Konusunu Oylayın.: Hz.Muhammed Allah'ı Görmüş Müdür

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Hz.Muhammed Allah'ı Görmüş Müdür
  1. 14.Ocak.2011, 20:19
    1
    Ferhat1991
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2009
    Üye No: 58064
    Mesaj Sayısı: 704
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 26

    Hz.Muhammed Allah'ı Görmüş Müdür






    Hz.Muhammed Allah'ı Görmüş Müdür Mumsema Selamun Aleyküm Kardeşlerim
    Hz.MUHAMMED(S.A.V) ALLAH (CELLE CELALÜHÜ)I Görmüşmüdür ALLAH (CELLE CELALÜHÜ) RAZI OLSUN


  2. 14.Ocak.2011, 20:19
    1
    Ferhat1991 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



  3. 14.Ocak.2011, 21:11
    2
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: Hz.MUHAMMED(S.A.V) ALLAH (CELLE CELALÜHÜ)yü Görmüşmüdür




    Bunda hiç bir surette şek ve şüpheye mahal yoktur.

    Kur'an-ı kerimin tercemelerinde hep miraç olayında cebrail diye geçer. Ancak bu yalnış terceme peygamber efendimizin şanını yücelten Allah'a ve Peygamberine karşı bir iftiradır.

    Konu oldukça uzun ancak istersen bir kardeşin olarak bu konuyu yazmaktanda asla çekinmem, üşengeçlikte göstermem. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.


  4. 14.Ocak.2011, 21:11
    2
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Bunda hiç bir surette şek ve şüpheye mahal yoktur.

    Kur'an-ı kerimin tercemelerinde hep miraç olayında cebrail diye geçer. Ancak bu yalnış terceme peygamber efendimizin şanını yücelten Allah'a ve Peygamberine karşı bir iftiradır.

    Konu oldukça uzun ancak istersen bir kardeşin olarak bu konuyu yazmaktanda asla çekinmem, üşengeçlikte göstermem. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.


  5. 14.Ocak.2011, 21:21
    3
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Yanıt: Hz.MUHAMMED(S.A.V) ALLAH (CELLE CELALÜHÜ)yü Görmüşmüdür

    ve Aleykumusselam ve rahmetullah

    İmam-ı Rabbani diyorki; Ehl-i Sünnet alimleri Allahü Teala'nın dünyada görünmeyeceğini ittifakla bildirmişlerdir

    Hz Muhammedin Mirac olayını ise şöyle yorumluyor alimler..


    İbn-i Abbas şöyle der: “Allah’ı kalbiyle gördü.”

    İmam Gazali Hazretleri şöyle der: “Resulullah (s.a.v.) miraç gecesi dünyadan çıkıp ahirete gitti, cennete girdi ve Allah-u Teâlâ’yı görme devleti ile şereflendi.”

    İbrahim bin Ahmet Beycuri şöyle der: “Ekser ulemaya göre, Peygamberimiz (s.a.v.) Rabb’ini baş gözüyle görmüştür. Her ne kadar Hz. Aişe bunu reddediyorsa da İbn-i Abbas hadisi bunu doğrulamaktadır. İbn-i Abbas Hz. Aişe’den önde gelir. Zira müsbit (ispat eden) ile nefi (reddeden) delili tearuz edince, müsbit tercih edilir. Ayrıca Hz. Aişe İbn-i Abbas’tan daha âlim değildir. Dünyada baş gözü ile Allah’ı görmek, yalnız Hz. Peygamber (s.a.v.)’e mümkün olmuştur.

    Kadı İyadi, Şifa adlı kitabında şöyle der: “Bir grup âlimin fikri Hz. Aişe’nin kavlincedir. İbn-i Mesud’dan ve Ebu Hureyre’den meşhur olarak nakledilen de budur. Bunun üzerine muhaddislerin bir kısmı, dünyada iken ru’yetin mümkün olmadığına kail olurlar. İbn-i Abbas’ın meşhur olan rivayeti ise Rabb’ini görmüş olmasıdır. Hatta İbn-i Abbas; Hâkim, Nesei ve Taberani’nin rivayetlerinde: “Allah-u Teâlâ Musa’ya kelam, İbrahim’e hullet, Muhammed (s.a.v.)’e ru’yet ihtisas buyurdu.” denilmiştir.

    Taftazani, İmam Rabbani ve İmam-ı Azam’a göre, bu ru’yet kalp gözüyle olmuştur.

