Konusunu Oylayın.: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca
  1. 20.Ekim.2012, 23:23
    193
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    reklam


    Alıntı
    Cübbeli Ahmet Hoca hakkaten kasetteki kişi benim demiş mi?
    Allahın laneti ,tüm peygamber ve Rasullerin laneti, meleklerin laneti benim üzerime olsunki ben zina yapmadım onlar iftiradır demiştir. ve kasettekinide kaç kere ben degilim onlar montajdır demiştir.


  2. 20.Ekim.2012, 23:23
    193
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    reklam


    Alıntı
    Cübbeli Ahmet Hoca hakkaten kasetteki kişi benim demiş mi?
    Allahın laneti ,tüm peygamber ve Rasullerin laneti, meleklerin laneti benim üzerime olsunki ben zina yapmadım onlar iftiradır demiştir. ve kasettekinide kaç kere ben degilim onlar montajdır demiştir.


  3. 21.Ekim.2012, 01:46
    194
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    reklam


    Zina yapmamıştır tabiki iki şahitle nikah kıydınmı istediğin yemini edersin.Saf müritleri kandırırsın.


  4. 21.Ekim.2012, 01:46
    194
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    reklam


    Zina yapmamıştır tabiki iki şahitle nikah kıydınmı istediğin yemini edersin.Saf müritleri kandırırsın.


  5. 21.Ekim.2012, 02:39
    195
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    İslamyolu kardeşim bizler alim düşmanı değiliz. Öyle cevaplar yazmışsın ki sanırsın Cübbeli Ahmet Hoca'nın baş düşmanı biziz. Alimlere saygımız sonsuz. Biz burada hadisleri kopyala yapıştır yaparken, onlar senetleriyle beraber hadisleri ezbere biliyor. Biz din kültürü dersinde ihlas ve kevser surelerini ezberleyemezken onlar Kuran'ı hatmetmiş. Belki iman ve takva yönünden bizden kat be kat üstünler. Ancak alimlerin hatası olamaz mı?

    Şafi olan Allah dururken, O'ndan yardım dilemek varken neden sebeplere sarılalım. Neden ayetleri suya okuyup bir yerlere serpelim? Peygamberimiz bize Kuran ve sünneti emanet etmedi mi? Hangi sünnete bunlar var?

    Ayrıca hep beraberken ne ara sizler bizler olduk?



  6. 21.Ekim.2012, 02:39
    195
    Devamlı Üye
    İslamyolu kardeşim bizler alim düşmanı değiliz. Öyle cevaplar yazmışsın ki sanırsın Cübbeli Ahmet Hoca'nın baş düşmanı biziz. Alimlere saygımız sonsuz. Biz burada hadisleri kopyala yapıştır yaparken, onlar senetleriyle beraber hadisleri ezbere biliyor. Biz din kültürü dersinde ihlas ve kevser surelerini ezberleyemezken onlar Kuran'ı hatmetmiş. Belki iman ve takva yönünden bizden kat be kat üstünler. Ancak alimlerin hatası olamaz mı?

    Şafi olan Allah dururken, O'ndan yardım dilemek varken neden sebeplere sarılalım. Neden ayetleri suya okuyup bir yerlere serpelim? Peygamberimiz bize Kuran ve sünneti emanet etmedi mi? Hangi sünnete bunlar var?

    Ayrıca hep beraberken ne ara sizler bizler olduk?



  7. 21.Ekim.2012, 02:44
    196
    ELHAMDULİLLAH
    İnşaAllah Devamlı Üye.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Eylül.2012
    Üye No: 97696
    Mesaj Sayısı: 454
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    Vaktiyle Bursa'da bir müslüman, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş:
    "Her kula helâl, Müslüman'a haram!.."
    Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye...
    Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzûra getirilmiş.
    "Bu nasıl fitnedir, dîni İslâm ahâlisi Müslüman olan koca devlettesen kalk! hayrattır, sebildir diye çeşme yap! ama suyunu Müslüman'a yasakla!.. Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?.." diye çıkışmışlar adama...

    Adam, "müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin isbat ister, delil şarttır..." dedikçe kadı kızmış;
    "Ne delili, ne isbatı?.. Sen fitne çıkardın, Müslüman ahâlinin huzûrunu kaçırdın, katlin vâciptir!" demiş.
    Demiş ama, bir yandan da merak edermiş. "Nedir gerekçen?.." diye sormuş.
    Adam, "Bir tek Sultan'a derim..." diye cevap verince, ortalık yine karışmış.

    Söz Sultana gitmiş, adamyaka paça saraya götürülmüş...Padişah da sinirlenmiş ama, diğer yandan da meraklanırmış.
    "De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de her kula helâl, Müslümana haram yazarsın?.."

    Adam, başı önünde konuşmus;
    -Delilim vardır, lâkin isbat ister.
    -Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?
    -O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultânım... demiş.

    -Eeee?!
    -Sultânım, herhangi bir havradan (sinagog) rastgele bir hahamı izahsız, yakapaça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak...

    Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Mûsevîler, "ne oluyor, bu ne zulüm?.. Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masûmdur, gerekirse kefâlet ödeyelim..." Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş... Bir hafta dolunca, adam, "Sultânım, artık bırakmak zamanıdır" demiş.

    Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultana teşekkürler,hediyeler...

    Az zaman geçmiş ki, adam, "Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultânım" demiş.
    Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yakapaça alınmış Pazar âyininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar... Levantenler din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine...

