Konusunu Oylayın.: Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır

5 üzerinden 4.00 | Toplam : 3 kişi
Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır
  1. 04.Ocak.2011, 23:46
    1
    Allahın1Kulu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Temmuz.2010
    Üye No: 77592
    Mesaj Sayısı: 153
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır






    Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır Mumsema SelamunAleyküm

    "Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır”

    Hz.Muhammed (sav) böyle bir sözü varmı yani böyle bir Hadisi Şerif var mı ?


  2. 04.Ocak.2011, 23:46
    1
    Devamlı Üye



  3. 05.Ocak.2011, 00:11
    2
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Yanıt: "Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır”




    ve Aleykumusselâm...

    (Toplulukta, birlik ve beraberlikte rahmet var, ayrılıkta ise azab-ı ilahi vardır.) [Beyheki]

    Sanırım Beyheki'nin Sünenül Kübra Hadis kitabında geçiyor 10 cildlik kitab


  4. 05.Ocak.2011, 00:11
    2
    Feseyekfikehumullah



    ve Aleykumusselâm...

    (Toplulukta, birlik ve beraberlikte rahmet var, ayrılıkta ise azab-ı ilahi vardır.) [Beyheki]

    Sanırım Beyheki'nin Sünenül Kübra Hadis kitabında geçiyor 10 cildlik kitab


  5. 05.Ocak.2011, 14:40
    3
    Allahın1Kulu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Temmuz.2010
    Üye No: 77592
    Mesaj Sayısı: 153
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Yanıt: "Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır”

    ehli-sunnet kardeşim ozaman İslam Birliği şart olmuyormu sizce ?



  6. 05.Ocak.2011, 14:40
    3
    Devamlı Üye
    ehli-sunnet kardeşim ozaman İslam Birliği şart olmuyormu sizce ?



  7. 05.Ocak.2011, 14:48
    4
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Yanıt: "Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır”

    Aksini İddia edenmi var kardeş ?


  8. 05.Ocak.2011, 14:48
    4
    Feseyekfikehumullah
    Aksini İddia edenmi var kardeş ?


  9. 05.Ocak.2011, 14:55
    5
    Allahın1Kulu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Temmuz.2010
    Üye No: 77592
    Mesaj Sayısı: 153
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Yanıt: "Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır”

    ehli-sunnet yanlış anladınız (Toplulukta, birlik ve beraberlikte rahmet var, ayrılıkta ise azab-ı ilahi vardır.) [Beyheki] aklıma geldi İslam Birliği doğru anlamışmıyım diye sormuştum


  10. 05.Ocak.2011, 14:55
    5
    Devamlı Üye
    ehli-sunnet yanlış anladınız (Toplulukta, birlik ve beraberlikte rahmet var, ayrılıkta ise azab-ı ilahi vardır.) [Beyheki] aklıma geldi İslam Birliği doğru anlamışmıyım diye sormuştum


  11. 05.Ocak.2011, 15:00
    6
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Yanıt: "Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır”

    Doğru anladınız kardeş İslam birliğinin olması şart tabikide..

    Eğer bütün İslam ülkeleri birlik olsaydı bu gün siyonistler tarafından yağmalanan gazze filistin ve diğer müslümanlar bu durumda olmazdı


  12. 05.Ocak.2011, 15:00
    6
    Feseyekfikehumullah
    Doğru anladınız kardeş İslam birliğinin olması şart tabikide..

    Eğer bütün İslam ülkeleri birlik olsaydı bu gün siyonistler tarafından yağmalanan gazze filistin ve diğer müslümanlar bu durumda olmazdı


  13. 05.Ocak.2011, 15:02
    7
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: "Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır”

    Ahmed Şahin
    "Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır!"
    Müslümanlar arasında çıkacak olan anlaşmazlık ve ihtilafta taraflara düşen ilk görev, Hucurat Suresi'ndeki ayetlerde açık ve net bir şekilde bildirilmiştir:


