Konusunu Oylayın.: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca
  1. 21.Ekim.2012, 10:42
    205
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    reklam


    "bu ayet müşrikler içindir" savunması yanlış bir savunmadır, kuran evrenseldir ve tüm insanlığı hakka çağırmak için inmiştir.


  2. 21.Ekim.2012, 10:42
    205
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    reklam


    "bu ayet müşrikler içindir" savunması yanlış bir savunmadır, kuran evrenseldir ve tüm insanlığı hakka çağırmak için inmiştir.


  3. 21.Ekim.2012, 15:35
    206
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    reklam


    çelebiler Nickli Üyeden Alıntı
    Neymiş kıssadan hisse ? Demek ki yahudi ve hırıstiyan din adamları,cüppeli gibi yalancı değilmiş.
    Pervasızlığın bu kadarıda olmaz yahu ....Acaba yahudi ve hristayanlar bir tarafta olsa Bir tarafta tasavvuf ehli olsa siz hangisini severdiniz?


  4. 21.Ekim.2012, 15:35
    206
    Devamlı Üye
    reklam


    çelebiler Nickli Üyeden Alıntı
    Neymiş kıssadan hisse ? Demek ki yahudi ve hırıstiyan din adamları,cüppeli gibi yalancı değilmiş.
    Pervasızlığın bu kadarıda olmaz yahu ....Acaba yahudi ve hristayanlar bir tarafta olsa Bir tarafta tasavvuf ehli olsa siz hangisini severdiniz?


  5. 21.Ekim.2012, 16:09
    207
    ELHAMDULİLLAH
    İnşaAllah Devamlı Üye.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Eylül.2012
    Üye No: 97696
    Mesaj Sayısı: 454
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    Hoş geldiniz, ömerhattab kardeşim hoş geldiniz.

    Onlarında kabahati yok aslında, O'nlara TASAVVUF'u FELSEFE diye sunmuşlar. TASAVVUFU FELSEFE biliyorlar. Bu durumdada bir yere kadar da haklılar. Ancak ŞERİAT, TARİKAT, MARİFET, HAKİKAT yoluna bir şekilde yabancı bırakılıyorlar ki; O'nlardan önce EHLİ KİTAB'ın yaptığı gibi.

    Öğrencilerinden biri Hz. Mevlâna'ya sormuş;

    " Efendim, bu dört kapı meselesini pek anlayamıyorum.Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız? "
    " Şimdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört kişi var ve hepsi rahlelerine eğilmiş.
    Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at,sonra gel anlatayım."

    Öğrenci gitmiş, birincinin ensesine bir tokat akşetmiş.
    Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir tokatla Hz. Mevlâna'nın öğrencisini yere yıkmış.
    Öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek ama hocasına itaat var.

    Yaradana güvenip ikinciye de bir tokat akşetmiş.
    O da derhal ayağa kalkıp elini kaldırmış.
    Tam tokadı vuracakken vazgeçip yerine oturmuş.

    Öğrenci devam etmiş, üçüncüye de bir tokat atmış.
    Üçüncü şöyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş.

    Dördüncü tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına devam etmiş.
    Öğrenci Hz. Mevlâna'ya dönmüş, olanları anlatmış.

    Hz. Mevlâna; " İşte sana istediğin örnekler...
    - Birinci, şeriat kapısını geçememiş biri idi.
    Şeriatta kısasa kısas olduğu çin , tokadı yiyince kalktı, aynısını sana iade etti.

    - İkinci, tarikat kapısındadır.
    Tokadı yiyince o da kalktı, tam tokadı iade edecekti ki tarikat öğretisinde verdiği söz geldi.
    " Sana kötülük yapana bile iyilik yap." Onun için döndü oturdu.

    - Üçüncü, marifet kapısına kadar gelmiştir.
    İyinin ve kötünün tek Yaradan'dan geldiğini bilir, inanır.
    Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye merakından şöyle dönüp baktı.

