Konusunu Oylayın.: Zümer 42, Fatır 45, Ankebut 53.. şu ayetlerde ne denmek isteniyor sizce arkadaslar???

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Zümer 42, Fatır 45, Ankebut 53.. şu ayetlerde ne denmek isteniyor sizce arkadaslar???
  1. 30.Aralık.2010, 20:51
    1
    sukrubim
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Aralık.2010
    Üye No: 82342
    Mesaj Sayısı: 23
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 34

    Zümer 42, Fatır 45, Ankebut 53.. şu ayetlerde ne denmek isteniyor sizce arkadaslar???






    Zümer 42, Fatır 45, Ankebut 53.. şu ayetlerde ne denmek isteniyor sizce arkadaslar??? Mumsema 39:42 - Allah, o canları öldükleri zaman, ölmeyenleri de uyuduklarında alır. Sonra haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkor, diğerlerini de takdir edilmiş bir süreye kadar salıverir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice ibretler vardır.
    35:45 - Bununla beraber Allah, insanları kazandıkları (günahlar) yüzünden hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet ecelleri gelince gereğini yapar.Şüphe yok ki Allah, kullarını görmektedir.
    Allah, ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar). Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanı(n ruhunu) tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (39/42)

    Azab konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Eğer adı konulmuş bir ecel (tayin edilmiş bir vakit) olmasaydı, herhalde onlara azab gelmiş olurdu. Fakat kendileri şuurunda olmadan, onlara kuşkusuz apansız geliverecektir. (29/53)
    sizce bu ayetlerde ne denmek isteniyor arkadaslar???


  2. 30.Aralık.2010, 20:51
    1
    sukrubim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    39:42 - Allah, o canları öldükleri zaman, ölmeyenleri de uyuduklarında alır. Sonra haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkor, diğerlerini de takdir edilmiş bir süreye kadar salıverir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice ibretler vardır.
    35:45 - Bununla beraber Allah, insanları kazandıkları (günahlar) yüzünden hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet ecelleri gelince gereğini yapar.Şüphe yok ki Allah, kullarını görmektedir.
    Allah, ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar). Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanı(n ruhunu) tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (39/42)

    Azab konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Eğer adı konulmuş bir ecel (tayin edilmiş bir vakit) olmasaydı, herhalde onlara azab gelmiş olurdu. Fakat kendileri şuurunda olmadan, onlara kuşkusuz apansız geliverecektir. (29/53)
    sizce bu ayetlerde ne denmek isteniyor arkadaslar???


    Benzer Konular

    - Şûrâ, 49-50 ve Fatır, 11 gibi ayetlerde, "Allah’ın dilediğini kısır olarak yarattığı" söyl

    - Zümer Süresi nedir? Zümer süresi hakkında bilgi

    - Allah (c.c)'ın ; kimi ayetlerde "BEN" derken, kimi ayetlerde de "BİZ" zamirini k

    - Kral çıplak hikayesinin hikayesi nedir? Ne denmek isteniyor yazarsanız sevinirim?

    - Sebe, Fâtır, Yâsîn, Saffât, Sâd Ve Zümer Sûrelerinin faziletleri (Hadislerle)

  3. 30.Aralık.2010, 22:03
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: su ayetlerde ne denmek isteniyor sizce arkadaslar???




    Alıntı
    39:42 - Allah, o canları öldükleri zaman, ölmeyenleri de uyuduklarında alır. Sonra haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkor, diğerlerini de takdir edilmiş bir süreye kadar salıverir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice ibretler vardır.
    35:45 - Bununla beraber Allah, insanları kazandıkları (günahlar) yüzünden hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet ecelleri gelince gereğini yapar.Şüphe yok ki Allah, kullarını görmektedir.
    Allah, ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar). Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanı(n ruhunu) tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (39/42)

