Konusunu Oylayın.: Namaz kılmak sadece müslümanlık dinindemi vardır ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Namaz kılmak sadece müslümanlık dinindemi vardır ?
  1. 23.Aralık.2010, 14:38
    1
    yaso-123
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Kasım.2010
    Üye No: 80516
    Mesaj Sayısı: 418
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: ankara

    Namaz kılmak sadece müslümanlık dinindemi vardır ?






    Namaz kılmak sadece müslümanlık dinindemi vardır ? Mumsema namaz kılmak sadece müslümanlık dinindemi vardır ? yani müslümanlık çıkmadan önce hristiyanlar namaz kılarmıydı ?


  2. 23.Aralık.2010, 15:23
    2
    Star
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2010
    Üye No: 81663
    Mesaj Sayısı: 438
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Yanıt: nama kılmak sadece müslümanlık dinindemi vardır ?




    Hristiyanların veya Yahudilerin namaz kıldıklarını zannetmiyorum.Aşağıdaki yazı senin aydınlanmanı sağlayabilir..


    Her dinde farzdı
    Sual: Âdem aleyhisselamdan beri her dinde namaz var mıydı? Varsa kaç vakit idi?
    CEVAP
    Âdem aleyhisselamdan beri her dinde namaz var idi. Her ümmete bir vakit farz idi. Ama bir vakitte birçok rekat farz idi. Kimine sabah namazı, kimine akşam namazı farz idi. Her ümmete ayrı farz olan namazlar, bizim ümmetimize hepsi birden farz oldu.



  3. 23.Aralık.2010, 15:23
    2
    Devamlı Üye



    Hristiyanların veya Yahudilerin namaz kıldıklarını zannetmiyorum.Aşağıdaki yazı senin aydınlanmanı sağlayabilir..


    Her dinde farzdı
    Sual: Âdem aleyhisselamdan beri her dinde namaz var mıydı? Varsa kaç vakit idi?
    CEVAP
    Âdem aleyhisselamdan beri her dinde namaz var idi. Her ümmete bir vakit farz idi. Ama bir vakitte birçok rekat farz idi. Kimine sabah namazı, kimine akşam namazı farz idi. Her ümmete ayrı farz olan namazlar, bizim ümmetimize hepsi birden farz oldu.



  4. 23.Aralık.2010, 15:26
    3
    yaso-123
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Kasım.2010
    Üye No: 80516
    Mesaj Sayısı: 418
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: ankara

    Yanıt: nama kılmak sadece müslümanlık dinindemi vardır ?

    beni aydınlattığın için Allah senden razı olsun ne güzel birbirmizi aydınlatıp duruyoruz


  5. 23.Aralık.2010, 15:26
    3
    Devamlı Üye
    beni aydınlattığın için Allah senden razı olsun ne güzel birbirmizi aydınlatıp duruyoruz


  6. 23.Aralık.2010, 15:40
    4
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: nama kılmak sadece müslümanlık dinindemi vardır ?

    Hz. Âdem'den (a.s.) Peygamber Efendimize (a.s.m.) gelinceye kadar bütün peygamberlerin tebliğ etmiş oldukları iman esasları birdir. Bu husus, peygamberlerin tebliğ ettikleri bütün hak dinlerin ortak bir hususiyetidir. Hiç bir peygamber iman esaslarını değiştirmediği gibi, ona her hangi bir ilâve de yapmamıştır. Hz. Adem insanları nelere inanmaya çağırmışsa, son peygamber Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselam da ümmetini o esaslara iman etmeye davet etmiştir.

    İlâhî dinler arasında iman esasları hususunda hiçbir fark olmadığı gibi, bilhassa temel ibadetler hususunda da fark bulunmamaktadır.

    İşte dinin direği mesabesinde olan namaz da bütün peygamberlere ve onların ümmetlerine farz kılınmış bir ibadettir. Fark, sadece vakitlerde ve rekât sayısındadır. Bize ise, sevap bakımından elli vakte denk, beş vakit olarak farz kılındı.