    Sultan, "Bitti mi?.." demiş adama.
    -Sultânım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle.

    -Şimdi nedir isteğin?
    -Efendim, pâyitahtımız Bursanın en sevilen, en sözü dinlenilen, itimad edilen âlimini alınız minberinden.

    Adamın dediğini yapmışlar, Ulucâmi imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yakapaça götürmüşler... Ve ne olmuş bilin bakalım?!

    Bir Allahın kulu çıkıp da, "ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz?.. Hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz", gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış...

    Geçmiş bir hafta, "nerde imam" diye gelen-giden yok!.. Bilgisi az bir imam tâyin edilmiş yerine, ne konuştuğunu kendi kulağı duymayan tam toy cinsinden biri...

    Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta derdest edilen koca âlim için;

    -Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik.
    -Kimbilir ne halt etti de tevkif edildi!
    -Vah vaah!.. Acırım arkasında kıldığım namazlara...
    -Sorma, sorma...

    Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş;

    -Eee, ne olacak şimdi?..

    -Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan Sultânım.

    -Haklısın.

    Padişah denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş:

    "Ey büyük Sultânım, siz irade buyurunuz lûtfen, böyle Müslümanlar'a su helâl edilir mi?"

    Sultan acı acı tebessüm etmiş: "Hava bile haram, hava bile!.." demiş.


  8. 21.Ekim.2012, 02:44
    196
    İnşaAllah Devamlı Üye.
    Vaktiyle Bursa'da bir müslüman, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş:
    "Her kula helâl, Müslüman'a haram!.."
    Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye...
    Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzûra getirilmiş.
    "Bu nasıl fitnedir, dîni İslâm ahâlisi Müslüman olan koca devlettesen kalk! hayrattır, sebildir diye çeşme yap! ama suyunu Müslüman'a yasakla!.. Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?.." diye çıkışmışlar adama...

    Adam, "müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin isbat ister, delil şarttır..." dedikçe kadı kızmış;
    "Ne delili, ne isbatı?.. Sen fitne çıkardın, Müslüman ahâlinin huzûrunu kaçırdın, katlin vâciptir!" demiş.
    Demiş ama, bir yandan da merak edermiş. "Nedir gerekçen?.." diye sormuş.
    Adam, "Bir tek Sultan'a derim..." diye cevap verince, ortalık yine karışmış.

    Söz Sultana gitmiş, adamyaka paça saraya götürülmüş...Padişah da sinirlenmiş ama, diğer yandan da meraklanırmış.
    "De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de her kula helâl, Müslümana haram yazarsın?.."

    Adam, başı önünde konuşmus;
    -Delilim vardır, lâkin isbat ister.
    -Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?
    -O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultânım... demiş.

    -Eeee?!
    -Sultânım, herhangi bir havradan (sinagog) rastgele bir hahamı izahsız, yakapaça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak...

    Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Mûsevîler, "ne oluyor, bu ne zulüm?.. Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masûmdur, gerekirse kefâlet ödeyelim..." Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş... Bir hafta dolunca, adam, "Sultânım, artık bırakmak zamanıdır" demiş.

    Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultana teşekkürler,hediyeler...

    Az zaman geçmiş ki, adam, "Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultânım" demiş.
    Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yakapaça alınmış Pazar âyininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar... Levantenler din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine...

    Sultan, "Bitti mi?.." demiş adama.
    -Sultânım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle.

    -Şimdi nedir isteğin?
    -Efendim, pâyitahtımız Bursanın en sevilen, en sözü dinlenilen, itimad edilen âlimini alınız minberinden.

    Adamın dediğini yapmışlar, Ulucâmi imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yakapaça götürmüşler... Ve ne olmuş bilin bakalım?!

    Bir Allahın kulu çıkıp da, "ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz?.. Hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz", gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış...

    Geçmiş bir hafta, "nerde imam" diye gelen-giden yok!.. Bilgisi az bir imam tâyin edilmiş yerine, ne konuştuğunu kendi kulağı duymayan tam toy cinsinden biri...

    Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta derdest edilen koca âlim için;

    -Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik.
    -Kimbilir ne halt etti de tevkif edildi!
    -Vah vaah!.. Acırım arkasında kıldığım namazlara...
    -Sorma, sorma...

    Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş;

    -Eee, ne olacak şimdi?..

    -Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan Sultânım.

    -Haklısın.

    Padişah denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş:

    "Ey büyük Sultânım, siz irade buyurunuz lûtfen, böyle Müslümanlar'a su helâl edilir mi?"

    Sultan acı acı tebessüm etmiş: "Hava bile haram, hava bile!.." demiş.


  9. 21.Ekim.2012, 02:55
    197
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    Neymiş kıssadan hisse ? Demek ki yahudi ve hırıstiyan din adamları,cüppeli gibi yalancı değilmiş.


  10. 21.Ekim.2012, 02:55
    197
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Neymiş kıssadan hisse ? Demek ki yahudi ve hırıstiyan din adamları,cüppeli gibi yalancı değilmiş.


  11. 21.Ekim.2012, 03:00
    198
    ELHAMDULİLLAH
    İnşaAllah Devamlı Üye.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Eylül.2012
    Üye No: 97696
    Mesaj Sayısı: 454
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    Kıssadan hisseyi kimin ne şekilde aldığına bağlı tabi. Madem siz öyle diyorsunuz. O halde bunun vebalini Hem RAB'binize ki Ayet karşılığıdır. YALANCI KAFİRLER der RAB'bim. Hemde Cübbeliye ayrı verirsiniz İnşaAllah. Sanırım bu cevabı bu günden düşünmeye başlasanız iyi olur. Zira önünüzde ne kadar süre ile vadenin biteceğine dair bir delil yokken üstelik elinizde.


