şahit.

    Peki der Hazreti Ömer (R.A) (Dinde öğrenme adına ayıp yoktur. O yüzden açık açık yazacağım izninizle) O erkeğin tenasül uzvunu, kadının uzvunun bizzat içerisindemi gördünüz....

    Evet der ilk şahit. Bizzat gördüm.

    Bu gördüğün şeye Allah adına şahitlik edermisin....???

    Ederim der adam. Allah adına şahitlik ederim.

    Tekrar Allah adına şahitlik edermisin.

    Ederim der adam. Allah adına şahitlik ederim.

    Tekrar Allah adına şahitlik edermisin.

    Ederim der adam. Allah adına şahitlik ederim.

    Bunun üzerine ilk şahit dışarıya çıkarılır ve ikinci şahit çağırılır odaya.

    Aynı sorular ona'da sorulur, aynı cevaplar ve şahitlikler ondanda alınır.

    Bunun üzerine ikinci şahit de dışarıya çıkarılır ve üçüncü şahit çağırılır odaya.

    Aynı sorular ona'da sorulur. aynı cevaplar ve şahitlikler ondanda alınır.

    Bunun üzerine üçüncü şahitde dışarıya çıkarılır ve dördüncü şahit çağrılır odaya.

    Hazreti Ömer (R.A.) aynı soruları ona'da sorar ancak bir fark vardır aralarında.

    Dördüncü şahit tenasül uzvunu görmediğini, sadece yorganın hareket ettiğini gördüğünü söyler.

    Bunun üzerine diğer üç şahit sopa cezasıyla cezalandırılırlar.

    Allah cümlemizden razı olsun. Amin.


  8. 15.Ocak.2011, 19:42
    4
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Bir gün bir adam, Hazreti ÖMER'e gelerek, karısının zina yaptığını söyler.

    Bunun üzerine Hazreti Ömer (R.A.), şahitlerin varmı...??? der.

    Evet der adam. Yeteri kadar şahidim var.

    Çağırınız şahitleri der Hazreti Ömer (R.A.) ve şahitler teker teker dinlenilmek üzere huzura alınır....

    İlk şahit odaya girer ve Hazreti Ömer (R.A.) ilk şahide sorar. Siz der. Bu adamın bahsettiği kadının, helali olan eşinin, başka bir erkekle zina ettiğini bizzat gördünüzmü.

    Evet der ilk şahit.

    Peki der Hazreti Ömer (R.A) (Dinde öğrenme adına ayıp yoktur. O yüzden açık açık yazacağım izninizle) O erkeğin tenasül uzvunu, kadının uzvunun bizzat içerisindemi gördünüz....

    Evet der ilk şahit. Bizzat gördüm.

    Bu gördüğün şeye Allah adına şahitlik edermisin....???

    Ederim der adam. Allah adına şahitlik ederim.

    Tekrar Allah adına şahitlik edermisin.

    Ederim der adam. Allah adına şahitlik ederim.

    Tekrar Allah adına şahitlik edermisin.

    Ederim der adam. Allah adına şahitlik ederim.

    Bunun üzerine ilk şahit dışarıya çıkarılır ve ikinci şahit çağırılır odaya.

    Aynı sorular ona'da sorulur, aynı cevaplar ve şahitlikler ondanda alınır.

    Bunun üzerine ikinci şahit de dışarıya çıkarılır ve üçüncü şahit çağırılır odaya.

    Aynı sorular ona'da sorulur. aynı cevaplar ve şahitlikler ondanda alınır.

    Bunun üzerine üçüncü şahitde dışarıya çıkarılır ve dördüncü şahit çağrılır odaya.

    Hazreti Ömer (R.A.) aynı soruları ona'da sorar ancak bir fark vardır aralarında.

    Dördüncü şahit tenasül uzvunu görmediğini, sadece yorganın hareket ettiğini gördüğünü söyler.

    Bunun üzerine diğer üç şahit sopa cezasıyla cezalandırılırlar.

    Allah cümlemizden razı olsun. Amin.


