Konusunu Oylayın.: Hanefi Mezhebine Göre Şafii Mezhebine Göre Bunları Yazarmısınız?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hanefi Mezhebine Göre Şafii Mezhebine Göre Bunları Yazarmısınız?
  1. 05.Ocak.2011, 00:05
    1
    Ferhat1991
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2009
    Üye No: 58064
    Mesaj Sayısı: 704
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 26

    Hanefi Mezhebine Göre Şafii Mezhebine Göre Bunları Yazarmısınız?






    Hanefi Mezhebine Göre Şafii Mezhebine Göre Bunları Yazarmısınız? Mumsema Selamun Aleyküm Kardeşlerim Hanefi Mezhebine Göre Şafii Mezhebine Göre Bunları Yazarmısınız Açıklayıcı Konuşamadıysam Örnek Verim


    Hanefi Mezhebine göre diş dolgusunun hükmü nedir?



    bunun gibi Hanefi Mezhebine Göre Herşey Şafii Mezhebine Göre herşeyi yazarmısınız ona göre seçimimi yapcamda ALLAH (CELLE CELALÜHÜ) RAZI OLSUN SELAM VE DUA İLE


  2. 05.Ocak.2011, 00:05
    1
    Ferhat1991 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Selamun Aleyküm Kardeşlerim Hanefi Mezhebine Göre Şafii Mezhebine Göre Bunları Yazarmısınız Açıklayıcı Konuşamadıysam Örnek Verim


    Hanefi Mezhebine göre diş dolgusunun hükmü nedir?



    bunun gibi Hanefi Mezhebine Göre Herşey Şafii Mezhebine Göre herşeyi yazarmısınız ona göre seçimimi yapcamda ALLAH (CELLE CELALÜHÜ) RAZI OLSUN SELAM VE DUA İLE


    Benzer Konular

    - Hanefi mezhebine göre nikahı kıyılan bir kimse şafi mezhebine göre nikah tazeleyebilir mi ?

    - Şafii mezhebine göre tesbih namazını ayrıntılı yazarmısınız hiç bilmiyoruz

    - Hanefi mezhebindenim şafii mezhebine göre nikah yapabilir miyim?

    - Şafii mezhebine mensup birisi namaz içerisinde tahıyyat duasını hanefi mezhebine göre okursa namazı

    - Hanefi olupta şafii mezhebine göre namaz kılmak olur mu?

  3. 05.Ocak.2011, 00:14
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Yanıt: Hanefi Mezhebine Göre Şafii Mezhebine Göre Bunları Yazarmısınız?




    iki mezhebin görüşü birdir. yani iki mezhepte diş dolgusunun sakıncası yoktur.


  4. 05.Ocak.2011, 00:14
    2
    Moderatör



    iki mezhebin görüşü birdir. yani iki mezhepte diş dolgusunun sakıncası yoktur.


  5. 05.Ocak.2011, 00:16
    3
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: Hanefi Mezhebine Göre Şafii Mezhebine Göre Bunları Yazarmısınız?

    Bildiğim kadarıyla mezheplerin olduğu dönemlerde diş dolgusu diye bişey yoktu. Olsa bile diş dolgusu yapılırken oyulan dişin her çeperi ve dahi diş kökleri çok itinalı bir şekilde kesinlikle çürük bir yapı bırakılmaksızın inceden inceye temizlenip su ile çalkalandıktan ve dezenfekte edildikten sonra dolgu yapılmaktadır. Dolgu malzemesi dahil hiç bir materyal temizlikten yana sıkıntılı değildir. Bu durumda diş dolgusunun uymayacağı hiç bir mezhep düşünemiyorum. Eğer dolgudan sonraki durumlar için derseniz. Orada da dişlerin geneli esas alınır.