    İmam Nevevi ise şöyle buyurmuştur: “Ulemanın ekserisine göre, Hz. Peygamber Rabb’ini baştaki gözleriyle görmüştür.”

    Allame İbrahim Lekkani, İmam Eşari ve ashabından bir grup ise ru’yetin baş gözüyle olduğuna kaildir.

    Bediüzzaman Hazretleri de bu konuda şöyle der: “Ta kâb-ı kavseyn makamına çıkarmış, ehadiyet ile kelamına ve ru’yetine mazhar kılmıştır.”

    İbrahim Hakkı Bursevi’ye göre ise göz basiretle birleşmiş ve şekil kazanmaksızın ikisinin birlikte sağladığı bir görüşle Allah’ı görmüştür.

    Netice olarak:Hz. Aişe, İbn-i Mesud ve Ebu Hureyre’ye göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) miraçta Allah’ı görmemiştir.

    İbn-i Abbas, İmam Gazali, İbrahim bin Ahmet Beycuri, Taftazani, İmam Rabbani, İmam-ı Azam, İmam Eşari, Bediüzzaman, İ. Hakkı Bursevi, İmam Nevevi ve ulemanın birçoğu Peygamberimiz’in Allah’ı gördüğüne kaildir.

    Taftazani, İmam Rabbani, İmam Abbas ve İmam-ı Azam’a göre bu ru’yet kalp ile olmuş; diğerlerine göre ise baş gözü ile olmuştur. En iyisini Allah bilir.


  6. 14.Ocak.2011, 21:21
    3
    Feseyekfikehumullah
    ve Aleykumusselam ve rahmetullah

    İmam-ı Rabbani diyorki; Ehl-i Sünnet alimleri Allahü Teala'nın dünyada görünmeyeceğini ittifakla bildirmişlerdir

    Hz Muhammedin Mirac olayını ise şöyle yorumluyor alimler..


    İbn-i Abbas şöyle der: “Allah’ı kalbiyle gördü.”

    İmam Gazali Hazretleri şöyle der: “Resulullah (s.a.v.) miraç gecesi dünyadan çıkıp ahirete gitti, cennete girdi ve Allah-u Teâlâ’yı görme devleti ile şereflendi.”

    İbrahim bin Ahmet Beycuri şöyle der: “Ekser ulemaya göre, Peygamberimiz (s.a.v.) Rabb’ini baş gözüyle görmüştür. Her ne kadar Hz. Aişe bunu reddediyorsa da İbn-i Abbas hadisi bunu doğrulamaktadır. İbn-i Abbas Hz. Aişe’den önde gelir. Zira müsbit (ispat eden) ile nefi (reddeden) delili tearuz edince, müsbit tercih edilir. Ayrıca Hz. Aişe İbn-i Abbas’tan daha âlim değildir. Dünyada baş gözü ile Allah’ı görmek, yalnız Hz. Peygamber (s.a.v.)’e mümkün olmuştur.

    Kadı İyadi, Şifa adlı kitabında şöyle der: “Bir grup âlimin fikri Hz. Aişe’nin kavlincedir. İbn-i Mesud’dan ve Ebu Hureyre’den meşhur olarak nakledilen de budur. Bunun üzerine muhaddislerin bir kısmı, dünyada iken ru’yetin mümkün olmadığına kail olurlar. İbn-i Abbas’ın meşhur olan rivayeti ise Rabb’ini görmüş olmasıdır. Hatta İbn-i Abbas; Hâkim, Nesei ve Taberani’nin rivayetlerinde: “Allah-u Teâlâ Musa’ya kelam, İbrahim’e hullet, Muhammed (s.a.v.)’e ru’yet ihtisas buyurdu.” denilmiştir.

    Taftazani, İmam Rabbani ve İmam-ı Azam’a göre, bu ru’yet kalp gözüyle olmuştur.

    İmam Nevevi ise şöyle buyurmuştur: “Ulemanın ekserisine göre, Hz. Peygamber Rabb’ini baştaki gözleriyle görmüştür.”

    Allame İbrahim Lekkani, İmam Eşari ve ashabından bir grup ise ru’yetin baş gözüyle olduğuna kaildir.

    Bediüzzaman Hazretleri de bu konuda şöyle der: “Ta kâb-ı kavseyn makamına çıkarmış, ehadiyet ile kelamına ve ru’yetine mazhar kılmıştır.”

