Konusunu Oylayın.: Vacib,günah,caiz vs deki farklar ve anlamı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Vacib,günah,caiz vs deki farklar ve anlamı
  1. 28.Aralık.2010, 03:43
    1
    ikindi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Kasım.2010
    Üye No: 80576
    Mesaj Sayısı: 323
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Vacib,günah,caiz vs deki farklar ve anlamı

  2. 28.Aralık.2010, 04:54
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: vacib,günah,caiz vs deki farklar ve anlami




    Farz

    İslam alimleri, farzı, kesin bir delil ile kesin ve başlayıcı bir şekilde yapılması istenen dini yükümlülük şeklinde tanımlamaktadırlar. Buna göre farz; Allah ve Rasulünün, dinen sorumlu kişiden, yapılmasını kesin ve bağlayıcı bir şekilde istediği dini yükümlülükler farz kapsamına girmektedir. Namaz kılmak, oruç tutmak ve zekât vermek gibi.

    Vâcib

    Dini bir terim olarak vacip de farz gibi yapılması kesin ve bağlayıcı bir şekilde istenen dini yükümlülüktür. Ancak vacip, delil yönünden farz kadar güçlü değildir. Bunun sebebi, delilinin farz kadar kesin olmamasıdır. Kendi asli tanımlamasıyla söylemek gerekirse vacibin delili zannidir. Yani vacibin delili, sabit oluş yönüyle veya bir hüküm ortaya koymadaki açıklık bakımından kesin değil zannidir. Vitir ve bayram namazları gibi.
    Farz ve vâcibin her ikisi de, bağlayıcı ve kesin olarak yapılması istenen şeylerdir. Ancak belirttiğimiz gibi farz, hem hükmü göstermesi açısından hem de sabit olması bakımından kesin delile dayanmakta iken vâcip, kesin olmayan, zannî bir delile dayanmakta veya hükmü göstermesi açısından farz kadar kesinlik taşımamaktadır.
    CÂİZ NEDİR?

    Caiz Ne Demektir? Sözlükte "mümkün olmak, serbest olmak, geçip gitmek ve geçerli olmak" anlamlarına gelen caiz, fıkıh terimi olarak, bir söz veya davranışın dinî veya hukukî esaslara uygunluğunu, yapılmasının serbest ve geçerli olduğunu ifade eder
    Caiz kelimesi Kur'ân-ı Kerim'de geçmemekle birlikte, hadislerde az da olsa ıstılah manasında kullanılmıştır Bu tabir, daha sonraki devirlerde İslâm âlimlerince, geliştirilen bir ıstılahtır
    Fıkıh usulünde caiz teriminin, mubah kavramı ile yakından ilişkisi bulunmaktadır; her ikisi de mükellefin yapıp, yapmamakta serbest bırakıldığı fiilleri ifade etmektedir Ancak câiz, mubahtan daha kapsamlı bir kavram olup, haram ve tahrimen mekruh dışında kalan teklîfî hükümlerin hepsini kapsamaktadır Buna göre caiz kavramı, farz, vacip, mendub, mubah ve tenzihen mekruhu içine almaktadır Fıkıh literatüründe ise, işlenmesinde günah bulunmayan fiilleri ifade etmek için, başka bir deyişle fiilin dine uygunluğunu belirtmek için caiz tabiri kullanılmaktadır Bu anlamda caiz ile helal ve meşru kavramları arasında yakın ilişki bulunmaktadır Buna göre caiz, işlenmesinde dinî, dünyevî, hukukî ve cezâî sorumluluk bulunmayan fiilleri ifade etmektedir Kelam ilminde caiz, aklî hükümlerden olup zatına nispetle varlığı ve yokluğu eşit olan, varlığı da yokluğu da vacip olmayan şeyi ifade eder

    MEKRÛH

    İslâm'ın, yükümlü müminlerin bazı fiillerine verdiği vasıf. Kerahet kökünden ism-i mef'ul. Kerahet; istememek, hoşlanmamak ve çirkin görmek demektir. Mekrûh ise; istenmeyen, hoşa gitmeyen, çirkin iş anlamındadır. Bir fıkıh terimi olarak mekrûh; Allah ve Resulunun, yapılmamasını, bağlayıcı olmayan bir tarzda istediği fiildir.



