Konusunu Oylayın.: Bu dünyada helallik alırsak ahirete kalır mı???

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bu dünyada helallik alırsak ahirete kalır mı???
  1. 01.Ocak.2011, 13:16
    13
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,125
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: bu dünyada helallik alırsak ahirete kalır mı???

    reklam


    Yanıt: bu dünyada helallik alırsak ahirete kalır mı??? isimli yazı www.Mumsema.comYanıt: bu dünyada helallik alırsak ahirete kalır mı???
    Keşke biraz anlamak istesen kardeşim. Ağır yük altına giriyorsunu neden dedim biliyor musun ? Çünkü yanmak bana göre hafif bir yük değil. O yüzden günahın büyüğünden de küçüğündende sakınmak istiyorum. Bu yüzden tüm haklar hukuklar günahlar bana göre ağır. O yüzden seni düşündüğüm için öyle dedim. TEKRAR EDİYORUM SENİ DÜŞÜNDÜĞÜM İÇİN ÖYLE SÖYLEDİM. KENDİMİ DEĞİL. Tekrar ediyorum: SENİ DÜŞÜNDÜĞÜM İÇİN, SEN GÜNAHA GİRME DİYE ÖYLE SÖYLEDİM.

    Sanırım bu yazımdan sonra beni anlayacaksın. Ben de tabii ki sana hakkımı helal ediyorum eğer bana hakkın geçtiyse. İftira kelimesi için özür dilerim fakat sözlerimden farklı anlam çıkarıp yüzüme vurduğun için bir an empati kurup hoşgörülü bakamadım sanırım. O konu için özür diliyorum ama arkadaş olmak istediğim birinin kötülüğünü istemem. Bu yüzden yukarıda tekrarladıklarımı anlamanı ve kime cevap verip vermeyeceğine benim hiçbir şekilde karışamayacağımı belirtmek istiyorum.

    Amacım yardım etmekti. Şimdi bu son mesajım ve diğer mesajlarımı değiştiriyorum. Bundan sonra da hiçbir kimseye karışmamaya özen göstermeye çalışacağım en azından. Yine de yardım etmek için dayanamam ederim yardım ama bundan sonra çok daha titiz olacağım.



  2. 01.Ocak.2011, 13:16
    13
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    reklam


    Keşke biraz anlamak istesen kardeşim. Ağır yük altına giriyorsunu neden dedim biliyor musun ? Çünkü yanmak bana göre hafif bir yük değil. O yüzden günahın büyüğünden de küçüğündende sakınmak istiyorum. Bu yüzden tüm haklar hukuklar günahlar bana göre ağır. O yüzden seni düşündüğüm için öyle dedim. TEKRAR EDİYORUM SENİ DÜŞÜNDÜĞÜM İÇİN ÖYLE SÖYLEDİM. KENDİMİ DEĞİL. Tekrar ediyorum: SENİ DÜŞÜNDÜĞÜM İÇİN, SEN GÜNAHA GİRME DİYE ÖYLE SÖYLEDİM.

    Sanırım bu yazımdan sonra beni anlayacaksın. Ben de tabii ki sana hakkımı helal ediyorum eğer bana hakkın geçtiyse. İftira kelimesi için özür dilerim fakat sözlerimden farklı anlam çıkarıp yüzüme vurduğun için bir an empati kurup hoşgörülü bakamadım sanırım. O konu için özür diliyorum ama arkadaş olmak istediğim birinin kötülüğünü istemem. Bu yüzden yukarıda tekrarladıklarımı anlamanı ve kime cevap verip vermeyeceğine benim hiçbir şekilde karışamayacağımı belirtmek istiyorum.

    Amacım yardım etmekti. Şimdi bu son mesajım ve diğer mesajlarımı değiştiriyorum. Bundan sonra da hiçbir kimseye karışmamaya özen göstermeye çalışacağım en azından. Yine de yardım etmek için dayanamam ederim yardım ama bundan sonra çok daha titiz olacağım.



  3. 01.Ocak.2011, 13:17
    14
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 754
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: bu dünyada helallik alırsak ahirete kalır mı???

    reklam


    Alıntı
    hırsızlık bir kul hakkı mıdır?
    Hırsızlık tabiki kul hakkıdır.