  9. 16.Ocak.2011, 03:11
    5
    ikindi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Kasım.2010
    Üye No: 80576
    Mesaj Sayısı: 323
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Yanıt: Ne zaman insan öldürebiliriz?

    ilk basta bilgileriniz icin Allah razi olsun. yanliz birkac sorum olcak. simdi hep "mümini öldüren..." diye bahsediliyor. ya kafirse öldürmek istedigim (lütfen yanlis anlamayin öle sey yapmak istedigimden sormuyorum merak ediyorum) o zmn "caiz" olmasi icin hangi durumlar söz konusu olmasi lazim. ve simdi birisi kiz kardesime tecavüz etse bu canini almis gibi birseymi oluyor?


  10. 16.Ocak.2011, 03:11
    5
    Devamlı Üye
    ilk basta bilgileriniz icin Allah razi olsun. yanliz birkac sorum olcak. simdi hep "mümini öldüren..." diye bahsediliyor. ya kafirse öldürmek istedigim (lütfen yanlis anlamayin öle sey yapmak istedigimden sormuyorum merak ediyorum) o zmn "caiz" olmasi icin hangi durumlar söz konusu olmasi lazim. ve simdi birisi kiz kardesime tecavüz etse bu canini almis gibi birseymi oluyor?


  11. 17.Ocak.2011, 01:48
    6
    memocan35
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Ağustos.2008
    Üye No: 29776
    Mesaj Sayısı: 20
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Yanıt: Ne zaman insan öldürebiliriz?

    Ben Kitap okumayı seven ve son günlerde yaşananları karşılaştırarak değerlendirmesini seven insanım öncelikle Başlıkta olduğu gibi Ne zaman insan öldürebiliriz sorusu altında bazı fitne ve fesatçıların kullandığı en önemli bir kozdur.Bu ayetleri insanların gözönüne getirince insanların o fitnecilere karşı pasif kalıyor.Kendi dinini düşündüklerinden haksızlığa dahil sesini çıkartmıyor.Mesela bir savaş çıktı diyelim (ALLAH KORUSUN) İsrail ile filistin arasında İsrailin kafir milletler topluluğu olduğunu günümüzde hepimiz biliyoruz ve kafirlerde diğer islam ülkelerinde gerek medyada gerek ajanlıkta her tür desteği aldığı için Müslümanları gözünün önüne İnsanları öldürmek günahtır diyerek insanları cihad etmelerine engel oluyorlar günümüzde böyle şeyler mevcut her olaya şüphe ile yaklaşıyorum.Şüpheyle yaklaştığım gibide iyi bir netice alıyorum.


  12. 17.Ocak.2011, 01:48
    6
    memocan35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Ben Kitap okumayı seven ve son günlerde yaşananları karşılaştırarak değerlendirmesini seven insanım öncelikle Başlıkta olduğu gibi Ne zaman insan öldürebiliriz sorusu altında bazı fitne ve fesatçıların kullandığı en önemli bir kozdur.Bu ayetleri insanların gözönüne getirince insanların o fitnecilere karşı pasif kalıyor.Kendi dinini düşündüklerinden haksızlığa dahil sesini çıkartmıyor.Mesela bir savaş çıktı diyelim (ALLAH KORUSUN) İsrail ile filistin arasında İsrailin kafir milletler topluluğu olduğunu günümüzde hepimiz biliyoruz ve kafirlerde diğer islam ülkelerinde gerek medyada gerek ajanlıkta her tür desteği aldığı için Müslümanları gözünün önüne İnsanları öldürmek günahtır diyerek insanları cihad etmelerine engel oluyorlar günümüzde böyle şeyler mevcut her olaya şüphe ile yaklaşıyorum.Şüpheyle yaklaştığım gibide iyi bir netice alıyorum.


  13. 17.Ocak.2011, 18:57
    7
    bahadır emin
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ekim.2009
    Üye No: 59587
    Mesaj Sayısı: 292
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: istanbul

    Yanıt: Ne zaman insan öldürebiliriz?

