Konusunu Oylayın.: Allah (cc) nün Kuranı Kerimde vaadolunduğunuz demesinin anlamı nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Allah (cc) nün Kuranı Kerimde vaadolunduğunuz demesinin anlamı nedir?
  1. 18.Aralık.2010, 11:50
    1
    kullanici
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Kasım.2010
    Üye No: 80969
    Mesaj Sayısı: 42
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Allah (cc) nün Kuranı Kerimde vaadolunduğunuz demesinin anlamı nedir?






    Allah (cc) nün Kuranı Kerimde vaadolunduğunuz demesinin anlamı nedir? Mumsema vaadolunduğunuz ne demek arkadaslar?
    Internette bu kelimenin anlamini bulamadim.


  2. 18.Aralık.2010, 12:00
    2
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Yanıt: Allah (cc) nün Kuranı Kerimde vaadolunduğunuz demesinin anlamı nedir?




    Vadetmek>umut vermek, söz vermek, vaatlerde bulunmak.

    Va'd

    Va'd lügatte "söz verme veya söz verilen şey" demektir. Istılahta ise; bir kimsenin bir işi yapacağına veya yapmayacağına dair söz verdiği hususdur. Buna göre bir şeyi yapmak üzere söz ve güvence vermek va'd'dır. Va'd ve aynı kökten gelen kelimeler; Allah'ın mükâfat va'di ve ceza va'di manasına olmak üzere toplam Kur'ân'ın 100 ayrı yerinde geçmektedir. Aynı kavram ile söz verdiği halde şeytanın va'dini yerine getirmediğine de dikkat çekilmekte ve bu husus üç ayrı âyette belirtilmektedir.Vaîd ise, iyiliğe sevk veya kötülükten kurtarmak için ilerde olacak kat'î hadiseleri haber vererek korkutmak veya bir azabı haber vermektir.

    Va'd ve vaîd, kelam ilmi açısından Mutezile ile Ehl-i Sünnet mensublarının üzerinde görüş ayrılığına düştükleri bir husustur. Zira Mutezile'ye göre büyük günah işleyen, tevbe etmeden ölürse ebedî olarak cehennemde kalacaktır. Ona şefaat bile yapılmayacaktır. Çünkü büyük günah ebedî olarak cehennemde kalmayı gerektirir. Büyük günahlardan kaçınanların küçük günahları da affolunur. Mutezile bu tutumu ile hem Mürciye'ye karşı çıkmış, hem de ameli îmândan cüz saymış, şefaatı daraltmış ve kısmen de inkâr etmiştir. Ehl-i Sünnet ise, büyük günah konusunda daha mutedil bir görüşü benimseyerek bu tür insanların cezalarını çektikten sonra cennete gireceklerini söylemiştir. (F.K.)


  3. 18.Aralık.2010, 12:00
    2
    Feseyekfikehumullah



    Vadetmek>umut vermek, söz vermek, vaatlerde bulunmak.

    Va'd

    Va'd lügatte "söz verme veya söz verilen şey" demektir. Istılahta ise; bir kimsenin bir işi yapacağına veya yapmayacağına dair söz verdiği hususdur. Buna göre bir şeyi yapmak üzere söz ve güvence vermek va'd'dır. Va'd ve aynı kökten gelen kelimeler; Allah'ın mükâfat va'di ve ceza va'di manasına olmak üzere toplam Kur'ân'ın 100 ayrı yerinde geçmektedir. Aynı kavram ile söz verdiği halde şeytanın va'dini yerine getirmediğine de dikkat çekilmekte ve bu husus üç ayrı âyette belirtilmektedir.Vaîd ise, iyiliğe sevk veya kötülükten kurtarmak için ilerde olacak kat'î hadiseleri haber vererek korkutmak veya bir azabı haber vermektir.

    Va'd ve vaîd, kelam ilmi açısından Mutezile ile Ehl-i Sünnet mensublarının üzerinde görüş ayrılığına düştükleri bir husustur. Zira Mutezile'ye göre büyük günah işleyen, tevbe etmeden ölürse ebedî olarak cehennemde kalacaktır. Ona şefaat bile yapılmayacaktır. Çünkü büyük günah ebedî olarak cehennemde kalmayı gerektirir. Büyük günahlardan kaçınanların küçük günahları da affolunur. Mutezile bu tutumu ile hem Mürciye'ye karşı çıkmış, hem de ameli îmândan cüz saymış, şefaatı daraltmış ve kısmen de inkâr etmiştir. Ehl-i Sünnet ise, büyük günah konusunda daha mutedil bir görüşü benimseyerek bu tür insanların cezalarını çektikten sonra cennete gireceklerini söylemiştir. (F.K.)


  4. 18.Aralık.2010, 12:36
    3
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: Allah (cc) nün Kuranı Kerimde vaadolunduğunuz demesinin anlamı nedir?

    Yukarda kardeşimiz kelime anlamını vermiş, bende Kurandan bir örnek vereyim.

