Konusunu Oylayın.: Kırmızı ışıkta geçmek caiz mi?

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi
Kırmızı ışıkta geçmek caiz mi?
  1. 22.Aralık.2010, 23:08
    1
    Gezgin
    İslam Gezgini

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2007
    Üye No: 53
    Mesaj Sayısı: 336
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Dünya-Ahiret

    Kırmızı ışıkta geçmek caiz mi?

  2. 23.Aralık.2010, 02:53
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: Kırmızı ışıkta geçmek caiz mi?




    gezgin kardeş kırmızı ışıktan geçenleri görüyoruz ölen ölene bence kurallara uymak gereklidir buda bizlerin sorumluluğudur.selametle


  3. 23.Aralık.2010, 02:53
    2
    Özel Üye



    gezgin kardeş kırmızı ışıktan geçenleri görüyoruz ölen ölene bence kurallara uymak gereklidir buda bizlerin sorumluluğudur.selametle


  4. 18.Şubat.2012, 00:30
    3
    Sözlük
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2011
    Üye No: 86004
    Mesaj Sayısı: 32
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 31
    Bulunduğu yer: Doyduğum Yer

    Cevap: Kırmızı ışıkta geçmek caiz mi?

    Kırmızı Işıkta Geçme ile İlgili Nureddin Yıldız Hocanın Fetvası




  5. 18.Şubat.2012, 00:30
    3
    Üye
    Kırmızı Işıkta Geçme ile İlgili Nureddin Yıldız Hocanın Fetvası




  6. 18.Şubat.2012, 00:36
    4
    ASYA2806
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Haziran.2010
    Üye No: 76655
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 45

    Cevap: Kırmızı ışıkta geçmek caiz mi?

    buda bir sorumu simdi


  7. 18.Şubat.2012, 00:36
    4
    ASYA2806 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    buda bir sorumu simdi


  8. 18.Şubat.2012, 00:43
    5
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Kırmızı ışıkta geçmek caiz mi?

    nureddin hocamızın diline sağlık gerçektende olaya güzel yönden baköaktadır.

    Alıntı
    buda bir sorumu simdi
    bu soruda,sizinkisi sözmü söyleyin bakalım....


  9. 18.Şubat.2012, 00:43
    5
    Özel Üye
    nureddin hocamızın diline sağlık gerçektende olaya güzel yönden baköaktadır.

    Alıntı
    buda bir sorumu simdi
    bu soruda,sizinkisi sözmü söyleyin bakalım....


  10. 18.Şubat.2012, 15:01
    6
    ASYA2806
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Haziran.2010
    Üye No: 76655
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 45

    Cevap: Kırmızı ışıkta geçmek caiz mi?

    SOZMU SORUMU DIYE SORACAGIMIZA BIRAZ DUSUNMELIYIZ KIRMIZI ISIKLARI SUS DIYEMI KOYMUSLar ACEP NE ISE YARAR DIYE LAF OLSUN TORBA DOLSUN SORUSU OLMUS BU


  11. 18.Şubat.2012, 15:01
    6
    ASYA2806 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    SOZMU SORUMU DIYE SORACAGIMIZA BIRAZ DUSUNMELIYIZ KIRMIZI ISIKLARI SUS DIYEMI KOYMUSLar ACEP NE ISE YARAR DIYE LAF OLSUN TORBA DOLSUN SORUSU OLMUS BU


  12. 18.Şubat.2012, 15:06
    7
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,670
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Kırmızı ışıkta geçmek caiz mi?

    Alıntı
    SOZMU SORUMU DIYE SORACAGIMIZA BIRAZ DUSUNMELIYIZ KIRMIZI ISIKLARI SUS DIYEMI KOYMUSLar ACEP NE ISE YARAR DIYE LAF OLSUN TORBA DOLSUN SORUSU OLMUS BU
    Asya kardeş,
    Müslümanlar bize gelip soru sorar ve dini hükümleri öğrenirler.
    Bazen bize saçma gibi görünen sorular olabilir ama yine de hoş görüp elimizden geldiğince cevaplamalıyız.


  13. 18.Şubat.2012, 15:06
    7
    Moderatör
    Alıntı
    SOZMU SORUMU DIYE SORACAGIMIZA BIRAZ DUSUNMELIYIZ KIRMIZI ISIKLARI SUS DIYEMI KOYMUSLar ACEP NE ISE YARAR DIYE LAF OLSUN TORBA DOLSUN SORUSU OLMUS BU
    Asya kardeş,
    Müslümanlar bize gelip soru sorar ve dini hükümleri öğrenirler.
    Bazen bize saçma gibi görünen sorular olabilir ama yine de hoş görüp elimizden geldiğince cevaplamalıyız.


  14. 19.Şubat.2012, 15:26
    8
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Kırmızı ışıkta geçmek caiz mi?

    Trafikte Kırmızı işik nedir.

    Yaya veya araçların belli bir sıraya yani KUL HAKKI'na RİAYET'en belli bir süre zarfında, kavşaklarda beklemelerine yarayan o devletin vatandaşları adına koyduğu kural ve kanunla tespit edilip uyulması emredilen teamüllerin de ötesinde gerekliliği arz olunandır.

    MECBURİYETLER KARŞISINDA İHLAL EDİLEBİLİRMİ....????