    Namazın geçmiş ümmetlere de emredildiği hususu bizzat Kur'anı Kerîm'de ifade edilmektedir. Meselâ, bir âyeti kerimede Hz. İbrahim’in devamlı namaz kıldığı ve neslinin de namaza devam etmelerini istediği şöyle haber verilir:

    "Yâ Rabbi, beni ve benim neslimden olanları namaz da devamlı kıl. Ey

    Rabbimiz, duamı kabul buyur." (İbrahim Sûresi, 40)

    Hz. Musa da namazla emrolunmuştu. Mâide Sûresinin 12. âyeti kerimesinde İsrailoğullanndan namaz kılmaları hususunda kesin söz alındığı ifade edilir.

    Hz. Şuayb da çok namaz kılardı. Hatta bu sebeple kendisine hakaret edilmek istenmişti. Bu da Kur'anı Kerîm'de şöyle beyan buyurulur:

    "Onlar dediler ki: 'Ey Şuayb, atalarımızın taptıklarını terk edip mallarımız hakkında dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi sana namazın mı emrediyor?" (Hûd Sûresi, 8)

    Yine Kur'anı Kerîm'de Hz. Ishak ve Yakub'un, Hz. Zekeriya'nın, Hz. İsa’nın namaz kıldıkları bildirilmektedir.

    Diğer taraftan oruç ve zekât da sadece Peygamberimizin ümmetine mahsus ibadetler değildir. Nitekim, Kur'anı Kerîm'de bu ibadetlerin diğer ümmetlere de farz kılınmış olduğu bildirilmektedir. Meselâ, Bakara sûresinin 183. âyetinde mealen şöyle buyurulur:

    "Ey imân edenler! Oruç, sizden evvelki ümmetlere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Tâ ki, günahtan sakınıp takvaya eresiniz."

    Evet, namaz, oruç, zekât ve daha birçok ibadetler diğer peygamberlerin şeriatlarında da vardı. Fakat zamanla Yahudi ve Hıristiyanlar bu ibadetleri terk ettiler veya değiştirdiler.

    O halde, "Müslümanlar namazı Yahudilerden almışlar" demek yerine, "Cenâbı Hak namazı Yahudilere ve diğer ümmetlere de emretmiştir" demek daha doğrudur.


    Diğer peygamberler zamanında, namazın vakitleri ve şekli farklı olabilir. Fakat, namazın devam ede gelen bir ibadet olduğunu gösteren hadisler yanında, -hatta rüku ve secdeden de bahseden- bazı ayetler de söz konusudur. Ayetlerin bir kısmı şöyledir:

    Hz. İbrahim dua ediyor: “Ey Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bir kısmını senin Beyt-i Haram’ın (Kâbe) yanında, ekin bitmez bir vâdiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılsınlar diye (böyle yaptım). Artık sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir ve onları bazı meyvelerle rızıklandır ki şükretsinler!”

    “ Ey Rabbim! beni ve soyumdan gelecekleri, namazı dosdoğru kılanlar eyle! Ey Rabbimiz! Duâmı kabul et
    !”(İbrahim, 37, 40).

    İbrahim, Lut, İshak ve Yakub peygamberlerle ilgili şöyle buyuruluyor:

    “Onları, emirlerimiz doğrultusunda insanlara doğru yolu gösteren önderler yaptık ve onlara, hayırlı işler yapmayı, namazı dosdoğru kılmayı, zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar, yalnız bize ibâdet eden kullardı
    ”(Enbiya, 21/73).

    “İsmail ailesine ve çevresine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbi katında hoşnutluk kazanmış bir kimseydi”(Meryem, 19/55). Hz. Lokman çocuğuna şu tavsiyede bulunuyor: “Yavrucuğum, namazını kıl, iyiliği emret ve kötülükten sakındır
    ”(Lukman, 31/17).

    “Onlar dediler ki: “Ey Şuâyb! Atalarımızın taptığı şeyleri (putları) bırakmamızı, yahut mallarımızda dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi, sana namazın mı emrediyor? Gerçekten sen çok yumuşak huylu çok akıllısın
    ”(Hud, 11/87).

    “Musa ve kardeşine: “Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın. Evlerinizi namaz kılınacak yerler yapınız. Namazı dosdoğru kılın.” Ayrıca Musa’ya: “Müminleri müjdele!” diye vahyettik
    ”(Yunus, 10/87).