    İbrahim Hakkı Bursevi’ye göre ise göz basiretle birleşmiş ve şekil kazanmaksızın ikisinin birlikte sağladığı bir görüşle Allah’ı görmüştür.

    Netice olarak:Hz. Aişe, İbn-i Mesud ve Ebu Hureyre’ye göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) miraçta Allah’ı görmemiştir.

    İbn-i Abbas, İmam Gazali, İbrahim bin Ahmet Beycuri, Taftazani, İmam Rabbani, İmam-ı Azam, İmam Eşari, Bediüzzaman, İ. Hakkı Bursevi, İmam Nevevi ve ulemanın birçoğu Peygamberimiz’in Allah’ı gördüğüne kaildir.

    Taftazani, İmam Rabbani, İmam Abbas ve İmam-ı Azam’a göre bu ru’yet kalp ile olmuş; diğerlerine göre ise baş gözü ile olmuştur. En iyisini Allah bilir.


  7. 14.Ocak.2011, 22:09
    4
    Ferhat1991
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2009
    Üye No: 58064
    Mesaj Sayısı: 704
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 26

    Yanıt: Hz.MUHAMMED(S.A.V) ALLAH (CELLE CELALÜHÜ)yü Görmüşmüdür

    ALLAH (CELLE CELALÜHÜ) Razı Olsun


  8. 14.Ocak.2011, 22:09
    4
    Ferhat1991 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    ALLAH (CELLE CELALÜHÜ) Razı Olsun


  9. 15.Ocak.2011, 14:57
    5
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: Hz.MUHAMMED(S.A.V) ALLAH (CELLE CELALÜHÜ)yü Görmüşmüdür

    Necm suresi 1 nci Ayeti Kerime. Batmakta olan yildiza and olsun ki

    Allah-u Taala YEMİN ediyor. Batmakta olan yıldıza and olsun ki, Bir akşam vakti peygamberine, cebraili göndererek Mescidi haram'dan mescidi aksaya yürüten (Götüren) ve onun emrine BURAK'ı (Asgari yaşam şartlarını bünyesinde bulunduran uzay aracını ve dayanımıyla hızı muazzam bir aracı) veren Rabbimiz yemin ediyor. Yemin ettiğide yarattığı ve yarattığı hiç bir şeyi kendinden ayrı gayrı düşünmeyen Rabbimiz aslında yıldıza derken, kendi şanına ve yaratma gücü üzerine yemin ediyor. Hem yaratma gücüne, hemde hareket ettirme gücü üzerine bizzat kendine ve güçlerinin nihayetsizliği üzerine yemin ediyor. O güçleri ve şiddetleri pek kuvvetli olandır.

    Necm suresi 2 nci Ayeti Kerime. Arkadaşınız sapmadı da, azmadı da.

    Onlar Allah'ın resulü için saptı ve azdı dediler. Lakin asla arkadaşınız sapmadı ve azmadıda diyor rabbim.

    Necm suresi 3 ncü Ayeti Kerime. O hevâ'dan konuşmaz.

    O kendi arzu ve isteğinden ve nefsani olarak da konuşmaz. O boştan konuşmaz. O Alemlere Rahmet olarak gönderilmiş peygamber (SAV) kendisine sade bir vahiyle geleni söyler.

    Necm suresi 4 ncü Ayeti Kerime. O ancak kendisine vahyedilen sade bir vahiydir.

    Rabbi ona vahyi sade olarak iletir, O vahiy kanalına ne şeytan nede yarenleri ulaşamazlar. Zira o Rabbinden peygamberine(SAV) tüm sadeliği ve hiç bir katışık olmaksızın iletilen sade bir vahiydir.

    Necm suresi 5 nci Ayeti Kerime. O'nu kuvvetleri çok şiddetli olan öğretti.

    Onu kuvvetleri çok şiddetli olan öğretti. Zira bu kuvvetleri çok şiddetli olan Kur'an-ı Kerim açılımlarında cebrail olarak geçmektedir. Ancak cebrail değil bizzat Allah'u Taaladır. Allahtan başka kuvvetleri çok şiddetli olan olurmu.? Hangi yaratılmışın kuvvetleri rabbinden çok şiddetli olabilir.? (Bu kısmı daha sonra gelen ayetler de bizzat tasditlemektedirler.)