  6. 05.Ocak.2011, 00:16
    3
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Bildiğim kadarıyla mezheplerin olduğu dönemlerde diş dolgusu diye bişey yoktu. Olsa bile diş dolgusu yapılırken oyulan dişin her çeperi ve dahi diş kökleri çok itinalı bir şekilde kesinlikle çürük bir yapı bırakılmaksızın inceden inceye temizlenip su ile çalkalandıktan ve dezenfekte edildikten sonra dolgu yapılmaktadır. Dolgu malzemesi dahil hiç bir materyal temizlikten yana sıkıntılı değildir. Bu durumda diş dolgusunun uymayacağı hiç bir mezhep düşünemiyorum. Eğer dolgudan sonraki durumlar için derseniz. Orada da dişlerin geneli esas alınır.


  7. 05.Ocak.2011, 00:30
    4
    Ferhat1991
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2009
    Üye No: 58064
    Mesaj Sayısı: 704
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 26

    Yanıt: Hanefi Mezhebine Göre Şafii Mezhebine Göre Bunları Yazarmısınız?

    ALLAH (CELLE CELALÜHÜ) Razı Olsun Kardeşlerim Cevaplarınız Için Sorum öyle Deildi Yani Diş Dolgusu Sadece Bir örnekti Bu Ve Bunun Gibi Bir Sürü şey Var Onları Soruyorum Karşılaştırıp 2 Mezhepten Birini Seçicemde ben anlatamıyorum işte sorun sizde deil bende :D ama ümit ediyom anlayan çıkcak


  8. 05.Ocak.2011, 00:30
    4
    Ferhat1991 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    ALLAH (CELLE CELALÜHÜ) Razı Olsun Kardeşlerim Cevaplarınız Için Sorum öyle Deildi Yani Diş Dolgusu Sadece Bir örnekti Bu Ve Bunun Gibi Bir Sürü şey Var Onları Soruyorum Karşılaştırıp 2 Mezhepten Birini Seçicemde ben anlatamıyorum işte sorun sizde deil bende :D ama ümit ediyom anlayan çıkcak


  9. 05.Ocak.2011, 08:19
    5
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,125
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: Hanefi Mezhebine Göre Şafii Mezhebine Göre Bunları Yazarmısınız?

    Bence sen bir defter hazırlıyorsun ve gelen cevapları oraya yazıyorsun. Olası durumlarda birini tercih etmek için.


  10. 05.Ocak.2011, 08:19
    5
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Bence sen bir defter hazırlıyorsun ve gelen cevapları oraya yazıyorsun. Olası durumlarda birini tercih etmek için.


  11. 05.Ocak.2011, 12:24
    6
    nisan21
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Aralık.2009
    Üye No: 71128
    Mesaj Sayısı: 154
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: İzmir

    Yanıt: Hanefi Mezhebine Göre Şafii Mezhebine Göre Bunları Yazarmısınız?

    Bende bir soru sorsam sakıncası olmaz değil mi? Hanefi mezhebinde diş dolgusu ve kaplaması olanın başka mezhebi taklit etmesi gerekir mi? Saadeti ebediyye ilmihalinde diş dolgusu olanın guslü sahih olmadığından namazlarıda sahih olmaz deniyor. Buna göre ne yapmamız gerekir? Ve kaza namazı borcu olanların sünneti kılmayıp sünnet yerine kaza kılması gerektiği yazıyor. Bu konuda da cevap verirseniz sevinirim...Cevaplar için ALLAH Celle Celalühü razı olsun şimdiden...


  12. 05.Ocak.2011, 12:24
    6
    Devamlı Üye
    Bende bir soru sorsam sakıncası olmaz değil mi? Hanefi mezhebinde diş dolgusu ve kaplaması olanın başka mezhebi taklit etmesi gerekir mi? Saadeti ebediyye ilmihalinde diş dolgusu olanın guslü sahih olmadığından namazlarıda sahih olmaz deniyor. Buna göre ne yapmamız gerekir? Ve kaza namazı borcu olanların sünneti kılmayıp sünnet yerine kaza kılması gerektiği yazıyor. Bu konuda da cevap verirseniz sevinirim...Cevaplar için ALLAH Celle Celalühü razı olsun şimdiden...


  13. 05.Ocak.2011, 12:29
    7
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Yanıt: Hanefi Mezhebine Göre Şafii Mezhebine Göre Bunları Yazarmısınız?

