Konusunu Oylayın.: Dinimizde Zikrullah(zikr çekmek) varmıdır ? Sevabı nedir ?

5 üzerinden 3.75 | Toplam : 4 kişi
Dinimizde Zikrullah(zikr çekmek) varmıdır ? Sevabı nedir ?
  1. 01.Ocak.2011, 18:58
    1
    yaso-123
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Kasım.2010
    Üye No: 80516
    Mesaj Sayısı: 418
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: ankara

    Dinimizde Zikrullah(zikr çekmek) varmıdır ? Sevabı nedir ?

  2. 02.Ocak.2011, 14:09
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: Dinimizde Zikrullah(zikr çekmek) varmıdır ? Sevabı nedir ?




    ALLAH'I ZİKRETMENİN ÖNEMİ
    Güzel bir beldede günlerimiz geçiyor. Peygamber Efendimiz'in mescidinde kılınan bir namaz, başka yerde kılınan namazlardan bin kat daha sevaplıdır, Mekke'deki Mescid-i Harâm hariç; orada yüzbindir çünkü.
    a. Allah'ı Zikretmenin Mükâfâtı
    Ahzab: 42-41(Yâ eyyühellezîne âmenüzkürullàhe zikran kesîrâ.) diye okudu. "Ey iman edenler! Allah'ı çok zikir ile zikreyleyiniz, çok fazla zikir ile zikrediniz. (Ve sebbihhu bükraten ve esîlâ.) sabahleyin, akşamleyin Allah'ı tesbih eyleyiniz, onu tesbih eyleyiniz."
    Bakara:152 (Fezkürûnî ezkürküm veşkürûlî ve lâ tekfurûn) Bu ayet-i kerime, daha öncesindeki ayet-i kerimeye fe ile bağlıdır aslında. Yâni Cenâb-ı Hak fazl-u kereminden, alemlere rahmet olarak peygamber göndermiş. Peygamber Efendimiz'in sıfatlarından birisi de Rahmetullah'tır, Allah'ın rahmetidir. Rahmeten lil-àlemîn'dir, âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. "Ben size böyle cennet yolunu gösteren, bilmediğiniz mânevî bilgileri öğreten bir peygamber gönderdiğim gibi; (fezkürûnî) binâen aleyh siz de beni zikrediniz. Öyle yaparsanız, (fezkürküm) ben de sizi zikrederim. (Veşkürû lî) Bana şükrediniz, (ve lâ tekfurûn) küfrân-ı nîmette bulunmayınız." ayet-i kerimesini ve devamını okudu.
    Allah'ı zikretmek çok önemli bir ibadettir ve bu zikrullah sözü çok geniş kapsamlıdır. Yâni anlamının kapladığı alan çok geniş olan bir sözdür. Bir kere, ilk hatırımıza gelen, "Allah Allah.." demek, "Lâ ilâhe illallàh, lâ ilâhe illallàh.." demek, "Subhànallah, Allah-u ekber.." demek, salât ü selâm getirmek, "Hasbünallàh" demek.. Bunlar zikrullahtır, tamam. Mübarek kelimeleri, esmâ-i hüsnâyı zikretmek, dinin ana inançlarını kısa kelimelerle özlü olarak ifade eden sözleri söylemek zikirdir. "Lâ ilâhe illallah, Hasbünallah, Allàhu ekber, Sübhànallah, Elhamdü lillâh, Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.." veya "Yâ Lâtîf, yâ Hak, yâ Mevlâ, yâ Rabb.." gibi şeyler. Bir zikir budur.
    Başka?. Kur'an-ı Kerim zikirdir. Zâten Kur'an-ı Kerim'in çeşitli isimleri var, isimlerinden bir tanesi de zikirdir.
    Hicr 9 (İnnâ nahnü nezzelnez zikra ve innâ lehû lehàfizin) [Zikri (Kur'an'ı) kesinlikle biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.] Demek ki insan Kur'an okuduğu zaman zikretmiş oluyor. Tavsiye ederiz, burada bulunmanız, ikàmetiniz esnâsında Harem-i Şerif'te inşaallah Kur'an'ı çok okuyun ve mümkünse, tamamlayabilirseniz bir hatim tamamlayın! Çünkü Kur'an okumak da zikirdir, hem de en güzel zikir yolundan birisidir. Aynı zamanda bilgilenmiş de oluyor insan. Dininin inceliklerini öğrenmiş oluyor.