    Necm suresi 6 ncı Ayeti Kerime. O; akıl ve görüşünde kamildir. Hemen doğruluverdi.

    Maalesef Burayıda Kur'an meallerinde cebrail diye açmışlar. O; Akıl ve görünüşünde kamildir. Allah-u Taaladan başka Akılda kamil hangi yaratılmış olabilir. Peki görünüş itibariyle hangi yaratılmış Allah-u Taala'nın kemal sıfatına kamil olan sıfatına ulaşabilir. Zira Allah-u Taala KAMİLDİR diyor. Kemal sıfatları ancak Rabbimindir.

    Necm suresi 7 nci Ayeti Kerime. O, en yüksek ufukta idi.

    Zamanla mekanın bittiği, her şeyi kapsayan arşın üzerinde, olan peygamberin (SAV)ileriye baktığında gördüğü ufuk çizgisinin orada, fakat arşın üzerinde olmayan Allah'u Taalanın, Arştan da istiva ederek. (Ufukta İdi) Yaklaşıyordu. Ufukta değil, (İdi) Arştan da istiva ederek Yaklaşıyordu. Muallaktan geliyor ve yaklaşıyordu.

    Necm suresi 8 nci Ayeti Kerime. Sonra yaklaştıda yaklaştı.

    Sonra misafir ettiği peygamberini(SAV), bir evsahibi edası ve hürmetli bir karşılama ile sabit olan peygambere doğru yaklaştı. Peygamberinin (SAV) karşısına bir anda çıkmadı, Ona korku ve hüzün verecek hiç bir hal içerisinde de olmadı. Uzaktan, ufuk çizgisinin oralardan peygamberin (SAV) göreceği bir şekilde, yavaş yavaş korku ve ürperti salmadan da yaklaştıda yaklaştı.

    Necm suresi 9 ncu Ayeti Kerime. İki yay kadar kaldı araları, yahut daha da yakın.

    Öyleki O hadleri çok iyi bilendir. O Kalplerin esrarını bilendir. O misafirine, O Alemlere Rahmet Olarak gönderdiği peygamberine (SAV) belli bir ölçü ve hadle yaklaştı.
    Necm suresi 10 ncu Ayeti Kerime. Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti.

    Böylece, Allah-u Taala ile Peygamberi, çok yakın bir mesafeden konuşmadılar. Zira Rabbi, zaman ve mekanın dışındaydı. Zaman ve mekanın dışında olan yaradan, ancak zaman ve mekan içerisinde olan peygamberine VAHYEDİYORDU. Bunu belki şu şekilde anlaşılabilir olması bakımından örnekleyebiliriz. Bir vericinin gönderdiği sinyallerin, bir alıcının içinde sese dönüşmesi gibi. (İnşaallah bu benzetmeden dolayı rabbimin avffına uğrarım. Zira bu dahi basit bir hal ve benzetmedir. Ek------.)

    Necm suresi 11 nci Ayet-i Kerime. Gözünün gördüğünü kalbi yalanlamadı.

    O rahmet peygamberi (SAV) Gözünün gördüğünü, daha önce elesti bi rabbikum (Sizin rabbinizim dediği hitabındaki şekliyle aynı gördü.) O asıl şekli üzerine görünmüştü peygamberine (SAV). Peygamberi de O'nu asıl şekli üzere tasdit etti. SADDAK, BU BENİM RABBİMDİR dedi. Kalbiyle de tasdik etti.

    Necm suresi 12 nci Ayeti kerime. Yine de siz gördüğü (şey) üzerinde onunla tartışacak mısınız.

    Rabbi peygamberinin (SAV) kendisini bizzat gördüğünü ve onun gördükleri hakkında onunla veya gördümü görmedimi tartışma yapanlarada, Siz peygamberin gördüğü hakkında, Onunla tartışacakmısınız diye de sormaktadır. Zira O muhammed-un emin'dir ve O asla yalan söylemez, O'nunda gördüğünü bizzat peygamber (SAV) değil, Allah-u Taala Ayeti kerimesinde bildirmektedir.