    Mecburiyetler karşısında ihlal edilebilir. Ancak bunlarda kanunlarla belirlenmiştir. Ambulans, itfaiye aracı, emniyet araçları geçiş üstünlükleri işaretlerini kullanmaları şartıyla kırmızı ışık hükmünün üzerindedir. Zira insan hayatı, hak, hukuk mevzuunda en ön safhada değerlendirilir ve bu değerlendirme mecburiyetler bahsinin önünde gelir. Bize yeşil yanıyor diye bu araçlara yol vermemek, bir insanın hayatını kurtarmak, onu yangından kurtarmak, onu çeşitli tehlikelerle kurtarmakla eğitilmiş personelin önünde bir set oluşturmak, GÜNAHTIR ve VEBALİ olan bir sorumluluğun ihlali manasına gelir.

    BUNUN DIŞINDA KIRMIZI IŞIK İHLALİ OLABİLİRMİ....????

    Özellikle devlet erkanının bir takım sebeblerle, kendi ülkesine davet ettiği misafir ve kordiplomatlara verilen sözler ve randevular muvacehesinde, verilen sözlerin yerine getirilmesi bağlamında, kırmızı ışığı ihlalen belirlenen mahallere doğru yol almasında gereklilik vardır. Zira orada verilen söz o ülkenin insanları adına verilmiş, o insanların haklarının yekununu şahsında topladığından, ülke ve milleti adına gereğinde GEÇİŞ ÜSTÜNLÜĞÜ İŞARETİ ve EMNİYETİNİ'de gözönünde bulundurarak bu ihlali gerçekleştirmesinde veya belli bir süre geçiş üstünlüğü kullanmak adına o mahalli kullanan vatandaşların üzerinde bir hak kullanması normaldir. Bu hak ülkenin tamamı adına kullanılan bir hak olduğundan müsamaha edilmesi gerekliliğide muhakkaktır.

    PEKİ BUNUN DIŞINDA KULLANILABİLİRMİ.....????

    Kırmızı ışık ihlali, bir ailenin aile bireylerinden her hangi birinin aciliyet arzıyla birlikte, kendi sivil otomobiliyle, yine korna ve dörtlü ışıkla birlikte uzun hüzmeli farları açık bırakmak yada sellektörlerle birlikte, trafikteki diğer araçları uyarma adına tüm bu aciliyet işaretlerinin kullanılması ve mümkünse uzak bir mesafe katedecekse, 155 POLİS İMDAT'a bilgi vererek, gereğinde YOL GÜVENLİĞİ ve mümkünse, MOTORİZE ESKORT talebinin o an için karşılanabilir olması, hastanın hastaneye acilen sevkini kolaylaştıracak tedbirler arasında sayılabilir.

    Hülasa, mecburiyetler bahsi dışında yapılan veya yapılacak olan tüm hal ve hareketlerle birlikte, insanları kurallara uymalarından dolayı, kırmızı ışıkta geçmek, her şeyden önce kötü bir örnek olmak üzere hak mevzuuna girmesine, Diğer sürücülerin yada yayaların can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmak, daha ileri bir ifadeyle insanların zarara uğramasına vesile olmak, hak ihlaliyle birlikte günahtır.

    PEKİ KIRMIZI IŞIKTA BEKLEMEK SEVAPMIDIR.....????

    İnsanların hak'larına girmemek adına nefsinize gem vurarak diğer insanların hak ve hukuklarına saygı göstermek, onlara bu hususda örnek olmak, bulundukları devletlerin yasalarına uyarak, o devlette yaşayan tüm insanların haklarına da riayeten saygı gösterdiğini bilmek, kul hakkına riayetle Allahu Taala'nın Rıza'sını dilemek, sevaptır.

    Hülasa mecburiyetler bahsi olmadıkça, insanların haklarına girmemek adına kırmızı ışıkta beklemek, İNSAN olarak hepimizin üzerine mutlak bir gereklilidir, bir gün kırmızı ışıkta geçmedi ve insanların haklarına girmediğinden sevap almıştır diye bir sevap karşınıza çıktığında sakın beleş bir sevap almışım diye düşünmeyiniz, zira o sevabın kökeni, bulunduğunuz ülkedeki tüm vatandaşların hak ve hukuklarından geçmektedir.

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  15. 19.Şubat.2012, 15:26
    8
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Trafikte Kırmızı işik nedir.

    Yaya veya araçların belli bir sıraya yani KUL HAKKI'na RİAYET'en belli bir süre zarfında, kavşaklarda beklemelerine yarayan o devletin vatandaşları adına koyduğu kural ve kanunla tespit edilip uyulması emredilen teamüllerin de ötesinde gerekliliği arz olunandır.

    MECBURİYETLER KARŞISINDA İHLAL EDİLEBİLİRMİ....????

    Mecburiyetler karşısında ihlal edilebilir. Ancak bunlarda kanunlarla belirlenmiştir. Ambulans, itfaiye aracı, emniyet araçları geçiş üstünlükleri işaretlerini kullanmaları şartıyla kırmızı ışık hükmünün üzerindedir. Zira insan hayatı, hak, hukuk mevzuunda en ön safhada değerlendirilir ve bu değerlendirme mecburiyetler bahsinin önünde gelir. Bize yeşil yanıyor diye bu araçlara yol vermemek, bir insanın hayatını kurtarmak, onu yangından kurtarmak, onu çeşitli tehlikelerle kurtarmakla eğitilmiş personelin önünde bir set oluşturmak, GÜNAHTIR ve VEBALİ olan bir sorumluluğun ihlali manasına gelir.