    Alıntı
    gizliden aldığın şeyleri tekrar gizliden yerine koyarsan üzerinde hala bi hak olur mu yada günahın biter veya hafifler mi?
    Burda öncelikle hırsızlık yaptığından dolayı evvela bu günahı için tövbe istiğfar etmeli..Yerine koyma meselesine gelince eğer parası çalınan kişi o para ona lazım olmadan yerine konmuşsa sadece tövbesi gerekir, kesin helallik almak lüzum etmez, çalan kişi bu günahından ötürü tövbe etmeli..Eğer parası çalınan kişiye o anda para lazım oldu ama baktı para yok, bu durumda sonradan para yerine konsa bile helallik almak icab eder...

    Alıntı
    yada koyamadıkların içinde sahibinden yaptığını söylemeden genel bir helallik istersen üzerinde ki hakkı hala kalr mı??
    1. Helallik isterken eğer söyleyeceğimiz sözler o kişi ile aramızdaki beşeri münasebetlere zarar verecekse, işin detayını anlatmadan helallik dileyebiliriz.
    2. Şayet anlatmamız beşeri münasebetlerimize zarar vermeyecekse, anlatmak daha doğrudur. Burada zamana ve duruma göre hareket etmek gerekir.
    3. Kişinin maddi zararı varsa bunu söylemek gerekir. Maddi zararını tazmin edip helallik dilenmelidir.


    İlave bilgi için tıklayınız:
    Kul hakkını telafi etmek...
    http://www.sorularlaislamiyet.com/in...aslik&s=search


  4. 01.Ocak.2011, 13:17
    14
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    reklam


    Alıntı
    hırsızlık bir kul hakkı mıdır?
    Hırsızlık tabiki kul hakkıdır.

    Alıntı
    gizliden aldığın şeyleri tekrar gizliden yerine koyarsan üzerinde hala bi hak olur mu yada günahın biter veya hafifler mi?
    Burda öncelikle hırsızlık yaptığından dolayı evvela bu günahı için tövbe istiğfar etmeli..Yerine koyma meselesine gelince eğer parası çalınan kişi o para ona lazım olmadan yerine konmuşsa sadece tövbesi gerekir, kesin helallik almak lüzum etmez, çalan kişi bu günahından ötürü tövbe etmeli..Eğer parası çalınan kişiye o anda para lazım oldu ama baktı para yok, bu durumda sonradan para yerine konsa bile helallik almak icab eder...

    Alıntı
    yada koyamadıkların içinde sahibinden yaptığını söylemeden genel bir helallik istersen üzerinde ki hakkı hala kalr mı??
    1. Helallik isterken eğer söyleyeceğimiz sözler o kişi ile aramızdaki beşeri münasebetlere zarar verecekse, işin detayını anlatmadan helallik dileyebiliriz.
    2. Şayet anlatmamız beşeri münasebetlerimize zarar vermeyecekse, anlatmak daha doğrudur. Burada zamana ve duruma göre hareket etmek gerekir.
    3. Kişinin maddi zararı varsa bunu söylemek gerekir. Maddi zararını tazmin edip helallik dilenmelidir.


    İlave bilgi için tıklayınız:
    Kul hakkını telafi etmek...
    http://www.sorularlaislamiyet.com/in...aslik&s=search


  5. 01.Ocak.2011, 13:26
    15
    MelihEyüp
    Allah'tan korkar

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Aralık.2010
    Üye No: 81088
    Mesaj Sayısı: 152
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 24
    Bulunduğu yer: sakarya

    Yanıt: bu dünyada helallik alırsak ahirete kalır mı???

    Kardeşlerim tarafsız olarak baktım.Genç olduğumuz için hemen yanlış anlamalar olabiliyor yaso kardeşimle ilk zamanlar bende yanlış anlama konuşmalarına giriştim yani işin doğrusu hepimizi birbirimizin kusurunu söyleyelim siz bana lütfen Allah rızası için söyleyinki bende onu düzeltmeye çalışayım.Yani obur taraf a kalmadan kusurlarımızı düzeltmemiz lazım Dost acı söyler


  6. 01.Ocak.2011, 13:26
    15
    Allah'tan korkar
    Kardeşlerim tarafsız olarak baktım.Genç olduğumuz için hemen yanlış anlamalar olabiliyor yaso kardeşimle ilk zamanlar bende yanlış anlama konuşmalarına giriştim yani işin doğrusu hepimizi birbirimizin kusurunu söyleyelim siz bana lütfen Allah rızası için söyleyinki bende onu düzeltmeye çalışayım.Yani obur taraf a kalmadan kusurlarımızı düzeltmemiz lazım Dost acı söyler


  7. 01.Ocak.2011, 13:28
    16
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,125
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: bu dünyada helallik alırsak ahirete kalır mı???