    ___________________________
    77-el-MÜRSELÂT
    Mekke'de inmiştir. 50 (elli) âyettir. "Gönderilenler" anlamına gelen "el-mürselât" kelimesi ile başladığı için sûre bu adı almıştır. Müfessirler, "gönderilenler"den maksadın, âlemin idaresi ile görevli bir kısım melekler veya rüzgârlar, yahut peygamberler, yahut da Kur'an âyetleri olabileceğini belirtmişlerdir.
    Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.
    1. Yemin olsun, (iyiliklerle) birbiri peşinden gönderilenlere;
    2. Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara;
    3. (Hakikat ve hayırları) yaydıkça yayanlara;
    4. (Hak ile batılı) birbirinden iyice ayıranlara;
    5. Öğüt telkin edenlere;
    6. (Allah'a yönelenleri) arıtmak, (kötüleri) sakındırmak için.
    7. Bilin ki size vadolunan şey gerçekleşecek!
    8. Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,
    9. Gökkubbe yarıldığı zaman,
    10. Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman ,
    11. Peygamberlerin (ümmetleri hakkında şahitlik) vakti tayin edildiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).
    12. (Bu alâmetler) hangi vakte ertelenmiştir?
    13. Ayırım gününe.
    14. (Resûlüm!) Ayırım gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin!
    15. O gün (Peygamber'i ve ahireti) yalan sayanların vay haline!
    16. Biz, (bunlar gibi inkârcı olan) öncekileri helâk etmedik mi?
    17. Sonra arkadakileri de onların ardına takacağız.
    18. İşte biz suçlulara böyle yaparız!
    19. O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
    _________________
    7. AYETİN TEFSİRİ

    Bu, yukardaki (ilk 5 ayet) yeminlerin cevabıdır. Yani, size vadolunan kıyamet, hesap ve ceza işi mutlaka olacaktır. Tefsirciler şöyle der: Yüce Allah, kendisiyle yemin edilen şeylerin kıymetinin yüceliğine dikkat çekmek ve üzerine yemin ettiği şeyin şanını yüceltmek için beş şeye ye­min etti. Rahmet ve azabı taşıyan, kullara, hayrı veya şerri götüren rüzgârlara; özrü ortadan kaldırmak ve korkutma için vahyi indiren itaatkâr meleklere yemin etti. Kıyametin kuşkusuz bir gerçek olduğuna, kıyametin geleceğine ve sevap ve cezanın gerçekleşeceğine dair Yüce Allah'ın yalan-layıcıları korkuttuğu şeylerin mutlaka vuku bulacağına yemin etti. Binae­naleyh bunlarda şek ve şüpheye düşmek yakışmaz


  5. 18.Aralık.2010, 12:36
    3
    Administrator
    Yukarda kardeşimiz kelime anlamını vermiş, bende Kurandan bir örnek vereyim.

    ___________________________
    77-el-MÜRSELÂT
    Mekke'de inmiştir. 50 (elli) âyettir. "Gönderilenler" anlamına gelen "el-mürselât" kelimesi ile başladığı için sûre bu adı almıştır. Müfessirler, "gönderilenler"den maksadın, âlemin idaresi ile görevli bir kısım melekler veya rüzgârlar, yahut peygamberler, yahut da Kur'an âyetleri olabileceğini belirtmişlerdir.
    Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.
    1. Yemin olsun, (iyiliklerle) birbiri peşinden gönderilenlere;
    2. Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara;
    3. (Hakikat ve hayırları) yaydıkça yayanlara;
    4. (Hak ile batılı) birbirinden iyice ayıranlara;
    5. Öğüt telkin edenlere;
    6. (Allah'a yönelenleri) arıtmak, (kötüleri) sakındırmak için.
    7. Bilin ki size vadolunan şey gerçekleşecek!
    8. Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,
    9. Gökkubbe yarıldığı zaman,
    10. Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman ,
    11. Peygamberlerin (ümmetleri hakkında şahitlik) vakti tayin edildiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).
    12. (Bu alâmetler) hangi vakte ertelenmiştir?
    13. Ayırım gününe.
    14. (Resûlüm!) Ayırım gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin!
    15. O gün (Peygamber'i ve ahireti) yalan sayanların vay haline!
    16. Biz, (bunlar gibi inkârcı olan) öncekileri helâk etmedik mi?
    17. Sonra arkadakileri de onların ardına takacağız.
    18. İşte biz suçlulara böyle yaparız!
    19. O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
    _________________
    7. AYETİN TEFSİRİ

    Bu, yukardaki (ilk 5 ayet) yeminlerin cevabıdır. Yani, size vadolunan kıyamet, hesap ve ceza işi mutlaka olacaktır. Tefsirciler şöyle der: Yüce Allah, kendisiyle yemin edilen şeylerin kıymetinin yüceliğine dikkat çekmek ve üzerine yemin ettiği şeyin şanını yüceltmek için beş şeye ye­min etti. Rahmet ve azabı taşıyan, kullara, hayrı veya şerri götüren rüzgârlara; özrü ortadan kaldırmak ve korkutma için vahyi indiren itaatkâr meleklere yemin etti. Kıyametin kuşkusuz bir gerçek olduğuna, kıyametin geleceğine ve sevap ve cezanın gerçekleşeceğine dair Yüce Allah'ın yalan-layıcıları korkuttuğu şeylerin mutlaka vuku bulacağına yemin etti. Binae­naleyh bunlarda şek ve şüpheye düşmek yakışmaz





+ Yorum Gönder