    - Dördüncü, hakikat kapısına da geçmiştir.
    İyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu ve aynı olduğunu bilir.
    Onun için dönüp bakmadı bile...

    böyle diyordu Hz. Mevlâna ( Rh. A) ....


  6. 21.Ekim.2012, 16:09
    207
    İnşaAllah Devamlı Üye.
    Hoş geldiniz, ömerhattab kardeşim hoş geldiniz.

    Onlarında kabahati yok aslında, O'nlara TASAVVUF'u FELSEFE diye sunmuşlar. TASAVVUFU FELSEFE biliyorlar. Bu durumdada bir yere kadar da haklılar. Ancak ŞERİAT, TARİKAT, MARİFET, HAKİKAT yoluna bir şekilde yabancı bırakılıyorlar ki; O'nlardan önce EHLİ KİTAB'ın yaptığı gibi.

    Öğrencilerinden biri Hz. Mevlâna'ya sormuş;

    " Efendim, bu dört kapı meselesini pek anlayamıyorum.Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız? "
    " Şimdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört kişi var ve hepsi rahlelerine eğilmiş.
    Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at,sonra gel anlatayım."

    Öğrenci gitmiş, birincinin ensesine bir tokat akşetmiş.
    Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir tokatla Hz. Mevlâna'nın öğrencisini yere yıkmış.
    Öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek ama hocasına itaat var.

    Yaradana güvenip ikinciye de bir tokat akşetmiş.
    O da derhal ayağa kalkıp elini kaldırmış.
    Tam tokadı vuracakken vazgeçip yerine oturmuş.

    Öğrenci devam etmiş, üçüncüye de bir tokat atmış.
    Üçüncü şöyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş.

    Dördüncü tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına devam etmiş.
    Öğrenci Hz. Mevlâna'ya dönmüş, olanları anlatmış.

    Hz. Mevlâna; " İşte sana istediğin örnekler...
    - Birinci, şeriat kapısını geçememiş biri idi.
    Şeriatta kısasa kısas olduğu çin , tokadı yiyince kalktı, aynısını sana iade etti.

    - İkinci, tarikat kapısındadır.
    Tokadı yiyince o da kalktı, tam tokadı iade edecekti ki tarikat öğretisinde verdiği söz geldi.
    " Sana kötülük yapana bile iyilik yap." Onun için döndü oturdu.

    - Üçüncü, marifet kapısına kadar gelmiştir.
    İyinin ve kötünün tek Yaradan'dan geldiğini bilir, inanır.
    Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye merakından şöyle dönüp baktı.

    - Dördüncü, hakikat kapısına da geçmiştir.
    İyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu ve aynı olduğunu bilir.
    Onun için dönüp bakmadı bile...

    böyle diyordu Hz. Mevlâna ( Rh. A) ....


  7. 21.Ekim.2012, 16:16
    208
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    Elhamdüllah kardeşim Bunlar imam gazalinin felsefe dalan alimlere reddiyeler yazdıklarını bilmiyorlar mı?Eğer bunlar cumhuriyet döneminde tekke ve zaviyelerin kapatılması döneminde asılan sarıklı alimleri bilmiyorlar mı?


  8. 21.Ekim.2012, 16:16
    208
    Devamlı Üye
    Elhamdüllah kardeşim Bunlar imam gazalinin felsefe dalan alimlere reddiyeler yazdıklarını bilmiyorlar mı?Eğer bunlar cumhuriyet döneminde tekke ve zaviyelerin kapatılması döneminde asılan sarıklı alimleri bilmiyorlar mı?


  9. 21.Ekim.2012, 16:17
    209
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    "O'nlara TASAVVUF'u FELSEFE diye sunmuşlar"
    felsefe bile bir yere kadar mantık içerir, fakat bidat olan tasavvuf dini(tevhid-sünnet çizgisindeki tasavvufu tenzih ediyorum) biraz ortaya karışık olduğundan(islam, platon ve plotinos un felsefi görüşleri, hint inanışları, orta asya şamanist inanışları, eski iran inanışları) bizden uzaktır.