  12. 21.Ekim.2012, 03:00
    198
    İnşaAllah Devamlı Üye.
    Kıssadan hisseyi kimin ne şekilde aldığına bağlı tabi. Madem siz öyle diyorsunuz. O halde bunun vebalini Hem RAB'binize ki Ayet karşılığıdır. YALANCI KAFİRLER der RAB'bim. Hemde Cübbeliye ayrı verirsiniz İnşaAllah. Sanırım bu cevabı bu günden düşünmeye başlasanız iyi olur. Zira önünüzde ne kadar süre ile vadenin biteceğine dair bir delil yokken üstelik elinizde.


  13. 21.Ekim.2012, 03:10
    199
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    Siz de onun yalanlarına inandığınız için Rabbimize vereceğiniz hesabı bugünden düşünmeye başlayın.

    Zumer 3

    İyi bil ki, hâlis din yalnız Allâh'ındır. O'ndan başka veliler edinerek: "Biz bunlara, sırf bizi Allâh'a yaklaştırmaları için tapıyoruz," diyenler(e gelince): Şüphesiz ki Allâh, onlar arasında, ayrılığa düştükleri konuda hükmünü verecektir. Allâh, yalancı, nankör insanı doğru yola iletmez.


  14. 21.Ekim.2012, 03:10
    199
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Siz de onun yalanlarına inandığınız için Rabbimize vereceğiniz hesabı bugünden düşünmeye başlayın.

    Zumer 3

    İyi bil ki, hâlis din yalnız Allâh'ındır. O'ndan başka veliler edinerek: "Biz bunlara, sırf bizi Allâh'a yaklaştırmaları için tapıyoruz," diyenler(e gelince): Şüphesiz ki Allâh, onlar arasında, ayrılığa düştükleri konuda hükmünü verecektir. Allâh, yalancı, nankör insanı doğru yola iletmez.


  15. 21.Ekim.2012, 03:39
    200
    ELHAMDULİLLAH
    İnşaAllah Devamlı Üye.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Eylül.2012
    Üye No: 97696
    Mesaj Sayısı: 454
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    Ayet-i Kerime ZÜMER 3

    E lâ lillâhid dînul hâlis(hâlisu), vellezînettehazû min dûnihî evliyâ, mâ na’buduhum illâ li yukarribûnâ ilallâhi zulfâ, innallâhe yahkumu beynehum fî mâ hum fîhi yahtelifûn(yahtelifûne), innallâhe lâ yehdî men huve kâzibun keffâr(keffârun).

    Dikkat et! HALİS DİN yalnız Allahındır. O'nu bırakıp kendine bir takım dostlar edinenler, O'nlara biz sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye KULLUK EDİYORUZ derler. Doğrusu Allah ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz, yalancı ve inkarcı kimseler bu hal üzere devam ettiklerinde Allah'ın doğru yoluna gelmezler.

    Ayeti Kerime bu. Ve siz bu ayeti delil olarak verdiniz. Hemde şu meal ile.

    İyi bil ki, hâlis din yalnız Allâh'ındır O'ndan başka veliler edinerek: "Biz bunlara, sırf bizi Allâh'a yaklaştırmaları için tapıyoruz," diyenler(e gelince): Şüphesiz ki Allâh, onlar arasında, ayrılığa düştükleri konuda hükmünü verecektir Allâh, yalancı, nankör insanı doğru yola iletmez

    Bu Ayeti Kerime, Allah'dan başka dostlar edinmekten bahseder. Karşılığı ise, PUT'lardır. Onlara biz sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye KULLUK EDİYORUZ derler. Ki; öylede dediler. LAT, UZZA VE MENAT ve dördüncü ise Doğrusu Allahu Taala bu hususda ayrılığa düştükleri şeyler hakkında hüküm vericidir. Şüphesiz YALANCI ve İNKARCI KİMSELER.... yani KAFİRLER bu hal üzere devam ettiklerinde, Allah'ın doğru yoluna gelmezler....

    Kelam ilmi çelebiler, başka bir alem.

    NECM SURESİ 19 - 20 - 21
    Elmalılı Hamdi Yazır : Siz de gördünüz değil mi Lât-ü Uzza'yı?
    Elmalılı Hamdi Yazır : Üçüncü olarak da menat-ı uhra'yı?

    Evet çelebiler. Ehli Sünnet Alimleri, bize tapın bırakın Allahu Taala'yı demezler. Allah ve Rasul'üne giden yolun İSLAM ŞERİATI ve SÜNNETİ SENİYYE Olduğunu söylerler. ZAHİREN ve ZAHİR.... BATINEN ve BATIN.


  16. 21.Ekim.2012, 03:39
    200
    İnşaAllah Devamlı Üye.
    Ayet-i Kerime ZÜMER 3

    E lâ lillâhid dînul hâlis(hâlisu), vellezînettehazû min dûnihî evliyâ, mâ na’buduhum illâ li yukarribûnâ ilallâhi zulfâ, innallâhe yahkumu beynehum fî mâ hum fîhi yahtelifûn(yahtelifûne), innallâhe lâ yehdî men huve kâzibun keffâr(keffârun).