    “Ey İsrail oğulları!... Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve rükua gidenlerle birlikte rükua barın
    ”(Bakara, 2/40-43).

    “Ey Meryem! Rabbine gönülden ibâdet et! Secdeye kapan ve rükû’ edenlerle beraber rükû’ et
    !(Al-i İmran, 3/43).

    İsa, şöyle dedi: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum, o bana kitabı (İncil’i) verdi ve beni peygamber yaptı. Nerede olursam olayım o beni mübârek kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe bana namazı ve zekâtı emretti
    ”(Meryem, 19/30-31).

    Ehl-i Kitap namaz kılmakla emrolunmuştur:

    “Kendilerine kitap verilenler, ancak o apaçık delil kendilerine geldikten sonra ayrılığa düştüler. Halbuki onlar dine herhangi bir şey katmadan tertemiz bir şekilde Allah’a kulluk yapmaları, namazı ikame etmeleri zekâtı vermeleriyle emrolunmuşlardı. İşte bu doğru olan dindir(
    Beyine, 98/4-5).
    S.İ.E



  7. 23.Aralık.2010, 15:40
    4
    Silent and lonely rains
    Hz. Âdem'den (a.s.) Peygamber Efendimize (a.s.m.) gelinceye kadar bütün peygamberlerin tebliğ etmiş oldukları iman esasları birdir. Bu husus, peygamberlerin tebliğ ettikleri bütün hak dinlerin ortak bir hususiyetidir. Hiç bir peygamber iman esaslarını değiştirmediği gibi, ona her hangi bir ilâve de yapmamıştır. Hz. Adem insanları nelere inanmaya çağırmışsa, son peygamber Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselam da ümmetini o esaslara iman etmeye davet etmiştir.

    İlâhî dinler arasında iman esasları hususunda hiçbir fark olmadığı gibi, bilhassa temel ibadetler hususunda da fark bulunmamaktadır.

    İşte dinin direği mesabesinde olan namaz da bütün peygamberlere ve onların ümmetlerine farz kılınmış bir ibadettir. Fark, sadece vakitlerde ve rekât sayısındadır. Bize ise, sevap bakımından elli vakte denk, beş vakit olarak farz kılındı.

    Namazın geçmiş ümmetlere de emredildiği hususu bizzat Kur'anı Kerîm'de ifade edilmektedir. Meselâ, bir âyeti kerimede Hz. İbrahim’in devamlı namaz kıldığı ve neslinin de namaza devam etmelerini istediği şöyle haber verilir:

    "Yâ Rabbi, beni ve benim neslimden olanları namaz da devamlı kıl. Ey

    Rabbimiz, duamı kabul buyur." (İbrahim Sûresi, 40)

    Hz. Musa da namazla emrolunmuştu. Mâide Sûresinin 12. âyeti kerimesinde İsrailoğullanndan namaz kılmaları hususunda kesin söz alındığı ifade edilir.

    Hz. Şuayb da çok namaz kılardı. Hatta bu sebeple kendisine hakaret edilmek istenmişti. Bu da Kur'anı Kerîm'de şöyle beyan buyurulur:

    "Onlar dediler ki: 'Ey Şuayb, atalarımızın taptıklarını terk edip mallarımız hakkında dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi sana namazın mı emrediyor?" (Hûd Sûresi, 8)

    Yine Kur'anı Kerîm'de Hz. Ishak ve Yakub'un, Hz. Zekeriya'nın, Hz. İsa’nın namaz kıldıkları bildirilmektedir.

    Diğer taraftan oruç ve zekât da sadece Peygamberimizin ümmetine mahsus ibadetler değildir. Nitekim, Kur'anı Kerîm'de bu ibadetlerin diğer ümmetlere de farz kılınmış olduğu bildirilmektedir. Meselâ, Bakara sûresinin 183. âyetinde mealen şöyle buyurulur:

    "Ey imân edenler! Oruç, sizden evvelki ümmetlere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Tâ ki, günahtan sakınıp takvaya eresiniz."

    Evet, namaz, oruç, zekât ve daha birçok ibadetler diğer peygamberlerin şeriatlarında da vardı. Fakat zamanla Yahudi ve Hıristiyanlar bu ibadetleri terk ettiler veya değiştirdiler.