  10. 21.Ekim.2012, 16:17
    209
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    "O'nlara TASAVVUF'u FELSEFE diye sunmuşlar"
    felsefe bile bir yere kadar mantık içerir, fakat bidat olan tasavvuf dini(tevhid-sünnet çizgisindeki tasavvufu tenzih ediyorum) biraz ortaya karışık olduğundan(islam, platon ve plotinos un felsefi görüşleri, hint inanışları, orta asya şamanist inanışları, eski iran inanışları) bizden uzaktır.


  11. 21.Ekim.2012, 16:18
    210
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    bu arada felsefe metod olarak aklı ilah yerine koyma, teorileri de vahiy bellemektir savunduğumu çıkarmayın.


  12. 21.Ekim.2012, 16:18
    210
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    bu arada felsefe metod olarak aklı ilah yerine koyma, teorileri de vahiy bellemektir savunduğumu çıkarmayın.


  13. 21.Ekim.2012, 16:19
    211
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    karadamlalar Nickli Üyeden Alıntı
    "O'nlara TASAVVUF'u FELSEFE diye sunmuşlar"felsefe bile bir yere kadar mantık içerir, fakat bidat olan tasavvuf dini(tevhid-sünnet çizgisindeki tasavvufu tenzih ediyorum) biraz ortaya karışık olduğundan(islam, platon ve plotinos un felsefi görüşleri, hint inanışları, orta asya şamanist inanışları, eski iran inanışları) bizden uzaktır.
    Tasavvuf bidatları nelerdir ?


  14. 21.Ekim.2012, 16:19
    211
    Devamlı Üye
    karadamlalar Nickli Üyeden Alıntı
    "O'nlara TASAVVUF'u FELSEFE diye sunmuşlar"felsefe bile bir yere kadar mantık içerir, fakat bidat olan tasavvuf dini(tevhid-sünnet çizgisindeki tasavvufu tenzih ediyorum) biraz ortaya karışık olduğundan(islam, platon ve plotinos un felsefi görüşleri, hint inanışları, orta asya şamanist inanışları, eski iran inanışları) bizden uzaktır.
    Tasavvuf bidatları nelerdir ?


  15. 21.Ekim.2012, 16:22
    212
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    şu zamana kadar haftalarca tartıştığımız tasavvuf konuları tasavvufun bidat olan kısmını gösterir. islam itikadından sapmalar, yeni ibadetler(hatme, rabıta vs vs) ...


  16. 21.Ekim.2012, 16:22
    212
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    şu zamana kadar haftalarca tartıştığımız tasavvuf konuları tasavvufun bidat olan kısmını gösterir. islam itikadından sapmalar, yeni ibadetler(hatme, rabıta vs vs) ...


  17. 21.Ekim.2012, 16:27
    213
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    karadamlalar Nickli Üyeden Alıntı
    şu zamana kadar haftalarca tartıştığımız tasavvuf konuları tasavvufun bidat olan kısmını gösterir. islam itikadından sapmalar, yeni ibadetler(hatme, rabıta vs vs) ...
    şimdi hatme konusu siz Allahı ziktretmiyormusunuz?Rabıta siz sevdiğiniz insanları düşünmüyormusunuz?


  18. 21.Ekim.2012, 16:27
    213
    Devamlı Üye
    karadamlalar Nickli Üyeden Alıntı
    şu zamana kadar haftalarca tartıştığımız tasavvuf konuları tasavvufun bidat olan kısmını gösterir. islam itikadından sapmalar, yeni ibadetler(hatme, rabıta vs vs) ...
    şimdi hatme konusu siz Allahı ziktretmiyormusunuz?Rabıta siz sevdiğiniz insanları düşünmüyormusunuz?