    Namaz kılmak da zikirdir. Namazın da bir adı o bakımdan zikir diye geçiyor.
    Ankebut 45 (Ve lezikrullàhi ekber) [Allah'ı anmak, elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür.] Ayet-i kerimesinde kasdedilen namazdır. Çünkü hem söz olarak Subhànallàh, Allàhu ekber, Lâ ilâhe illallah sözleri geçiyor namazda, hem Kur'an geçiyor. Binâen aleyh, iç içe zikirler var. Yâni böyle sakal-ı şerifin çeşitli örtülere sarıldığı gibi, zikir içinde zikir, zikir içinde zikir var.
    <P>Ulûm-u dîniyye zikirdir Yâni insanın dinini öğretmek için konuşulan bütün sözler zikirdir. İsterse içinde Allah sözü, Rasûlüllah sözü geçmesin. Meselâ miras hukuku: Vefat ettiği zaman, annesinden kız ne kadar miras alacak, oğlan ne kadar miras alacak, koca ne kadar miras alacak?.. Bu bir hesap meselesi. Bir de maddiyat meselesi, para, malın, paranın, emlâkin bölünmesi meselesi. Tamam, bunun öğretilmesi. İlm-i ferâiz deniliyor buna. O da zikirdir. İçinde isterse o esnâda "Lâ ilâhe illallah" "Allah" veya "Rasûlüllah" sözü geçmesin.. Konuşulan sözün o fıkrasında o sözcükler geçmese bile, gene zikirdir. Çünkü sonuç itibariyle Allah-u Teàlâ Hazretleri'nin emirleri öğreniliyor. Buyruğu neymiş, yasakları neymiş; o öğreniliyor. Dinî ilimlerin hepsi, onlarla meşgul olmak zikirdir. Bir insan otursa hocasıyla, sabah namazından sonra öğlene kadar okusa, ferâiz ilmini okusa, o kadar vaktini zikirle geçirmiş olur.
    Binâen aleyh, ilim öğrenmeye de çok dikkat edin! Hele gençken insanın öğrendiği bilgiler, hatırında çok iyi kalıyor. Çocukların gençlik çağı geçmeden, onlara ilim öğretin! Ne kadar çok öğretirseniz, ne kadar tatlı bir şeklide meşgul ederseniz, o kadar iyi olur. Tatlı bir şekilde diyorum, yâni tatsız tarzda olmasın, kabak tadı vermesin, tadı kaçmasın, tatlı bir şekilde sevdirerek demek istiyorum. İlimle uğraşmak zikirdir.
    Bir de zikir konusunda benim size ikaz olarak söyleyeceğim işin en mühim tarafı: Bir insan eğer Allah'a itaat ediyor ise, mutî ise, Allah'ın istediği, emrettiği tarzda işlerini yapıyorsa, o anda Allah'ı zikrediyor demektir. Çünkü o anda Allah'ın rızası doğrultusunda bulunuyor. Allah'ı zikrediyor demektir. Eğer tesbih çekmesi, dilinden o sözlerin geçmesi, öteki zikirlerin geçmesi az bile olsa, Allah'ı zikrediyor demektir; bir.
    Eğer Allah'a isyan yolundaysa, rızasına aykırı işler yapmakla meşgulse... Diyelim ki kahvehanede birileri kumar oynuyor. O da sandalyeyi çekmiş, kumar oynayanların seyirlerine bakıyor, seyrediyor. "Ay şu, şu kartı attı. Ötekisi şöyle yaptı..." Bu ne?.. Günaha bakıyor, günahla meşgul.. Yahut kahvede oyun oynuyor vs Ha, isterse o esnada elinde tesbih, dilinde zikir olsa bile, Allah'ı zikretmiyor demektir.
    Binâen aleyh zikir Allah'a itaat şartıyladır. Bunu da hiç unutmayalım! Televizyon seyrediyor, günahlı bir halde, günahlı bir yolda.. O zaman zikretmiyor demektir. Artık misalleri siz beyninizden buluverin. O anda insanın yaptığı iş günahlıysa; elinde tesbih, dilinde kıpırtı olsa bile, zikretmiyor demektir. Çünkü o andaki hâli Allah'ın rızasına uygun değil.