    Dikkat et! HALİS DİN yalnız Allahındır. O'nu bırakıp kendine bir takım dostlar edinenler, O'nlara biz sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye KULLUK EDİYORUZ derler. Doğrusu Allah ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz, yalancı ve inkarcı kimseler bu hal üzere devam ettiklerinde Allah'ın doğru yoluna gelmezler.

    Ayeti Kerime bu. Ve siz bu ayeti delil olarak verdiniz. Hemde şu meal ile.

    İyi bil ki, hâlis din yalnız Allâh'ındır O'ndan başka veliler edinerek: "Biz bunlara, sırf bizi Allâh'a yaklaştırmaları için tapıyoruz," diyenler(e gelince): Şüphesiz ki Allâh, onlar arasında, ayrılığa düştükleri konuda hükmünü verecektir Allâh, yalancı, nankör insanı doğru yola iletmez

    Bu Ayeti Kerime, Allah'dan başka dostlar edinmekten bahseder. Karşılığı ise, PUT'lardır. Onlara biz sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye KULLUK EDİYORUZ derler. Ki; öylede dediler. LAT, UZZA VE MENAT ve dördüncü ise Doğrusu Allahu Taala bu hususda ayrılığa düştükleri şeyler hakkında hüküm vericidir. Şüphesiz YALANCI ve İNKARCI KİMSELER.... yani KAFİRLER bu hal üzere devam ettiklerinde, Allah'ın doğru yoluna gelmezler....

    Kelam ilmi çelebiler, başka bir alem.

    NECM SURESİ 19 - 20 - 21
    Elmalılı Hamdi Yazır : Siz de gördünüz değil mi Lât-ü Uzza'yı?
    Elmalılı Hamdi Yazır : Üçüncü olarak da menat-ı uhra'yı?

    Evet çelebiler. Ehli Sünnet Alimleri, bize tapın bırakın Allahu Taala'yı demezler. Allah ve Rasul'üne giden yolun İSLAM ŞERİATI ve SÜNNETİ SENİYYE Olduğunu söylerler. ZAHİREN ve ZAHİR.... BATINEN ve BATIN.


  17. 21.Ekim.2012, 04:01
    201
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    Kuran indirildiği zamana hitab ettiği gibi kıyamete kadar gelen tüm zaman ve insanlara da hitab eder.Dedikleriniz Kuran'ın indiği Mekke toplumu için geçerli olduğu gibi onlardan sonra kıyamete gelecekler içerisinde kim Allah'tan başka dost ve Allah'a yakınlaşmak için dost edinecekse, onları da kapsar.

    Sadece sizin dediğiniz gibi olsaydı ayet,o günkü Mekke toplumundan başka kimseye hitab etmezdi.Böylece Kuran'ın tüm zamanlara hitap etme özelliği kalmazdı.Bu yüzden ayette putlar değil evliya (veliler) kelimesi geçmektedir.

    Yani sizi Allah'a yaklaştıracağını düşündüğünüz,Allah'ın meşru kıldıkları dışındaki şeyler haricindekiler,"Allah'tan başkalarını dost edinmektir."

    Ayetin özel manası sizin dediğiniz gibi olmakla birlikte genel manasında da bizlerin onlar gibi inandığımız taktirde aynı hataya düşeceğimiz bildirilmektedir.


  18. 21.Ekim.2012, 04:01
    201
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Kuran indirildiği zamana hitab ettiği gibi kıyamete kadar gelen tüm zaman ve insanlara da hitab eder.Dedikleriniz Kuran'ın indiği Mekke toplumu için geçerli olduğu gibi onlardan sonra kıyamete gelecekler içerisinde kim Allah'tan başka dost ve Allah'a yakınlaşmak için dost edinecekse, onları da kapsar.

    Sadece sizin dediğiniz gibi olsaydı ayet,o günkü Mekke toplumundan başka kimseye hitab etmezdi.Böylece Kuran'ın tüm zamanlara hitap etme özelliği kalmazdı.Bu yüzden ayette putlar değil evliya (veliler) kelimesi geçmektedir.

    Yani sizi Allah'a yaklaştıracağını düşündüğünüz,Allah'ın meşru kıldıkları dışındaki şeyler haricindekiler,"Allah'tan başkalarını dost edinmektir."

    Ayetin özel manası sizin dediğiniz gibi olmakla birlikte genel manasında da bizlerin onlar gibi inandığımız taktirde aynı hataya düşeceğimiz bildirilmektedir.


  19. 21.Ekim.2012, 04:29
    202
    ELHAMDULİLLAH
    İnşaAllah Devamlı Üye.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Eylül.2012
    Üye No: 97696
    Mesaj Sayısı: 454
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    Bu ayet-i kerime LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH diyen hiç kimseyi kapsamaz.

    Neden kapsamaz....???? Çünkü ALLAHTAN BAŞKA İLAH YOKTUR demekle birlikte MUHAMMEDEN RESULULLAH diyerek Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in de O'nun RASULU olduğunu beyanla İMAN TAZELEMİŞ oluruz. Hedef belli ve aracı yok. ALLAH ve RASUL'ü var.

    Eğer bir hocaefendi.... Boşverin Allahu Taalayı, bana TAPIN sonrasında ALLAHU TAALA'ya tapmış olursunuz derse, KENDİSİNİ PUT'laştırmış olur.

    EVLİYAULLAH Allah Dostu demektir. Evliya DOST demektir.

    Türkçede yalnışmı kullanılıyor derseniz eğer.... Maalesef.