    Diş Dolgusu ve Kaplama dişler güsle manimidir

    Diş dolgusu ve kaplama dişler gusle mani midir?
    Diş dolgusu ve kaplama dişler gusle mani midir?

    Hanefî mezhebine göre ağız ve burnun içi vücudun dış kısmından sayılmaktadır. Bundan dolayı farz olan gusül esnasında ağız ve burna su verip iç kısmını ıslatmak gerekir. Diş dolgusunun ve kaplatmanın gusle mâni olduğunu söyleyen kimseler bu esastan hareketle, dişine kaplama ve dolgu yaptıranların gusüllerinin sahih olmadığı kanaatini taşımaktadırlar.

    Bilindiği gibi, diş çürüyünce ve içi oyulunca, ya çekilip protez yapılmakta veya oyuk kısım doldurulmaktadır. Protez esnasındaki yandaki dişler inceltilerek üzerine kaplama geçirilmektedir. Hâliyle bu tedavi bir zaruretten dolayı yapılmaktadır. Zaten bugün diş tedavisinde bu iki yoldan birisi mutlak sûrette uygulanmaktadır. Dolgu yapılmadığı takdirde çürümeye engel olunamadığından, çürüyen diş kaybedilmektedir. Bunun önüne geçmek için de dolgu yapılarak diş uzun bir müddet muhafaza altına alınmaktadır. Böylece bu muamelenin zaruret olduğu kendiliğinden anlaşılmaktadır.

    İşte böyle bir zaruretten dolayı dişe dolgu yaptırılır veya kaplatılırsa, artık o dolgu ve kaplama maddesi dişin kendisinden sayılır. Bu bakımdan da gusle bir engel teşkil etmez.

    Bu meseleye ışık tutacak bir hadise Asr-ı Saâdette de meydana gelmişti. Sahabîlerden Afrece bin Es’ad’ın İslâmiyetten önce vuku bulan bir savaş esnasında burnu kesilmişti. Bundan sonra gümüşten bir burun taktırdıysa da kötü bir koku neşrettiğinden rahat edemedi. Sonunda durumu Resulullaha (a.s.m.) anlattı. Peygamber Efendimiz, altından bir burun yaptırıp taktırmasını tavsiye etti.1

    İşte bu hadisten hareket eden, başta İmam Muhammed olmak üzere bazı İslâm âlimleri takma ve doldurma diş yaptırmada bir mahzurun bulunmadığını; hattâ bunun altın madeninden yapılması hususunda ruhsat bulunduğunu ifâde etmektedirler. Bu meselenin esasını, meâlini verdiğimiz hadis-i şerifin izahında bulmak mümkündür.2

    Ayrıca boyacının tırnağındaki boya, dişlerinin arasındaki ve oyuk dişin içindeki yiyecek artıklarının gusle mâni olmadığı fıkıh kitaplarımızda ifâde edilmektedir. Dış dolgusu da buna benzer bir durumdur. Diş arasındaki yemek artıklarını gidermek ve tırnaktaki yağlı boyayı temizlemek mümkün olsa da, gusül esnasında dolgu yapılan dişin içini boşaltıp yıkamak mümkün değildir. Bunun için dolgu da gusle mâni olmaz.

    Diş kaplaması veya dolgusu bir zarûretten dolayı yapılırsa, ki umumiyetle öyledir, bu bir nevi çürüyen dişi tedâvi şeklidir; o zaman gusle mâni olamaz. Bu zarûretin dindar ve selâhiyetli bir doktor tarafından tesbit edilmesi gerekmektedir. Bu vasıfta bir doktorun tavsiyesi ile yapılan kaplamanın dinen bir mahzurunun olmadığını ve altta kalan dişin, ağzın görünen kısmından çıkıp, görünmeyen kısmın hükmüne geçtiğini ifâde eden Bediüzzaman Hazretleri bir mektubunda, bir sual vesilesiyle bu durumu şöyle izah eder:

    “Kaplamanın altının gusülde yıkanmaması guslü iptal etmez. Çünkü, üstündeki kaplama yıkanıyor, onun yerine geçiyor. Evet, cerihaların (yaraların) üstündeki sargıların zarar için kaldırılmadığından ceriha yerine yıkanması, şer’an o yaranın gusli (yıkanması) yerine geçtiği gibi, böyle ihtiyaca binâen sabitkaplamanın yıkanması dahi dişin yıkanması yerine geçer, guslü iptal etmez. Ve’l-ilmü indallah, madem ihtiyaca binaen bu ruhsat oluyor, elbette yalnız süs için, ihtiyaçsız dişleri kaplamak veya doldurmak bu ruhsattan istifâde edemez. Çünkü, hattâ zarûret derecesine geldikten sonra böyle umûmü’l-belvâda eğer bilerek sû-i ihtiyariyle olsa o zaruret ibâheye (mübah olmasına) sebebiyet vermez. Eğer bilmeyerek olmuş ise zarûret için elbette cevaz vermez.”3

    Ancak çıkarılıp takılabilecek diş ve protezlerin gusül sırasında, ağzı yıkarken çıkarmak gerekir.

    Bu mesele sadece Hanefi mezhebinde mevcuttur. Diğer mezheplere, meselâ, Şâfiî mezhebine göre gusülde ağzın yıkanması farz olmayıp sünnettir. Bu mezhebe göre, dişin gerek dolgu, gerekse kaplama ve protez yapılması hiçbir şekilde gusle mâni olmaz.

    Ancak bu mes’elede iki cihet vardır. Onu hatırdan çıkarmamalıyız. Biri, diş dolgu ve kaplamasına Tabib-i Hâzık dediğimiz dindar ve selâhiyetli bir doktorun gerek görmesi... Şâyet böyle bir doktor bunun ihtiyaç olduğunu ifade etmişse bu tedavi yapılır, gusle mani görülmez, ifade ettiğim müsaadeden istifade edilir. Bir de böyle bir doktor, ihtiyaç olarak görmemiş buna gerek olduğunu ifade etmemiş, lâkin süs ve zinet olarak taktırmak istemiş, sırf gösteriş arzusundan buna lüzum görmüş.

    İşte bu ikinci anlayıştan hareketle dişini kaplatanlar, birinci derecedekilere verilen ruhsattan istifade edemezler. Böylelerinin guslü sahih olmaz. Zira bir ihtiyaçtan, selâhiyetli bir doktorun gördüğü lüzumdan hareket etmiyor. Süs ve zinet olsun için buna tevessül ediyor. Mecbur olmadan yaptırıyor.

    Doldurma ve kaplama dişlerin gusle mani olduğu söylentileri bu ikinci kısım doldurmaya ve kaplamaya âit olsa gerektir. Bunu yanlış anlayanlar, dindar ve bilgili bir doktorun ihtiyaç olarak göstermesiyle yapılan dişlere de şâmil bir hüküm zannediyorlar, böylece huzursuzluğa düşüyor ve yanılmalara mâruz kalıyorlar.

    Nitekim değerli fıkıh kitabı Mülteka şerhinde fetva kitabından naklen şöyle deniyor:

    — Dişini mecburen doldurtan kimse, gusülde bu dolguyu söküp atması mümkün olmayınca, dolgunun üzerinden geçen suyla iktifa ederse, guslü sahih olur mu?

    Elcevap: Olur. Şüpheye mahal kalmaz. 4

    1. Tirmizi, Libas: 31; Ebû Dâvud, Hâtem: 7.
    2. Serahsî. el-Mebsût, 1:132.
    3. Barla Lâhikası, s.157.
    4- İzahlı Mülteka tercümesi, Taharet bahsi, s. 32
    Bkz. Mehmed Paksu İbadet Hayatımız





  14. 05.Ocak.2011, 12:29
    7
    Feseyekfikehumullah
    Diş Dolgusu ve Kaplama dişler güsle manimidir

    Diş dolgusu ve kaplama dişler gusle mani midir?
    Diş dolgusu ve kaplama dişler gusle mani midir?