    Burda tabii iki seferde de bu zikir ayetlerinin gelmesi mânîdardır. Vaktimizi zikirle geçirelim, boş geçirmeyelim diye bir mânêvî işarettir hepimiz için. Çünkü burada yapılan ibadetlerin sevabı çoktur. Vakti boşuna geçirmemesi lâzım insanın, her yerde vazifesi ama, özellikle burada az bir zaman bulunacaksınız, misafirsiniz, gideceksiniz. Burada vaktin güzel geçmesi, zâyi edilmemesi, nefeslerin boşa harcanmaması daha önemli oluyor. Onun için burada zikre daha çok dikkat etme ihtiyacı var. Vakitlerinizi Allah'ın zikriyle meşgul olarak geçirmeye gayret edin!


  3. 02.Ocak.2011, 14:09
    2
    Özel Üye



    ALLAH'I ZİKRETMENİN ÖNEMİ
    Güzel bir beldede günlerimiz geçiyor. Peygamber Efendimiz'in mescidinde kılınan bir namaz, başka yerde kılınan namazlardan bin kat daha sevaplıdır, Mekke'deki Mescid-i Harâm hariç; orada yüzbindir çünkü.
    a. Allah'ı Zikretmenin Mükâfâtı
    Ahzab: 42-41(Yâ eyyühellezîne âmenüzkürullàhe zikran kesîrâ.) diye okudu. "Ey iman edenler! Allah'ı çok zikir ile zikreyleyiniz, çok fazla zikir ile zikrediniz. (Ve sebbihhu bükraten ve esîlâ.) sabahleyin, akşamleyin Allah'ı tesbih eyleyiniz, onu tesbih eyleyiniz."
    Bakara:152 (Fezkürûnî ezkürküm veşkürûlî ve lâ tekfurûn) Bu ayet-i kerime, daha öncesindeki ayet-i kerimeye fe ile bağlıdır aslında. Yâni Cenâb-ı Hak fazl-u kereminden, alemlere rahmet olarak peygamber göndermiş. Peygamber Efendimiz'in sıfatlarından birisi de Rahmetullah'tır, Allah'ın rahmetidir. Rahmeten lil-àlemîn'dir, âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. "Ben size böyle cennet yolunu gösteren, bilmediğiniz mânevî bilgileri öğreten bir peygamber gönderdiğim gibi; (fezkürûnî) binâen aleyh siz de beni zikrediniz. Öyle yaparsanız, (fezkürküm) ben de sizi zikrederim. (Veşkürû lî) Bana şükrediniz, (ve lâ tekfurûn) küfrân-ı nîmette bulunmayınız." ayet-i kerimesini ve devamını okudu.
    Allah'ı zikretmek çok önemli bir ibadettir ve bu zikrullah sözü çok geniş kapsamlıdır. Yâni anlamının kapladığı alan çok geniş olan bir sözdür. Bir kere, ilk hatırımıza gelen, "Allah Allah.." demek, "Lâ ilâhe illallàh, lâ ilâhe illallàh.." demek, "Subhànallah, Allah-u ekber.." demek, salât ü selâm getirmek, "Hasbünallàh" demek.. Bunlar zikrullahtır, tamam. Mübarek kelimeleri, esmâ-i hüsnâyı zikretmek, dinin ana inançlarını kısa kelimelerle özlü olarak ifade eden sözleri söylemek zikirdir. "Lâ ilâhe illallah, Hasbünallah, Allàhu ekber, Sübhànallah, Elhamdü lillâh, Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.." veya "Yâ Lâtîf, yâ Hak, yâ Mevlâ, yâ Rabb.." gibi şeyler. Bir zikir budur.
    Başka?. Kur'an-ı Kerim zikirdir. Zâten Kur'an-ı Kerim'in çeşitli isimleri var, isimlerinden bir tanesi de zikirdir.
    Hicr 9 (İnnâ nahnü nezzelnez zikra ve innâ lehû lehàfizin) [Zikri (Kur'an'ı) kesinlikle biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.] Demek ki insan Kur'an okuduğu zaman zikretmiş oluyor. Tavsiye ederiz, burada bulunmanız, ikàmetiniz esnâsında Harem-i Şerif'te inşaallah Kur'an'ı çok okuyun ve mümkünse, tamamlayabilirseniz bir hatim tamamlayın! Çünkü Kur'an okumak da zikirdir, hem de en güzel zikir yolundan birisidir. Aynı zamanda bilgilenmiş de oluyor insan. Dininin inceliklerini öğrenmiş oluyor.
    Namaz kılmak da zikirdir. Namazın da bir adı o bakımdan zikir diye geçiyor.