    EVLİYA GİBİ ADAM....???? DOST GİBİ ADAM....????? Kime dost gibi adam. Saçma bir cümle ancak yüklenen anlam EVLİYAULLAH manasına kullanıldığından anlaşılmıyor. EvliyaUllah olarak algılanıyor.

    Estağfurullah gibi..... Sorsanız çevrenize Estağfurullah ne demek diye..... Alacağınız cevap üç aşağı beş yukarı bellidir.

    Olurmu öyle şey..... Haşa. manasında kullanılır genelde. O zaman TÖVBE ESTAĞFURULLAH dediğinizde..... Haşa TÖVBE etmiyorum mu demek.....???

    ESTAĞFURULLAH bizatihi tasdiktir.....

    Birisi şöyle der..... Biz eşşekmiyiz ki;

    Diğeri şöyle der.... ESTAĞFURULLAH. Yani bizatihi eşşeksiniz..... Halbuki algıdan dolayı söylenmek istenense..... Hayır; haşa siz eşşek değilsiniz manasındadır. Ancak gerçek BİZATİHİ TASDİK'le EVET EŞŞEK'siniz manasındadır.

    Başka bir örnek verelim. Bu hususa.

    TEŞEKKÜR..... ENTE ŞEKUR..... SİZE ŞÜKÜRLER OLSUN..... MABUD'dan başka, MAHLUKA'da ŞÜKÜRLER OLSUN DEME HALİDİR.

    Denirmi...??? O'nu da sizin takdirinize bıraKıyorum. Halbuki daha iyi bir dua ile birlikte ALLAHU TAALA RAZI OLSUN denilse. Maksat hasıl olacak vesaire.

    Alıntı
    MÜMİN, MÜMİNİN AYNASIDIR.


    Biri geldi ve size şunu söyledi..... Ne kadarda çirkinsiniz. O size kendisini tarif etti.

    Biride geldi ve size şunu söyledi.. Ne kadarda güzelsiniz. O'da size kendisini tarif etti.

    Çünkü kötü kelam sahibine ait olduğu gibi. Sarf ettiği kişidede kendini AYNEL YAKIN gördü.

    Güzel kelam'da sahibine ait olduğu gibi. Sarf ettiği kişidede kendisini AYNEL YAKIN gördü.

    Hülasa kendisini, kendisine şahit eyledi.

    Bir MÜMİN gördüğü her şeyde RAB'binin MUCİZESİ'ne, MUCİZELERİ'ne, şahid olur. Bundan dolayıdır ki; O güzel bakar ve güzel görür. Çirkin bakan ve çirkin gören gibi kalpleri dağınık ve huzursuz asla olmaz.

    Allahu Taala'nın dini KIYAMET'e kadar hükmünü sürdürecektir. Nasıl ki; dün elleriyle yaptıklarına tapınanlar olduğu ve bu tapındıklarına da PUT adını vermiş iseler. Bu gün ve gelecekte'de ki; RAB'bim bundan başka bir gelecek tesis etmiş ise, O gelecektede İNSAN'lar elleriyle yaptıkları emtia'lara tapacaklardır. Bu PARA olabilir. KARİYER olabilir. MAKAM ve MEVKİ'ler olabilir daha niceleri olabilir. İNSAN eliyle tapmaya bir kere azmetmesin. O'nu azminden asla çevirecek olan yoktur. Kendi Cüz-i İrade'sini kullanıp Allahu Taala'nın RAHMET'ine TALİP olmadıkça. Allahu Taala kendisinin RAHMET'ine TALİP olanları RAHMETİYLE MUHAFAZA EDİP, HİDAYETE ULAŞTIRIR. HİDAYET'e talip olmayan ise Cüz-i İradesi İle Talip olduğuna ulaşır.


  20. 21.Ekim.2012, 04:29
    202
    İnşaAllah Devamlı Üye.
    Bu ayet-i kerime LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH diyen hiç kimseyi kapsamaz.

    Neden kapsamaz....???? Çünkü ALLAHTAN BAŞKA İLAH YOKTUR demekle birlikte MUHAMMEDEN RESULULLAH diyerek Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in de O'nun RASULU olduğunu beyanla İMAN TAZELEMİŞ oluruz. Hedef belli ve aracı yok. ALLAH ve RASUL'ü var.

    Eğer bir hocaefendi.... Boşverin Allahu Taalayı, bana TAPIN sonrasında ALLAHU TAALA'ya tapmış olursunuz derse, KENDİSİNİ PUT'laştırmış olur.

    EVLİYAULLAH Allah Dostu demektir. Evliya DOST demektir.

    Türkçede yalnışmı kullanılıyor derseniz eğer.... Maalesef.

    EVLİYA GİBİ ADAM....???? DOST GİBİ ADAM....????? Kime dost gibi adam. Saçma bir cümle ancak yüklenen anlam EVLİYAULLAH manasına kullanıldığından anlaşılmıyor. EvliyaUllah olarak algılanıyor.

    Estağfurullah gibi..... Sorsanız çevrenize Estağfurullah ne demek diye..... Alacağınız cevap üç aşağı beş yukarı bellidir.

    Olurmu öyle şey..... Haşa. manasında kullanılır genelde. O zaman TÖVBE ESTAĞFURULLAH dediğinizde..... Haşa TÖVBE etmiyorum mu demek.....???

    ESTAĞFURULLAH bizatihi tasdiktir.....