    Teşekkür ederim kardeşim. Çünkü beni de korkutuyor yaso kardeşim. Onu üzüyor gibi oluyorum ve bu da bana çok büyük sıkıntı veriyor. Halbuki niyetim ona günah yazılmaması. Lütfen madem ben uzun cümleler kuruyorum ve cümlelerim karışık geliyor ilk okunuşta, başka birisi aracılık yapsın da bizi anlaştırsın. Kardeşlerimi asla üzmek istemem.


  8. 01.Ocak.2011, 13:28
    16
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Teşekkür ederim kardeşim. Çünkü beni de korkutuyor yaso kardeşim. Onu üzüyor gibi oluyorum ve bu da bana çok büyük sıkıntı veriyor. Halbuki niyetim ona günah yazılmaması. Lütfen madem ben uzun cümleler kuruyorum ve cümlelerim karışık geliyor ilk okunuşta, başka birisi aracılık yapsın da bizi anlaştırsın. Kardeşlerimi asla üzmek istemem.


  9. 01.Ocak.2011, 14:45
    17
    yaso-123
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Kasım.2010
    Üye No: 80516
    Mesaj Sayısı: 418
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: ankara

    Yanıt: bu dünyada helallik alırsak ahirete kalır mı???

    YaZaROW
    Tamam kardeşim birbirimizi sadece yanlış anladık olur böyle şeyler sadece bu tür şeylerin dostluğumuzu kardeşliğimizi zedelemesine izin vermeyelim anlayışın için soal beni düşündüğün içinde çok saol kardeşim

    Star
    MelihEyüp


    Kardeşlerim desteğiniz için ve tavsiyeleriniz için çok saolun Allahü teala razı olsun

    aziz83

    Bizi aydınlattığınız için Allahü teala razı olsun ...


  10. 01.Ocak.2011, 14:45
    17
    Devamlı Üye
    YaZaROW
    Tamam kardeşim birbirimizi sadece yanlış anladık olur böyle şeyler sadece bu tür şeylerin dostluğumuzu kardeşliğimizi zedelemesine izin vermeyelim anlayışın için soal beni düşündüğün içinde çok saol kardeşim

    Star
    MelihEyüp


    Kardeşlerim desteğiniz için ve tavsiyeleriniz için çok saolun Allahü teala razı olsun

    aziz83

    Bizi aydınlattığınız için Allahü teala razı olsun ...


  11. 01.Ocak.2011, 20:54
    18
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,125
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: bu dünyada helallik alırsak ahirete kalır mı???

    Elhamdülillahi Rabbil Alemin.

    Sonunda anlaştık Beni anladın kardeşim.



  12. 01.Ocak.2011, 20:54
    18
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Elhamdülillahi Rabbil Alemin.

    Sonunda anlaştık Beni anladın kardeşim.



  13. 01.Ocak.2011, 22:08
    19
    zeynep_im
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Aralık.2010
    Üye No: 81549
    Mesaj Sayısı: 89
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: yüreğimin derinlikleri...

    Yanıt: bu dünyada helallik alırsak ahirete kalır mı???

    bi soru nerelere kadar gitti...şeytanın aranızda fitne çıkarmasına izin vermeyin...şeytanın işi ne?düşünün...herşeyin tatlıya bağlanmasına sevindim..:D
    rahman muhabbetinizi arttırsın:d....


  14. 01.Ocak.2011, 22:08
    19
    Devamlı Üye
    bi soru nerelere kadar gitti...şeytanın aranızda fitne çıkarmasına izin vermeyin...şeytanın işi ne?düşünün...herşeyin tatlıya bağlanmasına sevindim..:D
    rahman muhabbetinizi arttırsın:d....


  15. 02.Ocak.2011, 01:08
    20
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: bu dünyada helallik alırsak ahirete kalır mı???

    İnsanlar öncelikle bu dünyada işlediği fiiller itibariyle sorumlu olduklarının bilincinde olmaları güzel bişey. Demekki akıl yürütebilir, mukayese yapabilir ve KLEPTOMANİ gibi bir hastalığın elinde olmaksızın işlenen bir fiilin kul hakkına girdiğini bilerek, kendi hür iradesi ve muhakeme yetisi ile Hırsızlık yapmak. Yani, bir veya birkaç emtiayı kendi uhtesine geçirmeyi düşünmek. Sonra gerekliliği üzerinde kendi içerisinde kendince haklı bir gerekçe bulduğunu sanıp o emtiaya doğru elini uzatmak. Haram dairesine iltifat etmek. Nasıl olsa görünmüyorum zannı içerisinde bir fiil işlemek. O fiili işlerken kendisini mutlak surette görüp Sonra o fiil muvacehesinde, o emtianın sahibine helal olan kısmı kadarını hakkı olmadığı halde, başkasının hak ettiği bir emtiayı kendi uhtesine geçirmek.