    Ankebut 45 (Ve lezikrullàhi ekber) [Allah'ı anmak, elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür.] Ayet-i kerimesinde kasdedilen namazdır. Çünkü hem söz olarak Subhànallàh, Allàhu ekber, Lâ ilâhe illallah sözleri geçiyor namazda, hem Kur'an geçiyor. Binâen aleyh, iç içe zikirler var. Yâni böyle sakal-ı şerifin çeşitli örtülere sarıldığı gibi, zikir içinde zikir, zikir içinde zikir var.
    <P>Ulûm-u dîniyye zikirdir Yâni insanın dinini öğretmek için konuşulan bütün sözler zikirdir. İsterse içinde Allah sözü, Rasûlüllah sözü geçmesin. Meselâ miras hukuku: Vefat ettiği zaman, annesinden kız ne kadar miras alacak, oğlan ne kadar miras alacak, koca ne kadar miras alacak?.. Bu bir hesap meselesi. Bir de maddiyat meselesi, para, malın, paranın, emlâkin bölünmesi meselesi. Tamam, bunun öğretilmesi. İlm-i ferâiz deniliyor buna. O da zikirdir. İçinde isterse o esnâda "Lâ ilâhe illallah" "Allah" veya "Rasûlüllah" sözü geçmesin.. Konuşulan sözün o fıkrasında o sözcükler geçmese bile, gene zikirdir. Çünkü sonuç itibariyle Allah-u Teàlâ Hazretleri'nin emirleri öğreniliyor. Buyruğu neymiş, yasakları neymiş; o öğreniliyor. Dinî ilimlerin hepsi, onlarla meşgul olmak zikirdir. Bir insan otursa hocasıyla, sabah namazından sonra öğlene kadar okusa, ferâiz ilmini okusa, o kadar vaktini zikirle geçirmiş olur.
    Binâen aleyh, ilim öğrenmeye de çok dikkat edin! Hele gençken insanın öğrendiği bilgiler, hatırında çok iyi kalıyor. Çocukların gençlik çağı geçmeden, onlara ilim öğretin! Ne kadar çok öğretirseniz, ne kadar tatlı bir şeklide meşgul ederseniz, o kadar iyi olur. Tatlı bir şekilde diyorum, yâni tatsız tarzda olmasın, kabak tadı vermesin, tadı kaçmasın, tatlı bir şekilde sevdirerek demek istiyorum. İlimle uğraşmak zikirdir.
    Bir de zikir konusunda benim size ikaz olarak söyleyeceğim işin en mühim tarafı: Bir insan eğer Allah'a itaat ediyor ise, mutî ise, Allah'ın istediği, emrettiği tarzda işlerini yapıyorsa, o anda Allah'ı zikrediyor demektir. Çünkü o anda Allah'ın rızası doğrultusunda bulunuyor. Allah'ı zikrediyor demektir. Eğer tesbih çekmesi, dilinden o sözlerin geçmesi, öteki zikirlerin geçmesi az bile olsa, Allah'ı zikrediyor demektir; bir.
    Eğer Allah'a isyan yolundaysa, rızasına aykırı işler yapmakla meşgulse... Diyelim ki kahvehanede birileri kumar oynuyor. O da sandalyeyi çekmiş, kumar oynayanların seyirlerine bakıyor, seyrediyor. "Ay şu, şu kartı attı. Ötekisi şöyle yaptı..." Bu ne?.. Günaha bakıyor, günahla meşgul.. Yahut kahvede oyun oynuyor vs Ha, isterse o esnada elinde tesbih, dilinde zikir olsa bile, Allah'ı zikretmiyor demektir.
    Binâen aleyh zikir Allah'a itaat şartıyladır. Bunu da hiç unutmayalım! Televizyon seyrediyor, günahlı bir halde, günahlı bir yolda.. O zaman zikretmiyor demektir. Artık misalleri siz beyninizden buluverin. O anda insanın yaptığı iş günahlıysa; elinde tesbih, dilinde kıpırtı olsa bile, zikretmiyor demektir. Çünkü o andaki hâli Allah'ın rızasına uygun değil.
    Burda tabii iki seferde de bu zikir ayetlerinin gelmesi mânîdardır. Vaktimizi zikirle geçirelim, boş geçirmeyelim diye bir mânêvî işarettir hepimiz için. Çünkü burada yapılan ibadetlerin sevabı çoktur. Vakti boşuna geçirmemesi lâzım insanın, her yerde vazifesi ama, özellikle burada az bir zaman bulunacaksınız, misafirsiniz, gideceksiniz. Burada vaktin güzel geçmesi, zâyi edilmemesi, nefeslerin boşa harcanmaması daha önemli oluyor. Onun için burada zikre daha çok dikkat etme ihtiyacı var. Vakitlerinizi Allah'ın zikriyle meşgul olarak geçirmeye gayret edin!