    Azab konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Eğer adı konulmuş bir ecel (tayin edilmiş bir vakit) olmasaydı, herhalde onlara azab gelmiş olurdu. Fakat kendileri şuurunda olmadan, onlara kuşkusuz apansız geliverecektir. (29/53)
    sizce bu ayetlerde ne denmek isteniyor arkadaslar???
    Zümer 42:
    Yüce Allah, ecelleri geldiğinde ruhları be­denlerden alır. Bu, büyük ölümdür.Yine Allah, ölmemiş olan ruhları da, uykularında öldürür. Bu da küçük ölümdür. İbn Cüzeyy şöyle der: Bu âyet, ibret alınmak içindir. Yani, Allah ruhları iki şekilde alır. Biri gerçek mânâda tam bir alıştır ki Buna "ölüm" denir. Diğeri ise uyku ölümüdür. Çünkü uykudaki kimse, görememek ve işitememek hususunda ölü gibidir. Yüce Allah'ın, "geceleyin sizi öldüren (öldürür gibi uyutan) o dur" mealindeki âyeti de bu mânâyadır. Âyetin son bölümü, önceki bölüm üzerine atfedilmiştir. Takdiri şöyledir: " Ölmemiş olan ruhları da uykusunda alır" İbn Kesir de şöyle der: Yüce Al­lah, kendisinin, varlık âleminde dilediği gibi tasarruf edici olduğunu, be­denlerden ruhları alan melekleri göndermek suretiyle büyük ölümle uykuda da küçük ölümle ruhları aldığını bildirdi. Sahibini öldürüp de aldığı ruhu tutar, bedene geri göndermez. Uyuyan kimselerin ruhlarını ise, uyandığında, belli bir zamana kadar bedenlerine iade eder. O belirli zaman, gerçek ölüm zamanıdır. İbn Abbas şöyle der: Dirilerin ve ölülerin ruhları uykuda karşılaşır. Allah'ın onlar için dilediği kadar tanışıp konuşurlar. Ruhlar bedenlerine dönmek istedikle­rinde, Allah, ölülerin ruhlarını katında tutar. Dirilerin ruhlarını bedenlerine gönderir. Kurtubî şöyle der: Bu âyette, Yüce Allah'ın kudretinin büyüklü­ğüne, tek ilah olduğuna, öldüren ve diriltenin kendisi olduğuna, dilediğini yaptığına ve bunları Ondan başkasının yapamayacağına dikkat çekilmekte­dir. Bunun içindir ki Yüce Allah şöyle buyurmuştur: İşte bu harikulade işlerde, onları düşünüp ibret alan bir kavim için, Allah'ın ilminin ve gücünün sonsuzluğunu gösteren açık ve kesin alâmetler vardır.
    ____________________________

    Fatır 45:
    Bu âyet' Allah'ın hilmi-ni ve kullarına karşı merhametini açıklar. Yani, eğer Allah, bütün günahla­rından dolayı onları cezalandırsaydı yeryüzünde yürüyen insan veya hay­vandan hiçbir şey bırakmazdı. İbn Mes'ûd şöyle der: Bu âyetle, Yüce Allah, yürüyen ve emekleyen bütün hayvanları kasdetmektedir. Fakat Yüce Allah, kullarına merhameti ve lütfü sebebiyle belli bir zamana yani kıyamet gününe kadar nıühlet veriyor ve onları çabucak cezalandırmıyor. O zaman geldiğinde amellerinin karşılığını verecektir. Amelleri hayırsa karşılığı da hayır, şer ise karşılığı da şer olacaktır. Çünkü Yüce Allah, onların işlerini bilen ve hallerinden haberdar olandır. İbn Cerir şöyle der: Azaba müstehak olanı da, lütuf ve ihsanı hak edeni de görücüdür. Bu âyette suçlular için bir tehdit, müttekîler için de bir va'd vardır.
    __________________________________________________
    Ankebut 53:

    53. Ey Muhammed! Müşrikler, "Gökten başımıza taş yağdır" diyerek senden azabı çarçabuk istiyorlar. Bu acelecilik, yalanla­ma ve alay yollu bir aceleciliktir. Eğer Allah, on­ların azaba uğramaları ve yok olmaları için belli bir zaman takdir etmiş ol­masaydı, istedikleri an, mutlaka onlara azap gelirdi. Onlar azabın ne zaman geleceğinin farkına varmadan, gaflet içinde oyun ve eğlenceye dalmışlarken, azap onlara ansızın gelecektir.