    Bu fiilin bir çok yönü ve kısımları vardır.

    Öncelikle muhakeme yetisi: Bu fiilin, yani hırsızlığın ne olduğunu bildiği halde, buna tevessül edebilmek için kendi içinde haklı bir gerekçe üreterek kendi kendini kandırabilme nefsinin emrini, rabbinin emrinden üstün tutabilme öngörüsü.

    İkinci husus: KLEPTOMANİ türü bir hastalığın pençesinde olmaksızın, böyle bir fiili kendi hür iradesiyle işlemeye tevessül edip, sonuçlarının ne olduğunu bildiği halde buna tevessül edebilme yetisi.

    Üçüncü husus: Borç alma veya istemek gibi insani bir durumu, öncelikle kendi nefsinde özümseyemeyip, helal dairesindeki şer-i hükümler muvacehesinde olabilecek ve ictimai hayatta kabul edilebilir hak, hukuk ve temayüllere karşı haram dairesine el uzatabilmek.

    Dördüncü Husus: Daha sonra yerine koyarım diye düşünerek, UZUN EMEL YAPMAK. Yani daha sonra yerine koyarım diye düşündüren şeytanın vesvesesine hazır vaziyette itaat edip, bir an sonra yaşamının sona erebileceğini düşünmeden, uzun emel yaparak rabbine karşı şirk koşmak.

    Beşinci Husus: Bile bile rabbinin emrinin hilafında KUL HAKKI'na girmeyi göze alabilmek.

    Altıncı Husus: Aldığı şeyin sahibinin, aldığı şeyden ötürü sıkıntıya düşeceğini, düşmese bile Allah'ın takdirinin üzerinde takdir bildirerek, takdir ettiğinden kendi takdirini kullanarak o takdirin üzerinde takdir hükmetmek.

    Yedinci Husus: Sadece kendi ihtiyacına binaen veya nefsani bir takım isteklerin yerine getirilmesini mahsuben, Toplumun genel ahlakına yönelik bir tecavüzde bulunarak, yalnız o gasbettiği şahsın değil, toplumun genelinin hakkınıda, rabbinin nezdinde ve bilgisi dahilinde gasbetmek. Topluma kötü örnek olabilmek. Bu yazıların yazılmasına sebebiyet vererek DAHİ BİZİM BİLE HAKKIMIZA GİREBİLMEK.

    Sekizinci Husus: Bu böylece uzar gidir. Buna binlerce husus zikretmek mümkündür. Hülasa hırsızlık yapmak müslümana haram'dır. Peki haram dairesine tevessül etmenin şartları varmıdır derseniz eğer. Bir kaç yerde buna tevessül etmenin şartları vardır. Mecburiyetler muvacehesinde tevessül edilebilecek haramlar gibi. Kan, leş ve domuz eti bir müslümana haram iken, bunların mecburiyetler karşılığında ki bu mecburiyetler de fıkhen tek tek belirlenmiştir. Ben sadece ölüm halinden bahisle şunu söyleyebilirimki, Bir insan ölüm haline yakınlaştığı ve mecbur kaldığı takdirde önünde, kan, irin, leş ve domuz eti duruyor ise, diyelimki bir savaş esnasında esir oldun ve önüne düşman askerince bunlar birer çanak içerisinde konuldu. Öncelik kan'dadır. Kanı kaldırdılar. İrine yönlenirsin. O'nu'da kaldırdılar. Leş'e yönelirsin. O'nu Da kaldırdılar Domuz etinden ve sadece o an ölmeyecek kadar yiyebilirsin. O'nun takdirinide ahiret gününü ve Allah'ın sınırlarını düşünerek ve takdir ederek kendin belirlemek zorundasındır. Hırsızlıktaki mecburiyetlerde bunun gibidir. Bir savaş halinde diyelimki birliğin susuz kaldı ve naçar bir vaziyettesin. Hırsızlık için emir aldın ve karşı birliğe sızarak o birlikte bulunan su stoklarından bir bölümünü çalman emredildi. Sızdın birliğe, suyu aldın dönerken fark edildin ve çatışmaya girdin vuruldun ŞEHİDSİN. Farkedilmeden döndün ve birliğine suyu ulaştırdın ameller niyetlere bağlı SEVAP DAHİ ALDIN. Sorumluluk o emri veren komutandaki o dahi sevap aldı. Zira vatanına manahrem eli değdirmemek niyetiyle verdiği bir emrin neticesinde birliğini sabah başlayacak bir harbe hazır vaziyete getirmenin sorumluluğunu yerine getirdi.