  4. 02.Ocak.2011, 23:13
    3
    yaso-123
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Kasım.2010
    Üye No: 80516
    Mesaj Sayısı: 418
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: ankara

    Yanıt: Dinimizde Zikrullah(zikr çekmek) varmıdır ? Sevabı nedir ?

    Alıntı
    ALLAH'I ZİKRETMENİN ÖNEMİ
    Güzel bir beldede günlerimiz geçiyor Peygamber Efendimiz'in mescidinde kılınan bir namaz, başka yerde kılınan namazlardan bin kat daha sevaplıdır, Mekke'deki Mescid-i Harâm hariç; orada yüzbindir çünkü
    a Allah'ı Zikretmenin Mükâfâtı
    Ahzab: 42-41(Yâ eyyühellezîne âmenüzkürullàhe zikran kesîrâ) diye okudu "Ey iman edenler! Allah'ı çok zikir ile zikreyleyiniz, çok fazla zikir ile zikrediniz (Ve sebbihhu bükraten ve esîlâ) sabahleyin, akşamleyin Allah'ı tesbih eyleyiniz, onu tesbih eyleyiniz"
    Bakara:152 (Fezkürûnî ezkürküm veşkürûlî ve lâ tekfurûn) Bu ayet-i kerime, daha öncesindeki ayet-i kerimeye fe ile bağlıdır aslında Yâni Cenâb-ı Hak fazl-u kereminden, alemlere rahmet olarak peygamber göndermiş Peygamber Efendimiz'in sıfatlarından birisi de Rahmetullah'tır, Allah'ın rahmetidir Rahmeten lil-àlemîn'dir, âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir "Ben size böyle cennet yolunu gösteren, bilmediğiniz mânevî bilgileri öğreten bir peygamber gönderdiğim gibi; (fezkürûnî) binâen aleyh siz de beni zikrediniz Öyle yaparsanız, (fezkürküm) ben de sizi zikrederim(Veşkürû lî) Bana şükrediniz, (ve lâ tekfurûn) küfrân-ı nîmette bulunmayınız" ayet-i kerimesini ve devamını okudu
    Allah'ı zikretmek çok önemli bir ibadettir ve bu zikrullah sözü çok geniş kapsamlıdır Yâni anlamının kapladığı alan çok geniş olan bir sözdür Bir kere, ilk hatırımıza gelen, "Allah Allah" demek, "Lâ ilâhe illallàh, lâ ilâhe illallàh" demek, "Subhànallah, Allah-u ekber" demek, salât ü selâm getirmek, "Hasbünallàh" demek Bunlar zikrullahtır, tamamMübarek kelimeleri, esmâ-i hüsnâyı zikretmek, dinin ana inançlarını kısa kelimelerle özlü olarak ifade eden sözleri söylemek zikirdir "Lâ ilâhe illallah, Hasbünallah, Allàhu ekber, Sübhànallah, Elhamdü lillâh, Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh" veya "Yâ Lâtîf, yâ Hak, yâ Mevlâ, yâ Rabb" gibi şeyler Bir zikir budur
    Başka? Kur'an-ı Kerim zikirdir Zâten Kur'an-ı Kerim'in çeşitli isimleri var, isimlerinden bir tanesi de zikirdir
    Hicr 9 (İnnâ nahnü nezzelnez zikra ve innâ lehû lehàfizin) [Zikri (Kur'an'ı) kesinlikle biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız] Demek ki insan Kur'an okuduğu zaman zikretmiş oluyor Tavsiye ederiz, burada bulunmanız, ikàmetiniz esnâsında Harem-i Şerif'te inşaallah Kur'an'ı çok okuyun ve mümkünse, tamamlayabilirseniz bir hatim tamamlayın! Çünkü Kur'an okumak da zikirdir, hem de en güzel zikir yolundan birisidir Aynı zamanda bilgilenmiş de oluyor insanDininin inceliklerini öğrenmiş oluyor
    Namaz kılmak da zikirdir Namazın da bir adı o bakımdan zikir diye geçiyor
    Ankebut 45 (Ve lezikrullàhi ekber) [Allah'ı anmak, elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür] Ayet-i kerimesinde kasdedilen namazdır Çünkü hem söz olarak Subhànallàh, Allàhu ekber, Lâ ilâhe illallah sözleri geçiyor namazda, hem Kur'an geçiyor Binâen aleyh, iç içe zikirler var Yâni böyle sakal-ı şerifin çeşitli örtülere sarıldığı gibi, zikir içinde zikir, zikir içinde zikir var