    Necm suresi 13 ncü Ayeti Kerime. Ve andolsun ki onu, inerken bir kere daha gördü

    Allah'u Taala sidret-ul muntehaya kadar Peygamberini yolcu etti. Zira orada bekleyen cebrail, bir nebze dahi ileriye gidemem, yanarım. Diyen cebrail, Haddinin ve hududunun en son sınırında peygamberin dönüşünü bekleyen cebrail'in Olduğu yere kadar da onu yolcu etti. Peygamber (SAV)'de Allah-u Taala'nın Ahlakıyla ahlaklanan peygamber (SAV), Beni rabbim terbiye etti ne güzel terbiye etti diyen Peygamber (SAV)'de misafirlerini kapıya kadar bizlere sünnet olması için refakatle birlikte yolcu ederdi. Bir çok Kur'an-ı Kerim meallerinde cebrailin o sınırda beklediği halde. Oradan bir nebze dahi ileri gidemeyen cebraili, alıp bu olayların hepsinin cebraille peygamber arasında geçmiş gibi gösterilmesi vardır ve bu hakikaten büyük bir iftiradan ibarettir. Halbuki peygamber efendimiz (SAV), cebrailin beklemek zorunda olduğu ve haddinin son merhalesi olan sidret-ul munteha'ya dönmek üzeredir. ve Rabbi de O'nu görüldüğü ve asıl şekli üzerine, peygamberinin yabancılamayacağı şekli üzerine, elesti bi rabbikum hitabındaki şekli üzerine yolcu etmektedir.

    Necm suresi 14 ncü Ayeti Kerime. En son sidrenin yanında.

    En son sidrenin yanı. Cebrailin peygamber efendimize bundan öte bana yol yok, bundan sonrasına sen selahiyattarsın dediği yere dönmektedir peygamber(SAV), O cebraili bıraktığı sidret-ul munteha'ya dönmektedir. O kendisinden önce hiç bir insanında gitmediği, Rabbinin takdir ve taltifine kavuşmuş bir peygamber (SAV) olarak gittiği yerden dönüştedir. Sidreye ulaşmış, Rabbi de ona orada bir kez daha görünmüştür. Artık o, rabbine görüşçe hiçde yabancı değildir. Uzaklardan yaklaşarak gelmeside gerekme mektedir. O rabbini orada var olan hakiki şekli üzere tekrar görür ve görmüştür.

    Dahasıda var amma yazı çok uzun oldu. Olaki okumakta üşengeçliç çekilir. Bu kadarla iktifa edelim şimdilik inşaallah. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.

    Not.: Burada zahiri bir ilmede vakıf oluyoruz inşaallah. BURAK denilen araç o kadar hızlıdırki, Peygamber efendimiz tüm bunları yaşayıp tekrar yatağına döndüğünde döşeğini bıraktığı şekliyle ve sıcaklığıyla bulur. Bu da hızın zamanı durduğunun kesin bir delili olarak bu ayetlerden çıkarılabilecek bir zahiri ilimin tasdiki olarakda karşımızdadır.


  10. 15.Ocak.2011, 14:57
    5
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Necm suresi 1 nci Ayeti Kerime. Batmakta olan yildiza and olsun ki

    Allah-u Taala YEMİN ediyor. Batmakta olan yıldıza and olsun ki, Bir akşam vakti peygamberine, cebraili göndererek Mescidi haram'dan mescidi aksaya yürüten (Götüren) ve onun emrine BURAK'ı (Asgari yaşam şartlarını bünyesinde bulunduran uzay aracını ve dayanımıyla hızı muazzam bir aracı) veren Rabbimiz yemin ediyor. Yemin ettiğide yarattığı ve yarattığı hiç bir şeyi kendinden ayrı gayrı düşünmeyen Rabbimiz aslında yıldıza derken, kendi şanına ve yaratma gücü üzerine yemin ediyor. Hem yaratma gücüne, hemde hareket ettirme gücü üzerine bizzat kendine ve güçlerinin nihayetsizliği üzerine yemin ediyor. O güçleri ve şiddetleri pek kuvvetli olandır.

    Necm suresi 2 nci Ayeti Kerime. Arkadaşınız sapmadı da, azmadı da.

    Onlar Allah'ın resulü için saptı ve azdı dediler. Lakin asla arkadaşınız sapmadı ve azmadıda diyor rabbim.

    Necm suresi 3 ncü Ayeti Kerime. O hevâ'dan konuşmaz.

    O kendi arzu ve isteğinden ve nefsani olarak da konuşmaz. O boştan konuşmaz. O Alemlere Rahmet olarak gönderilmiş peygamber (SAV) kendisine sade bir vahiyle geleni söyler.

    Necm suresi 4 ncü Ayeti Kerime. O ancak kendisine vahyedilen sade bir vahiydir.