  3. 28.Aralık.2010, 04:54
    2
    Özel Üye



    Farz

    İslam alimleri, farzı, kesin bir delil ile kesin ve başlayıcı bir şekilde yapılması istenen dini yükümlülük şeklinde tanımlamaktadırlar. Buna göre farz; Allah ve Rasulünün, dinen sorumlu kişiden, yapılmasını kesin ve bağlayıcı bir şekilde istediği dini yükümlülükler farz kapsamına girmektedir. Namaz kılmak, oruç tutmak ve zekât vermek gibi.

    Vâcib

    Dini bir terim olarak vacip de farz gibi yapılması kesin ve bağlayıcı bir şekilde istenen dini yükümlülüktür. Ancak vacip, delil yönünden farz kadar güçlü değildir. Bunun sebebi, delilinin farz kadar kesin olmamasıdır. Kendi asli tanımlamasıyla söylemek gerekirse vacibin delili zannidir. Yani vacibin delili, sabit oluş yönüyle veya bir hüküm ortaya koymadaki açıklık bakımından kesin değil zannidir. Vitir ve bayram namazları gibi.
    Farz ve vâcibin her ikisi de, bağlayıcı ve kesin olarak yapılması istenen şeylerdir. Ancak belirttiğimiz gibi farz, hem hükmü göstermesi açısından hem de sabit olması bakımından kesin delile dayanmakta iken vâcip, kesin olmayan, zannî bir delile dayanmakta veya hükmü göstermesi açısından farz kadar kesinlik taşımamaktadır.
    CÂİZ NEDİR?

    Caiz Ne Demektir? Sözlükte "mümkün olmak, serbest olmak, geçip gitmek ve geçerli olmak" anlamlarına gelen caiz, fıkıh terimi olarak, bir söz veya davranışın dinî veya hukukî esaslara uygunluğunu, yapılmasının serbest ve geçerli olduğunu ifade eder
    Caiz kelimesi Kur'ân-ı Kerim'de geçmemekle birlikte, hadislerde az da olsa ıstılah manasında kullanılmıştır Bu tabir, daha sonraki devirlerde İslâm âlimlerince, geliştirilen bir ıstılahtır
    Fıkıh usulünde caiz teriminin, mubah kavramı ile yakından ilişkisi bulunmaktadır; her ikisi de mükellefin yapıp, yapmamakta serbest bırakıldığı fiilleri ifade etmektedir Ancak câiz, mubahtan daha kapsamlı bir kavram olup, haram ve tahrimen mekruh dışında kalan teklîfî hükümlerin hepsini kapsamaktadır Buna göre caiz kavramı, farz, vacip, mendub, mubah ve tenzihen mekruhu içine almaktadır Fıkıh literatüründe ise, işlenmesinde günah bulunmayan fiilleri ifade etmek için, başka bir deyişle fiilin dine uygunluğunu belirtmek için caiz tabiri kullanılmaktadır Bu anlamda caiz ile helal ve meşru kavramları arasında yakın ilişki bulunmaktadır Buna göre caiz, işlenmesinde dinî, dünyevî, hukukî ve cezâî sorumluluk bulunmayan fiilleri ifade etmektedir Kelam ilminde caiz, aklî hükümlerden olup zatına nispetle varlığı ve yokluğu eşit olan, varlığı da yokluğu da vacip olmayan şeyi ifade eder

    MEKRÛH

    İslâm'ın, yükümlü müminlerin bazı fiillerine verdiği vasıf. Kerahet kökünden ism-i mef'ul. Kerahet; istememek, hoşlanmamak ve çirkin görmek demektir. Mekrûh ise; istenmeyen, hoşa gitmeyen, çirkin iş anlamındadır. Bir fıkıh terimi olarak mekrûh; Allah ve Resulunun, yapılmamasını, bağlayıcı olmayan bir tarzda istediği fiildir.



  4. 29.Aralık.2010, 21:42
    3
    ikindi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Kasım.2010
    Üye No: 80576
    Mesaj Sayısı: 323
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Yanıt: vacib,günah,caiz vs deki farklar ve anlami

    peki günah kelimesi harami oluyor?


  5. 29.Aralık.2010, 21:42
    3
    Devamlı Üye
    peki günah kelimesi harami oluyor?





+ Yorum Gönder