  19. 21.Ekim.2012, 17:01
    214
    ELHAMDULİLLAH
    İnşaAllah Devamlı Üye.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Eylül.2012
    Üye No: 97696
    Mesaj Sayısı: 454
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    Alıntı
    tasavvuf dini


    Tasavvuf dini diye bişey yok. İSLAM DİNİ var. Şeriattayken Hakikati tenkit makamındasınız. Bu suçmu derseniz hayır. Suç değil. Zira Hakikat makamına gelipte, hakikat makamını tenkid etseydiniz. NEFSİ MUTMAİN'ede iken, NEFS-İ MUTMAİNE'yi tenkid etmiş olurdunuz ki; bu suç olurdu. Böyle bişeyde İSLAM tarihinde rastgelinmiş değildir.

    Benzetmelerle ifade edelim İnşaAllah.

    Bir HARB DAİRESİ'nde YÜKSEK RÜTBELİ PAŞA'lara, CEPHEDEN gelen istihbaratlar neticesinde, savaş taktiği için bir masa kurulmuş olsun. HARP OYUNLARI muvacehesinde, değerlendirmeler yapıp, bir alt kademeye emirler versinler, sonra onlarda başka bir alt kademeye, sonra onlarda başka bir alt kademeye böylece sürsün ve en sonunda birlik komutanına kadar bu emirler intikal etmiş olsun.

    O KÖPRÜ YIKILACAK.....

    Askerler binbir meşakkatle sahip oldukları köprüyü, yıkma kararı çıktığını gördüklerinde şöyle düşünürler.

    Alıntı
    NASIL YANİ, BİZ BUNCA UĞRAŞI BU KÖPRÜYÜ YIKMAK İÇİNMİ VERDİK.....


    Ancak emir kesindir ve köprü yıkılır. Daha sonra görülür ki; düşman tüm teçhizatıyla birlikte köprünün başında beklemektedir. İlerleyememektedir. Zira köprü yıkılmış tamiri ise mümkün değildir. Derken düşman başka bir köprüye yönelir. O'da yıkılır. Derken başka bir köprüye ve O'da yıkılır. Her köprü yıkılmasında DÜŞMAN ile mesafe aşılmış olur. Emniyette kalınmış olur. TAARRUZA TAARRUZLA cevap verilmiş ancak bu taarruz düşmanın istifadesine sunulan yolların kesintiye uğramasıyla neticelenmiş, savunma yapma gereği dahi duyulmamıştır.

    Şeytan Aleyyullana'da RAB'biyle ahidleştiğinde, şöyle diyor.

    Araf Suresi 16'ncı Ayet-i Kerime.

    Öyle ise AZMAMA (İSYANIMA) KARŞILIK... And içerim ki; bende onları saptırmak için, senin doğru yolunun üzerine oturacağım.....

    RAB'bi'de O'ALEYYULLANA'ya yoldaşlarını böylece verdi.

    ALLAH-U TAALA ile KUL'u arasına kimse giremez derler. Ancak siz asla buna inanmayınız..... Zira Şeytan Aleyyullana aradadır. Her vesile ile....

    Şeytan Aleyyullana aradadır da, bir Allah Dostu'nun klavuzluğundan dolayısıyla muzdaripte olmaktadır. Olabilmektedir. Zira Şeytan Aleyyullana'nın ivası, RAB'bini bilen kuluna cahilanedir. Rab'bini bilen bir KUL'un klavuzluğundan neden imtina edilir....????


    Şeriat makamı en rahat makamdır. TOKAT'a TOKAT, HAK'mı, HAK.

    Ya HÂK-i KAT makamı..... NEFS'i MUTMAİNE.....

    VİSÂLİN TARZINI VÂSIL OLANDAN SOR

    Sülûk ahvâlini sâlik! Yola gidüp gelenden sor!
    Eğer Gavvas olam dersen, bu deryâya dalandan sor!

    Tarîkat sırrını sorma Muhaddis'ten, Müderristen,
    Hakîkat ilmini, dersi, Hüdâsından alandan sor!