    Rabbi ona vahyi sade olarak iletir, O vahiy kanalına ne şeytan nede yarenleri ulaşamazlar. Zira o Rabbinden peygamberine(SAV) tüm sadeliği ve hiç bir katışık olmaksızın iletilen sade bir vahiydir.

    Necm suresi 5 nci Ayeti Kerime. O'nu kuvvetleri çok şiddetli olan öğretti.

    Onu kuvvetleri çok şiddetli olan öğretti. Zira bu kuvvetleri çok şiddetli olan Kur'an-ı Kerim açılımlarında cebrail olarak geçmektedir. Ancak cebrail değil bizzat Allah'u Taaladır. Allahtan başka kuvvetleri çok şiddetli olan olurmu.? Hangi yaratılmışın kuvvetleri rabbinden çok şiddetli olabilir.? (Bu kısmı daha sonra gelen ayetler de bizzat tasditlemektedirler.)

    Necm suresi 6 ncı Ayeti Kerime. O; akıl ve görüşünde kamildir. Hemen doğruluverdi.

    Maalesef Burayıda Kur'an meallerinde cebrail diye açmışlar. O; Akıl ve görünüşünde kamildir. Allah-u Taaladan başka Akılda kamil hangi yaratılmış olabilir. Peki görünüş itibariyle hangi yaratılmış Allah-u Taala'nın kemal sıfatına kamil olan sıfatına ulaşabilir. Zira Allah-u Taala KAMİLDİR diyor. Kemal sıfatları ancak Rabbimindir.

    Necm suresi 7 nci Ayeti Kerime. O, en yüksek ufukta idi.

    Zamanla mekanın bittiği, her şeyi kapsayan arşın üzerinde, olan peygamberin (SAV)ileriye baktığında gördüğü ufuk çizgisinin orada, fakat arşın üzerinde olmayan Allah'u Taalanın, Arştan da istiva ederek. (Ufukta İdi) Yaklaşıyordu. Ufukta değil, (İdi) Arştan da istiva ederek Yaklaşıyordu. Muallaktan geliyor ve yaklaşıyordu.

    Necm suresi 8 nci Ayeti Kerime. Sonra yaklaştıda yaklaştı.

    Sonra misafir ettiği peygamberini(SAV), bir evsahibi edası ve hürmetli bir karşılama ile sabit olan peygambere doğru yaklaştı. Peygamberinin (SAV) karşısına bir anda çıkmadı, Ona korku ve hüzün verecek hiç bir hal içerisinde de olmadı. Uzaktan, ufuk çizgisinin oralardan peygamberin (SAV) göreceği bir şekilde, yavaş yavaş korku ve ürperti salmadan da yaklaştıda yaklaştı.

    Necm suresi 9 ncu Ayeti Kerime. İki yay kadar kaldı araları, yahut daha da yakın.

    Öyleki O hadleri çok iyi bilendir. O Kalplerin esrarını bilendir. O misafirine, O Alemlere Rahmet Olarak gönderdiği peygamberine (SAV) belli bir ölçü ve hadle yaklaştı.
    Necm suresi 10 ncu Ayeti Kerime. Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti.

    Böylece, Allah-u Taala ile Peygamberi, çok yakın bir mesafeden konuşmadılar. Zira Rabbi, zaman ve mekanın dışındaydı. Zaman ve mekanın dışında olan yaradan, ancak zaman ve mekan içerisinde olan peygamberine VAHYEDİYORDU. Bunu belki şu şekilde anlaşılabilir olması bakımından örnekleyebiliriz. Bir vericinin gönderdiği sinyallerin, bir alıcının içinde sese dönüşmesi gibi. (İnşaallah bu benzetmeden dolayı rabbimin avffına uğrarım. Zira bu dahi basit bir hal ve benzetmedir. Ek------.)

    Necm suresi 11 nci Ayet-i Kerime. Gözünün gördüğünü kalbi yalanlamadı.

    O rahmet peygamberi (SAV) Gözünün gördüğünü, daha önce elesti bi rabbikum (Sizin rabbinizim dediği hitabındaki şekliyle aynı gördü.) O asıl şekli üzerine görünmüştü peygamberine (SAV). Peygamberi de O'nu asıl şekli üzere tasdit etti. SADDAK, BU BENİM RABBİMDİR dedi. Kalbiyle de tasdik etti.