    Birisi şöyle der..... Biz eşşekmiyiz ki;

    Diğeri şöyle der.... ESTAĞFURULLAH. Yani bizatihi eşşeksiniz..... Halbuki algıdan dolayı söylenmek istenense..... Hayır; haşa siz eşşek değilsiniz manasındadır. Ancak gerçek BİZATİHİ TASDİK'le EVET EŞŞEK'siniz manasındadır.

    Başka bir örnek verelim. Bu hususa.

    TEŞEKKÜR..... ENTE ŞEKUR..... SİZE ŞÜKÜRLER OLSUN..... MABUD'dan başka, MAHLUKA'da ŞÜKÜRLER OLSUN DEME HALİDİR.

    Denirmi...??? O'nu da sizin takdirinize bıraKıyorum. Halbuki daha iyi bir dua ile birlikte ALLAHU TAALA RAZI OLSUN denilse. Maksat hasıl olacak vesaire.

    Alıntı
    MÜMİN, MÜMİNİN AYNASIDIR.


    Biri geldi ve size şunu söyledi..... Ne kadarda çirkinsiniz. O size kendisini tarif etti.

    Biride geldi ve size şunu söyledi.. Ne kadarda güzelsiniz. O'da size kendisini tarif etti.

    Çünkü kötü kelam sahibine ait olduğu gibi. Sarf ettiği kişidede kendini AYNEL YAKIN gördü.

    Güzel kelam'da sahibine ait olduğu gibi. Sarf ettiği kişidede kendisini AYNEL YAKIN gördü.

    Hülasa kendisini, kendisine şahit eyledi.

    Bir MÜMİN gördüğü her şeyde RAB'binin MUCİZESİ'ne, MUCİZELERİ'ne, şahid olur. Bundan dolayıdır ki; O güzel bakar ve güzel görür. Çirkin bakan ve çirkin gören gibi kalpleri dağınık ve huzursuz asla olmaz.

    Allahu Taala'nın dini KIYAMET'e kadar hükmünü sürdürecektir. Nasıl ki; dün elleriyle yaptıklarına tapınanlar olduğu ve bu tapındıklarına da PUT adını vermiş iseler. Bu gün ve gelecekte'de ki; RAB'bim bundan başka bir gelecek tesis etmiş ise, O gelecektede İNSAN'lar elleriyle yaptıkları emtia'lara tapacaklardır. Bu PARA olabilir. KARİYER olabilir. MAKAM ve MEVKİ'ler olabilir daha niceleri olabilir. İNSAN eliyle tapmaya bir kere azmetmesin. O'nu azminden asla çevirecek olan yoktur. Kendi Cüz-i İrade'sini kullanıp Allahu Taala'nın RAHMET'ine TALİP olmadıkça. Allahu Taala kendisinin RAHMET'ine TALİP olanları RAHMETİYLE MUHAFAZA EDİP, HİDAYETE ULAŞTIRIR. HİDAYET'e talip olmayan ise Cüz-i İradesi İle Talip olduğuna ulaşır.


  21. 21.Ekim.2012, 05:30
    203
    Tarikatsiz
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2012
    Üye No: 98181
    Mesaj Sayısı: 75
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    Alıntı
    Ehli Sünnet Alimleri, bize tapın bırakın Allahu Taala'yı demezler
    Tapınmak deyince,aklına direkt olarak karşılarında namaz kılar gibi hareketler yapmak mı geliyor,eğer öyleyse doğru hiç bir alim böyle demez sana katılıyorum.Ama bizim kastımızdaki tapınmak bu değil,KOŞULSUZ ŞARTSIZ TESLİM OLMA HALİDİR.
    Bak bu durumu bi tarikat şeyhi ne şekilde kendileriine göre uyarlayıp,tapınmaya kılıf geçirmiş;

    Mehmed Zahid Kotku'nun Tasavvufi Ahlak isimli eserinin 1cildinde yer alan "Nefisle Mücahede ve Zikrullahın Esasları" başlıklı yazıları

    5 Şeyhe Muhabbet
    Beşinci vazifesi ise, üstazına, mürebbisine, şeyhine olan muhabbetten ibarettir Eğer müridde bu râbıta-i muhabbet olmasa, şeyhinden hiç bir suretle istifade edemez; çünkü feyzine sebeb olan râbıta-i muhabbettir Bu sebepten bütün turûk-u aliyyede râbıta-i muhabbet rükün, asıl ve esas olmuştur

    Binâen aleyh, aşıkın ma'şûkunda kendini ifnâ ettiği gibi, sâlikin de nefsini şeyhinin nefsinde ifnâ etmesi, yok etmesi; onun emirlerinden hiç bir emre --velev ki hatâlı dahi bulsa-- kat'iyyen itiraz etmeyip, reddetmeyerek sözünü tutması lâzımdır İyi bilmeli ki, bu râbıtalar muhabbete mukàrin olmazsa, zerre kadar fayda vermediği gibi belki de zarar verir Bu Durum ise Tarikatin ve tasavvufun bel kemiğidir,olmazsa olmazıdır ve şirk dediğimiz yolla giden başlangıçtır!!!