    Usame bin Laden bir alimden fetva almıştı. Amerikalı vatandaşları ve askerlerini filan nerede bulursanız öldürün, helaldir" diye.

    Adamların 50'ye yakın gizli açık üssü var bu topraklarda, atom bombaları var. burdan kalkan uçaklar afganistanda pakistanda ırakta milyonlarca müslümanı öldürüyor.

    bazı fetvalarda sanki burası islam ülkesiymişde burdaki kafirle zımmi statüsü falan diye dokunulmicakmış. külahıma anlatsınlar.

    kendinizi bir abdli bir israilli yerine koyun. sizin ülkeniz takır takır öldürüyor milleti sen vergi veriyosun. gönüllü veya gönülsüz destekliyosun. sonra bizim allameler de onlar masum filan. geç kardeşim çemberlitaşta görüyorum hepsi aynı domuz gibi. insana benzemiyolar. tabi onlarda da halk tabanında muhalefet yapanlar var onlar ayrı .


  14. 17.Ocak.2011, 18:57
    7
    Devamlı Üye
    Usame bin Laden bir alimden fetva almıştı. Amerikalı vatandaşları ve askerlerini filan nerede bulursanız öldürün, helaldir" diye.

    Adamların 50'ye yakın gizli açık üssü var bu topraklarda, atom bombaları var. burdan kalkan uçaklar afganistanda pakistanda ırakta milyonlarca müslümanı öldürüyor.

    bazı fetvalarda sanki burası islam ülkesiymişde burdaki kafirle zımmi statüsü falan diye dokunulmicakmış. külahıma anlatsınlar.

    kendinizi bir abdli bir israilli yerine koyun. sizin ülkeniz takır takır öldürüyor milleti sen vergi veriyosun. gönüllü veya gönülsüz destekliyosun. sonra bizim allameler de onlar masum filan. geç kardeşim çemberlitaşta görüyorum hepsi aynı domuz gibi. insana benzemiyolar. tabi onlarda da halk tabanında muhalefet yapanlar var onlar ayrı .


  15. 17.Ocak.2011, 20:31
    8
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: Ne zaman insan öldürebiliriz?

    Demek Usame'ye akıl veren o şarlatan, bir alimmiş öylemi.?

    Derlerki geçmiş zamanda bir padişah, hızır (A.S.)'ı görmeyi murad eylemiş.

    Tüm tellallarla Hızır (A.S.)'mın bulunmasını emretmiş, derken fakir fukera, garip gureba bir zat, ruyasında hızırı görür. Hızır ona bu vaadi sen ver. Ailen içinde şunları, şunları ve şunları iste saraydan der.

    Adam rüyasından uyanır. Rüyaydı olmaz öyle şey der. Neticede kelleden olmak var. Üstelikte tam kırk gün sürecek bu olay. Rüya işte der..

    Adam ertesi gün yine aynı rüyayı görür. Daha sonraki gün yine aynı rüyayı..

    Eşine ve çocuklarına açar mevzuyu, Hızır (A.S.) bana rüyamda böyle böyle dedi. Bu da her geçen gün tekrarlıyor. Rüyayla amel edilmez bilirim. Ama sefaletimizde katlanılır gibi değil.

    Ben kendimi feda eyliyorum. Kalın sağlıcakla. Deyip, Çıkar hünkarın karşısına.

    Hızır (A.S.)'mın, rüyasında kendisine vasiyet ettiği emtiayı hükümdardan ister ve yine Hızır (A.S.)'mın kırk gün mühlet ver dediği gibi. Kırk gün de mühlet ister.

    Kırkıncı gün sonra döner saraya ve hünkara durumu olduğu gibi anlatır.

    Hünkarda RÜYAYLA AMEL EDEN BU ADAMI, Divanı toplayarak VEZİRLERİNE HAVALE EDER.

    İlk vezire sorar.

    Söyle bakalım vezirim. Bu adamın akıbeti sizce ne ola.

    Vezir söze başlar. Bu soru üzerine.

    Efendimiz, bu adamın boğazını keselim, etini parçalayıp çengellere asalım.