    Necm suresi 12 nci Ayeti kerime. Yine de siz gördüğü (şey) üzerinde onunla tartışacak mısınız.

    Rabbi peygamberinin (SAV) kendisini bizzat gördüğünü ve onun gördükleri hakkında onunla veya gördümü görmedimi tartışma yapanlarada, Siz peygamberin gördüğü hakkında, Onunla tartışacakmısınız diye de sormaktadır. Zira O muhammed-un emin'dir ve O asla yalan söylemez, O'nunda gördüğünü bizzat peygamber (SAV) değil, Allah-u Taala Ayeti kerimesinde bildirmektedir.

    Necm suresi 13 ncü Ayeti Kerime. Ve andolsun ki onu, inerken bir kere daha gördü

    Allah'u Taala sidret-ul muntehaya kadar Peygamberini yolcu etti. Zira orada bekleyen cebrail, bir nebze dahi ileriye gidemem, yanarım. Diyen cebrail, Haddinin ve hududunun en son sınırında peygamberin dönüşünü bekleyen cebrail'in Olduğu yere kadar da onu yolcu etti. Peygamber (SAV)'de Allah-u Taala'nın Ahlakıyla ahlaklanan peygamber (SAV), Beni rabbim terbiye etti ne güzel terbiye etti diyen Peygamber (SAV)'de misafirlerini kapıya kadar bizlere sünnet olması için refakatle birlikte yolcu ederdi. Bir çok Kur'an-ı Kerim meallerinde cebrailin o sınırda beklediği halde. Oradan bir nebze dahi ileri gidemeyen cebraili, alıp bu olayların hepsinin cebraille peygamber arasında geçmiş gibi gösterilmesi vardır ve bu hakikaten büyük bir iftiradan ibarettir. Halbuki peygamber efendimiz (SAV), cebrailin beklemek zorunda olduğu ve haddinin son merhalesi olan sidret-ul munteha'ya dönmek üzeredir. ve Rabbi de O'nu görüldüğü ve asıl şekli üzerine, peygamberinin yabancılamayacağı şekli üzerine, elesti bi rabbikum hitabındaki şekli üzerine yolcu etmektedir.

    Necm suresi 14 ncü Ayeti Kerime. En son sidrenin yanında.

    En son sidrenin yanı. Cebrailin peygamber efendimize bundan öte bana yol yok, bundan sonrasına sen selahiyattarsın dediği yere dönmektedir peygamber(SAV), O cebraili bıraktığı sidret-ul munteha'ya dönmektedir. O kendisinden önce hiç bir insanında gitmediği, Rabbinin takdir ve taltifine kavuşmuş bir peygamber (SAV) olarak gittiği yerden dönüştedir. Sidreye ulaşmış, Rabbi de ona orada bir kez daha görünmüştür. Artık o, rabbine görüşçe hiçde yabancı değildir. Uzaklardan yaklaşarak gelmeside gerekme mektedir. O rabbini orada var olan hakiki şekli üzere tekrar görür ve görmüştür.

    Dahasıda var amma yazı çok uzun oldu. Olaki okumakta üşengeçliç çekilir. Bu kadarla iktifa edelim şimdilik inşaallah. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.

    Not.: Burada zahiri bir ilmede vakıf oluyoruz inşaallah. BURAK denilen araç o kadar hızlıdırki, Peygamber efendimiz tüm bunları yaşayıp tekrar yatağına döndüğünde döşeğini bıraktığı şekliyle ve sıcaklığıyla bulur. Bu da hızın zamanı durduğunun kesin bir delili olarak bu ayetlerden çıkarılabilecek bir zahiri ilimin tasdiki olarakda karşımızdadır.


  11. 18.Ocak.2011, 10:16
    6
    draste
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ocak.2011
    Üye No: 83267
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Yanıt: Hz.Muhammed (sav) Allah (cc)'yü Görmüşmüdür?

    selam aleykum. Hammadun kardeş. hakkaten cebrail sidrede beklerken nasıl oluyorda sidreyi geçip sonra peygamberle sav. bu tür bir görüşme yapıyor Konuyu iyi yakalamışsın yada yakalayan birinimi tanıyorsun. Allaha emanet ol.


  12. 18.Ocak.2011, 10:16
    6
    Üye
    selam aleykum. Hammadun kardeş. hakkaten cebrail sidrede beklerken nasıl oluyorda sidreyi geçip sonra peygamberle sav. bu tür bir görüşme yapıyor Konuyu iyi yakalamışsın yada yakalayan birinimi tanıyorsun. Allaha emanet ol.