    <P>Ulûm-u dîniyye zikirdir Yâni insanın dinini öğretmek için konuşulan bütün sözler zikirdir İsterse içinde Allah sözü, Rasûlüllah sözü geçmesin Meselâ miras hukuku: Vefat ettiği zaman, annesinden kız ne kadar miras alacak, oğlan ne kadar miras alacak, koca ne kadar miras alacak? Bu bir hesap meselesi Bir de maddiyat meselesi, para, malın, paranın, emlâkin bölünmesi meselesi Tamam, bunun öğretilmesi İlm-i ferâiz deniliyor buna O da zikirdir İçinde isterse o esnâda "Lâ ilâhe illallah" "Allah" veya "Rasûlüllah" sözü geçmesin Konuşulan sözün o fıkrasında o sözcükler geçmese bile, gene zikirdir Çünkü sonuç itibariyle Allah-u Teàlâ Hazretleri'nin emirleri öğreniliyor Buyruğu neymiş, yasakları neymiş; o öğreniliyor Dinî ilimlerin hepsi, onlarla meşgul olmak zikirdir Bir insan otursa hocasıyla, sabah namazından sonra öğlene kadar okusa, ferâiz ilmini okusa, o kadar vaktini zikirle geçirmiş olur
    Binâen aleyh, ilim öğrenmeye de çok dikkat edin! Hele gençken insanın öğrendiği bilgiler, hatırında çok iyi kalıyorÇocukların gençlik çağı geçmeden, onlara ilim öğretin! Ne kadar çok öğretirseniz, ne kadar tatlı bir şeklide meşgul ederseniz, o kadar iyi olur Tatlı bir şekilde diyorum, yâni tatsız tarzda olmasın, kabak tadı vermesin, tadı kaçmasın, tatlı bir şekilde sevdirerek demek istiyorum İlimle uğraşmak zikirdir
    Bir de zikir konusunda benim size ikaz olarak söyleyeceğim işin en mühim tarafı: Bir insan eğer Allah'a itaat ediyor ise, mutî ise, Allah'ın istediği, emrettiği tarzda işlerini yapıyorsa, o anda Allah'ı zikrediyor demektir Çünkü o anda Allah'ın rızası doğrultusunda bulunuyor Allah'ı zikrediyor demektir Eğer tesbih çekmesi, dilinden o sözlerin geçmesi, öteki zikirlerin geçmesi az bile olsa, Allah'ı zikrediyor demektir; bir
    Eğer Allah'a isyan yolundaysa, rızasına aykırı işler yapmakla meşgulse Diyelim ki kahvehanede birileri kumar oynuyorO da sandalyeyi çekmiş, kumar oynayanların seyirlerine bakıyor, seyrediyor "Ay şu, şu kartı attı Ötekisi şöyle yaptı" Bu ne? Günaha bakıyor, günahla meşgul Yahut kahvede oyun oynuyor vs Ha, isterse o esnada elinde tesbih, dilinde zikir olsa bile, Allah'ı zikretmiyor demektir
    Binâen aleyh zikir Allah'a itaat şartıyladır Bunu da hiç unutmayalım! Televizyon seyrediyor, günahlı bir halde, günahlı bir yolda O zaman zikretmiyor demektir Artık misalleri siz beyninizden buluverin O anda insanın yaptığı iş günahlıysa; elinde tesbih, dilinde kıpırtı olsa bile, zikretmiyor demektir Çünkü o andaki hâli Allah'ın rızasına uygun değil
    Burda tabii iki seferde de bu zikir ayetlerinin gelmesi mânîdardır Vaktimizi zikirle geçirelim, boş geçirmeyelim diye bir mânêvî işarettir hepimiz için Çünkü burada yapılan ibadetlerin sevabı çoktur Vakti boşuna geçirmemesi lâzım insanın, her yerde vazifesi ama, özellikle burada az bir zaman bulunacaksınız, misafirsiniz, gideceksiniz Burada vaktin güzel geçmesi, zâyi edilmemesi, nefeslerin boşa harcanmaması daha önemli oluyor Onun için burada zikre daha çok dikkat etme ihtiyacı var Vakitlerinizi Allah'ın zikriyle meşgul olarak geçirmeye gayret edin!
    ama ben zikrullahdan bahsediyorum

    Allahü teala razı olsun ...