    -Müminlerden iki taraf arasında bir münakaşa çıkarsa hemen aralarına girerek anlaşmalarını sağlayın, barışı ve itaati toplumda hakim kılın, kardeşliği tesis edin.
    Evet, Rabb'imiz her şeyden önce Müslümanlar arasındaki anlaşmazlıklarda barışı ve itaati emrediyor, anlaşma ve kaynaşmayı sağlama görevimizi hatırlatıyor.
    Efendimiz (sas) Hazretleri de ayetin barış emreden manasını açıklarken:
    -Barış anlaşması, anlaşmaların efendisidir! buyuruyor, her şeyden önce barışı sağlamanın baş görevimiz olduğuna dikkatimizi çekiyor.
    Bu konuda saadet asrında Müslümanlar arasında yaşanmış anlaşmazlıklara baktığımızda tavrımızın ne olması gerektiğini açık ve net bir şekilde tespit edebiliyoruz. Bize örnek olan bu anlaşmazlıklardan birini misal olması için kısaltarak arz etmek istiyorum bugün sizlere. Şöyle ki:
    Medine'de Müslümanlar arasında ayrılık ateşi yakmaya çalışan münafıklardan biri vardı. Bu adamın birlik beraberliği bozucu davranışlarını önlemek isteyen bazı sahabeler:
    -Ya Resulallah! dediler, şu Abdullah bin Übey bin Selül'ün yanına gitsek de birlik beraberliğimizi bozucu beyan ve davranışlardan vazgeçmesi konusunda nasihatlerde bulunsanız...
    Efendimiz (sas) Hazretleri ashabının bu teklifine uyarak merkebine binip yanındakilerle birlikte kırdaki bahçesinde meşgul olan Abdullah bin Übey'in ayağına kadar gitme tevazuu gösterdi. Ancak daha uzaktan Resulullah'ın (sas) geldiğini gören münafıkların başı, tepkisini saygısızca dile getirmekten çekinmeyerek seslendi:
    -Yaklaşma ya Muhammed! Eşeğinin kokusu şimdiden burnumun direğini kıracak hale geldi!.
    Bu saygısız söze karşılık vermekte geç kalmayan Ensar'dan bir zat da:
    -Vallahi dedi, Resulullah'ın eşeğinin kokusu senin kokundan temizdir!.
    İşte bu karşılıklı atışma, bir nasihat konuşmasına fırsat vermeden hemen çatışmaya dönüştü. Resulullah'ın yanındaki sahabelerle Abdullah bin Übey'in yanındaki (kendi kabilesinden olan) Müslümanlar arasında taşlı sopalı kavgaya varan bir dövüşme söz konusu oldu.
    Gariptir ki, Übey bin Selul'ün yanında yer alıp da sahabeye karşı koyanların tümü de inançsız değillerdi. Kabilecilik gayretinden dolayı Abdullah bin Übey'in tarafını tutanlar da vardı.
    İşte böyle iki tarafın da birbirleriyle rahatça konuşmaya fırsat bulamadan münakaşayı mukateleye doğru götürmelerinden sonra, Hucurat Suresi'ndeki bize ölçü veren ayetlerin ikazı geliyor:
    -Müminlerden iki grup münakaşa ve mukateleye yönelirlerse seyirci kalmayıp aralarına girin ve anlaşmayı sağlayıncaya kadar çalışın. Birinci vazifeniz, tartışmayı durdurup barış içinde konuşma ve anlaşmayı sağlamak olsun. Şayet bir taraf haksızlıkta ısrar eder de, anlaşma gayretlerine olumsuz yaklaşır, aksi cevap verirse, artık size düşen, itaati esas alan haklının yanında, isyana yönelen haksızın da karşısında olmak, toplumdaki birlik beraberliği koruma görevinde yerini almaktır!..
    Evet, toplumdaki anlaşmazlıklar karşısında Müslüman'ın takınacağı barış yanlısı birlik beraberliği koruma görevi böyle netleşmiş bulunmaktadır.
    Onun için İslam toplumunda beraberliği sağlayacak istişare ve itaat vardır, ama isyan ve anarşi yoktur. Hemen herkes barış ve kardeşliğin yanında, ayrılık gayrılığın da karşısında yerini alır. Çünkü inandığı kudsi irşat ve ikazlar hep aynı gerçeği seslendirmektedir: -Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.




  14. 05.Ocak.2011, 15:02
    7
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Ahmed Şahin
    "Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır!"
    Müslümanlar arasında çıkacak olan anlaşmazlık ve ihtilafta taraflara düşen ilk görev, Hucurat Suresi'ndeki ayetlerde açık ve net bir şekilde bildirilmiştir:


    -Müminlerden iki taraf arasında bir münakaşa çıkarsa hemen aralarına girerek anlaşmalarını sağlayın, barışı ve itaati toplumda hakim kılın, kardeşliği tesis edin.
    Evet, Rabb'imiz her şeyden önce Müslümanlar arasındaki anlaşmazlıklarda barışı ve itaati emrediyor, anlaşma ve kaynaşmayı sağlama görevimizi hatırlatıyor.
    Efendimiz (sas) Hazretleri de ayetin barış emreden manasını açıklarken:
    -Barış anlaşması, anlaşmaların efendisidir! buyuruyor, her şeyden önce barışı sağlamanın baş görevimiz olduğuna dikkatimizi çekiyor.
    Bu konuda saadet asrında Müslümanlar arasında yaşanmış anlaşmazlıklara baktığımızda tavrımızın ne olması gerektiğini açık ve net bir şekilde tespit edebiliyoruz. Bize örnek olan bu anlaşmazlıklardan birini misal olması için kısaltarak arz etmek istiyorum bugün sizlere. Şöyle ki:
    Medine'de Müslümanlar arasında ayrılık ateşi yakmaya çalışan münafıklardan biri vardı. Bu adamın birlik beraberliği bozucu davranışlarını önlemek isteyen bazı sahabeler:
    -Ya Resulallah! dediler, şu Abdullah bin Übey bin Selül'ün yanına gitsek de birlik beraberliğimizi bozucu beyan ve davranışlardan vazgeçmesi konusunda nasihatlerde bulunsanız...
    Efendimiz (sas) Hazretleri ashabının bu teklifine uyarak merkebine binip yanındakilerle birlikte kırdaki bahçesinde meşgul olan Abdullah bin Übey'in ayağına kadar gitme tevazuu gösterdi. Ancak daha uzaktan Resulullah'ın (sas) geldiğini gören münafıkların başı, tepkisini saygısızca dile getirmekten çekinmeyerek seslendi:
    -Yaklaşma ya Muhammed! Eşeğinin kokusu şimdiden burnumun direğini kıracak hale geldi!.
    Bu saygısız söze karşılık vermekte geç kalmayan Ensar'dan bir zat da:
    -Vallahi dedi, Resulullah'ın eşeğinin kokusu senin kokundan temizdir!.
    İşte bu karşılıklı atışma, bir nasihat konuşmasına fırsat vermeden hemen çatışmaya dönüştü. Resulullah'ın yanındaki sahabelerle Abdullah bin Übey'in yanındaki (kendi kabilesinden olan) Müslümanlar arasında taşlı sopalı kavgaya varan bir dövüşme söz konusu oldu.
    Gariptir ki, Übey bin Selul'ün yanında yer alıp da sahabeye karşı koyanların tümü de inançsız değillerdi. Kabilecilik gayretinden dolayı Abdullah bin Übey'in tarafını tutanlar da vardı.
    İşte böyle iki tarafın da birbirleriyle rahatça konuşmaya fırsat bulamadan münakaşayı mukateleye doğru götürmelerinden sonra, Hucurat Suresi'ndeki bize ölçü veren ayetlerin ikazı geliyor:
    -Müminlerden iki grup münakaşa ve mukateleye yönelirlerse seyirci kalmayıp aralarına girin ve anlaşmayı sağlayıncaya kadar çalışın. Birinci vazifeniz, tartışmayı durdurup barış içinde konuşma ve anlaşmayı sağlamak olsun. Şayet bir taraf haksızlıkta ısrar eder de, anlaşma gayretlerine olumsuz yaklaşır, aksi cevap verirse, artık size düşen, itaati esas alan haklının yanında, isyana yönelen haksızın da karşısında olmak, toplumdaki birlik beraberliği koruma görevinde yerini almaktır!..
    Evet, toplumdaki anlaşmazlıklar karşısında Müslüman'ın takınacağı barış yanlısı birlik beraberliği koruma görevi böyle netleşmiş bulunmaktadır.
    Onun için İslam toplumunda beraberliği sağlayacak istişare ve itaat vardır, ama isyan ve anarşi yoktur. Hemen herkes barış ve kardeşliğin yanında, ayrılık gayrılığın da karşısında yerini alır. Çünkü inandığı kudsi irşat ve ikazlar hep aynı gerçeği seslendirmektedir: -Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.




  15. 05.Ocak.2011, 15:04
    8
    Allahın1Kulu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Temmuz.2010
    Üye No: 77592
    Mesaj Sayısı: 153
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Yanıt: "Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır”

    İslam Birliğinden Kasıt sınır dahi bir olsun tek bir devlettenmi yoksa her avrupa birliği gibi bir birlik mi ?


  16. 05.Ocak.2011, 15:04
    8
    Devamlı Üye
    İslam Birliğinden Kasıt sınır dahi bir olsun tek bir devlettenmi yoksa her avrupa birliği gibi bir birlik mi ?


  17. 05.Ocak.2011, 15:07
    9
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: "Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır”

    Alıntı
    İslam Birliğinden Kasıt sınır dahi bir olsun tek bir devlettenmi yoksa her avrupa birliği gibi bir birlik mi ?
    İlla aynı sınırlar içinde olmaya lüzum yoktur..AB gibi bişey olsa o da olur tabiki..Amaç Tevhid inancını tüm dünyaya yaymaktır, küfre karşı direnmektir.. Bunun içinde mutlaka islam birliği şarttır...


  18. 05.Ocak.2011, 15:07
    9
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    İslam Birliğinden Kasıt sınır dahi bir olsun tek bir devlettenmi yoksa her avrupa birliği gibi bir birlik mi ?
    İlla aynı sınırlar içinde olmaya lüzum yoktur..AB gibi bişey olsa o da olur tabiki..Amaç Tevhid inancını tüm dünyaya yaymaktır, küfre karşı direnmektir.. Bunun içinde mutlaka islam birliği şarttır...


  19. 05.Ocak.2011, 15:22
    10
    Allahın1Kulu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Temmuz.2010
    Üye No: 77592
    Mesaj Sayısı: 153
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Yanıt: "Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır”

  20. 05.Ocak.2011, 15:25
    11
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: "Birlikte Rahmet, Ayrılıkta Azab Vardır”

    amin kardeşim cümlemizden...


  21. 05.Ocak.2011, 15:25
    11
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    amin kardeşim cümlemizden...





+ Yorum Gönder