    BUNUN DIŞINDA KIRMIZI IŞIK İHLALİ OLABİLİRMİ....????

    Özellikle devlet erkanının bir takım sebeblerle, kendi ülkesine davet ettiği misafir ve kordiplomatlara verilen sözler ve randevular muvacehesinde, verilen sözlerin yerine getirilmesi bağlamında, kırmızı ışığı ihlalen belirlenen mahallere doğru yol almasında gereklilik vardır. Zira orada verilen söz o ülkenin insanları adına verilmiş, o insanların haklarının yekununu şahsında topladığından, ülke ve milleti adına gereğinde GEÇİŞ ÜSTÜNLÜĞÜ İŞARETİ ve EMNİYETİNİ'de gözönünde bulundurarak bu ihlali gerçekleştirmesinde veya belli bir süre geçiş üstünlüğü kullanmak adına o mahalli kullanan vatandaşların üzerinde bir hak kullanması normaldir. Bu hak ülkenin tamamı adına kullanılan bir hak olduğundan müsamaha edilmesi gerekliliğide muhakkaktır.

    PEKİ BUNUN DIŞINDA KULLANILABİLİRMİ.....????

    Kırmızı ışık ihlali, bir ailenin aile bireylerinden her hangi birinin aciliyet arzıyla birlikte, kendi sivil otomobiliyle, yine korna ve dörtlü ışıkla birlikte uzun hüzmeli farları açık bırakmak yada sellektörlerle birlikte, trafikteki diğer araçları uyarma adına tüm bu aciliyet işaretlerinin kullanılması ve mümkünse uzak bir mesafe katedecekse, 155 POLİS İMDAT'a bilgi vererek, gereğinde YOL GÜVENLİĞİ ve mümkünse, MOTORİZE ESKORT talebinin o an için karşılanabilir olması, hastanın hastaneye acilen sevkini kolaylaştıracak tedbirler arasında sayılabilir.

    Hülasa, mecburiyetler bahsi dışında yapılan veya yapılacak olan tüm hal ve hareketlerle birlikte, insanları kurallara uymalarından dolayı, kırmızı ışıkta geçmek, her şeyden önce kötü bir örnek olmak üzere hak mevzuuna girmesine, Diğer sürücülerin yada yayaların can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmak, daha ileri bir ifadeyle insanların zarara uğramasına vesile olmak, hak ihlaliyle birlikte günahtır.

    PEKİ KIRMIZI IŞIKTA BEKLEMEK SEVAPMIDIR.....????

    İnsanların hak'larına girmemek adına nefsinize gem vurarak diğer insanların hak ve hukuklarına saygı göstermek, onlara bu hususda örnek olmak, bulundukları devletlerin yasalarına uyarak, o devlette yaşayan tüm insanların haklarına da riayeten saygı gösterdiğini bilmek, kul hakkına riayetle Allahu Taala'nın Rıza'sını dilemek, sevaptır.

    Hülasa mecburiyetler bahsi olmadıkça, insanların haklarına girmemek adına kırmızı ışıkta beklemek, İNSAN olarak hepimizin üzerine mutlak bir gereklilidir, bir gün kırmızı ışıkta geçmedi ve insanların haklarına girmediğinden sevap almıştır diye bir sevap karşınıza çıktığında sakın beleş bir sevap almışım diye düşünmeyiniz, zira o sevabın kökeni, bulunduğunuz ülkedeki tüm vatandaşların hak ve hukuklarından geçmektedir.

    Rab'bim Cümlemizden Razı Olsun. Amin.


  16. 19.Şubat.2012, 17:25
    9
    Kapsül
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Ocak.2012
    Üye No: 93284
    Mesaj Sayısı: 132
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 32

    Cevap: Kırmızı ışıkta geçmek caiz mi?

    kırmızı ışıkta geçmek caiz değildir güzel kardeşim.Kırmızı ışıkta geçmek senın canına we diğer yayaların canına mal olabilir başka bir sürücü sana çarpmamak için sokak haywanlarını ezebilir yada zincirleme bi kazaya dawetıye cıkarabılırsın yanı aklına hayalıne gelmıcek bır suru durum olabılır kımsenın canına kastetmemek ıstıyosak trafık kurallarına uyalım uymayanları uyaralım! trafık canawarlıgının alemı yok!


  17. 19.Şubat.2012, 17:25
    9
    Kapsül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    kırmızı ışıkta geçmek caiz değildir güzel kardeşim.Kırmızı ışıkta geçmek senın canına we diğer yayaların canına mal olabilir başka bir sürücü sana çarpmamak için sokak haywanlarını ezebilir yada zincirleme bi kazaya dawetıye cıkarabılırsın yanı aklına hayalıne gelmıcek bır suru durum olabılır kımsenın canına kastetmemek ıstıyosak trafık kurallarına uyalım uymayanları uyaralım! trafık canawarlıgının alemı yok!


  18. 19.Şubat.2012, 17:40
    10
    enemüslim
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ocak.2008
    Üye No: 7538
    Mesaj Sayısı: 123
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Kırmızı ışıkta geçmek caiz mi?