  5. 02.Ocak.2011, 23:13
    3
    Devamlı Üye
    Alıntı
    ALLAH'I ZİKRETMENİN ÖNEMİ
    Güzel bir beldede günlerimiz geçiyor Peygamber Efendimiz'in mescidinde kılınan bir namaz, başka yerde kılınan namazlardan bin kat daha sevaplıdır, Mekke'deki Mescid-i Harâm hariç; orada yüzbindir çünkü
    a Allah'ı Zikretmenin Mükâfâtı
    Ahzab: 42-41(Yâ eyyühellezîne âmenüzkürullàhe zikran kesîrâ) diye okudu "Ey iman edenler! Allah'ı çok zikir ile zikreyleyiniz, çok fazla zikir ile zikrediniz (Ve sebbihhu bükraten ve esîlâ) sabahleyin, akşamleyin Allah'ı tesbih eyleyiniz, onu tesbih eyleyiniz"
    Bakara:152 (Fezkürûnî ezkürküm veşkürûlî ve lâ tekfurûn) Bu ayet-i kerime, daha öncesindeki ayet-i kerimeye fe ile bağlıdır aslında Yâni Cenâb-ı Hak fazl-u kereminden, alemlere rahmet olarak peygamber göndermiş Peygamber Efendimiz'in sıfatlarından birisi de Rahmetullah'tır, Allah'ın rahmetidir Rahmeten lil-àlemîn'dir, âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir "Ben size böyle cennet yolunu gösteren, bilmediğiniz mânevî bilgileri öğreten bir peygamber gönderdiğim gibi; (fezkürûnî) binâen aleyh siz de beni zikrediniz Öyle yaparsanız, (fezkürküm) ben de sizi zikrederim(Veşkürû lî) Bana şükrediniz, (ve lâ tekfurûn) küfrân-ı nîmette bulunmayınız" ayet-i kerimesini ve devamını okudu
    Allah'ı zikretmek çok önemli bir ibadettir ve bu zikrullah sözü çok geniş kapsamlıdır Yâni anlamının kapladığı alan çok geniş olan bir sözdür Bir kere, ilk hatırımıza gelen, "Allah Allah" demek, "Lâ ilâhe illallàh, lâ ilâhe illallàh" demek, "Subhànallah, Allah-u ekber" demek, salât ü selâm getirmek, "Hasbünallàh" demek Bunlar zikrullahtır, tamamMübarek kelimeleri, esmâ-i hüsnâyı zikretmek, dinin ana inançlarını kısa kelimelerle özlü olarak ifade eden sözleri söylemek zikirdir "Lâ ilâhe illallah, Hasbünallah, Allàhu ekber, Sübhànallah, Elhamdü lillâh, Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh" veya "Yâ Lâtîf, yâ Hak, yâ Mevlâ, yâ Rabb" gibi şeyler Bir zikir budur
    Başka? Kur'an-ı Kerim zikirdir Zâten Kur'an-ı Kerim'in çeşitli isimleri var, isimlerinden bir tanesi de zikirdir
    Hicr 9 (İnnâ nahnü nezzelnez zikra ve innâ lehû lehàfizin) [Zikri (Kur'an'ı) kesinlikle biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız] Demek ki insan Kur'an okuduğu zaman zikretmiş oluyor Tavsiye ederiz, burada bulunmanız, ikàmetiniz esnâsında Harem-i Şerif'te inşaallah Kur'an'ı çok okuyun ve mümkünse, tamamlayabilirseniz bir hatim tamamlayın! Çünkü Kur'an okumak da zikirdir, hem de en güzel zikir yolundan birisidir Aynı zamanda bilgilenmiş de oluyor insanDininin inceliklerini öğrenmiş oluyor
    Namaz kılmak da zikirdir Namazın da bir adı o bakımdan zikir diye geçiyor
    Ankebut 45 (Ve lezikrullàhi ekber) [Allah'ı anmak, elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür] Ayet-i kerimesinde kasdedilen namazdır Çünkü hem söz olarak Subhànallàh, Allàhu ekber, Lâ ilâhe illallah sözleri geçiyor namazda, hem Kur'an geçiyor Binâen aleyh, iç içe zikirler var Yâni böyle sakal-ı şerifin çeşitli örtülere sarıldığı gibi, zikir içinde zikir, zikir içinde zikir var