    Hülasa sevgili kardeşim bu konu çok uzun.

    Fitre ve zekattan, fakir hakkı gözetmekten, hırsızlığa mahal vermeyecek vakıfların devlet eliyle kurulmasından, sağlık ve giderlerinin toplumun üzerine farz oluşundan, toplumun vesair ihtiyaçlarının devlet ve vakıflar marifetiyle karşılanmasından vesairede vesaire konu hakikaten çok uzun. Bu hususların her biri ciltler dolusu kitap oluştururki, öncelikle hırsızlığa mahal bırakmayacak gerekliliklerin yerine getirilmesi gerekirki, hırsızlığı yargılayabilelim. Yoksa kendi içimizde bulunduğumuz hal ve şartlar muvacehesinde hırsızlığı yargılarsak hata etmiş oluruz. Bunu islam şeriatına vurmak, oradan çıkan neticeler muvacehesinde değerlendirmek gerekirki bu da kıldan ince kılınçtan keskin bir yol olan islamın gerekliliklerinin yerine getirildikten sonra yapılması gereken bir hususdur.

    Gizliden aldığım bir şeyi yine gizliden yerine koyarsam demişsin. Kul hakkı bitermi.?

    Gizliden aldığın bir şeyi yine gizliden yerine koyarsan kul hakkı biter. Ancak gizliden hiç bir şeyi alamaz ve gizliden hiç bir şeyide yerine koyamayacağından MİSKAL ZERRE HAYR veya MİSKAL ZERRE ŞER işlediğinde yazıldığını bildiğinden, demekki gizliden bir şeyi alamıyor ve gizlidende bir şeyi yerine koyamıyor olmandan dolayı kul hakkın hala devam ediyor. Önünde iki yol var. Birincisi Allah'a dönüp, girdiğin kul hakkı için tövbe edip bir daha böyle bir şeye tevessül etmeyeceğin hakkında rabbine nasuh bir tövbede bulunmak. Sonrasında nefsini ayaklar altına alıp, edep dairesi muvacehesinde bu fiili yaptığın kişiye giderek, hiç bir maazeret beyan etmeksizin yaptığının kötü bir davranış olduğunu bildiğini ve karşılığında kendisine aldığı şeyi tekrar tevdi ettiğini, bunu kabul etmesini ve diyetini de kendisinin takdir buyurmasını istemek. Bunun dahi bir çok kısmı vardır. Bunları da buraya yazacak olsak buda ciltler dolusu kitaplar oluşturur. Yani kısa yoldan karşındakinden rıza talep etmek diye de bunu nihayetlendirebiliriz. Yoksa bunun hükümlerine teker teker girmeye kalksak burada. O emtianın sahibinin affı bile toplumun zarar görmesinin getirdiği hakkı yok etmediğinden diye başlarız mevzuyaki bu husus uzarda gider....

    Genel bir helallik alma hususuna gelince:

    Burada insan genel helallik adı altında ancak ve ancak kendisini kandırabilir. Zira HAK SAHİBİNİN HAKKINI, HAK (ALLAH) KORUR. Bu durumda genel helallik diye bir şeyden bahsedilebilirmi.? O'nu da sizin takdirinize bırakıyorum.

    Ahirete bırakmamak için ne yapmak lazım.?

    Öncelikle madem müslümanız. Nasuh bir tövbeye ne dersin. Rabbim sen muhakkakki kalplerin esrarını bilirsin. Rabbim muhakkakki sen bizi eksik yarattın. Rabbim muhakkakki senin kapından gayri tüm kapılar şeytana ve onun emirlerine giden yollar ki; ben senin kapında ve senin yolunda senin rahmetine sığındım. Rabbim sen, senden istenileni muhakkak geri çevirecek değilsin. Hata işledim, nefsime uydum, kulunun hakkını gasb ettim, müslüman ve insan olmam hasebiylede vicdanen rahatsızım. Senin yaratış gayene hizmet etmek için buradayım. Sen huzurumsun, Sen kefilimsin, Sen rabbimsin, Sen vekilimsin. Şeytan, nefis ve dünyanın şerrinden sana sığındım. Hata ettim, bu hatamdan dolayı şimdi senin izni kereminle bu emtia sahibinden de en ince teferruatına kadar helallik talep edeceğim. Rabbim kalbime yumuşaklık ver, hak sahibinin kalbine de aynısını takdir eyle. Ben yaptığım bi fiilden pişmanlık duydum. Cezası neyse vicdanen bu cezanın akıbetine razıyım. Sen benden razı ol rabbim. Ben her türlü eza ve cefayada razıyım. Amin.