    O halde, "Müslümanlar namazı Yahudilerden almışlar" demek yerine, "Cenâbı Hak namazı Yahudilere ve diğer ümmetlere de emretmiştir" demek daha doğrudur.


    Diğer peygamberler zamanında, namazın vakitleri ve şekli farklı olabilir. Fakat, namazın devam ede gelen bir ibadet olduğunu gösteren hadisler yanında, -hatta rüku ve secdeden de bahseden- bazı ayetler de söz konusudur. Ayetlerin bir kısmı şöyledir:

    Hz. İbrahim dua ediyor: “Ey Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bir kısmını senin Beyt-i Haram’ın (Kâbe) yanında, ekin bitmez bir vâdiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılsınlar diye (böyle yaptım). Artık sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir ve onları bazı meyvelerle rızıklandır ki şükretsinler!”

    “ Ey Rabbim! beni ve soyumdan gelecekleri, namazı dosdoğru kılanlar eyle! Ey Rabbimiz! Duâmı kabul et
    !”(İbrahim, 37, 40).

    İbrahim, Lut, İshak ve Yakub peygamberlerle ilgili şöyle buyuruluyor:

    “Onları, emirlerimiz doğrultusunda insanlara doğru yolu gösteren önderler yaptık ve onlara, hayırlı işler yapmayı, namazı dosdoğru kılmayı, zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar, yalnız bize ibâdet eden kullardı
    ”(Enbiya, 21/73).

    “İsmail ailesine ve çevresine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbi katında hoşnutluk kazanmış bir kimseydi”(Meryem, 19/55). Hz. Lokman çocuğuna şu tavsiyede bulunuyor: “Yavrucuğum, namazını kıl, iyiliği emret ve kötülükten sakındır
    ”(Lukman, 31/17).

    “Onlar dediler ki: “Ey Şuâyb! Atalarımızın taptığı şeyleri (putları) bırakmamızı, yahut mallarımızda dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi, sana namazın mı emrediyor? Gerçekten sen çok yumuşak huylu çok akıllısın
    ”(Hud, 11/87).

    “Musa ve kardeşine: “Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın. Evlerinizi namaz kılınacak yerler yapınız. Namazı dosdoğru kılın.” Ayrıca Musa’ya: “Müminleri müjdele!” diye vahyettik
    ”(Yunus, 10/87).

    “Ey İsrail oğulları!... Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve rükua gidenlerle birlikte rükua barın
    ”(Bakara, 2/40-43).

    “Ey Meryem! Rabbine gönülden ibâdet et! Secdeye kapan ve rükû’ edenlerle beraber rükû’ et
    !(Al-i İmran, 3/43).

    İsa, şöyle dedi: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum, o bana kitabı (İncil’i) verdi ve beni peygamber yaptı. Nerede olursam olayım o beni mübârek kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe bana namazı ve zekâtı emretti
    ”(Meryem, 19/30-31).

    Ehl-i Kitap namaz kılmakla emrolunmuştur:

    “Kendilerine kitap verilenler, ancak o apaçık delil kendilerine geldikten sonra ayrılığa düştüler. Halbuki onlar dine herhangi bir şey katmadan tertemiz bir şekilde Allah’a kulluk yapmaları, namazı ikame etmeleri zekâtı vermeleriyle emrolunmuşlardı. İşte bu doğru olan dindir(
    Beyine, 98/4-5).
    S.İ.E



  8. 23.Aralık.2010, 15:46
    5
    yaso-123
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Kasım.2010
    Üye No: 80516
    Mesaj Sayısı: 418
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: ankara

    Yanıt: nama kılmak sadece müslümanlık dinindemi vardır ?

    Allah razı olsun


  9. 23.Aralık.2010, 15:46
    5
    Devamlı Üye
    Allah razı olsun


  10. 23.Aralık.2010, 16:54
    6
    Star
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2010
    Üye No: 81663
    Mesaj Sayısı: 438
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Yanıt: nama kılmak sadece müslümanlık dinindemi vardır ?

    Esas Allah senden razı olsun diğer konulardada beni aydınlattığın için


  11. 23.Aralık.2010, 16:54
    6
    Devamlı Üye
    Esas Allah senden razı olsun diğer konulardada beni aydınlattığın için





+ Yorum Gönder