    54. Nasıl azabı çabucak istiyor­lar? Halbuki cehennem onları kıyamet gününde, bileziğin bileği kuşattığı gibi kuşatacaktır. Onlar için bundan kaçış yoktur. Bu âyet onların anlayışla­rının kıtlığına, zorluk çıkarma ve inatlarına karşı duyulan hayreti ifade eder. Bundan sonra Yüce Allah, cehennemin onları nasıl kuşatacağını anlatarak şöyle buyurdu:

    55. O gün azap onları saracak, üstlerinden, altlarından ve her yönden kuşatacaktır. Yüce Allah, onlara: "Dünyada yapmış olduğunuz alay suç işleme ve kötü amelerin cezasını tadın" diyecektir. Yüce Allah, inkarcı yalancıların halini açıkladıktan sonra, ardından takva sahibi iyi kimselerin halini açıkladı.


  4. 30.Aralık.2010, 22:03
    2
    Administrator



    Alıntı
    39:42 - Allah, o canları öldükleri zaman, ölmeyenleri de uyuduklarında alır. Sonra haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkor, diğerlerini de takdir edilmiş bir süreye kadar salıverir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice ibretler vardır.
    35:45 - Bununla beraber Allah, insanları kazandıkları (günahlar) yüzünden hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet ecelleri gelince gereğini yapar.Şüphe yok ki Allah, kullarını görmektedir.
    Allah, ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar). Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanı(n ruhunu) tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (39/42)

    Azab konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Eğer adı konulmuş bir ecel (tayin edilmiş bir vakit) olmasaydı, herhalde onlara azab gelmiş olurdu. Fakat kendileri şuurunda olmadan, onlara kuşkusuz apansız geliverecektir. (29/53)
    sizce bu ayetlerde ne denmek isteniyor arkadaslar???
    Zümer 42:
    Yüce Allah, ecelleri geldiğinde ruhları be­denlerden alır. Bu, büyük ölümdür.Yine Allah, ölmemiş olan ruhları da, uykularında öldürür. Bu da küçük ölümdür. İbn Cüzeyy şöyle der: Bu âyet, ibret alınmak içindir. Yani, Allah ruhları iki şekilde alır. Biri gerçek mânâda tam bir alıştır ki Buna "ölüm" denir. Diğeri ise uyku ölümüdür. Çünkü uykudaki kimse, görememek ve işitememek hususunda ölü gibidir. Yüce Allah'ın, "geceleyin sizi öldüren (öldürür gibi uyutan) o dur" mealindeki âyeti de bu mânâyadır. Âyetin son bölümü, önceki bölüm üzerine atfedilmiştir. Takdiri şöyledir: " Ölmemiş olan ruhları da uykusunda alır" İbn Kesir de şöyle der: Yüce Al­lah, kendisinin, varlık âleminde dilediği gibi tasarruf edici olduğunu, be­denlerden ruhları alan melekleri göndermek suretiyle büyük ölümle uykuda da küçük ölümle ruhları aldığını bildirdi. Sahibini öldürüp de aldığı ruhu tutar, bedene geri göndermez. Uyuyan kimselerin ruhlarını ise, uyandığında, belli bir zamana kadar bedenlerine iade eder. O belirli zaman, gerçek ölüm zamanıdır. İbn Abbas şöyle der: Dirilerin ve ölülerin ruhları uykuda karşılaşır. Allah'ın onlar için dilediği kadar tanışıp konuşurlar. Ruhlar bedenlerine dönmek istedikle­rinde, Allah, ölülerin ruhlarını katında tutar. Dirilerin ruhlarını bedenlerine gönderir. Kurtubî şöyle der: Bu âyette, Yüce Allah'ın kudretinin büyüklü­ğüne, tek ilah olduğuna, öldüren ve diriltenin kendisi olduğuna, dilediğini yaptığına ve bunları Ondan başkasının yapamayacağına dikkat çekilmekte­dir. Bunun içindir ki Yüce Allah şöyle buyurmuştur: İşte bu harikulade işlerde, onları düşünüp ibret alan bir kavim için, Allah'ın ilminin ve gücünün sonsuzluğunu gösteren açık ve kesin alâmetler vardır.
    ____________________________