    O rahman, kendine vekil eylediğin o alemlerin sahibi, O arşın sahibi, Yer, gökler ve bunların arasındakilerin sahibi, dahi bizim sahibimiz, dahi senin sahibin. O hak sahibine öyle şeyler takdir ve teklif ederki. O hak sahibi belki hesap gününde senden rızalık talep edecek duruma gelir. Gülümseyen bir çehreyle.

    Not: Bu husus müslümanlar arasındaki hususlar içindir. Gayrimüslümler için husus çok daha farklıdır.


  16. 02.Ocak.2011, 01:08
    20
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    İnsanlar öncelikle bu dünyada işlediği fiiller itibariyle sorumlu olduklarının bilincinde olmaları güzel bişey. Demekki akıl yürütebilir, mukayese yapabilir ve KLEPTOMANİ gibi bir hastalığın elinde olmaksızın işlenen bir fiilin kul hakkına girdiğini bilerek, kendi hür iradesi ve muhakeme yetisi ile Hırsızlık yapmak. Yani, bir veya birkaç emtiayı kendi uhtesine geçirmeyi düşünmek. Sonra gerekliliği üzerinde kendi içerisinde kendince haklı bir gerekçe bulduğunu sanıp o emtiaya doğru elini uzatmak. Haram dairesine iltifat etmek. Nasıl olsa görünmüyorum zannı içerisinde bir fiil işlemek. O fiili işlerken kendisini mutlak surette görüp Sonra o fiil muvacehesinde, o emtianın sahibine helal olan kısmı kadarını hakkı olmadığı halde, başkasının hak ettiği bir emtiayı kendi uhtesine geçirmek.

    Bu fiilin bir çok yönü ve kısımları vardır.

    Öncelikle muhakeme yetisi: Bu fiilin, yani hırsızlığın ne olduğunu bildiği halde, buna tevessül edebilmek için kendi içinde haklı bir gerekçe üreterek kendi kendini kandırabilme nefsinin emrini, rabbinin emrinden üstün tutabilme öngörüsü.

    İkinci husus: KLEPTOMANİ türü bir hastalığın pençesinde olmaksızın, böyle bir fiili kendi hür iradesiyle işlemeye tevessül edip, sonuçlarının ne olduğunu bildiği halde buna tevessül edebilme yetisi.

    Üçüncü husus: Borç alma veya istemek gibi insani bir durumu, öncelikle kendi nefsinde özümseyemeyip, helal dairesindeki şer-i hükümler muvacehesinde olabilecek ve ictimai hayatta kabul edilebilir hak, hukuk ve temayüllere karşı haram dairesine el uzatabilmek.

    Dördüncü Husus: Daha sonra yerine koyarım diye düşünerek, UZUN EMEL YAPMAK. Yani daha sonra yerine koyarım diye düşündüren şeytanın vesvesesine hazır vaziyette itaat edip, bir an sonra yaşamının sona erebileceğini düşünmeden, uzun emel yaparak rabbine karşı şirk koşmak.

    Beşinci Husus: Bile bile rabbinin emrinin hilafında KUL HAKKI'na girmeyi göze alabilmek.

    Altıncı Husus: Aldığı şeyin sahibinin, aldığı şeyden ötürü sıkıntıya düşeceğini, düşmese bile Allah'ın takdirinin üzerinde takdir bildirerek, takdir ettiğinden kendi takdirini kullanarak o takdirin üzerinde takdir hükmetmek.

    Yedinci Husus: Sadece kendi ihtiyacına binaen veya nefsani bir takım isteklerin yerine getirilmesini mahsuben, Toplumun genel ahlakına yönelik bir tecavüzde bulunarak, yalnız o gasbettiği şahsın değil, toplumun genelinin hakkınıda, rabbinin nezdinde ve bilgisi dahilinde gasbetmek. Topluma kötü örnek olabilmek. Bu yazıların yazılmasına sebebiyet vererek DAHİ BİZİM BİLE HAKKIMIZA GİREBİLMEK.