  13. 18.Ocak.2011, 18:23
    7
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: Hz.Muhammed (sav) Allah (cc)'yü Görmüşmüdür?

    Allah razı olsun Ehl-i sünnet ve Hamadun kardeşlerden..Bazı ilmi az olmasına rağmen alimce konuştuğunu zanneden zavallılara rağmen mükemmel izah etmişsiniz olayı...


  14. 18.Ocak.2011, 18:23
    7
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Allah razı olsun Ehl-i sünnet ve Hamadun kardeşlerden..Bazı ilmi az olmasına rağmen alimce konuştuğunu zanneden zavallılara rağmen mükemmel izah etmişsiniz olayı...


  15. 18.Ocak.2011, 19:09
    8
    Ferhat1991
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2009
    Üye No: 58064
    Mesaj Sayısı: 704
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 26

    Yanıt: Hz.Muhammed (sav) Allah (cc)'yü Görmüşmüdür?

    ALLAH (CELLE CELLAHÜ) RAZI olsun kardeşim cevaplarınız için


  16. 18.Ocak.2011, 19:09
    8
    Ferhat1991 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    ALLAH (CELLE CELLAHÜ) RAZI olsun kardeşim cevaplarınız için


  17. 19.Ocak.2011, 00:51
    9
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: Hz.Muhammed (sav) Allah (cc)'yü Görmüşmüdür?

    Muhakkak, konuyu yakalayan birileri vardır draste kardeşim. Rabbim sendende razı olsun aziz83 kardeşim, Biz dahi, bildiğimiz her şeyden vazgeçip, mevlana hazretleri gibi, bir çok kitabın kapağını kapatıp, zihnimizdekilerin bir çoğunuda, konuyu yakalayanların önüne serdik ki; o bildiklerimizi ayıklasın diye. Efendi biziz şimdilik. Şimdilik efendi biziz..... Zira biz öğrenciyiz, beşikten mezara dek ilim alan efendi biz. İlim öğretmekle yükümlü olan köle ise o. Kendimize bir köle bulduk. Elhamdulillah. Ücretini rabbimden bekliyor. Öyleya bizde boş değiliz doğrusu. Sahibimiz var, hemde tüm mülkün sahibi olan Allah. O'nun katında hazineleri ve ikramlarıda pek çoktur. İnşaallah rabbim, ücretini yaptıkları iyi işler ve dağıttığı ilimler sebebiyle, cennetini satın alan kullarından olmak üzere tanzim etsin kölemin. dahi bizim. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.


  18. 19.Ocak.2011, 00:51
    9
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Muhakkak, konuyu yakalayan birileri vardır draste kardeşim. Rabbim sendende razı olsun aziz83 kardeşim, Biz dahi, bildiğimiz her şeyden vazgeçip, mevlana hazretleri gibi, bir çok kitabın kapağını kapatıp, zihnimizdekilerin bir çoğunuda, konuyu yakalayanların önüne serdik ki; o bildiklerimizi ayıklasın diye. Efendi biziz şimdilik. Şimdilik efendi biziz..... Zira biz öğrenciyiz, beşikten mezara dek ilim alan efendi biz. İlim öğretmekle yükümlü olan köle ise o. Kendimize bir köle bulduk. Elhamdulillah. Ücretini rabbimden bekliyor. Öyleya bizde boş değiliz doğrusu. Sahibimiz var, hemde tüm mülkün sahibi olan Allah. O'nun katında hazineleri ve ikramlarıda pek çoktur. İnşaallah rabbim, ücretini yaptıkları iyi işler ve dağıttığı ilimler sebebiyle, cennetini satın alan kullarından olmak üzere tanzim etsin kölemin. dahi bizim. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.


  19. 13.Ekim.2015, 18:19
    10
    Misafir

    Cevap: Yanıt: Hz.Muhammed (sav) Allah (cc)'yü Görmüşmüdür?

    arkadaşlar ALLAH vardır birdir tekdir HZ.MUHAMMED onun kulu verasuludur


  20. 13.Ekim.2015, 18:19
    10
    şcvşgfög - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    şcvşgfög
    Misafir
    arkadaşlar ALLAH vardır birdir tekdir HZ.MUHAMMED onun kulu verasuludur





+ Yorum Gönder