    Fatır 45:
    Bu âyet' Allah'ın hilmi-ni ve kullarına karşı merhametini açıklar. Yani, eğer Allah, bütün günahla­rından dolayı onları cezalandırsaydı yeryüzünde yürüyen insan veya hay­vandan hiçbir şey bırakmazdı. İbn Mes'ûd şöyle der: Bu âyetle, Yüce Allah, yürüyen ve emekleyen bütün hayvanları kasdetmektedir. Fakat Yüce Allah, kullarına merhameti ve lütfü sebebiyle belli bir zamana yani kıyamet gününe kadar nıühlet veriyor ve onları çabucak cezalandırmıyor. O zaman geldiğinde amellerinin karşılığını verecektir. Amelleri hayırsa karşılığı da hayır, şer ise karşılığı da şer olacaktır. Çünkü Yüce Allah, onların işlerini bilen ve hallerinden haberdar olandır. İbn Cerir şöyle der: Azaba müstehak olanı da, lütuf ve ihsanı hak edeni de görücüdür. Bu âyette suçlular için bir tehdit, müttekîler için de bir va'd vardır.
    __________________________________________________
    Ankebut 53:

    53. Ey Muhammed! Müşrikler, "Gökten başımıza taş yağdır" diyerek senden azabı çarçabuk istiyorlar. Bu acelecilik, yalanla­ma ve alay yollu bir aceleciliktir. Eğer Allah, on­ların azaba uğramaları ve yok olmaları için belli bir zaman takdir etmiş ol­masaydı, istedikleri an, mutlaka onlara azap gelirdi. Onlar azabın ne zaman geleceğinin farkına varmadan, gaflet içinde oyun ve eğlenceye dalmışlarken, azap onlara ansızın gelecektir.

    54. Nasıl azabı çabucak istiyor­lar? Halbuki cehennem onları kıyamet gününde, bileziğin bileği kuşattığı gibi kuşatacaktır. Onlar için bundan kaçış yoktur. Bu âyet onların anlayışla­rının kıtlığına, zorluk çıkarma ve inatlarına karşı duyulan hayreti ifade eder. Bundan sonra Yüce Allah, cehennemin onları nasıl kuşatacağını anlatarak şöyle buyurdu:

    55. O gün azap onları saracak, üstlerinden, altlarından ve her yönden kuşatacaktır. Yüce Allah, onlara: "Dünyada yapmış olduğunuz alay suç işleme ve kötü amelerin cezasını tadın" diyecektir. Yüce Allah, inkarcı yalancıların halini açıkladıktan sonra, ardından takva sahibi iyi kimselerin halini açıkladı.


  5. 30.Aralık.2010, 22:28
    3
    sukrubim
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Aralık.2010
    Üye No: 82342
    Mesaj Sayısı: 23
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 34

    Yanıt: Zümer 42, Fatır 45, Ankebut 53.. şu ayetlerde ne denmek isteniyor sizce arkadaslar???

    paylasimlariniz ve verdigniz bilgiler icin sagolun


  6. 30.Aralık.2010, 22:28
    3
    sukrubim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    paylasimlariniz ve verdigniz bilgiler icin sagolun





+ Yorum Gönder