  22. 21.Ekim.2012, 05:30
    203
    Tarikatsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    Ehli Sünnet Alimleri, bize tapın bırakın Allahu Taala'yı demezler
    Tapınmak deyince,aklına direkt olarak karşılarında namaz kılar gibi hareketler yapmak mı geliyor,eğer öyleyse doğru hiç bir alim böyle demez sana katılıyorum.Ama bizim kastımızdaki tapınmak bu değil,KOŞULSUZ ŞARTSIZ TESLİM OLMA HALİDİR.
    Bak bu durumu bi tarikat şeyhi ne şekilde kendileriine göre uyarlayıp,tapınmaya kılıf geçirmiş;

    Mehmed Zahid Kotku'nun Tasavvufi Ahlak isimli eserinin 1cildinde yer alan "Nefisle Mücahede ve Zikrullahın Esasları" başlıklı yazıları

    5 Şeyhe Muhabbet
    Beşinci vazifesi ise, üstazına, mürebbisine, şeyhine olan muhabbetten ibarettir Eğer müridde bu râbıta-i muhabbet olmasa, şeyhinden hiç bir suretle istifade edemez; çünkü feyzine sebeb olan râbıta-i muhabbettir Bu sebepten bütün turûk-u aliyyede râbıta-i muhabbet rükün, asıl ve esas olmuştur

    Binâen aleyh, aşıkın ma'şûkunda kendini ifnâ ettiği gibi, sâlikin de nefsini şeyhinin nefsinde ifnâ etmesi, yok etmesi; onun emirlerinden hiç bir emre --velev ki hatâlı dahi bulsa-- kat'iyyen itiraz etmeyip, reddetmeyerek sözünü tutması lâzımdır İyi bilmeli ki, bu râbıtalar muhabbete mukàrin olmazsa, zerre kadar fayda vermediği gibi belki de zarar verir Bu Durum ise Tarikatin ve tasavvufun bel kemiğidir,olmazsa olmazıdır ve şirk dediğimiz yolla giden başlangıçtır!!!


  23. 21.Ekim.2012, 06:51
    204
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Harun Yahya & Cübbeli Ahmet Hoca

    ELHAMDULİLLAH Nickli Üyeden Alıntı
    Bu ayet-i kerime LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH diyen hiç kimseyi kapsamaz.

    Neden kapsamaz....???? Çünkü ALLAHTAN BAŞKA İLAH YOKTUR demekle birlikte MUHAMMEDEN RESULULLAH diyerek Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in de O'nun RASULU olduğunu beyanla İMAN TAZELEMİŞ oluruz. Hedef belli ve aracı yok. ALLAH ve RASUL'ü var.

    Eğer bir hocaefendi.... Boşverin Allahu Taalayı, bana TAPIN sonrasında ALLAHU TAALA'ya tapmış olursunuz derse, KENDİSİNİ PUT'laştırmış olur.
    Bahsettiğimiz ayet ve Kuran'da ne kadar ayet varsa hepsi müslümanlara hitab eder ve müslümanları kapsar.Çünkü Kuran müslümanlara nazil olmuştur.Kuran'da diğer dinlerdeki insanlara hitaplar olsa da o hitapların hepsi bizler ayetlerden ders çıkaralım onlar gibi olmayalım diye bizlere misaller ve ikazlardır.

    Bizler kafirlere,putperestlere,hırıstiyan ve yahudilere hitap eden ayetleri üzerimize alınmaz isek o ayetlerden ders çıkaramayız.Allah korusun onların düştükleri duruma düşebiliriz.

    Tevbe 31
    Hahamlarını ve rahiplerini Allah'tan ayrı rabler edindiler, Meryem oğlu Mesih'i de öyle. Oysa kendilerine yalnız tek Tanrı olan Allah'a ibâdet etmeleri emredilmişti. O'ndan başka tanrı yoktur. O, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir.


    Yukarıdaki ayeti kerime nazil olduktan sonra Peygaberimiz bu ayeti okurken Hatim i Tai'nin oğlu Adiyy Peygamberimizin okuduğu ayeti duydu.Hadisin devamı aşşağıdadır.

    Bir gün boynumda altından bir haç asılı olduğu halde Peygamberimizi ziyarete geldim. Bu esnada Rasulullah (sav), “Onlar, hahamlarını, rahiblerini Allah’tan başka rabler edindiler. Meryem oğlu İsa’yı da (rab edindiler)... Oysa tek ilaha ibadet etmekle emr olunmuşlardı. O’ ndan başka ibadete layık ilah yoktur. O, onların ortak koştuklarından yücedir.” (Tevbe: 31) âyet-i kerimesini okuyordu.
    Orada söylenenleri duyunca şöyle dedim:

    “Ben yahûdileri ve hıristiyanları tanırım, onlar hahamlarına ve papazlarına ibadet etmiyorlar ki!”

    Bunun üzerine Hz. Peygamber(sav) şöyle buyurdu:

    “Evet, onlar (onların önünde secde ederek) ibadet etmiyorlardı; fakat onlar, Allah’ın haram kıldığı bir şeyi halka helâl kılıyor, helal kıldığını da haram kılıyorlar, halk da onlara tabi oluyordu. İşte onların (papaz ve hahamlarını) rab edinmeleri budur”

    (Tirmizî, Sünen, Tefsîru’l-Kur’an 10, H. No: 3095, Mübarekfuri, Tuhfe’tül-Ahvezi Şerh’u Cami’it-Tirmizi, c. 2, s. 2258, h. no. 3095, Beyt’ül –Efkar ed’Devliyye bask.; et-Taberî , Tefsir, c. 4, s. 283; İbn Kesir, Tefsir, c. 2, s. 433, Dar’u-Hadis, Kahire, 2003).