    Alıntı
    buda bir sorumu simdi
    Alıntı
    bu soruda,sizinkisi sözmü söyleyin bakalım....
    cevap veriyorum: evet soru
    2.cevap evet sorulur

    El CEVAP :geçilmez insanların hayatını tehlikeye atmaktır nurettin yıldız hocamız harıka bir uslubla anlatıyor..düşünüp ibret ve tatbik etmek gerekiyor..

    vesselam


  19. 19.Şubat.2012, 17:40
    10
    Devamlı Üye
    Alıntı
    buda bir sorumu simdi
    Alıntı
    bu soruda,sizinkisi sözmü söyleyin bakalım....
    cevap veriyorum: evet soru
    2.cevap evet sorulur

    El CEVAP :geçilmez insanların hayatını tehlikeye atmaktır nurettin yıldız hocamız harıka bir uslubla anlatıyor..düşünüp ibret ve tatbik etmek gerekiyor..

    vesselam


  20. 20.Şubat.2012, 14:14
    11
    menekse23
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ağustos.2010
    Üye No: 77719
    Mesaj Sayısı: 288
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: Almanya

    Cevap: Kırmızı ışıkta geçmek caiz mi?

    Bu konuyla ilgili su gazete yazisini paylasmak istedim:

    Çiğnediğimiz sakızı yere atmakla kul hakkına girer miyiz? Önceki hafta ‘Kırmızı ışıkta geçmek caiz değil.’ açıklaması buna benzer birçok soruyu da akla getirdi. İslam Hukuku profesörü Yunus Vehbi Yavuz, “İnsan, aile içinde ve sosyal çevredeki davranışlarının dinle alakasının farkında değil.” diyor. Yavuz’a göre, elma kabuğunu yerde, elbiselerin gelişigüzel ortada bırakmak hanımların hakkına girmek demek.
    Sosyal hayat içinde, evlerimizde, sokakta, iş hayatında, alışveriş merkezlerinde farkında olmadan yaptığımız hatalar var. “Gülersem abdestim bozulur mu?” diye hassasiyet gösteren insanımız kırmızı ışıkta geçmenin günah olup olmadığına pek dikkat etmiyor veya hastanede-postanede-bankada sıra beklemeyip tanıdık sayesinde öne geçmenin kul hakkı olacağını, çöp atmanın, yüksek sesle televizyon izlemenin dindarlıkla bağdaşıp bağdaşmadığını. İslam hukukukçusu Prof. Dr. Yunus Vehbi Yavuz, sosyal hayat kurallarının dindarlıkla ilişkisi üzerine bilhassa durulması gerektiğini düşünüyor. Bu konuları ilahiyatçıların ve Diyanet mensuplarının sürekli gündemde tutması ve vurgulaması gerektiğini söylüyor. Yavuz; “Müslüman kardeşlerimiz mekruhlara dikkat etmeye özen gösteriyorlar. Ama günlük hayatta, aile içinde ve sosyal çevrede önemli işler vardır ki bunların dinimizle doğrudan alakası olduğunun farkında bile değiller.” diyor. Yavuz’a göre ihlal edilen detaylar hadislerle izah edilecek, dinî bilgilere dayandırılacak önemli meseleler. Çünkü sosyal hayattaki kurallar ve ilişkilerin dayanak noktası Allah hakkı, kul hakkı. Yavuz hocaya göre, her iki haktan dolayı Allah katında sorumlu olacağını düşünmek ve ona göre oturup kalkmak, gezip dolaşmak, insanlarla münasebet kurmak gerekiyor. İnsan, bütün bu davranışları İslam’ın genel prensiplerine ve ahlak ilkelerine uyduğu takdirde ancak daha çok takva sahibi olur. Yavuz, “Bütün vatandaşların bu gibi meselelerde hassas olmasını temenni ediyorum.” diyerek sosyal hayat içinde en çok yaptığımız hataları şöyle sıralıyor:
    Anne veya eşinizin hakkına girdiğinizin farkında mısınız? “Dikkatimi çekiyor, aile fertleri bütün işlerini evin hanımına yüklüyor. Örneğin elbisesini yerine asmaması, pijamasını katlamaması, yatağını düzenlememesi, çorabını çıkartıp evin yüzüne atması gibi basit gibi görünen, aslında dinimizde hakla hukukla doğrudan doğruya alakalı olan meseleler var. Bunlara riayet edilmedikçe Müslüman’ın dindarlığı kanaatimce tamamlanmış olmaz. Ev hanımının bütün aile fertlerinde hakkı kalır. Hanım hizmetçi değildir. Anne bir organizatördür, çocukları yetiştiren, aile hayatını ikame eden temel düsturdur. Herkesin yardımcı olması gerekir. Belki sesini çıkaramayabilir, eşine çocuklarına saygısından dolayı. Mesela elmayı soyup yedikten sonra tabağını yerde bırakması meyve kabuklarını alıp çöpe koymaması, o kadının o erkek üzerinde hakkının kalmasına sebeptir. Bu hakka riayet edilmeyen yerde de bir zulümden söz edilebilir. Aile içi hak-hukuk meseleleri bilhassa önemlidir. Bunlara riayet etmek de dindarlığın gereğidir.” Ey insanlık, hakkını helal et! “Mesela bir kimse sakız çiğniyor, işi bittikten sonra çöpe atacak yerde yere atıyorsa bilmeli ki burada da Allah ve toplum hakkı var. Allah’ın yerini kirletiyor. Toplumun hakkı var; toplum zarar görecek. Birinin ayağına yapışacak, diğerinin kaymasına sebep olacak. Sokak o toplumun parasıyla temizlenecek. Bir kâğıt parçasını, bir poşeti sokağa gelişigüzel atmanın Allah katında sorumluluk gerektirdiğini bilmeliyiz. Bundan mutlaka hak söz konusudur. Hem de öyle büyük bir hak ki, birine haksızlık yapsak ondan özür dileyip hakkını helal ettirmek mümkün, ama çevreye verilen zarardan, yere atılan bir çöpten dolayı bütün insanlarla helalleşmenin imkânı yok. Herkesi bulup helallik almak mümkün değil. Müslüman, takva sahibi kimse, yolda yürürken hareketlerine dikkat etmeli, çöpünü atacak kutu bulamazsa yere atmak yerine cebine koymalı. Allah’ın çevresini ve toplumun alanını kirletmekten çok daha iyidir.” Her işi, Allah’a beğendirmek için yapmalı “Ticarî hayatın doğrudan takvayla alakası var. Hadislerde, bir kimse sattığı bir malı övmeyecek, alışveriş yaparken güven versin diye yemin etmeyecek, satıcının veya alıcının üzerinde bir baskı oluşturmayacak, Müslüman bir tüccar müşterisini aldatmayacak, sakat mal satmayacak veya sakatlığını söyleyecek, satış yaparken kendisini müşteri yerine koyacak… Ticaret yapanlar müşteriyi Müslüman olsun gayrimüslim olsun Allah’ın kulu olarak görmeli. ‘Allah’ın bana gönderdiği müşteri, ona en iyi muameleyi yapayım.