    Bilemez Ehl-i Zâhir, Ehl-i Bâtın bildiğin, zinhâr
    Sorar isen, anı, Ayne’l-yakîn Hakk’ı bilenden sor!

    Bu bir ilm-i ledünnî kim, bilen, dimez, diyen, bilmez,
    Bilür Ârif bu ilmi kim, yürü, anı, sen a'ndan sor!

    Bu Kuddûsîleyin dâvâcı câhil çokdürür zîrâ,
    Visâlin tarzını Mürşid olup vâsıl olandan sor!



  20. 21.Ekim.2012, 17:01
    214
    İnşaAllah Devamlı Üye.
    Alıntı
    tasavvuf dini


    Tasavvuf dini diye bişey yok. İSLAM DİNİ var. Şeriattayken Hakikati tenkit makamındasınız. Bu suçmu derseniz hayır. Suç değil. Zira Hakikat makamına gelipte, hakikat makamını tenkid etseydiniz. NEFSİ MUTMAİN'ede iken, NEFS-İ MUTMAİNE'yi tenkid etmiş olurdunuz ki; bu suç olurdu. Böyle bişeyde İSLAM tarihinde rastgelinmiş değildir.

    Benzetmelerle ifade edelim İnşaAllah.

    Bir HARB DAİRESİ'nde YÜKSEK RÜTBELİ PAŞA'lara, CEPHEDEN gelen istihbaratlar neticesinde, savaş taktiği için bir masa kurulmuş olsun. HARP OYUNLARI muvacehesinde, değerlendirmeler yapıp, bir alt kademeye emirler versinler, sonra onlarda başka bir alt kademeye, sonra onlarda başka bir alt kademeye böylece sürsün ve en sonunda birlik komutanına kadar bu emirler intikal etmiş olsun.

    O KÖPRÜ YIKILACAK.....

    Askerler binbir meşakkatle sahip oldukları köprüyü, yıkma kararı çıktığını gördüklerinde şöyle düşünürler.

    Alıntı
    NASIL YANİ, BİZ BUNCA UĞRAŞI BU KÖPRÜYÜ YIKMAK İÇİNMİ VERDİK.....


    Ancak emir kesindir ve köprü yıkılır. Daha sonra görülür ki; düşman tüm teçhizatıyla birlikte köprünün başında beklemektedir. İlerleyememektedir. Zira köprü yıkılmış tamiri ise mümkün değildir. Derken düşman başka bir köprüye yönelir. O'da yıkılır. Derken başka bir köprüye ve O'da yıkılır. Her köprü yıkılmasında DÜŞMAN ile mesafe aşılmış olur. Emniyette kalınmış olur. TAARRUZA TAARRUZLA cevap verilmiş ancak bu taarruz düşmanın istifadesine sunulan yolların kesintiye uğramasıyla neticelenmiş, savunma yapma gereği dahi duyulmamıştır.

    Şeytan Aleyyullana'da RAB'biyle ahidleştiğinde, şöyle diyor.

    Araf Suresi 16'ncı Ayet-i Kerime.

    Öyle ise AZMAMA (İSYANIMA) KARŞILIK... And içerim ki; bende onları saptırmak için, senin doğru yolunun üzerine oturacağım.....

    RAB'bi'de O'ALEYYULLANA'ya yoldaşlarını böylece verdi.

    ALLAH-U TAALA ile KUL'u arasına kimse giremez derler. Ancak siz asla buna inanmayınız..... Zira Şeytan Aleyyullana aradadır. Her vesile ile....

    Şeytan Aleyyullana aradadır da, bir Allah Dostu'nun klavuzluğundan dolayısıyla muzdaripte olmaktadır. Olabilmektedir. Zira Şeytan Aleyyullana'nın ivası, RAB'bini bilen kuluna cahilanedir. Rab'bini bilen bir KUL'un klavuzluğundan neden imtina edilir....????