    Bu sırada divanda bir piri fani daha belirir. Vezirin sözleri üzerine şunu söyler.

    Külli şey'in yerciu ila aslıhi..

    İkinci vezire sorar.

    Söyle bakalım vezirim. Bu adamın akıbeti sizce ne ola.

    İkinci vezir söze başlar bu soru üzerine.

    Hünkarım der. Bu adamın derisini yüzüp, İçine saman dolduralım.

    Vezirin sözleri üzerine, yine o piri fani, söze karışır ve..

    Külli şey'in yerciu, ila aslihi.. der.

    Padişah bu sefer üçüncü vezirine döner ve sen ne dersin vezirim. Bu adama ne yapalım diye üçüncü vezire sorar.

    Padişahım bana göre, bu adamı affedin. Size yakışan, sizden beklenen budur. Bu adam önemli bir suç işledi ama sanıldığı kadar da kötü biri değil. Çünkü çoluk çocuğunun rahatı için kendini feda edebilecek kadar da iyi yürekli.

    Vezirin sözleri üzerine, yine o piri fani söze karışır ve..

    Külli şey'in yercui, ila aslıhi. Der.

    Padişah bunun üzerine piri faniye dönerek, nedir o devamlı tekrarladığın söz baba, ne demek istersin. der.

    Senin birinci vezirinin babası kasaptı. Onun için kesmekten, etini çengellere asmaktan bahsetti. Yani aslını gösterdi.

    İkinci vezirin babası yorgancı idi Yorgan yastık, yatak yüzlerine yün, pamuk vb doldururdu. O da babasına çekti.

    Üçüncü vezirin ise babası da vezirdi; O'da soyuna çekti. Büyüklüğünü gösterdi. Benim söylediğim söze gelince evlat.

    Herkes aslına çeker. demektir.

    Veziri azam istersen.. Üçüncü veziri göstererek. İşte sana VEZİR'i AZAM.

    Yok bunun yanında HIZIR (A.S.) görmek dilersen. Kendini göstererek. İşte sana HIZIR(A.S.) der ve kaybolur.

    Eğer zulme uğraması gereken bir kavim vardı ise, taif halkından daha çok kim hak etti onu. O mubarek Peygamberimi (S.A.V.) kan revan içerisinde bırakan kavim onlar değilmiydi. O peygamber ki; kendisine yapılan bu zülme karşı, rabbinin kendisine meleklerle destek verip, O kavmi yok etme taahhüdüne karşı. Aman Allah'ım Olaki bu kavim içerisindende BİR MÜSLÜMAN çıkabilir. demedimi. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.


  16. 17.Ocak.2011, 20:31
    8
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Demek Usame'ye akıl veren o şarlatan, bir alimmiş öylemi.?

    Derlerki geçmiş zamanda bir padişah, hızır (A.S.)'ı görmeyi murad eylemiş.

    Tüm tellallarla Hızır (A.S.)'mın bulunmasını emretmiş, derken fakir fukera, garip gureba bir zat, ruyasında hızırı görür. Hızır ona bu vaadi sen ver. Ailen içinde şunları, şunları ve şunları iste saraydan der.

    Adam rüyasından uyanır. Rüyaydı olmaz öyle şey der. Neticede kelleden olmak var. Üstelikte tam kırk gün sürecek bu olay. Rüya işte der..

    Adam ertesi gün yine aynı rüyayı görür. Daha sonraki gün yine aynı rüyayı..

    Eşine ve çocuklarına açar mevzuyu, Hızır (A.S.) bana rüyamda böyle böyle dedi. Bu da her geçen gün tekrarlıyor. Rüyayla amel edilmez bilirim. Ama sefaletimizde katlanılır gibi değil.

    Ben kendimi feda eyliyorum. Kalın sağlıcakla. Deyip, Çıkar hünkarın karşısına.

    Hızır (A.S.)'mın, rüyasında kendisine vasiyet ettiği emtiayı hükümdardan ister ve yine Hızır (A.S.)'mın kırk gün mühlet ver dediği gibi. Kırk gün de mühlet ister.