‘ diye düşünmesi lazım. Bir sanatkâr ise işin en güzel şekilde, müşterisine değil de Allah’a beğendirmek için yapmalı. Hak ettiğinden fazla ücret almamalı. Bu özen Allah’a karşı kulluk görevinin ifasıdır.” Sinir’in sebebi “isâr” eksikliği “Dinimizin çok güzel bir uygulaması var: İsâr… Mü’minin, başkasını kendi rahatına tercih etmesi demektir. İsar sahibi olmak… Otobüse önce ben bineyim değil de başkasını önce bindirmek. Bir dakika sonra binsen bir zararı yok. Vatandaşın gönlü hoş olsun, diye düşünmek lazım. Umumi yerlerde oturacak bir yer var kendisi de oturmak istiyor, başkasını tercih etmek, sıra kendisinde olmasına rağmen başkasını buyur etmek bu ahlakın en üst derecesidir. Bu dereceye varan toplumda hoşnutsuzluk, sevgisizlik olmaz. İki tarafın kalbinde büyük bir sevgi doğar. Aksini düşünelim; başkasının hakkı olan yeri kapmak için acele eden insan nefrete sebep olur. Taraflar olumsuz bir tavır içine girer. Toplumda böyle bir anlayışın yaygın olması strese sebep olur. Mega kentlerde insanların daha çok sinir hastası olmasının temelinde bu gibi ahlakî ilkelere riayet etmemek var.” “Bencillik, istediğim gibi yaşarım, ben rahat edeyim başkası ne olursa olsun ve vurdumduymazlık… Halbuki İslam’ın tercihi başkasını kendisine tercih etmektir. Apartman hayatı bambaşka bir hayat. Bu konuda insanların ayrıca eğitilmesi gerekiyor. Birlikte yaşama kültürü eksik. İnsanlar bir davranışta bulunurken komşusunu rahatsız edebileceğini düşünmeli. Apartmanlarda cüz’î miktarda aidatlar vardır. Israrla vermeyenler var. Apartmandaki herkesin hakkına girdiğini, hepsinin nefretini çektiğinin farkında değil. Çok büyük bir sorumluluğu üzerine almış oluyor. Bu bakımdan apartmanın koyduğu kurallara harfiyyen riayet etmek dinimizin emri. Ona riayet etmeyenler takva unsurlarını ihlal etmiş oluyorlar.”
    Trafik, kurallarına uymamak Allah’a isyan etmek anlamına gelir
    “Sosyal hayat içinde öyle meseleler var ki insanlar önemsemezler, gelişigüzel davranırlar. Mesela arabasıyla yola çıkan bir Müslüman’ın trafik ışıklarında durması, kırmızı ışıkta geçmemesi gerekir. Trafik kurallarına riayet etmelidir. Trafik kurallarına riayet etmemenin Allah’a karşı gelmek, bir isyan ve hata olduğu rahatlıkla söylenebilir. Hatta sebep olduğu kazanın ise günah olduğu söylenebilir. Kırmızı ışıkta durmamak bazen bir cana mal oluyor. Malın telef olmasına vesile oluyor. Malın telef olması da büyük bir israftır. Aslında dindar bir Müslüman trafik kurallarına harfiyen riayet eden kimsedir. Bunlar basit kurallar gibi görünüyor ama Kur’an’da bir ayet var: ‘Kendinizi tehlikeye atmayın.‘”
    Sırada bekleyenleri atlatmak dinimizce mahzurlu “Sıklıkla rastlanan bir olay da; devlet dairesinde herhangi bir kurum önünde sıraya girmek… Sırası gelmeden torpille herhangi bir şekilde sıra bekleyenleri atlatmak dinimiz bakımından mahzurludur. Üzerinizde sırasını aldığımız herkesin hakkı kalmış oluyor. O insanlar hakkını helal etmezse bundan dolayı Allah katında sorumlu olacağız. Kıyamet günü boynuzsuz koyunun boynuzludan hakkını alacağını düşününce bu konuda ne kadar titiz olunması gerektiği anlaşılabilir.” Dindar yaya nasıl yürür? “Araç kullananlar kadar yayaların da kurallara riayet etmesi gerekir. Yaya kendini bir aracın önüne gelişigüzel atarsa, kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçerse ve bu da ölümüne veya kazaya vesile olursa Allah’ın emanetine hıyanet etmiş oluruz. Beden, bize emanettir. Hayat bize emanettir. Dolayısıyla yaya yürüyüşlerinde de dikkat etmeli. Dinî açıdan yeniden bakarak kendimize çekidüzen vermemiz gerekiyor.” Mü’min, piknik yerinden belli olur! “Piknik için bir mekâna gidiyorsunuz, yemyeşil güzel manzaralı bir yer. Eğer sizden evvel birileri gitmişse oraya, fevkalade kirletilmiş olduğunu görüyorsunuz. Bir Müslüman’ın, bir yerde konakladığı zaman başka birinin de konaklamasına imkân vermeyecek şekilde kirli bırakması haksızlıktır. Topluma karşı işlenmiş bir haksızlıktır. Bu da bir kul hakkıdır. Kendi çöpünü başkasına temizlettirmek… İyi bir Müslüman, oturduğu yerden belli olur. Çevre konusunda, diğer toplum fertlerine karşı davranışlarında, kendini başkasının yerine koyma ahlakıyla ahlaklanmak gerekir. Batılılar buna ‘empati’ diyor. Peygamber Efendimiz (sas) de diyor ki: ‘Kendisi için istediğini başkası için istemezse bir kimse mü’min olamaz.’“
    Gülizar Baki / Zaman Gazetesi