    Şeriat makamı en rahat makamdır. TOKAT'a TOKAT, HAK'mı, HAK.

    Ya HÂK-i KAT makamı..... NEFS'i MUTMAİNE.....

    VİSÂLİN TARZINI VÂSIL OLANDAN SOR

    Sülûk ahvâlini sâlik! Yola gidüp gelenden sor!
    Eğer Gavvas olam dersen, bu deryâya dalandan sor!

    Tarîkat sırrını sorma Muhaddis'ten, Müderristen,
    Hakîkat ilmini, dersi, Hüdâsından alandan sor!

    Bilemez Ehl-i Zâhir, Ehl-i Bâtın bildiğin, zinhâr
    Sorar isen, anı, Ayne’l-yakîn Hakk’ı bilenden sor!

    Bu bir ilm-i ledünnî kim, bilen, dimez, diyen, bilmez,
    Bilür Ârif bu ilmi kim, yürü, anı, sen a'ndan sor!

    Bu Kuddûsîleyin dâvâcı câhil çokdürür zîrâ,
    Visâlin tarzını Mürşid olup vâsıl olandan sor!



  21. 21.Ekim.2012, 17:18
    215
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    Alıntı
    şimdi hatme konusu siz Allahı ziktretmiyormusunuz?Rabıta siz sevdiğiniz insanları düşünmüyormusunuz?
    olay bu kadar basit değil, sen sevdiğin birini Allaha vesile diye düşünürsen o zaman bu bidat ve şirk olan rabıta olmuş olur. hatme ise apaçık bidattir, Rasulullah(sav) ın belirtmediği sayılarla yapılacak zikir bidattir, sayısız olarak her an kelimei tevhidi, elhamdulillah ı zikretmeye elbette bir şey diyen yok.


  22. 21.Ekim.2012, 17:18
    215
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    Alıntı
    şimdi hatme konusu siz Allahı ziktretmiyormusunuz?Rabıta siz sevdiğiniz insanları düşünmüyormusunuz?
    olay bu kadar basit değil, sen sevdiğin birini Allaha vesile diye düşünürsen o zaman bu bidat ve şirk olan rabıta olmuş olur. hatme ise apaçık bidattir, Rasulullah(sav) ın belirtmediği sayılarla yapılacak zikir bidattir, sayısız olarak her an kelimei tevhidi, elhamdulillah ı zikretmeye elbette bir şey diyen yok.


  23. 21.Ekim.2012, 17:42
    216
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    karadamlalar Nickli Üyeden Alıntı
    olay bu kadar basit değil, sen sevdiğin birini Allaha vesile diye düşünürsen o zaman bu bidat ve şirk olan rabıta olmuş olur. hatme ise apaçık bidattir, Rasulullah(sav) ın belirtmediği sayılarla yapılacak zikir bidattir, sayısız olarak her an kelimei tevhidi, elhamdulillah ı zikretmeye elbette bir şey diyen yok.
    Allah yakınlaşmak için neler yapıyorsunuz?sayısız derken mesela namazdan sonra 33 defa subhhanallah 33 defa elhamdülillah 33 defa Allahu ekber okuyoruz...bu bidat mı dır şimdi?


  24. 21.Ekim.2012, 17:42
    216
    Devamlı Üye
    karadamlalar Nickli Üyeden Alıntı
    olay bu kadar basit değil, sen sevdiğin birini Allaha vesile diye düşünürsen o zaman bu bidat ve şirk olan rabıta olmuş olur. hatme ise apaçık bidattir, Rasulullah(sav) ın belirtmediği sayılarla yapılacak zikir bidattir, sayısız olarak her an kelimei tevhidi, elhamdulillah ı zikretmeye elbette bir şey diyen yok.
    Allah yakınlaşmak için neler yapıyorsunuz?sayısız derken mesela namazdan sonra 33 defa subhhanallah 33 defa elhamdülillah 33 defa Allahu ekber okuyoruz...bu bidat mı dır şimdi?





+ Yorum Gönder