    Sekizinci Husus: Bu böylece uzar gidir. Buna binlerce husus zikretmek mümkündür. Hülasa hırsızlık yapmak müslümana haram'dır. Peki haram dairesine tevessül etmenin şartları varmıdır derseniz eğer. Bir kaç yerde buna tevessül etmenin şartları vardır. Mecburiyetler muvacehesinde tevessül edilebilecek haramlar gibi. Kan, leş ve domuz eti bir müslümana haram iken, bunların mecburiyetler karşılığında ki bu mecburiyetler de fıkhen tek tek belirlenmiştir. Ben sadece ölüm halinden bahisle şunu söyleyebilirimki, Bir insan ölüm haline yakınlaştığı ve mecbur kaldığı takdirde önünde, kan, irin, leş ve domuz eti duruyor ise, diyelimki bir savaş esnasında esir oldun ve önüne düşman askerince bunlar birer çanak içerisinde konuldu. Öncelik kan'dadır. Kanı kaldırdılar. İrine yönlenirsin. O'nu'da kaldırdılar. Leş'e yönelirsin. O'nu Da kaldırdılar Domuz etinden ve sadece o an ölmeyecek kadar yiyebilirsin. O'nun takdirinide ahiret gününü ve Allah'ın sınırlarını düşünerek ve takdir ederek kendin belirlemek zorundasındır. Hırsızlıktaki mecburiyetlerde bunun gibidir. Bir savaş halinde diyelimki birliğin susuz kaldı ve naçar bir vaziyettesin. Hırsızlık için emir aldın ve karşı birliğe sızarak o birlikte bulunan su stoklarından bir bölümünü çalman emredildi. Sızdın birliğe, suyu aldın dönerken fark edildin ve çatışmaya girdin vuruldun ŞEHİDSİN. Farkedilmeden döndün ve birliğine suyu ulaştırdın ameller niyetlere bağlı SEVAP DAHİ ALDIN. Sorumluluk o emri veren komutandaki o dahi sevap aldı. Zira vatanına manahrem eli değdirmemek niyetiyle verdiği bir emrin neticesinde birliğini sabah başlayacak bir harbe hazır vaziyete getirmenin sorumluluğunu yerine getirdi.

    Hülasa sevgili kardeşim bu konu çok uzun.

    Fitre ve zekattan, fakir hakkı gözetmekten, hırsızlığa mahal vermeyecek vakıfların devlet eliyle kurulmasından, sağlık ve giderlerinin toplumun üzerine farz oluşundan, toplumun vesair ihtiyaçlarının devlet ve vakıflar marifetiyle karşılanmasından vesairede vesaire konu hakikaten çok uzun. Bu hususların her biri ciltler dolusu kitap oluştururki, öncelikle hırsızlığa mahal bırakmayacak gerekliliklerin yerine getirilmesi gerekirki, hırsızlığı yargılayabilelim. Yoksa kendi içimizde bulunduğumuz hal ve şartlar muvacehesinde hırsızlığı yargılarsak hata etmiş oluruz. Bunu islam şeriatına vurmak, oradan çıkan neticeler muvacehesinde değerlendirmek gerekirki bu da kıldan ince kılınçtan keskin bir yol olan islamın gerekliliklerinin yerine getirildikten sonra yapılması gereken bir hususdur.

    Gizliden aldığım bir şeyi yine gizliden yerine koyarsam demişsin. Kul hakkı bitermi.?

    Gizliden aldığın bir şeyi yine gizliden yerine koyarsan kul hakkı biter. Ancak gizliden hiç bir şeyi alamaz ve gizliden hiç bir şeyide yerine koyamayacağından MİSKAL ZERRE HAYR veya MİSKAL ZERRE ŞER işlediğinde yazıldığını bildiğinden, demekki gizliden bir şeyi alamıyor ve gizlidende bir şeyi yerine koyamıyor olmandan dolayı kul hakkın hala devam ediyor. Önünde iki yol var. Birincisi Allah'a dönüp, girdiğin kul hakkı için tövbe edip bir daha böyle bir şeye tevessül etmeyeceğin hakkında rabbine nasuh bir tövbede bulunmak. Sonrasında nefsini ayaklar altına alıp, edep dairesi muvacehesinde bu fiili yaptığın kişiye giderek, hiç bir maazeret beyan etmeksizin yaptığının kötü bir davranış olduğunu bildiğini ve karşılığında kendisine aldığı şeyi tekrar tevdi ettiğini, bunu kabul etmesini ve diyetini de kendisinin takdir buyurmasını istemek. Bunun dahi bir çok kısmı vardır. Bunları da buraya yazacak olsak buda ciltler dolusu kitaplar oluşturur. Yani kısa yoldan karşındakinden rıza talep etmek diye de bunu nihayetlendirebiliriz. Yoksa bunun hükümlerine teker teker girmeye kalksak burada. O emtianın sahibinin affı bile toplumun zarar görmesinin getirdiği hakkı yok etmediğinden diye başlarız mevzuyaki bu husus uzarda gider....