  21. 20.Şubat.2012, 14:14
    11
    Devamlı Üye
    Bu konuyla ilgili su gazete yazisini paylasmak istedim:

    Çiğnediğimiz sakızı yere atmakla kul hakkına girer miyiz? Önceki hafta ‘Kırmızı ışıkta geçmek caiz değil.’ açıklaması buna benzer birçok soruyu da akla getirdi. İslam Hukuku profesörü Yunus Vehbi Yavuz, “İnsan, aile içinde ve sosyal çevredeki davranışlarının dinle alakasının farkında değil.” diyor. Yavuz’a göre, elma kabuğunu yerde, elbiselerin gelişigüzel ortada bırakmak hanımların hakkına girmek demek.
    Sosyal hayat içinde, evlerimizde, sokakta, iş hayatında, alışveriş merkezlerinde farkında olmadan yaptığımız hatalar var. “Gülersem abdestim bozulur mu?” diye hassasiyet gösteren insanımız kırmızı ışıkta geçmenin günah olup olmadığına pek dikkat etmiyor veya hastanede-postanede-bankada sıra beklemeyip tanıdık sayesinde öne geçmenin kul hakkı olacağını, çöp atmanın, yüksek sesle televizyon izlemenin dindarlıkla bağdaşıp bağdaşmadığını. İslam hukukukçusu Prof. Dr. Yunus Vehbi Yavuz, sosyal hayat kurallarının dindarlıkla ilişkisi üzerine bilhassa durulması gerektiğini düşünüyor. Bu konuları ilahiyatçıların ve Diyanet mensuplarının sürekli gündemde tutması ve vurgulaması gerektiğini söylüyor. Yavuz; “Müslüman kardeşlerimiz mekruhlara dikkat etmeye özen gösteriyorlar. Ama günlük hayatta, aile içinde ve sosyal çevrede önemli işler vardır ki bunların dinimizle doğrudan alakası olduğunun farkında bile değiller.” diyor. Yavuz’a göre ihlal edilen detaylar hadislerle izah edilecek, dinî bilgilere dayandırılacak önemli meseleler. Çünkü sosyal hayattaki kurallar ve ilişkilerin dayanak noktası Allah hakkı, kul hakkı. Yavuz hocaya göre, her iki haktan dolayı Allah katında sorumlu olacağını düşünmek ve ona göre oturup kalkmak, gezip dolaşmak, insanlarla münasebet kurmak gerekiyor. İnsan, bütün bu davranışları İslam’ın genel prensiplerine ve ahlak ilkelerine uyduğu takdirde ancak daha çok takva sahibi olur. Yavuz, “Bütün vatandaşların bu gibi meselelerde hassas olmasını temenni ediyorum.” diyerek sosyal hayat içinde en çok yaptığımız hataları şöyle sıralıyor:
    Anne veya eşinizin hakkına girdiğinizin farkında mısınız? “Dikkatimi çekiyor, aile fertleri bütün işlerini evin hanımına yüklüyor. Örneğin elbisesini yerine asmaması, pijamasını katlamaması, yatağını düzenlememesi, çorabını çıkartıp evin yüzüne atması gibi basit gibi görünen, aslında dinimizde hakla hukukla doğrudan doğruya alakalı olan meseleler var. Bunlara riayet edilmedikçe Müslüman’ın dindarlığı kanaatimce tamamlanmış olmaz. Ev hanımının bütün aile fertlerinde hakkı kalır. Hanım hizmetçi değildir. Anne bir organizatördür, çocukları yetiştiren, aile hayatını ikame eden temel düsturdur. Herkesin yardımcı olması gerekir. Belki sesini çıkaramayabilir, eşine çocuklarına saygısından dolayı. Mesela elmayı soyup yedikten sonra tabağını yerde bırakması meyve kabuklarını alıp çöpe koymaması, o kadının o erkek üzerinde hakkının kalmasına sebeptir. Bu hakka riayet edilmeyen yerde de bir zulümden söz edilebilir. Aile içi hak-hukuk meseleleri bilhassa önemlidir. Bunlara riayet etmek de dindarlığın gereğidir.” Ey insanlık, hakkını helal et! “Mesela bir kimse sakız çiğniyor, işi bittikten sonra çöpe atacak yerde yere atıyorsa bilmeli ki burada da Allah ve toplum hakkı var. Allah’ın yerini kirletiyor. Toplumun hakkı var; toplum zarar görecek. Birinin ayağına yapışacak, diğerinin kaymasına sebep olacak. Sokak o toplumun parasıyla temizlenecek. Bir kâğıt parçasını, bir poşeti sokağa gelişigüzel atmanın Allah katında sorumluluk gerektirdiğini bilmeliyiz. Bundan mutlaka hak söz konusudur. Hem de öyle büyük bir hak ki, birine haksızlık yapsak ondan özür dileyip hakkını helal ettirmek mümkün, ama çevreye verilen zarardan, yere atılan bir çöpten dolayı bütün insanlarla helalleşmenin imkânı yok. Herkesi bulup helallik almak mümkün değil. Müslüman, takva sahibi kimse, yolda yürürken hareketlerine dikkat etmeli, çöpünü atacak kutu bulamazsa yere atmak yerine cebine koymalı. Allah’ın çevresini ve toplumun alanını kirletmekten çok daha iyidir.” Her işi, Allah’a beğendirmek için yapmalı “Ticarî hayatın doğrudan takvayla alakası var. Hadislerde, bir kimse sattığı bir malı övmeyecek, alışveriş yaparken güven versin diye yemin etmeyecek, satıcının veya alıcının üzerinde bir baskı oluşturmayacak, Müslüman bir tüccar müşterisini aldatmayacak, sakat mal satmayacak veya sakatlığını söyleyecek, satış yaparken kendisini müşteri yerine koyacak… Ticaret yapanlar müşteriyi Müslüman olsun gayrimüslim olsun Allah’ın kulu olarak görmeli. ‘Allah’ın bana gönderdiği müşteri, ona en iyi muameleyi yapayım.