    Hanefî mezhebine göre ağız ve burnun içi vücudun dış kısmından sayılmaktadır. Bundan dolayı farz olan gusül esnasında ağız ve burna su verip iç kısmını ıslatmak gerekir. Diş dolgusunun ve kaplatmanın gusle mâni olduğunu söyleyen kimseler bu esastan hareketle, dişine kaplama ve dolgu yaptıranların gusüllerinin sahih olmadığı kanaatini taşımaktadırlar.

    Bilindiği gibi, diş çürüyünce ve içi oyulunca, ya çekilip protez yapılmakta veya oyuk kısım doldurulmaktadır. Protez esnasındaki yandaki dişler inceltilerek üzerine kaplama geçirilmektedir. Hâliyle bu tedavi bir zaruretten dolayı yapılmaktadır. Zaten bugün diş tedavisinde bu iki yoldan birisi mutlak sûrette uygulanmaktadır. Dolgu yapılmadığı takdirde çürümeye engel olunamadığından, çürüyen diş kaybedilmektedir. Bunun önüne geçmek için de dolgu yapılarak diş uzun bir müddet muhafaza altına alınmaktadır. Böylece bu muamelenin zaruret olduğu kendiliğinden anlaşılmaktadır.

    İşte böyle bir zaruretten dolayı dişe dolgu yaptırılır veya kaplatılırsa, artık o dolgu ve kaplama maddesi dişin kendisinden sayılır. Bu bakımdan da gusle bir engel teşkil etmez.

    Bu meseleye ışık tutacak bir hadise Asr-ı Saâdette de meydana gelmişti. Sahabîlerden Afrece bin Es’ad’ın İslâmiyetten önce vuku bulan bir savaş esnasında burnu kesilmişti. Bundan sonra gümüşten bir burun taktırdıysa da kötü bir koku neşrettiğinden rahat edemedi. Sonunda durumu Resulullaha (a.s.m.) anlattı. Peygamber Efendimiz, altından bir burun yaptırıp taktırmasını tavsiye etti.1

    İşte bu hadisten hareket eden, başta İmam Muhammed olmak üzere bazı İslâm âlimleri takma ve doldurma diş yaptırmada bir mahzurun bulunmadığını; hattâ bunun altın madeninden yapılması hususunda ruhsat bulunduğunu ifâde etmektedirler. Bu meselenin esasını, meâlini verdiğimiz hadis-i şerifin izahında bulmak mümkündür.2

    Ayrıca boyacının tırnağındaki boya, dişlerinin arasındaki ve oyuk dişin içindeki yiyecek artıklarının gusle mâni olmadığı fıkıh kitaplarımızda ifâde edilmektedir. Dış dolgusu da buna benzer bir durumdur. Diş arasındaki yemek artıklarını gidermek ve tırnaktaki yağlı boyayı temizlemek mümkün olsa da, gusül esnasında dolgu yapılan dişin içini boşaltıp yıkamak mümkün değildir. Bunun için dolgu da gusle mâni olmaz.

    Diş kaplaması veya dolgusu bir zarûretten dolayı yapılırsa, ki umumiyetle öyledir, bu bir nevi çürüyen dişi tedâvi şeklidir; o zaman gusle mâni olamaz. Bu zarûretin dindar ve selâhiyetli bir doktor tarafından tesbit edilmesi gerekmektedir. Bu vasıfta bir doktorun tavsiyesi ile yapılan kaplamanın dinen bir mahzurunun olmadığını ve altta kalan dişin, ağzın görünen kısmından çıkıp, görünmeyen kısmın hükmüne geçtiğini ifâde eden Bediüzzaman Hazretleri bir mektubunda, bir sual vesilesiyle bu durumu şöyle izah eder:

    “Kaplamanın altının gusülde yıkanmaması guslü iptal etmez. Çünkü, üstündeki kaplama yıkanıyor, onun yerine geçiyor. Evet, cerihaların (yaraların) üstündeki sargıların zarar için kaldırılmadığından ceriha yerine yıkanması, şer’an o yaranın gusli (yıkanması) yerine geçtiği gibi, böyle ihtiyaca binâen sabitkaplamanın yıkanması dahi dişin yıkanması yerine geçer, guslü iptal etmez. Ve’l-ilmü indallah, madem ihtiyaca binaen bu ruhsat oluyor, elbette yalnız süs için, ihtiyaçsız dişleri kaplamak veya doldurmak bu ruhsattan istifâde edemez. Çünkü, hattâ zarûret derecesine geldikten sonra böyle umûmü’l-belvâda eğer bilerek sû-i ihtiyariyle olsa o zaruret ibâheye (mübah olmasına) sebebiyet vermez. Eğer bilmeyerek olmuş ise zarûret için elbette cevaz vermez.”3

    Ancak çıkarılıp takılabilecek diş ve protezlerin gusül sırasında, ağzı yıkarken çıkarmak gerekir.