    Kırkıncı gün sonra döner saraya ve hünkara durumu olduğu gibi anlatır.

    Hünkarda RÜYAYLA AMEL EDEN BU ADAMI, Divanı toplayarak VEZİRLERİNE HAVALE EDER.

    İlk vezire sorar.

    Söyle bakalım vezirim. Bu adamın akıbeti sizce ne ola.

    Vezir söze başlar. Bu soru üzerine.

    Efendimiz, bu adamın boğazını keselim, etini parçalayıp çengellere asalım.

    Bu sırada divanda bir piri fani daha belirir. Vezirin sözleri üzerine şunu söyler.

    Külli şey'in yerciu ila aslıhi..

    İkinci vezire sorar.

    Söyle bakalım vezirim. Bu adamın akıbeti sizce ne ola.

    İkinci vezir söze başlar bu soru üzerine.

    Hünkarım der. Bu adamın derisini yüzüp, İçine saman dolduralım.

    Vezirin sözleri üzerine, yine o piri fani, söze karışır ve..

    Külli şey'in yerciu, ila aslihi.. der.

    Padişah bu sefer üçüncü vezirine döner ve sen ne dersin vezirim. Bu adama ne yapalım diye üçüncü vezire sorar.

    Padişahım bana göre, bu adamı affedin. Size yakışan, sizden beklenen budur. Bu adam önemli bir suç işledi ama sanıldığı kadar da kötü biri değil. Çünkü çoluk çocuğunun rahatı için kendini feda edebilecek kadar da iyi yürekli.

    Vezirin sözleri üzerine, yine o piri fani söze karışır ve..

    Külli şey'in yercui, ila aslıhi. Der.

    Padişah bunun üzerine piri faniye dönerek, nedir o devamlı tekrarladığın söz baba, ne demek istersin. der.

    Senin birinci vezirinin babası kasaptı. Onun için kesmekten, etini çengellere asmaktan bahsetti. Yani aslını gösterdi.

    İkinci vezirin babası yorgancı idi Yorgan yastık, yatak yüzlerine yün, pamuk vb doldururdu. O da babasına çekti.

    Üçüncü vezirin ise babası da vezirdi; O'da soyuna çekti. Büyüklüğünü gösterdi. Benim söylediğim söze gelince evlat.

    Herkes aslına çeker. demektir.

    Veziri azam istersen.. Üçüncü veziri göstererek. İşte sana VEZİR'i AZAM.

    Yok bunun yanında HIZIR (A.S.) görmek dilersen. Kendini göstererek. İşte sana HIZIR(A.S.) der ve kaybolur.

    Eğer zulme uğraması gereken bir kavim vardı ise, taif halkından daha çok kim hak etti onu. O mubarek Peygamberimi (S.A.V.) kan revan içerisinde bırakan kavim onlar değilmiydi. O peygamber ki; kendisine yapılan bu zülme karşı, rabbinin kendisine meleklerle destek verip, O kavmi yok etme taahhüdüne karşı. Aman Allah'ım Olaki bu kavim içerisindende BİR MÜSLÜMAN çıkabilir. demedimi. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.


  17. 18.Ocak.2011, 14:12
    9
    ikindi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Kasım.2010
    Üye No: 80576
    Mesaj Sayısı: 323
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Yanıt: Ne zaman insan öldürebiliriz?

    Allah razi olsunda hala cevabimi alamadim sanirim


  18. 18.Ocak.2011, 14:12
    9
    Devamlı Üye
    Allah razi olsunda hala cevabimi alamadim sanirim


  19. 18.Ocak.2011, 20:06
    10
    bahadır emin
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ekim.2009
    Üye No: 59587
    Mesaj Sayısı: 292
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: istanbul

    Yanıt: Ne zaman insan öldürebiliriz?

    sivilleri kalsın da askerleri ölsün bari


  20. 18.Ocak.2011, 20:06
    10
    Devamlı Üye
    sivilleri kalsın da askerleri ölsün bari





+ Yorum Gönder