‘ diye düşünmesi lazım. Bir sanatkâr ise işin en güzel şekilde, müşterisine değil de Allah’a beğendirmek için yapmalı. Hak ettiğinden fazla ücret almamalı. Bu özen Allah’a karşı kulluk görevinin ifasıdır.” Sinir’in sebebi “isâr” eksikliği “Dinimizin çok güzel bir uygulaması var: İsâr… Mü’minin, başkasını kendi rahatına tercih etmesi demektir. İsar sahibi olmak… Otobüse önce ben bineyim değil de başkasını önce bindirmek. Bir dakika sonra binsen bir zararı yok. Vatandaşın gönlü hoş olsun, diye düşünmek lazım. Umumi yerlerde oturacak bir yer var kendisi de oturmak istiyor, başkasını tercih etmek, sıra kendisinde olmasına rağmen başkasını buyur etmek bu ahlakın en üst derecesidir. Bu dereceye varan toplumda hoşnutsuzluk, sevgisizlik olmaz. İki tarafın kalbinde büyük bir sevgi doğar. Aksini düşünelim; başkasının hakkı olan yeri kapmak için acele eden insan nefrete sebep olur. Taraflar olumsuz bir tavır içine girer. Toplumda böyle bir anlayışın yaygın olması strese sebep olur. Mega kentlerde insanların daha çok sinir hastası olmasının temelinde bu gibi ahlakî ilkelere riayet etmemek var.” “Bencillik, istediğim gibi yaşarım, ben rahat edeyim başkası ne olursa olsun ve vurdumduymazlık… Halbuki İslam’ın tercihi başkasını kendisine tercih etmektir. Apartman hayatı bambaşka bir hayat. Bu konuda insanların ayrıca eğitilmesi gerekiyor. Birlikte yaşama kültürü eksik. İnsanlar bir davranışta bulunurken komşusunu rahatsız edebileceğini düşünmeli. Apartmanlarda cüz’î miktarda aidatlar vardır. Israrla vermeyenler var. Apartmandaki herkesin hakkına girdiğini, hepsinin nefretini çektiğinin farkında değil. Çok büyük bir sorumluluğu üzerine almış oluyor. Bu bakımdan apartmanın koyduğu kurallara harfiyyen riayet etmek dinimizin emri. Ona riayet etmeyenler takva unsurlarını ihlal etmiş oluyorlar.”
    Trafik, kurallarına uymamak Allah’a isyan etmek anlamına gelir
    “Sosyal hayat içinde öyle meseleler var ki insanlar önemsemezler, gelişigüzel davranırlar. Mesela arabasıyla yola çıkan bir Müslüman’ın trafik ışıklarında durması, kırmızı ışıkta geçmemesi gerekir. Trafik kurallarına riayet etmelidir. Trafik kurallarına riayet etmemenin Allah’a karşı gelmek, bir isyan ve hata olduğu rahatlıkla söylenebilir. Hatta sebep olduğu kazanın ise günah olduğu söylenebilir. Kırmızı ışıkta durmamak bazen bir cana mal oluyor. Malın telef olmasına vesile oluyor. Malın telef olması da büyük bir israftır. Aslında dindar bir Müslüman trafik kurallarına harfiyen riayet eden kimsedir. Bunlar basit kurallar gibi görünüyor ama Kur’an’da bir ayet var: ‘Kendinizi tehlikeye atmayın.‘”
    Sırada bekleyenleri atlatmak dinimizce mahzurlu “Sıklıkla rastlanan bir olay da; devlet dairesinde herhangi bir kurum önünde sıraya girmek… Sırası gelmeden torpille herhangi bir şekilde sıra bekleyenleri atlatmak dinimiz bakımından mahzurludur. Üzerinizde sırasını aldığımız herkesin hakkı kalmış oluyor. O insanlar hakkını helal etmezse bundan dolayı Allah katında sorumlu olacağız. Kıyamet günü boynuzsuz koyunun boynuzludan hakkını alacağını düşününce bu konuda ne kadar titiz olunması gerektiği anlaşılabilir.” Dindar yaya nasıl yürür? “Araç kullananlar kadar yayaların da kurallara riayet etmesi gerekir. Yaya kendini bir aracın önüne gelişigüzel atarsa, kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçerse ve bu da ölümüne veya kazaya vesile olursa Allah’ın emanetine hıyanet etmiş oluruz. Beden, bize emanettir. Hayat bize emanettir. Dolayısıyla yaya yürüyüşlerinde de dikkat etmeli. Dinî açıdan yeniden bakarak kendimize çekidüzen vermemiz gerekiyor.” Mü’min, piknik yerinden belli olur! “Piknik için bir mekâna gidiyorsunuz, yemyeşil güzel manzaralı bir yer. Eğer sizden evvel birileri gitmişse oraya, fevkalade kirletilmiş olduğunu görüyorsunuz. Bir Müslüman’ın, bir yerde konakladığı zaman başka birinin de konaklamasına imkân vermeyecek şekilde kirli bırakması haksızlıktır. Topluma karşı işlenmiş bir haksızlıktır. Bu da bir kul hakkıdır. Kendi çöpünü başkasına temizlettirmek… İyi bir Müslüman, oturduğu yerden belli olur. Çevre konusunda, diğer toplum fertlerine karşı davranışlarında, kendini başkasının yerine koyma ahlakıyla ahlaklanmak gerekir. Batılılar buna ‘empati’ diyor. Peygamber Efendimiz (sas) de diyor ki: ‘Kendisi için istediğini başkası için istemezse bir kimse mü’min olamaz.’“
    Gülizar Baki / Zaman Gazetesi