    Bu mesele sadece Hanefi mezhebinde mevcuttur. Diğer mezheplere, meselâ, Şâfiî mezhebine göre gusülde ağzın yıkanması farz olmayıp sünnettir. Bu mezhebe göre, dişin gerek dolgu, gerekse kaplama ve protez yapılması hiçbir şekilde gusle mâni olmaz.

    Ancak bu mes’elede iki cihet vardır. Onu hatırdan çıkarmamalıyız. Biri, diş dolgu ve kaplamasına Tabib-i Hâzık dediğimiz dindar ve selâhiyetli bir doktorun gerek görmesi... Şâyet böyle bir doktor bunun ihtiyaç olduğunu ifade etmişse bu tedavi yapılır, gusle mani görülmez, ifade ettiğim müsaadeden istifade edilir. Bir de böyle bir doktor, ihtiyaç olarak görmemiş buna gerek olduğunu ifade etmemiş, lâkin süs ve zinet olarak taktırmak istemiş, sırf gösteriş arzusundan buna lüzum görmüş.

    İşte bu ikinci anlayıştan hareketle dişini kaplatanlar, birinci derecedekilere verilen ruhsattan istifade edemezler. Böylelerinin guslü sahih olmaz. Zira bir ihtiyaçtan, selâhiyetli bir doktorun gördüğü lüzumdan hareket etmiyor. Süs ve zinet olsun için buna tevessül ediyor. Mecbur olmadan yaptırıyor.

    Doldurma ve kaplama dişlerin gusle mani olduğu söylentileri bu ikinci kısım doldurmaya ve kaplamaya âit olsa gerektir. Bunu yanlış anlayanlar, dindar ve bilgili bir doktorun ihtiyaç olarak göstermesiyle yapılan dişlere de şâmil bir hüküm zannediyorlar, böylece huzursuzluğa düşüyor ve yanılmalara mâruz kalıyorlar.

    Nitekim değerli fıkıh kitabı Mülteka şerhinde fetva kitabından naklen şöyle deniyor:

    — Dişini mecburen doldurtan kimse, gusülde bu dolguyu söküp atması mümkün olmayınca, dolgunun üzerinden geçen suyla iktifa ederse, guslü sahih olur mu?

    Elcevap: Olur. Şüpheye mahal kalmaz. 4

    1. Tirmizi, Libas: 31; Ebû Dâvud, Hâtem: 7.
    2. Serahsî. el-Mebsût, 1:132.
    3. Barla Lâhikası, s.157.
    4- İzahlı Mülteka tercümesi, Taharet bahsi, s. 32
    Bkz. Mehmed Paksu İbadet Hayatımız





  15. 05.Ocak.2011, 19:57
    8
    Ferhat1991
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Eylül.2009
    Üye No: 58064
    Mesaj Sayısı: 704
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 26

    Yanıt: Hanefi Mezhebine Göre Şafii Mezhebine Göre Bunları Yazarmısınız?

    yazarow kardeşim son cümlen doğru 2 sini karşılaştırmak için yapıyorum birini terchi edicem o yüzden sordum anlamışsın ALLAH (CELLE CELALÜHÜ) RAZI OLSUN


  16. 05.Ocak.2011, 19:57
    8
    Ferhat1991 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    yazarow kardeşim son cümlen doğru 2 sini karşılaştırmak için yapıyorum birini terchi edicem o yüzden sordum anlamışsın ALLAH (CELLE CELALÜHÜ) RAZI OLSUN





+ Yorum Gönder