    <P>Ulûm-u dîniyye zikirdir Yâni insanın dinini öğretmek için konuşulan bütün sözler zikirdir İsterse içinde Allah sözü, Rasûlüllah sözü geçmesin Meselâ miras hukuku: Vefat ettiği zaman, annesinden kız ne kadar miras alacak, oğlan ne kadar miras alacak, koca ne kadar miras alacak? Bu bir hesap meselesi Bir de maddiyat meselesi, para, malın, paranın, emlâkin bölünmesi meselesi Tamam, bunun öğretilmesi İlm-i ferâiz deniliyor buna O da zikirdir İçinde isterse o esnâda "Lâ ilâhe illallah" "Allah" veya "Rasûlüllah" sözü geçmesin Konuşulan sözün o fıkrasında o sözcükler geçmese bile, gene zikirdir Çünkü sonuç itibariyle Allah-u Teàlâ Hazretleri'nin emirleri öğreniliyor Buyruğu neymiş, yasakları neymiş; o öğreniliyor Dinî ilimlerin hepsi, onlarla meşgul olmak zikirdir Bir insan otursa hocasıyla, sabah namazından sonra öğlene kadar okusa, ferâiz ilmini okusa, o kadar vaktini zikirle geçirmiş olur
    Binâen aleyh, ilim öğrenmeye de çok dikkat edin! Hele gençken insanın öğrendiği bilgiler, hatırında çok iyi kalıyorÇocukların gençlik çağı geçmeden, onlara ilim öğretin! Ne kadar çok öğretirseniz, ne kadar tatlı bir şeklide meşgul ederseniz, o kadar iyi olur Tatlı bir şekilde diyorum, yâni tatsız tarzda olmasın, kabak tadı vermesin, tadı kaçmasın, tatlı bir şekilde sevdirerek demek istiyorum İlimle uğraşmak zikirdir
    Bir de zikir konusunda benim size ikaz olarak söyleyeceğim işin en mühim tarafı: Bir insan eğer Allah'a itaat ediyor ise, mutî ise, Allah'ın istediği, emrettiği tarzda işlerini yapıyorsa, o anda Allah'ı zikrediyor demektir Çünkü o anda Allah'ın rızası doğrultusunda bulunuyor Allah'ı zikrediyor demektir Eğer tesbih çekmesi, dilinden o sözlerin geçmesi, öteki zikirlerin geçmesi az bile olsa, Allah'ı zikrediyor demektir; bir
    Eğer Allah'a isyan yolundaysa, rızasına aykırı işler yapmakla meşgulse Diyelim ki kahvehanede birileri kumar oynuyorO da sandalyeyi çekmiş, kumar oynayanların seyirlerine bakıyor, seyrediyor "Ay şu, şu kartı attı Ötekisi şöyle yaptı" Bu ne? Günaha bakıyor, günahla meşgul Yahut kahvede oyun oynuyor vs Ha, isterse o esnada elinde tesbih, dilinde zikir olsa bile, Allah'ı zikretmiyor demektir
    Binâen aleyh zikir Allah'a itaat şartıyladır Bunu da hiç unutmayalım! Televizyon seyrediyor, günahlı bir halde, günahlı bir yolda O zaman zikretmiyor demektir Artık misalleri siz beyninizden buluverin O anda insanın yaptığı iş günahlıysa; elinde tesbih, dilinde kıpırtı olsa bile, zikretmiyor demektir Çünkü o andaki hâli Allah'ın rızasına uygun değil
    Burda tabii iki seferde de bu zikir ayetlerinin gelmesi mânîdardır Vaktimizi zikirle geçirelim, boş geçirmeyelim diye bir mânêvî işarettir hepimiz için Çünkü burada yapılan ibadetlerin sevabı çoktur Vakti boşuna geçirmemesi lâzım insanın, her yerde vazifesi ama, özellikle burada az bir zaman bulunacaksınız, misafirsiniz, gideceksiniz Burada vaktin güzel geçmesi, zâyi edilmemesi, nefeslerin boşa harcanmaması daha önemli oluyor Onun için burada zikre daha çok dikkat etme ihtiyacı var Vakitlerinizi Allah'ın zikriyle meşgul olarak geçirmeye gayret edin!
    ama ben zikrullahdan bahsediyorum

    Allahü teala razı olsun ...





+ Yorum Gönder