  22. 29.Nisan.2014, 17:28
    12
    Ebu Ducane
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2008
    Üye No: 8931
    Mesaj Sayısı: 823
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: Kırmızı ışıkta geçmek caiz mi?

    KIRMIZI IŞINTA GEÇMEK CAİZMİDİR?
    Suudi Arabistan Diyanet İşleri Başkanı Abdulaziz al-Shaikh, Maide Suresi 32. ayette buyurulan "her kim bir nefsi bir nefis mukabili veya yer yüzünde bir fesadı olmaksızın öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur, kim de bir adamınhayatını kurtarırsa bütün insanların hayatınıkurtarmış gibi olur" ayetinden yola çıkarak trafiktekırmızı ışık ihlali yapanların haram işlediklerini söyledi.
    Suudi Arabistan'da dini otorite olarak kabul edilen Abdulaziz al-Shaikh, trafikte kırmızı ışıkta geçmenin büyük günahlardan sayıldığını, kırmızı ışık ihlali ile meydana gelen trafik kazalarında başka insanların canlarına kastedilebildiğini söyleyerek Kuranı Kerim'deki Maide Suresinin 32. ayetini referans gösterdi.
    Suudi Arabistan'da Diyanet İşleri 2010 yılında da benzer konuda fetva vermişti.
    Suudi Arabistan trafik kazalarında dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri, ülke genelinde her gün ortalama 17 trafik kazası yaşanıyor.
    Kaynak: Haber7


  23. 29.Nisan.2014, 17:28
    12
    Devamlı Üye
    KIRMIZI IŞINTA GEÇMEK CAİZMİDİR?
    Suudi Arabistan Diyanet İşleri Başkanı Abdulaziz al-Shaikh, Maide Suresi 32. ayette buyurulan "her kim bir nefsi bir nefis mukabili veya yer yüzünde bir fesadı olmaksızın öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur, kim de bir adamınhayatını kurtarırsa bütün insanların hayatınıkurtarmış gibi olur" ayetinden yola çıkarak trafiktekırmızı ışık ihlali yapanların haram işlediklerini söyledi.
    Suudi Arabistan'da dini otorite olarak kabul edilen Abdulaziz al-Shaikh, trafikte kırmızı ışıkta geçmenin büyük günahlardan sayıldığını, kırmızı ışık ihlali ile meydana gelen trafik kazalarında başka insanların canlarına kastedilebildiğini söyleyerek Kuranı Kerim'deki Maide Suresinin 32. ayetini referans gösterdi.
    Suudi Arabistan'da Diyanet İşleri 2010 yılında da benzer konuda fetva vermişti.
    Suudi Arabistan trafik kazalarında dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri, ülke genelinde her gün ortalama 17 trafik kazası yaşanıyor.
    Kaynak: Haber7





+ Yorum Gönder