    Yukarıdaki ayet ve hadisten insanların birbirlerini nasıl rab ve ilah edindiklerini anlıyoruz.Mekkedeki müşrikler,ayet ve hadiste geçen yahudi ve hırıstiyanlarda Allah'ın varlığına iman etmekle birlikte putları,haham ve papazları Rabbimizin nazarında ilah ve rab edinmişlerdi.Bunu sebebide onların söylediklerine tabi olmaları,araştırmadan kabul etmeleriydi.

    Bizlerde bugün pekçok şeyh,hoca,hacı,abi,abla gibi sevdiğimiz güvendiğimiz insanların söylediklerini araştırmadan kabul ediyor değilmiyiz?Öyleyse bizler de müşrikler,yahudi ve hırıstiyanlar gibi bunlara dikkat etmez isek aynı duruma düşebiliriz.

    Sizce de tüm ayetler bizlere hitap ediyor bizleri kapsıyor değil midir?


  24. 21.Ekim.2012, 06:51
    204
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    ELHAMDULİLLAH Nickli Üyeden Alıntı
    Bu ayet-i kerime LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH diyen hiç kimseyi kapsamaz.

    Neden kapsamaz....???? Çünkü ALLAHTAN BAŞKA İLAH YOKTUR demekle birlikte MUHAMMEDEN RESULULLAH diyerek Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in de O'nun RASULU olduğunu beyanla İMAN TAZELEMİŞ oluruz. Hedef belli ve aracı yok. ALLAH ve RASUL'ü var.

    Eğer bir hocaefendi.... Boşverin Allahu Taalayı, bana TAPIN sonrasında ALLAHU TAALA'ya tapmış olursunuz derse, KENDİSİNİ PUT'laştırmış olur.
    Bahsettiğimiz ayet ve Kuran'da ne kadar ayet varsa hepsi müslümanlara hitab eder ve müslümanları kapsar.Çünkü Kuran müslümanlara nazil olmuştur.Kuran'da diğer dinlerdeki insanlara hitaplar olsa da o hitapların hepsi bizler ayetlerden ders çıkaralım onlar gibi olmayalım diye bizlere misaller ve ikazlardır.

    Bizler kafirlere,putperestlere,hırıstiyan ve yahudilere hitap eden ayetleri üzerimize alınmaz isek o ayetlerden ders çıkaramayız.Allah korusun onların düştükleri duruma düşebiliriz.

    Tevbe 31
    Hahamlarını ve rahiplerini Allah'tan ayrı rabler edindiler, Meryem oğlu Mesih'i de öyle. Oysa kendilerine yalnız tek Tanrı olan Allah'a ibâdet etmeleri emredilmişti. O'ndan başka tanrı yoktur. O, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir.


    Yukarıdaki ayeti kerime nazil olduktan sonra Peygaberimiz bu ayeti okurken Hatim i Tai'nin oğlu Adiyy Peygamberimizin okuduğu ayeti duydu.Hadisin devamı aşşağıdadır.

    Bir gün boynumda altından bir haç asılı olduğu halde Peygamberimizi ziyarete geldim. Bu esnada Rasulullah (sav), “Onlar, hahamlarını, rahiblerini Allah’tan başka rabler edindiler. Meryem oğlu İsa’yı da (rab edindiler)... Oysa tek ilaha ibadet etmekle emr olunmuşlardı. O’ ndan başka ibadete layık ilah yoktur. O, onların ortak koştuklarından yücedir.” (Tevbe: 31) âyet-i kerimesini okuyordu.
    Orada söylenenleri duyunca şöyle dedim:

    “Ben yahûdileri ve hıristiyanları tanırım, onlar hahamlarına ve papazlarına ibadet etmiyorlar ki!”

    Bunun üzerine Hz. Peygamber(sav) şöyle buyurdu:

    “Evet, onlar (onların önünde secde ederek) ibadet etmiyorlardı; fakat onlar, Allah’ın haram kıldığı bir şeyi halka helâl kılıyor, helal kıldığını da haram kılıyorlar, halk da onlara tabi oluyordu. İşte onların (papaz ve hahamlarını) rab edinmeleri budur”

    (Tirmizî, Sünen, Tefsîru’l-Kur’an 10, H. No: 3095, Mübarekfuri, Tuhfe’tül-Ahvezi Şerh’u Cami’it-Tirmizi, c. 2, s. 2258, h. no. 3095, Beyt’ül –Efkar ed’Devliyye bask.; et-Taberî , Tefsir, c. 4, s. 283; İbn Kesir, Tefsir, c. 2, s. 433, Dar’u-Hadis, Kahire, 2003).


    Yukarıdaki ayet ve hadisten insanların birbirlerini nasıl rab ve ilah edindiklerini anlıyoruz.Mekkedeki müşrikler,ayet ve hadiste geçen yahudi ve hırıstiyanlarda Allah'ın varlığına iman etmekle birlikte putları,haham ve papazları Rabbimizin nazarında ilah ve rab edinmişlerdi.Bunu sebebide onların söylediklerine tabi olmaları,araştırmadan kabul etmeleriydi.

    Bizlerde bugün pekçok şeyh,hoca,hacı,abi,abla gibi sevdiğimiz güvendiğimiz insanların söylediklerini araştırmadan kabul ediyor değilmiyiz?Öyleyse bizler de müşrikler,yahudi ve hırıstiyanlar gibi bunlara dikkat etmez isek aynı duruma düşebiliriz.

    Sizce de tüm ayetler bizlere hitap ediyor bizleri kapsıyor değil midir?





+ Yorum Gönder