    Genel bir helallik alma hususuna gelince:

    Burada insan genel helallik adı altında ancak ve ancak kendisini kandırabilir. Zira HAK SAHİBİNİN HAKKINI, HAK (ALLAH) KORUR. Bu durumda genel helallik diye bir şeyden bahsedilebilirmi.? O'nu da sizin takdirinize bırakıyorum.

    Ahirete bırakmamak için ne yapmak lazım.?

    Öncelikle madem müslümanız. Nasuh bir tövbeye ne dersin. Rabbim sen muhakkakki kalplerin esrarını bilirsin. Rabbim muhakkakki sen bizi eksik yarattın. Rabbim muhakkakki senin kapından gayri tüm kapılar şeytana ve onun emirlerine giden yollar ki; ben senin kapında ve senin yolunda senin rahmetine sığındım. Rabbim sen, senden istenileni muhakkak geri çevirecek değilsin. Hata işledim, nefsime uydum, kulunun hakkını gasb ettim, müslüman ve insan olmam hasebiylede vicdanen rahatsızım. Senin yaratış gayene hizmet etmek için buradayım. Sen huzurumsun, Sen kefilimsin, Sen rabbimsin, Sen vekilimsin. Şeytan, nefis ve dünyanın şerrinden sana sığındım. Hata ettim, bu hatamdan dolayı şimdi senin izni kereminle bu emtia sahibinden de en ince teferruatına kadar helallik talep edeceğim. Rabbim kalbime yumuşaklık ver, hak sahibinin kalbine de aynısını takdir eyle. Ben yaptığım bi fiilden pişmanlık duydum. Cezası neyse vicdanen bu cezanın akıbetine razıyım. Sen benden razı ol rabbim. Ben her türlü eza ve cefayada razıyım. Amin.

    O rahman, kendine vekil eylediğin o alemlerin sahibi, O arşın sahibi, Yer, gökler ve bunların arasındakilerin sahibi, dahi bizim sahibimiz, dahi senin sahibin. O hak sahibine öyle şeyler takdir ve teklif ederki. O hak sahibi belki hesap gününde senden rızalık talep edecek duruma gelir. Gülümseyen bir çehreyle.

    Not: Bu husus müslümanlar arasındaki hususlar içindir. Gayrimüslümler için husus çok daha farklıdır.


  17. 04.Ocak.2011, 23:28
    21
    hattab27
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Eylül.2008
    Üye No: 33972
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 32

    Yanıt: bu dünyada helallik alırsak ahirete kalır mı???

    yazarow helal olsun ahi güzel cevap bu soru cevaplara baktımda baya bi alim var herkes fetva veriyor ama şunu bilseler heralde bidaha azını açmaya korkarlardı din hakkında bilgisizce konuşanlar cehennemde yerlerini hazırlasınlar hadisii varrrr


  18. 04.Ocak.2011, 23:28
    21
    hattab27 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    yazarow helal olsun ahi güzel cevap bu soru cevaplara baktımda baya bi alim var herkes fetva veriyor ama şunu bilseler heralde bidaha azını açmaya korkarlardı din hakkında bilgisizce konuşanlar cehennemde yerlerini hazırlasınlar hadisii varrrr


  19. 05.Ocak.2011, 08:17
    22
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,125
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: bu dünyada helallik alırsak ahirete kalır mı???

    Sen sert anlatmışsın ben yumuşak anlatmaya çalıştım.
    Kurtulsunlar da sert yumuşak fark etmez bence.



  20. 05.Ocak.2011, 08:17
    22
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Sen sert anlatmışsın ben yumuşak anlatmaya çalıştım.
    Kurtulsunlar da sert yumuşak fark etmez bence.






+ Yorum Gönder
Git İlk 12